6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 547

Türk Ticaret Kanunu 547. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 547- (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. D) Tasfiyeden dönülmesi

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

66 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2008/13103 E., 2010/4508 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
isimli firmayı kurduklarını ve ...fen A.Ş’nin yönetim kurulu üyeliğini üstlenerek TTK’nun 547. maddesinde düzenlenen rekabet yasağını ihlal ettiklerini, ...Vet Ltd.Şti.'nin ticari itibarı, müşteri porföyü, mal varlığı ve elemanlarından istifade ederek ...fen A.Ş lehine menfaat temin ettiklerini ileri sürerek, TTK’nun 547.
11. Hukuk Dairesi         2008/13103 E.  ,  2010/4508 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/04/2008 tarih ve 2005/588-2008/216 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı gerçek kişilerin dava dışı ...Vet. Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortakları olduğunu, müvekkili ile davalılar arasında uyuşmazlık çıktığını, müvekkilinin müdürlük görevinden alındığını, davalı gerçek kişilerin eşleri ile birlikte ...Vet Ltd. Şti. ile aynı ticari alanda faaliyet gösteren ...fen A.Ş. isimli firmayı kurduklarını ve ...fen A.Ş’nin yönetim kurulu üyeliğini üstlenerek TTK’nun 547. maddesinde düzenlenen rekabet yasağını ihlal ettiklerini, ...Vet Ltd.Şti.'nin ticari itibarı, müşteri porföyü, mal varlığı ve elemanlarından istifade ederek ...fen A.Ş lehine menfaat temin ettiklerini ileri sürerek, TTK’nun 547. maddesinde düzenlenen rekabet yasağının ihlali sebebiyle ...fen A.Ş. lehine davalılar tarafından yapılmış ve yapılacak ticari işlerin ...Vet.Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti. hesabına yapılmış sayılmasına, bu işlerden doğan ve bilirkişi incelemesiyle saptanacak her türlü hak, menfaat, mal ve alacakların ...Vet.Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti.'ne bırakılarak davalılar tarafından müştereken ...Vet Hayvancılık Ltd. Şti.'ne ödenmesine, her türlü tazminat ve iptal davası haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, müvekkillerinin ...fen A.Ş. isimli şirketi kurduklarının doğru olduğunu, ancak ...fen A.Ş’de müdür olmadıklarını, ...fen A.Ş’nin çalışmasının ...Vet Ltd.Şti’nin çalışmalarını desteklediğini, olumsuz yönde etkilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taraf, davalıların TTK’nun 547. maddesine göre haksız rekabette bulunduklarını ileri sürmüş ise de ...Vet Ltd.Şti. anasözleşmesinde yönetimdeki kişilerin ... Fen A.Ş’i kurmaları ve yönetici olarak bulunmalarına engel halin olmadığı, TTK’nun 547. maddesi anlamında haksız rekabetin unsurunun oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, TTK’nun 547. maddesinde düzenlenen rekabet yasağına aykırı davranıldığının tespiti, davalılar tarafından bu yasağa aykırı olarak yapılan işlerin dava dışı ...Vet.Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti. adına yapılmış sayılması ve bu işlerden doğan hak ve menfaatin ...Vet. Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti’ne ödenmesi istemine ilişkindir. TTK’nun 547. maddesinde "Müdür olan bir ortak, diğer ortakların muvafakati olmadan şirketin uğraştığı ticaret dalında ne kendi ve ne de başkası hesabına iş göremeyeceği gibi başka bir işletmeye mesuliyeti tahdid edilmemiş ortak, komanditer ortak veya limitet şirketin azası sıfatıyla iştirak dahi edemez. Bu yasak, mukaveleye konacak hükümle bütün ortaklara teşmil edilebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece, dava dışı ...Vet Ltd. Şti. anasözleşmesinde yönetimindeki kişilerin ... Fen A.Ş’i kurmaları ve yönetici olarak bulunmalarına engel halin olmadığı, TTK’nun 547. maddesi anlamında haksız rekabetin unsurunun oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalıların dava dışı ...Vet Ltd. Şti’nin müdürleri oldukları, davalı gerçek kişiler ve eşleri ile birlikte davalı ... Fen Vet. Malz. Hayvancılık Paz. San. Tic. A.Ş’i kurdukları, her iki şirketin iştigal konularının aynı olduğu, davalı gerçek kişilerin anasözleşme ile davalı şirketin kuruluşunda 2 yıl süre ile yönetim kurulu üyesi oldukları sabit olup mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı davacı vekili 20.02.2008 havale tarihli dilekçe ile davalı gerçek kişilerin davalı şirkette fiilen çalıştıkları, kuruluşta yönetim kurulu üyesi oldukları, rekabet yasağını ihlal ettikleri yönünde ciddi itirazlar ileri sürmesine rağmen bu hususlar üzerinde değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

11. Hukuk Dairesi, 2024/5445 E., 2024/7213 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAntalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
tam metni aç
ken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olması, bu durumda şirketin tüzel kişiliğinin ihyası için dava açılabilecek olması, davacının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesinde sınırlı olarak sayılan kişilerden olması, sicilden terkin edilmiş şirketin taraf olduğu davanın bulunması
11. Hukuk Dairesi         2024/5445 E.  ,  2024/7213 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/257 Esas, 2024/1104 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/920 E., 2023/949 K. Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulü ile sınırlı ihya kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı tasfiye memuru vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların, Manavgat İş Mahkemesinin 2023/197 E., 2023/199 E. ve 2023/201 E. sayılı dava dosyalarında da davacı olduklarını, davaların 12.04.2023 tarihinde açıldığını, 28.09.2023 tarihli ön inceleme tutanağında davalı şirketin ticaret sicilden terkin edildiği belirtilerek davalı şirketin ihyası için taraflarına yetki ve süre verildiğini beyan ederek ... Özel Güvenlik Hizmetleri ve Eğitim Kurumları Ltd. Şti.'nin ihyasına, ticaret siciline yeniden tesciline, şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; söz konusu tasfiye halinde ... Özel Güvenlik Hizmetleri ve Eğitim Kurumu Ltd. Şti.'nin; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile ilgili mevzuat gereği 02.01.2023 tarihinde yapılan genel kurul kararı ile tasfiyesine başlanıldığını ve tasfiye işlemlerinin tamamlayarak 04.05.2023 tarihli genel kurul kararı ve tasfiye memuru ... tarafından hazırlanan tasfiye sonu bilançosuna istinaden 04.05.2023 tarihinde terkin edildiğini, tasfiye ve terkin işlemlerinin Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili mevzuat gereği şirketin yetkili organları tarafından yerine getirildiğini beyan ederek yargılama giderlerinden sorumlu olmadıklara karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tasfiye memuru davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dışı limited şirketin 02.01.2023 tarihinde yapılan genel kurul kararı ile tasfiyeye başlandığını ve tasfiye işlemlerini tamamlayarak 04.05.2023 tarihli genel kurul kararı ve tasfiye memuru ... tarafından hazırlanan tasfiye sonu bilançosuna istinaden 04.05.2023 tarihinde terkin edildiği, şirket tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden terkin ile sona erecek olması, tüzel kişiliğin sona ermesi için de tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanmasının gerekmesi, şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olması, bu durumda şirketin tüzel kişiliğinin ihyası için dava açılabilecek olması, davacının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesinde sınırlı olarak sayılan kişilerden olması, sicilden terkin edilmiş şirketin taraf olduğu davanın bulunması (Manavgat İş Mahkemesi 2023/197 E., 2023/199 E. ve 2023/201 E.), tasfiyeye giren şirketin tasfiye işlerini yürütüp sonuçlandırmak üzere atanan tasfiye memurlarınca tasfiyenin gereğince yapılmadığı veya şirketin yeniden ihyası suretiyle ek tasfiye işlemleri yapılması gerektiği durumlarda şirketin ihyası istemiyle açılan davalarda yasal hasım durumunda olması, yine Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yasal hasım olması, yargılama harç ve giderlerinin sorumlu tutulmalarının mümkün olmaması, nedenleri ile şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurunun tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirilmesine ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne, Manavgat Ticaret Sicili'nin 6240 numarasında kayıtlı Tasfıye Halinde ... Özel Güvenlik Hizmetleri ve Eğitim Kurumu Limited Şirketi'nin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması için tüzel kişiliğinin ihyasına, sicile yeniden kaydına, tasfiye memuru olarak son tasfiye memuru olan ...'in atanmasına, ihya ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin kararın Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil ve ilanına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen dava dosyaları ile sınırlı olacak şekilde ihya kararı verilmesini ve taraflarının işbu dosyalarda temsile yetkili kimse olarak müvekkilinin atanması gerektiğini, dolayısıyla şirketin tümden ihyası ile ticaret siciline yeniden tesciline karar verilmemesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." şeklinde düzenlenmiştir. Bahsi geçen maddenin ikinci fıkrası uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra alacaklıların alacağının tahsili istemli dava açması durumunda mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilirse tasfiye olunan şirketin sadece bu işlemlerin yapılması için yeniden tesciline karar verileceği hususunun düzenlendiği, somut olayda, davacılarca Manavgat İş Mahkemesinin 2023/197 E., 2023/199 E. ve 2023/201 E. sayılı dosyalarıyla işçilik alacaklarının tahsili için ihyası istenilen şirkete dava açılmış olmakla; ilk derece mahkemesince ek tasfiye kararının açılan bu davalar ve bu davaların işlemleri ile sınırlı tutulmaması hatalı olduğundan davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüyle; ...'nün 6240 sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin edilen Tasfıye Halinde ... Özel Güvenlik Hizmetleri ve Eğitim Kurumu Limited Şirketi'nin Manavgat İş Mahkemesinin 2023/197 E., 2023/199 E. ve 2023/201 E. sayılı dava dosyaları ve bu dosyaların işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyası ile ek tasfiye işlemleri için ticaret siciline yeniden tesciline, Tasfiye memuru olarak son tasfiye memuru olan ...'in (TC: 43174822764) atanmasına, ihya ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin kararının Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil ve ilanına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı tasfiye memuru vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların alacak davalarının derdest olduğunu, alacak iddialarının henüz ispatlanamadığını, davacıların alacak davalarının kabul edilip edilmeyeceğinin henüz bilinmediğini, dava dışı şirketin yeniden sicile tescil edilmesinin yükümlülüklerinin artmasına sebep olacağını, bu sebeple alacak davasının ihya davası açısından bekletici mesele yapılması gerektiğini, bu sebeple temyiz yoluna başvurmuştur. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirketin ihyası istemine ilişkin olup uyuşmazlık ihyanın sınırlı olarak yapılması gerekip gerekmediği hususlarındadır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı tasfiye memurunca temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2022/2124 E., 2023/5347 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
tam metni aç
6102 sayılı Kanun' un 547 nci maddesi.
11. Hukuk Dairesi         2022/2124 E.  ,  2023/5347 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/1292 Esas, 2021/2267 Karar HÜKÜM :Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ :Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI :2019/154 E., 2021/43 K. Taraflar arasındaki şirketin ihya davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddi ile kararın usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesi ile hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesi gereğince kiracı Paklar Petrol Ür. Yak. Day. Tük. Mal. Mob. ve Teks. Ür. Paz. Tic. Ltd. Şti.'nin kanuni yükümlülüklerini yerine getirmediğini, kiralananları teslim etmeyeceğinin (keza borçlarını ödemeyeceğinin) anlaşılması ve davalı şirketin ileride telafisi imkansız zararlarla karşılaşmasının önlenmesi için, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/544 E. sayılı "kiralananın iade ve teslimi" davası açıldığını ancak davalı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun geçici 7 nci maddesi uyarınca ticaret sicilinden silindiği ve tüzel kişiliğin sona erdiğinin öğrenildiğini ileri sürerek davalı şirketin husumet sıfatının devam edebilmesi için davacı şirket alacaklarının tahsili için yapılan icra takibinde davalı şirkete husumet yöneltilebilmesi için Paklar Petrol Ür. Yak. Day. Tük. Mal. Mob. ve Teks. Ür. Paz. Tic. Ltd. Şti.'nin Düzce Ticaret Sicilinden silinme kaydının kaldırılarak yeniden tüzel kişilik kazandırılmasına yönelik ihya kararı verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde belirtilen hususları ve açılan davayı kabul etmediğini, davacı şirketin herhangi bir alacağı kalmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin ödenmemiş borcu ve teslimi gerekenler var iken tasfiye yapılmasının mümkün olmayacağı, şirket yetkilisinin ihya istemekte hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ...'nün 195 Sicil numarasında kayıtlı olup ticaret sicilden resen terkin edilen Paklar Petrol Ürünleri Yakacak Dayanıklı Tüketim Malları Mobilya ve Tekstil Ürünleri Pazarlama Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına, söz konusu şirketin yeniden ticaret sicile tesciline ve bu durumun ticaret sicil gazetesinde ilanına, şirketin ihyası ve sonrasında yeniden tasfiye işlerini yapmak üzere şirketin son yetkilisi ...'ın atanmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Paklar Petrol Ürünleri Yakacak Dayanıklı Tüketim Malları Mobilya ve Tekstil Ürünleri Pazarlama Ticaret Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Paklar Petrol Ürünleri Yakacak Dayanıklı Tüketim Malları Mobilya ve Tekstil Ürünleri Pazarlama Ticaret Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin Ticaret Sicilden usulüne uygun terkin edilmiş olup şirketin ihyasını gerektiren yasal şartların oluşmadığını, davalı şirkete karşı açılan işbu davada zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının 2013 yılında Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde alacaklılara yapılan çağrılara karşılık hiçbir işlem yapmadığını, yıllar sonra işbu davanın açılmasının haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine dayalı olarak açılan ihya davalarında terkin edilen şirket temsilcisine husumet düşmeyeceği, anılan madde uyarınca sicilden terkin edilen ve bu suretle tüzel kişiliği de sona eren şirkete ihya davasında husumet yöneltilmesi mümkün olmayıp ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne husumet tevcihinin yeterli ve gerekli olduğu, davalı şirkete husumet yöneltilmesi ve yerel mahkemece bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi ve dava dışı şirketin İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/544 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmesi gerekirken bu konuda hükümde herhangi bir ibare bulunmamasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı şirket vekilinin sair yönlere ilişkin istinaf isteminin reddine, mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davalılar ... ve tasfiye memuru ... yönünden açılan davanın kabulüne, ...'nün 195 Sicil numarasında kayıtlı olup ticaret sicilden resen terkin edilen Paklar Petrol Ürünleri Yakacak Dayanıklı Tüketim Malları Mobilya ve Tekstil Ürünleri Pazarlama Ticaret Ltd. Şti.'nin, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/544 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına söz konusu şirketin yeniden ticaret sicile tesciline, ve bu durumun ticaret sicil gazetesinde ilanına, şirketin ihyası ve sonrasında yeniden tasfiye işlerini yapmak üzere şirketin son yetkilisi ...'ın atanmasına, davalı Paklar Petrol Ürünleri Yakacak Dayanıklı Tüketim Malları Mobilya ve Tekstil Ürürnleri Pazarlama Ltd. Şti ne açılan davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirket vekil ile temsil edilmediğinden davalı şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... dışındaki davalıların vekillerinin bulunmadığını, yine davalı şirket yönünden verilen red kararının da usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... sicilden usulüne uygun şekilde terkin edildiğini, ihya için gereken yasal şartların oluşmadığını, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Kanun' un 547 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemesinde gerekçeli kararda ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine göre terkin edildiği belirtilmiş ise de Düzce Sicil Müdürlüğü'nden gelen yazıda ihyası istenen şirketin 28.12.2012 tarihinde tasfiyeye girerek 22.12.2015 tarihinde tasfiye sonucu terkin edildiği bildirilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesine göre terkin edildiği gözetilmeksizin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine göre terkin edildiği şeklinde yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2. Kabule göre de; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3.Davalı şirketin 6102 sayılı Kanun' un 547 nci maddesi gereğince sicilden terkin edildiği ve tüzel kişiliğinin hukuk aleminde ortadan kalktığı halde terkin edilen şirkete husumet yöneltilerek kendisini vekil ile temsil ettirmediği halde şirket lehine vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2021/7191 E., 2022/2157 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
tam metni aç
İlk Derece Mahkemesince, TTK’nın 547/1 maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde
11. Hukuk Dairesi         2021/7191 E.  ,  2022/2157 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 04.01.2021 tarih ve 2020/672 E- 2021/2 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 24.06.2021 tarih ve 2021/533 E- 2021/848 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan olan alacağının tahsili için başlattığı takibin davalıların itirazı ile durması üzerine açılan İstanbul Anadolu 14. İş Mahkemesinin 2020/52 esasına kayden açılan itirazın iptali davasında tüzel kişiliğinin ihyası davası için kendilerine süre verildiğini belirterek, Foura İnş. San ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, TTK’nın 547/1 maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler." düzenlemesi olduğu, dava dilekçesinde açıklanan sebeplerle davalı şirketin yukarıda anılan hükümler gereğince ihyasının mümkün olduğu, davanın yalnızca İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ve tasfiye sonucu terkin edilen davalı şirketin tasfiye memuruna husumet yöneltilerek açılması, bundan başka TTK 547/1.maddesinde yer alan kesin yetki kuralı nedeniyle ve terkin edilen şirketin sicil adresinin Beyazıt/İstanbul olduğu gözetilerek yetkili Mahkemenin belirlenmesi gerektiği, pasif husumet ehliyeti kalmayan davalı şirket hakkında davanın usulden reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın husumet ehliyetine ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, davada hasım gösterilen şirketin dava tarihi itibariyle ticaret sicilinden terkin edildiği ve tüzel kişiliğinin sona erdiği, bu nedenle, davalı şirketin taraf ehliyetinin olmadığı, HMK'nın 114/1.d maddesi uyarınca, taraf ehliyetinin bulunmasının dava şartı olduğu, HMK'nın 115/2.maddesi uyarınca, davalı şirket hakkındaki davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği, bu durumun ilk derece mahkemesince tespit edildiği halde, hüküm bölümünde, taraf ehliyeti yerine pasif husumet ehliyetinden söz edilmiş olmasının sonuca etkili olmadığı, gerekçesiyle davacı vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesine göre sicilden terkin edilen şirket hakkında iş mahkemesinde açılan dava nedeniyle şirketin ihyası talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince dilekçeler aşaması tamamlanmadan ve ön inceleme duruşması yapılmadan yazılı şekilde verdiği karar, Bölge Adliye Mahkemesince değişik gerekçe ile esastan red edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) iki temel yargılama usulü düzenlenmiştir. Bunlar yazılı (m.118-186) ve basit (m.316-322) yargılama usulleri olup, davanın açıldığı mahkemeye ve uyuşmazlığın niteliğine göre uygulanacak yargılama usulü farklılık göstermektedir. Basit yargılama usulünün nasıl yapılacağı HMK’nın 316 ve devamı maddelerinde, basit yargılama usulünde ön incelemenin nasıl yapılacağı ise aynı Kanunun 320. maddesinde düzenlenmiştir. Belirtilen maddelere göre; basit yargılamada; dava ve cevap dilekçesinin verilmesinden sonra ön inceleme duruşması yapılması (m.320), ön inceleme duruşmasına tarafların meşruhatlı davetiye ile (m.322 ve m.139) ile davet edilmesi ve ön inceleme duruşmasının (m.320) tamamlanması gerekmektedir. Davanın niteliği gereği mahkemece, basit yargılama usulünü uygulamalı duruşma açılarak tarafların dinlenilmesi ve böylece hukuki dinlenilme hakkı tanınarak karar verilmesi gerekmektedir. Taraflara hukuki dinlenilme hakkının verilmesi Anayasal bir haktır. Anayasa’nın 36.maddesine göre, teminat altına alınan iddia ve savunma hakkı ile adil yargılanma hakkı hukuki dinlenme hakkını da içermektedir. Yine İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nde de hukuki dinlenilme hakkı adil yargılanma hakkı içerisinde teminat altına alınmıştır. 6100 sayılı HMK’nın 27. maddesi hükmüne göre, “davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirilmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir”. Bu itibarla, mahkemece 23.12.2020 tarihinde tevzi edilen dava dosyasında taraflara tebligat çıkarılmadan ve ön inceleme duruşması açılmadan 04.01.2021 tarihinde dosya üzerinde karar vererek, hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan red kararı doğru görülmemiş, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21/03/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun bulunmasına, davada husumet tevcih edilen şirketin tasfiye sonucu ortaklar kurulu kararı ile sicilden terkin edilmiş olması nedeniyle husumetin Ticaret Sicil Müdürlüğü ve tasfiye memuruna yönetilmesi zorunluluğu karşısında davada HMK hükümlerine aykırı davranılmış olmasının sonuca bir etkisinin bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekirken yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyız.
6. Hukuk Dairesi, 2021/662 E., 2021/883 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSamsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
tam metni aç
madde hükmü yollamasıyla dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi, “ (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkem
6. Hukuk Dairesi         2021/662 E.  ,  2021/883 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacılar vekili, müvekkillerinin .... Konut Yapı Kooperatifi aleyhine tapu iptali ve tescil istemiyle Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/147 esas sayılı dosyası üzerinden dava açtıklarını, ayrıca anılan kooperatiften olan alacaklarının tahsili amacıyla kooperatif aleyhine Ordu 1. İcra Müdürlüğü’nün 2011/3045 ve 2015/155 esas ile Ordu 2. İcra Müdürlüğü’nün 2011/5903 esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, dava dosyası Yargıtay’da inceleme aşamasında iken ve icra takipleri devam ederken kooperatifin sicilden terkin edildiğini, tasfiye işlemlerinin yasaya uygun olmadığını, kooperatifin yeniden ihyası gerektiğini ileri sürerek Kıyıkent Konut Yapı Kooperatifi’nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Giresun ... davaya cevap vermemiştir. Diğer davalılar davanın reddini istemişlerdir. İlk derece mahkemesince davanın kabulü ile .... Konut Yapı Kooperatifi’nin ihyasına karar verilmiş, karara karşı davalı tasfiye memurları vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce; “Mahkemece taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, Kooperatif tarafından aleyhlerine icra takibi bulunduğu sırada ve Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/556 Esas, 2011/114 Karar sayılı dava dosyasında davalı konumda bulunduğu halde Kooperatif'in tasfiyesi ile sicilden terkin edilmesinin yerinde olmadığı, mahkemece verilen kararın dosya içerisinde mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu” gerekçesiyle davalı tasfiye memurlarının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar davalı tasfiye memurları vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı tasfiye memurlarının temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2) Dava, tasfiyesine karar verilen kooperatifin yeniden ihya edilmesi taleplidir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. madde hükmü yollamasıyla dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi, “ (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü içermektedir. Buna göre ilk derece mahkemesince dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 547. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında açıklandığı şekilde hüküm kurulması gerekir. Mahkemece hüküm fıkrasında kooperatif tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına, ticaret siciline yeniden kaydına, terkin işleminin iptaline, tasfiye memuru olarak kooperatifin en son tasfiye kurul üyeleri Cevdet Turan ve davalılar ... ve ...’un atanmasına, karar kesinleştiğinde kooperatifin yeniden Giresun ...’ne tesciline ve ihya kararının ilanına karar verilmiş, ayrıca “Mahkemenin 2011/147 esas 2014/323 karar sayılı dosyası ile Ordu 1.İcra Müdürlüğünün 2017/227 esas sayılı takip, Ordu 2. İcra Müdürlüğünün 2017/625 esas, Ordu 1. İcra Müdürlüğünün 2015/155 sayılı takip dosyasında adı geçen kooperatifin sorumluluğunun aynen devamına” da karar verilmiştir. Bu şekilde kooperatifin anılan dava dosyası ve icra dosyalarında sorumluluğunun aynen devamına karar verilmesi az yukarıda hükmüne yer verilen Türk Ticaret Kanunu’nun 547. maddesine uygun değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmekte ise de yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi hükmünün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı tasfiye memurlarının temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle re’sen Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2. paragrafında yer alan “Mahkememizin 2011/147 esas 2014/323 karar sayılı dosyası ile Ordu 1.İcra Müdürlüğünün 2017/227 esas sayılı takip , Ordu 2.İcra Müdürlüğünün 2017/625 esas, Ordu 1. İcra Müdürlüğünün 2015/155 sayılı takip dosyasında adı geçen kooperatifin sorumluluğunun aynen devamına” kelime dizesinin hükümden çıkarılmasına, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 14.10.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Genel

Tasfiyesi tamamlanan "Deniz Lojistik Limited Şirketi"nin ticaret sicilinden terkini (silinmesi) 01.10.2025 tarihinde yapılmıştır. Ancak 15.11.2025 tarihinde, şirkete ait olduğu unutulan bir banka hesabında yüklü miktarda para bulunduğu ve henüz ödenmemiş bir borcun kaldığı fark edilmiştir. Limited şirketlerde tasfiye sonrası süreçle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) Şirket sicilden silindiği için artık hiçbir hukuki işlem yapılamaz; para devlete kalır, borç ise silinir.
B) Tasfiye memurları, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeden "ek tasfiye" (re-registration) talep ederek şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
C) Şirketin yeniden tescili için mutlaka tüm eski ortakların oybirliği ile yeni bir şirket sözleşmesi imzalaması gerekir.
D) Ek tasfiye süreci başladığında, şirket sadece mevcut borçları öder; kalan paranın ortaklara dağıtılması yasaktır.
E) Ticaret sicilinden terkin edilen bir şirketin ihyası (canlandırılması) için tek yetkili merci Ticaret Bakanlığı’dır.