6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 530

Türk Ticaret Kanunu 530. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 530- (1) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli olan organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, pay sahipleri, şirket alacaklıları veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığının istemi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, yönetim kurulunu da dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler. Bu süre içinde durum düzeltilmezse, mahkeme şirketin feshine karar verir. (2) Dava açıldığında mahkeme, taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir. b) Haklı sebeplerle fesih

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

4 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2021/8313 E., 2023/2272 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Şti.'nin iyi yönetilemediğini ve yasaya aykırı muhasebe yapıldığına ilişkin alınan bilirkişi raporu gereğince 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 529, 530 ve 531 inci maddeleri gereğince şirketlerin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2021/8313 E.  ,  2023/2272 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/350 Esas, 2021/582 Karar KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2013/97 E., 2017/379 K. BİRLEŞEN DAVA : Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/398 E. Taraflar arasındaki asıl davada şirketin feshi ve birleşen davada ortaklıktan çıkarılma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl davada davalı- birleşen davada davacı... Paz. Tic. Ltd. Şirketi vekili ile asıl dava davalılardan ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin... Ayakkabı San. ve Tic. A.Ş.'nin 4000/12000 hisse ile ortağı bulunduğu, ... Paz. Org. San. Tic. Ltd. Şti.'nin 400/1200 hisse ile ortağı bulunduğu, 220/960 hisse ile ortağı bulunduğu... Deri Ürünleri Tekstil Gıda Tic. Ltd. Şti. ortağı bulunduğunu, davalı... Ayakkabı San. ve Tic A.Ş.'nin 2009 yılından bu tarafa şirket genel kurul yapmadığını, şirketin sadece kağıt üzerinde yönetim kurulu olmadan gayrifaal olarak varlığını sürdürdüğünü, şirket merkezi olarak kayıtlarda gösterilen adresin diğer davalı şirket olan... Satış Dağıtım Organizasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından bu şirketin merkezi ve imalat yeri olarak kullanıldığını,... Satış Paz. Org. San. ve Tic. Ltd. Şti. Şirket müdürleri tarafından usulsüz bir şekilde yönetildikleri Manisa 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/170 D. İş dosyası ile yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu sabit olduğunu,... Deri Ürünleri Ltd. Şti.'nin ise gayri faal olduğunu ve hiçbir iş yapmadığını, davalı... A.Ş.'nin sadece Ticaret sicili kayıtlarında var gözükmekte olduğunu, sadece Manisa İli, Merkez İlçesi, Veziroğlu Köyü 3885 parsel de bulunan Bahçeli fabrika binası ve müştemilatı ve tarla vasıflı Taşınmazın 472/871 hissesine sahip olduğunu, ... Satış Dağıtım Org. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin borçlu bir şirket olduğunu, şirketin mali işler müdürü olduğunu belirten ... tarafından Manisa 3 İş Mahkemesinin 2012/222 E. sayılı davasının 17.07.2013 tarihli duruşmasında tanık olarak vermiş olduğu beyanlarda kendisinin davalı şirketin mali işlerini yaptığını ve... Ayakkabı San. ve Tic. A.Ş.'nin gayri faal şirket olduğunu belirttiğini, ayrıca müvekkilinin diğer davalılar ..., ve ...'nın ortağı olduğu diğer davalı... Pazarlama Dağıtım Organizasyon Ltd. Şti.'nin davalı... A.Ş.'ye ait taşınmazda bulunan adresinde yapılan tespitte bu şirketin usulüne uygun idare edilmediği ve hesaplarının gayri resmi olmak üzere iki defter üzerinden yürütüldüğünün tespit edildiğini, yine aynı mahkemenin 2013/20 E. sayılı davası ile davalı şirketlere kayyum atanması için mahkemeden istemde bulunduğunu, yine... Sat. Dağ. Org. San. ve Tic. Ltd. Şti. Aleyhine Manisa 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/222 E. sayılı dosyası ile şirket müdürlerinin azli davasının müvekkili tarafından açıldığını, davalı şirketlerin gerek ortaklık yapıları gerekse organik ve fiili irtibatları nedeniyle bir bütün olarak ve numaralarını belirttikleri tespit dosyası ve diğer davalar ile birlikte ele alındığı zaman müvekkilinin davalı şirketlerin feshini istemekte haklı olduğunun ortaya çıkacağını ileri sürerek... Ayakkabı San. Tic. A.Ş.’nin 2009 tarihinden itibaren (4 yıldır) genel kurulunun toplanmaması, şirketin yönetim kurulunun olmaması, şirketin borçlu olması, gayrifaal olarak varlığını devam ettirmesi ve işletme konusunun imkansız hale gelmesi,... Deri ürn. Teks. ve Gıda Tic. Ltd. Şti.'nin hiçbir faaliyetinin olmaması,... Paz.Sat. Dağ. Org. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin iyi yönetilemediğini ve yasaya aykırı muhasebe yapıldığına ilişkin alınan bilirkişi raporu gereğince 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 529, 530 ve 531 inci maddeleri gereğince şirketlerin feshine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının davacı şirketin kurucusu ve ortağı olduğunu, davalının davacı şirketteki ortaklıkları ile asıl davada ki iki şirkette daha ortaklığı bulunduğunu, her üç şirketin de aile şirketi olduğu ve ayakkabıcılık sektöründe... markası altında üretilen ürünlerin tüketicinin beğenisinin kazandığını, kalitesinin tescillenmiş ürünler olduğunu, davalının şirket ortağı olmanın vakarına yakışmayacak şekilde ortağı olduğu şirketler ve diğer ortakları ... ile ... aleyhine hareket ettiğini, ortaklara hakaret, küfür ve tehditte bulunmuş Manisa Asliye Hukuk Mahkemelerinde ortakları aleyhinde davalar ikame etmiş bu davranışları artık çekilmez hale geldiğinden davalıdan bu davranışlarına son vermesi istenmiş bu davranışlar son bulmayınca anlaşarak ayrılmak istemişler davalıya teklifler sunulmuş, hatta kendilerinin dahi ayrılabileceklerini söylemişler, fakat davalı teklifleri kabul etmediği gibi zarar verici davranışlarına da devam etmiş, davacının mahkeme kararı ile çıkarılması gündemli ortaklar kurulu toplantısını yapmaya karar verdiklerini davacının bu toplantılara katılmadığını, davalının şirketlerdeki temsil yetkilerinin diğer ortaklarca usulsüz olarak kaldırıldığı, şirketin diğer ortakların menfaati doğrultusunda kötü yöneltildiği ve kendisinin şirketi sokulmadığı, şirketlere kayyım atanması iddiaları ile davalar açtığını, ayrıca davalının ortaklarına karşı hakaret ve küfürden dolayı Sulh Ceza Mahkemelerinde davalar açıldığını ve bu kamu davalarının sonuçlanarak davalının üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verildiğini, bütün bu davranışları ile kendisi ile şirket ortaklığının yürütülmesini çekilmez hale getiren davalının bizzat kendisi olduğunu, davalının ayrıca rekabet yasağına da aykırı davrandığını, dava konusu şirketlerde eskiden çalışan... ile oğlu olan...’ın ortak olduğu "Ayakkabı Toptan Ticareti" konulu işyerini kurduğunu, bu durumunda rekabet yasağına aykırı bir tutum ve davranış olduğunu ileri sürerek davalının şirket ortaklığından çıkarılmasını ve ayrılma akçesinin mahkemece tespit edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. 2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; diğer iki ortağın şirketi ile geçirmeyi zihinlerinde planladığını, müvekkilini şirketin merkezine sokmadıklarını, müvekkilinin kirasını ödemeyip, su, elektrik, ve doğalgazını kestirmek suretiyle ekonomik çöküntüye uğratarak kendi istedikleri duruma getirmeye çalıştıklarını, şirkette çalışan oğlu...’ı kovarak yine bir ekonomik zorluk yaratma gayreti ile birlikte istedikleri gibi çalışma ortamı yaratma amacı güttüklerini, müvekkilinin rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasında ise açılan işyeri ile müvekkilinin bir ilgisi ve bağlantısı olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davanın davalı şirketin feshine yönelik olduğundan şirket ortakları olan ..., ..., ... ve ... bakımından açılamayacağından bu davalılara yönelik açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine, davacı... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 2009 yılından bu yana genel kurul toplantılarını yapmadığı ve yönetim kurulu olmadan gayri faal olarak varlığını sürdürdüğünü iddia ederek feshini talep ettiğini, ancak 2008 tarihli Genel Kurul Toplantısında yönetim kurulu üyeliklerine 3 yıl süre ile ..., ... ve ...nın seçildiğini, 21.08.2013 tarihinde yönetim kurulu toplantısı yapıldığı ve bu toplantıda Genel Kurul Toplantısının yapılmasına yönelik karar alındığı ve bu karara istinaden 06.09.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde Genel Kurul Toplantısına davet yazısının ilan edildiği ve 23.09.2013 tarihinde Genel Kurul toplantısının yapıldığı, benimsenen bilirkişi raporuna göre ise aktif malvarlığının 7.964,450,55 TL olduğu, usulüne uygun organlarının teşekkül ettiği ve aktif mal varlığı ile ticari hayatın içerisinde bulunduğu gerekçesiyle bu şirket açısından davacının haklı nedenle fesih koşulları ispatlanamadığından davanın reddine,... Satış Pazarlama Organizasyon ve Ticaret Ltd. Şti.'nin usulsüz yönetildiğini yine... Deri Ürünleri Tekstil Gıda Ticaret Ltd. Şti.'nin gayri faal olduğu, herhangi bir iş yapmadığını iddia ederek feshini talep ettiğini, benimsenen bilirkişi raporunda... Deri Ürünleri Tekstil ve Gıda Ticaret Limited Şirketinin özvarlık değerinin 508.995,85 TL olduğu Üç El Pazarlama Satış Dağıtım Organizasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin özvarlığının 1.016.883,31 TL olduğu ve her iki şirketinde aktif malvarlıklarının bulunduğu,... Deri Ürünleri Tekstil ve Gıda Ticaret Limited Şirketinin kurulduğu 2002 yılından buyana aktif olarak yönetim organlarının oluştuğu ve kararların alındığı yine... Pazarlama Satış Dağıtım Organizasyon ve Ticaret Limitedd şirketinin kurulduğu 2007 yılından beridir aktif organlarının oluştuğu ve ticaret sicil gazetesinde ilanlarının yapıldığı ticari hayatta aslolanın şirketlerin devamı olduğu, alınan bilirkişi raporunda şirketlerin aktif malvarlıklarının olması ve her şirketin ayrı ticari defterlerini tutması ve yetkili kurullarının usulüne uygun oluştuğu ve aktif malvarlıkları ile ticari hayatlarına devam ettikleri gerekçesiyle haklı nedenle fesih koşullarının oluştuğu ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir. Birleşen davanın ise,... Pazarlama Satış Dağıtım Organizasyon ve Tic. Ltd. Şti.'nin 09.01.2013 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davalı ...'ın ortaklıktan haklı sebeple çıkarılması için mahkemeye müracat edilmesine karar verildiği, davacı şirketin ortaklarını ..., ... ve ... olduğu, ...'nun ortaklık payının %33.34, ...'nın ortaklık payının %33.33...'ın ortaklık payının %33.33 olduğu, ceza dosyalarında davalı ... ile diğer şirket yöneticileri ... ve ... arasında husumet oluştuğu, ceza dosyalarındaki kesinleşen Manisa 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/584 ve Manisa 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 201/270 E. sayılı dosyalarında davalı ... Hakkında hakaret suçunda ceza verilmesi ve kesinleşmesi nedeni ile ceza mahkemelerince eylemin oluş şekillerinin bağlayıcılığı olduğu ve olayların meydana gelişinde ...'ın kusurlu olduğu ve bu olaylar nedeniyle taraflar arasında güven ilişkisinin kalmadığı gerekçesiyle davalının davacı şirketten çıkarılması koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ayrılma akçesi olarak 338.927,21 TL'nin tespitine ve ayrılma akçesinin davacı tarafından ödenmesine, ayrılma akçesine karar tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davalının şirketteki hisselerinin diğer ortaklara eşit olarak devredilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı- birleşen davada davacı... Paz. Tic. Ltd. Şirketi vekili ile asıl dava davalılardan ... ve ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Asıl davada davalı-birleşen davada davacı... Paz. Tic. Ltd. Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; ayrılma akçesi yönünden hüküm kurulan miktarın fazla olduğunu, ayrılma akçesinin tespitine ilişkin bilirkişi raporunun 2015 yılına ait olduğunu yani karar tarihi ile arasında çok zaman geçtiğini, bu sürede şirketin ekonomik durumu, aktif ve pasif dengesinin değiştiğini, bunun yanı sıra ayrılma akçesine uygulanan faiz başlangıcının ortaklıktan çıkarılma kararının kesinleşmesi ile muacceliyet kazanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. 2.Asıl dava davalılardan ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava dosyası yönünden verilen kararın yerinde olduğunu, fakat birleşen davada hükmolunan ayrılma akçesinin miktarının fazla olduğunu ve faizin de kararın kesinleştiği tarihten itibaren uygulanması gerektiğini belirterek kararın bu yönden kaldırılmasına karar verilmesini talep istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava davalıları ... ve ...'nın istinaf istemlerinin taraf sıfatlarının olmadığı birleşen davaya yönelik olduğu anlaşıldığından birleşen davaya yönelik istinaf yetkileri bulunmaması sebebiyle taleplerinin reddine, birleşen davada davacı şirketin rayiç bedelinin bilirkişi raporu tarihi olan 31.07.2015 tarihine göre belirlendiği, hüküm tarihinin ise 30.11.2017 tarihi olduğu, mahkemece bu rapor benimsenerek rapor tarihine göre belirlenen bedel üzerinden ayrılma akçesinin hesap edildiği, ortaklıktan çıkarılmasına karar verilen ortağın payının, karar tarihine en yakın tarihteki şirket rayiç değerinin belirlenerek hesaplanması gerektiği, yargılama boyunca tarafların alınan bilirkişi raporundan karar tarihine kadar bu yönde herhangi bir talep veya itirazlarının bulunmadığı, istinaf başvurusunda da somut bir bilgi, belge sunulmadığından itibar edilmediğini, 6102 sayılı Kanun'un 641 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ortağın ayrılma akçesinin ayrılma tarihinde muaccel olduğu, bu tarihin mahkeme kararı ile meydana geldiğinde hükmün kesinleştiği tarih olduğu, ayrılma akçesine kararın kesinleşme tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken karar tarihinden itibaren faiz uygulanmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen dava yönünden ... Paz. Tic. Ltd. Şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; ayrılma akçesi yönünden hüküm kurulan miktarın fazla olduğunu, ayrılma akçesinin tespitine ilişkin bilirkişi raporunun 2015 yılına ait olduğunu yani karar tarihi ile arasında çok zaman geçtiğini, bu sürede şirketin ekonomik durumu, aktif ve pasif dengesinin değiştiğini, bunun yanı sıra ayrılma akçesine uygulanan faiz başlangıcının ortaklıktan çıkarılma kararının kesinleşmesi ile muacceliyet kazanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dosyada ... Deri Ürünleri Tekstil ve Gıda Ticaret Ltd. Şti.,... Ayakkabı San. ve Tic. A.Ş. ve... Pazarlama Satış Dağıtım Organizasyon ve Tic. Ltd. Şti.'nin feshi istemine ilişkindir. Uyuşmazlık birleşen davada, davalı ... z'ın şirket ortaklığından çıkarılması ve ayrılma akçesinin mahkemece tespit edilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Kanun'un 529, 530, 531 ve 641 inci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (3)

11. Hukuk Dairesi, 2018/4141 E., 2020/1354 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
organ eksikliğinin giderilmesi için kayyıma süre verildiği, müdür seçimi için olağan üstü genel kurulun toplantıya çağırıldığı, tüm paydaşların toplantıda temsil edildiği ancak oyların eşit çıkması nedeniyle şirket müdürünün seçilemediği, TTK 530. ve TTK 636/2. maddelerinde organ eksikliğinin giderilememesinin müeyyidesinin açıkça şirketin feshi olarak düzenlendiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile
11. Hukuk Dairesi         2018/4141 E.  ,  2020/1354 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18/02/2016 gün ve 2014/94 - 2016/112 sayılı kararı onayan Daire'nin 16/05/2018 gün ve 2016/10744 - 2018/3613 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin diğer ortağı davalı şahsın TTK 613. maddesinde düzenlenen bağlılık borcuna ve sırları koruma yükümlülüğüne aykırı davrandığını, gizli sözleşmeler imzaladığını, ...Teknik Danışmanlık ve Enerji Hizmetleri Ltd. Şti. adında aynı sektörde yeni bir şirket kurduğunu, bunun sözleşmenin münhasırlık başlıklı 3.5. madde hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, ortaklık ilişkisinin müvekkilleri hakkında çekilmez hale geldiğini, şirketin faaliyetinin durduğunu ve zarar ettiğini, davalı şirket müdürü olan ... görevinden istifa ettikten sonra şirketin müdürünün bulunmadığını, şirketin feshi için TTK 636/3 fıkrası anlamında haklı sebeplerin oluştuğunu, ayrıca TTK 636/2 fıkra hükmüne göre davalı şirkete müdür seçmesi için süre verilerek müdür seçilemediği takdirde organ eksikliği nedeniyle şirketin feshi gerektiğini ileri sürerek; davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirkete temsil kayyımı atandığı, organ eksikliğinin giderilmesi için kayyıma süre verildiği, müdür seçimi için olağan üstü genel kurulun toplantıya çağırıldığı, tüm paydaşların toplantıda temsil edildiği ancak oyların eşit çıkması nedeniyle şirket müdürünün seçilemediği, TTK 530. ve TTK 636/2. maddelerinde organ eksikliğinin giderilememesinin müeyyidesinin açıkça şirketin feshi olarak düzenlendiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile ...nin TTK 530 ve TTK 636/2 maddesine göre fesih ve tasfiyesine dair verilen kararın davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır. Davacılar vekili ve davalı ... vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacılar ve davalı ...'den ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 13/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2016/10744 E., 2018/3613 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
organ eksikliğinin giderilmesi için kayyıma süre verildiği, müdür seçimi için olağan üstü genel kurulun toplantıya çağırıldığı, tüm paydaşların toplantıda temsil edildiği ancak oyların eşit çıkması nedeniyle şirket müdürünün seçilemediği, TTK 530. ve TTK 636/2. maddelerinde organ eksikliğinin giderilememesinin müeyyidesinin açıkça şirketin feshi olarak düzenlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile
11. Hukuk Dairesi         2016/10744 E.  ,  2018/3613 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/02/2016 tarih ve 2014/94-2016/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili; müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduğunu, ancak davalı şirketin diğer ortağı olan davalı şahsın TTK 613. maddesinde düzenlenen bağlılık borcuna ve sırları koruma yükümlülüğüne aykırı davrandığını, müvekkillerine karşı sözlerini yerine getirmediğini, müvekkillerinden gizli sözleşmeler imzalandığını, ...Teknik Danışmanlık ve Enerji Hizmetleri Ltd Şti. adında aynı sektörde yeni bir şirket kurduğunu, bunun sözleşmenin münhasırlık başlıklı 3.5. madde hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, ortaklık ilişkisinin müvekkilleri hakkında çekilmez hale geldiğini, şirketin faaliyetinin durduğunu ve zarar ettiğini, davalı şirket müdürü olan ... ... görevinden istifa ettikten sonra şirketin müdürünün bulunmadığını, şirketin feshi için TTK 636/3 fıkrası anlamında haklı sebeplerin oluştuğunu ayrıca TTK 636/2 fıkra hükmüne göre davalı şirkete müdür seçmesi için süre verilerek müdür seçilemediği takdirde organ eksikliği nedeniyle şirketin feshi gerektiğini ileri sürerek davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili; şirketi temsilen kayyım atanması gerektiğini, şirketteki müdür eksikliğine davacı ... ...'nın sebep verdiğini, kendi kusuruna dayanarak fesih talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirkete temsil kayyımı atandığı, organ eksikliğinin giderilmesi için kayyıma süre verildiği, müdür seçimi için olağan üstü genel kurulun toplantıya çağırıldığı, tüm paydaşların toplantıda temsil edildiği ancak oyların eşit çıkması nedeniyle şirket müdürünün seçilemediği, TTK 530. ve TTK 636/2. maddelerinde organ eksikliğinin giderilememesinin müeyyidesinin açıkça şirketin feshi olarak düzenlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile ...nin TTK 530 ve TTK 636/2 maddesine göre fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemenin ara kararı uyarınca yasa gereği atanan kayyım ücretinin ve hükümde tasfiye memuru için öngörülen ücretin davacılar tarafından avans kabilinden yatırılmış ya da yatırılacak olmasına ve tasfiye sonunda bu ücretleri davalı şirketten alabileceğinin tabii bulunmasına, vekalet ücretine ilişkin (6) nolu hüküm fıkrasındaki “davacı” ibaresinin de “davacılar” olarak anlaşılacak olmasına göre, davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, 16/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2023/3158 E., 2024/1124 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
tam metni aç
n hallerde Türk Ticaret Kanunu'nun anonim şirketlere ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği, buna göre, Kooperatifler Kanunu'nun 98.maddesi yollamasıyla, anonim şirketlerde kayyım atanmasına ilişkin şart ve koşulların, TMK'nın 427/4 ve 6102 sayılı TTK'nın 530 ncu maddesinde düzenlendiği, anonim şirkete kayyım atanması için gerekli olan, şirket organlarının gerekli sayının altına düşmesi, genel
6. Hukuk Dairesi         2023/3158 E.  ,  2024/1124 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/831 E., 2023/853 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/339 E., 2021/518 K. 1- İlk derece mahkemesince, kooperatife kayyım atanması davasında, yönetim kurulunun TTK'nın 316. maddesi uyarınca ancak genel kurul kararı ile azledilebileceği, yönetim kurulunun böyle bir istemi reddi halinde davacı ortakların keyfiyeti önce genel kurula bildirip, buradan alacağı ret kararına karşı dava açabileceği, doğrudan mahkemeden kooperatife kayyım atanması talebinde bulunamayacağı gibi organ boşluğu da bulunmadığından bu nedenle de kayyım tayini istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesine göre, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunu'nun anonim şirketlere ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği, buna göre, Kooperatifler Kanunu'nun 98.maddesi yollamasıyla, anonim şirketlerde kayyım atanmasına ilişkin şart ve koşulların, TMK'nın 427/4 ve 6102 sayılı TTK'nın 530 ncu maddesinde düzenlendiği, anonim şirkete kayyım atanması için gerekli olan, şirket organlarının gerekli sayının altına düşmesi, genel kurul ve yönetim kurulu toplantılarının gerçekleştirilememesi, şirket yönetiminin sağlanamaması nedenlerinin sayıldığı, TTK'nın 364. maddesine göre ise, yönetim kurulu üyelerini görevden alma yetkisinin, TTK'nın 334/2. maddesi hükmü saklı olmak üzere, münhasıran genel kurula ait olduğu, ancak, somut olayda, kayyım atanması talep edilen davalı kooperatifte organ boşluğu bulunmadığı, genel kurul ve yönetim kurulu toplantılarının gerçekleştirildiği, davacılar tarafından genel kurula başvuru yapılmadan, kooperatif hasım gösterilerek ve müdürün azli talep edilmeksizin kayyım atanması talepli dava açıldığı için, davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3- Bu karara karşı süresinde davacılar vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davalı kooperatifte organ boşluğu bulunmadığı ve genel kurula başvurulmaksızın doğrudan kayyım atanması talepli dava açılmış olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacılar vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın temyiz edenlerden tahsilatta tekerrüre sebebiyet vermemek kaydıyla müştereken ve müteselsilen alınmasına, Dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 29.04.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ticaret Hukuku

Organ yokluğu (organların eksikliği) nedeniyle şirketin feshi davasını kimler açabilir?

A) Sadece Yönetim Kurulu.
B) Sadece Denetçi.
C) Pay sahipleri, şirket alacaklıları veya Ticaret Bakanlığı.
D) Sadece Cumhuriyet Savcısı.
E) Rekabet Kurumu.