6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 390

Türk Ticaret Kanunu 390. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 390- (1) Esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır. Bu kural yönetim kurulunun elektronik ortamda yapılması hâlinde de uygulanır. (2) Yönetim kurulu üyeleri birbirlerini temsilen oy veremeyecekleri gibi, toplantılara vekil aracılığıyla da katılamazlar. (3) Oylar eşit olduğu takdirde o konu gelecek toplantıya bırakılır. İkinci toplantıda da eşitlik olursa söz konusu öneri reddedilmiş sayılır. (4) Üyelerden hiçbiri toplantı yapılması isteminde bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu kararları, kurul üyelerinden birinin belirli bir konuda yaptığı, karar şeklinde yazılmış önerisine, en az üye tam sayısının çoğunluğunun yazılı onayı alınmak suretiyle de verilebilir. Aynı önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması bu yolla alınacak kararın geçerlilik şartıdır. Onayların aynı kâğıtta bulunması şart değildir; ancak onay imzalarının bulunduğu kâğıtların tümünün yönetim kurulu karar defterine yapıştırılması veya kabul edenlerin imzalarını içeren bir karara dönüştürülüp karar defterine geçirilmesi kararın geçerliliği için gereklidir. (5) Kararların geçerliliği yazılıp imza edilmiş olmalarına bağlıdır. 2. Batıl kararlar

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

5 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2013/10919 E., 2014/5889 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varGEBZE 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Ş..'nin müvekkiline gönderdiği e-mail ile Türk Ticaret Kanunu'nun 390. maddesi gereği karar almaya çağırdığını, A..
11. Hukuk Dairesi         2013/10919 E.  ,  2014/5889 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : GEBZE 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/04/2013 NUMARASI : 2012/660-2013/527 Taraflar arasında görülen davada Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/04/2013 tarih ve 2012/660-2013/527 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan M.. Ş.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi arafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, K.D.S. Pres Döküm San. ve Tic. A.Ş. yönetim kurulu başkanı davalı M.. Ş..'nin müvekkiline gönderdiği e-mail ile Türk Ticaret Kanunu'nun 390. maddesi gereği karar almaya çağırdığını, A.. Ş..'nin ise sözleşme ve TTK uyarınca yüz yüze karar alınması gerektiğini, işe alımların A.. Ş..'nin onayı olmadan gerçekleştirilmeyeceğini, şirketin iki imza ve iki yönetim kurulu üyesinin onayı ile yönetildiğini bildirdiğini, M.. Ş..'nin çift imza zorunluluğunu bertaraf edip, şirketi tek başına idare etmeye, kendi şirketi haline dönüştürmeye çalıştığını, oğlu M.. Ö.. Ş..'yi işe aldığını, davalı M.. Ş..'nin 06.11.2012 tarih ve 80 sayılı yönetim kurulu kararını Kadıköy 14. Noterliği'nde tasdik ettirdiğini iddia ederek yönetim kurulunun 06.11.2012 tarih 80 sayılı kararının kurucu unsurları bulunmadığından batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı M.. Ş.. vekili, davacı şirket ortağının yönetim kurulu toplantısı yapılması konusunda herhangi bir talebinin bulunmadığını, müvekkilinin defalarca yazılı ve sözlü toplantı daveti önermesine rağmen davacının bu davetleri red ettiğini ve talepleri karşılanıncaya kadar hiçbir toplantıya katılmayacağını bildirdiğini, anılan yönetim kurulu kararının TTK ve davalı şirket ana sözleşmesine tamamen uygun olduğunu, asgari nisabın sağlandığını, üç kişilik yönetim kurulunda başkan M.. Ş.. ve üye N.. Ş.. tarafından kararın onaylandığını, usulde paralellik ilkesi uyarınca yönetim kurulu imza sürkülerini dilediği zaman değiştirme hak ve yetkisine sahip olduğunu ve yönetim kurulunun 17.06.2010 tarih 74 sayılı kararında değişiklik yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; yönetim kurulu kararlarının kural olarak toplantılarda alınması gerektiği, TTK'nın 390/4 maddesinde toplanmaksızın karar alınmasının istisnai olarak belirlendiği, davalı şirkette üç kişilik yönetim kurulu bulunup, birlikte temsil yetkisinin geçerli olduğu, taraflar arasındaki yazışmalardan, e-maillerden davacının yönetim kurulu toplantısı talep ettiğinden sirküler karar alınamayacağı, şirketin işe alma prosedüründe davacı tarafın Rev-1 işe alma talimatının yürürlükte olduğunu, davalı yönetim kurulu başkanının da Rev-0 işe alma talimatının yürürlükte olduğunu ileri sürdüğü, 10.10.2001 tarihli Rev. No: 0 talimatta genel müdür onayından sonra başvuru sahiplerinin işletmeye çağırılacağının açıklandığı, yönetim kurulu başkanı veya genel müdür onayı ile işe alacaklarına dair açıklık bulunmadığı, davacı tarafın yürürlükte olduğunu ileri sürdüğü Rev-1 işe alma talimatına göre mühendis ve üzeri nitelikteki personelin çift imza onayı ile işe alınacağının belirtildiği, bu durumda TTK ve ana sözleşmeye aykırı şekilde toplantı istenilmesine rağmen sirküler kararla ve birlikte temsil kuralına aykırı şekilde karar alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile yönetim kurulunun 06.11.2012 tarih ve 80 sayılı hukuki işlemi emredici hukuk kurallarına aykırı bulunduğundan batıl olduğunun tespitinekarar verilmiştir.rarı davalılardan M.. Ş.. vekili temyiz etmiştir. Dava, dava konusu yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bu tür davalarda, şirkete husumet yöneltilmesi yeterli bulunduğundan, mümeyyiz davalıya husumet yöneltilemeyeceği nazara alınarak mümeyyiz davalı aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, mümeyyiz davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılardan M.. Ş.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılardan M.. Ş..'ye iadesine, 26.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

11. Hukuk Dairesi, 2014/10686 E., 2014/17891 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu 11.02.2013 tarihli yönetim kurulu kararının TTK.nın 390. maddesinin 4.
11. Hukuk Dairesi         2014/10686 E.  ,  2014/17891 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/04/2014 NUMARASI : 2013/61-2014/100 Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.04.2014 tarih ve 2013/61-2014/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davacıların davalı şirkette pay sahibi ve yönetim kurulu üyesi olduklarını, 11.02.2013 tarihinde davalı şirketin yönetim kurulunun davacılara haber verilmeksizin şirket merkezinden farklı bir yerde toplanarak kararlar aldığını, yönetim kurulu üyeliği sıfatları devam etmesine rağmen davacılara haber verilmediğinden ve şirket ile pay sahiplerinin menfaatlerinin alınan kararlarla yok edildiğini ileri sürerek; 11.02.2013 tarihli yönetim kurulu kararlarının hükümsüzlüğünün tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacılardan M.. M..’ın 15.10.2012 tarihine kadar genel müdür olduğunu bu tarihten sonra istifa etmesine rağmen görevini 03.01.2013 tarihine kadar sürdürdüğünü, şirketin işlerinin aksamaması için karar alma çoğunluğuna sahip diğer yönetim kurulu üyelerinin bir araya gelerek davacının istifasının kabulüne dair karar aldıklarını, kararların hukuken geçerli olduğunu, davacının kendisi ile ilgili konudaki yönetim kurulu toplantısına katılıp oy kullanmasının zaten mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu 11.02.2013 tarihli yönetim kurulu kararının TTK.nın 390. maddesinin 4. fıkrasına uyulmadan alındığı, içerik itibariyle de anonim şirketin temel yapısına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne ve davalı şirketin 11.02.2013 tarihli yönetim kurulu kararlarının TTK.nın 391/1-b maddesi gereğince hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, 6102 sayılı TTK'nın 391. maddesi uyarınca anonim şirket yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dava konusu yönetim kurulu kararının 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu maddeleri davacı M.. M..'ın genel müdürlük görevinden istifasının kabulü hakkında olup, istifa yönetim kurulunun kabulüne bağlı değildir. 7 nolu karar ise “Yönetim kurulu üyeliği devam ettiği için kendisine toplantılardan en az bir gün önce haber vereceğini, bunun dışında şirket merkezine gelmemesi ve personele hiçbir konuda muhatap olmaması rica olunur. Aksi halde yasal yollara başvurmak zorunda kalınabileceği tebliğ edilir.” şeklinde olmakla tavsiye niteliği taşımaktadır. 8 nolu karar ise boşalan genel müdür mevkiine mayıs ayında yapılacak olan olağan genel kurul toplantısına kadar geçici olarak F. M..'ın vekalet etmesine ilişkindir. Şirketin yönetim kurulu 5 kişiden oluşup 3 kişinin katılımıyla ve oybirliğiyle karar alınmıştır. Alınan kararların mahiyeti gözetildiğinde ortada icrai bir karar bulunmadığı gibi karar nisabıda oluşmakla davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2013/7686 E., 2013/12362 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
üdür ve müdür yardımcısı seçilmesine ilişkin yönetim kurulunca alınan 24/12/2012 tarihli 2013/1 sayılı kararın sadece A grubuna dahil yönetim kurulu üyelerince imzalandığını, kararda B grubunun imzası bulunmadığından kararın anasözleşme ve TTK’nın 390. ve 391. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan yönetim kurulu kararının davalı ...'nce tescil ve ilanına ilişkin 8/1/2013 günlü işlemini
11. Hukuk Dairesi         2013/7686 E.  ,  2013/12362 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.02.2013 tarih ve 2013/10-2013/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi üçüncü kişi konumundaki ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. ve Medicalpark Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı... Sağlık Hiz. A.Ş’nin ortağı olduğunu, şirketin paylarının A ve B grubu imtiyazlı paylar şeklinde ayrıldığını, şirket ana sözleşmesinin 8. maddesine göre "Şirket tarafından alınacak kararların, yapılacak sözleşmelerin geçerli olabilmesi için A ve B grubu hissedarlara ait Yönetim Kurulu Üyelerinden birer yönetim kurulu üyesinin şirket unvanı altına konulmuş müşterek imzasını taşıması zorunluluğu” bulunduğunu, ancak şirketin... şubesine müdür ve müdür yardımcısı seçilmesine ilişkin yönetim kurulunca alınan 24/12/2012 tarihli 2013/1 sayılı kararın sadece A grubuna dahil yönetim kurulu üyelerince imzalandığını, kararda B grubunun imzası bulunmadığından kararın anasözleşme ve TTK’nın 390. ve 391. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan yönetim kurulu kararının davalı ...'nce tescil ve ilanına ilişkin 8/1/2013 günlü işleminin iptaline ve yönetim kurulunun 24/12/2012 tarihli 2013/1 sayılı kararının tescil ve ilan işleminin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı temsilcisi, yasal hasım durumunda olduklarını ancak davanın ... Sağlık Hiz. A.Ş’ye yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Üçüncü kişi konumundaki ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. ve ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekilleri, tensiple verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, davanın da esastan reddini istemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket yönetim kurulunun 24/12/2012 günlü 2013/1 sayılı kararının TTK’nın 359/2. maddesine aykırı olduğu, aynı Yasa'nın 390. maddesinde öngörüldüğü şekilde yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile alındığını kabul etmenin yasanın ruhuna uygun bulunmadığı, anılan kararda B grubu ortak imzasının olmamasının da anasözleşmenin 8. maddesine uygun düşmediği, TTK’nın 391/c maddesinde belirtildiği gibi pay sahiplerinin haklarını ihlal edici, kullanmalarını engelleyici nitelikte olduğu gerekçesiyle ...’nün ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. Yönetim Kurulu’nun 24/12/2012 günlü 2013/1 sayılı kararının tescil ve ilanına ilişkin 08/01/2013 günlü işlemin iptaline, ihtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir. Kararı, üçüncü kişi konumundaki ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. ve ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekilleri temyiz etmiştir. Talep, ticaret sicil memurluğunun işleminin iptali istemine ilişkindir. Davacı MP Sağlık ve Ticaret A.Ş. vekili, müvekkilinin ortağı olduğu ... Sağlık Hiz. A.Ş’nin 24/12/2012 tarihli 2013/1 sayılı yönetim kurulu kararının ...’nce tescil ve ilanına ilişkin 08/01/2013 günlü işleminin iptalini ve tescil ve ilan işleminin tedbiren durdurulmasını talep etmiştir. Mahkemece tensiple birlikte anılan kararın tescil ve ilan işleminin tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir. Ticaret siciline yapılacak tescilleri ve terkinleri talep etme hakkı 6762 sayılı TTK’nın 30. maddesine göre “ilgililere” aittir. 6102 sayılı TTK’nın 34. maddesinde de yine aynı yönde düzenlemeye yer verilmiştir. Bu ilgililerin kimler olacağı Ticaret Sicil Nizamnamesi’nin 31. maddesinde açıklanmıştır. Bu maddeye göre, tacirin hükmi şahıs olması halinde onun salahiyetli uzuvları veya selahiyetli temsilcileri ilgili kişi olarak kabul edilmektedir. Açılan herhangi bir davada veya itirazda, dava açan yahut itiraz eden kişinin bu davayı açmaya veya itiraza yetkisi olup olmadığı, yani aktif dava veya itiraz ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun saptanması resen göz önünde tutulur. Yapılan açıklamalara göre, şirket ortağı ilgililer kavramına girmediğinden davacının aktif dava ehliyetinin olmadığı anlaşılmış bulunmakla bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davada üçüncü kişi konumundaki ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. ve Medicalpark Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan şirketler yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden üçüncü kişi konumundaki ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. ve ... Sağlık Hizmetleri A.Ş'ye iadesine, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2013/5553 E., 2013/21139 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
ek bütün belgelerin ve yapılacak sözleşmelerin geçerli olabilmesi için A ve B grubu hissedarlara ait Yönetim Kurulu Üyelerinden birer yönetim kurulu üyesinin şirket ünvanı altına konulmuş müşterek imzasını taşıması zorunluluğu " hükmüne ve TTK 390 ve 391 maddelerine aykırı olmasına rağmen davalı ...
11. Hukuk Dairesi         2013/5553 E.  ,  2013/21139 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.02.2013 tarih ve 2013/10-2013/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi 3. kişi vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, şirketin İzmir şubesine müdür ve müdür yardımcısı seçilmesine ilişkin yönetim kurulunca alınan 24/12/2012 tarihli 2013/1 sayılı kararın, şirket ana sözleşmesinin 8. Maddesinin "Şirket tarafından alınacak kararların verilecek bütün belgelerin ve yapılacak sözleşmelerin geçerli olabilmesi için A ve B grubu hissedarlara ait Yönetim Kurulu Üyelerinden birer yönetim kurulu üyesinin şirket ünvanı altına konulmuş müşterek imzasını taşıması zorunluluğu " hükmüne ve TTK 390 ve 391 maddelerine aykırı olmasına rağmen davalı ... Müdürlüğünce tescil ve ilan edildiğini ileri sürerek, 8/1/2013 günlü işleminin iptaline ve 24/12/2012 tarihli Yönetim Kurulu Kararının tescil ve ilan işleminin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir. Üçüncü kişiler davanın reddini ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir. Mahkemece, tensiben tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş, 3. kişilerin ihtiyati tedbir kararına karşı vaki itirazları, dosya üzerinden reddedilmiştir. Kararı, 3. kişi vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, 3. kişi vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, 3. kişi vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı Medical Park Sağ. Hizm. A.Ş.'den peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, temyiz harcı Sentez Sağ. Hizm. A.Ş.'den peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2013/17060 E., 2013/22532 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
üdür ve müdür yardımcısı seçilmesine ilişkin yönetim kurulunca alınan 24/12/2012 tarihli 2013/1 sayılı kararın sadece A grubuna dahil yönetim kurulu üyelerince imzalandığını, kararda B grubunun imzası bulunmadığından kararın anasözleşme ve TTK’nın 390. ve 391. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan yönetim kurulu kararının davalı ...'nce tescil ve ilanına ilişkin 8/1/2013 günlü işlemini
11. Hukuk Dairesi         2013/17060 E.  ,  2013/22532 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/02/2013 gün ve 2013/10-2013/27 sayılı kararı bozan Daire’nin 17/07/2013 gün ve 2013/7686-2013/12362 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Sentez Sağlık Hiz. A.Ş’nin ortağı olduğunu, şirketin paylarının A ve B grubu imtiyazlı paylar şeklinde ayrıldığını, şirket ana sözleşmesinin 8. maddesine göre "Şirket tarafından alınacak kararların, yapılacak sözleşmelerin geçerli olabilmesi için A ve B grubu hissedarlara ait Yönetim Kurulu Üyelerinden birer yönetim kurulu üyesinin şirket unvanı altına konulmuş müşterek imzasını taşıması zorunluluğu” bulunduğunu, ancak şirketin İzmir şubesine müdür ve müdür yardımcısı seçilmesine ilişkin yönetim kurulunca alınan 24/12/2012 tarihli 2013/1 sayılı kararın sadece A grubuna dahil yönetim kurulu üyelerince imzalandığını, kararda B grubunun imzası bulunmadığından kararın anasözleşme ve TTK’nın 390. ve 391. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan yönetim kurulu kararının davalı ...'nce tescil ve ilanına ilişkin 8/1/2013 günlü işleminin iptaline ve yönetim kurulunun 24/12/2012 tarihli 2013/1 sayılı kararının tescil ve ilan işleminin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı temsilcisi, davanın reddini istemiştir. Üçüncü kişi konumundaki Sentez Sağlık Hizmetleri A.Ş. ve Medicalpark Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekilleri, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar, üçüncü kişi konumundaki Sentez Sağlık Hizmetleri A.Ş. ve Medicalpark Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur. Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 10/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Genel

Toplam 6 üyeden oluşan "Lale Tekstil Anonim Şirketi" yönetim kurulu, şirketin önemli bir hammadde alımı kararı için toplanmıştır. Şirket esas sözleşmesinde toplantı ve karar nisapları konusunda ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmamaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca, bu toplantının açılabilmesi ve geçerli bir karar alınabilmesi için gereken asgari sayılar aşağıdakilerden hangisidir?

A) En az 4 üyenin hazır bulunması (toplantı nisabı) ve en az 3 üyenin olumlu oyu (karar nisabı).
B) En az 3 üyenin hazır bulunması (toplantı nisabı) ve hazır bulunanların oybirliği (karar nisabı).
C) En az 4 üyenin hazır bulunması (toplantı nisabı) ve hazır bulunanların çoğunluğunun olumlu oyu (karar nisabı).
D) En az 2 üyenin hazır bulunması (toplantı nisabı) ve en az 2 üyenin olumlu oyu (karar nisabı).
E) En az 5 üyenin hazır bulunması (toplantı nisabı) ve en az 4 üyenin olumlu oyu (karar nisabı).

Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol