TTK Madde 52. Ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
Madde, ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerinde asliye ticaret mahkemesinin genel görevini düzenler. Bir yerde asliye ticaret mahkemesi bulunmadığında asliye hukuk mahkemesinin bu işlere bakabilmesini ve bu hâlde görev kuralına dayanılmamasının görevsizlik sonucu doğurmamasını kurar.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
(1)Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.2
(2)Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir.
(3)(Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
(4)(Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder.
- 1.(madde başlığı)Bu madde başlığı “2. Ticari davaların görüleceği mahkemeler” iken, 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
- 2.(1. fıkra)26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “davalara” ibaresi ise “davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine” şeklinde değiştirilmiştir.
Madde gerekçesi
Bu gerekçe kanunun ilk metnine aittir; madde o tarihten sonra 1 kez değişti. Bugünkü metni birebir açıklamayabilir.
Bu madde, ikinci fıkrasındaki değişiklik dışında, 6762 sayılı Kanunun 5 inci mad desinden, başlığı içerikle uyumlu hale getirilerek ve dili güncelleştirilerek alınmıştır. Maddenin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik şu sebeplere dayanmaktadır: 6762 sayılı Kanu nun 4 üncü maddesine, 28/4/2004 tarihli ve 25446 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 5136 sayılı Kanunla üçüncü bir fıkra eklenmiştir. Bu hüküm uyarınca, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile, Adalet Bakanlığınca, 6762 sayılı Ka nunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesin de olmak üzere denizcilik ihtisas mahkemeleri kurulur. Anılan mahkemelerin yargı çevresi Hâkim ler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir. Bu hüküm birçok yönden hatalı idi. İlk olarak, anılan hüküm bir mahkeme ile ilgili olduğu halde, ticarî davalara ilişkin 4 üncü maddeye eklenmiş ti. İkincisi, söz konusu mahkemelerin "asliye derecesinde" olacakları belirtilerek, ticaret mahkeme si olduklarının belirtilmesinden kaçınılmış, hatta bilinçli ifadeyle bu mahkemelerin ticaret mahke mesi olmayacakları vurgulanmıştı. Denizcilik ihtisas mahkemesine verilen bu konum 6762 sayılı Kanuna ve Tasarıya aykırıdır. Çünkü, anılan ihtisas mahkemesi, 6762 sayılı Kanunun Dördüncü Ki tabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara, yani 6762 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin, bi rinci fıkrasının (1) numaralı bendine göre mutlak ticarî davalara bakacaktır. 6762 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ticarî davaları bir yerde ticaret mahkemesi varsa- ticaret mahkemesi görür. Oysa, yeni düzenleme ile mutlak ticarî davaya ticaret mahkemesinin bakamama sı gibi 6762 sayılı Kanuna aykırı bir durum çıkmıştır. 6762 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin bi rinci fıkrasının (1) numaralı bendi ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası hükümleri değiştirilmeden 6762 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükmü korunamaz. Nihayet bu düzenleme, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe girmiş olan 5235 sayılı Kanuna da açıkça aykırıdır. Bu değerlendir melerle 6762 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının amacına uygun olarak, Tasarı, bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, bunlardan birinin ve ya bir kaçının Tasandan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortasına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirileceklerini hükme bağlamıştır. Böyle bir görevlendirme ya pılmışsa, o mahkeme veya mahkemeler başka hiçbir ticarî davaya bakmayacak, münhasıran deniz - 7 4 - ticareti ve deniz sigortası ile ilgili davaları görecektir. 6762 sayılı Kanunun aksine, "Dördüncü Ki tap" yerine "bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan" denilerek söz konusu mahkemenin bakaca ğı işler alanı amaca uygun olarak genişletilmiştir. Nitekim Limanlar Kanunu, Çevre Kanunu gibi çok sayıda başka kanunda da deniz ticaretine ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır; bu hükümlerden do ğan davalara da aynı mahkemelere bakılması mahkemenin gerçek anlamda uzmanlaşmasını sağlaya cağı gibi, tek bir olaydan doğan çeşitli uyuşmazlıkların (örneğin çatma, deniz kirliliği, enkaz kaldır ma, sigorta) farklı mahkemelerde görülmesi gibi amaca aykırı bir sonucu da önlemiş olacaktır. Nihayet maddenin üçüncü fıkrasına 11/10/1976 tarihli ve E. 1976/5, K. 1976/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına uygun bir değişiklik yapılarak, hükme "kararın sözle bildirimi veya tebliği ta rihinden itibaren on gün içinde açılacak davaya" ibaresi eklenmiştir. Bu ek ile Hukuk Usulü Muha kemeleri Kanununun 193 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne uyum sağlanmıştır.
Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge
Değişiklik geçmişi(4)
- 26.06.2012madde başlığı 26.06.2012 tarihinde 6335 sayılı Kanunla değiştirildi
- 26.06.20121. fıkra 26.06.2012 tarihinde 6335 sayılı Kanunla değiştirildi
- 26.06.20123. fıkra 26.06.2012 tarihinde 6335 sayılı Kanunla değiştirildi
- 26.06.20124. fıkra 26.06.2012 tarihinde 6335 sayılı Kanunla değiştirildi
Maddenin eski metinleri gösterilmiyor; yalnız hangi bölümün ne zaman, hangi kanunla değiştiği.
Atıflar(2)
Bu maddenin atıf yaptıkları
Bu maddeye atıf yapanlar
Bu maddedeki kavramlar
- Aksine hüküm
- Ticari dava
- Dava olunan şeyin değeri veya tutarı
- Deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davaları
- Görev ilişkisi
- Ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
19.331 karar arasından seçildiİçtihat ayrılığı olabilir: bu maddede en yeni Genel Kurul kararı (05.11.2025, onama) önceki Kurul kararlarının çoğunluğuna zıt yönde. Kararları metinleriyle birlikte okuyun.
- Hukuk Genel Kurulu E.2023/782 K.2025/33 T.2025-02-12Hukuk Genel KuruluBozmaYerleşik içtihat
Yine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı TTK) 4. maddesi gereğince aynı Kanun’da sayılan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava olarak olup bu davalara bakma görevi asliye ticaret mahkemelerine aittir (6102 sayılı TTK md. 5).
- Hukuk Genel Kurulu E.2023/604 K.2024/70 T.2024-02-07Hukuk Genel KuruluOnamaYerleşik içtihat
34. Görüldüğü üzere 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinde 6335 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası, ticari davalara asliye ticaret mahkemelerinin bakacağı hususu düzenlenmiş olup, 6102 sayılı Kanun'un 5/3 üncü maddesi gereğince asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüşmüştür.
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi · E. 2022/2147 · K. 2022/2589 · T. 17.11.2022İstinaf
uyuşmazlık Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanında bulunduğu, 6102 sayılı Yasanın 5/4 maddesi gereğince, ticari nitelikteki uyuşmazlığa bakmaya davanın açıldığı Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu,
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddenin ders anlatımı
- Görevli MahkemeTicaret Hukuku · 2 Ticari İş ve Ticari Yargı · 24:04
- Heyet Hâlinde Görülen Ticari DavalarTicaret Hukuku · 2 Ticari İş ve Ticari Yargı · 26:03
Bu maddeye özel soru
Tacir (A), işletmesi için Tacir (B)'den vadeli mal almış ve karşılığında bir çek vermiştir. Çekin süresinde ödenmemesi üzerine (B), (A)'ya karşı dava açmak istemektedir. Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A) Bu dava mutlak ticari davadır.
- B) Görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir.
- C) Çek bir kambiyo senedi olduğu için mutlak ticari iştir.
- D) Davadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu değildir.
- E) (B), temerrüt faizi olarak avans faizi talep edebilir.
Bu maddeyle ilgili 4 soru daha var
Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.
Platforma katıl