6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 301

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 301. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 301- (1) Hüküm yazılıp imza edildikten ve mahkeme mührü ile mühürlendikten sonra, nüshaları yazı işleri müdürü tarafından taraflardan her birine makbuz karşılığında verilir ve bir nüshası da gecikmeksizin diğer tarafa tebliğ edilir. Hükmün bir nüshası da dosyasında saklanır. (2) Taraflardan her birine verilen hüküm nüshası ilamdır. (3) Tarafların elinde bulunan hüküm nüshalarının farklı olması hâlinde karar kartonundaki esas alınır. İlamın alınması, kesinleşme kaydı ve harçlar

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

17 karar eşleşti
23. Hukuk Dairesi, 2015/2128 E., 2016/1580 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
6100 sayılı HMK'nın 301/1. maddesine göre "Hüküm yazılıp imza edildikten sonra ve mahkeme mührü ile mühürlendikten sonra, nüshaları yazı işleri müdürü tarafından taraflardan her birine makbuz karşılığında verilir ve bir nüshası da gecikmeksizin diğer tarafa tebliğ edilir."
23. Hukuk Dairesi         2015/2128 E.  ,  2016/1580 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi -KARAR- 1- Gerekçeli kararın davacı vekili Av. ...'a kalemde, 126184 sicil numaralı görevli tarafından tebliğ edildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 301/1. maddesine göre "Hüküm yazılıp imza edildikten sonra ve mahkeme mührü ile mühürlendikten sonra, nüshaları yazı işleri müdürü tarafından taraflardan her birine makbuz karşılığında verilir ve bir nüshası da gecikmeksizin diğer tarafa tebliğ edilir." HMK'nın 301/1. maddesi uyarınca hükmün yazı işleri müdürü tarafından taraflardan her birine makbuz karşılığında verilmesi gerektiğinden ve 03.04.2012 tarihinde yürürlüğe giren ve tebliğ tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin, "Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesi" başlıklı 6/3-b maddesi gereğince talep halinde gerekçeli kararın tebliğini sağlamak yazı işleri müdürünün görevleri arasında olduğundan, tebligatın usulüne uygun olduğu söylenemez. 06.08.2015 tarihinde yürürlüğe giren, Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 169/3-b maddesi de aynı hükmü içermektedir. Bu bilgiler ışığında, 126184 sicil numaralı görevli yazı işleri müdürü ise, dosyanın işlem yapılmadan iadesi, yazı işleri müdürü değil ise, gerekçeli kararın davacı vekiline, HMK'nın 301. maddesi ile anılan Yönetmelik hükümleri uyarınca ya da kalem dışında 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun tebliği ile temyiz süresinin beklenmesi ve temyiz edilmesi halinde temyiz dilekçesinin dosya içerisine konulması, 2- 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi, “Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır." hükmünü; tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmeliğin 26. maddesi, "Belirli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenlere, o yerde de tebligat yapılabilir. Muhatabın işyerinde bulunmaması halinde tebliğ, aynı yerde sürekli olarak çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Muhatap, meslek veya sanatını konutunda icra ediyorsa, kendisi bulunmadığı takdirde memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Bunlardan hiç birinin bulunmaması durumunda tebliğ, aynı konutta sürekli olarak oturan kişilere veya hizmetçilerden birine yapılır." hükmünü içermektedir. Bu madde hükümlerinde muhatabın bulunmama nedeninin araştırılması ve tebliğ belgesinde gösterilmesi gerektiğine yönelik bir düzenleme getirilmemiş ise de, önce muhatabın aranması, muhatabın tevziat saatinde o yerde bulunmadığının ancak aynı gün tevziat saatinden sonra döneceğinin tespiti halinde daimi memur veya müstahdemlerden birine, işyeri ev ise memur ya da müstahdemlerden birine, bunlar da yok ise aynı konutta oturan kişilere ya da hizmetçilerden birine tebligat yapılması gerekir. Tebligat Kanunu'nun 20. maddesinde ise, tevziat saatinde o yerde bulunmayıp, aynı gün tevziat saatinden sonra dönmeyeceği belirlenen muhataplar için "13, 14, 16, 17 ve 18. maddelerinde yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir. Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar. Kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı şerh ve imza eder. Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligat, 21. maddeye göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacak tebligatlarda tebliğ, tebliğ evrakının 13, 14, 16, 17 ve 18. maddelerinde yazılı kişilere verildiği tarihte veya ihbarname kapıya yapıştırılmışsa bu tarihten itibaren 15 gün sonra yapılmış sayılır. "hükmüne; Yönetmeliğin 29. maddesinde," 11, 21, 22, 23, 25, 26 ve 27. maddelerde yazılı kişiler, tebliğ yapılacak olanın geçici olarak başka yere gittiğini belirtirlerse, tebliğ memuru, muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını, beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatını tebliğ tutanağına yazar. Tebliğ tutanağını beyanda bulunana imzalattırır ve tebliğ edilecek evrakı beyanda bulunana verir. Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar. Bu kişilerin beyanlarını imzadan kaçınmaları veya tebliğ evrakını kabul etmemeleri durumunda, tebliğ memuru bu hususu tutanağa yazar, imzalar ve tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti üyesinden birine ya da kolluk amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve teslim ettiği kişinin adresini içeren ihbarnameyi gösterilen adresin kapısına yapıştırır." hükmüne yer verilmiştir. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi davacı vekili adına tebliğ edilmiş olup, tebliğ belgesinde, muhatabın tevziat saatinde işyerinde bulunmadığına ve aynı gün döneceğine ilişkin bir tespite yer verilmeksizin daimi çalışan Süleyman Tokmak imzasına tebligat yapıldığı anlaşılmıştır. Tebligat Kanunu'nun tevziat saatinde o yerde bulunmayıp, aynı gün tevziat saatinden sonra dönmeyeceği belirlenen muhataplar için düzenleme içeren 20. ve Yönetmeliğin 29. maddesinde aranan, anılan belirlemeye ilişkin bir açıklama da tebliğ belgesinde bulunmamaktadır. Bu tebligat, Tebligat Kanunu'nun 17 ve 20; tebliğ tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğin 26 ve 29. madde hükümlerine uygun yapılmış değildir. Bu nedenle, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilip, temyize cevap süresinin beklenmesi ve temyize cevap verilmesi halinde bu dilekçenin eklenmesi, İçin dosyanın mahkemesine geri çevrilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 14.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

23. Hukuk Dairesi, 2015/952 E., 2016/823 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKocaeli(Kapatılan) ... Asliye Ticaret Mahkemesi
tam metni aç
1- 6100 sayılı HMK'nın 301/1. maddesine göre "Hüküm yazılıp imza edildikten sonra ve mahkeme mührü ile mühürlendikten sonra, nüshaları yazı işleri müdürü tarafından taraflardan her birine makbuz karşılığında verilir ve bir nüshası da gecikmeksizin diğer tarafa tebliğ edilir."
23. Hukuk Dairesi         2015/952 E.  ,  2016/823 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kocaeli(Kapatılan) ... Asliye Ticaret Mahkemesi -KARAR- 1- 6100 sayılı HMK'nın 301/1. maddesine göre "Hüküm yazılıp imza edildikten sonra ve mahkeme mührü ile mühürlendikten sonra, nüshaları yazı işleri müdürü tarafından taraflardan her birine makbuz karşılığında verilir ve bir nüshası da gecikmeksizin diğer tarafa tebliğ edilir." Gerekçeli kararın, davacı vekili Av. ......'e, kim tarafından tebliğ edildiği açıklanmadan, kalemde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. HMK'nın 301/1. maddesi uyarınca hükmün yazı işleri müdürü tarafından taraflardan her birine makbuz karşılığında verilmesi gerektiğinden ve 03.04.2012 tarihinde yürürlüğe giren ve tebliğ tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin, "Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesi" başlıklı 6/3-b maddesi gereğince talep halinde gerekçeli kararın tebliğini sağlamak yazı işleri müdürünün görevleri arasında olduğundan, tebligatın usulüne uygun olduğu söylenemez. 06.08.2015 tarihinde yürürlüğe giren, Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 169/3-b maddesi de aynı hükmü içermektedir. Bu bilgiler ışığında, gerekçeli kararın davacı vekiline Yazı İşleri Müdürü tarafından HMK'nın 301/1. ve 06.08.2015 tarihinde yürürlüğe giren, Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 169/3-b maddelerine ya da kalem dışında 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun tebliği ile temyiz süresinin beklenmesi ve temyiz edilmesi halinde temyiz dilekçesinin dosya içerisine konulması, 2- 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi, “Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır." hükmünü; tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmeliğin 26. maddesi, "Belirli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenlere, o yerde de tebligat yapılabilir. Muhatabın işyerinde bulunmaması halinde tebliğ, aynı yerde sürekli olarak çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Muhatap, meslek veya sanatını konutunda icra ediyorsa, kendisi bulunmadığı takdirde memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Bunlardan hiç birinin bulunmaması durumunda tebliğ, aynı konutta sürekli olarak oturan kişilere veya hizmetçilerden birine yapılır." hükmünü içermektedir. Bu madde hükümlerinde muhatabın bulunmama nedeninin araştırılması ve tebliğ belgesinde gösterilmesi gerektiğine yönelik bir düzenleme getirilmemiş ise de, önce muhatabın aranması, muhatabın tevziat saatinde o yerde bulunmadığının ancak aynı gün tevziat saatinden sonra döneceğinin tespiti halinde daimi memur veya müstahdemlerden birine, işyeri ev ise memur ya da müstahdemlerden birine, bunlar da yok ise aynı konutta oturan kişilere ya da hizmetçilerden birine tebligat yapılması gerekir. Tebligat Kanunu'nun 20. maddesinde ise, tevziat saatinde o yerde bulunmayıp, aynı gün tevziat saatinden sonra dönmeyeceği belirlenen muhataplar için "13, 14, 16, 17 ve 18. maddelerinde yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir. Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar. Kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı şerh ve imza eder. Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligat, 21. maddeye göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacak tebligatlarda tebliğ, tebliğ evrakının 13, 14, 16, 17 ve 18. maddelerinde yazılı kişilere verildiği tarihte veya ihbarname kapıya yapıştırılmışsa bu tarihten itibaren 15 gün sonra yapılmış sayılır. "hükmüne; Yönetmeliğin 29. maddesinde," 11, 21, 22, 23, 25, 26 ve 27. maddelerde yazılı kişiler, tebliğ yapılacak olanın geçici olarak başka yere gittiğini belirtirlerse, tebliğ memuru, muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını, beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatını tebliğ tutanağına yazar. Tebliğ tutanağını beyanda bulunana imzalattırır ve tebliğ edilecek evrakı beyanda bulunana verir. Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar. Bu kişilerin beyanlarını imzadan kaçınmaları veya tebliğ evrakını kabul etmemeleri durumunda, tebliğ memuru bu hususu tutanağa yazar, imzalar ve tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti üyesinden birine ya da kolluk amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve teslim ettiği kişinin adresini içeren ihbarnameyi gösterilen adresin kapısına yapıştırır." hükmüne yer verilmiştir. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi davacı vekili adına tebliğ edilmiş olup, tebliğ belgesinde, muhatabın tevziat saatinde işyerinde bulunmadığına ve aynı gün döneceğine ilişkin bir tespite yer verilmeksizin daimi çalışan ..... imzasına tebligat yapıldığı anlaşılmıştır. Tebligat Kanunu'nun tevziat saatinde o yerde bulunmayıp, aynı gün tevziat saatinden sonra dönmeyeceği belirlenen muhataplar için düzenleme içeren 20. ve Yönetmeliğin 29. maddesinde aranan, anılan belirlemeye ilişkin bir açıklama da tebliğ belgesinde bulunmamaktadır. Bu tebligat, Tebligat Kanunu'nun 17 ve 20; tebliğ tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğin 26 ve 29. madde hükümlerine uygun yapılmış değildir. Bu nedenle, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilip, temyize cevap süresinin beklenmesi ve temyize cevap verilmesi halinde bu dilekçenin eklenmesi, İçin dosyanın mahkemesine geri çevrilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, .... tarihinde oybirliğiyle karar verildi
23. Hukuk Dairesi, 2015/3654 E., 2015/8446 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
1-6100 sayılı HMK'nın 301/1. maddesine göre "Hüküm yazılıp imza edildikten ve mahkeme mührü ile mühürlendikten sonra, nüshaları yazı işleri müdürü tarafından taraflardan her birine makbuz karşılığında verilir ve bir nüshası da gecikmeksizin diğer tarafa tebliğ edilir."
