6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 67

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 67. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 67- (1) Müdahale talebinde bulunan üçüncü kişi, yanında katılmak istediği tarafı, müdahale sebebini ve bunun dayanaklarını belirten bir dilekçeyle mahkemeye başvurur. (2) Müdahale dilekçesi, davanın taraflarına tebliğ edilir. Mahkeme, gerekirse taraflarla birlikte üçüncü kişiyi de dinlemek üzere davet eder, gelmeseler dahi müdahale talebi hakkında karar verir. Fer’î müdahilin durumu

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

4 karar eşleşti
Hukuk Genel Kurulu, 2016/504 E., 2017/962 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varYargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece)
Hukuk Dairesince HMK’nın 67. maddesi uyarınca ihbar olunan Cumhuriyet savcısının müdahale talebi hakkında herhangi bir karar verilmemiş ise de;
Hukuk Genel Kurulu         2016/504 E.  ,  2017/962 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece) Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince; “DAVA: Dava dilekçesinde, ceza yargılaması sırasında el konulan silahların kasıtlı olarak yok edildiği ve bu nedenle yargılanan dava dışı kişilerin beraat ettiği iddia edilerek; 50.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi, talep ve dava olunmuştur. CEVAP: Cevap dilekçesinde, dava koşullarının ve sorumluluk nedenlerinin gerçekleşmediği savunulmuştur. GEREKÇE: Dava, ihbar edilen Cumhuriyet Savcısının yargısal faaliyeti nedeniyle maddi/manevi tazminat istemine ilişkindir. Davanın esastan reddine dair verilen dairemiz kararı, temyiz istemi üzerine Hukuk Genel Kurulu'nun 25/02/2015 gün ve 2014/4-1055 E. 2015/848 K. sayılı ilamı ile, görev konusunun değerlendirilmesi gerekçesiyle bozulmuştur. Usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur. Karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 18/06/2014 gün ve 6545 Sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değiştirilen 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141 ve 142. maddelerinde ceza hakimleri ve Cumhuriyet Savcıları aleyhine yargısal faaliyet nedeni ile açılan tazminat davalarının, zarara uğrayanın oturduğu yer Ağır Ceza Mahkemesi'nde karara bağlanacağı ve yine 6545 Sayılı Yasanın 86.maddesinde bu nedenle açılmış ve Yargıtay incelemesinde bulunan dosyaların esası incelenmeksizin ilgili dairece yetkili Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderileceği düzenlenmiş olmakla, aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Açıklanan gerekçe uyarınca; 1-6545 Sayılı yasanın 70.maddesi ile değişik CMK.nun 141/3. maddesi ile 142. maddesi uyarınca mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Dosyanın talep halinde görevli Manavgat Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Takdiren para cezası tayinine yer olmadığına, 4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemede gözetilmesine,” dair oybirliği ile verilen 15.09.2015 gün ve 2015/37 E., 2015/48 K. sayılı karar ihbar edilen Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI İhbar olunan Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin süresinde olduğunun anlaşılmasından ve dosyadaki tüm kağıtların okunmasından sonra gereği düşünüldü: Dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı kendisine karşı öldürmeye teşebbüs suçundan yargılanan dava dışı kişiler hakkındaki ceza yargılaması sırasında bu kişilerin evinde yapılan aramada el konulan ve emanete alınan av tüfekleri ile kendisinin üzerinden çıkan kurşunların mukayese edilmesine karar verildiğini, ancak silahların Makina Kimya Endüstrisi Kurumu'na gönderilerek imha edildiğinin ortaya çıktığını, ihbar olunan Cumhuriyet Savcısının kasıtlı olarak suç delillerinin ortadan kaldırılmasına neden olduğunu ileri sürerek 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince “6545 Sayılı yasanın 70. maddesi ile değişik CMK’nın 141/3. maddesi ile 142. maddesi uyarınca görevsizlik” kararı verilmiş, hüküm ihbar edilen Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmiştir. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; ihbar olunan Cumhuriyet Savcısı tarafından bozma öncesinde yapılan yargılama sırasında, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Başkanlığı’na verilen dilekçe ile davaya katılan sıfatıyla kabulüne karar verilmesi talep edilmiş olmasına rağmen özel dairece bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması ve Hukuk Genel Kurulunun bozma kararına uyularak verilen karara karşı davacının veya davalı vekilinin temyiz isteminin bulunmaması karşısında ihbar olunan Cumhuriyet Savcısının bu kararı tek başına temyiz hakkının olup olmadığı hususu ön sorun olarak incelenip tartışılmıştır. Ön sorun ile ilgili hususların açıklığa kavuşturulması açısından Hakimin hukuki sorumluluğundan kaynaklanan ve devlet aleyhine açılan tazminat davalarında davanın ihbarı ve davaya katılma müesseselerinin irdelenmesi gereklidir. 6100 Sayılı HMK’nın ilgili maddesi; “Madde 48- Tazminat davası dilekçesinde hangi sorumluluk sebebine dayanıldığı ve delilleri açıkça belirtilir; varsa belgeler de eklenir. Mahkeme, açılan tazminat davasını, ilgili hâkime resen ihbar eder.” şeklindedir. 6100 sayılı HMK’nın 48. maddesinin ikinci fıkrası ile, Devlet aleyhine açılan tazminat davasına bakan mahkemenin, bu davayı, sorumlu hâkime re’sen ihbar etmesi esası getirilmiştir. Bu düzenleme ile dava kendisine ihbar edilen hâkimin/Cumhuriyet Savcısının, davalı Devlet yanında davaya katılabilmesi, böylece sorumlu hâkimin/Cumhuriyet Savcısının da davadan haberdar olması ve hukukî dinlenilme hakkı çerçevesinde davada etkili olabilmesi, delil getirebilmesi imkânı sağlanmak istenmiştir. İhbar edilenin bu hakları elde edebilmesi için 6100 sayılı HMK’nın 65 ve devamı maddeleri uyarınca davaya katılması gereklidir. Bilindiği üzere, hukukumuzda davaya müdahale (katılma) iki türlü olup; bunlar asli müdahale ve fer’i müdahale olarak adlandırılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 65. maddesinde “Asli Müdahale” başlığı altında; “Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir. Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır.” hükmü yer almakta; Aynı Kanunun “Fer’i Müdahale” başlıklı 66. maddesinde ise; “Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer'î müdahil olarak davada yer alabilir.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Belirtilen müdahale şekillerinin davadaki konumu ve sonuçları farklıdır. Fer’i müdahalede üçüncü kişi, hukuki yararı olduğu gerekçesiyle görülmekte olan davaya ancak taraflardan birinin yanında ve onun yardımcısı olarak katılır. Bu nedenle fer’i müdahale, bir davanın davalılar aleyhine sonuçlanması halinde, kendi hukuksal durumu dolaylı şekilde etkilenecek olan üçüncü kişinin başvuracağı bir yoldur ve genellikle amaç, açılmış davanın davalı yararına sonuçlanmasını (reddedilmesini) sağlamaktır. 6100 sayılı HMK’nın 65/2. maddesine göre fer’i müdahale dilekçesi, davanın taraflarına tebliğ edilir. Mahkeme, gerekirse taraflarla birlikte üçüncü kişiyi de dinlemek üzere davet eder, gelmeseler dahi müdahale talebi hakkında karar verir. Mahkeme, fer’i müdahale dilekçesi üzerine müdahale talebinin kabulüne veya reddine karar verir. Fer’i müdahil, müdahale talebinin reddine ilişkin kararı, asıl hüküm verildikten sonra lehine müdahale etmek istediği taraf aleyhine verilmiş olan hükme karşı temyiz yoluna başvurarak temyiz edebilir ve hükmün, müdahale talebinin haksız olarak reddedilmiş olması nedeniyle bozulmasını isteyebilir. Müdahale talebinin kabulü halinde ise fer’i müdahil, lehine katıldığı tarafla birlikte hareket ederek davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip eder. Hüküm, lehine müdahale edilen taraf hakkında verilir. Müdahil hakkında karar verilemez. Müdahil hükmü ancak, lehine katıldığı tarafla birlikte temyiz edilebilir. Lehine müdahale edilen taraf temyiz yoluna başvurmazsa, HMK’nın 68. maddesi uyarınca, yanında katıldığı tarafla birlikte hareket etmek zorunda olan fer’i müdahil, yalnız başına kararı temyiz edemez. Müdahile husumet tevcih edilmediği gibi müdahil aleyhine bir karar da verilmemiş bulunan hallerde müdahilin tek başına temyiz isteğinde bulunmaya hakkı yoktur. Bir davada hüküm, ancak davada taraf olan hakkında verilebileceğinden, bu hükme yönelik temyiz yoluna başvurma yetkisi de sadece davanın taraflarına aittir. Asıl tarafın kararı temyiz etmesi halinde taraf yanında yer alan yani müdahil olan da temyiz edebilir ve bu halde temyiz eden feri müdahilin temyiz eden asıldan ayrı olarak gerekli harç ve temyiz giderini yatırması halinde kararı temyiz etme hakkı doğar. Bunun bir tek istinası ihbar olunan hakkında bir hüküm kurulmasıdır. İhbar olunan hakkında hüküm kurulmuş ise bu halde ihbar olunan taraf müdahil olmasa ve taraflar temyiz etmese de hükmü tek başına temyiz etme hakkı elde eder. Yapılan açıklamaların ışığında somut olaya bakıldığında; HMK’nın 48. maddesi uyarınca kendisine dava ihbar olunan Cumhuriyet Savcısı tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Başkanlığına verilen dilekçe ile davaya katılan sıfatıyla kabulüne karar verilmesi talep edilmiş olmasına rağmen Özel Dairece bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince verilen ilk kararın Hukuk Genel Kurulunca bozulması üzerine bozma kararına uyularak verilen görevsizlik kararı davacıya ve davalı vekiline tebliğ edilmiş, karar davanın taraflarınca temyiz edilmemiştir. İhbar olunan Cumhuriyet Savcısı ise süresi içerisinde vermiş olduğu temyiz dilekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiş, ancak temyiz dilekçesi içeriğinde müdahale talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması hususunu temyiz sebebi olarak dile getirmemiştir. İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince HMK’nın 67. maddesi uyarınca ihbar olunan Cumhuriyet savcısının müdahale talebi hakkında herhangi bir karar verilmemiş ise de; davaya katılmakta hukuki yararının bulunması ve davanın davalı aleyhine sonuçlanması halinde, kendi hukuksal durumunun dolaylı şekilde etkilenecek olması karşısında fer’i müdahil konumunda bulunduğunun kabulü gerekir. HMK’nın 68. maddesi gereğince fer’i müdahilin davaya yanında katılmayı talep ettiği tarafla birlikte hareket etmesi gerektiği dikkate alındığında, müdahil hükmü ancak lehine katıldığı tarafla birlikte temyiz edilebilir. Somut olayda, davalı Hazinenin temyiz isteminde bulunmaması ve temyize konu kararda Cumhuriyet Savcısı hakkında bir hüküm kurulmamış olması nedeniyle Cumhuriyet Savcısının fer’i müdahil konumunda bulunduğu kabul edilse bile tek başına temyiz hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle temyiz hakkı bulunmayan ihbar olunan/fer’i müdahil Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihbar olunan/fer’i müdahil Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin REDDİNE ve peşin harcın istek halinde iadesine, 24.05.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

Diğer kararlar (3)

18. Hukuk Dairesi, 2015/7242 E., 2016/1618 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
1-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 67. maddesine göre;
18. Hukuk Dairesi         2015/7242 E.  ,  2016/1618 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, gaiplik kararı verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve ilişkili kişi tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: 1-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 67. maddesine göre; müdahale talebinde bulunan üçüncü kişi, yanında katılmak istediği tarafı, müdahale sebebini ve bunun dayanaklarını belirten bir dilekçeyle mahkemeye başvuracağı, müdahale dilekçesinin davanın taraflarına tebliğ edileceği, mahkemenin gerekirse taraflarla birlikte üçüncü kişiyi de dinlemek üzere davet edeceği, gelmeseler dahi müdahale talebi hakkında karar vereceği hükme bağlandığı halde, yargılama sonucu verilen hükmü temyiz eden ...'un davaya müdahil olma konusunda verdiği 22/01/2015 tarihli dilekçe hakkında mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi, 2-4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 32. maddesinde; ”Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir. Yetkili mahkeme, kişinin T..'deki son yerleşim yeri; eğer ..'de hiç yerleşmemişse nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer; böyle bir kayıt da yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesidir.” şeklinde düzenleme getirilmiş olup; somut olayda davacı, hakkında gaiplik kararı istenilen ... ile birlikte ortak murisleri..’nun 1997 tarihinde ölmesi nedeniyle terekeyi paylaştırmak istediklerini ancak ...’dan 1996 tarihinden beri haber alamamaları nedeniyle terekeyi paylaşamadıklarını bu nedenle kardeşi ...’un gaipliğine karar verilmesini talep etmiş; mahkemece, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Davacının hakkında gaiplik kararı verilmesi istenilen ...’un kardeşi olması, ortak murisleri..’nun terekesi paylaştırılamaması ve ...’un mirasçısı ...’un da davaya müdahil olup katılmak istediğini beyan etmiş olması dikkate alındığında, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu kabul edilerek mahkemece işin esasına girilip gaiplik şartlarının oluşup oluşmadığının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile davanın reddi, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 08.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
1. Hukuk Dairesi, 2016/2525 E., 2016/3876 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSULH HUKUK MAHKEMESİ
tam metni aç
Bilindiği üzere; asli müdahale ve feri müdahale müesseseleri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 65 ila 69. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2016/2525 E.  ,  2016/3876 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KAYIT MALİKİ İLE MURİSİN AYNI KİŞİ OLDUĞUNUN TESPİTİ Taraflar arasındaki davadan dolayı ... Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 16.11.2015 gün ve 2015/97 Esas-2015/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi müdahil vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya tetkik olunarak gereği düşünüldü. -KARAR- Dava, kayıt maliki ile mirasbırakanın aynı kişi olduğunun tespiti isteğine ilişkindir. Davacılar, 622 parsel sayılı taşınmazın 1/3 payının mirasbırakanları ''... ve ... oğlu, 01.07.1904 doğumlu 26.12.1926 tarihinde ölen ...'a'' ait olduğunu, ancak tapu kaydında soyadının bulunmaması sebebi ile mirasçılar adına intikalinin yapılamadığını ileri sürerek, anılan kayıt maliki ile mirasbırakanlarının aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmesini istemişlerdir. Birleşen dosyadan müdahil, dava konusu yapılan payla ilgili olarak kazandırıcı zilyetlik iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil davası açtığını, verilecek kararın hakkını doğrudan doğruya etkileyeceğini belirterek, asli müdahale talebinin kabulü ile davacıların davasının reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı idare vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davada yasal hasım olan ... Müdürlüğü dışında asli müdahilin de yeraldığı, bu nedenle görevli mahkemenin 6100 sayılı HMK'nın 2. ve 4. maddeleri hükmü gereğince Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm sadece müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bilindiği üzere; asli müdahale ve feri müdahale müesseseleri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 65 ila 69. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Asli müdahale başlığını taşıyan 65. maddesinde; ''Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir.'' Feri müdahale başlığını taşıyan 66. maddesinde ise '' Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabilir.'' düzenlenmiştir. Öte yandan; 69/1. maddesinde de açıkça;; feri müdahilin de yer aldığı bir davada, hükmün ancak taraflar hakkında verileceği düzenlemesine yer verilmiş olup, davanın tarafı olmayan fer'i müdahilin hükmü tek başına temyiz yetkisi bulunmamaktadır. Somut olaya gelince, müdahil ... her ne kadar müdahale dilekçesinde kendisini ''Asli Müdahale Talep Eden'' olarak göstermiş ve mahkemece de asli müdahil olarak kabul edilmiş ise de; 06.11.2013 tarihli müdahale dilekçesinin talep kısmında açıkça; ''davacıların açtığı davanın reddine karar verilmesini'' talep etmiş olması karşısında, talebinin niteliği itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 66. maddesinde düzenlenen ''Feri Müdahale'' talebi mahiyetinde olduğu açıktır. O halde, fer'i müdahilin ancak lehine katıldığı tarafla birlikte hareket edebileceği ve tek başına temyiz yetkisi bulunmadığı, hükmü davalının da temyiz etmediği, öte yandan, feri müdahilin; ''HMK'nın 69/2. maddesinde belirtilen; ''zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığı veya yanında katıldığı tarafın iddia ve savunma imkanlarını kullanmasını engellediği ya da kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkanlarının, tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığı'' yönünde bir iddiasının da bulunmadığı anlaşıldığından, feri müdahil ... vekilinin 14.01.2016 havale tarihli temyiz dilekçesinin REDDİNE, 31.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi, 2014/16755 E., 2014/16435 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 67. maddesinde;
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi         2014/16755 E.  ,  2014/16435 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ....04.2012 tarihli davanamesiyle; ... Demokratik Öğrenci Derneği'nin kapatılması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm ihbar eden İl Dernekler Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 67. maddesinde; müdahale talebinde bulunan üçüncü kişi yanında katılmak istediği tarafı, müdahale sebebini ve bunun dayanaklarını belirten bir dilekçeyle mahkemeye başvuracağı, müdahale dilekçesinin, davanın taraflarına tebliğ edileceği, mahkemenin gerekirse taraflarla birlikte üçüncü kişiyi de dinlemek üzere davet edeceği gelmeseler dahi müdahale talebi hakkında karar vereceği hükme bağlanmış olup; somut olayda yargılama sonucu verilen hükmü temyiz eden ... İl Dernekler Müdürlüğü davaya müdahale talebinde bulunmadığı gibi davada ihbar eden konumunda olup taraf sıfatı da bulunmadığından temyiz dilekçesinin REDDİNE, ........2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Usul Hukuku

Fer'i müdahale talebi nereye yapılır?

A) Yargıtay'a
B) Bölge Adliye Mahkemesine
C) Davanın görüldüğü mahkemeye
D) Nöbetçi mahkemeye
E) İcra dairesine

Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol