6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 364

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 364. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 364- (1) Temyiz, dilekçe ile yapılır ve dilekçeye, karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir. (2) Temyiz dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Temyiz eden ile karşı tarafın davadaki sıfatları, adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ve adresleri. b) Bunların varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri. c) Temyiz edilen kararın hangi bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinden verilmiş olduğu, tarihi ve sayısı. ç) Yargıtayın bozma kararı üzerine, bozmaya uygun olarak ilk derece mahkemesince verilen yeni kararın veya direnme kararına karşı temyizde direnme kararının, hangi mahkemeye ait olduğu, tarihi ve sayısı. d) İlamın temyiz edene tebliğ edildiği tarih. e) Kararın özeti. f) Temyiz sebepleri ve gerekçesi. g) Duruşma istenmesi hâlinde bu istek. ğ) Temyiz edenin veya varsa kanuni temsilci yahut vekilinin imzası. (3) Temyiz dilekçesinin, temyiz edenin kimliği ve imzasıyla temyiz olunan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması hâlinde, diğer şartlar bulunmasa bile reddolunmayıp temyiz incelemesi yapılır. Temyiz dilekçesinin verilmesi

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

7 karar eşleşti
2. Hukuk Dairesi, 2024/8277 E., 2025/1017 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAile Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince; 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 364 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun'un 344 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz başvuru ve maktu harcının muhtıranın tebliği tarihinden itibaren kesin süre içerisinde dosyaya yatırılması, aksi halde temyiz isteminden vaz
2. Hukuk Dairesi         2024/8277 E.  ,  2025/1017 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/420 E., 2023/534 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasında görülen ve istinaf incelenmesinden geçen davanın bozma sonrası yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edildiği, bu sebeple de temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı belirlenmiştir. Adli yardım, temyiz yoluna başvuru sırasında talep edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir. Adli yardım, 6100 sayılı Kanun’un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir. Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebinde bulunan tarafın, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. 2.Davacı kadın vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı asıl 27.09.2024 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden feragat ettiğini açıkça, kayıtsız ve şartsız olarak bildirmiştir. Bu durumda, davacı kadının temyiz başvurusunun feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekir. 3. Davalı erkek vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince; 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 364 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun'un 344 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz başvuru ve maktu harcının muhtıranın tebliği tarihinden itibaren kesin süre içerisinde dosyaya yatırılması, aksi halde temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılacağı ve başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verileceğine yönelik düzenlenen muhtıra, erkek vekiline tebliğ edilmesine rağmen erkek tarafından noksan temyiz giderlerinin süresinde yatırılmadığı anlaşılmaktadır. Davalı erkeğe usulüne uygun şekilde muhtıra tebliğ edildiği halde, noksan temyiz giderlerinin kesin süre içerisinde yatırılmadığından 6100 sayılı Kanun'un 344 üncü maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz talebi hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın ilgili İlk Derece Mahkemenie geri çevrilmesine, erkek vekilinin temyiz başvurusunun değerlendirilmesi hakkında verilecek ek karar temyiz edildiği takdirde "temyiz" talebinin değerlendirilmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı kadın vekilinin temyiz başvurusunun REDDİNE, 2. Davalı erkek vekilinin temyiz itirazları yönünden ise belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine,06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

12. Hukuk Dairesi, 2024/6706 E., 2024/8827 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKonya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
tam metni aç
maddesine göre, Bölge Adliye Mahkemesinin hukuk dairelerince verilen kararına karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir; temyiz yoluna başvurma ve incelemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre yapılır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2. maddesinin atfıyla uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın temyize ilişkin 366.
12. Hukuk Dairesi         2024/6706 E.  ,  2024/8827 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 26.12.2023 tarih ve 2023/1643 E. - 2023/1672 K. sayılı kararının bozulmasına dair Dairemizin 21/03/2024 tarihli kararı doğrultusunda yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2. maddesine göre, Bölge Adliye Mahkemesinin hukuk dairelerince verilen kararına karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir; temyiz yoluna başvurma ve incelemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre yapılır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2. maddesinin atfıyla uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın temyize ilişkin 366. maddesine göre; kıyas yoluyla uygulanacak olan istinafa ilişkin aynı Kanunun 343/3. maddesi gereğince, istinaf yoluna başvurma tarihi konusunda, yine aynı Kanunun 118. maddesi hükmü uygulanır. Aynı Kanunun 118/1. maddesine göre ise; dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağından, temyiz dilekçesinin kaydedildiği tarihte de temyiz yoluna başvurulmuş sayılır. Bununla birlikte; 6100 sayılı HMK’nın 364/2. fıkrasında temyiz dilekçesinde bulunması gereken hususlar “a) Temyiz eden ile karşı tarafın davadaki sıfatları, adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ve adresleri. b) Bunların varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri. c) Temyiz edilen kararın hangi bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinden verilmiş olduğu, tarihi ve sayısı. ç) Yargıtayın bozma kararı üzerine, bozmaya uygun olarak ilk derece mahkemesince verilen yeni kararın veya direnme kararına karşı temyizde direnme kararının, hangi mahkemeye ait olduğu, tarihi ve sayısı. d) İlamın temyiz edene tebliğ edildiği tarih. e) Kararın özeti. f) Temyiz sebepleri ve gerekçesi. g) Duruşma istenmesi hâlinde bu istek. ğ) Temyiz edenin veya varsa kanuni temsilci yahut vekilinin imzası.” olarak yer almıştır. Somut olayda, davacı tarafından sunulan 22/08/2024 tarihli dilekçede; daha önce sunulan 09/07/2024 havale tarihli dilekçenin temyiz dilekçesi olduğu belirtilmiş ise de; söz konusu dilekçenin incelenmesinde konusunun aynen “ 09.07.2024 tarihli duruşmaya karşı hayretimize mashar olan aceleciliğe dair değinme ve usulsüzlüğe dair itirazi kaydımızın düşülmesidir.” şeklinde ifade edildiği, yine sonuç bölümünde “Dairenizin gerekçeli kararını merak ile beklemekteyiz... Bilgilerinize şerhen beyan olunur....” ifadelerine yer verildiği, kararın temyiz edildiğine dair herhangi bir ifade de bulunulmadığı dolayısıyla yapılan açıklamalar ve mevzuat hükümleri gözetildiğinde 09/07/2024 havale tarihli dilekçenin temyiz dilekçesi olarak kabul edilemeyeceği, sunulan ilk temyiz dilekçesinin 22/08/2024 havale tarihli dilekçe olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre; Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edene 16/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği halde, temyiz dilekçesi belirli süre geçirildikten sonra, 22/08/2024 tarihinde verilip kaydettirilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2 maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nin 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin SÜRE AŞIMINDAN REDDİNE, 21.10.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2023/4290 E., 2024/1523 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362 nci ve İcra ve İflâs Kanununun 364 ncü maddesinin 1 nci fıkrası uyarınca temyiz edilemez.
6. Hukuk Dairesi         2023/4290 E.  ,  2024/1523 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1321 E., 2023/1329 K. HÜKÜM : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 4. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/193 E., 2023/391 K. Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Karar şikayet olunan vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362 nci ve İcra ve İflâs Kanununun 364 ncü maddesinin 1 nci fıkrası uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan HMK'nın 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre sıra cetvelinde paylaşıma konu olan miktar 240.108,08 TL ise de şikayet olunan vekilinin temyize konu edilen toplam alacak miktarı 86.580,20 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır. KARAR Açıklanan sebeple; Şikayet olunan vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2023/2209 E., 2024/744 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362 nci ve İcra ve İflâs Kanununun 364 ncü maddesinin 1 nci fıkrası uyarınca temyiz edilemez.
6. Hukuk Dairesi         2023/2209 E.  ,  2024/744 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362 nci ve İcra ve İflâs Kanununun 364 ncü maddesinin 1 nci fıkrası uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan HMK'nın 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre sıra cetvelinde paylaşıma konu olan miktar 686.643,52 TL ise de şikayetçi vekilinin temyize konu edilen toplam alacak miktarı 4.186,61 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır. KARAR Açıklanan sebeple; Şikayetçi vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2023/6876 E., 2023/4861 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Yargıtayca incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, HMK’nın 353/1-a-3 ve 362/1-c bentleri gereğince kesin nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nun 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366.
12. Hukuk Dairesi         2023/6876 E.  ,  2023/4861 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı-alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3. bendinde; 'Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması” halinde bölge adliye mahkemesinin, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar vereceği belirtilmiştir. Yine aynı Kanunun 362/1-c bendinde; Bölge Adliye Mahkemesinin, yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verdiği kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağı düzenlenmiştir. Buna göre HMK’da Bölge Adliye Mahkemesine dosyayı asıl görevli mahkemeye gönderebilme salahiyetini de tanıyan görevle ilgili kesin karar verme ve uyuşmazlık çıkması halinde kesin olarak çözümleyen karar verme yetkisi tanındığı görülmektedir. Bu nedenle yasada görev hususunun en geç Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla çözümlenmesi sisteminin benimsendiği açıkça görüldüğünden görev hususunu inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı özellikle 362/1-c madde hükmü de gözetildiğinde temyiz yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmalıdır. Somut olayda; davacının ihtiyati haczin yeniden konulması istemine ilişkin şikayet istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, Aydın 1. İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine karar verildiği, davacı-alacaklılar tarafından bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince yerel mahkeme kararı kaldırılarak “davanın görev nedeniyle usulden reddine” karar verildiği anlaşılmaktadır. Yargıtayca incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, HMK’nın 353/1-a-3 ve 362/1-c bentleri gereğince kesin nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nun 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin REDDİNE, 11.09.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. Dr. ...'in Karşı Oy Yazısı: İcra ve İflas Hukukunun ana kaynağı İcra ve İflas Kanunudur. İcra ve İflas Kanunda açık hükmü bulunmayan hallerde icra ve iflas takiplerinin niteliğine uygun düştüğü oranda Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri de uygulanır. (Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerinin İcra ve İflas Uyuşmazlıklarında Uygulanabilirliği (Prof. Dr. Ramazan Arslan Armağan. C-2. Ankara 2015 s. l835-1866) Bir özel görevli ilk derece mahkemesi olan icra mahkemesi kararlarına karşı da kanun yolları açıktır. İcra mahkemesi kararlarına karşı kanun yolları bakımından İİK’nun 363,364,365,366 maddelerinde özel hükümler konulmuştur. 20 Temmuz 2016 dan itibaren icra mahkemesi kararlarına karşı gidilecek olan kanun yolları istinaf ve temyizdir. 5311 sayılı kanunlar değişik İİK 'nun 363. maddesi, değişiklik öncesi 363. maddesinin tersine icra mahkemesinin hangi kararlarına karşı istinaf yoluna kapalı olduğunu (yani icra mahkemelerinin hangi kararlarının kesin olarak verildiğini) düzenlemiştir. Bu düzenleme nedeniyle icra mahkemesinin İİK m.363 den ismen gösterilmemiş bulunan diğer kararlarına karşı istinaf yolunun açık olduğu anlaşılmaktadır. Anılan maddede sayılmadığı için icra mahkemesinin görev ve yetkisizliğe ilişkin kararlarına karşı da istinaf yolu açıktır. İstinaf sisteminde önce 5311 sayılı kanun değişikliği öncesi İİK'nun 363. maddesi temyiz edilebilecek kararlarını sayarken 2. sırada görev ve yetkisizliğe ilişkin kararları da saymıştır. Başka bir anlatımla istinaf sistemi öncesi veya sonrası İİK m. 363 hükmüne göre icra mahkemesinin görevsizlik ve yetkisizliğe ilişkin kararlarına karşı kanun yolu açıktır. İİK'nun 363. maddesi dışında İcra ve İflas Kanununda açıkça istinaf yolu kapalı (kesin) olduğu belirtilen kararlar için de istinaf yolu kapalıdır. Örneğin Kıymet takdirine ilişkin şikayetlerde icra mahkemesinin yetkisizlik kararı İİK'nun 128/a-son fıkrasına göre kesindir. Yine İİK'nun 134. maddesinin 7. fıkrasına göre ihalenin feshine ilişkin şikayetlerde icra mahkemesinin görevsizlik veya yetkisizlik kararlarının kesin olduğu yani istinaf yolunu kapalı olduğu düzenlenmiştir. İcra ve İflas kanunlarında yazılı bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere İİK'nun 363. maddesinde istinaf yolu kapalı haller arasında sayılmayan ve ayrıca yukarıda belirtilen özel hükümler uyarınca kesin olduğu düzenlenmeyen icra mahkemesinin görevsizlik veya yetkisizlik kararlarına karşı istinaf yolunun açık olduğu görülmektedir. Kanun koyucu icra mahkemelerinin görevsizlik veya yetkisizlik kararlarına karşı istinaf yolunu kapatmak istese idi bu kararları İİK 363.maddesinde istinaf yolu kapalı olan kararlar arasında sayar idi. İcra ve İflas Kanunu “temyiz"’ yolu ve başvuru ve incelemesi başlıklı İİK’nun 364.maddesinin birinci fıkrası" Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairelerince verilen ve miktar veya değeri kanunda belirtilen parasal sınırı geçen (İİK m.364/1 geçici md. 16) nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmünü düzenlemiştir. Bu madde hükmüne göre istinaf mahkemesinin kararını türüne veya konusuna göre bir ayrım yapılmaksızın, istinaf mahkemelerince verilen tüm nihai kararların parasal temyiz sınırını geçmesi kaydı ile temyiz edileceğini açıkça düzenlemektedir. Böylelikle istinafa başvurulabilecek tüm kararlara karşı temyiz sınırını aşmak konusu ile temyiz yoluna gidilebilecektir. (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özkan Sungurtekin Meral/Özekes Muhammet.İcra ve İflas Hukuku Ders kitabı, İstanbul 2012 s.59). Hangi istinaf mahkemesi kararlarının temyiz edilebileceği konusunda icra ve iflas kanununda açık bir hüküm bulunduğu ve bu nedenle öncelikle uygulaması gerektiği yoruma ihtiyaç bırakmayacak şekilde açıkça anlaşılmaktadır. İİK'nun 366.maddesinin birinci fıkrası istinaf ve temyiz incelemeleri Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre yapılır” hükmü icra ve iflas kanununda hüküm bulunmayan durumlarda HMK'nın istinafı ve temyize ilişkin hükümleri uygulanır, şeklinde anlaşılmalıdır. Somut olayda ihtiyati haczin infazı ile ilgili şikayetin reddi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine istinaf mahkemesince, ihtiyati haczin yeniden konulması istemi ile ilgili şikayette, icra mahkemesinin yetkisinin İİK’nun 266. maddesine göre takibe başladıktan sonra başlayacağı, henüz talep başlatılmadığından icra mahkemesince şikayetin görev nedeniyle usulden reddi yerine şikayetin esastan reddi yerinde bulunmayarak icra mahkeme kararını kaldırıp şikayetin (davanın) görev nedeniyle usulden reddine karar verildiği, bu kararın temyiz konusu yapıldığı görülmektedir. Bu karar yukarıda açıklandığı üzere İİK'nun 364/1 fıkrasına göre temyiz yolu açık bir karar olup işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi görüşünde olduğumdan çoğunluğun İİK'nun 364. ve HMK'nın 366 maddelerinin göndermesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararına HMK’nın 353/1 -a3 ve 362/1-c maddeleri gereğince kesin nitelikte olduğu gerekçesi ile HMK nın 352 maddesi gereğince temyiz talebinin reddine ilişkin Dairenin çoğunluk kararına katılamıyorum.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Genel

Bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı yapılan temyiz başvurusunda, "Temyiz Dilekçesi"ndeki eksikliklerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) Dilekçede temyiz sebeplerinin gösterilmemesi halinde başvuru derhal reddedilir.
B) Temyiz edenin kimliği ve imzası ile kararın ne olduğu belli ise, diğer eksiklikler başvurunun reddini gerektirmez.
C) Temyiz dilekçesinde karşı tarafın T.C. kimlik numarasının eksik olması başvuruyu hükümsüz kılar.
D) Kararın özeti yazılmamışsa dosya mahkemesine iade edilmeden inceleme yapılamaz.
E) Temyiz dilekçesi sadece kararı veren bölge adliye mahkemesine sunulabilir; başka yere verilemez.