6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 195

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 195. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 195- (1) Tarafların ellerinde bulunmayan ve incelenmesine karar verilen delillerin getirtilmesi için, mahkemece ilgili resmî makam ve mercilerle üçüncü kişilere bu husus bildirilir. Mahkemeye getirtilmesi mümkün olmayan deliller, bulunduğu yerde incelenebilir veya dinlenebilir. Delilden vazgeçme

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

15 karar eşleşti
15. Hukuk Dairesi, 2017/2210 E., 2017/4099 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
raklardan yararlanılarak, gerekirse davaya dayanak teşkil eden belgeler bilirkişiler kuruluna incelettirilerek yapılması kararlaştırılan işlerde hangi imalâtlarla ilgili fahiş bedel belirlendiği yönünde itirazların bulunduğu tespit edilip, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 195. maddesi uyarınca sözleşme tarihi itibariyle gerçek piyasa fiyatlarının ticaret ve sanayi odaları ile ilgili mesle
15. Hukuk Dairesi         2017/2210 E.  ,  2017/4099 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacı ile davalılar ... ve ... vekillerince temyiz edilmiş, davalı ...'in vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı ...'in vekili Avukat ... geldi. Davalı asil ... geldi. Diğer davalı asiller ve vekilleri gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesine dayalı olarak yaklaşık maliyetin hazırlanmasında abartılı hayali imalâtlara yer verildiği, onarım işinde imalâtların bir bölümünün hiç yapılmadığı, bir kısmının da az miktarda yapıldığı halde tamamı yapılmış gibi gösterilerek bedelinin tahsil edildiği, ayıplı imalâtlar bulunduğu iddiasıyla fazla ödeme ve oluşan idare zararının davalı yüklenici ile idare elemanlarından tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karar, davacı ve davalı idare elemanları ... ve ... vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle karar başlığında dava tarihinin 03.08.2009 olması gerekirken 12.08.2009 yazılması maddi hataya dayalı olup mahkemesince düzeltilebileceğinin tabi bulunmasına göre davacı idare ve davalılardan ... ve ...'in aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Dosya kapsamı incelendiğinde; yükleniciye ödemeler yapılmışsa da, işin kesin kabulü ile kesin hesap işlemlerinin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davalı yüklenici ve idare elemanlarına karşı ileri sürülen iddialar ve talep edilen zararların cinslerine göre davada çözümü gereken husus, elektrik imalâtlarına yönelik olarak ihale evrakları arasında bulunan yaklaşık maliyet cetveli ile ihale dokümanlarındaki fiyatların gerçek piyasa fiyatlarına uygun düşüp düşmediği ve kabul edilemeyecek derecede fazla ihale bedeli belirlenip sözleşme yapılıp yapılmadığı ile yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalâtlara göre yükleniciye hak ettiğinden fazla ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan bir kısım işlerin ayıplı olup olmadığı ve sözleşme dışı iş yapılıp yapılmadığından ibarettir. Davalı yüklenici, kendisine gerçekleştirdiği imalâttan fazla yapılan ödemelerden her halükârda sorumlu ise de, idare çalışanlarının, ihale evraklarının hazırlanması, yaklaşık birim fiyatlarının belirlenmesi, mahal listesi ve komisyon kararı ve işin niteliğine aykırı olarak belirlenmesi ve fiyatın fahiş olarak tespit etmeleri eylemine katkısı olduğu ispat edilemediği sürece bu sebeple yapılan fazla ödemelerden sorumlu değildir. Diğer yandan davacı idare, yaklaşık maliyet cetveli ile ihale dokümanlarındaki fiyatların piyasa fiyatlarının üzerinde tespit edildiği, mahal listesinin abartılı olarak düzenlendiği ve hayali imalâtlara yer verildiğini ileri sürdüğünden, yaklaşık maliyet cetveli ve ihale dokümanlarındaki fiyatların belirlenmesinde görevli idare çalışanları fiyatlar ve imalâtların yüksek belirlenmesi ile fazla ödeme yapılmasında kusurlu olduklarının saptanması halinde bu sebeple oluşan idare zararından, kontrol görevi olup bu görevi ihmal ederek fazla ödeme yapılmasına neden olan idare elemanları da haksız fiil hükümlerine göre kusurlarıyla oluşan fazla ödemeden kaynaklı idare zararından sorumludurlar. Dosya kapsamından kesin kabul ile kesin hesap işlemlerinin yapılmadığı anlaşılmakta ise de; yüklenici tarafından onarım işinin bitirildiği belirtilerek iş sahibine teslim edildiği ve ödemelerin yapıldığı, davacı idare tarafından da fazla ödeme yapıldığı ve idarenin zarara uğratıldığından bahisle kesin kabul ile kesin hesap işlemleri yapılmayarak eldeki dava açıldığına göre, mahkemece kesin hesabının çıkartılarak sonucuna göre fazla ödeme yapılıp yapılmadığı, davacı idarenin zarara uğrayıp uğramadığı ve davalıların hangi hukuki sebeplerle sorumlu olacaklarının tespiti gerekir. Bu durumda, mahkemece, sözleşme eki ihale evrakları ve dokümanlarında yapılması kararlaştırılan işlerin dosyada yer alan evraklardan yararlanılarak, gerekirse davaya dayanak teşkil eden belgeler bilirkişiler kuruluna incelettirilerek yapılması kararlaştırılan işlerde hangi imalâtlarla ilgili fahiş bedel belirlendiği yönünde itirazların bulunduğu tespit edilip, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 195. maddesi uyarınca sözleşme tarihi itibariyle gerçek piyasa fiyatlarının ticaret ve sanayi odaları ile ilgili meslek kuruluşlarından sorularak tespit edildikten sonra bilirkişi kurulundan yaklaşık maliyet cetveli, mahal listesi, ihale evrakları ve sözleşme bedelinin belirlenmesi ile varsa fazla ödeme konusunda davalı idare çalışanlarının ihmal ve kusurları bulunup bulunmadığı varsa dereceleri ve miktarları ile davalı yüklenicinin sözleşme ile eki ihale dokümanlarına göre yapımını üstlendiği halde hiç yapmadığı ya da eksik ya da ayıplı yaptığı işler olup olmadığı ve bunlar sebebiyle kendisine ne miktarda fazla ödeme yapıldığı, sözleşme dışı iş yapıp yapmadığı, kontrol ile görevli olan davalı idare elemanlarının kontrol ve denetim görevini ihmâl sebebiyle fazla ödemeye neden olup olmadıkları ve miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp, davalı yüklenici ve idare çalışanlarının, ihale evraklarında fiyatın yüksek belirlenmesi ya da hayali imalât gösterilmesinde katkısı bulunup bulunmadığı ve fazla ödeme olup olmadığı değerlendirilerek, konuyla ilgili olarak halen yargılaması devam eden ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/408 Esas sayılı dosyasında verilecek kararın sonucu da beklenerek, uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile kesin hesap niteliği bulunmayan ve yukarıda gösterilen şekilde araştırma da içermeyen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalılar ... ile ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davacı ve davalılar ... ile ... yararına BOZULMASINA, 1.480,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, 1.480,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'e verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden davacı, davalı ... ile davalı ...'a geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 23.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

17. Hukuk Dairesi, 2014/18894 E., 2017/2217 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Şti.’ne HMK 195/... maddesi uyarınca yazılarak anılan şirkete ait kaza tarihinden geriye doğru bir kaç seneyi de kapsayacak şekilde ticari defter ve kayıtları getirtilerek, şirket ortaklar kurulu kararı da incelenerek davacının anılan şirkette bir görev alıp almadığı
17. Hukuk Dairesi         2014/18894 E.  ,  2017/2217 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacı vekili, 02.01.2008 gününde davalı ...’in kullandığı araç içinde yolcu olan davacılar desteğinin meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu vefat ettiğini, müvekkillerinin murisin desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, ... için ....000,00 TL, ... ... için ....000,00 TL, ... ... için ....000,00 TL olmak üzere toplam ....000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, murisin hastanede yattığı dönem içerisinde yapılan 415,75 TL otel, 286.... TL yiyecek, 50.00 TL otobüs, 78,39 TL eczane masrafı, 84,00 TL hasta bezi olmak üzere toplam 914,34 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, her bir davacı için ....000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslahla destekten yoksun kalma tazminat taleplerini yükseltmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile; davacı ... için 38.081,79 TL, davacı ... için ....988,50 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ... için talep edilen destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin talebin reddine, avacı Kıymet için ....500 TL manevi tazminatın, 914,34 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/364 Esas 2008/308 Karar sayılı veraset ilamındaki miras hisseleri oranında davacılara verilmesine, davacı ... için ....500 TL manevi tazminatın, davacı ... için ....500 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. ...-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Destekten yoksun kalma zararının hesabında ölen davacılar desteğinin gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Somut olayda, hükme esas alınan aktüerya raporunda, asgari ücret üzerinde hesaplama yapıldığı görülmüştür. Ancak, davacılar vekili dava dilekçesinde davacılar desteğinin 2006 yılında .... sınıf emniyet müdürü olarak emekliye ayrıldığını, ........2007 tarihinde ise ... .... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.’de aylık ....500 TL yönetici olarak çalışmak için anlaşmaya varıldığını beyan etmiş, ortaklar kurul kararını dava dilekçe ekinde sunmuştur. Anılan dava dışı şirket yetkililerinden ... tanık olarak dinlendiği ....07.2009 tarihli duruşmadaki beyanında; muris ...’in şirketlerinde işe başlayacak olduğunu ancak kaza nedeni ile başlayamadığını, o dönemde ... ...’e net ....500 TL ücret ödeyeceklerini ifade etmiştir. 31/03/2010 tarihli duruşmda ise, anılan dava dışı güvenlik şirketinin yetkilisi sıfatı ile dinlenen ..., davacıların murisine özel dedektiflik yapması halinde kendisine şirkette yöneticilik vermeyi karşılığında şirkette bir oda tahsis etmeyi teklif ettiklerinii onun da kabul ettiğini, kendisine herhangi bir şekilde maaş ödemediklerini beyan etmiş, eşi ...’nın duruşmadaki beyanın ise düzenlediği belgenin içeriğini doğrulamak için belge doğrultusunda olduğunu ifade etmiştir. Söz konusu gelire ilişkin tanıklarının çelişkili beyanları ve ortaklar kurulu kararı dışında objektif üçüncü kişileri bağlayıcı nitelikte herhangi bir resmi kayıt veya ispata yarar delilin olmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Böyle bir davada gerçek zararın belirlenmesi için, davacılar desteğinin gelirinin net ve ispata yarar somut delilerle ortaya konulması gerekmektedir. Tarafların ellerinde bulunmayan ve incelenmesine karar verilen delillerin getirtilmesi için, mahkemece ilgili resmi makam ve mercilerle üçüncü kişilere bu husus bildirilir. Mahkemeye getirtilmesi mümkün olmayan deliller, bulunduğu yerde incelenebilir veya dinlenebilir (HMK 195/...). Bu bakımdan, davacı desteğinin gelirinin somut ve ispata yarar delillerle subuta ermediği dikkate alınarak, destek Halil’in yönetici olarak çalışmaya başalayacağı iddia olunan ... ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.’ne HMK 195/... maddesi uyarınca yazılarak anılan şirkete ait kaza tarihinden geriye doğru bir kaç seneyi de kapsayacak şekilde ticari defter ve kayıtları getirtilerek, şirket ortaklar kurulu kararı da incelenerek davacının anılan şirkette bir görev alıp almadığı, almasının kararlaştırılıp kararlaştırlmadığı ve kararlaştırılmış ise almış olduğu maaşın tespit edilmesi suretiyle hesaplamaya baz alınacak gelirin usulünce belirlenmesinden sonra bu ücret üzerinden tazminatın hesaplanması gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi davacılar yararına bozmayı gerektirmiştir. ...-Her ne kadar, davacılar vekili tarafından dava dilekçesinde manevi tazminat için faiz talep edilmemiş ise de, ıslah dilekçesi ile, manevi tazminat miktarları yönündeki taleplerinin de nazara alınarak ölüm tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsili istenildiği göz önüne alındığında davacıların manevi tazinat için de faiz istemiş oldukları kabul edilmelidir. Ancak, mahkemece, ıslah dilekçesinde manevi tazminat için faiz başlangıcı olarak belirtilen ölüm tarihi ....02.2008 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken talep aşılarak kaza tarihi 02/01/2008 tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru görülmemiştir. ...-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin bilirkişi raporlarının çelişkili olduğuna ilişkin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bilirkişi raporlarının çelişkili olduğuna ilişkin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalıya geri verilmesine 02/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
4. Hukuk Dairesi, 2016/10322 E., 2017/1800 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
6100 sayılı HMK. 195. maddesinde tarafların ellerinde bulunmayan ve incelenmesine karar verilen delillerin getirtilmesi için, mahkemece ilgili resmî makam ve mercilerle üçüncü kişilere bu hususun bildirileceği, mahkemeye getirtilmesi mümkün olmayan delillerin, bulunduğu y
4. Hukuk Dairesi         2016/10322 E.  ,  2017/1800 K. "İçtihat Metni" Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... ve arafından, davalı ... aleyhine 19/06/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; mahkemece açılan davanın reddine dair verilen 19/01/2016 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 21/02/2017 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili ile karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, yanlış teşhis ve tedaviden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, ortak murislerinin davalı doktorun uyguladığı hatalı tedavi sonucu vefat ettiğini iddia ederek, oluşan zararın davalıdan tazmini isteminde bulunmuşlardır. Davalı, yapılan tıbbi müdahale konusunda hasta ve yakınlarının aydınlatılmış olduğunu, rızalarının alındığını, tedavide gereken dikkat ve özenin gösterildiğini, kendisine atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davalının kusuru olup olmadığının tespiti için tedavi evraklarının dosya içine alınması gerektiği, ameliyat kayıtları ve öncesinde yapılan tetkik ile tahliller ve çekilen filmlere ulaşılamadığı, davacı tarafça da bu belgelerin dosyaya sunulmadığından davalının kusurunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK. 195. maddesinde tarafların ellerinde bulunmayan ve incelenmesine karar verilen delillerin getirtilmesi için, mahkemece ilgili resmî makam ve mercilerle üçüncü kişilere bu hususun bildirileceği, mahkemeye getirtilmesi mümkün olmayan delillerin, bulunduğu yerde incelenebileceği ve dinlenebileceği düzenlenmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacılar murisinin tedavi sürecinde pek çok hastanede tetkik ve tahlil yaptırdığı anlaşılmaktadır. Olay günü müteveffa ağzından ve burnundan kan gelmesinin ardından öncelikle sevk edilmiştir. Bu aşamada davalı doktora başvurulmuş özel muayenehanesinde gerçekleştirilen görüşmede önceki film ve tetkikler kendisine teslim edilmiş,olan davalı, bu hastanede enfeksiyon riski olduğu gerekçesiyle ameliyatı gerçekleştirmiştir. Görüldüğü üzere; davacılar murisinin aniden rahatsızlanması sonucu birden çok hastanede tetkik ve tedavi uygulanmıştır. Ayrıca, gerçekleştirilen ameliyat sonrası tekrar rahatsızlanmasından sonra yapılan başvuruya dair belgeler talep edilmiştir. Oysa dosya kapsamından gerçekleştirilen ameliyat öncesinde de murisin tetkik ve tahliler yaptırdığı anlaşılmaktadır. Ayrıca davalı vekili 14.04.2015 tarihli duruşmada davalının muayenehanesini 31.01.2008 tarihinde kapattığını ve bilgi ve belgeleri 5 yıllık saklama süresinin dolduğunu beyan etmiş ise de mahkeme daha önce 16.02.2011 tarihli müzekkere ile müteveffanın kayıtlarını davalıdan sorduğunda da muayenehanesini kapattığı ve halen çalışmakta olduğu bildirilmiş, gerekli bilgi ve belgeler dosyaya sunulmamıştır. Şu halde; mahkemece, murisin ilk rahatsızlandığı andan itibaren tarih aralığı da belirtilerek, yukarıda sayılan hastanelerden tetkik, tahlil, film, rapor, CD ve hasta tabela müşahede kayıtları istenerek dosya içine alınması ve oluşturulacak uzman bilirkişi kurulu ile gerekirse mahallinde evraklar üzerinde inceleme yapılması bu inceleme ve araştırma sonucu toplanan delilerle birlikte davalı doktorun kusur oranı konusunda düzenlenecek bilirkişi raporu sonucuna ve dosya kapsamına göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamış ve bu durum kararın bozulmasını gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA ve davacılar yararına takdir olunan 1.480,00 TL. duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
15. Hukuk Dairesi, 2016/1251 E., 2016/2663 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
lardan yararlanılarak, gerekirse davaya dayanak teşkil eden belgeler bilirkişiler kuruluna incelettirilerek yapılması kararlaştırılan işlerde hangi imalâtlarla ilgili fahiş bedel belirlendiği yönünde itirazların bulunduğu da tespit edilip, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 195. maddesi uyarınca sözleşme tarihi itibariyle gerçek piyasa fiyatlarının ticaret ve sanayi odaları ile ilgili mesle
15. Hukuk Dairesi         2016/1251 E.  ,  2016/2663 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat .. geldi. Davalı ... vekili ile davalı ... vekili ve davalı ... İnş.-... vekili ile davalı asil ... gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş, dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, yaklaşık maliyetin hazırlanmasında abartılı metrajlar ve afaki imalâtlara yer verilmesi, tadilat ve onarımların bir kısmı az miktarda yapılmış, bir kısmı hiç yapılmamış olmasına rağmen tamamı yapılmış gibi gösterilerek fazla ödeme yapılmak suretiyle idarenin zarara uğratılması nedenleriyle idarenin uğradığı zararın ve haksız tahsil edilen iş bedelinin, yüklenici ile yaklaşık maliyeti hazırlayan ve kontrol görevini ihmal ederek fazla ödeme yapılmasına neden olan idare elemanından tahsili istemine ilişkin olup; mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı iş sahibi idare vekilince temyiz edilmiştir. Mülkiyeti davacı idareye ait olan ve İzmir Konak’ta bulunan Salepçioğlu Vakıf İşhanı’nın bir kısım onarım işlerinin idarece yaptırılmasına karar verilmesi üzerine idarece yapılan görevlendirme sonucu davalılardan ... tarafından belirlenen yaklaşık maliyetin idare tarafından onaylanması sonucu çıkılan ihalede iş, davalı yükleniciye verilerek 02.12.2005 tarihli sözleşme imzalanmış, yer teslimi yapılarak yüklenici tarafından işe başlanmıştır. Sözleşmenin 6. maddesine göre, sözleşme "Anahtar teslimi götürü bedel" esaslı olup, iş bedeli de 255.000,00 TL'dir. Sözleşmenin 7. maddesine göre, KDV'nin sözleşme bedeline dâhil olmayıp iş sahibi tarafından yükleniciye ayrıca ödeneceği kabul edilmiştir. Yükleniciye 1 hakediş nedeniyle ödemeler yapılmış, işin geçici ve kesin kabulü yapılmış ancak başlatılan soruşturma nedeniyle kesin hesap işlemleri tamamlanmamıştır. Davalı yüklenici ile idare elemanlarına karşı ileri sürülen iddialar ve talep edilen zararların cinslerine göre davada çözümü gereken husus, ihale evrakları arasında bulunan yaklaşık maliyet cetveli ile ihale dokümanlarındaki fiyatların gerçek piyasa fiyatlarına uygun düşüp düşmediği ve kabul edilemeyecek derecede fazla ihale bedeli belirlenip sözleşme yapılıp yapılmadığı ile yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalâtlara göre hak ettiğinden fazla ödeme yapılıp yapılmadığından ibarettir. Davalı yüklenici, gerçekleştirdiği imalâttan fazla yapılan ödemelerden her halükârda sorumlu ise de, ihale evraklarının hazırlanması, yaklaşık birim fiyatlarının belirlenmesi, mahal listesi ve fiyatların alınan idari kararlar ve işin niteliğine aykırı olarak belirlenmesi ve fiyatın fahiş olarak tespitinde katkısı olduğu ispat edilemediği sürece bu sebeple yapılan fazla ödemelerden sorumlu değildir. Diğer yandan davacı idare, yaklaşık maliyet cetveli ile ihale dokümanlarındaki fiyatların piyasa fiyatlarının üzerinde tespit edildiği, mahal listesinin abartılı olarak düzenlendiği ve hayali imalâtlara yer verildiğini ileri sürdüğünden, yaklaşık maliyet cetveli ve ihale dokümanlarındaki fiyatların belirlenmesinde görevli idare elemanları fiyatlar ve imalâtların yüksek belirlenmesi ile fazla ödeme yapılmasında kusurlu olduklarının saptanması halinde bu sebeple oluşan idare zararından, kontrol görevi olup bu görevi ihmal ederek fazla ödeme yapılmasına neden olan idare elemanları da haksız fiil hükümlerine göre kusurlarıyla oluşan fazla ödemeden kaynaklı idare zararından sorumludurlar. Dosya kapsamından kesin hesap işlemlerinin yapılmadığı anlaşılmakta ise de; yüklenici tarafından onarım işinin bitirildiği belirtilerek iş sahibine teslim edildiği ve 1 adet hakediş belgesinin düzenlendiği, geçici ve kesin kabulün yapıldığı, davacı idare tarafından da fazla ödeme yapıldığı ve idarenin zarara uğratıldığından bahisle kesin hesap işlemleri tamamlanmayarak eldeki dava açıldığına göre, mahkemece kesin hesabının çıkartılarak sonucuna göre fazla ödeme yapılıp yapılmadığı, davacı idarenin zarara uğrayıp uğramadığı ve davalıların hangi hukuki sebeplerle sorumlu olacaklarının tespiti gerekir. Erken açılan bir davadan söz edilemeyeceği gibi, ihtilâfın halli için kesin hesap işlemlerinin yapılmasını bekleme zorunluluğu da bulunmamaktadır. Bu durumda, mahkemece öncelikle, davacı harçtan muaf olmadığından, dava açılırken yatırılması gereken harçlar davacı idareye tamamlattırılıp, sözleşme eki ihale evrakları ve dokümanlarında yapılması kararlaştırılan işlerin dosyada yer alan evraklardan yararlanılarak, gerekirse davaya dayanak teşkil eden belgeler bilirkişiler kuruluna incelettirilerek yapılması kararlaştırılan işlerde hangi imalâtlarla ilgili fahiş bedel belirlendiği yönünde itirazların bulunduğu da tespit edilip, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 195. maddesi uyarınca sözleşme tarihi itibariyle gerçek piyasa fiyatlarının ticaret ve sanayi odaları ile ilgili meslek kuruluşlarından sorularak tespit edildikten sonra bilirkişi kurulundan yaklaşık maliyet cetveli, mahal listesi, ihale evrakları ve sözleşme bedelinin belirlenmesinde davalı idare elemanlarının ihmal ve kusurları bulunup bulunmadığı varsa dereceleri ve miktarları ile davalı yüklenicinin sözleşme ile eki ihale dokümanlarına göre yapımını üstlendiği halde hiç yapmadığı ya da eksik yaptığı işler olup olmadığı ve bunlar sebebiyle kendisine ne miktarda fazla ödeme yapıldığı, kontrol ile geçici kabul komisyonunda görevli olan davalı idare elemanlarının kontrol ve denetim görevini ihmal sebebiyle fazla ödemeye neden olup olmadıkları ve miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp, davalı yüklenici ve idare çalışanlarının, ihale evraklarında fiyatın yüksek belirlenmesi ya da hayali imalât gösterilmesinde katkısı bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, konuyla ilgili olarak halen yargılaması devam eden Ağır Ceza Mahkemesi'nin .. sayılı dosyasında verilecek kararın sonucu da beklenerek, uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi davacı idarenin harçtan muaf olmadığı halde harçtan muaf olduğuna karar verilmesi de kabul şekli bakımından doğru olmayıp, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı iş sahibi idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı iş sahibi idare yararına BOZULMASINA, 1.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 09.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
15. Hukuk Dairesi, 2015/6246 E., 2016/2940 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
lardan yararlanılarak, gerekirse davaya dayanak teşkil eden belgeler bilirkişiler kuruluna incelettirilerek yapılması kararlaştırılan işlerde hangi imalâtlarla ilgili fahiş bedel belirlendiği yönünde itirazların bulunduğu da tespit edilip, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 195. maddesi uyarınca sözleşme tarihi itibariyle gerçek piyasa fiyatlarının ticaret ve sanayi odaları ile ilgili mesle
15. Hukuk Dairesi         2015/6246 E.  ,  2016/2940 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı . vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat ... geldi. Davalı ... vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, yaklaşık maliyetin hazırlanmasında abartılı metrajlar ve afaki imalâtlara yer verilmesi, tadilat ve onarımların bir kısmı az miktarda yapılmış, bir kısmı hiç yapılmamış olmasına rağmen tamamı yapılmış gibi gösterilerek fazla ödeme yapılmak suretiyle idarenin zarara uğratılması nedenleriyle idarenin uğradığı zararın ve haksız tahsil edilen iş bedelinin, yüklenici ile yaklaşık maliyeti hazırlayan ve kontrol görevini ihmal ederek fazla ödeme yapılmasına neden olan idare elemanından tahsili istemine ilişkin olup; mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı iş sahibi idare vekilince temyiz edilmiştir. Mülkiyeti davacı idareye ait olan ve...’da bulunan ....’nin bir kısım onarım işlerinin idarece yaptırılmasına karar verilmesi üzerine görevlendirme sonucu davalılardan ... ve dava dışı Hâkime Lale Durakoğlu tarafından belirlenen yaklaşık maliyetin idare tarafından onaylanması sonucu çıkılan ihalede iş, davalı yükleniciye verilerek 07.12.2006 tarihli sözleşme imzalanmış, yer teslimi yapılarak yüklenici tarafından işe başlanmıştır. Sözleşmenin 6. maddesine göre, sözleşme "Anahtar teslimi götürü bedel" esaslı olup, iş bedeli de 165.660,14 TL'dir. Sözleşmenin 7. maddesine göre, KDV'nin sözleşme bedeline dâhil olmayıp iş sahibi tarafından yükleniciye ayrıca ödeneceği kabul edilmiştir. Yükleniciye 1 adet hakediş nedeniyle ödemeler yapılmışsa da, işin geçici ve kesin kabulü ile kesin hesap işlemleri yapılmamıştır. Davalı yüklenici ile idare elemanlarına karşı ileri sürülen iddialar ve talep edilen zararların cinslerine göre davada çözümü gereken husus, ihale evrakları arasında bulunan yaklaşık maliyet cetveli ile ihale dokümanlarındaki fiyatların gerçek piyasa fiyatlarına uygun düşüp düşmediği ve kabul edilemeyecek derecede fazla ihale bedeli belirlenip sözleşme yapılıp yapılmadığı ile yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalâtlara göre hak ettiğinden fazla ödeme yapılıp yapılmadığından ibarettir. Davalı yüklenici, gerçekleştirdiği imalâttan fazla yapılan ödemelerden her halükârda sorumlu ise de, ihale evraklarının hazırlanması, yaklaşık maliyet ve birim fiyatların mahal listesi ile işin niteliğine aykırı olarak belirlenmesi ile fiyatın fahiş olarak tespitinde katkısı olduğu ispat edilemediği sürece bu sebeple yapılan fazla ödemelerden sorumlu değildir. Diğer yandan davacı idare, yaklaşık maliyet cetveli ile ihale dokümanlarındaki fiyatların piyasa fiyatlarının üzerinde tespit edildiği, mahal listesinin abartılı olarak düzenlendiği ve hayali imalâtlara yer verildiğini ileri sürdüğünden, yaklaşık maliyet cetveli ve ihale dokümanlarındaki fiyatların belirlenmesinde görevli idare elemanları fiyatlar ve imalâtların yüksek belirlenmesi ile fazla ödeme yapılmasında kusurlu olduklarının saptanması halinde bu sebeple oluşan idare zararından, kontrol görevi olup bu görevi ihmal ederek fazla ödeme yapılmasına neden olan idare elemanları da haksız fiil hükümlerine göre kusurlarıyla oluşan fazla ödemeden kaynaklı idare zararından sorumludurlar. Dosya kapsamından kesin hesap işlemlerinin yapılmadığı anlaşılmakta ise de; yüklenici tarafından onarım işinin bitirildiği belirtilerek iş sahibine teslim edildiği ve 1 adet hakediş belgesinin düzenlendiği, geçici ve kesin kabulün yapılmadığı, davacı idare tarafından da fazla ödeme yapıldığı ve idarenin zarara uğratıldığından bahisle kesin hesap işlemleri yapılmayarak eldeki dava açıldığına göre, mahkemece kesin hesabının çıkartılarak sonucuna göre fazla ödeme yapılıp yapılmadığı, davacı idarenin zarara uğrayıp uğramadığı ve davalıların hangi hukuki sebeplerle sorumlu olacaklarının tespiti gerekir. Erken açılan bir davadan söz edilemeyeceği gibi, ihtilâfın halli için geçici ve kesin kabul ile kesin hesap işlemlerinin yapılmasını bekleme zorunluluğu da bulunmamaktadır. Bu durumda, mahkemece öncelikle, sözleşme eki ihale evrakları ve dokümanlarında yapılması kararlaştırılan işlerin dosyada yer alan evraklardan yararlanılarak, gerekirse davaya dayanak teşkil eden belgeler bilirkişiler kuruluna incelettirilerek yapılması kararlaştırılan işlerde hangi imalâtlarla ilgili fahiş bedel belirlendiği yönünde itirazların bulunduğu da tespit edilip, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 195. maddesi uyarınca sözleşme tarihi itibariyle gerçek piyasa fiyatlarının ticaret ve sanayi odaları ile ilgili meslek kuruluşlarından sorularak tespit edildikten sonra bilirkişi kurulundan yaklaşık maliyet cetveli, mahal listesi, ihale evrakları ve sözleşme bedelinin belirlenmesinde davalı idare elemanlarının ihmal ve kusurları bulunup bulunmadığı varsa dereceleri ve miktarları ile davalı yüklenicinin sözleşme ile eki ihale dokümanlarına göre yapımını üstlendiği halde hiç yapmadığı ya da eksik yaptığı işler olup olmadığı ve bunlar sebebiyle kendisine ne miktarda fazla ödeme yapıldığı, kontrol ile geçici kabul komisyonunda görevli olan davalı idare elemanlarının kontrol ve denetim görevini ihmal sebebiyle fazla ödemeye neden olup olmadıkları ve miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp, davalı yüklenici ve idare çalışanlarının, ihale evraklarında fiyatın yüksek belirlenmesi ya da hayali imalât gösterilmesinde katkısı bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, konuyla ilgili olarak halen yargılaması devam eden ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/137 Esas sayılı dosyasında verilecek kararın sonucu da beklenerek, uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı iş sahibi idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı idare yararına BOZULMASINA, 1.350,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davacı idareye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 23.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.