TTK Madde 104III - İnhisar

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 104. maddesi, acentelik ilişkisinde müvekkilin birden fazla acente atamasını ve acentenin birden fazla ticari işletme hesabına acentelik yapmasını, yazılı aksi kararlaştırma hâline bağlı olarak sınırlayan bir münhasırlık düzenlemesidir. Hüküm, acente sözleşmesi taraflarının, yani müvekkil ile acentenin ilişkisi bakımından uygulanır.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

(1)Yazılı olarak aksi kararlaştırılmadıkça, müvekkil, aynı zamanda ve aynı yer veya bölge içinde aynı ticaret dalı ile ilgili olarak birden fazla acente atayamayacağı gibi, acente de aynı yer veya bölgede, birbirleriyle rekabette bulunan birden çok ticari işletme hesabına acentelik yapamaz.

Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

6762 sayılı Kanunun 118 inci maddesinden alınan bu hükümde yeni kavram ad ları kullanılmıştır: Tek acente ve tek müvekkile özgüleme gibi. 6762 sayılı Kanunda yan başlıkta kullanılan "İnhisar" kavramı, söz konusu hukukî konuma uymayan, yanlış bir kavramdı. Çünkü, "inhisar" (tekel) kelimesi "monopol" karşılığı olup hakim durumu anlatır. RKK'da olduğu gibi. Oy sa burada, "münhasır"lık konumu (exclusivity) vardır. Bu da başkasıyla paylaşılmayan, tek başına yetkili anlamına gelmektedir. Bu sebeple "tek başına yetkili olma ve tek müvekkile özgülenme" iba resinin uygun olduğu düşünülmüştür. Mevcut hüküm aracılığa özgülenmiş izlenimini verdiği için "acentelik yapmama" denilmiştir.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Bu maddedeki kavramlar

  • Acente
  • Müvekkil
  • Aynı ticaret dalı
  • Aynı yer veya bölge
  • Rekabette bulunan ticari işletmeler

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeye özel soru

Genel

Yüksek Teknoloji A.Ş. ile A, aralarındaki acentelik sözleşmesinde A'nın faaliyet bölgesini "Ankara İli" olarak belirlemişlerdir. Ancak sözleşmede, Yüksek Teknoloji A.Ş.'nin aynı bölgeye başka bir acente atayıp atayamayacağı hususunda herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Bir süre sonra Yüksek Teknoloji A.Ş., artan talebi karşılamak amacıyla Ankara ilinde faaliyet göstermek üzere B ile de bir acentelik sözleşmesi yapmak istemektedir. Bu durum karşısında, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde müvekkilin aynı bölgeye ikinci bir acente atama imkânına ilişkin aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

  1. A) Sözleşme serbestisi ilkesi gereğince, müvekkilin tekel hakkı tanıyacağına dair açık bir irade beyanı bulunmadığından, aynı bölgeye ikinci bir acente ataması hukuka uygundur.
  2. B) Türk Ticaret Kanunu uyarınca, taraflar arasında yazılı olarak aksine bir düzenleme yapılmadığı müddetçe, acentenin kanundan doğan bir tekel hakkı bulunmaktadır ve müvekkil aynı bölgede aynı ticaret dalı için başka bir acente görevlendiremez.
  3. C) Acentenin tekel hakkı, ancak sözleşme sonrası rekabet yasağına ilişkin TTK m. 123'teki şartlara uygun yazılı bir anlaşma ile kararlaştırılabilir; aksi halde böyle bir hak mevcut sayılmaz.
  4. D) Tekel hakkı, yalnızca müvekkil adına sözleşme yapma yetkisine sahip acenteler için kanuni bir karine olup, aracılık eden acenteler için böyle bir hak ancak sözleşmede açıkça belirtilmişse doğar.
  5. E) Tekel hakkının üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için sözleşmenin bu hükmünün ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi zorunlu olup, bu yapılmadıkça müvekkilin ikinci bir acente atama hakkı saklıdır.

Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl