6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 304

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 304. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 304- (1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir. Hükmün tavzihi

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

283 karar eşleşti
8. Hukuk Dairesi, 2022/5408 E., 2022/7188 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece re’sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir (HMK 304/1 md.).
8. Hukuk Dairesi         2022/5408 E.  ,  2022/7188 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece verilen hükmün, davalılar Orman İdaresi ve Hazine vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan kabulüne karar verilmiş olup, bu kez Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.05.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden Bursa Orman İşletme Müdürlüğü vekili Av. ..., ... vekili Av. ...ile karşı taraftan Hazine vekili Av. ... ...'nun katılımlarıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ..., Bursa ili Mudanya ilçesi Aydınpınar Köyü 111 ada 33 parsel sayılı taşınmazın adına kayıtlı olduğunu ancak kendisine ait iskan tapusunun kapsamında kalan bir kısım taşınmazın aynı yerde bulunan 34 ve 42 parsel sayılı taşınmazların içerisinde kaldığını belirterek, taşınmazların bu kısımlarının tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, 111 ada 34 parselde C harfi ile gösterilen 1.294,10 m2 taşınmaz bölümünün, 111 ada 42 parselde A harfi ile gösterilen 2.340,50 m2 taşınmaz bölümünün ve 111 ada 33 parselde B harfi ile gösterilen 154,67 m2 taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ile A + B + C harfi ile gösterilen taşınmazların 111 adanın son parsel numarası verilmek suretiyle 3.789,27 m2 yüzölçümü ve zeytinlik vasfı ile davacı adına tesciline, 111 ada 42 parselde A harfi ile gösterilen 2.340,50 m2 taşınmaz kısmının ve 111 ada 33 parselde B harfi ile gösterilen 154,67m2 taşınmaz kısımların iptalleri neticesinde iptal edilen taşınmaz bölümlerinden sonra geriye kalan 111 ada 42 parselin 12.433,15 m2 yüzölçümü ile aynı vasıf ve malik adına, 111 ada 33 parselin 5.359,22 m2 yüzölçümü ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, 111 ada 34 parselde C harfi ile gösterilen 1.294,10 m2 taşınmaz bölümünün iptali neticesinde ekli ölçü krokisinde D harfi ile gösterilen taşınmazın 111 adanın son parsel numarası verilerek 733,13 m2 yüzölçümü ve zeytinlik vasfı ile Hazine adına, ekli ölçü krokisinde E harfi ile gösterilen taşınmazın 111 adanın son parsel numarası verilerek 602,59 m2 yüzölçümü ve zeytinlik vasfı ile Hazine adına tescillerine karar verilmiş, hükme karşı davalı ... İdaresi ve Hazine vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile Mudanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.03.2019 tarihli ve 2016/314 Esas, 2019/125 Karar sayılı kararının HMK'nin 353/(1)-b/2 maddesi gereğince kaldırılarmasına, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ve davalı ... İdaresi vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 24.05.2022 tarih ve 2021/10870 Esas, 2022/4917 sayılı kararıyla onanmıştır. Bilahare, davalı ... idaresi vekili, duruşmalı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucu lehine vekalet ücreti takdir edilmediğini ileri sürerek Yargıtay kararındaki maddi hatanın düzeltilmesi talebinde bulunmuştur. Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece re’sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir (HMK 304/1 md.). HMK'nin 304/1 madde hükmü, 1086 sayılı Kanun'un 459. maddesinin "İki tarafın isim ve sıfat ve neticei iddialarına mütaallik hatalar ve esas hükümdeki hesap hataları kendilerinin istimaından sonra mahkeme tarafından tashih olunur" şeklindeki birinci cümlesindeki düzenlemeye karşılık gelmekte olup, bu düzenlemeyle, karardaki açık hataların mahkemece re’sen veya taraflardan birinin talebi üzerine tashih edilebileceği esası getirilmiştir. HMK'nin 304. maddesine göre düzeltilebilecek "yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar", olayın gelişinden ve dosyanın incelenmesinden bir maddî hata olduğu kolayca anlaşılabilen ad veya soyaddaki harf hataları, rakamlardaki eksik yazımlar vs. hatalardır. Başka bir değişle, hükümlerin tashihi yoluna, tarafların kimlik bilgilerindeki hatalarla, yazı, hesap ve diğer açık ifade hatalarının mevcudiyeti hâlinde başvurulabilir. Tashihin nasıl yapılacağı ise HMK'nin 304/2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir. Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların (maddî hataların) düzeltilmesi, hükmün icrasına (yerine getirilmesine) kadar istenebilir. HMK'nin 304. maddesinde söz konusu olan düzeltme (tashih), hüküm verildikten sonraki dönemde, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların (maddî hataların) düzeltilmesidir. Hükümden önceki dönemde maddî hataların düzeltilmesi, HMK'nin 183. maddesi hükmü uyarınca yapılır. Buna göre, hükümden önceki dönemde, tarafların veya mahkemenin dava dosyasında bulunan belgelerdeki açık yazı ve hesap hataları, karar verilinceye kadar düzeltilebilir. Taraflardan birinin yazı veya hesap hatasını düzeltmesi sonucu yargılama uzamışsa, yargılama giderlerinin belirlenmesinde bu durum da dikkate alınır. Kanun yolu incelemesinde, esas yönünden kanuna uygun görülen hüküm, tarafların kimliklerine ait yanlışlıklarla, yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıklarından dolayı bozulamaz; hüküm, bu maddî hatalar düzeltilmek suretiyle onanır (m. HMK 370/3; HUMK m. 438/8). Kural olarak, her mahkemenin kendi kararındaki maddî hataları düzeltmesi gerekir ise de, Yargıtayın temyiz incelemesi sonucunda karardaki maddî hataları düzelterek onama yetkisi de, "hükümlerin tashihi" kurumunun somut planda bir uygulanma şeklini oluşturmaktadır. Somut olayda; Dairemizin 24.05.2022 tarih ve 2021/10870 Esas, 2022/4917 Karar sayılı ilamında, Yargıtay duruşmasına ilişkin olarak, duruşmaya katılan davalı Hazine lehine vekalet ücretine hükmedildiği halde, maddi hata sonucu, Yargıtay duruşmasına katılan davalı ... İdaresi yararına vekalet ücreti takdir edilmediği anlaşılmakta olup, karardaki maddi hataların düzeltilmesi hukuken mümkün bulunduğundan, Dairemizin sözkonusu kararındaki maddi hatanın düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Dairemizin 24.05.2022 tarih ve 2021/10870 Esas, 2022/4917 Karar sayılı ilamında yer alan "Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazineye” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve davalı ... İdaresine” ibaresinin eklenmesi suretiyle MADDİ HATANIN DÜZELTİLMESİNE, peşin harcın istek halinde talep ede davalı ... İdaresine iadesine, 20.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

8. Hukuk Dairesi, 2022/1607 E., 2022/4409 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKadastro Mahkemesi
tam metni aç
Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece re’sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir (HMK'nin 304/1 md.).
8. Hukuk Dairesi         2022/1607 E.  ,  2022/4409 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.11.2020 tarihli ve 2020/8650 Esas, 2020/5000 Karar sayılı ilamıyla kararın kısmen onanmasına kısmen de bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece Yargıtay ilamındaki ada numaralarının yanlış yazıldığı ileri sürülerek maddi hatanın düzeltilmesi isteğinde bulunulmuştur. Dairece maddi hata talebi incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.11.2020 tarihli ve 2020/8650 Esas, 2020/5000 Karar sayılı ilamı ile kararın kısmen onanmasına kısmen de bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, Yargıtay ilamındaki ada numaralarının yanlış yazıldığı ileri sürülerek maddi hatanın düzeltilmesi isteğinde bulunulmuştur. Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece re’sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir (HMK'nin 304/1 md.). HMK'nin 304/1 madde hükmü, 1086 sayılı Kanun'un 459. maddesinin "İki tarafın isim ve sıfat ve neticei iddialarına mütaallik hatalar ve esas hükümdeki hesap hataları kendilerinin istimaından sonra Mahkeme tarafından tashih olunur" şeklindeki birinci cümlesindeki düzenlemeye karşılık gelmekte olup, bu düzenlemeyle, karardaki açık hataların mahkemece re’sen veya taraflardan birinin talebi üzerine tashih edilebileceği esası getirilmiştir. HMK'nin 304. maddesine göre düzeltilebilecek "yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar", olayın gelişinden ve dosyanın incelenmesinden bir maddî hata olduğu kolayca anlaşılabilen ad veya soyaddaki harf hataları, rakamlardaki eksik yazımlar vs hatalardır. Başka bir değişle, hükümlerin tashihi yoluna, tarafların kimlik bilgilerindeki hatalarla, yazı, hesap ve diğer açık ifade hatalarının mevcudiyeti hâlinde başvurulabilir. Tashihin nasıl yapılacağı ise HMK'nin 304/2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir. Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların (maddî hataların) düzeltilmesi, hükmün icrasına (yerine getirilmesine) kadar istenebilir. HMK'nin 304. maddesinde söz konusu olan düzeltme (tashih), hüküm verildikten sonraki dönemde, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların (maddî hataların) düzeltilmesidir. Hükümden önceki dönemde maddî hataların düzeltilmesi, HMK'nin 183. maddesi hükmü uyarınca yapılır. Buna göre, hükümden önceki dönemde, tarafların veya mahkemenin dava dosyasında bulunan belgelerdeki açık yazı ve hesap hataları, karar verilinceye kadar düzeltilebilir. Taraflardan birinin yazı veya hesap hatasını düzeltmesi sonucu yargılama uzamışsa, yargılama giderlerinin belirlenmesinde bu durum da dikkate alınır. Kanun yolu incelemesinde, esas yönünden kanuna uygun görülen hüküm, tarafların kimliklerine ait yanlışlıklarla, yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıklarından dolayı bozulamaz; hüküm, bu maddî hatalar düzeltilmek suretiyle onanır (m. HMK 370/3; HUMK m. 438/8). Kural olarak, her mahkemenin kendi kararındaki maddî hataları düzeltmesi gerekir ise de, Yargıtayın temyiz incelemesi sonucunda karardaki maddî hataları düzelterek onama yetkisi de, "hükümlerin tashihi" kurumunun somut planda bir uygulanma şeklini oluşturmaktadır. Somut olayda, dava konusu taşınmazlar Kemaliye İlçesi ... Köyü 170 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 13 parsel sayılı taşınmazlar olduğu halde Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.11.2020 tarihli ve 2020/8650 Esas, 2020/5000 Karar sayılı ilamında maddi hata sonucu ilama 107 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 13 parsel sayılı taşınmazlar olarak yazılmadığı anlaşılmıştır. Karardaki maddi hataların düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin ilamındaki söz konusu maddi hatanın düzeltilmesi talebinin kabulü ile maddi hatanın düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 02.11.2020 tarihli ve 2020/8650 Esas, 2020/5000 Karar sayılı ilamında yer alan “107 ada” ibarelerinin tamamının “170 ada” olarak değiştirilmesi suretiyle MADDİ HATANIN DÜZELTİLMESİNE, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 11.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Hukuk Genel Kurulu, 2018/437 E., 2021/1566 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
davacıya verilmesine” şeklindeki ibarenin “davacıdan alınıp davalıya verilmesine” şeklinde, 4 maddesinde maddi hata ile yazılan “ davacıdan alınarak davalıya verilmesine” şeklindeki ibarenin “davalıdan alınıp davacıya verilmesine” şeklinde HMK 304. maddesi gereğince DÜZELTİLMESİNE,
Hukuk Genel Kurulu         2018/437 E.  ,  2021/1566 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “menfi tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesince davalı vekilinin tashih talebinin kabulüne dair verilen ek kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının birlikte iş yapma konusunda anlaştıklarını, yapılacak iş konusunda davalının sermaye olarak para koyması karşılığında müvekkilinin teminat olarak 600.000USD bedelli bonoyu imzalayarak davalıya verdiğini, ancak taraflar arasında birlikte çalışmanın gerçekleşmediğini, davaya konu bononun bedelsiz kaldığını, davalının elinde bulunan bononun 250.000USD’lik kısmını İstanbul 24. İcra Müdürlüğünün 2014/4719 E. sayılı dosyası ile takibe koyduğunu ileri sürerek; takibin durdurulmasına, icra takibine konu senedin bedelsiz olduğunun tespiti ile müvekkiline iadesine, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacının uzun yıllardır birbirlerini tanıdıklarını, davacının müvekkilinden kısa süreliğine 600.000USD borç istediğini, buna karşılık olarak da takip konusu bononun alındığını belirterek davanın reddini savunmuş ve davacı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı ve Ek karar: 6. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.05.2015 tarihli ve 2014/545 E., 2015/376 K. sayılı kararı ile; davacının nakden ihdas kaydının aksini yazılı delil ile ispat edemediği, yemin deliline de dayanılmadığı, bu nedenle dava konusu bononun takibe konu kısmından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; davalının talebi üzerine de vekâlet ücreti hususunda taraflar duruşmaya davet edilmek suretiyle ve gerekçeli karara şerh edilerek 09.03.2016 tarihinde ek karar ile hükümde “…Talebin kabulü ile mahkememizin 14/05/2015 gün ve 2014/545 E-2015/376 K sayılı kararının hüküm kısmının 3. maddesinde maddi hata ile yazılan “ davalıdan alınarak davacıya verilmesine” şeklindeki ibarenin “davacıdan alınıp davalıya verilmesine” şeklinde, 4 maddesinde maddi hata ile yazılan “ davacıdan alınarak davalıya verilmesine” şeklindeki ibarenin “davalıdan alınıp davacıya verilmesine” şeklinde HMK 304. maddesi gereğince DÜZELTİLMESİNE, Dair, tarafların yüzünde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/03/2016.” şeklinde düzeltilmiştir. Özel Daire Bozma Kararı: 7. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 8. Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince 20.02.2017 tarihli ve 2016/6298 E., 2017/1283 K. sayılı kararı ile; “…Mahkemece kısmen kabul ile sonuçlanan 06.05.2015 tarihli kararda hüküm fıkrasının 3 ve 4 nolu bentlerinde karar altına alınmış olan vekalet ücretlerinde davacı ve davalı tabirlerinin sehven yer değiştirdiği iddiasıyla davalı tarafından tavzih talebinde bulunulmuştur. Mahkeme duruşma açmak suretiyle tarafları dinleyerek hükmün tavzih yoluyla düzeltilmesine karar vermiş ise de tavzih yoluyla ancak hükmün infazında tereddüt oluşturacak hataların giderilmesinin söz konusu olabileceği, önceki hükmü değiştirecek şekilde tarafların sorumluluklarını artıran yada eksilten yeni hüküm kurulamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde tavzihle sonucun değiştirilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir,…” gerekçesiyle karar bozulmuştur. Direnme Kararı: 9. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.10.2017 tarihli ve 2017/726 E., 2017/1056 K. sayılı kararı ile; 09.03.2016 tarihli ek kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 305. maddede ön görülen "hükmün tavzihi" değil, HMK’nın 304. maddede yer alan "Hükmün tashihi" niteliğinde bulunduğu, düzeltilen hususlar yönünden "açık yazı" hatasının varlığının kabulü gerekeceği ve HMK’nın 305/2. madde sınırlamasına tabi olmayacağı, maddedeki "açık yazı hatasının" sadece "harf" hatası olarak dar yorumlanmasının haklar dengesi ve kanun koyucunun bu maddeyi düzenleme amacıyla bağdaşmayacağı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. Ek Karara İlişkin Direnme Kararının Temyizi: 10. Direnme kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. II. UYUŞMAZLIK 11. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; mahkemenin 09.03.2016 tarihli ek kararının maddi hatanın düzeltilmesi niteliğinde mi, yoksa tavzih niteliğinde mi olduğu, buradan varılacak sonuca göre mahkemece maddi hata olarak nitelendirilen düzeltmenin isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. III. GEREKÇE 12. Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili kavram ve yasal düzenlemelerin açıklanmasında yarar vardır. 13. Öncelikle HMK’nın 183. maddesine göre; tarafların veya mahkemenin dava dosyasında bulunan belgelerdeki açık yazı ve hesap hataları, karar verilinceye kadar düzeltilebilir. Taraflardan birinin yazı ve hesap hatasını düzeltmesi sonucunda yargılama uzamışsa yargılama giderlerinin belirlenmesinde bu durum da dikkate alınır. 14. Bu madde, tarafların dilekçeleri veya dava dosyasında bulunan belgelerdeki açık yazı ve hesap hatalarıyla ilgili olup hüküm veya karar başlığındaki açık hatalar bu hükme göre değil, HMK 304. maddedeki hükme göre düzeltilecektir. 15. Hükmün tavzihi HMK’nın 305. maddesinde; “(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez” şeklinde düzenlemiştir. 16. Hâkim karar verdikten sonra kanun yollarına başvurulup bozulmadığı sürece kendiliğinden kararını değiştiremez. Bu kural, ilk derece mahkemeleri kadar üst derece mahkemeleri için de geçerlidir. Ancak bazı hâllerde hüküm açık olmayabilir, hükmün uygulanması aşamasında tereddütler ortaya çıkabilir ya da birbirine aykırı fıkralar içerebilir. İşte Kanun, açık olmayan, uygulama aşamasında tereddüt yaratan ya da çelişkili olan hükmün açıklanması, tereddüt ve çelişkilerin giderilmesi için "hükümlerin tavzihi" müessesini düzenlemiştir. 17. Kesin hüküm ilkesi, mahkemenin verdiği karara geri dönüp değiştirmesine engeldir. Fakat, bir hükmün anlamının açık olmaması ya da çelişkili hüküm sonuçları içermesi nedeniyle hükmün gerçek anlamının saptanmasında güçlük çekildiği takdirde, tarafların hükmü veren mahkemeye başvurarak hükmün açıklığa kavuşturulmasını isteyebilecekleri genellikle kabul edilmektedir. Böylece, mahkeme verdiği hükmün gerçek anlamını ortaya koymaktan başka bir şey yapmayacağından, bundan kesin hükmün zarar görmesi söz konusu olmayacaktır. Genel ilkelerden çıkarılması mümkün olan bu tavzih olanağını HMK açık bir biçimde düzenlemiştir. HMK m. 305/1'e göre, hüküm yeterince açık değilse ya da icrasında kuşku uyandırıyor veya birbirine aykırı hüküm sonuçları içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını ya da duraksama veya aykırılığın giderilmesini isteyebilir (Postacıoğlu, İlhan E./Altay, Sümer: Medenî Usûl Hukuku Dersleri, İstanbul 2020, s.784). 18. Hükmün tavzihi kararı veren mahkemeden talep edilir; bu kapsamda hüküm ilk derece mahkemesince verilmiş ise ilk derece mahkemesinden; bölge adliye mahkemesi ya da Yargıtay tarafından verilmiş ise bu mahkemelerden hükmün tavzihi (açıklanması) talep edilir. 19. Tavzih bir kanun yolu değildir. Zira tavzih hükmün kesinleşmesini önlemediği gibi, tavzih talebi bir üst mahkeme tarafından değil bizzat hükmü veren mahkemece incelenir. Öte yandan belirtmek gerekir ki, tavzih talebinde bulunmak için belli bir süre öngörülmemiştir. HMK’nın 305. maddesinin birinci fıkrasında belirtildiği üzere “hükmün icrası tamamlanıncaya kadar” hükmün tavzihini istemek mümkündür. 20. Tavzih kural olarak sadece hüküm fıkrası hakkında olur; hükmün gerekçesinin açıklanması için, tavzih yoluna başvurulamaz. Ancak hüküm fıkrası ile gerekçe arasında bir çelişme (tenakuz) varsa, bu çelişkinin giderilmesi için tavzih yoluna başvurulabilir (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, C. III, s. 5275). 21. Tavzih talebi haklı ise, mahkeme hükmündeki bu kapalılık, açık olmayan hâl, tereddüt ya da çelişkiyi ortadan kaldırır. Ancak, tavzihle hükümde belirtilen haklar ve borçlar sınırlandırılamayacağı gibi genişletilemez ve değiştirilemez (m. 305/2). Bu çerçevede hükmün tavzihine karar veren mahkeme, daha önce unuttuğu bir hususu hükme ekleyemez ya da hükmünü düzeltemez. Zira tavzihin amacı, hükümdeki hatanın düzeltilmesi ya da eksik kalan, unutulan talepler hakkında karar verilmesi değildir (Pekcanıtez Usûl, Medeni Usûl Hukuku, Cilt III, İstanbul 2017, s. 2005). 22. Hemen belirtmek gerekir ki, tavzih kararı nihâi bir karar olduğundan kanun yollarına başvurulması mümkündür. 23. Hükümlerin tashihi ise HMK'nın 304. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddenin birinci fıkrasına göre, "Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir". 24. Bu hüküm ile dikkatsizlik ya da özensizlik sonucu oluşan maddi hataların ya da hesap hatalarının düzeltilmesi amaçlanmıştır. Bu tür yanlışlıklar hükmün özünü, esasını değiştiren, tadil eden türden olmayan maddi hatalardır. Örneğin mahkeme karar başlığında taraflardan birinin soyadının ya da adının veya şirketin unvanın eksik veya yanlış yazılması; basit ve hüküm içeriğinden maddi hata yapıldığı anlaşılan hesap hataları gibi. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2020 tarihli ve 2016/10-1884 E., 2020/919 K. sayılı kararında da değinilmiştir. 25. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece yapılan duruşma sonucunda davalı vekilinin talebi kabul edilerek, 06.05.2015 tarihli ve 2014/545 E., 2015/376 K. sayılı kararın hüküm kısmında yer alan ve taraf vekilleri lehine hüküm altına alınan vekâlet ücretlerinin takdir edildiği 3 ve 4. bentlerinde maddi hata yapıldığı gerekçesiyle 3. bentteki “davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibare, “davacıdan alınıp davalıya verilmesine” şeklinde; 4. bentteki “davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibare de “davalıdan alınıp davacıya verilmesine” şeklinde ek karar ile düzeltilmiştir. 26. Yerel mahkemece yazım hatası bulunduğundan bahisle yukarıda açıklanan şekilde hüküm fıkralarında düzeltme yapılmış ise de düzeltilen bu hususların şerh, yazı ve benzeri hesap hatası olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Çünkü yapılan değişiklik ile vekâlet ücreti bakımından taraflara tanınan hak ve borçlar değiştirilmiş olup, HMK’nın 304. maddesi uyarınca hükmün tashihi olarak kabulü doğru değildir. 27. Öte yandan HMK’nın 305/2. maddesine göre hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların tavzih yoluyla sınırlandırılması, genişletilmesi ve değiştirilmesi mümkün olmadığından hüküm fıkralarının tavzih yoluyla düzeltilmesi de mümkün değildir. 28. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; mahkemece hükümde düzeltilen kısmın maddi hata niteliğinde olduğu, bu nedenle mahkemece verilen direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş yukarıda açıklanan gerekçeyle Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir. 29. Hâl böyle olunca tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki delillere, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. 30. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. IV. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin ek karara ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, Aynı Kanun’un 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.12.2021 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
20. Hukuk Dairesi, 2020/1502 E., 2020/2107 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece re’sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir (HMK'nın 304/1 md.).
20. Hukuk Dairesi         2020/1502 E.  ,  2020/2107 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki sıra cetveline ve alacağın esasına yönelik itiraza ilişkin olarak açılan davada......Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece re’sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir (HMK'nın 304/1 md.). HMK m. 304/1 hükmü, 1086 sayılı Kanunun 459. maddesinin "İki tarafın isim ve sıfat ve neticei iddialarına mütaallik hatalar ve esas hükümdeki hesap hataları kendilerinin istimaından sonra mahkeme tarafından tashih olunur" şeklindeki birinci cümlesindeki düzenlemeye karşılık gelmekte olup, bu düzenlemeyle, karardaki açık hataların mahkemece re’sen veya taraflardan birinin talebi üzerine tashih edilebileceği esası getirilmiştir. HMK'nın 304. maddesine göre düzeltilebilecek "yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar", olayın gelişinden ve dosyanın incelenmesinden bir maddî hata olduğu kolayca anlaşılabilen ad veya soyaddaki harf hataları, rakamlardaki eksik yazımlar vs. hatalardır. Başka bir değişle, hükümlerin tashihi yoluna, tarafların kimlik bilgilerindeki hatalarla, yazı, hesap ve diğer açık ifade hatalarının mevcudiyeti hâlinde başvurulabilir. Tashihin nasıl yapılacağı ise, HMK'nın 304/2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir. Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların (maddî hataların) düzeltilmesi, hükmün icrasına (yerine getirilmesine) kadar istenebilir. HMK'nın 304. maddesinde söz konusu olan düzeltme (tashih), hüküm verildikten sonraki dönemde, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların (maddî hataların) düzeltilmesidir. Hükümden önceki dönemde maddî hataların düzeltilmesi, HMK'nın 183. maddesi hükmü uyarınca yapılır. Buna göre, hükümden önceki dönemde, tarafların veya mahkemenin dava dosyasında bulunan belgelerdeki açık yazı ve hesap hataları, karar verilinceye kadar düzeltilebilir. Taraflardan birinin yazı veya hesap hatasını düzeltmesi sonucu yargılama uzamışsa, yargılama giderlerinin belirlenmesinde bu durum da dikkate alınır. Kanun yolu incelemesinde, esas yönünden kanuna uygun görülen hüküm, tarafların kimliklerine ait yanlışlıklarla, yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıklarından dolayı bozulamaz; hüküm, bu maddî hatalar düzeltilmek suretiyle onanır (m. HMK 370/3; HUMK m. 438/8). Kural olarak, her mahkemenin kendi kararındaki maddî hataları düzeltmesi gerekir ise de, Yargıtay’ın temyiz incelemesi sonucunda karardaki maddî hataları düzelterek onama yetkisi de, "hükümlerin tashihi" kurumunun somut planda bir uygulanma şeklini oluşturmaktadır. Dairemizin 08/10/2019 gün ve 2019/4117-5616 E.K. sayılı kararında “ Somut olayda, asıl dosya davacı....sıl talepte sıra cetveline konu olan paranın Kırkpınar Vergi Dairesine değil, tamamının kendine ayrılması gerektiğini iddia etmiş vergi dairesinin alacağının aslına değil sırasına itiraz etmiştir. Birleşen dosyada ise dava......aslı ile ilgili açılan menfi tespit davası sonucu verilen karar uyarınca paranın tamamının öncelikle kendine ayrılmasını talep ettiğine göre; her iki talebin niteliği itibariyle sıra cetveline şikayet mahiyetinde olduğu anlaşılmakla İİK'nın 142/3. fıkrasına göre; şikayet yalnızca sıraya ise görevli mahkeme icra hukuk mahkemesidir. Ancak dosya kapsamında davacı ......... şirketi vekili tarafından sıra cetvelinin hatalı olduğu ayrıca alacağın esasına yönelik de itirazda bulunulduğunun belirtilmesi karşısında hem esasa hem de sıraya itiraz edilmesi nedeniyle uyuşmazlığın hallinin genel mahkemede çözülmesi gerektiğinden uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir." denildiği anlaşılmaktadır. Dairemizin 11/02/2019 gün ve 2018/6465 - 2019/858 E.K. nolu merci tayini kararında maddi hata yoktur SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; maddi hata talebinin REDDİNE 25/06/2020 günü oy birliği ile karar verildi.
20. Hukuk Dairesi, 2019/6122 E., 2019/7611 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece re’sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir (HMK'nın 304/1 md.).
20. Hukuk Dairesi         2019/6122 E.  ,  2019/7611 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davada ....Mahkemelerince verilen yetkisizlik kararları üzerine ...Mahkemesinin yargı yergi olarak belirlenmesine dair Dairemizin 11/02/2019 gün ve 2018/6465 - 2019/858 E.K. sayılı kararındaki maddî hatanın düzeltilmesi istemiyle dosya yerel mahkemece Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya ve ekleri incelendi; gereği düşünüldü: K A R A R Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece re’sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir (HMK'nın 304/1 md.). HMK m. 304/1 hükmü, 1086 sayılı Kanunun 459. maddesinin "İki tarafın isim ve sıfat ve neticei iddialarına mütaallik hatalar ve esas hükümdeki hesap hataları kendilerinin istimaından sonra mahkeme tarafından tashih olunur" şeklindeki birinci cümlesindeki düzenlemeye karşılık gelmekte olup, bu düzenlemeyle, karardaki açık hataların mahkemece re’sen veya taraflardan birinin talebi üzerine tashih edilebileceği esası getirilmiştir. HMK'nın 304. maddesine göre düzeltilebilecek "yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar", olayın gelişinden ve dosyanın incelenmesinden bir maddî hata olduğu kolayca anlaşılabilen ad veya soyaddaki harf hataları, rakamlardaki eksik yazımlar vs. hatalardır. Başka bir deyişle, hükümlerin tashihi yoluna, tarafların kimlik bilgilerindeki hatalarla, yazı, hesap ve diğer açık ifade hatalarının mevcudiyeti hâlinde başvurulabilir. Tashihin nasıl yapılacağı ise, HMK'nın 304/2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir. Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların (maddî hataların) düzeltilmesi, hükmün icrasına (yerine getirilmesine) kadar istenebilir. HMK'nın 304. maddesinde söz konusu olan düzeltme (tashih), hüküm verildikten sonraki dönemde, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların (maddî hataların) düzeltilmesidir. Hükümden önceki dönemde maddî hataların düzeltilmesi, HMK'nın 183. maddesi hükmü uyarınca yapılır. Buna göre, hükümden önceki dönemde, tarafların veya mahkemenin dava dosyasında bulunan belgelerdeki açık yazı ve hesap hataları, karar verilinceye kadar düzeltilebilir. Taraflardan birinin yazı veya hesap hatasını düzeltmesi sonucu yargılama uzamışsa, yargılama giderlerinin belirlenmesinde bu durum da dikkate alınır. Kanun yolu incelemesinde, esas yönünden kanuna uygun görülen hüküm, tarafların kimliklerine ait yanlışlıklarla, yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıklarından dolayı bozulamaz; hüküm, bu maddî hatalar düzeltilmek suretiyle onanır (m. HMK 370/3; HUMK m. 438/8). Kural olarak, her mahkemenin kendi kararındaki maddî hataları düzeltmesi gerekir ise de, Yargıtay’ın temyiz incelemesi sonucunda karardaki maddî hataları düzelterek onama yetkisi de, "hükümlerin tashihi" kurumunun somut planda bir uygulanma şeklini oluşturmaktadır. Dairemizin 11/02/2019 gün ve 2018/6465 - 2019/858 E.K. sayılı kararında “Dosya kapsamından, borçlu müteveffa mirasçısı tarafından ...21/09/2016 tarih ve 2016/640 E. - 1065 K. sayılı ilamı ile mirasçısı ... tarafından kayıtsız şartsız reddedildiği tespit ve tesciline karar verildiği anlaşılmıştır. En yakın yasal mirasçılar tarafından miras reddedildiği takdirde, ret kararı veren sulh mahkemesinin re'sen tasfiye işlemlerini de değerlendirmesi gerektiğinden uyuşmazlığın ... Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." denildiği anlaşılmaktadır. Dairemizin 11/02/2019 gün ve 2018/6465 - 2019/858 E.K. nolu merci tayini kararında maddi hata yoktur SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; maddi hata talebinin REDDİNE 20/12/2019 günü oy birliği ile karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Usul Hukuku

Hükmün tashihi (düzeltilmesi) kurumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar düzeltilebilir.
B) Mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine yapılabilir.
C) Hüküm tebliğ edilmişse hakim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez.
D) Hükmün tashihi yoluna başvurulabilmesi için belirli bir hak düşürücü süre öngörülmüştür.
E) Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir.

Bu maddeyle ilgili 6 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol