6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 280

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 280. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 280- (1) Bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir. Bilirkişi raporuna itiraz

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

13 karar eşleşti
23. Hukuk Dairesi, 2016/1587 E., 2018/5805 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Hukuk Mahkemesi
Yine, HMK’nın 280. maddesinde, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edileceği, 281/...
23. Hukuk Dairesi         2016/1587 E.  ,  2018/5805 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :... Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde şikayetçiler vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Şikayetçiler vekili, hacizleri düşmüş bulunan şikayet olunan ... Teks. Enerji San. ve Tic. A.Ş'ye ve ...ye sıra cetvelinde yer verilmesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini istemiştir. Şikayet olunanlar, şikayetin reddini istemiştir. ... mahkemesince, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sıra cetvelinde dahili şikayet olunan ...... Teks. San. ve Tic. Ltd'ye ilk sırada pay ayrılmasının yerinde olduğu, kendilerine pay ayrılmayan diğer şikayet olunanların sıralarına yönelik yapılan itirazda ise hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçiler vekili temyiz etmiştir. ...) Anayasa'nın 36. maddesi ile 6100 Sayılı HMK’nın .... maddesi uyarınca, taraflar dinlenilmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez. Aksi halde savunma hakkı kısıtlanmış olur. Yine, HMK’nın 280. maddesinde, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edileceği, 281/... maddesinde ise tarafların bilirkişi raporunun tebliğinden itibaren iki hafta içinde raporda eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir. Somut olayda, ........2015 tarihli bilirkişi raporu HMK’nın 280. maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmediği gibi şikayetçiler vekilince, ........2015 tarihli son celsede rapora karşı beyanda bulunmak üzere süre talep edildiği halde HMK’nın 281. maddesine aykırı olarak talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda, mahkemece, bilirkişi raporu taraf vekillerine usulüne uygun şekilde tebliğ edilip, iki haftalık beyan süresinin dolması da beklendikten sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, anılan usule uyulmadan şikayetçi tarafın hukuki dinlenilme hakkını ihlal edecek şekilde sonuca varılması bozmayı gerektirmiştir. ...) Bozma sebebine göre, şikayetçiler vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, şikayetçiler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, şikayetçiler yararına BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere ........2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

4. Hukuk Dairesi, 2015/11659 E., 2017/4295 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 280 ve 281 maddelerinde bilirkişi raporunun duruşma gününden önce birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği, tarafların bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılm
4. Hukuk Dairesi         2015/11659 E.  ,  2017/4295 K. "İçtihat Metni" Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 24/10/2014 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17/06/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 280 ve 281 maddelerinde bilirkişi raporunun duruşma gününden önce birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği, tarafların bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiş, yine aynı yasanın 184 ve 186 maddelerinde ise tahkikat ve tahkikatın sonlandırılmasına yönelik olarak; hakimin, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz vereceği, tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim edeceği, tahkikatın bitiminden sonra sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet edeceği, taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilerek, taraflara son sözlerinin sorulmasından sonra hüküm verileceğine dair düzenleme getirilmiştir. Dosya kapsamından; bilirkişi raporları ve ıslah dilekçesinin verilmesi ardından, davalı tarafa yalnızca ıslah dilekçesinin tebliğ edildiği, davalı ... vekilinin son celseye mazeret dilekçesi sunarken bilirkişi raporunun taraflarına tebliğini, mazeretli sayılmalarını, duruşmanın sistemden öğrenilmesine karar verilmesini talep ettiği, mazeretin mahkemece kabul edilmesine karşın 6100 sayılı HMK'nın 184 ve 186 maddelerine aykırı olarak karar verildiği anlaşılmaktadır. ./.. -2- Yukarıda açıkladığı üzere Hukuk Muhakemeleri Kanunu 280, 281, 184 ve 186'ıncı maddelerinin açık ve emredici hükümlerine rağmen davalı tarafın hukuki dinlenilme ve savunma hakkını sınırlar mahiyette, bilirkişi raporları tebliğ edilmeden ve itiraz süresi beklenmeksizin yine tahkikatın tümü hakkında açıklama yapma hakkı tanınmaksızın karar verilmesi doğru bulunmamış, yargılama usul kuralları uygulanarak bir hüküm verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
9. Hukuk Dairesi, 2021/8276 E., 2021/12293 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
tam metni aç
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 280. madde hükmüne göre bilirkişi raporunun taraflara tebliği gereklidir.
9. Hukuk Dairesi         2021/8276 E.  ,  2021/12293 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının davalılardan ... Enerji Elektrik Üretim Anonim Şirketine ait işyerinde diğer davalı şirkete bağlı özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haklı bir sebep olmadan feshi üzerine açmış olduğu davada, işe iadesine karar verildiğini, süresi içinde işverene başvurmasına rağmen, işverence eski işinde işe başlatılmadığını ve hak kazandığı alacakların kendisine ödenmediğini ileri sürerek işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ile birlikte bir kısım alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalılar Cevabının Özeti: Davalı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. vekili, davacının davete rağmen işe başlamadığını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. vekili, davacının işverenin davetine rağmen işe başlamayarak devamsızlık yapması sebebiyle iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, işçilik alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, yasal süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 2017/14871 esas, 2018/21573 karar ve 09/10/2018 tarihli ilamı ile diğer temyiz itirazları yerinde görülmeyerek özetle; davacının işe iade sonrası işe alınmaması nedeniyle fesih tarihinin 26/04/2013 olduğu ve kıdem tazminatına bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği, boşta geçen süre ücreti alacağı için faizde talep gereği dava ve ıslah tarihinin gözetilmesi gerektiği, fazla çalışma alacağı açısından çalışma sisteminin belirlenmesi ve sunulu puantajların değerlendirilmesi gerektiği, genel tatil alacağı açısından ise, yine sunulu kayıtlara göre hesap yapılması gerektiği, ayrıca dosyada mevcut "maaş farkı, mesai ve yemek parası" açıklamalı ödeme belgesinin de değerlendirilmesi gerektiği, gerekçeleriyle, karar bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş, bilirkişiden ek rapor da alındıktan sonra davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 280. madde hükmüne göre bilirkişi raporunun taraflara tebliği gereklidir. Mahkemece, bilirkişi ek raporunun davalı ... Enerji Elektrik Üretim Anonim Şirketine tebliğ edilmeden karar verilmesi savunma hakkını kısıtlamakla hatalıdır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
17. Hukuk Dairesi, 2019/733 E., 2020/3513 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
6100 sayılı HMK'nun 280/1 maddesi "Bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir;
17. Hukuk Dairesi         2019/733 E.  ,  2020/3513 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar ... (...’a velayeten) ve ... vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacılar vekili;davacı çocuklar ile ...’ın yolcu olarak bulunduğu zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası bulunmayan aracın tek taraflı trafik kazası yapması neticesinde davacıların yaralandığını maluliyetlerinin oluştuğunu belirterek zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... için 3.200,00 TL, ... için 9.600,00 TL, ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 32.800,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsilin talpe etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini ... için 8.201,00 TL, ... için 60.672,00 TL, ... için 80.216,00 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama,iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile Davacı ... açısından 22.739,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 15/08/2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı ... ve ... açısından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ... (...’a velayeten) ve ... vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde,dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kesinleşen yönlere ilişkin inceleme yapılmamasına göre davacılar ... (...’a velayeten) ve ... vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) nolu bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, davalı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava zorunlu koltuk ferdi kaza poliçesi yaptırılmaması nedeniyle Güvence Hesabından maddi tazminat istemine ilişkindir. Ferdi kaza Sigortaları, can sigortası türlerinden olup, meblağ sigortası olması itibariyle de, ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise, yapılan tedavi giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere, sigorta bedelinin ödenmesini gerektirir. Uyuşmazlık halinde bu yönlerin ispatlanması yeterli olup, gerçek zararın hesaplatılmasına girişilmeksizin, tespit edilecek bu miktarların aynen ödenmesi gerekmektedir. 25.03.2004 tarihli Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları A.3.2 maddesinde "Bu sigorta ile teminat altına alınan bir kaza, sigortalının kaza tarihinden itibaren iki yıl içinde sakatlığına yol açtığı takdirde, tıbbi tedavinin sona ermesi ve sakatlığın kesin olarak tespiti sonucunda, sakatlık tazminatı aşağıda belirtilen oranlar dahilinde kendisine ödenir." şeklinde düzenlenilmiştir. Maluliyetlerin sayıldığı fıkranın sonrasında yer alan fıkrada ise "Yukarıdaki tabloda zikredilmemiş bulunan maluliyetlerin oranı, daha az vahim olsalar bile, bunların önem derecelerine göre ve tabloda yazılı oranlara kıyasen tayin olunur." denilmiştir. Buna göre; mahkemece, doktor bilirkişiden rapor alınarak, yolcu olan davacılar ..., ... ve ...‘ın maluliyetlerinin poliçe şartlarında ve klozlarında düzenlenmiş olan maluliyet cetvelinden hangisi kapsamında kaldığı belirlenmeli, değilse bunların önem derecelerine göre ve cetvelde yazılı oranlara göre kıyasen belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesince kaza nedeniyle yaralanarak maluliyeti oluştuğu iddia edilen davacı ... ile ilgili tedavi evraklarının mahkemece temin edilmesi istenilmiş, mahkemece eksik inceleme ile ...’ın tedavi evrakları dosyaya kazandırılmamıştır. Bu durumda mahkemece, davacı ...’ın kaza tarihindeki tedavi evraklarının celbi ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden sigorta poliçesi eki genel şartlardaki maluliyet cetvellerine göre maluliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkin rapor alınarak, yolcu olan davacılar ..., ... ve ...‘ın tespit edilen sakatlık oranı ve göre ödenmesi gereken meblağın, bilirkişi varifetiyle tespit ettirilerek davalının sorumluluğuna karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3-Kabule göre, T.C. Anayasası'nın 36/1. maddesinde "Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir" düzenlemesine; 6100 Sayılı HMK'nun 27. maddesinde "Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını içerir" düzenlemesine yer verilmiştir. Bir davanın görülmesi için taraf teşkilinin sağlanması esas olup, hakimin bu hususu re'sen gözetmesi gerekir. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırabilmesi, öncelikle tarafların yargılamanın aşamalarından haberdar edilmesi ile mümkündür. Adil yargılanma hakkının kapsamında yer alan savunma haklarının etkin biçimde kullanılmasını teminen konulan yasal düzenlemelerden biri de, davada esaslı işlem olan bilirkişi raporlarının taraflara tebliğine ilişkin düzenlemedir. 6100 sayılı HMK'nun 280/1 maddesi "Bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir" hükmünü amirdir. Anılan tüm bu yasal düzenlemelerde, davada taraf olanların haklarının korunması amaçlanmış olup tarafların yargılama süreçlerine etkin katılımının sağlanması ise, mahkemece yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olması ile sağlanabilecektir. Yine HMK 186. maddesine göre, mahkeme, tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir. Sözlü yargılamada mahkeme, taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir. Eldeki dosyada mahkemece, 27/05/2016 tarihli karar duruşmasında; tarihi belirsiz olan Hesap Bilirkişisi raporunun duruşmada hazır olan davacılar ... ve ...’a elden verilmek suretiyle tebliğ edildiği, davalı vekilinin mazaret dilekçesi sunduğu belirtilmiş, hazır olan davacıların beyanı alınmak suretiyle açık yargılamaya son verilerek hüküm kurulmuştur. Mahkemece, yukarıda belirtilen yasal düzenlemelere göre, davalı vekilinin mazaret beyanı konusunda bir karar verilmesi, tarafların savunma haklarının kısıtlanmaması gerektiği gözetilerek bilirkişi raporunun tüm taraflara tebliği sağlanması ve sözlü yargılama aşamasına geçileceğinin taraflara usulüne uygun bildirilmesi ile sözlü yargılama aşamasının tamamlanarak karar verilmesi gerekirken esaslı usul hatası ile verilen kararın bozulması gerekmiştir. 4-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin ödemeye ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar ... (...’a velayeten) ve ... vekili ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar ... (...’a velayeten) ve ... vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, (3) nolu betlerde açıklanan nedenlerle davacılar ... (...’a velayeten) ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ... (...’a velayeten) ve ... ve davalıya geri verilmesine 16/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
17. Hukuk Dairesi, 2015/16565 E., 2018/8813 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Yine HMK'nın 280. maddesi hükmüne göre "bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir;
17. Hukuk Dairesi         2015/16565 E.  ,  2018/8813 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, 17.09.2011 tarihinde davacı idaresindeki aracın davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olduğu araç ile çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, davacının kafa kemiği kırıldığını ve hayati tehlike geçirdiğini, bir kulağında tamamen işitme kaybı ve sinir zedelenmesi, geçici görme kaybı ve değişik yaralanmalar oluştuğunu, işgücü kaybına uğradığı, yolda çalışma olduğu ve davacı gidiş yönünde usulüne uygun herhangi bir trafik uyarı levhası konulmadığı, kaza dolayısıyla tazminat miktarının tespiti ile şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminata kaza tarihi olan 17/09/2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile (davalılardan ... şirketinin ... limiti ve faizden dava tarihi itibarı ile sorumlu olmakla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı için 150.000 TL manevi tazminata 17/09/2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan (... şirketi manevi tazminattan muaf tutulmak sureti ile) müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, idare ile yüklenici arasında eser sözleşmesi olduğunu, eser sözleşmesi hükümlerine göre eser sahibi işin yapımı sırasında meydana gelen zararlardan şahsen sorumlu olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. Davalı ... İnş. Ltd. Şti. vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalı ... aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle usulden reddine, diğer davalılar açısından 43.184,84 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen ... şirketi dışındakiler için 17/09/2011 tarihinden; ... şirketi için dava tarihinden itibaren ve poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, davacı için 20.000 TL manevi tazminatın Hüseyin, ... ve ... inşaattan 17/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... ... A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-1982 T.C. Anayasası'nın 26. ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 27.maddesi uyarınca, taraflar dinlenmeden iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez. Yine HMK'nın 280. maddesi hükmüne göre "bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir." Bilirkişi rapor örneğinin taraflarca okunup değerlendirilebilmesi, varsa itirazlarını dile getirebilmeleri ya da belirsizlik gösteren hususlar hakkında açıklama yapılmasını temin amacıyla veya yeni bilirkişi incelemesini talep edebilmeleri için taraflara tebliğ edilmesi zorunluluğu öngörülmüştür. Somut olayda, hükme esas alınan kusur, maluliyet ve hesap bilirkişi raporları mahkemece davalı ...'ye tebliğ edilmemiştir. Savunma yapma ve bilirkişi raporlarına itiraz etme veya beyanda bulunma hakkı verilmeden ... ve HMK ile koruma altına alınan hukuki dinlenilme ve savunma hakkı kısıtlanarak davalı ... ... A.Ş. aleyhine hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu nedenle mahkemece bilirkişi raporlarının davalı ... ... A.Ş.'ye tebliğinin yapılarak, davalı tarafça savunma yapılmasına ve raporların incelenmesine olanak sağlanması gerekirken raporlar tebliğ edilmeden aleyhine hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre; davalı .... vekilinin sair, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı .... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre davalı .... vekilinin sair, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ile davalı ...'ye geri verilmesine 09/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.