6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 689

Türk Ticaret Kanunu 689. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 689- (1) Ciro, “bedeli teminattır”, “bedeli rehindir” ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer herhangi bir kaydı içerirse, hamil, poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir; fakat kendisi tarafından yapılan bir ciro ancak tahsil cirosu hükmündedir. (2) Poliçeden sorumlu olanlar, kendileriyle ciranta arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri hamile karşı ileri süremezler; meğerki, hamil poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. 3. Vadeden sonraki ciro

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

14 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2010/20018 E., 2011/1872 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBursa 4. İcra Hukuk Mahkemesi
Bonoya dayalı olarak, borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki genel yetkili icra dairesinde (HUMK.9.md.), bonoda öngörülen ödeme yerinde, ancak TTK’nun 689/3.maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, ödeme yerinin (keşide yeri) olduğunun kabulü gerekeceğinden, bononun tanzim yerinde icra takibi yapılabilir.
12. Hukuk Dairesi         2010/20018 E.  ,  2011/1872 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa 4. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/05/2010 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Bonoya dayalı olarak, borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki genel yetkili icra dairesinde (HUMK.9.md.), bonoda öngörülen ödeme yerinde, ancak TTK’nun 689/3.maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, ödeme yerinin (keşide yeri) olduğunun kabulü gerekeceğinden, bononun tanzim yerinde icra takibi yapılabilir. Takip dayanağı bonolarda tanzim yeri Bursa’dır. Ödeme yeri gösterilmemiştir. TTK’nun 689/3.maddesi gereğince bonoda ödeme yeri gösterilmemiş ise senedin tanzim edildiği yer ödeme yeri olarak kabul edileceğinden, Bursa İcra Müdürlüğü yetkilidir. O halde, mahkemece borçlunun sair itirazları incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile yetki itirazının kabulü isabetsizdir. Kabule göre de takip dayanağı bonoların bir kısmında doğrudan Bursa mahkemelerinin yetkili kılındığı ve “TC.” ibaresinin bulunmadığı, dolayısıyla çıkıntı durumunun mevcut olmadığı görülmektedir. İİK’nun 50.maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken HUMK’nun 22.maddesi gereğince, kamu düzeni ile ilgili bulunmayan hallerde taraflar, yetkili mahkemeyi (icra dairesini) sözleşmeyle belirleyebilirler. Genel yetkili yerde takip hakkı olan alacaklının tercihini Bursa’nın özel yetkili yer olarak gösterildiği bonolar yönünden Bursa İcra Dairesinde kullanmasında yasaya uymayan bir durum söz konusu değildir. Bu durumda, herhangi bir çıkıntı ve tahrifat yapılmaksızın Bursa mahkemelerinin yetkili kılındığı bonolar yönünden yetki itirazının reddi yerine kabulü doğru görülmemiştir. SONUÇ  : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 24.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

5. Hukuk Dairesi, 2022/16410 E., 2023/3607 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin göndermesiyle, bonoya dayalı olarak borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki genel yetkili icra dairesinde, bonoda öngörülen ödeme yerinde ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 689 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, tanzim yerinin ödeme yeri olduğunun kabulü gerekeceğinden, bononun
5. Hukuk Dairesi         2022/16410 E.  ,  2023/3607 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. Gölcük İcra Hukuk Mahkemesinin 23.05.2022 Tarihli ve 2022/51 Esas, 2022/84 Karar Sayılı Kararı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin göndermesiyle, bonoya dayalı olarak borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki genel yetkili icra dairesinde, bonoda öngörülen ödeme yerinde ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 689 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, tanzim yerinin ödeme yeri olduğunun kabulü gerekeceğinden, bononun tanzim yerinde icra takibi yapılabileceğinin belirtildiği, somut olayda senet metninde düzenleme yerinin İstanbul olarak yazılı olduğu, borçlu şirketin ikametgahının İstanbul ili Pendik ilçesi olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 7 nci maddesi gereğince birden fazla borçlu olmasına rağmen senet metninde düzenleme yeri İstanbul yazdığı için yetkili icra dairesinin İstanbul Anadolu İcra Daireleri olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. B. İstanbul Anadolu 22. İcra Hukuk Mahkemesinin 06.10.2022 Tarihli ve 2022/391 Esas, 2022/638 Karar Sayılı Kararı Kıymet takdirine ilişkin şikayetlerde yetkili İcra Mahkemelerinin itiraz edilen kıymet takdiri raporunu düzenlettiren icra dairesinin bulunduğu yerdeki İcra Mahkemeleri olduğu, kıymet takdiri raporu düzenlenmesini talimat yolu ile talep eden esas İcra Dairesinin Ankara 22. İcra Müdürlüğü olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde yetkiye, imzaya, borca ve ferilerine itiraz istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. 2004 sayılı Kanun’un “İcra mahkemesi” başlıklı 4 üncü maddesi şöyledir: “İcra ve iflâs dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikâyetlerle itirazların incelenmesi icra mahkemesi hâkimi yahut kanun gereğince bu görev kendisine verilmiş olan hâkim tarafından yapılır.” C. Değerlendirme Dosya kapsamından, Gölcük İcra Müdürlüğü’nün 2022/642 Esas sayılı dosyasında davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı, davacının yetkiye, imzaya, borca ve ferilerine itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın takibin yapıldığı icra dairesinin bağlı bulunduğu Gölcük İcra Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekmektedir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Gölcük İcra Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
19. Hukuk Dairesi, 2018/1008 E., 2020/163 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varGaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Türk Katılım Bankası A.Ş.'ye verildiği, tüm çeklere davalı bankaların ciro yolu ile yetkili hamil oldukları, ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk bulunmadığı, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 688 ve 689. maddeleri hükümlerine göre dava konusu çeklerin cirosunun tahsil ve rehin için yapıldığına ilişkin herhangi bir kayıt ihtiva etmediği, bu nedenle temlik cirosu ile dava konusu çeklerin daval
19. Hukuk Dairesi         2018/1008 E.  ,  2020/163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi Taraflar arasında görülmekte olan birleşen menfi tespit davalarının ilk derece mahkemesinde yapılan yargılaması sonunda, birleşen davalarda verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep BAM 11. Hukuk Dairesi tarafından verilen istinaf talebinin esastan reddine ilişkin hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü. - KARAR - Birleşen davalarda davacı vekili, tefrik edilen asıl dava davalısı ... Ecza Deposu ile davacı arasında 10.01.2013 tarihinde imzalanan satış ve dağıtım sözleşmesi gereğince davalı ecza deposundan alacağı ürünlere karşılık teminat olarak 450.000 TL bedelli toplam 14 adet çek verildiğini, çeklerin bedelsiz kaldığını, çeklerden bir kısmının asıl dava devam ederken birleşen dava davalılarına davalı ... Ecza deposunun bankalardan kullandığı kredinin teminatı olmak üzere ciro edilerek verildiğini, çeklerin rehin cirosu ile devir edilmesinin mümkün olmadığını, bir kısım çeklerin tahsil cirosu ile davalı bankalara devredildiğini, davalı bankaların bu nedenle çeklerin yetkili hamili olamayacaklarını, çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini ve çeklerin iptalini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı ... Türk Katılım Bankası A.Ş. vekili, birleşen davada davalı davaya konu çeklerin asıl dava davalısı ... Ecza Deposu tarafından bankalarından kullandığı kredi borcuna karşılık temlik cirosu ile devredildiğini, davacının lehdar ile aralarındaki şahsi defileri iyiniyetli hamil olan davalıya karşı ileri süremeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada davalı ...Ş. vekili, davaya konu çeklerin rehin veya teminat amaçlı alınmadığını, davacının bu iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddini, %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı ... Bank A.Ş vekili, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece 21.12.2015 tarihli ara karar ile, yargılama sırasında asıl davada davalı ... Ecza Deposu Hastane ve ... Ürünler Tic. ve San. Ltd. Şti. hakkında Ordu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 06/03/2015 tarih ve 2013/332 esas 2015/178 karar sayılı ilamı ile iflas kararı verildiği, İİK'nın 194. maddesi gereği iflas kararı üzerine hukuk davalarının ikinci alacaklar toplantısından 10 gün sonrasına kadar durması gerektiğ gerekçesiyle bu davalı yönünden açılan davanın tefriki ile başka bir esasa kayıt edilmesine ve yeni esas üzerinden yargılamanın sürdürülmesine karar verilerek yargılamaya birleşen davalar yönünden devam edilmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, birleşen davalar yönünden dava konusu çeklerin lehtar ve ilk ciranta durumunda bulunan tefrik edilen asıl davada davalı ... Ecza Deposu Hastane ve ... Ürünler Tic. ve San. Ltd. Şti. tarafından 18/06/2014 tarih 2001156 nolu 30.000,00 TL bedelli, 18/05/2014 tarih 2001161 nolu 30.000,00 TL bedelli, 18.06.2014 tarih 2001162 nolu 30.000,00 TL bedelli ve 18.07.2014 tarih 2001163 nolu 30.000,00 TL bedelli çeklerin ciro yoluyla davalı ...Ş.'ye, 19.04.2014 tarih 2001154 nolu 30.000,00 TL bedelli ve 17.05.2014 tarih 2001155 nolu 30.000,00 TL bedelli çeklerin ciro yoluyla davalı ...Ş.'ye, 18/03/2014 tarih 2001159 çek nolu 30.000,00 TL bedelli çekin ciro yoluyla davalı ... Türk Katılım Bankası A.Ş.'ye verildiği, tüm çeklere davalı bankaların ciro yolu ile yetkili hamil oldukları, ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk bulunmadığı, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 688 ve 689. maddeleri hükümlerine göre dava konusu çeklerin cirosunun tahsil ve rehin için yapıldığına ilişkin herhangi bir kayıt ihtiva etmediği, bu nedenle temlik cirosu ile dava konusu çeklerin davalı bankalara geçtiğinin kabulünün gerektiği, bu durumda davacı keşideci ile lehtar ... Ecza Deposu arasındaki şahsi def'ilerin iyi niyetli 3. şahıs konumundaki davalı bankalara karşı ileri sürülemeyeceği, yine TTK'nın 687. maddesi gereğince davalı bankaların dava konusu çekleri iktisap ederken kötüniyetli davrandıkları veya iktisapta ağır kusurlu oldukları hususununda ileri sürülmediği gibi bu konuda her hangi bir delilde sunulmadığı gerekçesiyle davalı bankalar aleyhine açılan davaların reddine, dava konusu çekler hakkında tedbir kararı verilmiş ve uygulanmış olmakla İİK'nun 72/4. maddesi uyarınca çek bedellerinin %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiş, hüküm birleşen davalarda davacı vekilince temyiz edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince, davaya konu çeklerin lehdar ve ilk ciranta ... Ecza deposu tarafından ciro edilerek davalı bankalara devredilmiş olmasına, çeklerde tahsil veya rehin cirosu olduğuna ilişkin kayıt bulunmamasına, davacının davalı bankaların söz konusu çekleri iktisap ederken kötüniyetli olduğunu, bilerek davacının zararına hareket ettiklerini iddia ve ispat edememesine göre mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 30.01.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
19. Hukuk Dairesi, 2017/1300 E., 2018/6465 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi (Tic.Mah.Sıf.)
tam metni aç
Katılım Bankası A.Ş.' ye verildiği, takibe konu çekte davalı bankanın ciro yolu ile yetkili hamil durumunda bulunduğu, ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk bulunmadığı, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 689. maddesine göre cironun rehin cirosu olabilmesi için senet üzerinde "Bedeli teminattır" veya "Bedeli rehindir" ibaresini veya rehini belirten diğer bir kaydı taşımasının gerektiği, dava ko
19. Hukuk Dairesi         2017/1300 E.  ,  2018/6465 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic.Mah.Sıf.) Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün temyiz süresi geçtikten sonra davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine mahkemenin 01/11/2016 tarihli ek kararı ile temyiz talebinin süresinde yapılmadığından reddine ilişkin ek karar davacılar vekilince süresinde temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacılar vekili, müvekkili ile dava dışı ... Ecza Deposu ile 17/02/2013 tarihli Satım ve Dağıtım Sözleşmesi gereğince, müvekkili tarafından mal alımına karşılık ... Ecza deposuna çek verdiklerini, ... Ecza Deposunun ise şu anda iflas aşamasında olduğunu, bu sebeple aralarında menfi tespit ve çek iptali davasının olduğunu, ancak dava konusu çeklerin ... ecza deposu tarafından davalı Bankaya teminat amacıyla verildiğinin bankanın açık kabulünde olduğunu, ciroların da bu durumda rehin cirosu olduğunun kabul edileceğini, ancak çekte rehin cirosunun caiz olmadığını, bu sebeple bankanın yetkili hamil olamayacağını, takipte borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline, % 20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, çeklerin bankaya iddia edildiği gibi rehin cirosuyla değil temlik cirosuyla geçtiğini, çeklerin dava dışı şirkete ödendiği veya karşılığında mallarını alamadıkları iddialarının doğru olmadığını, hamilin kötüniyetli olduğu ispatlanmadıkça keşideci ile lehtar arasındaki şahsi defilerin iyi niyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, başka davacılar tarafından aynı mahiyette kendileri aleyhine dava açıldığını ve davaların lehlerine sonuçlandığını, bu davanın da reddi gerektiğini, % 20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı alacaklı ... Katılım Bankası A.Ş. vekili tarafından davacı borçlular aleyhine 1 adet çeke dayalı 20/05/2015 keşide tarihli ve 15.000,00-TL bedelli çekin lehtar ve ilk ciranta durumunda bulunan davacı borçlu ... tarafından ciro yolu ile dava dışı ... Ecza Deposu Ltd. Şti.' ye verildiği, yine ikinci ciranta konumunda bulunan dava dışı ... Ecza Deposu Ltd. Şti. tarafından ciro yoluyla davalı alacaklı ... Katılım Bankası A.Ş.' ye verildiği, takibe konu çekte davalı bankanın ciro yolu ile yetkili hamil durumunda bulunduğu, ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk bulunmadığı, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 689. maddesine göre cironun rehin cirosu olabilmesi için senet üzerinde "Bedeli teminattır" veya "Bedeli rehindir" ibaresini veya rehini belirten diğer bir kaydı taşımasının gerektiği, dava konusu çekin cirosunun tahsil ve rehin için yapıldığına ilişkin herhangi bir kayıt ihtiva etmediği, bu nedenle temlik cirosu ile dava konusu çekin davalı bankaya geçtiğinin kabulünün gerektiği, bu durumda davacı keşideci ile lehtar arasındaki şahsi def'ilerin iyi niyetli 3. şahısa karşı ileri sürülemeyeceği, yine 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 599. maddesi gereğince davalı bankanın dava konusu çeki iktisap ederken kötü niyetli davrandığı veya iktisapta ağır kusurlu olduğuna dair herhangi bir delil sunulmadığı ve bu yöndeki iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davacıların davasının reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekilince temyizi üzerine, mahkemece ek kararla temyiz talebinin süresinde yapılmadığı, temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Mahkemenin, hükmü temyiz eden davacılar vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin 01/11/2016 tarihli ek kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, temyiz itirazlarının reddiyle 01/11/2016 tarihli ek kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 10/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2015/2241 E., 2015/3010 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
Ancak, poliçe, bono, çek teminat amacıyla düzenlenebileceği gibi, 6102 sayılı TTK'nın 689. maddesi gereğince poliçe ve 778/1-a maddesindeki atıf nedeniyle bononun teminat amacıyla cirosu da mümkündür.
11. Hukuk Dairesi         2015/2241 E.  ,  2015/3010 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/12/2014 tarih ve 2014/816-2014/817 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati haciz talep eden vekili, karşı taraf borçluların 20.04.2012 tanzim, 04.12.2014 vade tarihli, 58.500 TL bedelli bonoya dayalı olarak müvekkiline 57.500 TL borçlu olduklarını, müvekkilinin alacağı tehlikede olup, İİK'nın 257. maddesindeki koşulların oluştuğunu ileri sürerek, müvekkilinin alacağına karşılık borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, talebe konu bononun lehtarının ve meşru hamilinin talep eden banka olması karşısında, talep edenin bankacılık faaliyetleri ve kredi sözleşmesi gereği, bonoyu başka bir sözleşmenin teminatı olarak aldığı yönünde kuvvetli karine oluştuğu, bononun teminat senedi olduğunun bir takım vakıa ve belgelerden anlaşılması halinde, alacaklı bankanın kambiyo senetlerine özgü takip yapamayacağı ancak, teminat senedi olarak verilen kambiyo senedinin ciro edilmesi halinde kambiyo senetlerine dayanarak takip yapılacağı, teminat koşullarının yerine getirilip getirilmediğinin tespitinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir. Talep, bonoya dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir. Ancak, poliçe, bono, çek teminat amacıyla düzenlenebileceği gibi, 6102 sayılı TTK'nın 689. maddesi gereğince poliçe ve 778/1-a maddesindeki atıf nedeniyle bononun teminat amacıyla cirosu da mümkündür. Kaldı ki, dosya içerisinde ihtiyati haciz talebine konu bononun teminat olarak alındığına dair hiçbir delil de bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkemece varsayıma dayalı olarak bononun teminat bonosu olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz talep eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ticaret Hukuku

(I) Temlik Cirosu (II) Tahsil Cirosu (III) Rehin Cirosu Yukarıdaki ciro türlerinden hangilerinde ciro edilen kişi (hamil), senedi bir başkasına "temlik cirosu" ile devredemez?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) II ve III
E) I, II ve III

Bu maddeyle ilgili 5 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol