6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 340

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 340. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 340- (1) Adli yardımdan yararlanan kişi için mahkemenin talebi üzerine baro tarafından görevlendirilen avukatın ücreti, yargılama gideri olarak Hazineden ödenir. SEKİZİNCİ KISIM Kanun Yolları BİRİNCİ BÖLÜM İstinaf İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar[44]

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

613 karar eşleşti
1. Hukuk Dairesi, 2024/2776 E., 2024/4654 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
maddeleri ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 114, 115, 334 ila 340. maddeleri.
1. Hukuk Dairesi         2024/2776 E.  ,  2024/4654 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/561 E., 2015/1013 K. HÜKÜM : Ret Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil istekli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Karar, süresinde davacı ... tarafından adli yardım istekli ve davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2016/13862 Esas, 2020/647 Karar sayılı geri çevrime kararı ile davacı ...’nin adli yardım isteğinin kabul edildiği gözetilerek süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı ...’nin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar, adli yardım talepli dava dilekçelerinde; davacı ...’nın mirasbırakanı ...’ın 1981 yılında öldüğünü, geride davacı ... ile davalı ... ve dava dışı ...’ın mirasçı olarak kaldığını, dava dışı mirasçının miras hakkını aldığını ancak davalının kendisine miras hakkını vermediğini, mirasbırakandan gelen 22 parça taşınmazın davalı ... adına tescil edildiğini, 7 parça taşınmazın ise davalı ...’ın arkadaşı olan diğer davalı ... adına ve 3 parça taşınmazın da davalı ...’nin oğlu davalı ... adına tescil edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile ½ payının davalı ..., ½ payının davacı ... adına tesciline karar verilmesini talep etmişler, 17.06.2015 tarihinde davacı ... adına Av ... ... vekaletname sunmuştur. II. CEVAP Davalı ... ve Murat; davacı ...’nın miras hakkını aldığını, bu yöne ilişkin Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/329 Esas sayılı dosyasında karar verildiğini, eldeki davada dava konusu edilen taşınmazların belirtilen davada da dava konusu olduğunu, davacı tarafın ada parsel numaraları değişen taşınmazlar yönünden kötüniyetli olarak dava açtığını, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek reddini istemişler, diğer davalı ... davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacı ...’nin, adli yardım talebinin reddine dair kararına itiraz ettiği, Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.09.2015 tarih, 2015/82 D. İş. Esas, 2015/82 Değ. İş. Karar sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, davacıların süresi içerisinde harç ve yargılama giderlerini yatırmadıkları gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde adli yardım istekli olarak davacı ... ve davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Nedenleri Davacı ... vekili ve davacı ... temyiz dilekçelerinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaları tekrarla ve adli yardım talebinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, farklı Mahkemelerde açılan davalarda adli yardım isteklerinin kabul edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640, 701 ve 702. maddeleri ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 114, 115, 334 ila 340. maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davanın 14.05.2015 tarihinde 10.000 TL dava değeri üzerinden adli yardım istekli olarak ... ve ... tarafından açıldığı, 24.07.2015 tarihli ön inceleme tensip zaptı ile davacıların maddi durumunun iyi olduğu anlaşıldığından adli yardım talebinin reddine karar verildiği ve nispi harç ile maktu peşin harcın mahkeme veznesine yatırılması için bir aylık kesin süre verildiği, yatırılmadığı takdirde müteakip işlere devam edilemeyeceğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ve ayrıca toplam 110,00 TL gider avansının yatırılması için bir aylık kesin süre verildiği, bu süre içerisinde gider avansı yatırılmadığı takdirde davanın dava şartı yokluğundan reddedileceğinin ihtar edildiği, tensip zaptı davacı ... vekiline tebliğ edilmeden önce 30.07.2015 tarihinde davacı ...’nin yeniden adli yardım talebinde bulunduğu, bunun üzerine anılan dilekçe adli yardımın reddi kararına itiraz dilekçesi olarak kabul edilerek, ret kararının incelenmesi için dosyanın Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.09.2015 tarih, 2015/82 D.iş Esas ve 2015/82 Karar sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, davacı ... vekiline 24.07.2015 tarihli adli yardım isteğinin reddine ilişkin tensip zaptının 29.09.2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 05.10.2015 tarihli dilekçesi ile davacıların adli yardım taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, farklı dosyalarda talebin kabul edildiğini belirterek 24.07.2015 tarihli ara karardan dönülmesini talep ettiği ve 10.11.2015 tarihli ön inceleme duruşmasında davanın gider avansı yatırılmadığından usulden reddine karar verildiği, karar tarihinden sonra 05.12.2015 tarihinde davacı ...’nın öldüğü, geride davacı ... ile dava dışı ..., ... ve ...’nin mirasçı olarak kaldığı, kararın 20.04.2016 tarihinde davacı ... tarafından adli yardım istekli temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki; dava, davacı ... adına tescil istekli olarak anılan davacının miras payına dayanılarak açılmış olup davacı ...’nin ölümü ile birlikte vekalet ilişkisi sona erdiğinden davacı ... vekilinin temyiz dilekçesindeki itirazlarının dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Ne var ki, kararı temyiz eden davacı ..., davacı ...’nın mirasçısı olduğundan temyiz itirazlarının davacı ...’nin terekesi adına incelenmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere; Anayasamızda hak arama özgürlüğünün kullanılabilmesi ve adil yargılama hakkının unsurlarından olan taraflar arasında silahların eşitliği ilkesinin hayata geçirilebilmesi için gerekli yargılama giderlerini ödemede sıkıntıya düşecek veya ödeyemeyecek durumda bulunan kişilere, her türlü mali ve hukuki korunma taleplerinde kolaylık sağlanması sosyal hukuk devletinin ilkelerinden olup bu gereğin yerine getirilebilmesi de adli yardım ile mümkündür. Bu nedenle adli yardım müessesesi 1086 sayılı HUMK'un 465 ila 472. maddeleri ile 6100 sayılı HMK'nın 334 ila 340. maddeleri arasında düzenlenmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 336/3.maddesine göre adli yardım talebinin kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay'a yapılacağı, 337/1. maddesi uyarınca da duruşma yapılmaksızın talep hakkında karar verilebileceği; böylece, temyiz aşamasında adli yardım talebi hakkında karar verme yetkisinin Yargıtay'a ait olacağı düzenlenmiştir. Öte yandan, 6100 sayılı HMK′nın 337/2. maddesinde, adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebileceği, mahkemenin, itirazın incelemesi için dosyayı o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise aynı işlere bakmakla görevli en yakın mahkemeye göndereceği, itiraz incelemesi neticesinde verilen kararın kesin olduğu, adli yardım talebi reddedilirse, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanılarak tekrar talepte bulunulabileceği; aynı Kanun’nun 120. maddesine göre davacının dava açarken yargılama harçlarını ve gider avansını mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu, avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde ise mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verileceği, HMK'nın 114/1-g maddesinde davacının yatırması gereken gider avansının dava şartları arasında sayıldığı, HMK'nın 115/2. maddesinde dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için mahkemece kesin süre verileceği ve bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verileceği düzenlemelerine yer verilmiştir. Somut olaya gelince; davacı ... vekiline 24.07.2015 tarihli adli yardım isteğinin reddine ilişkin tensip zaptının 29.09.2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 05.10.2015 tarihli dilekçesi ile davacıların adli yardım taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek, tensip ara kararından dönülmesini talep ettiği, bu dilekçe hakkında işlem yapılmadığı anlaşılmakta olup davacı ...’nin 30.07.2015 tarihli dilekçesi üzerine dosyanın gönderildiği Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.09.2015 tarih, 2015/82 D.iş Esas ve 2015/82 Karar sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği gözetildiğinde davacı ...’nin itirazı değerlendirilmeden sonuca gidilmesi doğru olmadığı gibi, adli yardımın reddine ilişkin karar kesinleştikten sonra davacı tarafa harç ve gider avansı için muhtıra tebliğ edilmesi gerekirken, hakkın doğup doğmayacağı henüz belli olmadan önce harç ve gider avansının yatırılması amacıyla gönderilen 24.07.2015 tarihli tensip kararının davacı aleyhine hukuki sonuç doğuracak, hak arama özgürlüğü ve hukuki dinlenilme hakkına aykırı olacak şekilde yorumlanması da doğru değildir. Hal böyle olunca, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2016/13862 Esas, 2020/647 Karar sayılı geri çevrime kararı ile davacı ...’nin adli yardım isteğinin kabul edildiği ve davacı ...’nin öldüğü gözetilerek anılan davacının mirasçıları yönünden taraf teşkilinin sağlanması, ölen davacının dava dışı mirasçılarının olurlarının alınması ya da miras şirketine TMK'nın 640. maddesi uyarınca atanan temsilciye tebligat yapılması suretiyle davanın sürdürülmesi, taraf teşkili sağlandıktan sonra, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda gerekli araştırma yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2. Davacı/mirasçı ...’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Yasa'nın geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

3. Hukuk Dairesi, 2022/6179 E., 2022/9565 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 46. HUKUK DAİRESİ
tam metni aç
Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334-340. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
3. Hukuk Dairesi         2022/6179 E.  ,  2022/9565 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 46. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : KIRKLARELİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde alacak davasının yapılan yargılaması neticesinde; davanın kabulüne, dair verilen karara karşı davalı vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmesi üzerine; bölge adliye mahkemesince süresinde temyiz harç ve masrafları yatırılmadığından temyiz yoluna başvurudan vazgeçilmiş sayılmasına, dair verilen ek kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; davalı vekilinin ek karara ilişkin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I 1)Davalının 07.07.2022 tarihli Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334-340. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kanunun 336. maddesinin üçüncü fıkrasına göre; adli yardım talebi, kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay'a yapılabilir ve talep hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilebilir. Bu itibarla, davalının Bölge adliye mahkemesinin 21/04/2022 tarihli kararını adli yardım talepli temyizi üzerine, adli yardım isteminin yukarıdaki kanun maddesi uyarınca değerlendirme yetkisi Dairemize ait olmasına rağmen, mahkemece hatalı değerlendirme ile muhtıra tebliğine rağmen süresinde temyiz harç ve masraflarının yatırılmaması nedeniyle 07/07/2022 tarihli ek karar ile davalının temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına dair hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, bu nedenle bölge adliye mahkemesinin 07/07/2022 tarihli ek kararı kaldırılarak davalının adli yardım isteminin incelenmesine geçilmiştir. 2)Davalının temyiz dilekçesinde yer alan adli yardım talebinin incelenmesinde; Hükmü temyiz eden davalı ... Hayvancılık Tarım ve Gıda Ürünleri Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından yasal süresi içerisinde verilen temyiz dilekçesinde adli yardım talebinde bulunulmuş, bu nedenle mahkemece dosya dairemize gönderilmiştir. Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı HMK’nın 334 ila 340. maddelerinde düzenlenmiştir. Aynı kanunun 336/3. maddesine göre; adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay'a da yapılabilir ve talep hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilebilir. Adli yardımdan yararlanacak kişiler 6100 sayılı HMK'nın 334. maddesinde sayılmıştır. Anılan maddenin 1. bendine göre ancak gerçek kişiler, 2. bendine göre de ancak kamuya yararlı dernek ve vakıflar adli yardımdan yararlanabilir. Kamuya yararlı dernek ve vakıflar dışındaki tüzel kişilerin adli yardımdan yararlanmaları mümkün değildir. Adli yardım talebinde bulunan davalının, ticaret şirketi olup adli yardımdan yararlanması mümkün bulunmadığından, adli yardım talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Hükmü temyiz eden davalı ... Hayvancılık Tarım ve Gıda Ürünleri Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketinin adli yardım talebinin REDDİNE, 2- Kararın, adli yardım talebi reddedilen tarafa bölge adliye mahkemesince tebliğine, 3- Adli yardım talebi reddedilen tarafın HMK’nın 337/2. maddesi uyarınca bir hafta içinde mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edebileceğine, 4- Adli yardım talebinin reddi kararına karşı süresi içinde itiraz edilmesi halinde, dosyanın HMK’nın 337/2. maddesi uyarınca itirazı incelemekle görevli Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine, 5- Adli yardım talebinin reddi kararına karşı itiraz edilmemesi veya itirazın reddedilmesi halinde; HMK’nın 366. maddesi atfıyla aynı kanunun 344. maddesi uyarınca, temyiz harçları ile posta giderlerinin bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususunun temyiz edene yazılı olarak bildirilmesine, verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde bölge adliye mahkemesince temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu kararın temyiz edene tebliğ edilmesine, 6- Davalı şirket tarafından, verilen kesin süre içinde temyiz harçları ile posta giderlerinin tamamlanması veya temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair verilen kararın tebliğden itibaren bir hafta içinde temyiz edilerek gerekli giderlerin yatırılması beklendikten sonra davalının temyizi hakkında inceleme yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın bölge adliye mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 19/12/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
1. Hukuk Dairesi, 2021/4926 E., 2022/6011 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
tam metni aç
Bu nedenle adli yardım müessesesi 1086 sayılı HUMK'un 465 ila 472 maddeleri ile 6100 sayılı HMK'nin 334 ila 340. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2021/4926 E.  ,  2022/6011 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, Yerel Mahkemece davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine mahkemece HMK’nın 344. maddesi gereğince temyiz talebinin reddine dair verilen ek karar, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı adli yardım talepli dava dilekçesinde özetle; davalılar ... ile müşterek murisleri ...ın mirasçısı olduklarını, anneleri ... ile davalı ...'ın kardeş olduğunu, annesinin vefat ettiğini, davalı ...'ın kız kardeşi olan ...'ya mal vermemek için kadastro tespiti sırasında müşterek murisleri ... üzerine olan tüm taşınmazları kendi üzerine ve arkadaşı olan davalı ... ile çocuğu olan davalı ... üzerine yazdırdığını, davalılar .... ve ...ın bu malları diğer davalılar ..., ..., ... ve ... ile başkalarına sattıklarını, davalı ...'ın Alanya ilçesi Demirtaş Mahallesi'nde bulunan 808 ada 1 parsel sayılı taşınmazı davalılardan ...'e, 820 ada 8 parsel sayılı taşınmazı davalılardan ...'a, 8210 ada 3 parsel sayılı taşınmazı davalılardan ...'e, 828 ada 4 parsel sayılı taşınmazı davalılardan ...'a, 1364 parsel sayılı taşınmazı davalılardan ...'ya, 885 ada 1, 886 ada 1, 888 ada 5 parsel, 547 parsel sayılı taşınmazları ...'e sattığını, paralarını tahsil etmesine rağmen kendilerine ait miras hakkına düşen parayı vermediğini, davalı ...'ın diğer davalılar ile birlikte hareket ederek mal kaçırmak amacıyla bu işlemleri yaptığını, dava dilekçesinde yazılı tüm taşınmazların tapuların iptali ile müşterek muris ... adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. MAHKEME KARARI Alanya 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 11/05/2016 tarihli, 2016/306 Esas 2016/409 Karar sayılı kararıyla, davacının adli yardım talebinin reddedilerek davacı tarafa peşin harç ve başvuru harcı ile belirlenen gider avansını yatırması için 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin süre içinde harç ve gider avansının yatırılmadığı, HMK'nın 114/1-g maddesinde davacı tarafça gider avansının yatırılmasının bir dava şartı olarak düzenlendiği gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. III. TEMYİZ 1. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz talebinde bulunmuş, Mahkemece davacı tarafa, HMK'nın 366. maddesi yollamasıyla HMK’nın 343-349 maddeleri gereğince temyiz maktu karar harcı 31.40 TL temyiz yoluna başvuru harcı 154,30 TL olmak üzere toplam 185,70 TL nin tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanması gerektiği, aksi halde temyiz talebinden vazgeçmiş sayılacağına dair ihtarlı tebligat gönderilmiştir. 2. İhtardan Sonra Mahkemece Verilen Ek Karar Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11/12/2017 tarihli, 2016/306 Esas, 2016/409 Karar sayılı ek kararıyla, mahkeme kararının davacı tarafından temyiz edildiği ancak temyiz maktu harcı, temyiz yoluna başvurma harcı ve temyiz posta giderinin yatırılmadığı, davacıya bu eksikliğin giderilmesi için usulüne uygun meşruhatlı tebligatın tebliğ edildiği ancak eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle HMK’nın 344. maddesi gereğince temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. 3. Mahkemenin Ek Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde adli yardım talepli olarak davacı temyiz isteminde bulunmuştur. 4. Temyiz Nedenleri Davacı temyiz dilekçesinde özetle, davasını adli yardım talepli olarak ve gerekli belgeleri de dava dilekçesine ekleyerek açmış olduğu davada mahkemenin önce adli yardım talebinin kabul edildiğini, ancak yargılama aşamasında mahkeme harç ve masraflarının yatırılması için tarafına süre verildiğini, verilen süre içerisinde mahkemeye beyanda bulunarak mahkeme harç ve masraflarını yatırma imkanı olmadığını ve bu konudaki muhtarlık belgesi ile daha önceki başka mahkemeler tarafından verilen adli yardım talebinin kabulüne dair kararları sunmuş olmasına rağmen, Mahkemece ısrarla bu delillerin yok sayılarak davanın usulden reddine karar verdiğini, kendisinin Bağ-Kur emeklisi olup emekli maaşının üzerinde vergi borçlarından dolayı bir çok haczin bulunduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 5.Gerekçe 5.1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir. 5.2. İlgili Hukuk Anayasamızda hak arama özgürlüğünün kullanılabilmesi ve adil yargılama hakkının unsurlarından olan, taraflar arasında silahların eşitliği ilkesinin hayata geçirilebilmesi için gerekli yargılama giderlerini ödemede sıkıntıya düşecek veya ödeyemeyecek durumda bulunan kişilere, her türlü mali ve hukuki korunma taleplerinde kolaylık sağlanması sosyal hukuk devletinin ilkelerinden olup, bu gereğin yerine getirilebilmesi de adli yardım ile mümkündür. Bu nedenle adli yardım müessesesi 1086 sayılı HUMK'un 465 ila 472 maddeleri ile 6100 sayılı HMK'nin 334 ila 340. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bilindiği ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 334 ila 340.maddelerinde düzenlendiği üzere adli yardım, fakir bir kimsenin bir davanın gerektirdiği oldukça kabarık olan harç ve masrafları sağlayamaması durumunda bu mali külfetten geçici olarak muaf tutulmasıdır. 6100 sayılı Kanun'un 336/3.maddesine göre adli yardım talebinin kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay'a yapılacağı, 337/1. maddesi uyarınca da duruşma yapılmaksızın talep hakkında karar verilebileceği; böylece, temyiz aşamasında adli yardım talebi hakkında karar verme yetkisinin Yargıtay'a ait olacağı düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK′nın 337/2. maddesinde, "Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebilir. Kararına itiraz edilen mahkeme, itirazı incelemesi için dosyayı o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise aynı işlere bakmakla görevli en yakın mahkemeye gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir. Adli yardım talebi reddedilirse, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanılarak tekrar talepte bulunulabilir." Harçlar Kanunu'nun uygulanması ( kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle ) hakim tarafından re’sen gözetilmesi gereken bir husustur. 6100 sayılı HMK’nın 344- (1).maddesinde; “İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.” Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 120. maddesine göre, davacının dava açarken yargılama harçlarını ve gider avansını mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu, avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verileceği, HMK'nın 114/1-g maddesinde davacının yatırması gereken gider avansının dava şartları arasında sayıldığı,HMK 115/2. maddesinde davaşartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için mahkemece kesin süre verileceği ve bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verileceği düzenlemelerine yer verilmiştir. 5.3. Değerlendirme Somut olayda, talepte bulunan davacının yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığı ve adli yardım talebinin yerinde olduğu anlaşılmış olmakla (HMK'nin m.336/2) adli yardım talebinin kabulüyle Mahkemece verilen 11.12.2017 tarihli ek kararın kaldırılması gerekmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davanın 10.000.00 TL değer gösterilmek suretiyle ve adli yardım talepli olarak açıldığı, 12.04.2016 tarihli tensip tutanağının 14.maddesinde adli yardım talebinin reddine ve dava değeri üzerinden hesaplanan peşin nispi harcı ve gider avansını yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verildiği, söz konusu ara kararın davacı tarafa 19.04.2016 tarihinde tebliğ edildiği, 03.05.2016 tarihinde beyan dilekçesinde; avukat talebinde bulunarak harcı ve gider avansını yatıramayacağının bildirildiği ve bu hususta verilen ara karardan rücu edilmesinin talep edildiği, adli yardım talebinin reddine dair verilen karara karşı davacı tarafından süresinde itiraz yoluna başvurulmadığından artık mahkemece verilen adli yardım talebinin reddi kararı kesinleşmiştir. IV. SONUÇ Yukarıda açıklanan nedenlerle 1-Davacının adli yardım talebinin kabulüne, mahkemenin 11.12.2017 tarihli EK KARARIN KALDIRILMASINA, 2-Davacının esasa yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 80,70 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 22/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
1. Hukuk Dairesi, 2016/16358 E., 2019/5174 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
tam metni aç
Bu nedenle adli yardım müessesesi 1086 sayılı HUMK'un 465 ila 472 maddeleri ile 6100 sayılı HMK'nin 334 ila 340. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2016/16358 E.  ,  2019/5174 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 10.10.2019 Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı ... ve vekili Avukat ... geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, sahtecilik hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Davacılar, ekonomik durumlarının kötü olduğu bir dönemde davalı kardeşinden maddi yardım talep ettiklerini, davalının ise ortak mirasbırakanları Maksut’dan intikal eden bir kısım taşınmazlardaki miras haklarından feragat etmeleri halinde kendilerine yardım edebileceğini bildirmesi üzerine, 7 parça taşınmaz yönünden aralarında mirastan feragat sözleşmesi düzenlemesi kaydıyla anlaşma sağladıklarını, ancak davalının noter katibi ile birlikte hareket ederek sözleşmeye iradeleri hilafına mirasbırakanlarından intikal eden 28 parça taşınmazın dahil edildiğini ileri sürerek, 6, 9, 103, 194, 204, 230, 386, 422, 490, 608, 613, 674, 711, 766, 777, 799, 828, 829, 1014, 1087, 1133, 1190, 1208, 1295, 1386, 1531, 477, 1248 ve 5 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, davacıların iradeleri ile mirastan feragat sözleşmesini imzaladıklarını, mevzuata aykırı bir işlemin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, verilen kesin sürede harç ikmali yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, davanın, 100.000,00 TL değer üzerinden harçlandırılmak suretiyle açıldığı, yargılamanın devamı sırasında davacılar tarafından adli yardım talebinde bulunulduğu, mahkemece 15.09.2015 tarihli oturumda adli yardım talebinin reddi ile eksik harcın ikmal edilmesi için davacılar vekiline iki haftalık kesin süre verildiği, buna ilişkin 26.06.2015 tarihli muhtıranın davacılar vekiline 30.06.2015 tarihinde tebliğ edildiği, harcın ikmal edilmemesi üzerine, davacılar vekilinin de hazır bulunduğu 29.09.2015 tarihli oturumda ikinci kez harç ikmali yönünden kesin süre verildiği, 01.03.2016 tarihli oturumda ise verilen kesin süreye rağmen harcın ikmal edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki Anayasamızda hak arama özgürlüğünün kullanılabilmesi ve adil yargılama hakkının unsurlarından olan, taraflar arasında silahların eşitliği ilkesinin hayata geçirilebilmesi için gerekli yargılama giderlerini ödemede sıkıntıya düşecek veya ödeyemeyecek durumda bulunan kişilere, her türlü mali ve hukuki korunma taleplerinde kolaylık sağlanması, sosyal hukuk devletinin ilkelerinden olup, bu gereğin yerine getirilebilmesi de adli yardım ile mümkündür. Bu nedenle adli yardım müessesesi 1086 sayılı HUMK'un 465 ila 472 maddeleri ile 6100 sayılı HMK'nin 334 ila 340. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Somut olaya gelince, mahkemece davacıların ekonomik sosyal durum araştırması için 09.07.2015 tarihinde müzekkere yazıldığı, yazı cevabının 02.10.2015 tarihinde havale edilerek dosyasına konulduğu, adli yardım talebinin müzekkere cevabi gelmeden 15.09.2015 tarihli oturumda reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; adli yardım, talepte bulunan tarafın, istemlerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması halinde bir davanın gerektirdiği oldukça kabarık olan harç ve masrafları sağlayamaması durumunda, bu mali külfetlerden geçici olarak muaf tutulmasıdır. Adli yardıma ilişkin usûl ve esaslar 6100 sayılı HMK'nin 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup, adli yardım talebinin her dava bakımından açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirilmesi gerekeceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, öncelikle davacının adli yardım talebinin eldeki davanın açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirilerek yukarıda belirtilen ilke ve esaslar çerçevesinde bir karar verilmesi, mahkemece davacının yatırması gereken eksik harç miktarı tespit edilerek miktar belirtilmek suretiyle ikmali hususunda davacı tarafa takip eden celseye kadar süre verilmesi, eksik harcın ikmal edilmemesi halinde anılan celsede dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermesi, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde eksik harç ikmal edilerek davanın yenilenip yenilenmeyeceğinin beklemesi ve yenilenmediği takdirde kendiliğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Davacıların yerinde bulunan temyiz itirazının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden taraflardan davacılar vekili için 2.037.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2025/3038 E., 2025/4918 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSamsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Kanun’un 363/3.
2. Hukuk Dairesi         2025/3038 E.  ,  2025/4918 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/251 E., 2025/430 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Davalı erkek, temyiz dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuştur. Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Kanun’un 363/3. maddesinde adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay'a da yapılabileceği ve 337/1. maddesi uyarınca da duruşma yapılmaksızın talep hakkında karar verilebileceği düzenlenmiştir. Davalının adli yardım talebini içeren dilekçesi ve dosya kapsamındaki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken kanun yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu kanaatine varıldığından, davalının adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. 2.Davalı erkek vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalının adli yardım talebinin kabulüne, 2. Davalı erkek vekilinin diğer hususlara yönelik temyizinin incelenmesine gelince; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.