6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 81

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 81. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 81- (1) Vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur. Vekilin istifası

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

16 karar eşleşti
10. Hukuk Dairesi, 2022/7074 E., 2023/5701 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
6100 sayılı HMK'nun 81 inci maddesi uyarınca vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin o
10. Hukuk Dairesi         2022/7074 E.  ,  2023/5701 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Kısmen Ret Taraflar ...ında mahkemece görülen iş kazasından manevi tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ile davalılardan... Elektrik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti ve ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından temyiz edilmiş, davalı ...Ş. temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasını talep etmiş olmakla duruşma yapılmak üzere tayin olunan 22.02.2022 Salı günü için yapılan tebligatlar üzerine duruşmalı temyiz eden davalı adına Av. ... ile davacılar adına Av. ... geldiler. Diğer davalılar adlarına gelen olmadığı görüldükten, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek, incelemenin aynı gün öğleden sonraya bırakılmasına karar verilmiş, dosyada tespit edilen noksanların ikmali için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verildikten, noksan ikmal edilerek dosya Dairemize gelmekle; kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ... ve ...'ın oğlu, .., ..., ... ve ...'ın kardeşleri müteveffa ...'ın, 03 04.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde boğularak hayatını kaybettiğini, ... ili ...ilçesi ... Köyü sınırları içinde yapılmakta olan K...u HES projesi göl havzası içerisinde bulunan elektrik direğinin devrilmesi sonucu meydana gelen arızaya müdahale etmek için onarma işinde ... Elektrik A.Ş.'den ( ... ) ... isimli teknisyen ve bu şirketin taşeron firması olarak görev yapan... Elektrik inş.Taah San.Tic. Ltd. Ştinde görev yapan aralarında müvekkillerin çocuklarının da bulunduğu ..., ..., ... isimli teknisyenlerin içerisinde bulundukları deniz bisikletinin alabora olması neticesinde su içinde yaklaşık bir buçuk saatten fazla bir süre kurtarılmayı bekleyen beş kişinin, havanın ve buz tutmuş gölet suyunun da etkisiyle çırpına çırpına çevrede olayı izleyen vatandaşların gözleri önünde hayata veda ettiklerini, Söz konusu iş kazası nedeniyle Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2013 /121 Esas sayılı dosya ile bir kısım sorumlular hakkında ceza davası açılmış olup halen devam etmekte olduğunu, müteveffa Ahmet Sait Turanın, geçirdiği iş kazası sırasında davalılardan... Elektrik Taah. San Tic.Ltd Şti’nin sigortalı işçisi olduğunu. ayrıca diğer davalı ...Ş. ile...... Elektrik Taah. San .Tic. Ltd. Şti. ...ında alt-üst işveren ilişkisinin mevcut olduğunu ve müvekkillerin uğradıkları zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlulukları bulunduğunu, yine davalılardan Axa Sigorta A.Ş. 21.03.2011/20.03.2013 başlangıç ve bitiş tarihli Montaj Tüm Riskler Sigorta Poliçesi (kapsamında meydana gelen iş kazasından dolayı poliçe limitleri dâhilinde diğer davalılarla birlikte müvekkillerime karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduuğunu, müteveffa vefat ettiğinde 1992 doğumlu olup henüz 20 yaşında olduğunu, çalışarak ailesinin geçimine yardımcı olan çevresince dürüstlüğüyle, iyiliği ve çalışkanlığıyla tanınan müteveffanın feci bir şekilde ölümünün anne, baba ve kardeşlerini tarifi kabil olmayacak derecede büyük üzüntüye boğmasına sebep olduğunu, üstelik elektrik teknisyeni olan müteveffanın gelecek vaad eden bir genç olduğunu beyan ederek, arz edilen nedenlerle; davaya konu iş kazasında vefat eden müteveffa ...'ın vefatı nedeniyle, davacı baba ... için 150.000,00 TL, anne ... için 150.000,00 TL, kardeşi ... için 75.000,00 TL, kardeşi ... için 75.000,00 TL, kardeşi ... için 75.000,00 TL ve kardeşi ... için 75.000,00 TL olmak üzere toplam 600.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini (Axa Sigorta A.Ş. açısından taleplerin poliçe limiti ile sınırlı olduğunu) talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Diğer davalı ...Ş.’nin müvekkili nezdinde düzenlenen 40246837 numaralı ve 21.03.2011 - 2012 tarihlerini kapsayan İşveren Mali Mesuliyet teminatını içeren “Montaj Tüm Riskler Sigorta Poliçesi” nin mevcut olduğunu, müvekkili Şirketin işbu poliçeden dolayı sorumluluğunun şahış basına bedeni zararlarda 50.000.00.-TLve her durumda kaza bası 150.000.00-TL ile sınırlı olduğunu, Ancak teminat limitini bildirmelerinin iddiaları kabul etmiş oldukları anlamında değerlendirilmemesi gerektiğini, dava konusu olayda 5 işçinin vefat ettiğinin bilindiğini Bu nedenle her ne kadar kişi başı taminatları 50.000,00-TL ise de hakkaniyet gereği vefat eden her bir işçi için 150.000.00-TL/5 = 30.000,00TL teminat limiti kabul edilmesi gerektiğini, işverenin mali sorumluluk sigortası Genel Şartları ve Poliçe Özel şartlarında belirtildiği üzere; işveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1 inci maddesinde teminatın kapsamı; "Bu poliçe, iş yerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işveren’den talep edilecek ve sosyal sigortalar kurumu’nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı kurum tarafından işveren’e karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonucunda ödenecek tazminat miktarlarını, poliçede yazılı meblağa kadar temin eder. ” şeklinde tarif edildiğini, Poliçe Özel Şartlarında da buna paralel düzenleme mevcut olduğunu, yukarıdaki madde metninden de anlaşılacağı üzere; iki hususun önem arz ettiğini, Sosyal Sigortalar Kurumunun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile Sosyal Sigortalar Kurumunun sağladığı bu yardımların üzerinde ve dışında işverene terettüp edecek hukuki sorumlulukların, sigorta konusu olacağını, gerçek zararın belirlenebilmesi için de konusunda uzman kişiler tarafından bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, destekten Yoksun Kalma Tazminatı belirlenirken; bilinen ücret, belirlenebilir bir ücret yoksa Asgari Ücretin baz alınması gerektiğini beyan ederek, tüm delillerin taraflarına tebliğine kadar tüm dava ve savunma haklarının saklı kalmasına, tüm delillerin toplanmasını takiben "Adli Tıp Kurumu ve Trafik İhtisas Dairesi" tarafından kusur tespitinin yapılmasından sonra müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; yine "Aktüer" sıfatına sahip bir bilirkişi kanalı ile "destekten yoksun kalma" tazminatının hesaplanmasına, müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; sorumluğunun azami limit ile sınırlı olacağına, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. 2. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olayın gerçekleştiği 03.04.2012 tarihinde ustabaşı Mustafa Arifogğulları, Arıza-Bakım Yüklenicisi... Elk. İnş. Taah. Tic. San. Ltd. Şti. Aşkale İlçe Sorumlusu Tekniker ..., diğer yüklenici elemanları teknisyen... , teknisyen ..., teknisyen ...ün arızayı gidermek için gölet ortasında elektriksiz durumdaki ENH direğine Belediyeden temin ettikleri deniz bisikleti ile müdahale etmeğe çalıştıkları, ancak deniz bisikletinin su alması sonucu batması nedeniyle ölümlü kazanın meydana geldiği ve kazanın asli kusurunun gölet içerisinde hareket edecek sağlam tekne veya bot temin edilerek bu şekilde arızanın giderilmemesinden kaynaklandığının ortada olduğuu, müvekkili Şirketin meydana gelen kazada herhangi bir kusuru veya sorumluluğu olmadığını, söz konusu işin yürütülmesi için 13/01/2011 tarihli sözleşme imzalanarak Arıza Bakım ve Onarım işleri ihale edildiğini, bu yerlerdeki (dava konusu olayın meydana geldiği Aşkale ilçesi dahil ) arıza Bakım ve Onarım işleri 2011-2012 yılları ...ında... Elektrik İnş. Taah. Tic. San. Ltd. Şti. tarafından yürütüldüğünü bahse konu sözleşmenin “İş ve iş yerlerinin korunması ve sigortalanması “ başlıklı 22 nci maddesinde “Yüklenici işin devamı sırasında is verinde yapılacak çalışmalar nedeniyle işçileri çevre halkının zarara uğramamalarını, zarar görmelerini ve islerde zarar ve hasar meydana gelmesini önleyici tedbirlerin alınmasından da yüklenici firmanın sorumlu olduğunu, alınan bütün tedbirlere rağmen yüklenicinin yaptırdığı islerden dolayı üçüncü kişilerin veya isçilerin zarar görmesi ihtimaline karşı yüklenici üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası.işveren mali mesuliyet sigortasını yapmakla mesul olduğunu ayrıca sigorta kapsamı içerisinde veya dışında kalan hareket ve fiilden dolayı meydana gelebilecek bütün talep ve iddiaların karşılanması yükümlüğünün de yükleniciye ait olduğunu beyan ederek, öncelikle açılan davada kusur ve sorumluluğu bulunmayan müvekkili şirket açısından husumet yönünden reddine karar verilmesini; mahkemece işin esasına girilecekse; yapılacak yargılama neticesinde müvekkili şirkete yöneltilen haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini; mahkeme harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. 3. Davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ve eklerinde; davalı müvekkili şirkete izafe edilmiş bir kusur veya kusurlu eylem veya hukuken sorumlu tutulmasını gerektirir bir gerekçe gösterilmediğini, HUMK 19/1-e maddesi gereğince davacının, iddia ettiği olayları sıra num...ı altında dava dilekçesinde bildirmekle yükümlü olduğunu, H.M.K. 119/1-f ve H.M.K. 194 maddelerine göre de davacının dayandığı olayları ispata elverişli şekilde somutlaştırması, hangi delille hangi olayı ispat etmeye çalıştığını belirtmek zorunda olduğunu, ancak dava dilekçesinde davacıların, davalının hangi maddi eylemleri veya ne tür mesleki ve hukuki sorumluluğu nedeniyle bir tazminat talep ettiğini açıklanmadığını, davacının bu aşamadan sonra iddialarını genişletmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, davacının H.M.K. 318 maddesine göre sadece Erzurum 3. Ağır Ceza mahkemesinin 2013/121 Esas sayılı dava dosyasına delil olarak dayanabileceğini, olayın meydana gelmesinde müvekkili şirkete atfedilecek bir kusur bulunmadığını, K...u 2 Hes Projesi baraj alanı içerisinde kalan elektrik direklerinden birinin yan yatması nedeniyle oluşan arızayı gidermek,... Elektrik Ltd. Şti. nin ... Elektrik A.Ş. ile imzaladığı sözleşme ile yüklendiği görev kapsamı içinde kalmadığını, netice olarak enerji nakil hatlarının deplasesi için yapılması gereken işlemlerin yer ve zamanında ilgili kurumlarca yapılmadığını, davacılar tarafından talep edilen maddi tazminat talepleri için Borçlar Kanunu 52 nci madde uyarınca müteveffanın kusuru mevcudiyeti nedeniyle indirim taleplerinin mevcut olduğunu ayrıca hesap edilecek maddi tazminattan Borçlar Kanunu 55 inci madde uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumunca bağlanan gelirlerin düşülmesi gerektiğini, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat taleplerinin oldukça fahiş olduğunu, davacıların alacaklarına mevduata uygulanan ticari faiz talep etmelerinin hukuki dayanağı bulunmadığını, bu nedenle istenilen faizin niteliğine itiraz ettiklerini, davacıların ancak 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temmerüt Faizine ilişkin kanunun 1. ve 2/1 maddeleri gereğince % 9 oranında adi kanuni faiz talep edebileceklerini beyan ederek, davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARLARI 1.Mahkemenin 16.03.2016 tarih ve 2013/150 E - 2016/112 K sayılı ilk kararında özetle; davanın kısmen kabulü ile davacı Naciye Baykal için 35.000,00 TL, ... için 30.0000,00 TL, ..., ..., ... ve ... için 15.000,00'er TL manevi tazminatın 03.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Axa Sigorta AŞ için dava tarihi olan 04.11.2013 tarihinden itibaren ve davalı ...Ş poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir. 2. Kararın davacılar vekili ile davalılardan... Elektrik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından temyiz edilmesi üzerine (kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 20.03.2018 tarih ve 2016/18233 E.- 2018/2561 K. sayılı ilamında özetle; davacı anne yararına hükmedilen 35.000,00 TL ile davacı baba yararına hükmedilen 30.000,00 TL manevi tazminatların az olduğuna işaretle karar bozulmuştur. 3. Bozma kararına uyan mahkemenin 17.10.2018 tarih ve 2018/82 E. - 2018/204 K sayılı ikinci kararında özetle; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 50.000,00 TL, ... için 45.0000,00 TL, ..., ..., ... ve ... için 15.000,00'er TL manevi tazminatın 03.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Axa Sigorta A.Ş. için dava tarihi olan 04.11.2013 tarihinden itibaren ve davalı ...Ş. poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir. 4. Kararın davacılar vekili ile davalılardan... Elektrik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından temyiz edilmesi üzerine (kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 02.06.2020 tarih ve 2019/895 E- 2020/1823 K ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davacı anne yararına hükmedilen 50.000,00 TL ile davacı baba yararına hükmedilen 45.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatların da ayrı ayrı az miktarda olduğu, ayrıca karar ve ilam harcından aleyhine karar verilen davalı taraf sorumlu tutulması gerekirken; kabul ve red oranına göre paylaştırılarak hükmedilen miktar üzerinden hesap edilen karar ve ilam harcının bir kısmının davacıdan tahsiline karar verilmiş olmasının, aynı zamanda somut olayda kabule göre hükmedilen ve reddolan tazminat miktarları üzerinden tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenmesi gereken vekalet ücretinin davacılar ve davalılar lehine 15.150,00 TL olması gerekirken bu miktarı aşacak şekilde taraflar lehine 16.450,00 TL’lik vekalet ücretlerine hükmedilmesinin de hatalı olduğu belirtilerek karar bozulmuştur. IV. BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararda özetle; davacı ... ve ...'ın oğulları, ..., ..., ..., ... ın kardeşi müteveffa işçi ...'ın ... Elektrik Ltd. Şti. bünyesinde elektrik teknikeri olarak çalıştığı,... Elektrik ile ... Edaş ...ında yapılan sözleşme gereği asıl işverenin ... Edaş Elektrik Ltd. Şti. olduğu ve bu itibarla sorumluluğun bulunduğu,... Elektrik ile Axa Sigorta şirketleri ...ında 16.12.2011-20.03.2013 tarihleri ...ında geçerli olmak üzere "Montaj Tüm Riskler Sigorta Poliçesi" ile sigorta sözleşmesi imzalandığı sigorta şirketinin de limitleri dahilinde bu itibarla sorumluluğun bulunduğu, mahkemece dosya ...ına alınan bilirkişi raporu ile davalıların toplamda %90 kusurlu, müteveffa işçinin ise %10 kusurlu olduğu belirlenmiş, manevi tazminat miktarı belirlenir iken Yargıtayca da bozma kapsamına alınmayan kusur oranlarının gözetildiğini, tarafların iddiaları, olayın oluşumu, kusur durumu, ortaya çıkan sonuç, davacıların tümünün manevi zararlarının oluştuğu, davacıların manevi zararlarının karşılığı olmak üzere ekonomik koşullar, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihi, paranın satın alma gücü, davalıların kusur durumu, olayın ağırlığı dikkate alınarak davacıların çektiği elem ve ızdırabın kısmende olsa hafifletilmesine yönelik olarak 26.06.1966 tarih 1966/7-7 sayılı içtihadı birleştirme kararı içeriği ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine, hak ve nesafet kurallarına göre davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; Davacı ... için 80.000,00 TL, ... için 80.000,00 TL, ..., ..., ... ve ... için 15.000,00'er TL manevi tazminatın 03.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Axa Sigorta için dava tarihi olan 04.11.2013 tarihinden itibaren ve davalı ...Ş. poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılardan ...Elektrik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve ... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Türkiye gündemine yansımış emsal nitelikteki davalar ile kıyas edildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, manevi tazminatın reddolan kısmından vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini zira manevi tazminat takdirinin tamamen hakim elinde olduğunu, hükmedilen vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu, yargılama giderlerine eksik hükmedildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... Elektirik Dağıtım A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur oran ve aidiyetlerinin hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarlarının fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı anne ve baba lehine hükmedilen manevi tazminatların olay tarihinden karar tarihine kadar işleyecek faizleriyle çok yüksek miktarlarda olduğunu, kusur oran ve aidiyetlerinin tespitinde işçilerin kusurları göz ardı edilerek kusur belirlendiğini, müvekkilinin kusuru olmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahipleri lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının hakkaniyete uygun olup olmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 ve 114 üncü maddeleri gereği uygulanma imkanı bulunan 49, 50, 51, 52, 53, ve 56 ncı maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi ve 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır. 3. Değerlendirme A) Davalı ... AŞ vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; 1.1086 sayılı HUMK'nun 432/4 üncü maddesi uyarınca temyiz, kanuni süre geçtikten sonra yapılır veya temyizi kabil olmayan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz isteminin reddine karar verir ve Yargıtaya gönderme için yatırılan parayı kullanarak ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. 2. 6100 sayılı HMK'nun 81 inci maddesi uyarınca vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur. 3. Somut olayda Mahkemece verilen kararın davalı ...Ş. vekili sıfatıyla Av. ...'e 13.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği, iş bu davalıyı temsilen Av. ... tarafından temyiz dilekçesinin ise yasal süre geçirildikten sonra 11.03.2021 tarihinde verildiği, her ne kadar Av. ...'ün davalı nezdinde iş aktinin tebliğ tarihinden önce feshedildiğine dair davalı nezdinde kayıtlar bulunmakta ise de; bu kayıtların mahkeme ve dosyanın tarafları açısından geçerlilik arz edebilmesi için HMK 81 inci maddesi kapsamında mahkemeye sunulmuş olmasının gerektiği bu yönle kararın tebliğinin yapıldığı tarih itibariyle geçerli bir azil veya istifası bulunmayan davalı vekili Av ...'e yapılan tebligatın geçerli olduğu ve davalının diğer vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesinin de bu nedenle süresinde olmadığı anlaşılmakla davalı ...Ş. vekilinin temyiz isteminin süreden reddine karar verilmiştir. B) Davacılar vekili ile davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı gözetilerek; temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davacılar vekili ile davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle 1.Davalı ...Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE, 2.Davacılar vekili ile davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 3. Davalı ...Ş.'den tahsil edilen harcın istem halinde iadesine, 4. Aşağıda yazılı temyiz harçlarının davacılar ve davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne yükletilmesine, 5. Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

10. Hukuk Dairesi, 2023/11187 E., 2023/9456 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk (İş) Mahkemesi
tam metni aç
6100 sayılı HMK'nun 81 inci maddesi uyarınca vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin o
10. Hukuk Dairesi         2023/11187 E.  ,  2023/9456 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/83 E., 2020/165 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararının davacı vekili ile davalılardan ... Elektrik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti ve ... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.05.2023 tarihli ve 2022/7074 Esas- 2023/5701 Karar sayılı kararıyla Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Davacılar vekili maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, manevi tazminatın reddolan kısmından vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini zira manevi tazminat takdirinin tamamen hakim elinde olduğunu, hükmedilen vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu, yargılama giderlerine eksik hükmedildiğini belirterek karar düzeltme taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiş olmakla Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... ve ...'ın oğlu, ..., ..., ... ve ...'ın kardeşleri müteveffa ...'ın, 03 04.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde boğularak hayatını kaybettiğini, Erzurum ili Aşkale ilçesi ... köyü sınırları içinde yapılmakta olan Karasu HES projesi göl havzası içerisinde bulunan elektrik direğinin devrilmesi sonucu meydana gelen arızaya müdahale etmek için onarma işinde ... Elektrik A.Ş.'den ( ... Edaş ) Mustafa Arifoğulları isimli teknisyen ve bu şirketin taşeron firması olarak görev yapan ... Elektrik inş.Taah San.Tic. Ltd. Şti.nde görev yapan aralarında müvekkillerin çocuklarının da bulunduğu ..., ..., ... isimli teknisyenlerin içerisinde bulundukları deniz bisikletinin alabora olması neticesinde su içinde yaklaşık bir buçuk saatten fazla bir süre kurtarılmayı bekleyen beş kişinin, havanın ve buz tutmuş gölet suyunun da etkisiyle çırpına çırpına çevrede olayı izleyen vatandaşların gözleri önünde hayata veda ettiklerini, söz konusu iş kazası nedeniyle Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2013 /121 Esas sayılı dosya ile bir kısım sorumlular hakkında ceza davası açılmış olup halen devam etmekte olduğunu, müteveffa ...'ın, geçirdiği iş kazası sırasında davalılardan ... Elektrik Taah. San Tic. Ltd. Şti.’nin sigortalı işçisi olduğunu. ayrıca diğer davalı ...Ş. ile ... ... Elektrik Taah. San. Tic. Ltd. Şti. arasında alt-üst işveren ilişkisinin mevcut olduğunu ve müvekkillerin uğradıkları zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlulukları bulunduğunu, yine davalılardan ... Sigorta A.Ş. 21.03.2011/20.03.2013 başlangıç ve bitiş tarihli Montaj Tüm Riskler Sigorta Poliçesi kapsamında meydana gelen iş kazasından dolayı poliçe limitleri dâhilinde diğer davalılarla birlikte müvekkillerime karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduuğunu, müteveffa vefat ettiğinde 1992 doğumlu olup henüz 20 yaşında olduğunu, çalışarak ailesinin geçimine yardımcı olan çevresince dürüstlüğüyle, iyiliği ve çalışkanlığıyla tanınan müteveffanın feci bir şekilde ölümünün anne, baba ve kardeşlerini tarifi kabil olmayacak derecede büyük üzüntüye boğmasına sebep olduğunu, üstelik elektrik teknisyeni olan müteveffanın gelecek vaad eden bir genç olduğunu beyan ederek, arz edilen nedenlerle; davaya konu iş kazasında vefat eden müteveffa ...'ın vefatı nedeniyle, davacı baba ... için 150.000,00 TL, anne ... için 150.000,00 TL, kardeşi... için 75.000,00 TL, kardeşi ... için 75.000,00 TL, kardeşi ... için 75.000,00 TL ve kardeşi ... için 75.000,00 TL olmak üzere toplam 600.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini (... Sigorta A.Ş. açısından taleplerin poliçe limiti ile sınırlı olduğunu) talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Diğer davalı ...Ş.’nin müvekkili nezdinde düzenlenen ... numaralı ve 21.03.2011 - 2012 tarihlerini kapsayan İşveren Mali Mesuliyet teminatını içeren “Montaj Tüm Riskler Sigorta Poliçesi” nin mevcut olduğunu, müvekkili Şirketin işbu poliçeden dolayı sorumluluğunun şahıs başına bedeni zararlarda 50.000.00 TL ve her durumda kaza bası 150.000.00 TL ile sınırlı olduğunu, ancak teminat limitini bildirmelerinin iddiaları kabul etmiş oldukları anlamında değerlendirilmemesi gerektiğini, dava konusu olayda 5 işçinin vefat ettiğinin bilindiğini, bu nedenle her ne kadar kişi başı taminatları 50.000,00 TL ise de hakkaniyet gereği vefat eden her bir işçi için 150.000.00 TL/5 = 30.000,00 TL teminat limiti kabul edilmesi gerektiğini, işverenin mali sorumluluk sigortası Genel Şartları ve Poliçe Özel şartlarında belirtildiği üzere; işveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1 inci maddesinde teminatın kapsamı; "Bu poliçe, iş yerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve Sosyal Sigortalar Kurumunun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı Kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonucunda ödenecek tazminat miktarlarını, poliçede yazılı meblağa kadar temin eder. ” şeklinde tarif edildiğini, Poliçe Özel Şartlarında da buna paralel düzenleme mevcut olduğunu, yukarıdaki madde metninden de anlaşılacağı üzere; iki hususun önem arz ettiğini, Sosyal Sigortalar Kurumunun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile Sosyal Sigortalar Kurumunun sağladığı bu yardımların üzerinde ve dışında işverene terettüp edecek hukuki sorumlulukların, sigorta konusu olacağını, gerçek zararın belirlenebilmesi için de konusunda uzman kişiler tarafından bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken; bilinen ücret, belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücretin baz alınması gerektiğini beyan ederek, tüm delillerin taraflarına tebliğine kadar tüm dava ve savunma haklarının saklı kalmasına, tüm delillerin toplanmasını takiben "Adli Tıp Kurumu ve Trafik İhtisas Dairesi" tarafından kusur tespitinin yapılmasından sonra müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; yine "Aktüer" sıfatına sahip bir bilirkişi kanalı ile "destekten yoksun kalma" tazminatının hesaplanmasına, müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; sorumluğunun azami limit ile sınırlı olacağına, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. 2. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olayın gerçekleştiği 03.04.2012 tarihinde ustabaşı ..., Arıza-Bakım Yüklenicisi ... Elk. İnş. Taah. Tic. San. Ltd. Şti. Aşkale İlçe Sorumlusu Tekniker ..., diğer yüklenici elemanları teknisyen ..., teknisyen ..., teknisyen ...’ün arızayı gidermek için gölet ortasında elektriksiz durumdaki ... direğine Belediyeden temin ettikleri deniz bisikleti ile müdahale etmeğe çalıştıkları, ancak deniz bisikletinin su alması sonucu batması nedeniyle ölümlü kazanın meydana geldiği ve kazanın asli kusurunun gölet içerisinde hareket edecek sağlam tekne veya bot temin edilerek bu şekilde arızanın giderilmemesinden kaynaklandığının ortada olduğuu, müvekkili Şirketin meydana gelen kazada herhangi bir kusuru veya sorumluluğu olmadığını, söz konusu işin yürütülmesi için 13/01/2011 tarihli sözleşme imzalanarak Arıza Bakım ve Onarım işleri ihale edildiğini, bu yerlerdeki (dava konusu olayın meydana geldiği Aşkale ilçesi dahil ) arıza Bakım ve Onarım işleri 2011-2012 yılları arasında ... Elektrik İnş. Taah. Tic. San. Ltd. Şti. tarafından yürütüldüğünü bahse konu sözleşmenin “İş ve iş yerlerinin korunması ve sigortalanması “ başlıklı 22 nci maddesinde “Yüklenici işin devamı sırasında is yerinde yapılacak çalışmalar nedeniyle işçileri çevre halkının zarara uğramamalarını, zarar görmelerini ve islerde zarar ve hasar meydana gelmesini önleyici tedbirlerin alınmasından da yüklenici firmanın sorumlu olduğunu, alınan bütün tedbirlere rağmen yüklenicinin yaptırdığı islerden dolayı üçüncü kişilerin veya isçilerin zarar görmesi ihtimaline karşı yüklenici üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası.işveren mali mesuliyet sigortasını yapmakla mesul olduğunu ayrıca sigorta kapsamı içerisinde veya dışında kalan hareket ve fiilden dolayı meydana gelebilecek bütün talep ve iddiaların karşılanması yükümlüğünün de yükleniciye ait olduğunu beyan ederek, öncelikle açılan davada kusur ve sorumluluğu bulunmayan müvekkili şirket açısından husumet yönünden reddine karar verilmesini; Mahkemece işin esasına girilecekse; yapılacak yargılama neticesinde müvekkili şirkete yöneltilen haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini; mahkeme harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. 3. Davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ve eklerinde; davalı müvekkili şirkete izafe edilmiş bir kusur veya kusurlu eylem veya hukuken sorumlu tutulmasını gerektirir bir gerekçe gösterilmediğini, HUMK 19/1-e maddesi gereğince davacının, iddia ettiği olayları sıra numarası altında dava dilekçesinde bildirmekle yükümlü olduğunu, HMK'nun 119/1-f ve HMK'nın 194 üncü maddelerine göre de davacının dayandığı olayları ispata elverişli şekilde somutlaştırması, hangi delille hangi olayı ispat etmeye çalıştığını belirtmek zorunda olduğunu, ancak dava dilekçesinde davacıların, davalının hangi maddi eylemleri veya ne tür mesleki ve hukuki sorumluluğu nedeniyle bir tazminat talep ettiğini açıklanmadığını, davacının bu aşamadan sonra iddialarını genişletmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, davacının HMK'nın 318 inci maddesine göre sadece Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/121 Esas sayılı dava dosyasına delil olarak dayanabileceğini, olayın meydana gelmesinde müvekkili şirkete atfedilecek bir kusur bulunmadığını, Karasu 2 Hes Projesi baraj alanı içerisinde kalan elektrik direklerinden birinin yan yatması nedeniyle oluşan arızayı gidermek, ... Elektrik Ltd. Şti.'nin ... Elektrik A.Ş. ile imzaladığı sözleşme ile yüklendiği görev kapsamı içinde kalmadığını, netice olarak enerji nakil hatlarının deplasesi için yapılması gereken işlemlerin yer ve zamanında ilgili Kurumlarca yapılmadığını, davacılar tarafından talep edilen maddi tazminat talepleri için Borçlar Kanunu 52 nci madde uyarınca müteveffanın kusuru mevcudiyeti nedeniyle indirim taleplerinin mevcut olduğunu ayrıca hesap edilecek maddi tazminattan Borçlar Kanunu 55 inci madde uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumunca bağlanan gelirlerin düşülmesi gerektiğini, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat taleplerinin oldukça fahiş olduğunu, davacıların alacaklarına mevduata uygulanan ticari faiz talep etmelerinin hukuki dayanağı bulunmadığını, bu nedenle istenilen faizin niteliğine itiraz ettiklerini, davacıların ancak 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temmerüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. ve 2/1 maddeleri gereğince % 9 oranında adi kanuni faiz talep edebileceklerini beyan ederek davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARLARI 1.Mahkemenin 16.03.2016 tarih ve 2013/150 E. - 2016/112 K. sayılı ilk kararında özetle; davanın kısmen kabulü ile davacı Naciye Baykal için 35.000,00 TL, ... için 30.0000,00 TL, ..., ..., ... ve ... için 15.000,00'er TL manevi tazminatın 03.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (... Sigorta AŞ için dava tarihi olan 04.11.2013 tarihinden itibaren ve davalı ...Ş. poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir. 2. Kararın davacılar vekili ile davalılardan ... Elektrik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından temyiz edilmesi üzerine (kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 20.03.2018 tarih ve 2016/18233 E.- 2018/2561 K. sayılı ilamında özetle; davacı anne yararına hükmedilen 35.000,00 TL ile davacı baba yararına hükmedilen 30.000,00 TL manevi tazminatların az olduğuna işaretle karar bozulmuştur. 3. Bozma kararına uyan Mahkemenin 17.10.2018 tarih ve 2018/82 E. - 2018/204 K sayılı ikinci kararında özetle; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 50.000,00 TL, ... için 45.0000,00 TL, ..., ..., ... ve ... için 15.000,00'er TL manevi tazminatın 03.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (... Sigorta A.Ş. için dava tarihi olan 04.11.2013 tarihinden itibaren ve davalı ...Ş. poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir. 4. Kararın davacılar vekili ile davalılardan ... Elektrik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından temyiz edilmesi üzerine (kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 02.06.2020 tarih ve 2019/895 E.- 2020/1823 K. ile bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davacı anne yararına hükmedilen 50.000,00 TL ile davacı baba yararına hükmedilen 45.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatların da ayrı ayrı az miktarda olduğu, ayrıca karar ve ilam harcından aleyhine karar verilen davalı taraf sorumlu tutulması gerekirken; kabul ve ret oranına göre paylaştırılarak hükmedilen miktar üzerinden hesap edilen karar ve ilam harcının bir kısmının davacıdan tahsiline karar verilmiş olmasının, aynı zamanda somut olayda kabule göre hükmedilen ve reddolan tazminat miktarları üzerinden tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenmesi gereken vekalet ücretinin davacılar ve davalılar lehine 15.150,00 TL olması gerekirken bu miktarı aşacak şekilde taraflar lehine 16.450,00 TL’lik vekalet ücretlerine hükmedilmesinin de hatalı olduğu belirtilerek karar bozulmuştur. IV. BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararda özetle; davacı ... ve ...'ın oğulları, ..., ..., ..., ... ın kardeşi müteveffa işçi ...'ın ... Elektrik Ltd. Şti. bünyesinde elektrik teknikeri olarak çalıştığı, ... Elektrik ile ... Edaş arasında yapılan sözleşme gereği asıl işverenin ... Elektrik Ltd. Şti. olduğu ve bu itibarla sorumluluğun bulunduğu, ... Elektrik ile ... Sigorta şirketleri arasında 16.12.2011-20.03.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere "Montaj Tüm Riskler Sigorta Poliçesi" ile sigorta sözleşmesi imzalandığı sigorta şirketinin de limitleri dahilinde bu itibarla sorumluluğun bulunduğu, mahkemece dosya arasına alınan bilirkişi raporu ile davalıların toplamda %90 kusurlu, müteveffa işçinin ise %10 kusurlu olduğu belirlenmiş, manevi tazminat miktarı belirlenir iken Yargıtayca da bozma kapsamına alınmayan kusur oranlarının gözetildiği, tarafların iddiaları, olayın oluşumu, kusur durumu, ortaya çıkan sonuç, davacıların tümünün manevi zararlarının oluştuğu, davacıların manevi zararlarının karşılığı olmak üzere ekonomik koşullar, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihi, paranın satın alma gücü, davalıların kusur durumu, olayın ağırlığı dikkate alınarak davacıların çektiği elem ve ızdırabın kısmen de olsa hafifletilmesine yönelik olarak 26.06.1966 tarih 1966/7-7 sayılı içtihadı birleştirme kararı içeriği ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine, hak ve nesafet kurallarına göre davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... için 80.000,00 TL, ... için 80.000,00 TL, ..., ..., ... ve ... için 15.000,00'er TL manevi tazminatın 03.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (... Sigorta için dava tarihi olan 04.11.2013 tarihinden itibaren ve davalı ...Ş. poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılardan ... Elektrik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve ... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Türkiye gündemine yansımış emsal nitelikteki davalar ile kıyas edildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, manevi tazminatın reddolan kısmından vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini zira manevi tazminat takdirinin tamamen hakim elinde olduğunu, hükmedilen vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu, yargılama giderlerine eksik hükmedildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... Elektirik Dağıtım A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur oran ve aidiyetlerinin hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarlarının fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı anne ve baba lehine hükmedilen manevi tazminatların olay tarihinden karar tarihine kadar işleyecek faizleriyle çok yüksek miktarlarda olduğunu, kusur oran ve aidiyetlerinin tespitinde işçilerin kusurları göz ardı edilerek kusur belirlendiğini, müvekkilinin kusuru olmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme A) Davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; 1.1086 sayılı HUMK'un 432/4 üncü maddesi uyarınca temyiz, kanuni süre geçtikten sonra yapılır veya temyizi kabil olmayan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz isteminin reddine karar verir ve Yargıtaya gönderme için yatırılan parayı kullanarak ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. 2. 6100 sayılı HMK'nun 81 inci maddesi uyarınca vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur. 3. Somut olayda Mahkemece verilen kararın davalı ...Ş. vekili sıfatıyla Av. Şahsenem Gök'e 13.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davalıyı temsilen Av. Özde Madırlı tarafından temyiz dilekçesinin ise yasal süre geçirildikten sonra 11.03.2021 tarihinde verildiği, her ne kadar Av. Şahsenem Gök'ün davalı nezdinde iş aktinin tebliğ tarihinden önce feshedildiğine dair davalı nezdinde kayıtlar bulunmakta ise de bu kayıtların mahkeme ve dosyanın tarafları açısından geçerlilik arz edebilmesi için HMK 81 inci maddesi kapsamında mahkemeye sunulmuş olmasının gerektiği bu yönle kararın tebliğinin yapıldığı tarih itibariyle geçerli bir azil veya istifası bulunmayan davalı vekili Av Şahsenem Gök'e yapılan tebligatın geçerli olduğu ve davalının diğer vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesinin de bu nedenle süresinde olmadığı anlaşılmakla davalı ...Ş. vekilinin temyiz isteminin süreden reddine karar verilmiştir. B) Davacılar vekili ile davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı gözetilerek; temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davacılar vekili ile davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanmasına karar verilmiştir. D. Onama Kararı Dairemizin 23.05.2023 tarihli ve 2022/7074 Esas- 2023/5701 Karar sayılı kararıyla davalı ...Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine, davacılar vekili ile davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA karar verilmiştir. E.Maddi Hatanın Düzeltilmesi Yoluna Başvuranlar Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili maddi hatanın düzeltilmesi talebinde bulunmuştur. F. Maddi Hata Başvuru Sebepleri Davacılar vekili dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, manevi tazminatın reddolunan kısmından vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini, zira manevi tazminat takdirinin tamamen hakim elinde olduğunu, hükmedilen vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu, yargılama giderlerine eksik hükmedildiğini belirterek taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. G. Değerlendirme 1. 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince uygulama imkanı bulunan 6100 sayılı HMK maddeleri gereğince iş mahkemelerince verilecek kararlar için karar düzeltme yolu kapalı olmasına karşın Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957 /13 Esas, 1959/5 Karar ve 09.05.1960 tarihli 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararlarında usuli kazanılmış hak tanımlanmış olmakla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06/04/2021 tarihli ve 2018/(21)10-948 E- 2021/416 K sayılı kararında da belirtildiği üzere "Yargıtayın kararı her türlü yorumun, hukuki değerlendirme veya delil takdiri dışında, açıkça ve tartışmasız şekilde başka bir şekilde yorumlanamayacak açıklıkta maddi hataya dayalı ise ve onunla sıkı sıkıya bağlı olduğu halde usuli kazanılmış hak ilkesi uygulanmayacaktır. Yargıtay tarafından dosya kapsamına uygun olmayacak şekilde açık ve tartışmasız bir maddi hata yapılması halinde, bu hata, usuli kazanılmış hak oluşturmayacaktır." Bu kapsamda maddi hataya dayalı Yargıtay kararlarının düzeltilmesi gerektiği Yargıtayın oturmuş ve yerleşmiş içtihatlarındandır. 2. Somut olayda Dairemizce verilen onama kararı sonucu itibariyle doğru olmakla beraber; dosya kapsamında davacılar lehine verilen bir adli yardım kararı olmadığı halde yargılama giderlerinin davacılardan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına karar verildiği anlaşılmıştır. 3. O halde kamu düzeni kapsamında re'sen gözetilen sebepler ile davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan maddi hata başvurusu kabul edilerek Dairemizce verilen ve açıkça maddi hataya dayalı olduğu anlaşılan Dairemizin 23.05.2023 tarihli ve 2022/7074 Esas- 2023/5701 Karar sayılı kararının düzeltilerek onanmasına, davacılar vekilinin maddi hata mahiyetinde görülmeyen sair istemlerinin reddine karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin maddi hata başvurusunun kabulü ile Dairemizin 23.05.2023 tarihli ve 2022/7074 Esas- 2023/5701 Karar sayılı ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Davacılar vekilinin maddi hata başvurusunun kabulü ile Aşkale Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.12.2020 tarihli ve 2020/83 E.- 2020/165 K. sayılı kararının hüküm fıkrasının 3. bendi silinerek yerine geçmek üzere; "3.Yargılama gideri olarak harcaması yapılan toplam 3.340,00 TL'nin, davanın kısmen kabul kısmen ret edilmiş olması nedeniyle kabul oranı olarak (%36 nispetinde) hesaplanan 1.202,40 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına," ibareleri yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3.Davalı ...Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE, 4.Davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, Davacılar ve davalı ...Ş. den alınan harcın istek halinde iadesine Aşağıda yazılı temyiz giderinin davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. den alınmasına, 10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
3. Hukuk Dairesi, 2023/2848 E., 2024/991 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKurtalan Asliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 81 inci maddesi
3. Hukuk Dairesi         2023/2848 E.  ,  2024/991 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/385 E., 2023/135 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kurtalan Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2009/347 E., 2022/421 K. Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince süresinde istinaf başvurusunda bulunulmadığından başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı kurum tarafından müvekkiline gönderilen 06.08.2009 tarih ve B.13.2.SGK. 4.21.20.01/10202028 sayılı yazı ile müvekkiline ait bulunan ..... Eczanesi hakkında 2009 yılı Protokolünün 6.3.19.maddesi gereği sözleşmenin 2 yıl süre ile feshedildiğinin bildirildiğini, yine davalı Kurumca daha önce gönderilen 27.04.2009 tarihli yazı ile protokolün 6.3.21.maddesine istinaden sözleşmenin süresiz olarak feshine karar verildiğini ve Kurumun bu kararı hakkında Mahkemece ihtiyati tedbir kararı alındığını, feshe konu olan protokolün 6.6.maddesinde fesih gerektiren birden fazla farklı fiilin aynı fatura döneminde tespiti halinde yeniden sözleşme yapılması için bekleme sürelerinden uzun olan sürenin uygulanacağı düzenlenmiş olup, müvekkili açısından süresiz feshi öngören 6.3.21.maddesi uygulanmasına rağmen 2 yıl süre ile feshi öngören 6.3.19. maddenin uygulanmış olmasının protokol ve dolayısıyla hukuka aykırı bir durum olduğunu, verilen kararın müfettişlerin şahsi ve keyfi olarak hazırladıkları soyut ve hiçbir gerekçesi olmayan iddialara dayandığını, müvekkile ait eczanenin herhangi bir hukuka aykırı işlem yapmadığının yapılacak inceleme sonucu ortaya çıkacağını beyan ederek; işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, sözleşme ile kararlaştırılan gerçeğe aykırı beyan ile fatura etmenin yaptırımı olarak cezai şart uygulandığını, Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/208 sayılı soruşturması sonucunda hazırlanan iddianame ile Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/121 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, dosyada yapılan tahkikat sonucunda Tıp Merkezlerince çalışıyormuş gibi gösterilen doktor ifadeleri ve hak sahiplerinin beyanları üzerine hak sahiplerince eczaneden alınmayan ve tıbben kullanımı mümkün olmayan sahte ve gerçek dışı reçetelerin kuruma fatura edilmesi nedeniyle kurum zararı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tüm dosya muhteviyatı, usul ve fenne uygun denetlenebilir 15.01.2016 tarihli bilirkişi raporu, davacının sanık olarak yargılandığı kesinleşen ceza davasında hakkında cezai şart ve sözleşmenin feshinin haksızlığı konusunda beraat kararı verildiği, eczacı ve eczane çalışanlarının raporun düzenlenmesi ve reçete edilmesinde rapor ve reçete düzenleyen kişilerle el ve işbirliği olduğuna, dahli ya da kastı olduğuna dair herhangi bir tespit veya somut bulguya rastlanmadığı, bu nedenle davalı kurum tarafından düzenlenen cezai işlemin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin davasının kabulüne, 24.06.2009 tarih B.1041SM4560002/005852 sayılı kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili; davacı eczane tarafından fatura edilen reçetelerin içerik olarak sahte olduğunu, reçetelerde yazan ilaçların reçete sahipleri tarafından alınmadığını ve doktor muayenesine gitmediklerini, reçetelerin arkasındaki imzaların reçete sahiplerine veya yakınlarına ait olmadığının teftiş raporu ile saptandığını, ceza yargılaması ve hukuk yargılamasının farklı kıstas ve koşulları olduğunu, Yerel Mahkemece reçete sahibi hastalar dinlendikten sonra karar verilmesi gerektiğini beyan ederek usul ve kanuna aykırı olan kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin e-tebligatın yapıldığı 22.10.2022 tarihi itibariyle Av. ...'ın vekâlet görevinin yasal olarak devam ettiği, 6100 sayılı HMK m. 92/2 ve 345/1 hükümleri gereğince 2 haftalık olan istinaf kanun yolu başvuru süresinin 22.10.2022 Cumartesi günü başlayıp, son gün olan 05.11.2022 gününün resmi tatil olması nedeniyle 07.11.2022 Pazartesi günü sona erfiği, bu itibarla, istinaf kanun yoluna başvurma süresinin son tarihi olan 07.11.2022 tarihi itibariyle Av. ...'ın vekillik görevinin devam ettiği ve bu nedenle diğer vekil Av. ... tarafından verilen 02.12.2022 tarihli istinaf dilekçesinin süresinde verilmediğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 346(1) ve 352(1)-c hükümleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf başvuru dilekçesinde yer alan beyanlarına ek olarak her ne kadar Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerekçeli kararın kurum vekili olarak Av. ...'a tebliğ edilmiş olması nedeniyle bu tarihin esas alınması gerektiği ve bu nedenle istinaf başvurusunun süresinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu usulden reddedilmişse de bu hususun hatalı, haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ekte yer alan fesih evraklarından da görüleceği üzere müvekkil kurum tarafından 10.01.2017 tarihinde adı geçen kişi ile olan sözleşmenin feshedildiğini, dolayısıyla Yerel Mahkeme karar tarihinden yıllar önce vekalet ilişkisinin sona erdiğini, bu konuda müvekkil kurum tarafından Mahkeme Yazıişleri Müdürlüklerine de gerekli bilgilendirmelerin yapıldığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 81 inci maddesi 2.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11/2 nci maddesinde vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı, vekilin birden çok olması durumunda bunlardan birine tebligat yapılmasının yeterli olduğu, tebligatın birden fazla vekile yapılması durumunda, bunlardan ilkine yapılan tebliğin asıl tebliğ tarihi sayıldığı düzenlenmiştir. 3.6100 sayılı Kanun'un 345/1 inci maddesi. 3. Değerlendirme Davalı ... Başkanlığı tarafından Kurtalan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilen ve hakim havalesi ile Mahkemenin 2023/367 Esas sayılı dosyası arasına konulan 24.02.2020 tarihli yazıda; ekte listesi sunulan dosyalarda ve varsa tespit edemedikleri diğer dosyalarda Avukat ... ve/veya Avukat ...nın vekil sıfatlarının UYAP'tan silinmesi ve dosyalar ile ilgili her türlü tebligatın ilgili dosyanın UYAP'taki vekil bilgisine göre hali hazırda sözleşmeli avukatı olan ve aynı zamanda takipleri Kurtalan Mahkemelerinde görülen dosyalara bakan Avukat ...'a yapılması hususunun bildirildiği, ekte yer alan listede yukarıda bilgileri yer verilen Kurtalan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/347 Esas sayılı dosyasının da yer aldığı, davalı Kurumun talebine rağmen Avukat Muhammet Abdullah Özcan'ın UYAP'tan vekillik kaydının silinmemesi ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının bu vekile tebliği ile istinaf süresinin başladığının kabul edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu, istinaf başvuru süresinin Kurumun talebi doğrultusunda vekillik görevi devam eden Avukat ...'a gerekçeli kararın tebliğ edildiği 27.11.2022 tarihinde başlayacağı, Avukat ... tarafından yasal süresi içinde 02.12.2022 tarihinde istinaf başvurusunda bulunulduğu, bu durumda süresinde yapılan istinaf başvurusunun esastan incelenmesi gerekirken istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup kararın bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
3. Hukuk Dairesi, 2023/2849 E., 2024/992 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varDiyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
tam metni aç
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 81 inci maddesi
3. Hukuk Dairesi         2023/2849 E.  ,  2024/992 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/384 E., 2023/134 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kurtalan Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2009/367 E., 2022/419 K. Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince süresinde istinaf başvurusunda bulunulmadığından başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı kurum tarafından müvekkiline gönderilen 06.08.2009 tarih ve B.13.2.SGK.4.21. 20.01/10202028 sayılı yazı ile müvekkiline ait bulunan ..... Eczanesi hakkında 2009 yılı Protokolünün 6.3.19. maddesi gereği sözleşmenin 2 yıl süre ile feshedildiğinin bildirildiğini, ayrıca Kurumun gönderdiği yazıda 2009 yılı Protokolünün 6.3.21. maddesi gereğince sözleşmenin süresiz olarak feshi ile eczane ekranının kapatılması yoluna gidildiğini, müvekkilinin eczanesinde protokolün 6.3.21.maddesinde geçen muvazaa durumunun söz konusu olmadığının yapılacak incelemelerde ortaya çıkacağını, yine bahse konu sahtecilik durumunun da söz konusu olmadığını, davalı Kurumun kanuna karşı hile ile sözleşmeyi feshetmek istediğini, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki feshe konu olan protokolün 6.6. maddesinde fesih gerektiren birden fazla farklı fiilin aynı fatura döneminde tespiti halinde yeniden sözleşme yapılması için bekleme sürelerinden uzun olan sürenin uygulanacağı düzenlenmiş olup, müvekkili açısından süresiz feshi öngören 6.3.21. maddesi uygulanmasına rağmen 2 yıl süre ile feshi öngören 6.3.19. maddenin uygulanmış olmasının protokol ve dolayısıyla hukuka aykırı bir durum olduğunu, verilen kararın müfettişlerin şahsi ve keyfi olarak hazırladıkları soyut ve hiçbir gerekçesi olmayan iddialara dayandığını, müvekkile ait eczanenin herhangi bir hukuka aykırı işlem yapmadığının yapılacak inceleme sonucu ortaya çıkacağını beyan ederek; işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, sözleşme ile kararlaştırılan gerçeğe aykırı beyan ile fatura etmenin yaptırımı olarak cezai şart uygulandığını, Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/208 sayılı soruşturması sonucunda hazırlanan iddianame ile Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/121 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, dosyada yapılan tahkikat sonucunda Tıp Merkezlerince çalışıyormuş gibi gösterilen doktor ifadeleri ve hak sahiplerinin beyanları üzerine hak sahiplerince eczaneden alınmayan ve tıbben kullanımı mümkün olmayan sahte ve gerçek dışı reçetelerin kuruma fatura edilmesi nedeniyle kurum zararı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kesinleşen ceza davasında davacı hakkında cezai şart ve sözleşmenin feshinin haksızlığı konusunda beraat kararı verildiği, eczacı ve eczane çalışanlarının raporun düzenlenmesi ve reçete edilmesinde rapor ve reçete düzenleyen kişilerle el ve işbirliği olduğuna, dahli ya da kastı olduğuna dair herhangi bir tespit veya somut bulguya rastlanmadığı, bu nedenle davalı kurum tarafından düzenlenen cezai işlemin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin davasının kabulüne, 06.08.2009 tarih B.13.2.SGK. .21.20.01 /10202261 sayılı kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili; davacı eczane tarafından fatura edilen reçetelerin içerik olarak sahte olduğunu, reçetelerde yazan ilaçların reçete sahipleri tarafından alınmadığını ve doktor muayenesine gitmediklerini, reçetelerin arkasındaki imzaların reçete sahiplerine veya yakınlarına ait olmadığının teftiş raporu ile saptandığını, ceza yargılaması ve hukuk yargılamasının farklı kıstas ve koşulları olduğunu, Yerel Mahkemece reçete sahibi hastalar dinlendikten sonra karar verilmesi gerektiğini beyan ederek usul ve kanuna aykırı olan kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin e-tebligatın yapıldığı 22.10.2022 tarihi itibariyle Av. ...'ın vekâlet görevinin yasal olarak devam ettiği, 6100 sayılı HMK m. 92/2 ve 345/1 hükümleri gereğince 2 haftalık olan istinaf kanun yolu başvuru süresinin 22.10.2022 Cumartesi günü başlayıp, son gün olan 05.11.2022 gününün resmi tatil olması nedeniyle 07.11.2022 Pazartesi günü sona erfiği, bu itibarla, istinaf kanun yoluna başvurma süresinin son tarihi olan 07.11.2022 tarihi itibariyle Av. ...'ın vekillik görevinin devam ettiği ve bu nedenle diğer vekil Av. ... tarafından verilen 02.12.2022 tarihli istinaf dilekçesinin süresinde verilmediğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 346(1) ve 352(1)-c hükümleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf başvuru dilekçesinde yer alan beyanlarına ek olarak her ne kadar Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerekçeli kararın kurum vekili olarak Av. ...'a tebliğ edilmiş olması nedeniyle bu tarihin esas alınması gerektiği ve bu nedenle istinaf başvurusunun süresinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu usulden reddedilmişse de bu hususun hatalı, haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ekte yer alan fesih evraklarından da görüleceği üzere müvekkil kurum tarafından 10.01.2017 tarihinde adı geçen kişi ile olan sözleşmenin feshedildiğini, dolayısıyla Yerel Mahkeme karar tarihinden yıllar önce vekalet ilişkisinin sona erdiğimi, bu konuda müvekkil kurum tarafından Mahkeme Yazıişleri Müdürlüklerine de gerekli bilgilendirmelerin yapıldığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 81 inci maddesi 2.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11/2 nci maddesinde vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı, vekilin birden çok olması durumunda bunlardan birine tebligat yapılmasının yeterli olduğu, tebligatın birden fazla vekile yapılması durumunda, bunlardan ilkine yapılan tebliğin asıl tebliğ tarihi sayıldığ düzenlenmiştir. 3.6100 sayılı Kanun'un 345/1 inci maddesi. 3. Değerlendirme Davalı ... Başkanlığı tarafından Kurtalan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilen ve hakim havalesi ile dosya arasına konulan 24.02.2020 tarihli yazıda; ekte listesi sunulan dosyalarda ve varsa tespit edemedikleri diğer dosyalarda Avukat ... ve/veya Avukat ...'nın vekil sıfatlarının UYAP'tan silinmesi ve dosyalar ile ilgili her türlü tebligatın ilgili dosyanın UYAP'taki vekil bilgisine göre hali hazırda sözleşmeli avukatı olan ve aynı zamanda takipleri Kurtalan Mahkemelerinde görülen dosyalara bakan Avukat ...'a yapılması hususunun bildirildiği, ekte yer alan listede yukarıda bilgileri yer verilen Kurtalan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/367 Esas sayılı dosyasının da yer aldığı, davalı Kurumun talebine rağmen Avukat...ın UYAP'tan vekillik kaydının silinmemesi ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının bu vekile tebliği ile istinaf süresinin başladığının kabul edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu, istinaf başvuru süresinin Kurumun talebi doğrultusunda vekillik görevi devam eden Avukat ...'a gerekçeli kararın tebliğ edildiği 27.11.2022 tarihinde başlayacağı, Avukat ... tarafından yasal süresi içinde 02.12.2022 tarihinde istinaf başvurusunda bulunulduğu, bu durumda süresinde yapılan istinaf başvurusunun esastan incelenmesi gerekirken istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup kararın bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10. Hukuk Dairesi, 2022/7078 E., 2023/5702 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk (İş) Mahkemesi
tam metni aç
...'ün davalı nezdinde iş aktinin tebliğ tarihinden önce feshedildiğine dair davalı nezdinde kayıtlar bulunmakta ise de; bu kayıtların mahkeme ve dosyanın tarafları açısından geçerlilik arz edebilmesi için HMK 81 inci maddesi kapsamında mahkemeye sunulmuş olmasının gerektiği bu yönle kararın tebliğinin yapıldığı tarih itibariyle geçerli bir azil veya istifası bulunmayan davalı vekili Av ...'e yapı
10. Hukuk Dairesi         2022/7078 E.  ,  2023/5702 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/82 E., 2020/164 K. KARAR : Kısmen kabul Davalı ...Ş. vekili, Davacılar vekili Taraflar arasında mahkemece görülen iş kazasından manevi tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar ile davalılardan Temel Elektrik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti ve Aras Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmiş, davalı ...Ş. temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasını talep etmiş olmakla duruşma yapılmak üzere tayin olunan 22.02.2022 Salı günü için yapılan tebligatlar üzerine duruşmalı temyiz eden davalı adına Av. ... ile davacılar adına Av. ... geldiler. Diğer davalılar adlarına gelen olmadığı görüldükten, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek, incelemenin aynı gün öğleden sonraya bırakılmasına karar verilmiş, dosyada tespit edilen noksanların ikmali için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verildikten, noksan ikmal edilerek dosya Dairemize gelmekle; kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri Bilal ve ...’ın oğlu, ....... kardeşleri müteveffa...'ın, 03.04.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde boğularak hayatını kaybettiğini, Erzurum ili Aşkale ilçesi Sarı Baba Köyü sınırları içinde yapılmakta olan Karasu HES projesi göl havzası içerisinde bulunan elektrik direğinin devrilmesi sonucu meydana gelen arızaya müdahale etmek için onarma işinde Aras Elektrik A.Ş.'den (Aras Edaş) Mustafa Arifoğulları isimli teknisyen ve bu şirketin taşeron firması olarak görev yapan Temel Elektrik inş.Taah San.Tic. Ltd. Şti.'nde görev yapan aralarında müvekkillerin çocuklarının da bulunduğu ..... ..... ....ve ... isimli teknisyenlerin içerisinde bulundukları deniz bisikletinin alabora olması neticesinde su içinde yaklaşık bir buçuk saatten fazla bir süre kurtarılmayı bekleyen beş kişinin, havanın ve buz tutmuş gölet suyunun da etkisiyle çırpına çırpına çevrede olayı izleyen vatandaşların gözleri önünde hayata veda ettiklerini, Söz konusu iş kazası nedeniyle Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2013/121 Esas sayılı dosya ile bir kısım sorumlular hakkında ceza davası açılmış olup halen devam etmekte olduğunu, müteveffa Ahmet Sait Turanın, geçirdiği iş kazası sırasında davalılardan Temel Elektrik Taah. San. Tic. Ltd Şti.’nin sigortalı işçisi olduğunu. ayrıca diğer davalı ... A Ş ile Temel Temel Elektrik Taah. San. Tic. Ltd. Şti. arasında alt-üst işveren ilişkisinin mevcut olduğunu ve müvekkillerin uğradıkları zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlulukları bulunduğunu, yine davalılardan Axa Sigorta A.Ş. 21.03.2011-20.03.2013 başlangıç ve bitiş tarihli Montaj Tüm Riskler Sigorta Poliçesi (kapsamında meydana gelen iş kazasından dolayı poliçe limitleri dâhilinde diğer davalılarla birlikte müvekkillerime karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduuğunu, müteveffa vefat ettiğinde 1992 doğumlu olup henüz 20 yaşında olduğunu, çalışarak ailesinin geçimine yardımcı olan çevresince dürüstlüğüyle, iyiliği ve çalışkanlığıyla tanınan müteveffanın feci bir şekilde ölümünün anne, baba ve kardeşlerini tarifi kabil olmayacak derecede büyük üzüntüye boğmasına sebep olduğunu, üstelik elektrik teknisyeni olan müteveffanın gelecek vaad eden bir genç olduğunu beyan ederek, arz edilen nedenlerle; davaya konu iş kazasında vefat eden müteveffa ...'ın vefatı nedeniyle, davacı baba ... için 150.000,00 TL, anne ... için 150.000,00 TL, kardeşi ... için 75.000,00 TL, kardeşi ... için 75.000,00 TL, kardeşi ... için 75.0010,00 TL, kardeşi ... için 75.000.00 TL ve kardeşi ... için 75.000,00 TL olmak üzere toplam 675.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini (Axa Sigorta A.Ş açısından taleplerin poliçe limiti ile sınırlı olduğunu) talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Diğer davalı ...Ş.’nin müvekkili nezdinde düzenlenen ... numaralı ve 21.03.2011-2012 tarihlerini kapsayan İşveren Mali Mesuliyet teminatını içeren “Montaj Tüm Riskler Sigorta Poliçesi” nin mevcut olduğunu, müvekkili Şirketin işbu poliçeden dolayı sorumluluğunun şahış basına bedeni zararlarda 50.000.00 TL ve her durumda kaza bası 150.000.00-TL ile sınırlı olduğunu, Ancak teminat limitini bildirmelerinin iddiaları kabul etmiş oldukları anlamında değerlendirilmemesi gerektiğini, dava konusu olayda 5 işçinin vefat ettiğinin bilindiğini Bu nedenle her ne kadar kişi başı taminatları 50.000,00 TL ise de hakkaniyet gereği vefat eden her bir işçi için 150.000.00 TL/5 = 30.000,00 TL teminat limiti kabul edilmesi gerektiğini, işverenin mali sorumluluk sigortası Genel Şartları ve Poliçe Özel şartlarında belirtildiği üzere; işveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1 inci maddesinde teminatın kapsamı; "Bu poliçe, iş yerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işveren’den talep edilecek ve sosyal sigortalar kurumu’nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı kurum tarafından işveren’e karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonucunda ödenecek tazminat miktarlarını, poliçede yazılı meblağa kadar temin eder.” şeklinde tarif edildiğini, Poliçe Özel Şartlarında da buna paralel düzenleme mevcut olduğunu, yukarıdaki madde metninden de anlaşılacağı üzere; iki hususun önem arz ettiğini, Sosyal Sigortalar Kurumunun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile Sosyal Sigortalar Kurumunun sağladığı bu yardımların üzerinde ve dışında işverene terettüp edecek hukuki sorumlulukların, sigorta konusu olacağını, gerçek zararın belirlenebilmesi için de konusunda uzman kişiler tarafından bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, destekten Yoksun Kalma Tazminatı belirlenirken; bilinen ücret, belirlenebilir bir ücret yoksa Asgari Ücretin baz alınması gerektiğini beyan ederek, tüm delillerin taraflarına tebliğine kadar tüm dava ve savunma haklarının saklı kalmasına, tüm delillerin toplanmasını takiben "Adli Tıp Kurumu ve Trafik İhtisas Dairesi" tarafından kusur tespitinin yapılmasından sonra müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; yine "Aktüer" sıfatına sahip bir bilirkişi kanalı ile "destekten yoksun kalma" tazminatının hesaplanmasına, müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; sorumluğunun azami limit ile sınırlı olacağına, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. 2. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu olayın gerçekleştiği 03/04/2012 tarihinde ustabaşı Mustafa Arifogğulları, Arıza-Bakım Yüklenicisi Temel Elk. İnş. Taah. Tic. San. Ltd. Şti. Aşkale İlçe Sorumlusu Tekniker..., diğer yüklenici elemanları teknisyen ..., teknisyen ..., teknisyen ...’ün arızayı gidermek için gölet ortasında elektriksiz durumdaki ENH direğine Belediyeden temin ettikleri deniz bisikleti ile müdahale etmeğe çalıştıkları, ancak deniz bisikletinin su alması sonucu batması nedeniyle ölümlü kazanın meydana geldiği ve kazanın asli kusurunun gölet içerisinde hareket edecek sağlam tekne veya bot temin edilerek bu şekilde arızanın giderilmemesinden kaynaklandığının ortada olduğuu, müvekkili Şirketin meydana gelen kazada herhangi bir kusuru veya sorumluluğu olmadığını, söz konusu işin yürütülmesi için 13.01.2011 tarihli sözleşme imzalanarak Arıza Bakım ve Onarım işleri ihale edildiğini, bu yerlerdeki (dava konusu olayın meydana geldiği Aşkale ilçesi dahil ) arıza Bakım ve Onarım işleri 2011-2012 yılları arasında Temel Elektrik İnş. Taah. Tic. San. Ltd. Şti. tarafından yürütüldüğünü bahse konu sözleşmenin “İş ve iş yerlerinin korunması ve sigortalanması“ başlıklı 22 nci maddesinde “Yüklenici işin devamı sırasında is verinde yapılacak çalışmalar nedeniyle işçileri çevre halkının zarara uğramamalarını, zarar görmelerini ve islerde zarar ve hasar meydana gelmesini önleyici tedbirlerin alınmasından da yüklenici firmanın sorumlu olduğunu, alınan bütün tedbirlere rağmen yüklenicinin yaptırdığı islerden dolayı üçüncü kişilerin veya isçilerin zarar görmesi ihtimaline karşı yüklenici üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası.işveren mali mesuliyet sigortasını yapmakla mesul olduğunu ayrıca sigorta kapsamı içerisinde veya dışında kalan hareket ve fiilden dolayı meydana gelebilecek bütün talep ve iddiaların karşılanması yükümlüğünün de yükleniciye ait olduğunu beyan ederek, öncelikle açılan davada kusur ve sorumluluğu bulunmayan müvekkili Şirket açısından husumet yönünden reddine karar verilmesini; mahkemece işin esasına girilecekse; yapılacak yargılama neticesinde müvekkili Şirkete yöneltilen haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini; mahkeme harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. 3. Davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ve eklerinde; davalı müvekkili şirkete izafe edilmiş bir kusur veya kusurlu eylem veya hukuken sorumlu tutulmasını gerektirir bir gerekçe gösterilmediğini, HUMK 19/1-e maddesi gereğince davacının, iddia ettiği olayları sıra numarası altında dava dilekçesinde bildirmekle yükümlü olduğunu, H.M.K. 119/1-f ve H.M.K. 194 maddelerine göre de davacının dayandığı olayları ispata elverişli şekilde somutlaştırması, hangi delille hangi olayı ispat etmeye çalıştığını belirtmek zorunda olduğunu, ancak dava dilekçesinde davacıların, davalının hangi maddi eylemleri veya ne tür mesleki ve hukuki sorumluluğu nedeniyle bir tazminat talep ettiğini açıklanmadığını, davacının bu aşamadan sonra iddialarını genişletmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, Davacının H.M.K. 318 maddesine göre sadece Erzurum 3. Ağır Ceza mahkemesinin 2013/121 Esas sayılı dava dosyasına delil olarak dayanabileceğini, olayın meydana gelmesinde müvekkili şirkete atfedilecek bir kusur bulunmadığını, Karasu 2 Hes Projesi baraj alanı içerisinde kalan elektrik direklerinden birinin yan yatması nedeniyle oluşan arızayı gidermek, Temel Elektrik Ltd. Şti. nin Aras Elektrik A.Ş. ile imzaladığı sözleşme ile yüklendiği görev kapsamı içinde kalmadığını, netice olarak enerji nakil hatlarının deplasesi için yapılması gereken işlemlerin yer ve zamanında ilgili kurumlarca yapılmadığını, davacılar tarafından talep edilen maddi tazminat talepleri için Borçlar Kanunu 52. madde uyarınca müteveffanın kusuru mevcudiyeti nedeniyle indirim taleplerinin mevcut olduğunu ayrıca hesap edilecek maddi tazminattan Borçlar Kanunu 55. madde uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumunca bağlanan gelirlerin düşülmesi gerektiğini, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat taleplerinin oldukça fahiş olduğunu, davacıların alacaklarına mevduata uygulanan ticari faiz talep etmelerinin hukuki dayanağı bulunmadığını, bu nedenle istenilen faizin niteliğine itiraz ettiklerini, davacıların ancak 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temmerüt Faizine ilişkin Kanunun 1 inci ve 2/1 maddeleri gereğince %9 oranında adi kanuni faiz talep edebilecfeklerini beyan ederek, davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARLARI 1.Mahkemenin 16.03.2016 tarih ve 2013/149 E-2016/109 K sayılı ilk kararında özetle; Davanın kısmen kabulü ile, Davacı ... için 35.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ..., ..., ..., ..., ... için 15.000,00 er TL manevi tazminatın 03.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (AXA sigorta için dava tarihi olan 04.11.2013 tarihinden itibaren ve davalı ... AŞ poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir. 2. Kararın davacılar vekili ile davalılardan Temel Elektrik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti ve Aras Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 20.03.2018 tarih ve 2016/18232 E.- 2018/2560 K. sayılı ilamında özetle; davacı anne yararına hükmedilen 35.000,00 TL ile davacı baba yararına hükmedilen 30.000,00 TL manevi tazminatların az olduğuna işaretle karar bozulmuştur. 3. Bozma kararına uyan mahkemenin 12.09.2018 tarih ve 2018/81 E-2018/110 K sayılı ikinci kararında özetle: davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 50.000,00 TL, ... için 45.000,00 TL, ..., ..., ..., ..., ... için 15.000,00 er TL manevi tazminatın 03.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (AXA sigorta için dava tarihi olan 04.11.2013 tarihinden itibaren ve davalı ...Ş. poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, karar verilmiştir. 4. Kararın davacılar vekili ile davalılardan Temel Elektrik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve Aras Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 02.06.2020 tarih ve 2019/887 E-2020/1822 K sayılı ilamında özetle; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davacı anne yararına hükmedilen 50.000,00 TL ile davacı baba yararına hükmedilen 45.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatların da ayrı ayrı az miktarda olduğu, ayrıca karar ve ilam harcından aleyhine karar verilen davalı taraf sorumlu tutulması gerekirken; kabul ve red oranına göre paylaştırılarak hükmedilen miktar üzerinden hesap edilen karar ve ilam harcının bir kısmının davacıdan tahsiline karar verilmiş olmasının, aynı zamanda somut olayda kabule göre hükmedilen ve reddolan tazminat miktarları üzerinden tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenmesi gereken vekalet ücretinin davacılar ve davalılar lehine 16.150,00 TL olması gerekirken bu miktarı aşacak şekilde taraflar lehine 16.450,00 TL’lik vekalet ücretlerine hükmedilmesinin de hatalı olduğu belirtilerek karar bozulmuştur. IV. BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararda özetle; Davacı ... ve ...’ın oğulları..., ..., ..., ... ve ... kardeşleri müteveffa..., davalı ... Ltd. Şti. bünyesinde elektrik teknikeri olarak çalıştığı, Temel Elektrik ile Aras Edaş arasında yapılan sözleşme gereği asıl işverenin Aras Edaş Elektrik Ltd. Şti. olduğu ve bu itibarla sorumluluğun bulunduğu, Temel Elektrik ile AXA Sigorta Şirketleri arasında 16.12.2011-20.03.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere "Montaj Tüm Riskler Sigorta Poliçesi" ile sigorta sözleşmesi imzalandığı sigorta şirketinin de limitleri dahilinde bu itibarla sorumluluğun bulunduğu, mahkemece dosya arasına alınan bilirkişi raporu ile davalıların toplamda %90 kusurlu, müteveffa işçinin ise %10 kusurlu olduğu belirlenmiş, manevi tazminat miktarı belirlenir iken Yargıtayca da bozma kapsamına alınmayan kusur oranlarının gözetildiğini, tarafların iddiaları, olayın oluşumu, kusur durumu, ortaya çıkan sonuç, davacıların tümünün manevi zararlarının oluştuğu, davacıların manevi zararlarının karşılığı olmak üzere ekonomik koşullar, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihi, paranın satın alma gücü, davalıların kusur durumu, olayın ağırlığı dikkate alınarak davacıların çektiği elem ve ızdırabın kısmende olsa hafifletilmesine yönelik olarak 26.06.1966 tarih 1966/7-7 sayılı içtihadı birleştirme kararı içeriği ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine, hak ve nesafet kurallarına göre davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; Davacı ... için 80.000,00 TL, ... için 80.000,00 TL, ..., ..., ..., ..., ... için 15.000,00 er TL manevi tazminatın 03.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (AXA sigorta için dava tarihi olan 04.11.2013 tarihinden itibaren ve davalı ...Ş. poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılardan Temel Elektrik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve Aras Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Türkiye gündemine yansımış emsal nitelikteki davalar ile kıyas edildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, manevi tazminatın reddolan kısmından vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini zira manevi tazminat takdirinin tamamen hakim elinde olduğunu, hükmedilen vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu, yargılama giderlerine eksik hükmedildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... Elektirik Dağıtım A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur oran ve aidiyetlerinin hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarlarının fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı anne ve baba lehine hükmedilen manevi tazminatların olay tarihinden karar tarihine kadar işleyecek faizleriyle çok yüksek miktarlarda olduğunu, kusur oran ve aidiyetlerinin tespitinde işçilerin kusurları göz ardı edilerek kusur belirlendiğini, müvekkilinin kusuru olmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahipleri lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının hakkaniyete uygun olup olmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 ve 114 üncü maddeleri gereği uygulanma imkanı bulunan 49,50, 51,52, 53, ve 56 ncı maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi ve 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır. 3. Değerlendirme A) Davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; 1.1086 sayılı HUMK'nun 432/4 üncü maddesi uyarınca Temyiz, kanuni süre geçtikten sonra yapılır veya temyizi kabil olmayan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz isteminin reddine karar verir ve Yargıtaya gönderme için yatırılan parayı kullanarak ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder 2. 6100 sayılı HMK'nun 81maddesi uyarınca vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur. 3. Somut olayda Mahkemece verilen kararın davalı ...Ş. vekili sıfatıyla Av. ...'e 13.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği, iş bu davalıyı temsilen Av. ... tarafından temyiz dilekçesinin ise yasal süre geçirildikten sonra 11.03.2021 tarihinde verildiği, her ne kadar Av. ...'ün davalı nezdinde iş aktinin tebliğ tarihinden önce feshedildiğine dair davalı nezdinde kayıtlar bulunmakta ise de; bu kayıtların mahkeme ve dosyanın tarafları açısından geçerlilik arz edebilmesi için HMK 81 inci maddesi kapsamında mahkemeye sunulmuş olmasının gerektiği bu yönle kararın tebliğinin yapıldığı tarih itibariyle geçerli bir azil veya istifası bulunmayan davalı vekili Av ...'e yapılan tebligatın geçerli olduğu ve davalının diğer vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesinin de bu nedenle süresinde olmadığı anlaşılmakla davalı ...Ş. vekilinin temyiz isteminin süreden reddine karar verilmiştir. B) Davacılar vekili ile davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı gözetilerek; temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davacılar vekili ile davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle 1.Davalı ...Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE, 2.Davacılar vekili ile davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 3. Davalı ...Ş.'den tahsil edilen harcın istem halinde iadesine 4. Aşağıda yazılı temyiz harçlarının davacılar ve davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne yükletilmesine, 5. Dosyanın kararı verene Mahkemeye gönderilmesine,23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Usul Hukuku

Bir alacak davasında davacı (A), avukatı (V)'yi azletmiş ve bu durumu içerir dilekçeyi 10.05.2023 tarihinde mahkemeye sunmuştur. Mahkeme, azil dilekçesini aynı gün dosyaya kaydetmiştir. Davacı (A), henüz yeni bir avukat görevlendirmemiştir. Bu durumda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre, azlin hukuki sonuçlarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Azledilen avukat (V)'nin vekâlet görevi, azlin mahkemeye bildirilmesinden itibaren iki hafta süreyle devam eder.
B) Mahkeme, davacı (A)'nın davasını bizzat takip edecek yeterlikte olmadığını re'sen tespit ederse, derhal davanın reddine karar vermelidir.
C) Davacı (A), azil dilekçesinin mahkemeye sunulmasından itibaren iki hafta içinde yeni bir vekil görevlendirmez ve davayı kendisi de takip etmezse, yokluğunda uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır.
D) Azil işlemi mahkemeye bildirildiği için, davacı (A) yeni bir avukat tutana kadar yargılama ertelenir ve tüm usuli süreler kendiliğinden durur.
E) Azil beyanının mahkemeye dilekçeyle bildirilmiş olması, karşı taraf bakımından hüküm ifade etmesi için yeterli olup, ayrıca tebligat giderinin ödenmesine gerek yoktur.

Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol