6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 268

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 268. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 268- (Değişik : 3/11/2016-6754/50 md.) (1) Bilirkişiler, bölge adliye mahkemelerinin yargı çevreleri esas alınmak suretiyle bilirkişilik bölge kurulu tarafından hazırlanan listede yer alan kişiler arasından seçilir. Ancak kendi bölge listesinde ilgili uzmanlık alanında bilirkişi olmasına rağmen diğer bir bölgedeki bilirkişinin, görevlendirme yapılan yere daha yakın bir mesafede bulunması durumunda, bu listeden de görevlendirme yapılabilir. (2) Bölge kurulunun hazırladığı listede bilgisine başvurulacak uzmanlık dalında bilirkişi bulunmaması hâlinde, diğer bölge kurullarının listelerinden; burada da bulunmaması hâlinde, Bilirkişilik Kanununun 10 uncu maddesinin (d), (e) ve (f) bentleri hariç birinci fıkrasında yer alan şartları da taşımak kaydıyla listelerin dışından bilirkişi görevlendirilebilir. Listelerin dışından görevlendirilen bilirkişiler, bölge kuruluna bildirilir.[29] (3) Kanunların görüş bildirmekle yükümlü kıldığı kişi ve kuruluşlara görevlendirildikleri konularda bilirkişi olarak öncelikle başvurulur. Ancak kamu görevlilerine, bağlı bulundukları kurumlarla ilgili dava ve işlerde, bilirkişi olarak görev verilemez. Bilirkişilik görevinin kapsamı

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
3. Hukuk Dairesi, 2020/943 E., 2020/3379 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varASLİYE HUKUK (TİCARET) MAHKEMESİ
1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 268/3. maddesi uyarınca Kanunların görüş bildirmekle yükümlü kıldığı kişi ve kuruluşlara görevlendirildikleri konularda bilirkişi olarak öncelikle başvurulur.
3. Hukuk Dairesi         2020/943 E.  ,  2020/3379 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TİCARET) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, dava dışı ... ile ... isimli hastaların kendisine ait eczaneden 03/05/2012 ve 08/05/2012 tarihlerinde reçete ile ilaç aldıklarını, Sosyal Güvenlik Kurumu ile yapılan protokol gereği reçetelerde kullanılması gereken dozun üzerinde kullanım önerildiğinden ilaç bedellerinin ödenmediğini, ancak bu durumun gerçeği yansıtmadığını belirterek, hakedişlerinden yapılan kesinti bedeli olan 5.053,26 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davacı eczacının sattığı ilacın böbrek nakli sonrası kullanılan bir ilaç olduğunu, bu ilacı 60-70 kg ağırlığındaki bir hastanın 21 mg olarak kullanabileceğini, ancak davacının sahibi olduğu eczane tarafından fatura edilen reçetedeki dozun 96 mg olduğunu, ilacın dozunun Sağlık Bakanlığınca belirlenen dozun üzerindeki kısmı için alacağından kesinti yapıldığını, davacının doktorun ilaç dozunu yüksek yazdığını kabul ettiğini belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, Ticaret Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmiş; Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 268/3. maddesi uyarınca Kanunların görüş bildirmekle yükümlü kıldığı kişi ve kuruluşlara görevlendirildikleri konularda bilirkişi olarak öncelikle başvurulur. Ancak kamu görevlilerine, bağlı bulundukları kurumlarla ilgili dava ve işlerde, bilirkişi olarak görev verilemez. Mahkemece her ne kadar bilirkişi kurulundan alınan rapor hükme esas alınmışsa da, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği tarih itibariyle, bilirkişi kurulu üyesi Çetin Özcan'ın SGK Başmüfettişi olarak çalışıp çalışmadığı ve bilirkişiliğe engel hali bulunup bulunmadığı araştırılmadan, davacının bilirkişi raporuna karşı bu yöndeki itirazları değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir Kaldı ki, kabul şekli bakımından da eczane ticari işletme eczacılarda tacir olup taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlık 6102 sayılı TTK m.3 ve19/2 uyarınca ticari iş sayılırsa da; davalı taraf tacir olmadığına göre 6102 sayılı TTK m.4 uyarınca uyuşmazlık 6102 sayılı TTK m.5 gereğince Asliye Ticaret Mahkemesinin görevine girmediğinden uyuşmazlığa bakmakla asliye hukuk mahkemesi görevli iken yargılamaya Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla devam edilerek hüküm kurulmuş olması hatalıdır. 2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (1)