23. Hukuk Dairesi         2015/3654 E.  ,  2015/8446 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi -KARAR- 1-6100 sayılı HMK'nın 301/1. maddesine göre "Hüküm yazılıp imza edildikten ve mahkeme mührü ile mühürlendikten sonra, nüshaları yazı işleri müdürü tarafından taraflardan her birine makbuz karşılığında verilir ve bir nüshası da gecikmeksizin diğer tarafa tebliğ edilir." Gerekçeli karar, davacı vekili Av. ... 2. Tekgül'e karar üzerine şerh verilmek suretiyle tebliğ edilmişse de, HMK'nın 301/1. maddesi uyarınca hükmün yazı işleri müdürü tarafından taraflardan herbirine makbuz karşılığında verilmesi gerektiğinden ve 03.04.2012 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin "Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesi" başlıklı 6/3-b maddesi gereğince talep halinde gerekçeli kararın tebliğini sağlamak yazı işleri müdürünün görevleri arasında olduğundan tebligatın usulüne uygun olduğu söylenemez. 06.08.2015 tarihinde yürürlüğe gire Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 169/3-b maddesi hükmü de, aynı düzenlemeyi içermektedir. Bu bilgiler ışığında, gerekçeli kararın davacı vekiline Yazı İşleri Müdürü tarafından HMK'nın 301/1. ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 169/3-b maddelerine ya da kalem dışında 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun tebliği ile temyiz süresinin beklenmesi ve temyiz edilmesi halinde temyiz dilekçesinin dosya içerisine konulması, 2-7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi, “Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır." hükmünü; tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 26. maddesi "Belirli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenlere, o yerde de tebligat yapılabilir. Muhatabın işyerinde bulunmaması halinde tebliğ, aynı yerde sürekli olarak çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Muhatap, meslek veya sanatını konutunda icra ediyorsa, kendisi bulunmadığı takdirde memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Bunlardan hiç birinin bulunmaması durumunda tebliğ, aynı konutta sürekli olarak oturan kişilere veya hizmetçilerden birine yapılır." hükmünü içermektedir. Bu madde hükümlerinde muhatabın bulunmama nedeninin araştırılması ve tebliğ belgesinde gösterilmesi gerektiğine yönelik bir düzenleme getirilmemiş ise de, önce muhatabın aranması, muhatabın tevziat saatinde o yerde bulunmadığının ancak aynı gün tevziat saatinden sonra döneceğinin tespiti halinde daimi memur veya müstahdemlerden birine, işyeri ev ise memur ya da müstahdemlerden birine, bunlar da yok ise aynı konutta oturan kişilere ya da hizmetçilerden birine tebligatın yapılması gerekmektedir. Tebligat Kanunu'nun 20. maddesinde ise, tevziat saatinde o yerde bulunmayıp, aynı gün tevziat saatinden sonra dönmeyeceği belirlenen muhataplar için "13, 14, 16, 17 ve 18. maddelerinde yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir. Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar. Kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı şerh ve imza eder. Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligat, 21. maddeye göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacak tebligatlarda tebliğ, tebliğ evrakının 13, 14, 16, 17 ve 18. maddelerinde yazılı kişilere verildiği tarihte veya ihbarname kapıya yapıştırılırsa bu tarihten itibaren 15 gün sonra yapılmış sayılır. "hükmüne; Yönetmeliğin 29. maddesinde, "21, 22, 23, 25, 26 ve 27. maddelerde yazılı kişiler, tebliğ yapılacak olanın geçici olarak başka yere gittiğini belirtirlerse, tebliğ memuru, muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını, beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatını tebliğ tutanağına yazar. Tebliğ tutanağını beyanda bulunana imzalattırır ve tebliğ edilecek evrakı beyanda bulunana verir. Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar. Bu kişilerin beyanlarını imzadan kaçınmaları veya tebliğ evrakını kabul etmemeleri durumunda, tebliğ memuru bu hususu tutanağa yazar, imzalar ve tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti üyesinden birine ya da kolluk amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve teslim ettiği kişinin adresini içeren ihbarnameyi gösterilen adresin kapısına yapıştırır." hükmüne yer verilmiştir. Davalının temyiz dilekçesinin davacı vekili adına tebliğe çıkartıldığı, aynı adreste birlikte çalışan işçisi imzasına tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Tebligatta muhatap avukatın tevziat saatinde işyerinde bulunup bulunmadığı ve aynı gün döneceğine ilişkin bir tespite yer verilmediği görülmüştür. Tebligat Kanunu'nun tevziat saatinde o yerde bulunmayıp, aynı gün tevziat saatinden sonra dönmeyeceği belirlenen muhataplar için düzenleme içeren 20. ve Yönetmeliğin 29. maddesinde aranan, anılan belirlemeye ilişkin bir açıklama da tebliğ belgesinde bulunmamaktadır. Bu tebligatlar, Tebligat Kanunu'nun 17 ve 20; tebliğ tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğin 26 ve 29. madde hükümlerine uygun yapılmış değildir. Davalının temyiz dilekçesinin davacı vekiline, Tebligat Kanunu ve Yönetmelik hükümlerine uygun olarak tebliği ile temyiz ve cevap süresinin beklenmesi, hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dosya içerisine konulması, İçin dosyanın yerel mahkemesine geri çevrilmesi gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 24.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2013/6336 E., 2013/7196 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
6100 sayılı HMK'nın 301/1. maddesine göre "Hüküm yazılıp imza edildikten ve mahkeme mührü ile mühürlendikten sonra, nüshaları yazı işleri müdürü tarafından taraflardan her birine makbuz karşılığında verilir ve bir nüshası da gecikmeksizin diğer tarafa tebliğ edilir."
23. Hukuk Dairesi         2013/6336 E.  ,  2013/7196 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki kayıt kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı süresinde açılmayan davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin müflis şirketten alacaklı olduğunu, icra dosyasından kaynaklanan alacağın iflas masasına kaydedilmesi amacıyla ... 1. İflas Müdürlüğü'nün 2011/5 Esas dosyasına yapılan başvuruda alacaklı olunan toplam üç adet icra dosyasından kaynaklanan alacağın 88.606,03 TL'lik kısmın reddedilmesi nedeniyle davanın açılmasının zorunlu olduğunu, İflas Müdürlüğü'nce red gerekçesi olarak takiplerin kesinleştiğinin belli olmamasının gösterildiğini, oysa masaya kaydı istenen takiplerin tamamının kesinleştiğini, bu durum nedeniyle icra müdürlüğünden takiplerin kesinleştiğini gösteren yazı asılları alınıp yeniden icra müdürlüğüne gönderildiğini ancak, bu kez de isteğin reddedilip kayıt kabul davası açılması hususunda 15 günlük süre verildiğini, belirtilen süre içerisinde dava açıldığını, müvekkilinin alacaklı olduğu takiplerin tümünün kesinleştiğini, iflas müdürlüğünün kısmi red kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, İİK'nın 235. madde uyarınca kayıt kabul davasının masanın ret kararının tebliğinden itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içinde açılmasının zorunlu olduğu, red kararının 29.03.2012 tarihinde tebliğ edildiği ve davacı tarafça davanın 03.05.2012 tarihinde açıldığı, ayrıca red kararının ilan tarihinin de 19.03.2012 olduğu, bu nedenle davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle yasal süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 301/1. maddesine göre "Hüküm yazılıp imza edildikten ve mahkeme mührü ile mühürlendikten sonra, nüshaları yazı işleri müdürü tarafından taraflardan her birine makbuz karşılığında verilir ve bir nüshası da gecikmeksizin diğer tarafa tebliğ edilir." Gerekçeli karar, davacı vekillerinden Av. ...'a karar üzerine şerh verilmek suretiyle 20.06.2013 tarihinde tebliğ edilmiş olup, tebliğ işleminin Posta İdaresi yolu ile değil, Mahkeme kalemince yapılmasının tercih edildiği anlaşılmaktadır. HMK'nın 301/1. maddesi uyarınca hükmün yazı işleri müdürü tarafından taraflardan herbirine makbuz karşılığında verilmesi gerektiğinden ve 03.04.2012 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin "Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesi" başlıklı 6/3-b maddesi gereğince talep halinde gerekçeli kararın tebliğini sağlamak yazı işleri müdürünün görevleri arasında olduğundan, tebliğ işleminde tebellüğ edenin talebi, tebliğ edenin adı ve soyadı ile imzasının bulunması zorunludur. Davacı vekiline gerekçeli kararın anılan şekilde tebliği ile temyiz süresi işlemeye başlamayacağının kabulü gerektiğinden, temyiz dilekçesi İİK'nın 164. maddesindeki 10 günlük süreden sonra verilmiş olsa da, temyiz istemi süresinde kabul edilerek, temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir. Dava, kayıt kabul istemine ilişkindir. Somut olayda, davacı tarafından müflis davalı şirketin iflas masasına 485.603,93 TL alacağın kaydının istendiği, talebin 28.02.2012 tarih ve 39 sayılı kararla 396.997,90 TL'lik kısmının kabul edilip, bakiye 88.606,03 TL'nin reddine karar verildiği, davacının başvuru sırasında İİK'nın 223. maddesi gereği tebliğ giderini yatırdığı, sıra cetveli ilanı ve kısmen kabul kısmen ret kararının davacı vekiline 21.03.2012 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın ise ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile harcı yatırılmak suretiyle 11.04.2012 tarihinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar ... 1. İflas Müdürlüğü'nce verilen yazı cevabında kısmen red kararının tebliğ tarihi 29.03.2012 olarak bildirilmiş ise de tebligat parçasında tebliğ tarihinin 21.03.2012 olduğu açıkça gözükmekte olup, Dairemizce yapılan PTT sorgulamasında bu tarih doğrulanmıştır. Öte yandan, davacı tarafın bu tebligatın usulsüzlüğüne yönelik itirazı olmadığı gibi, 30.03.2012 tarihli İflas Müdürlüğü'ne yaptığı başvurudan da red kararını tebellüğ ettiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından kayıt taleplerinin kısmen reddi üzerine yeniden iflas idaresine başvurdukları ve iflas müdürlüğünce 04.04.2012 tarihli yazı ile bu talepleri reddedilerek 15 günlük süre verildiği iddia edilmiş ise de ... 1. İflas Müdürlüğü'nün 04.04.2012 tarihli yazısı red kararı niteliğinde olmayıp, ilk karara atıfla 15 gün içerisinde kayıt kabul davası açılması gerektiği hususunu bildiren bir yazıdır. Bu durumda, ret kararı 21.03.2012 tarihinde tebliğ edilmiş olup, İİK'nın 235/1. madde hükmü uyarınca bu tarihten başlayan 15 günlük süre geçirilerek 11.04.2012 tarihinde davanın açıldığı gerekçesiyle, reddine karar verilmesi gerekirken, tebliğ ve dava tarihi yanlış belirlenerek ve davacının ikinci başvurusu tartışılmadan karar verilmesi doğru olmamış ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK'nın 438/son maddesi gereğince değişik gerekçe ile onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle doğru olan kararın değişik gerekçeyle ONANMASINA, alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2012/6784 E., 2013/1646 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
6100 sayılı HMK'nın 301/.... maddesine göre "Hüküm yazılıp imza edildikten ve mahkeme mührü ile mühürlendikten sonra, nüshaları yazı işleri müdürü tarafından taraflardan her birine makbuz karşılığında verilir ve bir nüshası da gecikmeksizin diğer tarafa tebliğ edilir."
23. Hukuk Dairesi         2012/6784 E.  ,  2013/1646 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR 6100 sayılı HMK'nın 301/.... maddesine göre "Hüküm yazılıp imza edildikten ve mahkeme mührü ile mühürlendikten sonra, nüshaları yazı işleri müdürü tarafından taraflardan her birine makbuz karşılığında verilir ve bir nüshası da gecikmeksizin diğer tarafa tebliğ edilir." Gerekçeli karar, davalılar ..., ... ve ... Kardeşler İnş. Plastik Nakliye Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Av. ...'a karar üzerine şerh verilmek suretiyle tebliğ edilmişse de, HMK'nın 301/.... maddesi uyarınca hükmün yazı işleri müdürü tarafından taraflardan herbirine makbuz karşılığında verilmesi gerektiğinden ve 03.04.2012 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin "Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesi" başlıklı .../...-b maddesi gereğince talep halinde gerekçeli kararın tebliğini sağlamak yazı işleri müdürünün görevleri arasında olduğundan tebligatın usulüne uygun olduğu söylenemez. Bu bilgiler ışığında, gerekçeli kararın davalılar ..., ... ve ... Kardeşler İnş. Plastik Nakliye Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. vekiline Yazı İşleri Müdürü tarafından HMK'nın 301/.... ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin .../...-b maddelerine ya da kalem dışında 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun tebliği ile temyiz süresinin beklenmesi ve temyiz edilmesi halinde temyiz dilekçesinin davacı vekiline tebliğ edilerek, temyize cevap süresi beklendikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine geri çevrilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Usul Hukuku

HMK'ya göre "İlam" nedir?

A) Dava dilekçesidir.
B) Bilirkişi raporudur.
C) Taraflardan her birine verilen hüküm nüshasıdır.
D) Duruşma tutanağıdır.
E) İcra emridir.