TTK Madde 5423. Diğer tasfiye işleri

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

Madde, anonim şirket tasfiye memurlarının dış tasfiye aşamasındaki temel görevlerini sayar: şirket borçlarının ödenmesi, süregelen işlemlerin tamamlanması, aktiflerin paraya çevrilmesi, tasfiye paralarının bankaya yatırılması, vadesi gelmemiş borçların iskontosu, defter tutma, yıl sonu ve son tasfiye bilançoları ile pay sahiplerine bilgi verilmesi. Maddenin uygulanması tasfiye memurları bakımından ve tasfiye sürecindeki anonim şirketler için geçerlidir.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

(1)Tasfiye memurları;

a)Şirketin süregelen işlemlerini tamamlamak, gereğinde pay bedellerinin henüz ödenmemiş olan kısımlarını tahsil etmek, aktifleri paraya çevirmek ve şirket borçlarının, ilk tasfiye bilançosundan ve alacaklılara yapılan çağrı sonucunda anlaşılan duruma göre, şirket varlığından fazla olmadığı saptanmışsa, bu borçları ödemekle yükümlüdürler.

b)Tasfiyenin gerektirmediği yeni bir işlem yapamazlar.

c)Şirket borçları şirket varlığından fazla olduğu takdirde durumu derhâl şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine bildirirler; mahkeme iflasın açılmasına karar verir.

d)Tasfiyenin uzun sürmesi hâlinde, her yıl sonu için tasfiyeye ilişkin finansal tabloları ve tasfiye sonunda da kesin bilançoyu düzenleyerek genel kurula sunarlar.

e)Şirketin bütün mal ve haklarının korunması için düzenli ve görevinin bilincinde bir yönetici gibi gereken önlemleri alır ve tasfiyeyi mümkün olan en kısa sürede bitirirler.

f)Tasfiye işlemlerinin düzenli yürütülmesi ve güvenliği için gereken defterleri tutarlar.

g)Tasfiye sırasında elde edilen paralardan şirketin süregelen harcamaları için gerekli olan para dışında kalan paraları, bir bankaya şirket adına yatırırlar.

h)Vadesi gelmemiş borçları, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca kısa vadeli kredilere uygulanan oran üzerinden iskonto ederek derhâl öderler. Alacaklılar bu ödemeyi kabul etmek zorundadır. Kanun gereği iskonto edilmesi mümkün olmayan alacaklar bu hükümden müstesnadır.

i)Pay sahiplerine tasfiye işlerinin durumu hakkında bilgi ve istedikleri takdirde bu konuda imzalı belge verirler.

Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 446 ncı maddesi hükmüne nazaran birçok değişik liği içermektedir. Bu değişiklikler şu şekilde sıralanabilir: 1) 6762 sayılı Kanunun aksine anonim şirketlerin tasfiyesi kollektif şirkete yapılan gönderme lerle değil özgün olarak düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasının (a) bendi 6762 sayılı Kanun dan (dili güncelleştirilerek) alınmıştır. 2) Birinci fıkranın (b) bendi, 6762 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin birinci cümlesinin; (e) bendi aynı Kanunun 225 inci maddesinin; (f) bendi aynı Kanunun 227 nci maddesinin; (g) bendi aynı Kanunun 235 inci maddesinin bazı değişikliklerle tekrarıdır. Ancak (g) bendinde açıklamayı gerektiren bir değişikliğe yer verilmiştir. Şöyle ki; 6762 sayılı Kanunun 235 inci maddesine göre, tasfiye memurları, tasfiye sırasında elde edilen paraların bin Türk Lirasından fazlasını, Merkez Ban kasına ve Merkez Bankası bulunmayan yerlerde muteber bir bankaya şirket adına yatırmak zorun daydılar. 1926 tarihli Ticaret Kanunundan gelen bu hüküm ile tasfiye sırasında elde edilen parala- rm güvenliği sağlanmak istenilmişti. Bugün bu düzenleme anlamsızlaşmıştır. Gerçekten, Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği 1957 yılına nazaran bugün bu paranın herhangi bir satın alma gücü kalmamıştır. Öte yandan yatırılması zorunlu para miktarı ile ilgili kesin bir rakam koymanın doğru olmayacağı da anlaşılmıştır. Bu nedenle yeni metinde; şirketin elektrik, su, telefon gibi cari harca maları için gerekli olan belirli bir paranın şirket kasasında bulundurulmasının gerekli olacağı düşü nülmüş, bunun dışında kalan tasfiye sırasında elde edilen paraların bir bankaya şirket adına yatırıl ması zorunluluğu getirilmiştir. 3) Öte yandan 6762 sayılı Kanunun 235 inci maddesi metninde tasfiye paralarının yatırılacağı banka ile ilgili olarak bu bankanın Merkez Bankası veya Merkez Bankasının bulunmadığı yerlerde muteber diğer bir banka olması gerektiği hususu ifade edilmiştir. Oysa, Bankalar Kanunu mute ber/muteber olmayan banka ayırımı yapmamaktaydı ve kanunlara uygun olarak faaliyet gösteren tüm bankalar muteber kabul edilmek zorundaydı. Kaldı ki, bu kanuna uygun olarak faaliyet göster meyen bankaların faaliyetlerini devam ettirmelerine esasen izin de verilemezdi. Bu nedenle, önce likle Merkez Bankası ibaresi Merkez Bankasının bu işler için uygun bir banka olmadığı ve mevzu atının bu şekilde çalışmasına izin vermediği gerekçesiyle metinden çıkarılmıştır. Öte yandan, me tindeki "muteber" ibaresi de yukarıda zikredilen sebeple çıkarılmış ve paranın mevduat toplama yetkisini haiz herhangi bir bankaya yatırılması gerekli ve yeterli görülmüştür. 4) (h) bendi maddeye yeni eklenmiş olmakla birlikte 6762 sayılı Kanunun 450 nci madde atfı dolayısıyla anonim şirketlerde de uygulanan aynı Kanunun 236 ncı maddesi hükmünün bir tekrarı dır. Bu bent, 6762 sayılı Kanun döneminde var olan bir çelişkiyi ortadan kaldırmakta ve bir açıklık getirmektedir. Gerçekten, 6762 sayılı Kanunun 445 inci maddesinin üçüncü fıkrası "henüz muaccel olmayan borçların notere tevdi edilmesi veya teminatla karşılanması" yükümlülüğünden bahseder ken; aynı Kanunun 450 nci madde yollamasıyla anonim şirketlerde de uygulanacak olan 6762 sayı lı Kanunun 236 ncı maddesi "vadesi henüz gelmemiş borçların tasfiye memurlarınca iskontonun tenzili suretiyle derhal ödeneceğinden" bahsetmektedir ve bu hükümlerden hangisinin uygulanacağı hususu açık bir çelişki oluşturmaktadır. Öğretide, müeccel borçları iskonto ile ödeme imkânı varken, şirkete hiçbir fayda sağlamayan notere tevdi veya teminatla karşılama yolunu tercih edip vadeyi bek lemenin mantıksız olduğu ifade ediliyordu. Öte yandan böyle bir durumda tasfiye memurlarının is kontonun tenzili suretiyle derhal ödemede bulunmalarının tasfiye memurlarının düzenli ve görevinin bilincinde bir yönetici gibi hareket etmelerinin de bir gereği olduğu kabul olunuyordu. Yeni metin, birbiriyle çelişki oluşturan hükümlerden ikincisi lehine tercihte bulunmak suretiyle hem var olan çe lişkiyi ortadan kaldırmış hem de hukuka ve hakkaniyete daha uygun olan bir çözümü tercih ederek; ayrıca tevdi ve teminat gibi yükümlülüklerden arındırarak tasfiye prosedürünü basitleştirmiştir.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge

Bu maddedeki kavramlar

  • İskonto
  • Tasfiye memuru
  • Dış tasfiye
  • İlk tasfiye bilançosu
  • Tasfiyenin gerektirdiği işlem
  • Yıl sonu tasfiye finansal tabloları

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

35 karar arasından seçildi
  1. 11. Hukuk Dairesi · E. 2023/3450 · K. 2024/5268 · T. 26.06.2024
    Daire kararıOnama
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 07.01.2022 tarihli bilirkişi raporu sonucunda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 542 nci maddesinin birinci fıkrasına göre tasfiye memurlarının görevlerinin ihlal edildiğine ilişkin olarak davacının davasını kanıtladığı sonucuna varmak mümkün olmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
  2. 11. Hukuk Dairesi · E. 2022/230 · K. 2023/3449 · T. 01.06.2023
    Daire kararıBozma
    davacı şirkete Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/483 E. sayılı dosyasından verilen karar ile ... tasfiye memuru olarak atandığı, 6102 sayılı Kanun'un 542 nci maddesinde tasfiye memurunun yetkileri arasında dava açma olmadığı,
  3. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi · E. 2025/131 · K. 2025/298 · T. 10.04.2025
    İlk derece
    Genel Müdürlüğün alacaklarının banka hesabına depo edilmemesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 542'nci maddesi uyarınca şirket borçları şirket varlığından fazla olduğu halde tasfiye memurunca şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine bildirmek suretiyle iflas davası açılmaması nedeniyle tasfiye memuru... tarafı

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddenin ders anlatımı

  • Sona Erme ve Tasfiye
    Ticaret Hukuku · 8 Anonim Şirket - 2 · 61:18
Ders videosunu platformda izle

Bu maddeye özel soru

Ticaret Hukuku

Adi şirketin tasfiyesinde "iç tasfiye" aşamasında yapılacak işlem aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A) Şirket borçlarının üçüncü kişilere ödenmesi
  2. B) Şirket alacaklarının tahsili
  3. C) Ortakların sermaye paylarının iadesi ve kâr/zarar dağıtımı
  4. D) Şirket mallarının paraya çevrilmesi
  5. E) Yöneticilerin sorumluluk davası