Hukuk Muhakemeleri Kanunu 97. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
MADDE 97- (1) Eski hâle getirme, dilekçeyle talep edilir. Dilekçede, talebin dayandığı sebepler ile bunların delil veya emareleri gösterilir. Süresinde yapılamayan işlemin de eski hâle getirme talebinde bulunmak için öngörülen süre içinde yapılması zorunludur.
Talep ve inceleme mercii
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
2 karar eşleşti
13. Hukuk Dairesi, 2020/1482 E., 2020/3594 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
Yine, aynı yasanın devamı maddelerinde de (6100 sayılı HMK'nun 95-100 maddeleri) eski hale getirilmeye yönelik usul ve esasları düzenlenmiştir.
13. Hukuk Dairesi 2020/1482 E. , 2020/3594 K.
"İçtihat Metni"
... İlaç San. ve Tic. A.Ş. vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinden verilen 26/12/2019 tarih ve 2018/891-2019/2307 sayılı hükmün davalı avukatınca duruşmalı temyiz edilmiş ise de, nisbi harç ve posta gideri yatırılmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Dava, davacı şirket ile dava dışı eczane arasında eczanenin doğmuş doğacak borcunun teminatı olarak verilen ipotekten dolayı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, taraflar istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince, tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı davalı vekilinin maktu harç yatırmak suretiyle süresinde temyiz başvurusunda bulunması üzerine bölge adliye mahkemesince nispi temyiz harcı ve posta giderlerinin yatırılması için çıkartılan muhtıra davalı vekiline usulüne uygun tebliğ edilmiş; davalı vekili, verilen kesin süre geçtikten sonra eski hale getirme talebinde bulunmuştur.
6100 sayılı HMK'nun 98/2 maddesinde, eski hale getirme talebinin temyiz yoluna başvuru hakkının düşmesi halinde Yargıtay’dan talep edilebileceği düzenlendiğinden Dairemizce davalı vekilinin eski hale getirme talebinin incelenmesine geçilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 95. maddesindeki düzenlemeye istinaden, elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hakimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse eski hale getirme talebinde bulunabilir. Yine, aynı yasanın devamı maddelerinde de (6100 sayılı HMK'nun 95-100 maddeleri) eski hale getirilmeye yönelik usul ve esasları düzenlenmiştir.
Somut olayda, bölge adliye mahkemesi kararı davalı vekiline elektronik tebligat yoluyla tebliğ edilmiş ve karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, ne varki temyiz harcını eksik yatırdığından ve temyiz giderlerini yatırmadığından tarafına çıkartılan muhtıra gereği verilen kesin sürede yerine getirilmeyerek eski hale getirme talebinde bulunulmuştur. Tebliğ evrakı incelendiğinde, ilgili muhtıranın elektronik tebligat yoluyla davalı vekiline tebliğ edildiği ve tebligatın elektronik posta adresine ulaştığı tarihte alıcısı tarafından açıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davalı vekili tarafından hastalık özüne dayanılarak yasal süresi içerisinde muhtıra gereğinin yerine getirilmediğinden bahisle eski hale getirme talebinde bulunulmuş ise de, salt doktor raporunun varlığı yeterli olmayıp, anılan yasa hükmü uyarınca belirtilen hastalığın kişiyi yapması gereken işlerden alıkoyacak derecede acze düşürmüş olması gerekir. Davalı vekilinde oluşan mevcut rahatsızlığın Bölge Adliye Mahkemesi kararından önce ortaya çıktığı ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının tebliğinden sonra süresinde temyiz dilekçesi sunduğu ve maktu temyiz harcı yatırdığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı vekilinde oluşan mevcut hastalığın muhtıra gereğinin yerine getirilmesini engelleyici nitelikte olmadığı ve yasada öngörülen eski hale getirme koşullarının oluşmadığının kabulü gerekir.
Kaldı ki, 6100 sayılı HMK’nun 97/1. maddesi gereğince eski hale getirme talebinde bulunurken süresinde yapılamayan işlemin de eski hâle getirme talebinde bulunmak için öngörülen süre içinde yapılması zorunlu olup, davacı tarafından eski hale getirme talebinde bulunulurken nispi temyiz harcı ile temyiz giderlerini yatırmadığı anlaşılmaktadır. O halde davacının eski hale getirme talebinin reddi ile, verilen kesin süre içerisinde muhtıra gereği yerine getirilmediğinden kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin eski hale getirme talebinin REDDİNE, muhtıra gereği yerine getirilmediğinden kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 22/04/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (1)
2. Hukuk Dairesi, 2023/6607 E., 2024/3140 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
resinin dolmasından sonra düzenlendiğinin anlaşıldığı, sunulan belgelerin şekli ve içeriği vekilin muamele yapmaktan aciz bulunduğunu tespit eden mahiyette görülmediği, vekilin vekâletnamesinde tevkil yetkisinin bulunması da gözetildiğinde 6100 sayılı Kanun'un 97 inci ve 98 inci maddesi gereğince yasal şartları bulunmayan eski hale getirme isteminin reddine, İlk Derece Mahkemesi'nin gerekçeli kara
2. Hukuk Dairesi 2023/6607 E. , 2024/3140 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2663 E., 2023/786 K.
KARAR : Başvuru şartlarının gereğinin yerine getirilemediğinden ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 13. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/532 E., 2022/386 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı-davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi ve eski hale getirme talebinde bulunulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince ek karar ile istinaf dilekçesinin reddine, eski hale getirme talebinin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından değerlendirilmesine karar verilmiştir. Ek karara karşı davalı-davacı erkek vekilince istinaf talebinde bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince eski hale getirme talebinin reddi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı- davalı kadın vekili dava, karşı davaya cevap ve cevaba cevap dilekçesinde; davalı- davacı erkeğin kusurlu davranışları nedeniyle aile düzeninin bozulduğunu iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına ve 10.000,00 TL maddî, 10.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-davacı erkek cevap ve karşı dava dilekçesinde; evlilik birliğinin kadının kusurlu davranışları nedeniyle bozulduğunu iddia ederek kadının davasının reddini istemiş, karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, 1.000,00 TL maddî, 20.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. İlk Derece Mahkemesi’nin Birinci Kararı
İlk Derece Mahkemesi'nin 09.02.2021 tarihli, 2020/428 Esas 2021/79 Karar sayılı kararı ile; tarafların duruşma sırasındaki talepleri üzerine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca boşanmalarına, tarafların birbirlerinden tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminat, eşya alacağı ve boşanmanın ferilerinden olan her türlü alacak, masraf ve benzeri hiçbir hak ve alacak talepleri bulunmadığına ilişkin sulhün tasdikine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi’nin Gönderme Kararı
1.İlk Derece Mahkemesi'nin 09.02.2021 tarihli, 2020/428 Esas 2021/79 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı-davacı erkek tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.Davalı-davacı tarafından sunulan istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme huzurunda yapılan sulh sözleşmesinin iradesinin fesada uğratılması sebebi ve hata nedeni ile imzaladığını, duruşma zaptının okunması ile durumu fark ettiğini, doğu kökenli olduğu için Türkçeyi iyi anlayamadığını, okuma yazmasının da iyi olmadığını, kadının kusurlu olduğunu belirterek, istinaf yoluna başvurmuştur.
3.Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2021/1179 Esas ve 2021/1347 Karar numaralı ve 07.07.2021 tarihli kararında; anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse boşanmanın ferileri hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmadığı, bu halde anlaşmalı boşanma davasının "çekişmeli boşanma" olarak görülmesi gerektiği bu nedenle, mahkemece tarafların usulüne uygun şekilde gösterilen delillerin toplanarak gerçekleşecek sonuç uyarınca karar verilmesi gerektiği diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin davalı karşı davacının istinaf talebinin bu sebeple kabulüne, İlk Derece Mahkemesince henüz deliller toplanıp değerlendirilmemiş bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) inci alt bendi gereğince İlk Derece Mahkemesi Kararının asıl ve karşı dava yönünden kaldırılmasına, açıklandığı şekilde işlem yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesinin Son Kararı
1.İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı-davalı erkeğin davacı-davalı kadına göre ağır kusurlu olduğu, evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri taraflardan beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı, boşanma sebebiyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen ve kişilik hakları saldırıya uğrayan kadın eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerektiği, kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği, gerekçesi ile; asıl davanın ve karşı davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanun 166 ncı maddesinin birinci/ikinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, kadın yararına aylık 300,00 TL tedbir ve 500,00 TL yoksulluk nafakasına ve kadın yararına 10.000,00 TL maddî, 10.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı-davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda ve eski hale getirme talebinde bulunulması üzerine, İlk Derece Mahkemesi'nin 09.06.2022 tarihli ve 2021/532 E., 2022/386 K. Sayılı ek kararı ile, istinaf başvurusunun yasal süresi içinde yapılmadığı gerekçesiyle, istinaf dilekçesinin reddine, davalı- davacı vekili Avukat ...'in eski hale getirme talebinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı-davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın davalı-davacı vekiline 12.09.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı-davacı vekilinin 24.09.2022 tarihinde dişinde yaşadığı rahatsızlık nedeniyle cerrahi operasyonla diş çekimi yapıldığı, sonrasında iş göremezlik belgesi aldığı, yaşadığı komplikasyonlar nedeniyle istinaf başvuru süresini mazeretli olarak kaçırdığı, 27.09.2022 tarihine eski hale getirme talebinde bulunduğunu belirterek eski hale getirme ve istinaf başvurusunun kabulünü, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı-davacı vekilinin eski hale getirme talebi istinaf yoluna başvuru hakkının düşmesine ilişkin olduğundan, eski hale getirme talebini, dolayısıyla istinaf başvurusunun süresinde olup olmadığını inceleme yetkisinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne ait olduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından 28.09.2022 tarihli ek karar ile istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmesinin usule aykırı olduğu bu nedenle davalı-davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, ek kararın kaldırılmasına karar verildiği, davalı-davacı vekili tarafından eski hale getirme talebi içeren dilekçesine eklediği belgelerden ... Ağız ve Diş Polikliniği tarafından düzenlenen 24.09.2022 tarihli belgenin hekim imzası içermediği, Menderes 1 nolu Aile Sağlığı Merkezince düzenlenen 27.09.2022 tarihli belgenin ise yasal istinaf süresinin dolmasından sonra düzenlendiğinin anlaşıldığı, sunulan belgelerin şekli ve içeriği vekilin muamele yapmaktan aciz bulunduğunu tespit eden mahiyette görülmediği, vekilin vekâletnamesinde tevkil yetkisinin bulunması da gözetildiğinde 6100 sayılı Kanun'un 97 inci ve 98 inci maddesi gereğince yasal şartları bulunmayan eski hale getirme isteminin reddine, İlk Derece Mahkemesi'nin gerekçeli kararının davalı-davacı erkek vekiline elektronik tebligat yoluyla 12.09.2022 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı-davacı erkek vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru talep dilekçesini 27.09.2022 günü UYAP üzerinden İlk Derece Mahkemesi'ne ibraz etmiş olmakla, karara karşı en geç 26.09.2022 günü saat 24.00'e kadar istinaf kanun yoluna başvurması gerektiği halde bu süreden sonra talepte bulunduğundan istinaf kanun yoluna başvurma talebinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki kanun yolu itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı-davacı erkeğin eski hale getirme talebinin reddi ile istinaf başvurusunun süreden reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 90 ıncı 91 inci, 92 inci ,93 üncü, 95 inci ve 345 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı- davacı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Genel
Sanık (S)’nin yokluğunda yargılanarak mahkûmiyetine karar verilmiş ve gerekçeli karar, usulüne uygun olarak 15 Ocak 2023 tarihinde kendisine tebliğ edilmiştir. İstinaf kanun yolu süresinin ikinci gününde, yani 17 Ocak'ta, (S) ani bir rahatsızlık sonucu hastaneye kaldırılmış, bilinci kapalı şekilde yoğun bakımda tedavi görmüş ve bu durumu 5 Şubat 2023 tarihine kadar devam etmiştir. Sanık (S), taburcu olduğu gün durumdan haberdar olmuştur. Bu durumda, sanık (S)’nin kanun yoluna başvuru hakkını kullanabilmesi için başvurabileceği hukuki çare ve buna ilişkin usul kuralları hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) İstinaf süresi tebliğ ile başladığından ve sanığın mazereti sadece mücbir sebep halleriyle sınırlı olduğundan, (S)’nin kanun yoluna başvuru hakkı düşmüştür.
B) Eski hâle getirme talebi, mazeretin ortadan kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde, kanun yolu incelemesini yapacak olan bölge adliye mahkemesine yapılmalıdır.
C) Sanık (S), mazeretinin ortadan kalktığı 5 Şubat 2023 tarihinden itibaren iki hafta içinde, süresinde yapamadığı istinaf başvurusunu da içeren dilekçesiyle birlikte, hükmü veren mahkemeye eski hâle getirme isteminde bulunabilir.
D) Eski hâle getirme istemi için öngörülen yedi günlük sürenin son günü adli tatile rastlarsa, süre tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzamış sayılır.
E) Sanığın yokluğunda verilen mahkûmiyet hükümlerine karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulamaması halinde eski hâle getirme isteminde bulunulması, istem hakkında bir karar verilinceye kadar hükmün infazını kendiliğinden durdurur.
Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.