TTK Madde 3912. Batıl kararlar

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

6102 sayılı Kanun'un 391. maddesi, yönetim kurulu kararlarının batıl olmasına yol açan hâlleri örnek olarak sayar ve bu kararların batıllığının mahkemeden tespit istenebilmesinin esasını düzenler. Madde, eşit işlem ilkesine aykırılık, anonim şirketin temel yapısına ve sermayenin korunması ilkesine aykırılık, pay sahibinin vazgeçilmez haklarını ihlal eden ya da kullanımını kısıtlayan kararlar ile diğer organların devredilemez yetkilerinin devrine ilişkin kararları kapsar.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

(1)Yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespiti mahkemeden istenebilir. Özellikle;

a)Eşit işlem ilkesine aykırı olan,

b)Anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen,

c)Pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren,

d)Diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin,

kararlar batıldır.

Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

Yönetim kurulu kararları iptal edilemez. Buna karşılık bâtıl yönetim kurulu ka rarlarına karşı tespit davası açılabilmesi (genellikle) kabul edilmekte, kanunlar bu yolda hükümle re yer vermektedir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, bir yönetim kurulu kararının geçersiz oldu ğunun tespiti mahkemeden istenebilir. İsv. BK'nın 714. maddesinde de bâtıl yönetim kurulu karar larına karşı tespit davası açılabilmesi olanağı genel kurul kararlarına ilişkin 706b'ye gönderme ya pılarak düzenlenmiştir. Tasarı 391 inci maddede mevcut uygulamayı hükme bağlamaktadır. Düzen lemenin amacı, dava olanağını tanıyarak ve iptal edilebilir kararlarla bâtıl kararlar arasındaki farka açıklık getirerek paysahibinin korunmasını güçlendirmektir. Hüküm bâtıl kararları örnek gösterme yöntemi ile belirlemektedir. Bâtıl yönetim kurulu ve genel kurul kararları için ayrı hükümler öngö rülerek İsviçre'den daha açık ve amaca daha uygun bir sisteme gidilmiştir. Tespit davası meşru men faati bulunanlar tarafından bir süreye bağlı olmaksızın ikame edilebilir. Hükümde, en çok rastlanılan bâtıl kararlar örneklerle (sayım yoluyla) gösterilmiştir. Bir yöne tim kurulu kararının geçersiz olup olmadığı genel hükümlere göre belirleneceği gibi butlan sebep leri ile geçersizliğin sonuçları da aynı ilkelere göre belirlenir. 1. En çok rastlanan geçersiz yönetim kurulu kararlan, eşitlik ilkesine aykırı olanlardır. SerPK m. 12 bu tür kararların zaten geçersizliğine cevaz vermekte, Yargıtay kararlan da bu sebep bağlamında gelişmiş bulunmaktadır. Tasan 357 nci maddede eşitlik ilkesine açıkça yer verdiği için artık bu ilkeye aykırı kararlar kolayca belirlenebilecektir. 2. a) Anonim şirketin temel yapısına aykırı olan kararlar. Bu hüküm İsv. BK m. 706 b, b.3'ün ilk kısmından alınmıştır. Anılan hüküm, geçersiz genel kurul kararlarına ilişkindir. Yönetim kurulu hakkındaki 714 üncü madde bu hükme gönderme yapmaktadır. İsviçre doktrininde hükmü örnek lerle açıklamak eğilimi hakim olmakla beraber, ilkesel temelde yorum yapan yazarlar da vardır. Bunlara göre, emredici hükümleri ihlâl eden münferit kararlar iptal edilebilir kararlar iken, genel kurul veya yönetim kurulu tarafından anılan hükümlere aykırı genel nitelik taşıyan hukuk koyan ka rarlar geçersizdir. Meselâ, bütün paysahipleri için bilanço açıklarını kapatmak amacıyla Koopera tifler Kanununun 31 inci maddesinde olduğu gibi ek ödeme yükümü (madde yanlış olarak "yüklem" demektedir) getiren bir yönetim kurulu kararı anonim şirketin temel yapısının bir tanımlayıcı öğesi olan paysahiplerinin sınırlı sorumluluğu ilkesine aykırıdır. Tasarının 421 inci maddesinin ikinci fık rasının (a) bendi hükmü istisnaî bir düzenlemedir. Daha somut ve kapsamlı bir açıklama anonim şirketin tanımından ve organsal yapısından hare ketle verilebilir: Anonim şirketin tanımına, paysahiplerinin hakları ve borçlan düzenine ve organsal yapısına aykırı kararlar temel yapıya aykırıdır. Temel yapı ile kastedilen, anonim şirketi taşıyan ana kolonlardır. Yukarıda verilen "ek ödeme yükümü" bu niteliktedir. Bir üçüncü kişinin meselâ büyük kredi veren bir bankanın paysahibine eş (temettü, tasfiye payı, genel kurula katılma gibi) haklarla do natılması veya yönetim kurulu kararlarında ona veto hakkı tanınması temel haklar düzenine; üye ol mayan bir kişinin yönetim kurulunda üye haklarına sahip kılınması, organsal yapıya aykırıdır. b) Sermayenin korunması. Bu ilkeyi (Genel Gerekçe 57 ve 66 numaralı paragraf), şirketin mal varlığının korunması ilkesinden ayırmak, ayrıca genel kurulun ve yönetim kurulunun devredilemez yetkileri ile karıştırmamak gerekir. İlkenin amacı Tasarının 379 (3), 380 (1), 384 ve 399 uncu mad delerinde görüldüğü gibi "sermaye"ye odaklanmıştır. Yedek akçelerin korunması tartışılabilir. Hük mün kapsamına, inter alia, sermaye paylarına faiz ödenmesi girer. 3. Bu geçersizlik sebebinde 2 numaralı halde olduğu gibi, bir üçüncü kişiye paysahibinin hak larına eşit düzeyde haklar tanınması değil, paysahibinin vazgeçilmez ve sınırlandırılamaz hakları nın kullanılmasının ihlâl edilmesi veya kısıtlanması söz konusudur. Inter alia, iptal davasının açıla bilmesinin yönetim kurulunun onayına tâbi tutulması; kâr elde etmek ve paylaşmak amacının terki; genel kurula giriş kartı verilmesinin veya Tasarının 437 nci maddesi uyarınca bilgi alma ve incele menin yönetim kurulunun istediği bir taahhütnamenin imzalanması şartına bağlanması; genel kuru la temsilci ile katılmanın (m. 425) yasaklanması, bağımsız ve kurumsal temsilciler için (madde 428) şirkete teminat yatırılması zorunluğunun getirilmesi gibi. Hükümde "özellikle" denilerek geçersizliğin sadece vazgeçilmez haklara özgülenmediği vur gulanmıştır. 4. Organların devredilemez yetkilerinin devrine ilişkin kararlar, aynı zamanda temel yapı ile de ilgilidir. Ancak hüküm organlar arası işlev ayrımı ilkesinin özellikle Tasarının 375, 397, 398 ve 408 inci maddelerinde yer alan düzenin korunmasını amaçlamaktadır. Hüküm devredilemez yetkilerin bütün halinde olduğu gibi münferiden devrinde de uygulanır.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

58 karar arasından seçildi
  1. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi · E. 2024/584 · K. 2024/537 · T. 17.04.2024
    İstinafRet
    6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 391.maddesinde eşit işlem ilkesine aykırı olan , anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen, pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren, diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespitinin mahkemeden istenebileceği düzenlenmiştir.
  2. 11. Hukuk Dairesi · E. 2021/7466 · K. 2023/1458 · T. 09.03.2023
    Daire kararıOnama
    bu durumda ana sözleşmedeki temsil hükümlerine aykırı şekilde davacı ortağın şirketin temsil ve ilzamında yer almaması sonucunu doğuran söz konusu kararın, şirket paydaşları yönünden eşit işlem ilkesine aykırı olduğu gibi pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki yönetime katılma haklarını ihlal edip, bunların kullanılmasını kısıtlayan nitelik taşıdığının anlaşıldığı, söz konusu kararın 6102 sayılı Kanun'un 391 inci maddesi uyarınca batıl olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
  3. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi · E. 2022/331 · K. 2022/604 · T. 17.06.2022
    İlk dereceRet
    Şirketi'nin ... tarih ve ...sayılı Yönetim Kurulu Kararı'nın davalı şirket’in pay sahibi olan müvekkilinin pay sahiplerinin vazgeçilmez haklarını ihlal eden ve kısıtlayan nitelikte bir karar olması sebebi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun madde 391/1-(c) uyarınca batıl olduğunun tespiti talebiyle ikame edildiğini, davalı şirketin aslen bir aile şirketi olduğunu, müvekkilinin, davalı şirkette ilk olarak 07.06.2007 tarihinde davalı şirket paylarının 75.000.022 adedini iktisap ederek pay sahibi sıfatını haiz olduğunu,

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Ticaret Hukuku

Anonim Şirket Yönetim Kurulu kararlarının hukuki geçerliliği denetlenirken, "Eşit İşlem İlkesi"ne aykırılığın yaptırımı nedir?

  1. A) Karar, alındığı andan itibaren "Yok" hükmündedir.
  2. B) Karar, "Batıl"dır (Geçersizdir).
  3. C) Karar, "İptal Edilebilir" niteliktedir; dava açılması gerekir.
  4. D) Karar, "Askıda Geçersiz"dir; genel kurul onayı ile geçerli hale gelir.
  5. E) Karar geçerlidir, ancak zarar görenler tazminat isteyebilir.

Bu maddeyle ilgili 4 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl