Türk Ticaret Kanunu 10. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
MADDE 10- (1) Aksine sözleşme yoksa, ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar.
BİRİNCİ KİTAP
Ticari İşletme
BİRİNCİ KISIM
Tacir
A) Ticari işletme
1. Bütünlük ilkesi
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
1 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2011/10807 E., 2012/18031 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
maddelerde yasal zorunluluk olmamasına rağmen ITT ve Fabrika Üretim Kontrol İşletmeleri için İSO9001:2000 akreditasyonunun ve yine bu işlemler için TÜRKAK'tan akredite olunmasının zorunlu olduğu izleniminin yaratılmasının TTK'nun 57/1-2-3-4 fıkraları uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, söz konusu yazının 8 ve 10.maddelerinde haksız rekabet teşkil eden eylemler bulunmadığı, bir kişiyi kendi inte
11. Hukuk Dairesi 2011/10807 E. , 2012/18031 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/05/2011 tarih ve 2009/26-2011/296 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin TÜRKAK ve uluslararası kapsamda akredite olarak belgelendirme hizmetleri sunan yabancı ortaklı şirket olduğunu, davalının da aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalının kendi web sayfasında potansiyel müşterilere yönelik olarak “Uyarı nedenlerimizi okumanızı rica ederiz” başlığı ile bilgilendirme yazısı yayımladığını, ancak davalının kasten müvekkilini kötülemek ve ticari itibarını zedelemek istediğini, haksız rekabete sebebiyet verdiğini belirterek söz konusu yazının 1,6,7,8 ve 10. maddelerinin yayından kaldırılmasına, haksız rekabet yaptığına ilişkin mahkeme ilanının davalının web sayfasının aynı bölüm ve sayfasında aynı punto ile yayınlanmasına ve 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin web sayfasında yer alan yazının piyasadaki tüketicileri bilinçlendirme amacı taşıdığını, yazının içeriğinde davacının ticaret unvanına yer verilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının web sayfasında yayınlanan yazının 6.maddesinde yapılan açıklamadan sonra davacının Türkiye temsilcisi olduğu 1224 numaralı BM Trade Certification Şirketi'nin örnek olarak gösterilmesinin, 1. ve 7. maddelerde yasal zorunluluk olmamasına rağmen ITT ve Fabrika Üretim Kontrol İşletmeleri için İSO9001:2000 akreditasyonunun ve yine bu işlemler için TÜRKAK'tan akredite olunmasının zorunlu olduğu izleniminin yaratılmasının TTK'nun 57/1-2-3-4 fıkraları uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, söz konusu yazının 8 ve 10.maddelerinde haksız rekabet teşkil eden eylemler bulunmadığı, bir kişiyi kendi internet sayfasında kendisi aleyhine bir ilanı yayınlamak zorunda bırakmanın yasal olarak mümkün olmayıp, davacının hükmün gazetede ilan edilmesine yönelik bir talebinin bulunmadığı, yazının etkisini göstereceği 2009 yılında davacı şirketin kar elde ettiği, manevi tazminat yönünden BK. m 49'da belirtilen yasal koşulların oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemenin kar elde edildiğinden bahisle manevi tazminat talebinin reddi gerekçesi doğru değil ise de, manevi tazminat yönünden BK'nun 49. maddesi şartlarının gerçekleşmemiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı, dava dilekçesinde mahkemece verilecek hükmün davalı internet sayfasının aynı bölümünde aynı puntolar ile yayınlanması suretiyle ilanına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece hükmün ilanına yönelik talep yukarıda yazılı gerekçe ile reddedilmiştir. TTK'nun 61. maddesinde, ''Mahkeme, davayı kazanan tarafın talebiyle, masrafı haksız çıkan taraftan alınmak üzere hükmün katileşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verebilir. İlanın şekil ve şümulünü hakim tayin eder.'' denilmiştir. Bu kapsamda, her ne kadar davacı ilanın şeklini kendisi belirleyerek talepte bulunmuş ise de, bu talebin esasen bir ilan talebi niteliğinde olup, ilanın şekli ve şümulünün hakim tarafından takdir edileceği değerlendirilerek ve takdir yetkisi kullanılarak kararın ilanına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ilan talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Ticaret Hukuku
Tekstil üreticisi tacir (A), ticari işletmesinin faaliyetleri kapsamında değerlendirdiği nakit fazlasını, emekli olan ve ticari işletme niteliği taşımayan bir hobi atölyesi kurmak isteyen (B)'ye ödünç olarak vermiştir. Taraflar arasında düzenlenen ödünç sözleşmesinde faize ilişkin herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Bu durumda, (A)'nın (B)'den faiz talep etme hakkına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Sözleşme, (B) açısından adi iş niteliğinde olduğundan, Türk Borçlar Kanunu uyarınca faiz kararlaştırılmadığı için (A) faiz talep edemez.
B) İşlem, (A) için ticari nitelikte olduğundan, kanun gereği diğer taraf için de ticari iş sayılır ve Türk Borçlar Kanunu'ndaki ticari ödünce ilişkin hüküm uyarınca (A), sözleşmede belirtilmemiş olsa dahi faiz talep etme hakkına sahiptir.
C) Türk Ticaret Kanunu'na göre ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlendiğinden ve taraflar bu serbestiyi kullanıp bir oran belirlemediğinden, (A)'nın faiz isteme hakkı bulunmamaktadır.
D) Türk Ticaret Kanunu'nun faizin anaparaya eklenerek birlikte tekrar faiz yürütülmesine ilişkin hükmü, sözleşenlerden birinin tacir olmaması nedeniyle uygulanamayacağından, anapara borcu için de faiz istenemez.
E) Ödünç sözleşmesinin her iki taraf bakımından da ticari iş niteliğinde olması şartı arandığından, bu sözleşmeye adi iş hükümleri uygulanır ve faiz istenemez.
Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.