6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 58

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 58. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 58- (1) İhtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsızdır. Dava arkadaşlarından her biri, diğerinden bağımsız olarak hareket eder. Mecburi dava arkadaşlığı

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

14 karar eşleşti
23. Hukuk Dairesi, 2013/3318 E., 2013/4207 K.
yüksek eşleşmeŞerhte bu maddenin altında basılmış
23. Hukuk Dairesi         2013/3318 E.  ,  2013/4207 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali, üyeliğin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacılar vekili, müvekkili ...' ın davalı kooperatifin ortağı iken kooperatif yönetimince ....07.2010 tarihli karar ile ihraç edildiğini, ....02.2008 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında kesin hesap şerefiye bedeli ve aidatla ilgili olarak müvekkilinin davalı kooperatife hiçbir borcu kalmadığından dolayı 05.01.2009 tarihli ibraname verildiğini, müvekkilinin ortaklığını ....03.2010 tarihli hisse devir sözleşmesi ile diğer davacı müvekkili ...' a devrettiğini, davalı kooperatif tarafından borcu bulunan ve haksız yere dava eden üyeliğin devrinin mümkün olmayacağının bildirildiğini,ortaklık devrinin kooperatifin herhangi bir organının kabul veya tasdikine bağlı olmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, müvekkili ...'ın üyelikten ihraç kararının iptaline ve müvekkili ...' un davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıların ayrı dava açması gerektiğini, ayrıca kooperatife üyelik devri ile ilgili usulüne uygun bir başvuru olmadığını, davacıların kooperatife olan borçlarını ödememek için muvazaalı olarak devir işleminin gerçekleştirildiğini, davacı ...'ın ihtarlara rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle yönetim kurulunun usulüne uygun kararı ile ihraç edildiğini, hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açılamayacağını savunarak,davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; genel kurul kararına dayanmadıkça kooperatif ortaklarının ileriye dönük olarak aidat borçlarından ibra edilemeyeceği, aksinin eşitlik ilkesini bozacağından bu ibranamenin genel kurul tarafından onaylanmadığından geçersiz olduğu, peşin ödeme yapmak suretiyle üye olduğuna dair herhangi bir karar da olmadığından diğer üyeler gibi hesaplanan borcu ödemek zorunda olduğu, çıkarılan borç miktarlarında da yanlışlık olmadığı ve ihtarlara rağmen bu davacının parasal yükümlülükleri yerine getirmediğinden davacı ...'ın üyelikten ihracının kanuna ve anasözleşmeye uygun olduğu, davacının diğer davacı ...'a ....03.2010 tarihinde üyeliğini devrettiği, ancak bunu kooperatife bildirmediği, davacılar arasındaki devir işlemi davalı kooperatiften gizlendiğinden dürüstlük kuralına aykırı olarak önceki üye hakkında başlatılan ihraç prosedürünü neticesiz bırakmak amacıyla devir işleminin yapıldığı, kaldı ki, devir alan davacı ... üyeliği tüm hak ve vecibeleri ile devraldığından önceki üye ... hakkında kooperatifçe başlatılan ihraç prosedürünün diğer davacıya da etkili olduğu, ... hakkındaki ihraç prosedürünün tamamlanmasına kadar üyelik devrini kooperatife bildirmeyen davacı ...'un, ihraç kararından sonra üyeliği devir aldığına dair iddiasının dürüstlük kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. ...-Davacı ...'a ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları bakımından; a)Dava, davacı ... yönünden kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Davadaki talepler itibariyle davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gözönünde bulundurularak davacılardan dava açılırken ayrı ayrı başvurma ve peşin karar ve ilam harcı alınması gerekir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 32. maddeleri uyarınca yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe, müteakip işlemler yapılamaz. Mahkemece, eksik harcın re'sen tamamlatılması için anılan Kanun'un .... maddesi uyarınca davacıya süre verilerek re'sen eksik harcın tamamlatılması, harç ikmal edildiğinde, yargılamaya devam edilmesi, aksi halde dosyanın işlemden kaldırılması, üç ay içinde davanın yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, hangi davacı için yatırıldığı anlaşılamayan sadece bir davacı için gerekli harçların yatırılmış olduğu hususu gözardı edilerek, anılan davacı için de yargılamaya devamla hüküm kurulması doğru olmamıştır. b)Kabule göre; dosyada mevcut anasözleşmenin .../.... maddesinde parasal yükümlülüklerini ... gün geciktiren ortaklara ihtarname gönderilmesi gerektiği öngörülmüştür. Davalı kooperatif tarafından keşide edilen ....01.2010 tarihli ve 01861 yevmiye nolu birinci ihtarnamede, ödenmesinde ... gün gecikilmemiş olan Aralık ayı şerefiye bedeli de dahil edilerek 31.....2009 tarihi itibariyle hesaplanan anapara ve temerrüt faizi borcunun ödenmesi istenilmiştir. Bu durumda, muaccel olmayan şerefiye borcunun da yer aldığı bu ihtarnameye dayanılarak verilen ihraç kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. ...-Davacı ...'a ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava, davacı ... yönünden kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir. Davacı ...'un davalı kooperatife karşı ileri sürdüğü devir yolu ile ortaklık hakkını kazanmış olduğu yönündeki iddia ve isteminin kabul edilebilmesi, öncelikle ortaklık hakkını devraldığı ...'ın ortak olmasına bağlı bulunduğu, diğer anlatımla ihraç kararı kesinleşen ortağa devredebileceği bir üyelik hakkı da kalmayacağı ve devir yolu ile üyeliğin geçmesinin mümkün olmadığı gözetilerek, bu davacı yönünden dava tefrik edilip ayrı bir esasa kaydedilerek ... ile ilgili üyelikten ihraç kararının iptali istemi hakkındaki kararın kesinleşmesi beklenip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bu davacının isteminin de diğer davacının istemi ile birlikte ele alınıp, karara bağlanması doğru olmamıştır. ...-Bozma nedenine göre, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (...-a) ve (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacılar yararına BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere ....06.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dava, aynı vekil eliyle açılan, kooperatif üyesi ...'ın kooperatifçe alınan ihraç kararının iptali ile ihraç öncesi ....03.2010 tarihinde kooperatif hissesini devrettiği ...'un üyeliğinin tesbiti istemidir. Dairemizce yapılan inceleme sonucu, ... no'lu bent kabule göre başlığı altında "muaccel olmayan şerefiye borcunun yer aldığı ihtarnameye dayanarak verilen ihraç kararının iptaline karar verilmesi gerekirken..." denilmek suretiyle ...'ın ihraç kararının iptali gerektiği hususuna değinilmiştir. ...'ın ihraç kararının iptali sonucu olarakta şartların mevcut olması halinde diğer davacının üyeliğinin tesbiti gerektiğine işaret edilmiştir. Davaların aynı ve birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır ve bu davalar HMK'nın 166/.... maddesi gereğince birleştirilerek görülür. Davacı ... Doğan'ın üyelik tesbit istemi, davacı ...'ın ihraç kararı iptali istemine doğrudan doğruya bağlı olup, her iki davanın birlikte görülmesi yasa hükmü gereğidir. HMK'nın 167. madde başlığı altında davaların ayrılması düzenlenmiş ve düzenleniş amacıda yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak olarak gösterilmiştir. Somut olayda, böyle bir durum olmadığı gibi, davacı ...'ın ihraç kararının iptaline karar verilmesi gerektiğine işaret edilmiş olması karşısında, herhangi bir kamusal yarar ve zorunluluk olmaması, hak aramada zaman ve masraf kayıpları da düşünüldüğünde davanın ayrılması ve yeni bir esasa kaydı yönündeki davacı ...'a yönelik sayın çoğunluk görüşüne katılmak mümkün olmamıştır..../06/2013

Diğer kararlar (4)

21. Hur- kuk Dairesi, 2016/913 E., 2016/7182 K.
yüksek eşleşmeŞerhte bu maddenin altında basılmış
tam metni aç

Bu kararın tam metni kütüphanemizde yok; şerhte künyesiyle anılıyor.

21. Hukuk Dairesi, 2015/10654 E., 2016/7227 K.
yüksek eşleşmeŞerhte bu maddenin altında basılmış
tam metni aç

Bu kararın tam metni kütüphanemizde yok; şerhte künyesiyle anılıyor.

17. Hukuk Dairesi, 2016/2527 E., 2016/6321 K.
yüksek eşleşmeŞerhte bu maddenin altında basılmış
tam metni aç

Bu kararın tam metni kütüphanemizde yok; şerhte künyesiyle anılıyor.

9. Hukuk Dairesi, 2014/12542 E., 2014/23441 K.
yüksek eşleşmeŞerhte bu maddenin altında basılmış
tam metni aç

Bu kararın tam metni kütüphanemizde yok; şerhte künyesiyle anılıyor.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Genel

Müteselsil kefiller (A), (B) ve (C) aleyhine, alacaklı banka (D) tarafından aynı dilekçeyle borcun tamamının tahsili için bir alacak davası açılmıştır. Davalıların bu davadaki konumu ve aralarındaki usuli ilişki göz önüne alındığında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Dava arkadaşlarının birlikte hareket etme zorunluluğu bulunmamakla birlikte, duruşmaya sadece (B)’nin katılması hâlinde, onun yaptığı usul işlemleri usulüne uygun davet edilen (A) ve (C) bakımından da hüküm ifade eder.
B) Davalılar arasındaki borcun müteselsil niteliği, maddi hukuk bakımından bölünmez bir ilişki yarattığından, davalılardan (C)’nin davayı kabul etmesi diğer davalılar (A) ve (B)’yi de bağlar.
C) Davaların temelini oluşturan hukuki sebep ve vakıalar benzer olduğundan, mahkemenin yargılamanın herhangi bir aşamasında davalılardan biri hakkındaki davayı ayırarak farklı bir esas üzerinden yürütmesine kanunen imkân yoktur.
D) Davalıların her biri diğerinden bağımsız olarak savunma yapabilse de, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlulukları bakımından mahkemece dava sonunda tek ve ortak bir hüküm kurulması zorunludur.
E) Davalılardan (A)’nın, aleyhine verilen karara karşı kanun yolu süresini kaçırması, süresi içinde kanun yoluna başvuran (B) ve (C)’nin bu hakkını kullanmasına ve kararın onlar yönünden incelenmesine engel teşkil etmez.

Bu maddeyle ilgili 4 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol