6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 117

Türk Ticaret Kanunu 117. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 117- (1) Acente, yükümlülüklerini yerine getirmek için yaptıklarından ancak olağanüstü giderlerin ödenmesini isteyebilir. III - Faiz isteme hakkı

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

8 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2022/5287 E., 2024/1737 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
.6102 sayılı Kanun'un 1178, 1200, 1229, 1230 uncu maddeleri.
11. Hukuk Dairesi         2022/5287 E.  ,  2024/1737 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/111 Esas, 2022/972 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2020/484 E., 2021/427 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, dava dışı Laschinger Seafood ...'ye satmış olduğu dondurulmuş ... ürünlerinin İzmir'den Almanya'ya taşınması için Bdp İnternational Lo. Ltd. Şti. ile navlun sözleşmesi imzalandğını, navlun bedelinin ödendiğini, sözleşme kapsamında, davalı ... tarafından tahsis edilen soğuk ... depolu 4 adet konteyner ile APL Minnesota gemisine 29.03.2020 tarihinde emtiaların yüklendiğini, malın tesliminden sonra MSWU9094769 numaralı konteynerdeki ürünlerin bozulduğunun anlaşıldığını ve müvekkiline bu durumun ihtar edildiğini, bozuk ürün tutarının cari hesaptan mahsup edildiğini, işbu zararın tazmini için davalıya ihtarname keşide edildiği halde borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, itiraz ile takibin durduğunu ileri sürerek İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün 2020/19873 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, milletlerarası yetki itirazlarının olduğunu, 910496660 numaralı konşimentonun arka yüzünde yer ... navlun sözleşmesinin 26 ncı maddesinde yetki anlaşmasına göre İngiliz Mahkemelerinin yetkili olduğunu, Maersk Denizcilik A.Ş. işbu taşımaya aracılıkta yapmadığından, müvekkili ...'ye izafeten acentesi sıfatı ile dava yöneltilemeyeceğini, davacının emtia nakliyat sigortasından zararını tazmin ... etmediğinin belli olmadığını ileri sürerek usulden ve esastan davanın reddine karar verilmesi istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yurtdışına ihraç ettiği dondurulmuş ... ürünlerinin Aliağa Limanından Almanya'daki limana davalı ... tarafından SEJJ910496660 numaralı konşimento tahtında APL MINNESSOTA isimli gemi ile taşındığı, konişmentonun davalı ... tarafından imzalandığı, ...'nin Danimarka'da mukim yabancı bir şirket olduğu, taşıyıcı şirket ile geminin yabancı olması ve emtianın Türkiye-Almanya taşımasının ifasına ilişkin olması nedeniyle uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, konişmentonun arka sayfasında taşıma şartaları 26 ncı bölümünde yer ... yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklara İngiliz Hukukunun uygulanacağı, yetkili mahkemenin ise Londra Yüksek Adalet Mahkemesi olduğu, yabancılık unsur taşıyan uyuşmazlıkların çözümünde öncelikle mahkemenin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiği, 5718 sayılı Milletlerarası ... Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 47 nci maddesi uyarınca, yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden ... uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılmasının mümkün olduğu, yetki şartının, taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konulabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebileceği, eldeki dosyada somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, taşıma akdine, davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, ... taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, konişmentonun arka sayfası 26 ncı bölümüde bulunan yetki klozunun davacı ... bağladığı, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Londra Yüksek Adalet Mahkemesi'nin yetkili olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvru dilekçesinde özetle, dava konusu yükteki zararın oluşma tarihi itibariyle konişmento hükümlerinin uygulama alanı bulamayacağını, 5718 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi uyarınca haksız fiilden ... borç ilişkisi ile daha sıkı ilişkili olan Türk Hukukunun uyuşmazlığa uygulanması gerektiğini, konişmentonun hasar tarihinde henüz düzenlenmediğini, davalı şirketinin Türkiye'de mukim ve vergi mükellefi bir şirket olduğunu, milletlerarası yetki itirazında bulunmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesine aykırı olduğunu, yetki anlaşmasının ... taraflı yapılamayacağını, somut olayda konşimentonun her iki tarafça imzalanmamış olması nedeniyle yetki şartının geçersiz olduğunu, yetki şartının bir an için geçerli olduğu düşünülse dahi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 20 ve devamı maddeleri uyarınca genel işlem şartı mahiyetinde olup yazılmamış sayılacağını, Forum Non Conveniens Doktrini uyarınca, uyuşmazlığa Türk Mahkemelerinin bakması gerektiğini, yükteki hasarın, Aliağa liman sahasında davalıların hakimiyet alanında iken gemiye yükleme için bekletildiği esnada oluştuğunu, dava konusu emtianın, APL MINNESOTA gemisine yüklenmeden önce 01.04.2020 tarihli konşimento henüz düzenlenmemiş iken ısı zincirinin bozulması sebebiyle zayi olduğunu, dolayısıyla konişmentoya bağlı bir hasarın söz konusu olmadığını, uyuşmazlığa bakmakla yetkili mahkemeyi tespit etmek için konişmento hükümlerine bakılamayacağını, dosyada mübrez ısı raporlarından görüldüğü üzere, davaya konu emtianın 26-27-28 Mart 2020 tarihlerinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1178 ... maddesinin üçüncü fıkrası davalıların hakimiyet alanında yükün gemi güvertesine yüklenmesi için liman sahasında bekletildiği esnada, konteynerin elektrik destek ünitesine bağlanmaması yüzünden ısı değerlerinin yükselmesi sonucu bozulduğunu, dolayısıyla yükteki hasarın, emtia henüz gemiye yüklenmeden ve konişmento henüz düzenlenmeden ve hükümleri yürürlüğe girmeden oluştuğunu, konişmentodan ... borcun yükleme vakalarına dayandığını, yükleme olgusundan soyutlanmış olmadığını, yükleme başlamadan önce konişmentonun hukuki varlığından söz edilemeyeceğini, haksız fiilden ... borç ilişkisinde zararın meydana geldiği ülke hukukunun uygulanması gerektiğini, zarar görenin Türk şirketi, zararın meydana geldiği yerin Türkiye, akdi taşıyanın Türk şirketi, davalı şirketlerin fiili idare merkezlerinin Türkiye'de bulunması nedeniyle herkes için en sıkı ilişkili hukukun Türk Hukuku olduğunu, müvekkilinin konişmentonun arka yüzünde imzasının bulunmadığını, yetki şartından haberdar olmadığını, mahkemece konşimentonun arkasında olduğu belirtilen kayıtların ... dosyaya celp edilmeden davalının suretini sunduğu belgelere göre karar verildiğini, konişmentonun, sadece taşıyana istediği yerde dava açma hakkı tanıdığını, dürüstlük kuralına aykırı olarak davacı aleyhine durumunu ağırlaştıracak nitelikte hükümler içerdiğini, akdi taşıyanın yerleşim yerine göre İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, 5718 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesine göre tarafların sözleşmeden ... borç ilişkileri hakkında hukuk seçimi yapabileceklerini, seçilen hukuk ile anlaşılması gerekenin maddi hukuk hükümlerinin uygulanması olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin yurtdışına ihraç ettiği dondurulmuş ... ürünlerinin Aliağa Limanından Almanya Limanına taşınması hususunda, hakkında tefrik kararı verilen davalı ... İnternational Lo. Ltd. Şti. ile navlun sözleşmesi akdettiği, davacı şirket tarafından navlun ücretinin akdi taşıyan Bdp İnternational Lo. Ltd. Şti.ce düzenlenen faturaya binaen ödemesinin yapıldığı, emtianın davalı ... tarafından 01.04.2020 tarihli SEJJ910496660 numaralı konişmento tahtında APL MINNESSOTA isimli gemi ile taşındığı, konşimento üzerinde emtianın gemiye yüklenme tarihinin 29.03.2020 olarak göründüğü, davacı şirketin konişmentoda Shipper (yükleten) olarak yer aldığı, konişmentonun davalı ... tarafından imzalandığı, davacı tarafça emtia hasarının henüz konişmento düzenlenmeden önce 26-27-28 Mart 2020 tarihlerinde davalıların hakimiyet alanında yükün gemi güvertesine yüklenmesi için liman sahasında bekletildiği esnada konteynerin elektrik destek ünitesine bağlanmaması yüzünden ısı değerlerinin yükselmesi sonucu meydana geldiğinin iddia edildiği, davalı ...'nin, Danimarka'da mukim yabancı bir şirket olduğu, taşıyıcı şirket ile geminin yabancı olması ve emtiaların Türkiye-Almanya taşımasının ifa edilmesi nedeniyle uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, konişmentonun arka sayfasında taşıma şartları 26. bölümünde yer ... yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklara İngiliz Hukukunun uygulanacağı, yetkili mahkemenin ise Londra Yüksek Adalet Mahkemesi olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 1200 üncü maddesine göre, navlun borçlusunun taşıtan olduğu, navlun faturası kime kesilmişse o kişinin taşıtan sıfatını haiz olduğu, somut uyuşmazlıkta navlun faturası davacı şirkete kesilmiş olduğundan davacının dava konusu taşımada taşıtan sıfatına haiz olup, aynı zamanda konişmentoda yükleten (Shipper) sıfatının bulunduğu, bu durumda, davacının taşıtan ve yükleten, davalı ...'nin fiili taşıyan, davanın da davalı taşıyana izafeten acenteye yöneltildiği, doktrindeki baskın görüşe göre konteyner (kırkambar) taşıması niteliğindeki taşımada esas alınması gerekenin konişmento ve arkasındaki taşıma şartları olduğu, bu şartların taşıtan ve yükleten sıfatındaki davacıyı bağladığı, davacı vekilince, müvekkilinin konişmentonun arka yüzünde imzasının bulunmadığı, yetki şartından haberdar olmadığı, konişmentonun her iki tarafça imza altına alınmamış olması nedeniyle yetki şartının geçersiz olduğu ileri sürülmüşse de, dava konusu taşımaya ilişkin konişmentoya davacı tarafça da delil olarak dayanıldığı, taşıma sözleşmesi konşimentoya göre ifa edilerek yükün alıcısına teslim edildiği, 6102 sayılı Kanun'un 1229 uncu maddesine göre konişmentonun, yükletenin beyanına göre taşıyan tarafından düzenleneceği, 1230 ve devamı maddeler uyarınca konişmento kıymetli evrak olduğundan taşıyanın imzasını içermesinin yeterli olduğu, yükletenin imzasının isteğe bağlı olduğu, ibraz edilen konşimentoda taşıyanın imzasının bulunduğu, dolayısıyla konişmentonun geçerli olduğu, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan taşıma sözleşmesi mevcut olup, bu ilişkiden ... uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda tarafların anlaşmasının mümkün olduğu, davada münhasır yetki veya kamu düzeninin sözkonusu olmadığı, yetkili kılınan mahkemenin belirli olduğu, 6100 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi gereği yetki sözleşmesinde belirlenen yetki şartı genel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırdığından, Türk Mahkemesinde dava açılamayacağı, yetki sözleşmesinin tarafları tacir olduğundan, tacirler arasında 6102 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, yetki şartında 6098 sayılı Kanun'un 21 ... maddesinin ikinci fıkrası anlamında taşıma ilişkisinin niteliğine aykırı bir kayıt bulunmadığı, uluslararası yetki şartının aynı Kanun'un 25 ... maddesi anlamında dürüstlük kuralına aykırı haksız işlem şartı niteliğinin olmadığı, yetki sözleşmesinin geçerlilik koşullarını taşıdığı ve taşıma akdine davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğine ilişkin dosyada delil bulunmadığı, öte yandan 6102 sayılı Kanun'un 1178 ... maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine göre eşya, emtia, davacı yükletenden davalı taşıyanca teslim alındığı andan, taşıyan tarafından gönderilene teslim edildiği ana kadar taşıyanın hâkimiyetinde sayılacağından, iddiaya göre hasarın eşyanın gemiye yüklenmek üzere davalıya ait konteynerlerde limanda bekletildiği sırada meydana gelmesinin, taşıma sözleşmesi hükümlerinin uygulanması bakımından sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazları yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı tarafça ihracatı yapılan emtianın, davalı sorumluluğunda ... taşıması hizmetinin ifası esnasında hasarlandığı beyanı ile oluşan zararların tazmini talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlık soomut olayda milletlerarası yetki itirazının hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 17, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3.5718 sayılı Kanun'un 47 nci maddesi. 4. .6102 sayılı Kanun'un 1178, 1200, 1229, 1230 uncu maddeleri. 5. 6098 sayılı Kanun'un 20, 21,25 ... maddeleri. 6.4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

11. Hukuk Dairesi, 2021/8990 E., 2023/4518 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
tam metni aç
taşıyanın kusur ve ihmalinden kaynaklanan zararlarda taşıyanın kusursuz sorumluluğunun öngörüldüğünü, dava konusu olayda da taşıyanın (davalının), tedbirli bir taşıyanın göstermesi gereken özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, 6102 sayılı Kanun'un 1178'e göre gönderilene usulüne uygun teslim yapılmadığını, 1179 uncu maddesine göre taşıyanın ve onun adına hareket eden adamlarının somut
11. Hukuk Dairesi         2021/8990 E.  ,  2023/4518 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2061 Esas, 2021/1478 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/348 E., 2019/188 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen konşimentoda belirtilen toplam 6.125,88 KG ağırlığındaki 84 top kumaşın denizyolu ile taşınarak alıcı Chingzhou Tooku Garments Co. Ltd firmasına teslim edilmesi hususunda anlaşıldığını, navlun ücretinin davalıya peşin olarak ödendiğini, sözleşme konusu malların tamamını 21.08.2013 tarihli 541402 numaralı konşimento ile taşıyan davalı firmaya teslim edildiğini, navlun faturası gereğince davalının taşıyan sıfatını kazandığını, 23.08.2013 tarihli Srei A 965322 numaları deniz navlunu faturası konişmento ile davalıya teslim edilen malların aynı şekilde fatura üzerinde de yer aldığını, malların limanda konteyner içerisinde gemiye yüklenmeye hazır durumda olmasına rağmen davalının ihmali sonucu hem konteynerin hemde içerisindeki malların taşıyıcı firma tarafından gemiye yüklenmesinin unutulması nedeniyle taşımanın gerçekleşmediğini, müvekkilinin telafisi olmayan zarara uğradığını, davalı tarafın müvekkili ile irtibata geçerek hatayı telfai etmeye hazır olduklarını tüm zararı da ödemeye hazır olduklarını bildirdiklerini, müvekkili firmanın bu gecikmeden dolayı müşteri firmanın zararını üstlenmek zorunda kaldığını, tutarın 44.571,32 USD olduğunu, bu faturayı müvekkilinin davalı tarfın yerine ödediğini, 14.04.2014 tarihli Seri B 552083 sıra numaralı 44.571,32 USD tutarlı faturanın kesilerek davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafın faturayı iade ettiğini, fatura tutarı kadar alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ederek itirazın durduğunu belirterek itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafa ait yükün hasarsız olarak taşındığını, 21.10.2013 tarihinde alıcısına teslim edildiğini, yükün belirlenen teslim süresinin bitimini müteakip 60 günlük süreyi geçmeden taşındığını, zayi edilmediğini, müvekkilinin emtiayı HJCU 804662-8 nolu konteyner ile deniz yoluyla taşımayı üstlenen akdi taşıyan olduğunu, müvekkilinin 23.08.2013 tarih ve Seri A 965322 nolu 55,50 USD miktarlı navlun faturasını düzenleyerek davacıya verdiğini, müvekkilinin yükün taşınmasını ....'den talep ettiğini, .... yükü China Shipping Cntainer Lines Co. Ltd şirketi tarafından işletilen Xin Chang Shu gemisinin V.0143E sayılı seferi ile taşınmak üzere 21.08.2013 günü yüklemeyi ve yükün 19.09.2013 tarihinde Shanghai Limanına tahliyesinin planlandığını, bu hususları müvekkilinin davacıya bildirdiğini, davacı tarafın yükü 14.08.2013 tarihinde gönderdiğini, yükün ....'nin kusurundan kaynaklanan nedenlerle planlanan gemiye yüklenemediğini, yeni tahliye planı yapıldığının davacıya bildirildiğini, ikinci gemi ile taşınan yükün 19.10.2013 tarihinde Shangai limanında tahliye edildiğini, alıcıya varma ihbarının yapıldığını, alıcı Changzhou Tooku Garments Co Ltd şirketi 21.10.2013 tarihinde ordinoyu alarak yükü tesellüm ettiğini, dava konusu taşımaya ilişkin yükün belirlenen teslim tarihinden 24 gün sonra 19.10.2013 tarihi itibariyle hasarsız olarak taşınarak alıcısına teslim edildiğini, davanın yasal hak düşürücü sürede açılmadığını, meydana gelen gecikmede müvekkilinin hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, mamul ürünlerinin Çin'den 17 ülkeye dağıtımı ile ilgili hava nakliye ücretlerini ödemeyi kabul ettiğine dair hiçbir anlaşmanın olmadığını, davacı tarafın hile yaptığını, dava konusu taşımadaki gönderilenin ödediği hiçbir hava navlun faturası bulunmadığını, ibraz edilen hava navlun faturalarının gönderilen tarfından ödenmiş faturalar olmadığını, davanın ihbarını talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, 6.125,88 kg ağırlığındaki 84 top kumaş yükünün Kumport Limanı'ndan Shangai Limanı'na taşınması hususunda davacı ...Ş. ile davalı MCL Uluslararası Konsol ve Liman Hiz. Ltd. Şti. arasında navlun sözleşmesi akdedildiği, davacı ...Ş.'nin taşıtan sıfatına, davalı MCL Uluslararası Konsol ve Liman Hiz. Ltd. Şti.'nin eşya taşıma taahhüdünde bulunduğu için taşıyan sıfatına, kumaş yükünü varma limanında teslim alan Chingzhou Tooku Garments Co. Ltd. şirketinin gönderilen sıfatına sahip olduğu, ....'nin China Shipping Container Lines Co. Ltd. şirketini temsilen davalı-MCL Uluslararası Konsol şirketi ile 84 top kumaş yükünün Shangai Limanı'na taşınması hususunda bir başka navlun sözleşmesi akdettiği, kumaş yükünün China Shipping Container Lines Co. Ltd. şirketi tarafından taşındığından China Shipping Container Lines Co. Ltd. şirketinin fiili taşıyan sıfatına sahip olduğu, kumaş emtialarının planlanan tarihe göre geç teslim edilmesinin sebebinin davalı tarafın da cevap dilekçesinde belirttiği gibi fiili taşıyan China Shipping Container Lines Co. Ltd. Şirketinin hatası nedeniyle limanda unutularak bir sonraki gemi ile taşınması olduğunun tartışmasız olduğu, eldeki dosya bakımından esas uyuşmazlığın bu hatanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1186 ncı maddesinin altıncı fıkrası kapsamında mı, 1187 maddesi kapsamında mı değerlendirilmesi gerektiği noktasında toplandığı, yerleşik Yargıtay uygulamaları gereği 1187 maddesinin uygulanması bir diğer deyişle sorumluluk sınırının olayda uygulanması için taşıyanın eyleminin kasten yapılması yahut geç teslim olasılığını hiçe sayan, bu olasılığı düşüncesizce göze alan pervasız bir davranış niteliğinde olması ve bu davranış neticesinde eşyanın geç teslim edilme olasılığının yüksek olduğunun bilinmesi gerektiği, ayrıca taşıyanın kendi şahsi kastı veya pervasızca hareketinin gecikmeye neden olmuş olması gerekli olmakla bu itibarla, taşıyanın adamlarının yahut fiili taşıyanın ya da onun acentesinin kasten veya pervasızca davranışlarının gecikmeye veya zarara sebebiyet vermesinin taşıyanın sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkını kaybetmesine neden olmayacağı, ayrıca taşıyanın sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkının kaybına neden olabilecek derecede kasti veya pervasızca bir davranışının olduğu hususunun bunu iddia eden tarafça ispatı gerektiği, eldeki dosyada davalının gecikme nedeniyle kanunda aranan şekilde bir kastı yahut sonuçlarını öngörür şekilde bir eyleminin olduğu kanaatinin mahkemede oluşmadığı, öte yandan davacının her ne kadar davalının mali yazışmalarında kusuru ve zararı karşılamayı kabul ettiğini beyan etmişse de, dosyaya sunulan mail yazışmaları incelendiğinde davacı tarafın zararı karşılamayı kabule yönelik açık ve anlaşılır bir kabulü görülemediği, mail yazışmalarında dava dışı şirket tarafından kesilecek faturanın davalı sigorta şirketince karşılanabilmesi amacıyla gerekli düzenlemelerin yapılmasından bahsedildiği ancak davalı tarafça bizzat zararın ödeneceğine ilişkin bir beyan bulunmadığı, sigorta şirketince dava konusu faturanın ödenebilmesi için yapıldığı anlaşılan yazışmaların mahkemece davacının zararı karşılamayı taahhüt ve kabulü şeklinde değerlendirilmediği, 6102 sayılı Kanun'un 1186 ncı maddesinin 6 ncı maddesinde gecikme zararları bakımından taşıyanın sorumluluğunun üst sınırı belirlendiği, hükümde taşıyanın, navlun sözleşmesine konu eşyanın geç tesliminden doğan sorumluluğu, geciken eşya için ödenecek navlunun iki buçuk katı ile sınırlıdır ancak bu tutarın, navlun sözleşmesi uyarınca ödenecek toplam navlun miktarından fazla olamayacağının belirtildiği, dava dosyasında yapılan incelemelerde; 84 top kumaş yükünün taşınması için taşıyana ödenen toplam navlun bedeli 55,50 USD olduğundan taşıyan ve fiili taşıyanın, 6102 sayılı Kanun'un 1186 ncı maddesinin 6 ncı maddesi uyarınca, geciken yük için ödenen toplam navlun bedeli ile sınırlı olarak yükle ilgilinin gecikmeden kaynaklanan zararlarından sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile icra dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, 121,00 TL asıl alacak bakımından takibin devamına, asıl alacağa takip tarihi itibariyle yasal faiz uygluanmasına, fazlaya dair talebin reddine, borç miktarının yargılama neticesinde anlaşıldığı gerekçesiyle icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un 1191 madde hükmünde, taşıyanın adamları veya fiili taşıyanın kusur ve ihmalinden kaynaklanan zararlarda taşıyanın kusursuz sorumluluğunun öngörüldüğünü, dava konusu olayda da taşıyanın (davalının), tedbirli bir taşıyanın göstermesi gereken özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, 6102 sayılı Kanun'un 1178'e göre gönderilene usulüne uygun teslim yapılmadığını, 1179 uncu maddesine göre taşıyanın ve onun adına hareket eden adamlarının somut olaydaki fiili taşıyanın, ağır bir kusurunun pervasızca bir davranışının bu zarara sebebiyet verdiğini, bu nedenle davalı taşıyanın 1187 nci maddesine göre sınırsız sorumlu olduğunu, müvekkili şirket ile davalı MCL şirketi arasında navlun sözleşmesi akdedildiğini; ... ile de davalı MCL şirketi arasında bir başka navlun sözleşmesi akdedildiğini, akti ilişki nedeniyle müvekkili şirketin muhatabının sadece davalı olduğunu, China Shipping şirketini davalının bulup seçtiğini, müvekkili şirketin fiili taşıyanı tanımadığını, bilmediğini, bu şartlar ve genel hukuk prensipleri altında müvekkili şirketin aralarında hukuki ilişki bulunan davalı MCL şirketi dururken hukuki ilişkisi bulunmayan ve olayda kusur atfedilen China Shipping'e doğrudan başvurmasının beklenemeyeceğini, yüklerin gemiye yüklenmesinin unutulmasının da kanunun tanımladığı pervasızca davranış tanımına girdiğini, China Shipping için geçerli olan pervasızca davranışın, davalı MCL şirketi için de pervasızca davranış anlamına geldiğini, davalı MCL firmasının, taşıma işini verdiği şirket çalışanlarını takip edip yükün yüklenip yüklenmediğini kontrol etseydi böyle bir unutma hadisesinin yaşanmayacağını, davalının ağır ihmalinin başka bir ispatının da yükün belirlenen tarihten 24 gün sonra teslim edilmesi olduğunu, davalının da beyanına göre 21.08.2013 günü yüklenmesi gereken eşyanın ancak 17.09.2013 tarihinde yüklenmiş olduğunu, yaklaşık 1 ay boyunca ihmalin fark edilmediğini ve yükün öylece bekletildiğini, davalı yükün gemiye yüklenmesinin unutulmasını hemen fark edebilseydi, hemen bir sonraki gemi ile gönderebileceğini ve 24 günlük gecikmeye sebebiyet verilmeyeceğini, bu durumda müvekkili şirketin de Çin'deki müşterisine, Çin'deki müşterisinin de kumaşları konfeksiyon haline getirip yolladığı kendi müşterilerine karşı sorumluluk altına girmeyeceğini, buradan hareketle de dava konusu uyuşmazlığın sonucunun öngörülebilir bir eylem sonucu oluşan pervasızca davranış tanımına girdiğinin açık olduğunu, davalı firma yetkililerinin olay üzerine müvekkili şirket ile irtibata geçerek hatanın tamamen kendilerinden kaynaklandığını, hatayı telafi etmeye ve sebep oldukları tüm zararı da ödemeye hazır olduklarını bildirdiklerini, hatta müvekkili şirket yetkililerinin zararın tazmini konusunda davalı firmadan tekrar teyit aldığını, yazışmalarda faturanın nasıl düzenleneceğine dair detaylar üzerinde dahi anlaşma sağladıklarını, davalı şirket yetkilisi Hakan Özbek'in 15.01.2014 tarihli maili ile zararın ödemesini kabul edip düzenlenecek faturanın detaylarını kabul ettiğine dair mail yazısının da sunulduğunu, şirket yetkilisi Hakan Özbek'in mailinde yazdığı fatura açıklaması ile faturanın da birebir aynı olduğunu, bu şartlar altında, mahkeme'nin bu yazışmaların zararın karşılanmasının taahhüdü ve kabulü şeklinde değerlendirilemeyeceği yorumunu kabul etmediklerini, bu mail ve sundukları diğer maillerin, şirketin kusurunun kendilerinde olduğunu, gecikmeden kaynaklı faturayı ödeyeceğini kabul ettikleri anlamını içerdiğini, mahkeme'nin, davalının sigortasından karşılanması için yazışmaların yapıldığı anlaşılmaktadır açıklamasının ise hukuk mantığına aykırı olduğunu, maillerin hiçbir yerinde sigorta lafı geçmediğini, öyle bir durum olsa her şeyin yazıldığı gibi bunun da yazılması gerektiğini, bunun yerel mahkemenin kendi çıkarımı olduğunu, davalının dahi böyle bir savunması olmadığını, kaldı ki davalının sigortacısının müvekkili şirkete ödeme yapmasının bir anlamda davalının ödeme yapması demek olduğunu, oysa ne davalının sigortacısının ödeme yaptığını, ne de davalının kendisinin yaptığını, bilirkişi kurulunun da hatalı şekilde teşkil ettiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266 ncı maddesine göre hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişinin görüşüne başvurulamayacağını, dosyaya sunulan hem kök rapor hem de ek raporda, bilirkişinin adeta hakimin yerine geçerek hukuki tespitte bulunup değerlendirmeler yaptığını, yerel mahkemenin de aynı doğrultuda hüküm kurduğunu, karara dayanak olan bilirkişi heyetinde iki kişi bulunduğunu, bu hususun HMK'nın 267. maddesine aykırılık teşkil ettiğini, hukuk bilirkişisine ihtiyaç duyulmadan defter incelemesi için alınan bilirkişi raporunun yeterli olduğunu, defter incelemesini yapan 12.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda da müvekkilinin davalıdan 94.388,68 TL tutarında alacaklı olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle hüküm kurmaya elverişsiz yok hükmündeki bilirkişi raporuna istinaden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; yükün alıcısı tarafından, taşıyana gecikme ile ilgili hiçbir ihbar yapılmadığını, bu nedenle taşıyanlardan gecikme zararı talep edilemeyeceğini, bu itibarla davanın tümüyle reddi gerekirken 121,00 TL yönünden takibin devamına karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafın kötü niyetli olup hile yaptığını, kendi ticari defterlerini de yaptığı hileye göre tuttuğunu, taşıma akdinin alıcısı olan Changzhou Tooku Garments Co Ltd şirketinin gecikme zararı olmadığını, davacı taşıtanın, yükün alıcısı Changzhou Tooku Garments Co Ltd şirketine hiçbir tazminat ödemesi yapmadığını belirterek, kısmi istinaf taleplerinin kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kabul edilen 121,00 TL ve buna bağlı fer'iler yönünden kaldırılarak davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; D. United Traing Corporation Ltd. Şirketi tarafından davacıya düzenlenen ve dosyaya tercümesi ibraz edilen 20.01.2014 tarihli faturada " çeşitli noktalara hava taşımacılığı farklı maliyetlerde olduğundan HJCU804662-8 numaralı konteynerın başka bir hava yolu ile gönderilmesinin unutulduğu, sevkiyatçı ile alakalı bu hava navlun bedelinin satıcı fatura numarası 674727 14.08.2013 tarihli" şeklinde açıklama bulunduğu, banka ve adres bilgilerine yer verildiği ve "Changzhou Tooku Garment Co. Ltd.adına " yazdığı, Mahkemece, yükün geç teslimi nedeniyle davacı zararı oluştuğu kabul edilmekle birlikte, somut olarak zararın nasıl ve ne şekilde gerçekleştiğinin açıklanmadığı, davacı tarafça, D. United Traing Corporation Ltd. Şirketi tarafından tanzim edilen fatura karşılığında alıcı Changzhou Tooku Garments Co. Ltd. Şirketine 10.04.2014, 14.04.2014 ve 13.05.2014 tarihli faturalara konu malları göndererek ödeme yapıldığı beyan edildiği, söz konusu faturalar incelendiğinde; her üçünün de mal satışına ilişkin olduğu, 20.01.2014 tarihli faturaya konu borcun ödemesi olarak tanzim edildikleri şeklinde bir açıklamanın yer almadığı, incelenen davacı ticari defterlerinde de bu yönde bir bilirkişi tespiti bulunmadığı, icra takibine dayanak faturanın davalı tarafça davacıya iade edildiği, faturanın tanzimine esas teşkil ettiği belirtilen 20.01.2014 tarihli faturanın dava konusu taşımaya taraf olmayan 3. kişi durumunda bulunan bir şirket tarafından tanzim edildiği, sırf fatura tanzimi ya da fatura içeriğindeki açıklamalar alacağı ispatlamak için yeterli olmadığı gibi, faturanın yük alıcısı ile D. United Traing Corporation Ltd. Şirketi arasında dava konusu taşımanın gecikmesi nedeniyle yapılan anlaşmaya binaen düzenlendiği ve fatura konusu edimin yerine getirilip getirilmediğinin de ispatlanmadığı, ayrıca davacı tarafça söz konusu fatura bedelinin mal teslimi ile ödendiği yönündeki savunmasının da dosya kapsamı ile ispatlanamadığı, davacı tarafça mail yazışmaları ile davalının zararı ve ödemeyi kabul ettiği ileri sürülmüş ise de, davalı vekilinin, davalı şirket adına mail yazışması yaptığı belirtilen ...'in ibraz edilen imza sirkülerine göre davalı şirket temsilcisi olmayıp şirket çalışanı olduğu yönündeki beyanına göre ... tarafından gönderilen mailler davalıyı bağlamayacağı gibi mahkemece de belirtildiği üzere davalı tarafça bizzat zararın ödeneceğine ilişkin bir beyan bulunmadığı, sigorta şirketince dava konusu faturanın ödenebilmesi için söz konusu yazışmaların yapıldığı; bilirkişi heyeti 6100 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesine uygun olarak teşekkül ettirilmemiş ise de, bilirkişilerin uzmanlık alanlarının farklı olduğu nazara alındığında, bu hususun sonuca etkili olmadığı kanaatine varıldığı, bu hali ile mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabul kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olmakla birlikte, aleyhe bozma yasağı ilkesi gereğince aleyhe bozma yapılamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı aleyhine hükmedilen 121,00 TL ve fer'ilerine ilişkin hükmün istinaf edildiği, ilk derece mahkemesince verilen karar davalı yönünden kesin nitelikte olduğu, miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak yerel mahkemece karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin de sonuca bir etkisi bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 352 inci maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki navlun sözleşmesine istinaden taşınan eşyanın geç tesliminden kaynaklanan alacağa yönelik başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2021/4846 E., 2023/718 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
tam metni aç
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1141, 1166, 1168, 1178 inci maddeleri,
11. Hukuk Dairesi         2021/4846 E.  ,  2023/718 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi HÜKÜM : Kabul Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak ayrı ayrı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.02.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı Nova Florida Gemisi Kiracısı Rastoder D.O.O vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin satın aldığı muzların M/V Nova Florida isimli gemi ile Ekvador’dan Mersin’e taşındığını, Mersin Limanındaki tahliye esnasında muzlarda bozulmalar tespit edildiğini, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/755 D. İş sayılı dosyasına rapor sunan bilirkişilerin raporuna göre zararın 132.147 USD olarak çıktığını, gözetim yapan SGS firmasının raporuna göre yeşil muzlar içinde esneme yapan, sertliğini kaybetmiş ve yumuşamış muzların bulunduğunu, mahkemeye ibraz edilen raporda yumuşama ve kararma oranının %30 olduğunun ifade edildiğini, bakiye 139.661 kartonun %30 uyarlanmasında mallardaki toplam hasarlı tutarın 41.898 karton ettiğini, bu iki rapora göre 41.898 kartonX9 USD hesabı ile zarar toplamının 377.082 USD ettiğini, 131 karton eksik muzun da eklenmesi ile toplam zararın 378.261 USD olduğunu, muzların gerekli ısıda tutulmadığının ve geminin taşımaya elverişli olmadığının raporlarda belirtildiğini ileri sürerek 378.261 USD’nin dava tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankası’nın 1 yıllık USD mevduatına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı 8813635 Imo Numaralı Nova Florida Gemisi Donatanı Nova Florida Shipping Company Bv’yi temsilen Gemi Kaptanı Makarich Sergey vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşımaya ilişkin 09.09.2015 tarihli çarter partide uyuşmazlığın İngiliz Kanunlarına göre yorumlanacağı ve uyuşmazlıkların Londra’da tahkim kurallarına göre çözümleneceğinin düzenlendiğini, mahkemesinin görevli olmadığını, tahkim anlaşmasının konişmentoların hamili olan davacıyı bağlayacağını, tespit raporunun yeterli teknik inceleme yapılmadan, gemi ısı kayıtları incelenmeden, tek taraflı SGS’nin gözetim raporuna dayandığını, yeterli sayıda kutu incelenmediğini, 09.02.2016 tarihli sörvey raporuna göre iddia edilen soğutma kusurlarının hasar sebebi olabilecek nitelikte olmadığını, geminin muz taşımaya elverişlilik koşullarını sağladığını, hasarın taşımadan ya da geminin ısı değerlerinin yüksekliğinden kaynaklanmadığını, yükün hasat ve yükleme öncesi depolama koşulları sebebiyle hasarın meydana geldiğini, geminin boşaltma limanına gelmesine rağmen davacının yanaşma için 4 gün daha beklettiğini, zaten raf ömrü azalan ürünün bu bekletilmesinin emtianın zararına sebebiyet verdiğini, tahliyenin de alıcıdan kaynaklı sebeplerle 12 gün geç başlatıldığını, emtianın 12 günlük daha bozulmasına sebebiyet verdiğini, bu esnada davacının sebepsiz yere tahliyeyi durdurduğunu, 4D numaralı ambardaki yükün tahliyesinin tamamlanması için 11 gün daha beklediğini, oysa geminin transit süresinin olağan olduğunu, zarar miktarının olduğundan fazla gösterilmeye çalışıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Nova Florida Gemisi Kiracısı Rastoder D.O.O. vekili cevap dilekçesinde; taşımanın 09.09.2015 tarihli çarter parti kapsamında gerçekleştirildiğini, uyuşmazlıkların İngiliz Hukukuna göre ve Londra’da tahkim yoluyla çözüleceğinin kararlaştırıldığını, konişmentoya derc edilen şerh gereği 09.09.2015 tarihli çarter partinin tahkim şartı dahil konişmentaya dahil sayıldığını, şartın konişmentonun tarafı davacıyı da bağlayacağını, müvekkililinin ilk yük alıcısı ve o sefer için geminin kiracısı olduğunu, müvekkilinin dava dışı Asociacion firmasından satın aldığı 140.567 koli taze yeşil muzun 09.09.2015 tarihli çarter parti ile 14.11.2015 tarihinde Nova Florida Gemisine yüklendiğini, yükün müvekkilince dava dışı İtalya’da mukim Co.Ma.Co.’ya %2 toleransla satıldığını, yükte meydana gelen küçük ve ihmal edilebilir %1 zararın zaten tolerans sınırları içinde kaldığını, Co.Ma.Co.’nun ise davacıya sattığını, alıcının bu değişikliğe göre konişmento düzenlediğini, böylece müvekkilinin artık sadece gemi kiracısı sıfatının kaldığını, tespit dosyasında yeterli incelemenin yapılmadığını, sadece SGS firmasının raporu doğrultusunda hazırlandığını, her ambarda ısı kontrolü yapan termometrenin bulunduğunu, tüm tarafların katılımı ile yapılan Trust firmasının sörveyinde ambar sıcaklıklarının tespit edildiğini, yükte oluşan hasarın sefer sırasında ambar sıcaklığının gerektiği gibi ayarlanmamış olmasından meydana geldiği fakat küçük ve ihmal edilebilir olduğunun belirtildiğini, bu durumda ancak donatanın sorumlu tutulabileceğini, İTO’nun hazırladığı oranlara göre muzda %6 azami fire oranı belirlendiğini, konişmentodaki FİOS kaydı sebebiyle tahliyeye dair işlemlerin davacının sorumluluğunda olduğunu, yük alıcının hiçbir sebep göstermeksizin 11.12.2015 tarihinde Mersin Limanına gelen gemi üzerindeki yükü 23.12.2015 tarihine kadar teslim almaktan ve tahliye için rıhtım tayin ettirmekten kaçındığını, yükün fazladan 12 gün teslim için beklediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının dayanağı olan konşimentolarda yer alan hükmün genel avarya ile ilgili olduğu, somut uyuşmazlıkta tahkim itirazına esas alınamayacağı, konşimentoda taraflar arasındaki uyuşmazlığın tahkimde görüleceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, charter parti hükümlerinin konşimento hamili olan davacıya verildiğinin davalılar tarafından ispatlanmadığı, davacıyı bağlamadığı, davacının satın aldığı muz emtiasının 4 adet konşimento tahtında M/V Nova Florida isimli gemi tarafından Ekvador'dan yüklenerek Mersin limanına taşındığı, geminin 11 Aralık 2015 tarihinde Mersin limanına vardığı, 23 Aralık 2015 tarihinde tahliyesinin başladığı, teslimat hava sıcaklığının 13.3 derecenin altında olduğu, muzların kutularının gemiye hasarsız yüklendiği, üründe farklı olgunlaşma süreleri bulunduğu, bir kısmı bozulurken bir kısmının yeşil kaldığı, gemiye yüklenen muzların hızlı bir şekilde soğutulması ve her kutunun üst üste düzgün şekilde yerleştirilmesi gerektiği, farklı olgunluktaki muzların hızlı bir şekilde soğutulmamaları sonucunda olgunlaşma hızının arttığı, farklı olgunluktaki muzların kötü hava dolaşımından dolayı ortamın gereken sıcaklığa ulaşamaması sebebiyle zarara uğradığı, bu nedenle, ambarın belli sıcaklıkta tutulmamasından kaynaklı olarak meydana gelen zarardan taşıyanın sorumlu olacağı, ancak tespit edilen muz zararının %2 tolerans kapsamında kaldığı, bu nedenle taşıyanın yük zararından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin fire ile zayi arasındaki farkı karıştırdığı, firenin malın kendinden kaynaklanan bir hal olduğunu, oysa hasarın malın kendinden değil geminin ambarından kaynaklandığını, ambardaki hava sıcaklığının uygunsuz ve havalandırmanın yetersiz olduğunu, geminin bu yüke elverişliliğin sağlanmadığını, ambarların sadece 3 tanesinde kabul edilebilir soğutma belirlendiğini, gemi kaptanının gemideki bağıl nem oranını kontrol etmediğini, eksik muzların fire kapsamına hiç girmeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hasarın, yüklemeden sonra soğutmanın gecikmesi, bazı bölümlerdeki sıcaklığın istenilen seviyede tutulamaması, istiflemedeki hatalar, yüklenen muzların farklı cins ve olgunlukta olması ve geminin Mersin'e ulaşmasından sonra tahliyede yaşanan gecikmeden kaynaklandığının anlaşıldığı, zararın miktarı konusunda, bilirkişi raporları ile tarafların ibraz ettikleri raporlar arasında ve davadan önce yapılan delil tespiti sonucu alınan rapor arasında farklılıklar ve çelişkiler bulunduğu, raporların hiçbirinde 140.567 koli muzun tamamının incelenemediği, her bir raporda incelemenin yükün bir kısmı üzerinde yapıldığı, bu aşamadan sonra dosyada yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınmasının dosyaya bir yarar sağlamayacağı, tespit raporunun, toplanan delillere, alınan raporlara ve tüm dosya kapsamına en uygun rapor olduğu kanaatine varıldığı, hükme esas alınabileceği, davacı ile Co.Ma.Co arasında yapılan alım satım sözleşmesinde her koli muzun fiyatı 9.USD olarak gösterildiği, buna göre tespit raporunda da belirtildiği üzere toplam zararın 14683x9=132.147 USD olduğu, geminin 11.12.2015 tarihinde limana geldiği, limana yanaşmak ve tahliye için 12 gün beklediği, tahliyenin başlamasından sonra 26.12.2015 günü ile 05.01.2016 tarihleri arasında da tahliyenin durduğu, davacı ile Co.Ma.Co arasındaki sözleşmenin 09.12.2015 tarihinde yapıldığı, tahmini varış tarihinin 11.12.2015 olarak gösterildiği, davacının yükün Mersin Limanına geldiğinden 11.11.2015 tarihi itibari ile ve hatta öncesinde bilgi sahibi olduğu, bu konuda kendisinin bilgilendirildiği, gecikmelerin davalılardan kaynaklandığını gösteren herhangi bir delil bulunmadığı, konişmentodaki FIOS klozu gereğince boşaltma risklerinin gönderilene ait olduğu, raporlarda davacının hasarda müterafik kusurunun bulunduğunun kabul edildiği, 132.147 USD zararın davacının müterafik kusurundan dolayı takdiren %25'inin davacının üzerinde bırakılmasının hakkaniyete uygun olacağının düşünüldüğü, davalıların ise yüklemeden sonra soğutmanın gecikmesi, bazı bölümlerdeki sıcaklığın istenilen seviyede tutulmaması, istiflemedeki hatalar, yüklenen muzların farklı cins ve olgunlukta olmasına rağmen aynı yerde birlikte taşınması, zararın meydana gelmesinde asli kusurlu sayıldığı, %75 oranında kusurlu olduklarının kabul edildiği, kaptanın nezaret görevinden dolayı istifleme hatalarından dolayı taşıyanın da sorumluluğunun bulunduğu, geminin yüke uygun olmaması ve böyle bir geminin seçiminden dolayı ise taşıtan ve taşıyanın her ikisinin de sorumlu kabul edildiği gerekçesiyle davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 99.110,25 USD’nin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bu alacağa dava tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankası'nın ABD Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanmasına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Nova Florida Gemisi Kiracısı Rastoder D.O.O. vekili ile davalı 8813635 IMO Numaralı Nova Florida Gemisi Donatanı Nova Florida Shipping Company BV'yi Temsilen Gemi Kaptanı Makarich Sergey vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Nova Florida Gemisi Kiracısı Rastoder D.O.O. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin yalnızca ilk yük alıcısı ve ilgili sefer için geminin kiracısı sıfatı taşıdığını, Asociacion firmasından satın aldığı muzları sağlam şekilde gemiye yüklediğini, ardından Co.Ma.Co firmasına %2 toleransla sattığını, CFR teslim şekline göre ihracatçının sorumluluğunun malların gemiye yüklenmesi ile sona erdiğini, artık hasar/zayi riskinin alıcıya geçtiğini, muzların taşıma esnasında Co.Ma.Co tarafından davacıya satıldığını, davacı adına yeni konişmento düzenlendiğini, böylece müvekkilinin yükle bir bağının kalmadığını, Çarter Sözleşmesi uyarınca uyuşmazlığın tahkim yoluyla ve İngiliz Hukukuna göre çözümünün gerektiğini, bu hususun konişmentoya da şerh düşüldüğünü, konişmentonun tarafı olan davacıyı bağladığını, hasarın müvekkilinin taraf olduğu satış sözleşmesinde belirtilen %2 oranındaki tolerans kapsamında kaldığının sörvey raporları ile bilirkişi raporlarında belirtildiğini, İTO’nun da %6 fire/zayiat oranı belirlediğini, bu oranın çok altında kalan hasar nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, hasarın davacı ile donatanın kusurundan kaynaklandığını, FİOS kaydına göre tahliyeye ilişkin sorumluluğun alıcıya yüklendiğini, davacının yükün tahliyesinde 12 günlük gecikmeye sebebiyet verdiğini, sertifikası sebebiyle anılan gemiyi tercih eden müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, soğutma, istifleme, hava dolaşımı hatalarından kaynaklanan hasarın donatanın sorumluluğu kapsamında kaldığını, bir çok farklı yönde rapor varken tespit raporunun hükme esas alınamayacağını, bu raporun neden esas alındığının ve neden müvekkiline %75 oranında kusur verildiğinin açıklanmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı 8813635 IMO Numaralı Nova Florida Gemisi Donatanı Nova Florida Shipping Company BV'yi Temsilen Gemi Kaptanı Makarich Sergey vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesine ibraz edilen kök ve ek raporlar dikkate alınmadan sadece tespit dosyasına sunulan rapor esas alınarak hatalı karar verildiğini, raporda 14.683 koli muzda hasar meydana geldiği iddiasının davacının atadığı gözetim firması iddiaları doğrultusunda olduğunu, bilirkişinin net hasar hesabını yapmadığını, bu hesap için yeterli vakit ayırmadığını, geminin ısı kayıtlarının incelenmediğini, sörvey raporlarının dikkate alınmadığını, erken olgunlaşan/kararan muzun tolerans oranı içinde kaldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Taraflar arasındaki uyuşmazlık, mahkemenin görevli olup olmadığı, davacının satın aldığı muz emtiasındaki hasarın miktarının ne olduğu ve davalıların sorumlu tutulup tutulamayacağı, hasarın hangi aşamada oluştuğu, fire oranının dikkate alınıp alınamayacağı, müterafik kusurun bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1141, 1166, 1168, 1178 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, tarafların tahkim hususunda her zaman serbestçe tasarrufta bulunabilecek olmalarına, davalıların tahkim itirazlarının kabul edilmeyerek davanın esastan reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararına karşı gerekçe yönünden istinaf başvurusu yapmamalarına, bu yönüyle mahkemenin yetkisinin taraflarca kabul edilmiş sayılmasına göre davalı Nova Florida Gemisi Kiracısı Rastoder D.O.O vekilinin tahkimin yetkili olduğuna yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Dava. Ekvador'dan Mersin'e taşınan muz emtiasının eksik ve hasarlı teslim edildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. 3.Dosyadaki belgelerden 140.567 kutu yeşil muz emtiasının hasarsız kaydıyla 14.11.2015 tarihinde gemiye yüklendiği, geminin 11.12.2015 tarihinde Mersin Limanına vardığı, limandaki sıkışıklık nedeniyle tahliyenin ancak 23.12.2015 tarihinde başladığı, tahliyeye bir süre ara verildikten sonra 06.01.2016 tarihinde boşaltmanın tamamlandığı anlaşılmaktadır. 4.Mahkemenin hasar miktarı yönünden esas aldığı ve 2015/755 D.İş sayılı dosyasına sunulan 04.01.2016 tarihli raporda toplam 43.185 kolinin incelendiği belirtilmiş, bu incelemelerin 4.712 kolisi gemi ambarında yapılmışken bakiyesinin dava dışı şirketlerin depolarında gerçekleştirildiği ifade edilmiştir. Davacının talimatı ile düzenlendiği ifade edilen SGS Süpervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş.'nin raporu dahil tahliye esnasında alınan sörvey raporlarında bu miktarda bir hasar kaydına yer verilmemiştir. 5.İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/249 Talimat sayılı dosyasına sunulan raporda da önceki raporlar özetlendikten sonra nihai zarar miktarının hesaplanmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. 6.Gemi 11.12.2015 tarihinde limana gelmiş, limana yanaşmak ve tahliye için 12 gün beklemiştir, ayrıca tahliyenin başlamasından bir süre sonra durduğu ve 06.01.2016 tarihinde tamamlandığı anlaşılmaktadır. Davacı ile Co.Ma.Co arasındaki sözleşme 09.12.2015 tarihinde yapılmış, bu sözleşmede tahmini varış süresi 11.12.2015 olarak gösterilmiş, tahmin edilen sürede gemi limana varmıştır. Bölge Adliye Mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere davacının yükün Mersin Limanına geldiğinden bilgi sahibi olduğu, bu konuda kendisinin bilgilendirildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Kanun'un 1166 ncı maddesi uyarınca kaptan, eşyayı boşaltmak için gemiyi sözleşmede kararlaştırılan yere demirlemiş olup limanın tahliyeye uygunsuzluğu sebebiyle davacı gönderilenin 1168 inci maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca başka bir talimat verdiği iddia ve ispat edilememiştir. Yine Bölge Adliye Mahkemesince yükün boşaltılmasındaki gecikmelerin hasarın oluşmasında ve olgunlaşmanın hızlanmasında etkili olduğu kabul edildiği gibi gecikmelerin davalılardan kaynaklandığını gösteren herhangi bir delil bulunmamaktadır. Nitekim bir kısım sörvey raporlarında boşaltmadaki gecikmenin de sonuca etkili olduğu ifade edilmiştir. Konişmontalarda yer verilen F.İ.O.S. kaydı uyarınca tahliye riskleri de gönderilene aittir. 7.Bu durumda geç tahliye sebebiyle davalı gemi donatanı ve kiracısına bir kusur izafe edilemeyeceği gibi geminin limana varışından ve büyük oranda tahliyeden sonra depolardaki ürünün incelenerek hazırlanan tespit dosyası raporundaki hasar miktarı esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalılar yararına bozulmasını gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı Nova Florida Gemisi Kiracısı Rastoder D.O.O vekilinin tahkimin yetkili olduğuna yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Nova Florıda'ya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı Nova Florıda Gemisi Kiracısı Rastoder D.O.O.'ya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde 8813635 Imo Numaralı Nova Florıda Gemisi Donatanı Nova Florıda Shıppıng Company BV'ye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2020/7066 E., 2022/1499 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
tam metni aç
canlı yayın aracının, davalı ile yapılan 11.12.2016 tarihli konşimento tahtında davalıya ait flat tipi konteynıra istiflendiğini, ancak deniz nakliyesi sırasında emtiada hasar meydana geldiğini, bu nedenle meydana gelen hasardan davalının TTK'nın 1178. maddesi uyarınca sorumlu olduğunu, aynı Kanun'un 1472.
11. Hukuk Dairesi         2020/7066 E.  ,  2022/1499 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 17. Ticaret Mahkemesince (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) verilen 16.07.2019 tarih ve 2018/482 E. - 2019/344 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 18.06.2020 tarih ve 2019/2660 E. - 2020/639 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı ile dava dışı sigortalı Hitachi Kokusai Electric Turkey San. Tic. A.Ş arasında nakliyat emtia sigorta poliçesinin imzalandığını, sigortalıya ait Mercedes marka canlı yayın aracının, davalı ile yapılan 11.12.2016 tarihli konşimento tahtında davalıya ait flat tipi konteynıra istiflendiğini, ancak deniz nakliyesi sırasında emtiada hasar meydana geldiğini, bu nedenle meydana gelen hasardan davalının TTK'nın 1178. maddesi uyarınca sorumlu olduğunu, aynı Kanun'un 1472. maddesi uyarınca zararı sigortalıya tazmin eden davacının sigortalının tüm haklarına halef olduğunu belirterek, haksız olarak davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kırkambar taşımalarında konşimentoların arka yüzüne taşıma şartlarının yazıldığını, bu şartların navlun sözleşmesi olarak kabul edilmesinin gerektiğini, konşimentonun ön yüzünde, konşimentonun arka yüzünde hukuk seçimi ve milletlerarası yetki şartının bulunduğunun belirtildiğini, arka yüzündeki 26. maddede yetki şartı olarak Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nin kaza yetkisinin olduğunun belirtildiğini, davalı şirketin Danimarka'da kurulan yabancı bir şirket olduğunu, taşıma gemisinin yabancı bayraklı bir gemi olduğunu ve malların Türkiye'den Güney Afrika'ya taşındığını, MÖHUK 24/1, 29/1 ve 47/1 maddelerine göre davanın yetki yönünden reddine karar verilmesinin gerektiğini, mahkeme aksi kanaatteyse esasa yönelik yapılacak inceleme sonucunda da davanın reddinin gerektiğini belirtmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamanın sonunda, yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda öncelikle mahkemenin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerektiği, MÖHUK 47. madde uyarınca tarafların arasında düzenlenen konşimentonun 26. maddesinde uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı ve bu hükmün davacıyı da bağladığı gerekçesiyle, davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamanın sonunda, mahkemenin hüküm ve gerekçesinin dosya kapsamına usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu taşıma işleminde yabancılık unsuru mevcut olmakla taraflar arasında düzenlenen konişmentolardaki yetki şartının MÖHUK ve TTK kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar bakımından taraflar yetki sözleşmesi yapabilirlerse de, MÖHUK 47/1 maddesi uyarınca, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldıran sözleşme yapılması mümkün değildir. 6102 sayılı TTK’nın 105/2 maddesi uyarınca, yabancı tacirlerin Türkiye'deki acentelerinin aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklar yönünden acente, müvekkiline izafeten onun nam ve hesabına dava açabileceği gibi, müvekkiline izafeten acente aleyhine de dava açılabilir. Kanun'da açıkça, sözleşmelerde, bu hükme aykırı sonuç doğuracak şartların geçersiz olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı düzenlemeye mülga 6762 sayılı TTK'nın 119. maddesinde de rastlanmaktadır. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirketin Türkiye'deki acentesi Maersk Denizcilik A.Ş aracılığıyla yapılan taşıma sözleşmesine ilişkin olup, konişmentonun da acente tarafından düzenlendiği dikkate alındığında, dava yerleşim yeri yurt dışında olan davalıya karşı açılmış olsa dahi Türkiye'deki acentenin aracılık ettiği taşıma sözleşmesine istinaden düzenlenen konişmentoya konulan yabancı mahkemeye işaret eden yetki şartı, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle geçersiz olduğundan mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2020/7672 E., 2022/422 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
r davalı ...tarafından üstlenildiğini, emtianın gemiden liman sahasına tahliyesi esnasında konteyner tabanının kırılması sonucunda ruloların gemi ambar kapaklarının üzerine düştüğünü, emtiada bu suretle hasar meydana geldiğini, davalıların TTK'nın 1178'inci maddesi uyarınca sorumlu olduklarını, 14.874,38 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek ödenen bu bedelin 01.08.2013 tarihinde
11. Hukuk Dairesi         2020/7672 E.  ,  2022/422 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.10.2018 tarih ve 2016/273 E. - 2018/380 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortaladığı Galva Metal İnternational SRL'nin Çin'den satın aldığı emtianın taşınması işinin CMA CGM Deniz Acenteliği A.Ş'nin acenteliğini yaptığı CMA CGM Group'a ait CMA CGM Rebalais isimli gemi ile diğer davalı ...tarafından üstlenildiğini, emtianın gemiden liman sahasına tahliyesi esnasında konteyner tabanının kırılması sonucunda ruloların gemi ambar kapaklarının üzerine düştüğünü, emtiada bu suretle hasar meydana geldiğini, davalıların TTK'nın 1178'inci maddesi uyarınca sorumlu olduklarını, 14.874,38 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek ödenen bu bedelin 01.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı CMA CGM Deniz Acenteliği A.Ş vekili, konişmentoda taşıyana karşı tüm talep ve uyuşmazlıkların Marsilya Ticaret Mahkemeleri tarafından münhasıran çözüme kavuşturulacağının öngörüldüğünü, ayrıca MÖHUK'un 40'ıncı maddesi uyarınca yabancılık unsuru taşıyan davada Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına göre belirleneceğini, bu nedenle CMA CGM S.A.'nın ticari merkezi Marsilya Mahkemelerinin yetkili olduğunu savunarak yetki itirazında bulunmuş, esas yönden de davanın reddini istemiştir. Davalı ...vekili, asıl nakliyecinin diğer davalı olduğu, müvekkilinin sadece forwarder sıfatının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... şirketi tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın deniz yolu ile taşınması sırasında uğradığı hasar sebebine dayanarak sigortalısına ödediği tazminatın TTK'nın 1472.maddesi gereğince rücuen tahsilinin bu davalılardan KTT Konteynır Taşımacılık A.Ş. CMA CGM Groupa izafeten CMA CMGDENİZ Acenteliği A.Ş. bakımından talep edildiği, davalılardan KTT Konteynır Taşımacılık A.Ş. hakkında davanın reddine dair verilen kararın onanarak kesinleştiği ve bu davalı hakkında milletlerarası yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmiş olup, verilen bu karar dava konusu aynı taşımaya ilişkin olup bu dosyadaki davacı ve davalı yönünden kesin delil niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacı sigortacı tarafından Nakliyat Sigorta Poliçesi'ne dayalı olarak sigortalısına yaptığı ödemenin rücuen tahsili istemine ilişkindir. 1-KTT Konteyner Taşımacılık A.Ş. hakkındaki dava tefrik edilmiş olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında davalı sıfatında gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün bir maddi hata olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle davacı tarafın davalının yetki itirazı hakkında bir değerlendirme yapılmamasına yönelik temyiz itirazında hukuki yarar bulunmamasına, dava dışı KTT Konteyner Taşımacılık A.Ş bakımından görülen davanın kesin hüküm ve buna bağlı olarak kesin delil teşkil etmese de kuvvetli delil teşkil edecek olmasına, bu anlamda taşıma sözleşmesine göre yükleme ve boşaltma sırasında oluşan hasarlardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacak olmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıdaki (2) nolu bent uyarınca davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 19/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.