6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 83

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 83. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 83- (1) Vekil ile takip edilen davada, vekilin azli hâlinde vekâlet veren, davayı takip etmez ve iki hafta içinde bir başka vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır. BEŞİNCİ BÖLÜM Teminat Teminat gösterilecek hâller

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

5 karar eşleşti
6. Hukuk Dairesi, 2023/4460 E., 2024/54 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
iye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı asıl azil sonrasında davayı takip etme yükümlülüğü bulunmasına rağmen davayı takip etmediği gibi, iki hafta içerisinde bir başka vekil de görevlendirmediği, bu durumda, HMK'nın 83. maddesi gereğince tarafın yokluğu halinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapması gerektiğinden, mahkemece, HMK'nın 150 ve 320/4.
6. Hukuk Dairesi         2023/4460 E.  ,  2024/54 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki itirazın iptali (hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen 20.01.2020 tarihli Kazık ve İksa İşlemleri Yapım İşi sözleşmesi gereğince müvekkilinin taşeron olarak çalıştığını, müvekkilinin alacağının tahsili için girişilen icra takibine itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 07.02.2023 tarihli duruşmada davacı vekilinin azil belgesini sunduğu, azil sebebiyle davacı asilin davadan ve duruşmadan haberdar olduğu, buna rağmen duruşmaya katılım sağlanmadığı, duruşma saatinin 09:45 olduğu, saatin ise 09:55 olduğu, salon dışında yapılan 3 defa yüksek sesle çağrılara rağmen davacı tarafın hazır olmadığı, mazeret dilekçesi sunan davalı vekilinin açıkça davacının davayı takip etmemesi halinde davayı takip edeceğine dair dilekçesinde ibare bulunmadığı, davacı tarafın gelmediği ve taraflarca dosya takip edilmediğinden dosyanın işlemden kaldırıldığı, aradan üç aydan fazla zaman geçtiği halde yenilenmediği anlaşıldığından HMK 150/1. madde hükmü gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın HMK'nın 320/4 maddesi uyarınca 07/05/2022 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; duruşma gününün müvekkiline tebliğ edilmeden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, azil belgesinin sunulmasından sonra dosyada herhangi bir vekil kaydının da yapılmadığını, 07/02/2023 tarihli duruşma öncesinde müvekkilinin duruşmadan haberdar olduğuna dair bir belgenin bulunmadığını, dosyanın işlemden kaldırma kararının müvekkiline tebliğ edilmeden dosyanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davalı vekilinin mazeret dilekçesinde dosyayı takip etmeyeceğine yönelik bir ifade bulunmadığını, 20/10/2022 tarihli tensip zaptında yer alan ön inceleme duruşmasının usulüne uygun yapılmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı asıl azil sonrasında davayı takip etme yükümlülüğü bulunmasına rağmen davayı takip etmediği gibi, iki hafta içerisinde bir başka vekil de görevlendirmediği, bu durumda, HMK'nın 83. maddesi gereğince tarafın yokluğu halinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapması gerektiğinden, mahkemece, HMK'nın 150 ve 320/4. maddeleri uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali hususundadır. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri, HMK'nın 83, 150 ve 320/4.maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Davacının vekilini azlettiğinin mahkemeye ilk kez, azledilen vekili Avukat ... tarafından 30.01.2023 tarihli dilekçe ile bildirildiği, dilekçe ekinde azilnamenin sunulduğu anlaşılmıştır. Vekilin istifası halinde uygulanacak HMK.'nın 82/3. maddesi uyarınca vekilin ... halinde, bu azlinin asile bildirilmesini gerektiren bir hükmün bulunmadığı, yine "Vekilin ..." başlıklı HMK.'nın 83. maddesi uyarınca "Vekil ile takip edilen davada, vekilin ... hâlinde vekâlet veren, davayı takip etmez ve iki hafta içinde bir başka vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır." hükmü uyarınca vekilini azleden asilin davasını bizzat veya tayin edeceği bir vekil aracılığıyla takip etmesinin, kendisine ait bir yükümlülük olup verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

6. Hukuk Dairesi, 2021/3367 E., 2022/1024 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
Açıklandığı üzere HMK’nun 83. maddesi asilin vekili azli halinde, asile hem azil durumunu mahkemeye bildirme hem de iki hafta içinde yeni bir vekil tayin etme yükümlülüğü getirmiş aksi halde tarafın yokluğuna ilişkin hükümlerin uygulanacağını kabul etmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2021/3367 E.  ,  2022/1024 K. "İçtihat Metni" Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı iş sahibi asıl davasında, taraflar arasındaki eser sözleşmesi uyarınca davalı yüklenicinin sera yapım işini üstlendiğini, ancak işi tamamlamayarak eksik bıraktığını iddia ederek eksik işler bedeli ile işin süresinde yapılmaması nedeniyle oluşan zararının giderilmesini talep etmiştir. Davalı yüklenici birleşen davasında, sözleşme uyarınca iş bedelinin 280.000,00TL olduğunu, işin %75’in ifa edilmesine rağmen 210.000TL iş bedelinin ödenmediğinden bahisle şimdilik 10.000,00TL’nin tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, asıl davanın kısmen, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiş, kararın davalı-birleşen dosya davacısı yüklenici tarafından istinaf edilmesi sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 2018/1611 Esas – 2021/175 Karar ve 26.01.2021 günlü ilamı ile davalı yüklenicinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir. Karar, davacı – birleşen dosya davalısı tarafından temyiz edilmiştir. 6100 Sayılı HMK’nın 81. maddesi uyarınca, vekilin azli ya da istifasının mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için bu konudaki beyanın dilekçe ile bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak yatırılması zorunludur. Bu maddenin sonucu olarak taraflardan biri vekilini azletmiş ve bunu vekiline bildirmiş olsa da azilin varlığı mahkemeye bildirilmedikçe mahkeme ve karşı taraf için azil hüküm ifade etmez ve vekile yapılan işlemler geçerliliğini korur. Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut uyuşmazlıkta; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ilamın davacı vekili Av. ...’a 03.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğden sonra vekilin, davacı asilin azilname ile vekillik görevini sonlandırması nedeniyle vekillikten çekildiğine ve ilamın asile tebliğ edilmesi gerektiğine dair 10.03.2021 tarihli dilekçeyi sunduğu, dilekçe ekinde Tekirdağ 3. Noterliğince düzenlenen 29.01.2020 tarih ve 620 yevmiye numaralı azilnameyi dosyaya ibraz ettiği anlaşılmıştır. Bu dilekçeden sonra istinaf mahkemesinin ilamı ve vekilin çekilme dilekçesini davacı asile tebliğe çıkarttığı, 24.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, 07.04.2021 tarihinde dosyaya vekalet ibraz eden davacı avukatı Av. ... tarafından kararın temyiz edildiği anlaşılmıştır. Açıklandığı üzere HMK’nun 83. maddesi asilin vekili azli halinde, asile hem azil durumunu mahkemeye bildirme hem de iki hafta içinde yeni bir vekil tayin etme yükümlülüğü getirmiş aksi halde tarafın yokluğuna ilişkin hükümlerin uygulanacağını kabul etmiştir. Somut olayda, davacı asil vekilini kendisi azlettiğinden azil durumundan haberdar durumdadır. Mahkemeye vekilini azlettiğini, tebligatın kendisine yapılmasını bildirmemiştir. Mahkemenin azil durumunu kendisine bildirilince bunu, sonuç doğurabilmesi bakımından karşı tarafa tebliğ etmesi gerekir. Zaten vekilini azleden asile gerekmediği halde yapılan tebligat ile işlemeye başlayan temyiz süresi bittikten sonra davacıya yapılan tebligat davacıya yeni bir hak bahşetmez. Davacı kanundaki gereklilikleri yerine getirmemekle kusurlu olduğundan kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemez. Süresinde yapılmayan temyiz başvurusunun reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı birleşen davada davalı vekilinin süresinden sonra yapmış olduğu temyiz isteminin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, 24.02.2022 gününde oy birliği ile karar verildi.
17. Hukuk Dairesi, 2018/3367 E., 2020/7597 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Ayrıca 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 11, Avukatlık Kanunu’nun 41 ve HMK.nun 73, 81, 82 ve 83. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur.
17. Hukuk Dairesi         2018/3367 E.  ,  2020/7597 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, davalı ...’den alacaklı olduğunu, davalı aleyhine Konya 3. İcra Müdürlüğü’nün 2005/1680 sayılı dosya ile icra takibi başlattığını, davalı borçlunun haczi kabil bir malının bulunmadığını, borçlu adına kayıtlı gayrımenkullerini dava konusu borcun doğumundan sonra muvazaalı olarak davalı ...’a devrettiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptali, davacıya icra dosyasındaki alacak ve ferileri kapsar şekilde cebri icra yetkisi verilmesi talep ve dava edilmiştir. Davalı ... vekili, dava konusu 9 nolu ve 35 nolu bağımsız bölümün davalı ...’e , ... tarafından 9 nolu bağımsız bölümün 21.01.2002 de davalı ... ve ...’a, 35 nolu bağımsız bölümün ise 22.07.2002 de davalı ... e a devredildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dahili davalı ... vekili, ...ve ... vekili, ve davalı ... vekili davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yazılı yargılama usulünde 5 aşamaya yer vermiştir. Bunlar; davanın açılması ve dilekçeler aşaması, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama ve hüküm aşamalarıdır. Tahkikatın sonlandırılması ve sözlü yargılama aşamasına geçiş ise 6100 sayılı HMK’nın 186. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre mahkeme, tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir. Somut olayda, davacı vekili 21.02.2018 tarihli duruşmada mazaret dilekçesi vermiş, mahkemece davacı vekilinin mazeretinin kabulü ile duruşma gün ve saatini Uyap sistemi üzerinden öğrenmesine, davacı vekiline davalı ...'in veraset ilamını ibraz etmek ve mirasçılarını dahil etmek üzere bir ay kesin süre verilmesine aksi takdirde davanın usulden reddedileceğinin ihtarına , karar verilmiş, muhtıra davacı vekiline tebliğ edilmemiştir. Davacı vekili 02.05.2018 günlü duruşmada vekillikten çekilme dilekçesi vermiş olduğu, dahili davalıların davacı asile ihtar çıkarılmasının tebliğ edilmesinin talep edildiği, mahkemece "davalılardan ...'in vefat etmesi nedeniyle davacı tarafa davalının mirasçılarını davaya dahil etmek üzere süre verildiği, verilen sürede ara karar gereği yerine getirilmediğinden 1 ay kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde de taraf teşkilinin sağlanmadığı, davacı vekilinin duruşma tarihi itibariyle davadan çekilmesinin sonuca etkili olmayacağı zira verilen kesin süre içerisinde taraf teşkili sağlanmadığından davacı asilin davayı takip etmesi halinde de aynı kararı ittihaz edilmesi gerektiği kanaati ile davanın usulden reddine" karar verilmiştir. Savunma hakkı Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alındığı gibi, 6100 sayılı HMK.nun 27. maddesi hükmüne göre de, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, başka bir anlatımla, taraflara dosya içerisindeki bilgi ve belgelere karşı savunma hakkını kullanma olanağı verilmeden hüküm kurulamaz. Aksi halde savunma hakkı kısıtlanmış olup, bu husus kamu düzenine ilişkindir. Ayrıca 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 11, Avukatlık Kanunu’nun 41 ve HMK.nun 73, 81, 82 ve 83. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur. Somut olayda; davacı vekilinin hazır bulunmadığı ve mahkemece de mazeretli kabul edildiği bir duruşmada(21.02.2018) kesin süre verilmesine dair ara karar kurularak ara kararın muhtıra ile davacı vekiline tebliğ edilmemesi, davacı vekili tarafından 02.05.2018 gününde istifa ettiği beyan edilmişse de davacı asile tebligat çıkartılmadan, HMK hükümlerine riayet edilmeksizin karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya geri verilmesine, 25.11.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.
8. Hukuk Dairesi, 2017/479 E., 2017/794 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
maddesi, HMK'nun 73, 81, 82, 83 maddeleri gereğince vekille takip edilen işlerde tebligat vekile yapılacağından, duruşma gün ve saatini bildirir tebligatın da vekile tebliğe gerekir.
8. Hukuk Dairesi         2017/479 E.  ,  2017/794 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İcra takibine itirazın kaldırılması Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Dava, itirazın kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, davalının itirazının kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı adına icra takibine itiraz, borçlu vekili tarafından yapılmış olup icra dosyasında da itiraz edenin, davalının vekili olduğuna dair vekaletnamesinin bulunduğu görülmüştür. Mahkemece duruşma gün ve saatini bildirir tebligat ve hüküm tebliği davalı asile yapılmıştır. Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi, Avukatlık Kanunu'nun 41. maddesi, HMK'nun 73, 81, 82, 83 maddeleri gereğince vekille takip edilen işlerde tebligat vekile yapılacağından, duruşma gün ve saatini bildirir tebligatın da vekile tebliğe gerekir. Borçlu asile tebligat yapılması taraf teşkilinin tamamlandığı sonucunu doğurmaz. Borçlu vekiline duruşma gününü bildirir tebligat yapıldıktan sonra, işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'na 6217 sayılı Kanunla eklenen Geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyize edene iadesine, 30.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2014/10625 E., 2014/13720 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAntalya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 11, Avukatlık Kanunu’nun 41 ve HMK.nun 73, 81,82,83. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur.
12. Hukuk Dairesi         2014/10625 E.  ,  2014/13720 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 18/12/2013 NUMARASI : 2013/784-2013/1360 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Şikayetçi borçlunun, ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürdüğü sair iddialarının yanı sıra kıymet takdiri ve satış ilanının kendilerine tebliğ edilmediğini belirterek ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, tebligatların usulüne uygun yapıldığı ve ihalenin yasal mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği görülmektedir. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 11, Avukatlık Kanunu’nun 41 ve HMK.nun 73, 81,82,83. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur. Somut olayda, borçlunun, vekili Av. O.. G. G.. aracılığıyla Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/981-1192 sayılı dosyası üzerinden daha önce aynı taşınmaza ilişkin olarak ihalenin feshi isteminde bulunduğu görülmektedir. Önceki ihalenin feshi talebinin reddine dair kararın dosyaya ibraz edilmiş olması karşısında, takip dosyasına ayrıca vekaletname sunulmamış olması, borçlunun takipte vekille temsil edildiği gerçeğini ortadan kaldırmaz. Öte yandan Dairemize gönderilen belgeler içerisinde borçlu vekilinin satış kararından sonra dosyadan fotokopi aldığına dair evraka da rastlanmamıştır. Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarına göre, satış ilanının usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebi olup, borçlu vekiline satış ilanının tebliğ edilmemesi de aynı hukuki sonucu doğurur. O halde mahkemece, yapılan açıklamalar ışığında, ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/05/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Usul Hukuku

Hangi durumda "Tarafın yokluğu halinde uygulanacak hükümler" devreye girer?

A) Vekil azledilip, 2 hafta içinde yeni vekil görevlendirilmezse.
B) Vekil duruşmaya mazeretsiz gelmezse.
C) Taraf duruşmada sessiz kalırsa.
D) Hakim reddedilirse.
E) Dosya bilirkişiye giderse.

Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol