6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 377

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 377. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 377- (1) Yargılamanın iadesi süresi; [64] a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olduğunun öğrenildiği, b) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörülen hâllerde, kararın davalıya veya gerçek vekil veya temsilciye tebliğ edildiği; alacaklı veya davalı yerine geçenlerin karardan usulen haberdar olduğu, c) Yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı, ç) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veya ceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı, d) Karara esas alınan ilamın bozularak kesin hüküm şeklinde tamamen ortadan kalkmasından haberdar olunduğu, e) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (i) bendinde yazılı sebepten dolayı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararının tebliğ edildiği, tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır. (2) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde yazılan sebepten dolayı yargılamanın yenilenmesi süresi ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır. İnceleyecek mahkeme ve teminat

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

7 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2012/14827 E., 2014/4378 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
Davalılar vekilleri, HMK'nın 377. maddesinde düzenlenen üç aylık hak düşürücü sürenin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
11. Hukuk Dairesi         2012/14827 E.  ,  2014/4378 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen davada verilen 29.05.2012 tarih ve 2012/3-2012/167 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.03.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında gemi ipoteği sözleşmesi imzalandığını, mahkemenin 2011/193 esas sayılı dosyasında ise davalı ) firmasının diğer davalıdan yakıt alacağı nedeniyle kanuni rehin hakkı talep ettiğini, davalını davayı kabul etmesi üzerine mahkemece ipoteğe konu gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesis edildiğini, tarafların muvazaalı ve hileli olarak, bankanın ipotek alacağını bertaraf etmek için işlem yaptıklarını, geminin icrada ihale ile satıldığını, sıra cetveline yukarıda anılan dosya alacağının da yazılacağını öğrendikten sonra olaya muttali olduklarını ileri sürerek, yargılamanın iadesi talebinin kabulü ile kanuni rehin hakkı tanınmasına ilişkin hükmün iptalini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, HMK'nın 377. maddesinde düzenlenen üç aylık hak düşürücü sürenin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının mahkemenin 2011/193 esas sayılı dosyasında 04.05.2011 tarihinde kesinleşmiş karar örneği istediği, HMK'nın 377. maddesi uyarınca davanın hileden heberdar olunduğu tarihten itibaren 3 ay içinde açılacağı, davanın ise 18.01.2012 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, üç aylık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığından reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. .../... -2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı'ye verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 09,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

1. Hukuk Dairesi, 2024/1528 E., 2025/2266 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAntalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
tam metni aç
a) Adli yardım talebinin reddine dair kararın, talebi reddedilen tarafa "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 377. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkemeye dilekçe vermek suretiyle karara itiraz edebileceği" şerhini içeren davetiye ile tebliğ edilmesi,
1. Hukuk Dairesi         2024/1528 E.  ,  2025/2266 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1452 E., 2024/138 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/289 E., 2022/58 K. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 40. ve Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 18. maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; temyiz eden davalı ... vekilinin temyiz harç ve masraflarına ilişkin adli yardım talebinde bulunduğu, ayrıca davalı ...'in cezaevinde olup hükümlü olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla öncelikle; davalı ... 'in cezasının infazının devam edip etmediği, TMK'nın ilgili maddeleri gereğince kendisine vasi atanıp atanmadığının merciinden araştırılması, alınacak yazı cevabının evrakına eklenmesi, davalı ...'e vasi atandığının tespit edilmesi halinde ise davalı ... vekili olarak görev yapan Avukat ...'ın vasi tarafından vekil olarak tayin edildiğini gösterir vekaletnamenin ibrazının sağlanması, aksi halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının vasiye tebliği ile temyiz süresinin beklenilmesi ve tebligat parçasının evraka eklenilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 334 ilâ 340. maddelerinde düzenlendiği üzere adli yardım, ekonomik durumu yerinde olmayan kimsenin bir davanın gerektirdiği harç ve masrafları sağlayamaması durumunda bu mali külfetten geçici olarak muaf tutulmasıdır. 6100 sayılı Kanun'un 336/3. maddesinde göre adli yardım talebinin kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtaya yapılacağı, 337/1. maddesi uyarınca da duruşma yapılmaksızın talep hakkında karar verilebileceği; böylece, temyiz aşamasında adli yardım talebi hakkında karar verme yetkisinin Yargıtaya ait olacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz eden davalı ...'in, temyiz yoluna başvuru harcı ve maktu temyiz karar harcını yatırmasına rağmen, nispi temyiz karar harcını yatırmadığı, hükmü adli yardım talepli olarak temyiz ettiği anlaşılmıştır. Ne var ki, davalı vekili tarafından HMK'nın 336/2. maddesi uyarınca adli yardım talebine ilişkin yeterli şekilde delil ve belge sunulmadığından, yasal şartları oluşmayan adli yardım talebinin REDDİNE, Bu itibarla; 1.Hükmü veren Mahkeme tarafından 6100 sayılı Kanun'un 337. maddesi uyarınca; a) Adli yardım talebinin reddine dair kararın, talebi reddedilen tarafa "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 377. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkemeye dilekçe vermek suretiyle karara itiraz edebileceği" şerhini içeren davetiye ile tebliğ edilmesi, b) Adli yardım talebinde bulunan tarafın, ret kararına karşı itiraz etmesi halinde dosyanın itirazı incelemekle görevli Yargıtay 2. Hukuk Dairesine gönderilmek üzere Dairemize gönderilmesi, 2. Adli yardım talebinin reddi kararına karşı itiraz edilmemesi veya itirazın Yargıtay tarafından reddedilmesi halinde, 6100 sayılı Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 344. maddesi uyarınca; a) Temyiz harçlarının bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılacağı hususunun başvurana yazılı olarak bildirilmesi, b) Verilen kesin süre içinde temyiz harçları tamamlanmadığı takdirde temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilerek başvuruna tebliğ edilmesi, 3. Verilen kesin süre içinde; a) Temyiz harçlarının tamamlanması halinde, b) Temyiz harçlarının tamamlanmaması sebebiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair verilen kararın tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde temyiz edilmesi durumunda ise temyiz harç ve giderleri de yatırıldıktan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Daireye gönderilmesi gerekir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
1. Hukuk Dairesi, 2022/4786 E., 2022/8577 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
tam metni aç
a) Adli yardım talebinin reddine dair kararın, talebi reddedilen tarafa "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 377. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğinden itibaren bir hafta içinde mahkemeye dilekçe vermek suretiyle karara itiraz edebileceği" şerhini içeren davetiye ile tebliğ edilmesi,
1. Hukuk Dairesi         2022/4786 E.  ,  2022/8577 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ İLK DERECEMAHKEMESİ : FATSA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki davadan dolayı Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinden verilen 04/01/2022 tarihli ve 2021/2555 Esas - 2022/15 Karar sayılı kararının Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalılardan ... vekilleri tarafından istenilmiş olmakla, dosya tetkik olunarak gereği düşünüldü. -KARAR- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 334 ila 340. maddelerinde düzenlendiği üzere adli yardım, fakir bir kimsenin bir davanın gerektirdiği oldukça kabarık olan harç ve masrafları sağlayamaması durumunda bu mali külfetten geçici olarak muaf tutulmasıdır. 6100 sayılı Kanun'un 336/3. maddesine göre adli yardım talebinin kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtaya yapılacağı, 337/1. maddesi uyarınca da duruşma yapılmaksızın talep hakkında karar verilebileceği; böylece, temyiz aşamasında adli yardım talebi hakkında karar verme yetkisinin Yargıtaya ait olacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, İlk Derece Mahkemecesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, verilen karara karşı istinaf talebinde bulunulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddedildiği, kararın davacılar ve davalılardan ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairece 2022/1441 E. – 2022/4016 K. sayılı 18.05.2022 tarihli geri çevirme kararı ile; davalı ... vekilinden Mahkemece hükmedilen karar ve ilam harcının dörtte biri oranında nispi temyiz harcı alınması yerine 625,11 TL olmak üzere eksik temyiz başvuru harcı alınarak dosyanın gönderilmesi üzerine eksik harcın tamamlanması için dosyanın geri çevrildiği, Mahkemece davalı ... vekiline çıkarılan muhtıranın 08.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından 14.06.2022 tarihli dilekçe ile müvekkilinin maddi durumunun yetersiz olması nedeniyle harcı ödemeyeceklerini belirterek adli yardım talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki, davalı vekili tarafından HMK’nın 336/2. maddesi uyarınca adli yardım talebine ilişkin yeterli şekilde delil ve belge sunulmadığından, yasal şartları oluşmayan adli yardım talebinin REDDİNE, Bu itibarla; 1. Hükmü veren Mahkeme tarafından 6100 sayılı Kanun'un 337. maddesi uyarınca; a) Adli yardım talebinin reddine dair kararın, talebi reddedilen tarafa "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 377. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğinden itibaren bir hafta içinde mahkemeye dilekçe vermek suretiyle karara itiraz edebileceği" şerhini içeren davetiye ile tebliğ edilmesi, b) Adli yardım talebinde bulunan tarafın, ret kararına karşı itiraz etmesi halinde dosyanın itirazı incelemekle görevli Yargıtay 2. Hukuk Dairesine gönderilmek üzere Dairemize gönderilmesi, 2. Adli yardım talebinin reddi kararına karşı itiraz edilmemesi veya itirazın Yargıtay tarafından reddedilmesi halinde, 6100 sayılı Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 344. maddesi uyarınca; a) Temyiz harçlarının bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılacağı hususunun başvurana yazılı olarak bildirilmesi, b) Verilen kesin süre içinde temyiz harçları tamamlanmadığı takdirde temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilerek başvurana tebliğ edilmesi, 3. Verilen kesin süre içinde; a) Temyiz harçlarının tamamlanması halinde, b) Temyiz harçlarının tamamlanmaması sebebiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair verilen kararın tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde temyiz edilmesi durumunda ise temyiz harç ve giderleri de yatırıldıktan sonra, Dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Daireye gönderilmesi gerekir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 28.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
8. Hukuk Dairesi, 2021/9922 E., 2021/9117 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKadastro Mahkemesi
tam metni aç
lmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması" sebebine ya da "1/ğ bendinde belirtilen, "karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması" sebebine dayanıldığı anlaşılmakta olup, HMK'nin 377. maddesinde, yargılamanın iadesi süresinin 375'inci maddenin 1/c bendinde öngörülen hâlde, kararın davalıya veya gerçek vekil veya temsilciye tebliğ
8. Hukuk Dairesi         2021/9922 E.  ,  2021/9117 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Yargılamanın Yenilenmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı ... ve müşterekleri vekili, duruşmasız olarak müdahil davacı ... ve müşterekleri vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.09.2021 Cuma günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden ... Mirasçıları vekili Av. ......ile karşı taraftan Hazine vekili Av. ...... katılımıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Tekirdağ İli Merkez İlçe Ertuğrul Mahallesi çalışma alanında bulunan 294 ada 4 parsel sayılı 2.466,26 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... İl Özel İdaresi vekili tarafından, davalılar Hatice kızı Şayan ve arkadaşları aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davasında tutanak düzenlenmesi nedeniyle aynı mahkeme tarafından Kadastro Mahkemesi sıfatıyla devam edilerek yapılan yargılama sonucunda 7.12.1977 tarihli ve 1968/78 Esas, 1977/635 Karar sayılı karar ile, davanın kabulüne, Şubat 1299 tarih 88 numaralı tapu kaydının iptaline, çekişmeli 294 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davacı idare adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, yargılama sırasında ölen ...'un son mirasçısı sıfatıyla davaya dahil edilen Hazine vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesince onanmış; taraflarca karar düzeltme talebinde bulunulmaması üzerine 30.06.1981 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı ... ve müşterekleri, Tekirdağ Kadastro Mahkemesi’nin sözü edilen dava dosyasının davalısı ...’un mirasçıları oldukları halde anılan dava dosyasının yargılaması sırasında Tekirdağ Sulh Hukuk Mahkemesinin 1976/898 Esas, 1976/1011 Karar sayılı veraset ilamı uyarınca mirasçısı olarak Hazine’nin davaya dahil edilerek yargılamaya devam edildiğini ancak veraset ilamının gerçeği yansıtmadığını, dolayısı ile dosyasının gerçek tarafı olan ... mirasçıları huzuru ile görülüp sonuçlandırılmadığını ileri sürerek yargılamanın yenilenmesi istemi ile dava açmış, yargılama sırasında ise ... ve müşterekleri kendilerinin de hak sahibi olduğunu öne sürerek davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve müşterekleri vekili ile müdahil davacı ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir. Davacı tarafın iddiasının ileri sürülüşüne göre, iade sebebi olarak; 6100 Sayılı HMK'nin 375. maddesinin 1/c bendinde belirtilen, "Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması" sebebine ya da "1/ğ bendinde belirtilen, "karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması" sebebine dayanıldığı anlaşılmakta olup, HMK'nin 377. maddesinde, yargılamanın iadesi süresinin 375'inci maddenin 1/c bendinde öngörülen hâlde, kararın davalıya veya gerçek vekil veya temsilciye tebliğ edildiği; alacaklı veya davalı yerine geçenlerin karardan usulen haberdar olduğu tarihten, 1/ğ bendinde öngörülen halde ise karara esas alınan ilamın bozularak kesin hüküm şeklinde tamamen ortadan kalkmasından haberdar olunduğu tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıl olduğu belirtilmiş olup, eldeki dosyada iade istemine konu karar 1981 yılında kesinleşmiş olduğuna göre, yargılamanın iadesi istemine ilişkin eldeki davanın tarihi itibariyle, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu gerekçe ile yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, davacı ... ve müşterekleri yönünden iade koşullarının gerçekleşmediği, müdahil davacı ... ve müşterekleri yönünden ise yöntemince müdahale bulunmadığı gerekçesi ile ret kararı verilmesi doğru değil ise de; bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hükmün gerekçesinin açıklanan şekilde düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeple temyiz itirazlarının kabulü ile; hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/son fıkrası gereğince gerekçesinin düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının ise reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 17.09. 2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
16. Hukuk Dairesi, 2014/18066 E., 2015/10703 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varEZİNE KADASTRO MAHKEMESİ
tam metni aç
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 377. maddesinde yargılamanın yenilenmesi nedenleri sınırlı olarak belirtilmiştir.
16. Hukuk Dairesi         2014/18066 E.  ,  2015/10703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : EZİNE KADASTRO MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2014 NUMARASI : 2013/75-2014/32 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden S.. E.. ile aleyhine temyiz istenilen E.. K.. vekili Avukat Yıldırım , Hazine vekili Avukat Dilara . Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında A.Köyü 141 ada 5 ve 6 parsel sayılı 305,53 ve 338,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk ve Sulh Hukuk Mahkemelerinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri davalı bırakılarak tespit edilmişler; S.. E.. tarafından Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açılan tescil davası ile E.. K.. tarafından davalı S.. E.. aleyhine açılan men'i müdahale davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmış; Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsellerin tutanakları ile dava dosyaları birleştirilerek ve önceki kesin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda 28.05.2010 tarihli kararla 05.05.2010 tarihli uzman bilirkişi ek raporunda (E) ve (G) harfleri ile kırmızı renkle taralı alan da dahil olmak üzere 300,71 m2'lik bölümün 141 ada 5 parsel sayılı taşınmaz olarak S.. E.. adına, (F) ve (H) harfleri ile gösterilen alan dahil olmak üzere 342,89 m2'lik bölümün 141 ada 6 parsel sayılı taşınmaz olarak E.. K.. adına tcsciline karar verilmiş; S.. E.. vekili ile Hazine vekili tarafından temyiz edilen karar Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 26.04.2011 tarihli ve 2010/8486-2011/2199 sayılı kararı ile onanmak suretiyle 23.11.2011 tarihinde kesinleşmiştir. S.. E.. vekili 28.06.2012 tarihli dilekçesi ile, yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunmuş, mahkemece yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiş; kararın S.. E.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 16.Hukuk Dairesi'nin 05.02.2013 tarih 2012/8208, 2013/593 Esas Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, karar düzeltme isteminin de reddedilmesi üzerine 30.09.2013 tarihinde kesinleştiği şerhedilmiştir. Talep eden davacı S.. E.. bu kez de 28.10.2013 tarihli dilekçesi ile, yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunmuş, mahkemece yapılan yargılama sonunda; yargılamanın yenilenmesi isteminin esasa girmeden reddine karar verilmiş; hüküm, talep eden davacı S.. E.. tarafından temyiz edilmiştir. İstek, yargılamanın yenilenmesine ilişkin bulunmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 377. maddesinde yargılamanın yenilenmesi nedenleri sınırlı olarak belirtilmiştir. İleri sürülen hususlar bu nedenlerden hiçbirine uymamaktadır. Hükümde açıklanan diğer gerekçelere göre de temyiz itirazları yerinde olmadığından reddi ile usul ve Yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 1.100.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren aleyhine temyiz olan tarafa verilmesine, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22.09.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Usul Hukuku

Yargılamanın iadesi sebeplerinden biri olan "AİHM kararının ihlali" durumunda başvuru süresi ne kadardır ve ne zaman başlar?

A) İhlalin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl.
B) Kesinleşmiş kararın tebliğinden itibaren 3 ay.
C) AİHM kararının kesinleşmesinden itibaren 3 ay.
D) İhlalin tespitinden itibaren 10 yıl.
E) Süre sınırı yoktur.

Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol