6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 168

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 168. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 168- (1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemesi kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir. Şu kadar ki, bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme; Yargıtayda ise bozma sebebi teşkil etmez. BEŞİNCİ AYIRIM İsticvap Konusu

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

6 karar eşleşti
1. Hukuk Dairesi, 2013/2245 E., 2013/4289 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nın 168. maddesi hükmü uyarınca, birleştirme kararlarının ancak hükümle birlikte temyiz edilebileceği açıktır.
1. Hukuk Dairesi         2013/2245 E.  ,  2013/4289 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : MURİS MUVAZAASI ,İPTAL-TESCİL Taraflar arasındaki davadan dolayı ... Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 19.12.2012 gün ve 385-239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya tetkik olunarak gereği düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkin olup; mahkemece, aralarındaki bağlantı nedeniyle eldeki davanı 2012/65 es.s. dava ile birleştirilmesine karar verilmiş; davalı vekilinin temyiz isteği mahkemenin ek kararı ile "birleştirme kararlarının tek başına temyiz edilemiyeceği" belirtilmek suretiyle reddedilmiş, anılan ek karar da davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nın 168. maddesi hükmü uyarınca, birleştirme kararlarının ancak hükümle birlikte temyiz edilebileceği açıktır. Öte yandan, değinilen açık hüküm ve yerel mahkemenin bu yöndeki ek kararına rağmen temyiz isteğinde bulunan davalı vekilinin HMK'nın 368. maddesi çerçevesinde kötüniyetle hareket ettiği sonucuna varılmaktadır. Hal böyle olunca, davalı vekilinin temyiz isteğinin HMK'nın 168. maddesi uyarınca REDDİNE; aynı Kanunun 368. maddesi yollamasıyla 329/2. maddesi uyarınca temyiz eden davalı vekilinden 500,00-TL disiplin para cezasının tahsiline, 26.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

6. Hukuk Dairesi, 2023/3991 E., 2023/4082 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166 ncı ve 168 nci maddeleri.
6. Hukuk Dairesi         2023/3991 E.  ,  2023/4082 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 28.12.2018 DAVA TARİHİ : 19.07.2011 HÜKÜM/KARAR : Birleştirilmelerine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay(Kapatılan) 23. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın birleştirilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... İnş. San. Tic. A.Ş vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılar arasında Beşiktaş 10. Noterliğinin 25/5/2006 tarihli "Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" imzalandığını, müvekkilinin Pendik ilçesi 411 ada, 8 parselde kayıtlı taşınmazını zamanında ve belirtilen şartlarda davalı tarafa teslim ettiğini, inşaatın 32 ay içinde 25/01/2009 tarihinde teslim edilmesinin taahhüt edilmesine rağmen teslim edilmediğini, sözleşmeye göre 156 bağımsız bölümden 64 tanesinin müvekkiline ait olduğunu, yine sözleşmeye göre geç teslim halinde yüklenicinin müvekkiline her ay için daire başına 300$ ödemesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin bu alacak nedeniyle Şişli 4. İcra Müdürlüğünün 2010/42290 esas nolu takip dosyası ile davalılar aleyhine takip başlattığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalıların haksız ve kötü niyetli itirazının 384.000,00 USD ana para miktarı üzerinden iptaline, takibin devamına, %40 dan az olmamak üzere davalıların tazminat ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. ve Hazar Uls. Paz. ve Tic. A.Ş. vekili, davanın iş ortaklığına karşı açılması gerektiğini, sözleşmede hakem şartı bulunduğunu, davacı arsa sahibine düşen dairelerin süresinde teslim edildiğini, yapı denetim tutanağında işin tamamlandığının belirtildiğini, müvekkili yükleniciler tarafından yapılan fazla imalat nedeniyle geçen süre ile imar yönetmeliği değişiklikleri nedeniyle inşaat ruhsatının geç alınmasından kaynaklanan sürelerin ve kötü hava koşulları nedeniyle çalışılamayan sürelerin iş süresine ilave edilmesi gerektiğini, davacı arsa sahibinin tapu ferağı yükümlülüğünü zamanında yerine getirmediğini ve işin sözleşmeye göre teslimi gereken tarihten kısa bir süre sonra müvekkillerini vekaletten azlettiğini, bu nedenle resmi dairelerdeki işlemlerin yürütülemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... Grubu Proje Mühendislik İnşaat ve Tic. Ltd. Şti cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07/11/2013 tarihli ve 2011/547 Esas, 2013/442 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 07/11/2013 tarihli ve 2011/547 Esas, 2013/442 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... İnşaat ve Hazar Uluslararası Pzl. Ve Tic. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay(Kapatılan) 23.Hukuk Dairesi 01.12.2016 tarih ve 2015/5808 Esas, 2016/5231 Karar sayılı ilamında; " davalı yüklenici şirketler tarafından fazladan yapıldığını ileri sürdükleri imalat bedellerinin tahsili ve tapu iptal ve tescil istemiyle açılan davalar İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/480 E. sayılı dosyasında birleştirilmiş olup, davaların halen derdest olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkemece, anılan davaların sonuçlanması bekletici mesele yapılarak, bu davaların sonucuna göre, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde iş süresine ilavesi gereken ek bir sürenin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şeklide hüküm tesisi doğru olmamıştır." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.Karara karşı davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuş Yargıtay(Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi 05.12.2018 tarih 2018/1812 Esas ve 2018/4865 Karar sayılı ilamında "Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında ve özellikle bozma ilamında sonucunun beklenmesi gerektiği belirtilen mahkeme dosya numarası maddi hata sonucu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi olarak yazılmış olup İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin bozmadan önce 2010/480 Esas sayısında görülen dava sonucunun bekletici mesele yapılacağının anlaşılmasına göre HUMK’nın 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uymayan karar düzeltme isteğinin reddine" karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında Mahkememizin işbu 2019/5 Esas sayılı dosyası ile birleştirilen İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/563 Esas sayılı dosyasının taraflarının aynı olduğu, her iki davanın da taraflar arasındaki 25.05.2006 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklandığı görülmekle dava konularının aynı olduğu, bozma ilamında da vurgulandığı üzere davalı yüklenici şirketler tarafından fazladan yapıldığını ileri sürdükleri imalat bedellerinin tahsili ve tapu iptal ve tescil istemiyle açılan davaların İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/563 Esas sayılı dosyasında birleştirildiği, her iki davanın da derdest olduğu dolayısıyla davaların ayrı ayrı dosyalarda görülmesi halinde her iki davadan ayrı ayrı delil toplanması ve bilirkişi raporu alınmasının usul ekonomisine aykırı olabileceği gibi, çelişkili raporlar alınması gibi bir sonuçları da doğurabileceği kaldı ki işbu dosyamıza konu bozma ilamında "...Bu durumda, mahkemece, anılan davaların sonuçlanması bekletici mesele yapılarak, bu davaların sonucuna göre, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde iş süresine ilavesi gereken ek bir sürenin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi..." şeklinde belirtilmekle, bozma sebebinin de bu sebepten kaynaklandığı, dolayısıyla işbu dosyamıza konu bozma ilamı nazara alındığında her iki davanın benzer sebeplerden doğduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyeceği, böylelikle her iki dava arasında bağlantı bulunduğu ve İstanbul Anadolu 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/563 Esas sayılı dosyasındaki davanın 24/09/2010 tarihinde, mahkememizdeki davanın ise 19/07/2011 tarihinde açıldığı nazara alındığında, taraflar arasındaki ilk davanın İstanbul Anadolu 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/563 Esas sayılı dosyasında açıldığı anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 166/1 maddesinde aralarında bağlantı bulunan dava dosyalarının, davanın her aşamasında talep üzerine veya resen ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilmesi gerektiği düzenlemesi uyarınca işbu davanın, ilk davanın açıldığı dosya olan İstanbul Anadolu 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/563 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... İnşaat vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamında bekletici mesele yapılması gerektiğinin belirtildiği ancak mahkemece birleştirme kararı verildiğini, birleştirme kararının doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, konisi ve tarafları aynı olan ve birbirleri ile bağlantılı olan ve sonucu birbirini etkileyen dosyaların birleştirilip birleştirilmemesi noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 nci maddesi, 437 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166 ncı ve 168 nci maddeleri. 2. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile; 2. Yargıtay(Kapatılan) 23. Hukuk Dairesince İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/480 Esas numaralı davanın iş bu incelemeye tabi dosyanın taraflarının aynı olduğu ve davanın sonucunun incelemeye tabi bu dosyayı etkileyeceği gerekçesiyle oradaki davanın bekletici mesele yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, Mahkemece bozmaya uyulduğu ancak bozma gereğinin yerine getirilmeyerek davaların birleştirilmesine karar verildiği, 3. Yine İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/480 Esas numaralı dosyasının akıbeti araştırılmadan 19/03/2015 tarihinde karara çıkmasına rağmen birleştirme kararı verildiği, bu şekilde birleştirme yapılması ile yargılamanın sonlandırılmasının fiilen mümkün olmadığı, birleştirme kararı verilmesi ile yargılamanın akamete uğradığı bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından mahkemece verilen birleştirme kararı doğru görülmemiş bu sebeple hüküm bozulmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Yukarıda 2 ve 3 numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle, davalı ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin yatırılan harcın yatıran ilgilisine iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2020/1468 E., 2020/2740 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
tam metni aç
Dosyadaki yazılara, ek kararın dayandığı gerektirici sebeblere temyiz olunan kararın 6100 sayılı HMK’nın 168. maddesi uyarınca yalnızca hükümle birlikte temyiz edilebilir bulunmasına göre ek karara yönelik temyiz isteminin reddi ile ek kararın onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2020/1468 E.  ,  2020/2740 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/03/2017 tarih ve 2016/571 E.- 2017/202 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin temyiz isteminin reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 16/11/2017 tarih ve 2017/677-2017/635 sayılı ek kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı Alişan Lojistik A.Ş arasında "Blok Yurtiçi Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesi" akdedildiğini, sigortalı şirkete ait emtianın 07/04/2015 tarihinde davalıların murisi olan ... adına kayıtlı ...plakalı çekici ile ... plakalı dorseye yüklenerek ...'a teslim edildiğini, ancak bahse konu emtianın taşınma sırasında çalındığı iddiası ile alıcı firmaya teslim edilmediğini, teslim edilmeyen 32 palet emtia için sigortalıya 21.633,70 Euro hasar bedeli ödendiğini, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/65 Esas sayılı dava dosyası ile muris ... ve mirasçılardan ... hakkında emtianın teslim edilmemesinden dolayı dava açıldığını, TTK'nın 875. maddesinde taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından, hasarından ve teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur hükmünün yer aldığını ileri sürerek şimdilik 21.633,70 Euro tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan mirasçılık payları oranında tahsiline ve işbu dava dosyasının Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/65 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, işbu dava dosyasına konu dava ile mahkemenin 2017/7 Esas sayılı dosyasında görülen davanın konusunun ve taraflarının aynı olması nedeniyle her iki dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve HMK'nun 166. maddesi uyarınca davaların birleştirilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İlk Derece Mahkemesince 15.05.2017 tarihli ek kararı ile kararın kesin olarak verilmiş olduğundan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Ek karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, asıl kararın kesin nitelikte olduğu, bu karara karşı istinaf kanun yolunun caiz olmadığı, bu nedenle ek kararın yerinde olduğu gerekçesi ile ek karara yönelik istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 16.11.2017 tarihli ek karar ile kararın kesin nitelikte olduğu gerekçesi ile temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Ek kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, ek kararın dayandığı gerektirici sebeblere temyiz olunan kararın 6100 sayılı HMK’nın 168. maddesi uyarınca yalnızca hükümle birlikte temyiz edilebilir bulunmasına göre ek karara yönelik temyiz isteminin reddi ile ek kararın onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalılar vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin reddi ile HMK 370/1 maddesi gereğince ek kararın ONANMASINA, HMK 372 maddesi gereğince dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 23,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 10/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
1. Hukuk Dairesi, 2014/3146 E., 2014/5996 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varMUCUR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
tam metni aç
yönünden davanın ayrılmasına karar verilmiş ise de bu husus Hukuk Muhakemeleri Kanunu 168.maddesi gereğince tek başına bozma sebebi teşkil etmeyeceğinden davalı Mustafa'nın tüm davalı Sevim'in işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, Reddine.
1. Hukuk Dairesi         2014/3146 E.  ,  2014/5996 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : MUCUR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/03/2013 NUMARASI : 2009/36-2013/55 Taraflar arasında görülen tapu iptal-tescil, ve tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .. 'nın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu iptali-tescil ve tenkis isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davalı M.. Ş.. hakkında açılan davanın ayrılmasına, davalı S.. Ş.. hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Toplanan delillerden;mirasbırakan Y. Ş.'in 11.11.2008 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak davacılar Bekir, Emine, Tekin, Zeynep ile davalı Mustafa'yı bıraktığı, dava konusu 558, 874, 902 ve 1163 parsel sayılı taşınmazları 17.03.2004 tarihinde satış yoluyla davalı S.. Ş..'e temlik ettiği, taşınmazların halen davalı S.. Ş.. adına kayıtlı olduğu, dava konusu olup ayırma kararı verilen 4 parsel sayılı taşınmazın da mirasbırakan tarafından davalı Mustafa'ya satış suretiyle temlik edildiği ve halen davalı M.. Ş.. adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, miras bırakanın davalı Sevim'e yapmış olduğu temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu benimsenerek, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olduğu gibi davalı M.. Ş.. yönünden davanın ayrılmasına karar verilmiş ise de bu husus Hukuk Muhakemeleri Kanunu 168.maddesi gereğince tek başına bozma sebebi teşkil etmeyeceğinden davalı Mustafa'nın tüm davalı Sevim'in işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, Reddine. Davalı Sevim'in diğer temyiz itirazlarına gelince; davacıların eldeki davayı miras payları oranında açtıkları, davalı Mustafa'nın payı yönünden açılmış bir dava bulunmadığı halde davacıların miras payı oranında iptal ve tescile karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, Mustafa'nın payını da kapsar şekilde iptal ve tescile karar verilmiş olması isabetsizdir. Davalı S.. Ş.. vekilinin temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2014/13119 E., 2014/14928 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
tam metni aç
1- Şirket genel müdür yardımcısı olan davacının ücret alacağına ilişkin davanın, kıdem, ihbar tazminatı gibi işçilik alacakları davasından ayrılmasına dair karar, davalı vekilince temyiz edilmiş ise de, hüküm tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'nun 168. maddesi (mülga 1086 sayılı HUMK'un 48/2.
11. Hukuk Dairesi         2014/13119 E.  ,  2014/14928 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/02/2012 tarih ve 2010/334-2012/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde mali işlerden sorumlu genel müdür yardımcısı ünvanı ile süreli iş akti ile çalıştığını, 2009 yılı Eylül, Ekim ve Kasım aylarına ait maaşlarını alamadığını, davalının kötü niyetli olarak iş akdini feshettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ücret, kıdem, ihbar, yıllık izin ücreti, diğer sosyal haklarına ilişkin alacak ve kötü niyetle iş aktinin feshi nedeniyle kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin kurucu ortakları arasında olup, baştan itibaren yönetim kurulu üyeliği yaptığı, davacıya şirketi temsil yetkisi verildiği, taraflar arasında iş akti bulunmadığı, kıdem, ihbar, kötü niyet tazminatı, yıllık izin ve iş ilişkisinden kaynaklanan diğer sosyal taleplerin yerinde olmadığı, taraflar arasında tespit edilen vekalet akti uyarınca doğacak ücret alacağı talebinin incelenmesi ve değerlendirilmesinin diğer taleplerden bağımsız olarak yapılmasının usul ekonomisine uygun düşeceği gerekçesiyle, ücret alacağı talebinin tefrikine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Şirket genel müdür yardımcısı olan davacının ücret alacağına ilişkin davanın, kıdem, ihbar tazminatı gibi işçilik alacakları davasından ayrılmasına dair karar, davalı vekilince temyiz edilmiş ise de, hüküm tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'nun 168. maddesi (mülga 1086 sayılı HUMK'un 48/2. maddesi) uyarınca ayırma kararına karşı ancak asıl hükümle birlikte temyiz yoluna başvurulması mümkün olup, mahkemece, ücret alacağı hususunda esastan bir karar verilmediğinden, tek başına ayırma kararı temyizi kabil değildir. Bu nedenle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 04,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ve davalıdan ayrı ayrı alınmasına, 30.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Usul Hukuku

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre, aynı yargı çevresindeki mahkemeler arasında verilen birleştirme ve ayırma kararlarına karşı kanun yoluna başvuru ile ilgili hangisi doğrudur?

A) Karar verilir verilmez hemen başvurulabilir.
B) Sadece birleştirme kararına karşı başvurulabilir.
C) Bu kararlara karşı ancak hükümle birlikte kanun yoluna başvurulabilir.
D) Bu kararlar kesindir, başvurulamaz.
E) Ayırma kararına karşı 1 hafta içinde başvurulabilir.