23. Hukuk Dairesi, 2013/1319 E., 2013/1939 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Müdürü'nün HMK'nın 268/.... madde hükmü gözetilmeden, bilirkişi olarak seçilmesi de doğru değildir.
23. Hukuk Dairesi         2013/1319 E.  ,  2013/1939 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :... Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayet olunanlar Türkiye ... ... A.Ş. ve ... T.A.Ş. vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, sıra cetveline konu taşınmazın ... .... ... Müdürlüğü'nün 2010/176 Esas sayılı dosyasından rehnin paraya çevrilmesi yoluyla satıldığını, satış bedelinin ilk icrai haciz olduğu zannedilen ... .... ... Müdürlüğü'nün 2009/13048 Esas sayılı dosyasına gönderilip anılan dosyadan da şikayete konu sıra cetveli ve derece kararının düzenlendiğini, ancak sıra cetvelinin ve derece kararının hiçbir yerinde rehin dosyasına ilişkin bilgi sunulmadığını, sıra cetvelinde rehin alacaklısının alacağına ve hatta sırasına itirazın mümükün olduğunu, rehnin sıra cetvelinde belirtilmemesinin sıra cetvelinin hukuki niteliğini zedelediğini, sıra cetveli düzenlenen ve ilk haciz olduğu iddia edilen ... .... ... Müdürlüğü'nün 2009/13048 Esas sayılı dosyasındaki haciz tarihinin 06.01.2010 olduğunu, satışın ise ....01.2012 tarihinde gerçekleştiğini, davalının süresinde satış talep ettiğini ancak 300,00 TL avans yatırdığını, bu miktarın ancak kıymet takdirine yeteceğini, davalının amacının satış değil diğer alacaklılar aleyhine haczi korumak olduğunu, bu davranışı hukuk sisteminin korumadığını, müvekkiline ait ... .... ... Müdürlüğü'nün 2009/1294 Esas sayılı dosyasında taşınmaza 06.03.2009 tarihinde haciz konulduğunu, 04.03.2011 tarihinde satış talep edilip ....500,00 TL satış avansı yatırıldığını, taşınmaz üzerinde kıymet takdiri yapılıp 62.000,00 TL kıymet belirlendiğini, ipotek alacaklısının 37.000,00 TL'nin altında satış yapılmasına muvafakat etmemesi ve ihalenin de %60 veya %40'ı geçmesi gerektiğinden ve satış imkansızlaşacağından taşınmazın satışına geçilemediğini, bu kez de ipotek alacaklısının satışa geçmesi üzerine dosyadaki haciz ve satış hakkı baki kalmak üzere dosyaya yatırılan avansın taraflarınca çekildiğini, dosyadaki satış talebinin İİK'nın 106. ve 110. maddeleri kapsamında geri alınmadığını, ipotek alacaklısı tarafından satışa girişildiği ve avansa ihtiyaç kalmadığı için avansın geri alındığını, taşınmaz üzerindeki ilk haczin müvekkiline ait dosyadan konulan 06.03.2009 tarihli haciz olduğunu ileri sürerek, rehin dosyasına ilişkin bilgileri ihtiva etmeyen ve bu sebeple rehin takibine ilişkin sıraya ve alacağa itiraz hakkını kısıtlayan sıra cetveline rehin bilgisinin yazılması ve sıra cetvelinde ..., ... ve .... sıradaki şikayet olunanlara ait sıraların iptali ile ilk sıraya müvekkiline ait dosyanın yerleştirilmesini talep etmiştir. Şikayet olunan ... T.A.Ş. vekili ve Türkiye ... ... AŞ. vekili, sıra cetvelinde rehin alacaklısına yer verilmesinin gerekmediğini, şikayetçi tarafından satış avansının dosyadan geri alınması sonucu haczin hükümsüz kaldığını savunarak, şikayetin reddini istemişlerdir. Şikayet olunan ... A.Ş, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerinde şikayetçinin alacaklı olduğu ... .... ... Müdürlüğü'nün 2009/1294 Esas sayılı dosyasındaki haczin düşmediği, bu sebeple sıra cetvelinin ... .... ... Müdürlüğü'nün 2009/13084 Esas sayılı dosyasından değil, şikayetçinin alacaklı olduğu ... .... ... Müdürlüğü'nün 2009/1294 Esas sayılı dosyasından yapılması gerektiği gerekçesiyle şikayetinin kabulü ile şikayete konu sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. Kararı, şikayet olunan ... T.A.Ş. ve Türkiye ... ... A.Ş. vekilleri temyiz etmiştir. ...-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayet olunan ... T.A.Ş. ve Türkiye ... ... A.Ş. vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. ...-Şikayet, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. Şikayetçinin alacaklı olduğu ... dosyasında, kambiyo senedine dayalı olarak yapılan ... takibinde bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 06.03.2009 tarihinde ihtiyati haciz konulduğu, ödeme emrinin borçluya ....03.2009 tarihinde tebliğ edildiği, İİK'nın 168. maddesi uyarınca ödeme süresi olan .... günün mesai saati sonunda kesin hacze dönüştüğü, bu tarihten itibaren şikayetçi tarafça İİK'nın 106. maddesindeki iki yıllık satış süresi içerisinde 04.03.2011 tarihinde taşınmazın satışının istenildiği ve satış avans yatırıldığı ancak 07.....2011 tarihinde şikayetçi alacaklı vekilinin satış avansını geri istemesi üzerine satış avansının alacaklı vekiline ödendiği anlaşılmıştır. İİK'nın 106. ve 110. maddelerine göre taşınmaz haczini izleyen ... yıl içerisinde satış istenmezse o mal üzerindeki haciz düşer. Aynı Kanun'un 59. maddesi uyarınca, bir işlemin yapılmasını isteyen taraf, o işlemin yapılması için gerekli masrafları avans olarak (peşin) yatırmalıdır. ... ve İflas Kanunu Yönetmeliği'nin .... ve 61. maddesine göre, bu masrafların, tahsilat makbuzu karşılığında para olarak alınması gerekir. Aksi takdirde talep yapılmamış sayılır. Cüz’i de olsa satış avansının yatırılmış olması, usulüne uygun bir satış talebinin bulunduğu anlamına gelir. Yatırılan masrafın yetmeyeceği sonradan anlaşılırsa, bunun tamamlanması istenebilirse de, masraf hiç yatırılmamışsa geçerli bir talebin varlığından söz edilemez. Öte yandan, İİK'nın 142. maddesinde, cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklının takibin ... edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel münderecatına itiraz edebileceği düzenlenmiş olup, bu madde hükmü ile sıra cetveline itiraz hakkı takip alacaklılara tanınmış ise de her alacaklı bu hakkı haiz değildir. YHGK'nın 05.03.2008 tarih ve ...-161 E, 213 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, sıra cetveline itiraz eden alacaklının ... takibinin ve buna bağlı olarak geçerli bir haciz işleminin bulunması gerekir. Sıra cetveline yönelik itirazda bulunma yetkisi, bu itiraz üzerine düzenlenecek yeni sıra cetveline girme hakkı bulunan alacaklılara tanınmıştır. Bir diğer ifade ile bedeli paylaşıma konu mal üzerinde haczi ya da rehni bulunmayan alacaklının, sıra cetvelinin iptalini istemekte de hukuki yararı yoktur. Sıra cetveli bedeli paylaşıma konu mal üzerinde, satış tarihi itibariyle haczi bulunan alacaklılar dikkate alınarak düzenlenir. Aksi halde satış bedelinden pay ayrılamayacağından, adı geçenlerin sıra cetvelinin iptalini istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Somut olayda, şikayetçinin alacaklı olduğu dosyada süresinde satış talep edilip avans yatırılmış olsa da yatırılan satış avansı geri alındığına göre satış talebine bağlı olarak satış avansının yatırıldığından söz edilemez ve satış talebi yapılmamış sayılır. Bu durumda mahkemece, şikayetçi tarafından 04.03.2011 tarihinde istenen satışla ilgili süresi içinde yeniden avans yatırılmadığından, avansın yatırılmamış olması sebebiyle haczin düştüğü, şikayetçinin geçerli bir haczinin bulunmadığı, diğer anlatımla şikayette hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, alacaklı vekilinin avansın iadesini isterken kullandığı "satış talebinden feragat anlamına gelmemek kaydıyla" şerhinin sonuca etkisi bulunmayacağı hususu gözardı edilerek, yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru olmamıştır. ...-Kabule göre; mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ise de halen aynı yer ... müdürlüğünde görev yapan ... .... ... Müdürü'nün HMK'nın 268/.... madde hükmü gözetilmeden, bilirkişi olarak seçilmesi de doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, şikayet olunan ... T.A.Ş. ve Türkiye ... ... A.Ş. vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, şikayet olunan ... T.A.Ş. ve Türkiye ... ... A.Ş. yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçlarıın istek halinde temyiz edenlere iadesine, kararın tebliğinden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Usul Hukuku

Aşağıdakilerden hangisi "Bilirkişilik Görevini Kabulle Yükümlü Olanlar" kategorisinde yer almaz?

A) Resmi bilirkişiler.
B) Bölge kurulu tarafından hazırlanan listede yer alan bilirkişiler.
C) Bilgisine başvurulacak konuda meslek icrasına resmen yetkili kılınmış olanlar.
D) Konuyu bilmeksizin meslek veya zanaatlarını icra etmesine olanak bulunmayanlar.
E) İlgili konuda daha önce bilimsel makale yayınlamış olan akademisyenler.

Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol