6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 133

Türk Ticaret Kanunu 133. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 133- (1) Bir şahıs şirketi devam ettiği sürece ortaklardan birinin kişisel alacaklısı, hakkını şirketin bilançosu gereğince o ortağa düşen kâr payından ve şirket fesholunmuşsa tasfiye payından alabilir. Henüz bilanço düzenlenmemişse alacaklı bilançonun düzenlenmesi sonucunda borçluya düşecek kâr ve tasfiye payı üzerine haciz koydurabilir. (2) Sermaye şirketlerinde alacaklılar, alacaklarını, o ortağa düşen kâr veya tasfiye payından almak yanında, borçlularına ait olan, senede bağlanmış veya bağlanmamış payların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca haczedilmesini ve paraya çevrilmesini isteyebilirler. Haciz, istek üzerine, pay defterine işlenir. (3) Bunun dışında, alacaklılar, tüm ticaret şirketlerinde alacaklarını, ortağın şirketten olan diğer alacaklarından da alabilme ve bunun için haciz yaptırabilme yetkisini de haizdir. (4) Yukarıdaki hükümler borçlu ortakların şirket dışındaki mallarına alacaklıların başvurmalarına engel olmaz. F) Birleşme, bölünme ve tür değiştirme I - Uygulama alanı ve kavramlar 1. Uygulama alanı

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

5 karar eşleşti
6. Hukuk Dairesi, 2023/3973 E., 2024/1551 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSamsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
maddeleri ile TTK’nın 133 ve 145. maddeleri.
6. Hukuk Dairesi         2023/3973 E.  ,  2024/1551 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1261 E., 2023/1312 K. BİRLEŞEN 2022/589 ESAS SAYILI DAVADA HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/571 E., 2023/243 K. Taraflar arasındaki sıra cetvelinin iptali isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen şikayetlerin kabulüne karar verilmiştir. Kararın şikayet olunan ... AŞ.’den temlik alan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet olunan temlik alan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl dosyada şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde özetle; borçlunun ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. nezdindeki kâr payının dağıtımına ilişkin düzenlenen sıra cetvelinde ilk sırada yer alan şikayet olunanların usulüne uygun bir hacizleri olmadığını, İİK’nın 94/1 maddesi uyarınca koyulan hacizlerin geçersiz olduğunu, şikayetçinin de İİK’nın 94/1 maddesi uyarınca koyduğu hacze ilişkin olarak borçlunun şikayette bulunduğunu ve 08.08.2019 tarihinde koyulan haczin iptaline karar verildiğini, şikayetçinin daha sonraki tarihlerde koyduğu İİK’nın 89/1 maddesi uyarınca haczinin geçerli olduğunu, ancak 1 ve 2. sıradaki şikayet olunanların İİK'nın 94/1 maddesi uyarınca koydukları haczin geçersiz olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir. Birleşen dosyada şikayetçi vekili, ilk sırada yer alan şikayet olunanın haciz tarihinin sıra cetvelinde hatalı gösterildiğini, borçlunun takibin iptaline ilişkin dava açtığını ve dava sonucu kararın 10.11.2020 tarihinde kesinleştiğini, haciz tarihinin bu tarih kabul edilmesi gerektiğini, kaldı ki Samsun 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/378 Esas, 2022/531 Karar sayılı kararı ile şikayet olunan şirket hisseleri ve kâr payına yönelik haciz işleminin iptaline karar verildiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan ... A.Ş. vekili ve asıl davada Vakıfbank T.A.O. vekili şikayetin reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacaklısı ... A.Ş. olan dosyadan konulan hacizlerin iptaline karar verildiği ve dolayısıyla takip borçlusunun şirket nezdindeki hisse paylarına konulan haczin geçerli olmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen dosyalardaki şikayet istemlerinin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde asıl ve birleşen dosyalar açısından şikayet olunan vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan vekili, hacizlerin usulüne uygun olduğunu beyan ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayet olunanın takibin taliki veya iptali istemine ilişkin davada davanın reddine karar verildiği ve kararın 10.11.2020 tarihinde kesinleştiği, haczin kesinleşme tarihinin yanlış gösterildiği, ayrıca şikayet olunan tarafından koyulan hacizlerin Samsun 1. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/378 Esas, 2022/531 Karar sayılı karar ile iptal edildiği, sıra cetvelinin iptaline ilişkin verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde şikayet olunan ... A.Ş.’den temlik alan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan ... A.Ş.’den temlik alan ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; takibin iptaline ilişkin davada takipler durmadığından haczin kesinleşmesini etkilemeyeceğini, Samsun 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/378 Esas, 2022/531 Karar sayılı kararın bölge adliye mahkemesi kararı ile kaldırıldığını beyan ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK’nın 88., 89., 94., 142. maddeleri ile TTK’nın 133 ve 145. maddeleri. 3. Değerlendirme 1. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 133. maddesi 6762 sayılı TTK'nın 145. maddesinden farklı bir düzenlemeye yer vermiştir. Bu düzenlemeye göre, sermaye şirketlerinde alacaklılar, alacaklarını, o ortağa düşen kâr veya tasfiye payından almak yanında, borçlularına ait olan, senede bağlanmış veya bağlanmamış payların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca haczedilmesini ve paraya çevrilmesini isteyebilirler. Haciz, istek üzerine, pay defterine işlenir. Borçlunun anonim şirkete ait kar payına haciz müzekkeresi ile haciz koyulması mümkündür. 2.Somut olayda; alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlunun ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş.'deki kar payına müzekkere ile haciz konulmuş olup, yapılan işlemde yasaya uymayan yön olmadığı, her ne kadar ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi tarafından Samsun 1. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/378 Esas, 2022/531 Karar sayılı karar ile iptal edildiği gerekçesi ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş ise de iptale ilişkin ilk derece mahkemesi kararının Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nin 2022/3643 E., 2023/504 K. sayılı kararı ile kaldırıldığı ve şirket kar payı haczine yönelik şikayetin reddine karar verdiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşıldığından mahkemenin koyulan hacizlerin iptal edildiğine ilişkin gerekçesinde isabet bulunmamaktadır. 3. Öte yandan; İİK'nın 169/1. ve 170/1. maddeleri gereğince borçlu tarafından icra mahkemesine yapılan itiraz ve mahkemece verilen karara karşı kanun yolu başvurusunun satıştan başka icra muamelelerini durdurmadığı dikkate alındığında borçlunun takibin iptali veya taliki istemine ilişkin şikayetin haciz tarihini etkilemeyeceği, şikayet olunan ... A.Ş.’nin haczinin kesinleşme tarihinin tespitinde, Samsun 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2019/415 Esas, 2019/565 Karar sayılı dosyada borçlunun, ... A.Ş.’ye yönelik şikayetinin reddine ilişkin kararın kesinleşme tarihinin dikkate alınması gerektiğine ilişkin gerekçede de isabet bulunmamaktadır. 4. Bu durumda anonim şirkete ait kâr payına haciz müzekkeresi ile koyulan hacizlerin geçerli olduğu ancak sıra cetvelinde dağıtıma konu olan şirket kar payı alacağının ortaklara dağıtım kararından itibaren İİK’nın 106. maddesi uyarınca 6 ay içerisinde şikayet olunan ... A.Ş. ve diğer haciz sahiplerinin paranın celbini isteyip istemedikleri ve buna göre hacizlerin düşüp düşmediği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. KARAR: Açıklanan nedenle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden alacağı şikayet olunan (temlik alan) ...'ya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

20. Hukuk Dairesi, 2017/9216 E., 2017/7846 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
hukuku TTK'da düzenlendiğinden, bu hali ile davaya konu ihtilafın TTK'nın 4. ve 1334. maddesi gereğince asliye ticaret mahkemesinin görev alanı içinde kaldığı gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
20. Hukuk Dairesi         2017/9216 E.  ,  2017/7846 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki davada ... ... 2. Asliye Hukuk ile ... ... 1. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, trafik kazası neticesinde yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. ... ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, kazaya karışan davalı tarafa ait ... plaka sayılı aracın 28/01/2015-28/01/2016 başlangıç ve bitiş tarihli ... poliçe, ... acente sayılı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile ihbar olunan ... ... A.Ş. tarafından ... edildiği görüldüğünden, ... hukuku TTK'da düzenlendiğinden, bu hali ile davaya konu ihtilafın TTK'nın 4. ve 1334. maddesi gereğince asliye ticaret mahkemesinin görev alanı içinde kaldığı gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. ... ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesince ise davanın ihbarı, HMK'nın 61. madesinde düzenlenmiş olup, bu düzenlemeye göre; ''Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir.'' Kendisine dava ihbar edilen kişi davayı kazanmasında hukuki yarar olan taraf yanında davaya katılabilir, ancak bu durum dahi ihbar olunan kişiyi davanın tarafı haline getirmez. HMK'nın 69/1 maddesinde; '' fer'i müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm taraflar hakkında verilir'' şeklinde düzenleme mevcuttur. Davanın dayanağı haksız fiildir. Ayrıca davanın tarafları gerçek kişilerdir. Gerçek kişiler arasında haksız fiile ilişkin tazminat davalarında asliye hukuk mahkemeleri görevlidir. ... ...ya ihbar edilmesi onu davanın tarafı yapmadığı gibi bu davayı da ticari dava haline getirmeyeceği belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, asliye ticaret mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer yasalarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır. Bir davanın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın her iki taraf yönünden ticari sayılan hususlardan doğması veya 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekmektedir. Dosya kapsamından taraflar tacir olmadığı gibi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklandığından uyuşmazlığın, genel hükümler çerçevesinde ... ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 16/10/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2014/11905 E., 2014/17860 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
Bu maddenin yerine kaleme alınan ve ortakların kişisel alacaklıları başlıklı 6102 sayılı TTK'nın 133. maddesi "(1) Bir şahıs şirketi devam ettiği sürece ortaklardan birinin kişisel alacaklısı, hakkını şirketin bilançosu gereğince o ortağa düşen kâr payından ve şirket fesholunmuşsa tasfiye payından alabilir.
11. Hukuk Dairesi         2014/11905 E.  ,  2014/17860 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/05/2013 gün ve 2011/463-2013/233 sayılı kararı onayan Daire’nin 24/03/2014 gün ve 2013/16976-2014/5724 sayılı kararı aleyhinde davalı ... vekili ile davalılar ... Enerji Tekn. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketi ortağı olan davalı ...'den 116.123,00 TL alacaklı olduğunu, borçlu hakkında yapılan icra takibinde düzenlenen menkul haczi zabıtlarının aciz vesikası mahiyetinde bulunduğunu, şirket hissesine haciz konulduğunu, borçluya, davalı şirkete ve şirket ortaklarına borcun ödenmemesi halinde şirketin tasfiye edileceğinin ihtar edildiğini, buna rağmen alacağın tahsil edilemediğini ileri sürerek davalı şirketin tasfiyesini, tasfiye bedelinden borçlu ...'ye düşecek payın icra dosyasına ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir. Davalılar ... Enerji Tekn. San. ve Tic. Ltd. Şti ve ... vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, davalı ... Enerji Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin fesih ve tasfiyesine, şirkete tasfiye memuru atanmasına dair verilen karar davalı ... vekili ve davalılar ... Enerji Tekn. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce gerekçe ilave edilerek onanmıştır. Davalı ... vekili ile davalılar ... Enerji Tekn. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekili ile davalılar ... Enerji Tekn. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer karar düzeltme itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Dava, mülga 6762 sayılı TTK'nın 522. maddesi uyarınca limited şirket ortağının şahsi borcu nedeniyle davacı alacaklının davalı şirketlerin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davacı taraf, davalı limited şirketlerin ortağı olan davalı ... hakkında başlattıkları icra takibi sonucu pay haczi yaptırdıklarını ve borcun ödenmediğini ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi isteminde bulunmuş, mahkemece TTK'nın 522.madesindeki koşulların oluştuğu sonucuna varılarak davanın kabulü ile davalı şirketlerin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş, bu karar da Dairenize ait 24.03.2014 tarihli ilam ile onanmıştır. Oysa ki, ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının şirketin fesih ve tasfiyesini isteyebilme imkanını tanıyan mülga 6762 sayılı TTK'nın 522. maddesi yargılama sırasında yürürlükten kaldırılmıştır. Bu maddenin yerine kaleme alınan ve ortakların kişisel alacaklıları başlıklı 6102 sayılı TTK'nın 133. maddesi "(1) Bir şahıs şirketi devam ettiği sürece ortaklardan birinin kişisel alacaklısı, hakkını şirketin bilançosu gereğince o ortağa düşen kâr payından ve şirket fesholunmuşsa tasfiye payından alabilir. Henüz bilanço düzenlenmemişse alacaklı bilançonun düzenlenmesi sonucunda borçluya düşecek kâr ve tasfiye payı üzerine haciz koydurabilir. (2) Sermaye şirketlerinde alacaklılar, alacaklarını, o ortağa düşen kâr veya tasfiye payından almak yanında, borçlularına ait olan, senede bağlanmış veya bağlanmamış payların 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca haczedilmesini ve paraya çevrilmesini isteyebilirler. Haciz, istek üzerine, pay defterine işlenir." hükmünü haiz olup, adı geçen Yasa'da limited şirket ortağının şahsi borçları nedeniyle alacaklının şirketin fesih ve tasfiyesini isteme hakkı düzenlenmemiştir. Bu durumda, somut uyuşmazlıkta da 6102 sayılı TTK'da ortağın payının kendisinin alacağı nedeniyle haczi fesih nedeni olarak düzenlenmediği halde mahkemece yazılı şekilde davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi doğru olmadığından davalı ... vekili ile davalılar ... Enerji Tekn. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemize ait 24.03.2014 gün ve 2013/16976 E- 2014/5724 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının bu nedenle anılanlar yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bette açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile davalılar ... Enerji Tekn. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bette açıklanan nedenlerle karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemize ait 24.03.2014 gün ve 2013/16976 E- 2014/5724 K. sayılı onama ilamın kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının anılan davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının istekleri halinde karar düzeltme isteyenlere iadesine, 18/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2010/12542 E., 2012/3328 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
maddesi uyarınca davalı şirketin davacının verimsiz faaliyetleri nedeni ile fesih hakkını kullandığı, bu nedenle TTK'nun 133/1, 134/1 ve SK'nun 23/16. maddesi uyarınca davacı şirkete karşı herhangi bir tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı ve hayat sigortası branşı acentelik sözleşmesinin feshine ilişkin talepler yönünden ise davalının husumetinin bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar ve
11. Hukuk Dairesi         2010/12542 E.  ,  2012/3328 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/06/2010 tarih ve 2009/136-2010/538 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... şirketinin hayat ve hastalık sigortası branşlarında poliçe tanzim ve prim tahsiline yetkili acentesi olduğunu, davalının haklı bir gerekçesi olmaksızın acentelik sözleşmesini feshettiğini ileri sürerek, 5.000 TL portföy kaybı, 5.000 TL rapel kaybı, 3.750 TL komisyon kaybı olmak üzere 13.750 TL maddi tazminat ile haksız ve ihbarsız fesih nedeni ile ticari itibarının uğradığı kayba karşılık olarak 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında hayat sigortası branşı için imzalanmış bir sözleşmenin bulunmadığından davanın husumet yönünden reddinin gerekeceğini, hastalık sigortası branşı için ise taraflar arasındaki sözleşmenin 9/2. maddesi uyarınca haklı olarak ve derhal feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan "Hastalık branşı için acentelik sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin 9/2. maddesi ve acentenin sorumlulukları başlıklı 3/7. maddesi uyarınca davalı şirketin davacının verimsiz faaliyetleri nedeni ile fesih hakkını kullandığı, bu nedenle TTK'nun 133/1, 134/1 ve SK'nun 23/16. maddesi uyarınca davacı şirkete karşı herhangi bir tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı ve hayat sigortası branşı acentelik sözleşmesinin feshine ilişkin talepler yönünden ise davalının husumetinin bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2009/5438 E., 2010/12491 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
TTK’nun 1338. maddesinde açıkça hükme bağlanmamakla birlikte, Otobüs Koltuk Ferdi Kaza Sigortası sözleşmesi uyarınca ödenen meblağ dışında, hak sahiplerinin gerçek zararları bakımından zarar sorumluları ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Sigortacısından tazminat
11. Hukuk Dairesi         2009/5438 E.  ,  2010/12491 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.06.2008 tarih ve 2005/334 - 2008/248 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalılardan ...’nin trafik ve zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesiyle sigortaladığı otobüse diğer davalıların malik ve işleten olduklarını, davalılardan Güneş Sigorta AŞ tarafından da malik lehine üçüncü kişi mali mesuliyet sigorta poliçesi tanzim olunduğunu, 07.08.2005 tarihinde yolculuk yapan müvekkilinin meydana gelen kazada yaralanarak işgücü kaybına uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin talebi saklı olarak şimdilik 1.000,00 işgücü kaybı tazminatı ile 100.000,00 TL manevi tazminatın (...’den maddi tazminatla ve poliçe limitiyle sınırlı olarak) davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, 15.02.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle işgörmezlik tazminat talebini 167.613,55 TL’ye çıkartmıştır. Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre davacının kaza nedeniyle % 76 oranında iş gücü kaybına uğradığı ve davacının bu davadan önce sigorta şirketlerinden tahsil ettiği tazminatların bilirkişi tarafından belirlene tazminat tutarından mahsubunun gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 125.113,55 TL işgörmezlik tazminatının davalılardan tahsiline, davalı ...’nin maddi tazminatla ve poliçe limitiyle, davalı Güneş Sigorta AŞ’nin bakiye 25.113,55 TL ile sınırlı olarak) ve 40.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili, davalı ... şirketleri vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan Ak Sigorta A.Ş. ve Güneş Sigorta A.Ş. vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle kararın poliçe limitleriyle sorumlu tutulan davalılardan Ak Sigorta A.Ş. açısından onanması gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemeye gelince; dava, trafik kazası sonucu yaralanan yolcunun tazminat istemine ilişkindir. Otobüs Koltuk Ferdi Kaza Sigortası sözleşmesine dayalı olarak yapılan ödemeler bir tazminat ödemesi değil, meblağ ödemesidir. TTK’nun 1338. maddesinde açıkça hükme bağlanmamakla birlikte, Otobüs Koltuk Ferdi Kaza Sigortası sözleşmesi uyarınca ödenen meblağ dışında, hak sahiplerinin gerçek zararları bakımından zarar sorumluları ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Sigortacısından tazminat talep edebileceklerdir. Bu durumda mahkemece, işbu davadan önce davacıya Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesine dayalı olarak yapılan ödemelerin bu davadaki davalıların sorumluklarını azaltan bir neden olmadığının yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılardan Ak Sigorta A.Ş. ve Güneş Sigorta A.Ş. vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın davalılardan Ak Sigorta A.Ş. açısından ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 5.048,50 TL harcın temyiz eden davalı Güneş Sigorta A.Ş.'ne iadesine, istek halinde aşağıda yazılı 2.976,20 TL harcın temyiz eden davalı ...Ş.'ne iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ticaret Hukuku

Ortağın kişisel alacaklısının, borçlu ortağın şirketteki haklarına başvurma sırası bakımından Kolektif Şirket ile ilgili hangisi doğrudur?

A) Doğrudan şirketin mallarını haczettirebilir.
B) Şirketin feshini isteyemez.
C) Öncelikle ortağın kâr payına, şirket feshedilmişse tasfiye payına başvurur.
D) Şirket malları üzerinde elbirliği mülkiyeti olduğu için hiçbir işlem yapamaz.
E) Sadece ortağın maaşına haciz koyabilir.

Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol