HMK Madde 281Bilirkişi raporuna itiraz

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu

YürürlükteSon değişiklik: 22.07.2020

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

HMK m.281, bilirkişi raporuna karşı tarafların başvurabileceği itiraz yollarını ve mahkemenin bilirkişi incelemesini yeniden yönlendirme yetkisini düzenler.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

(1)Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. (Ek cümle:22/7/2020-7251/24 md.) Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.

(2)Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir.

(3)Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir.

Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

Bu gerekçe kanunun ilk metnine aittir; madde o tarihten sonra 1 kez değişti. Bugünkü metni birebir açıklamayabilir.

Maddenin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeyle, tarafların tatmin olmamaları hâlinde, bilirkişi raporuna itirazda bulunabilme olanaklarının varlığı güvence altına alınmıştır. Bu düzenleme çerçevesinde, bilirkişi raporunda bazı hususlarda eksiklikler mevcutsa yahut raporda bazı hususlar belirsizlik arz ediyorsa, taraflar, raporda eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik arz eden hususların ise bilirkişiye açıklattırılmasını yahut yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmasını temin için, raporun kendilerine tebliğinden itibaren onbeş günlük süre içinde, mahkemeye itirazda bulunabilirler. Bilirkişiye yöneltilecek olan sorular, tarafların da görüşü alınmak suretiyle somut olarak belirlenecek olursa, rapora itiraz olasılığı da önemli ölçüde azalır ve bu suretle yargılamanın uzamasının da önüne geçilmiş olur. Burada rapora itiraz için taraflara tanınmış bulunan onbeş günlük süre, kesin süredir; hak düşürücü bir nitelik taşır. Dolayısıyla, taraflar, bu süre içerisinde, itirazlarını dile getirmez ise bilirkişi raporu, onlar bakımından kesinleşir; yani taraflar rapora itiraz olanağını tümüyle kaybederler. Bu durum, zaten Tasarının 100 üncü maddesinde yer alan ve kesin sürelerle ilgili genel bir düzenleme öngören kuralın birinci ve üçüncü fıkralarının işlerlik kazanmasının doğal bir sonucudur. Ancak, anılan hâl, mahkemenin, ihtiyaç duyuyorsa, bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında öngörülen yetkilerini kullanmasına, yani bilirkişiden re’sen ek rapor talep etmesine veya inceleme yaptırmak üzere yeni bir bilirkişi atamasına herhangi bir engel oluşturmaz. Maddenin ikinci fıkrasında yer alan düzenleme ile, somut uyuşmazlığı karara bağlayacak mahkemenin, raporda, bir takım eksiklikler veya belirsizlik arz eden noktalar mevcutsa, bunların tamamlattırılmasını yahut açıklığa kavuşturulmasını temin için, bilirkişiden yeni sorular tertip etmek suretiyle, ek rapor alabilmesine imkân sağlanmıştır. Ayrıca, hâkimin, gerekiyorsa raporu veren bilirkişinin sözlü açıklamalarda bulunmak üzere, tayin edilecek oturumda hazır bulunmasını, ondan re’sen isteyebilme yetkisi de hüküm altına alınmıştır. Maddenin son fıkrasında ise mahkemenin ihtiyaç duyması hâlinde, ek rapor isteme seçeneğini tercih etmeden, gerçeğin ortaya çıkarılmasını temin için, yeni görevlendireceği bir bilirkişi aracılığıyla, tekrar bir inceleme yaptırtma yetkisinin bulunduğu hususuna açıkça işaret olunmuştur.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Değişiklik geçmişi(1)
  1. 22.07.20201. fıkra bir cümlesi 22.07.2020 tarihinde 7251 sayılı Kanunla eklendi

Maddenin eski metinleri gösterilmiyor; yalnız hangi bölümün ne zaman, hangi kanunla değiştiği.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

772 karar arasından seçildi
  1. Hukuk Genel Kurulu E.2022/1072 K.2023/1064 T.2023-11-08
    Hukuk Genel KuruluBozmaYerleşik içtihat
    Hâkim bu durumda, HMK'nın 31 inci maddesi hükmüne uygun şekilde davayı aydınlatma yükümlülüğünün de bir gereği olarak, eksiklik veya belirsizliğin ya da çelişkilerin giderilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için 6100 sayılı Kanun'un 281 inci maddesinde belirtilen yolu izlemelidir (Hukuk Genel Kurulunun 03.05.2023 tarihli ve 2022/(13)3-631 Esas, 2023/418 Karar sayılı kararı).
  2. 11. Hukuk Dairesi · E. 2022/4706 · K. 2023/3697 · T. 12.06.2023
    Daire kararıBozma
    Mahkemece karar verilen 10.04.2015 tarihli celsede ATK Başkanlığından gelen bilirkişi raporunun döndüğünün belirtildiği, ancak celseden önce raporun taraflara tebliğ edilmediğinin anlaşıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 281 inci maddesi uyarınca bilirkişi raporunun taraflara tebliği ile tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde beyanda bulunulması için süre verilmesi gerektiği,
  3. 6. Hukuk Dairesi · E. 2025/1949 · K. 2025/4415 · T. 22.12.2025
    Daire kararıBozma
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281/3. maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkması için HMK’nın 266. maddesi hükmüne göre yeniden oluşturulacak uyuşmazlık konusunda uzman bilirkişi kurulundan dosyadaki tüm bilirkişi raporları da değerlendirilerek ve aralarındaki çelişki de giderilerek hazırlanacak gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, davacının dava ve ıslah dilekçesindeki talepleri değerlendirilerek davalı ...’ın sorumlu olduğu zarar kalemlerinin belirlenmesi,

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Genel

Bir cinayet davasında mahkemece atanan bilirkişi, hazırladığı raporu mahkemeye sunmuştur. Sanık müdafii, raporun teknik açıdan yetersiz olduğunu ve bilimsel verilere dayanmadığını ileri sürerek rapora itiraz etmiş ve yeni bir bilirkişi atanmasını talep etmiştir. Bilirkişi raporuna itiraz ve yeni rapor alınması süreci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. A) Bilirkişi raporuna sadece Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir.
  2. B) Mahkeme, raporu yetersiz gördüğü takdirde aynı veya yeni bilirkişilerden ek rapor isteyebilir.
  3. C) Sanık müdafii, raporun bir örneğini ancak harç ödemek kaydıyla alabilir.
  4. D) Bilirkişi raporu mahkemeyi mutlak olarak bağlar; raporun aksine karar verilemez.
  5. E) Yeni bilirkişi atanması talebi, davanın her aşamasında hiçbir gerekçe gösterilmeksizin kabul edilmek zorundadır.

Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl