6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 69

Türk Ticaret Kanunu 69. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 69- (1) Yılsonu finansal tablolar; a) Türkiye Muhasebe Standartlarına uyularak düzenlenmeli, b) Açık ve anlaşılır olmalı, c) Düzenli bir işletme faaliyeti akışının gerekli kıldığı süre içinde çıkarılmalıdır. 3. Dil ve para birimi

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

5 karar eşleşti
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi, 2009/4826 E., 2009/8137 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin ilk kararı, Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 13.03.2008 tarih,2007/8492 Esas ve 2008/4114 karar sayılı ilamı ile, davacının sunduğu ticari defterlerin TTK”nun 69.maddesi gereğince delil niteliğinde olmadığından karine aksini ispatlayamadığı ve borcun doğumundan sonra dava konusu makinenin borçludan satın alınıp aynı gün borçluya kiraya verilmesinin danışıklı işlem o
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi         2009/4826 E.  ,  2009/8137 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili dava dilekçesi ile, Üsküdar 3.İcra Müdürlüğünün 2004/1646 Esas,Pendik 1.İcra Müdürlüğünün 2004/506 Talimat sayılı dosyasından, 08.04.2004 tarihinde haczedilen alimünyum analiz makinesini, davacının borçludan satın aldıktan sonra yine borçluya kiraya verdiğini mülkiyetin 3.kişiye ait olduğunu belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir. Davalı alacaklı vekili, davacı ve borçlunun geçmişi dönük fatura ve belge düzenleyerek alacaklılardan mal kaçırma amacı ile danışıklı hareket ettiklerinden, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin ilk kararı, Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 13.03.2008 tarih,2007/8492 Esas ve 2008/4114 karar sayılı ilamı ile, davacının sunduğu ticari defterlerin TTK”nun 69.maddesi gereğince delil niteliğinde olmadığından karine aksini ispatlayamadığı ve borcun doğumundan sonra dava konusu makinenin borçludan satın alınıp aynı gün borçluya kiraya verilmesinin danışıklı işlem olduğundan bahisle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı 3.kişinin davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı 3.kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanunun uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 15.60.-TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 8.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

21. Hukuk Dairesi, 2007/8492 E., 2008/4114 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varPendik İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Türk Ticaret Kanunu'nun 69. maddesinde, tacirlerin yasaya uygun tutulmayan defterlerinin lehlerine delil olamayacağı hükme bağlanmıştır.
21. Hukuk Dairesi         2007/8492 E.  ,  2008/4114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Pendik İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 09/11/2006 Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı (3.kişi) ile davalı (Alacaklı) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından  düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacı üçüncü kişinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2-Uyuşmazlık, İcra ve İflas Kanunu'nun 96. ve onu izleyen maddelerine dayalı üçüncü kişinin istihkak davasına ilişkindir. Davaya konu eşyalar, borç dayanağı belgede yazılı ve borçluya ödeme emri tebliğ edildiği adreste, borçlu şirketin yetkilisi huzurunda haczedilmiş olduğundan, İcra ve İflas Kanunu'nun 97/a maddesi hükmünde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla davalı alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksi, davacı üçüncü kişi tarafından kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanamadığından haczedilen eşyalar borçlunun sayılır. Davacı üçüncü kişi, haczedilen makineyi borçludan satın aldığını ve şubesine yakın olduğu ve kendisine iş yaptığı için borçluya kiraya verdiğini iddia etmiş, delil olarak adi yazılı kira sözleşmesi ve fatura ibraz etmiştir. Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlene 04.09.2006 tarihli raporda, bu faturanın ve kira bedellerinin kapanış tasdiki olmayan davacı üçüncü kişinin ve davalı borçlunun defterlerinde kayıtlı olduğu belirtilmiştir. Türk Ticaret Kanunu'nun 69. maddesinde, tacirlerin yasaya uygun tutulmayan defterlerinin lehlerine delil olamayacağı hükme bağlanmıştır. Anılan yasa maddesi gereğince, davacı üçüncü kişinin ve davalı borçlunun ibraz ettiği kapanış tasdiki olmayan kısaca usulüne uygun tutulmamış ticari defterlerinin lehlerine delil olarak kullanılmasına imkan bulunmamaktadır. Öte yandan, borç doğumundan sonra dava konusu makinenin borçludan satın alınıp, aynı gün tekrar borçluya kiraya verilmesi, alacaklıdan mal kaçırma amacına yönelik danışıklı işlem niteliğindedir ve alacaklının haklarını etkilemez. Mahkemece, tüm bu maddi ve hukuki olgular karşısında, davacı üçüncü kişinin davasının reddi gerekirken, delil niteliği bulunmayan ticari defter kayıtlarına itibar edilerek ve danışıklı işlem oluşu dikkate alınmadan, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya (Alacaklı) iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya (3.kişi) yükletilmesine,13.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2014/13319 E., 2015/10748 K.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
n (6.233.352,5) paydan (4.031.318)’inin diğer davalılara devir ve intikal ettirildiğinin öğrenildiğini, oysa müvekkilinin birleşik devir işlemi yapmadığını, tüm bu gelişmelerin eşinin ölümünden sonraki yas-taziye döneminde gerçekleştiğini, TTK'nın 416, 417'nci maddelerince zorunlu kılınan bir belge veya TTK'nın 66-70 nci maddelerinde öngörülen dayanak kayıt bulunmadığı halde daha önce ortak olmaya
11. Hukuk Dairesi         2014/13319 E.  ,  2015/10748 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/04/2014 NUMARASI : 2011/263-2014/74 Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/04/2014 tarih ve 2011/263-2014/74 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı U.Traktör Ltd. Şti. ile İ. Ö. vekili ve davalı A.. V.. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/10/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan E. İ. Ö.. U.. ve A.S. U.'den devir alan U. Traktör San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Av. O. E. davalılardan U.. A..'den D. A. A.. V.. vekili Av. M. G. Ç.ve davacı vekili Av. S. Y. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalılardan U.. A..'nin nama yazılı pay sahibi ortağı olan müvekkilinin şirketin büyük ortağı olan eşinden miras yolu ile intikal eden ve bedelsiz sermaye artışı sonucu (7.800.000.000.000) TL esas sermayenin (6.233.352.500.000) TL’ye karşılık gelen (6.233.352,5) paydan (4.031.318)’inin diğer davalılara devir ve intikal ettirildiğinin öğrenildiğini, oysa müvekkilinin birleşik devir işlemi yapmadığını, tüm bu gelişmelerin eşinin ölümünden sonraki yas-taziye döneminde gerçekleştiğini, TTK'nın 416, 417'nci maddelerince zorunlu kılınan bir belge veya TTK'nın 66-70 nci maddelerinde öngörülen dayanak kayıt bulunmadığı halde daha önce ortak olmayan davalı U. Sınai Yat. A.Ş.'nin de murisin (78.000) payını devralmış gösterilerek ortak kılındığını, esas sermayenin daha sonra TTK'nın 368 nci maddesi hükmüne aykırı olarak (12) trilyon TL’ye çıkartıldığını, davalılarca davaya konu edilen payların haksız edinilmesinden sonra müvekkilinin ve diğer ortak dava dışı Ş. K.’ın yönetimden ve şirket işlerinden uzaklaştırılarak dışlandığını ileri sürerek, davaya konu payların ortaklık haklarını kullanmak üzere MK'nın 427'nci maddesi uyarınca kayyım atanmasını veya payların devrinin ihtiyati tedbir kararı ile önlenmesini, 25.12.1998 tarihli genel kurul hazirun cetvelinde davalılara intikal etmiş gösterilen (4.031.318) payın müvekkiline aidiyetinin tespiti ile sermaye artışları dikkate alınmak ve bu yolla paylarda gerçekleşen artışlar hesaplanarak bu paylara ilişkin davalılar adına görünen kayıtların terkinini ve bu payların müvekkili adına şirket pay defterine işlenmesini, haksız devir işlemlerinin TTK'nın 332 nci maddesi hükmüne nazaran hükümsüz sayılmasını, payların iadesi olanağı bulunmadığı taktirde devir tarihindeki rayiç bedellerinin faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı İbrahim Ö.. U.. vekili tarafından mahkemece verilen 13.10.2009 tarihli karara ilişkin 28.12.2008 tarihli temyiz dilekçesinde U. Traktör Şirketine ait hisselerin U.A.N.V.'ye devredildiği bildirilmiş olmasına rağmen Yargıtay tarafından bu şirkete davanın yönlendirilmesi açısından davacının seçimlik hakkını kullanması yönünde bozma hükmü tesis edilmediği, hisseleri devralan U.Traktör tarafından U.A.N.V'ye yapılan hisse devrinin U.. A..'nin 08.02.2008 tarihli yönetim kurulu kararı ile pay defterine işlenmesine karar verilmiş olup, bu kararda imzası bulunan İ.K.'nın geçerli bir şekilde yönetim kurulu üyesi seçilmediği, davalı U.Traktör Tic. San. A.Ş. vekiline dava dışı şirketle müvekkili şirket arasındaki hisse devirlerinin ne şekilde yapıldığını açıklaması, bu devre ilişkin şirket muavin kayıtlarını 30 gün içinde sunması, aksi taktirde mevcut delillere göre karar verileceği ve ödeme yapılmadan bir sözleşme düzenlendiği ve devreden ile devralan şirket kayıtlarında böyle bir kaydın bulunmadığının kabul edileceği ihtar edilmiş olmasına rağmen davalı vekili tarafından bu konuda beyanda bulunulmadığı, bu durumda davalı U. Traktör San.Tic. A.Ş. ile dava dışı U.A.N.V arasında geçerli bir hisse devrinin varlığından söz edilemeyeceği, 25.12.1998 tarihinde yapılan 1997 yılı Olağan Genel Kurula ilişkin 2 farklı hazirun cetveli düzenlendiğini, incelendiğinde bunlardan davalının savunduğu doğrultuda hisseleri eşitleyen değil, davacının iddiası doğrultusunda davacı ve davalının farklı sayıdaki hisselerini içeren hazirun cetvelinin geçerli sayılması gerektiği, şirket payları senede bağlanmadığından ve bunların yerine geçecek ilmuhaber de çıkarılmadığından çıplak hisse söz konusu olduğundan bu hisselerin devrinin alacağın temliki hükümlerine göre ancak yazılı şekilde yapılabileceği, somut olayda davacının dava konusu ettiği hisseleri diğer davalılara temlik ettiğine ilişkin yazılı bir temlik sözleşmesi bulunmadığını, eşitlenmiş payları içeren 1999-2001 senelerine ilişkin hazirun cetvellerinde bulunan davacı imzasının, davacının dava konusu yaptığı hisseleri diğer mirasçılara temlik ettiğini gösteren bir temlik sözleşmesi olarak nitelendirmeye elverişli olmadığı, temlik akdinden alacağı devir iradesinin açıkça belli olması gerekmesine rağmen, 1999-2000- ve 2001 tarihli hazirun cetvellerinde davacının dava konusu ettiği payları diğer mirasçılara temlik iradesine sahip olduğundan bahsetmeleri mümkün görülmediği, somut olayda şekilsiz de olsa bir sözleşme bulunmadığı, davacının şekilsiz de olsa, ne alacağın temlikine ne de bir miras paylaştırma sözleşmesinin akdedilmesine ilişkin irade beyanının varlığından söz edilemeyeceği, 25.10.1998 tarihinden sonra hisse sahipliğinden doğan hakları kullanılmasında ortaya çıkan eylemli uygulama bakımından hisse sayısındaki eşitliğin davacı tarafından benimsendiğinden söz etmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl davada U.Traktör San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kabulüne, birleşen davalardaki önceki hüküm kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı davalı U. Traktör Ltd. Şti. ile İbrahim Ö.. U.. vekili ve davalı A.. V.. vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı U.Traktör Ltd. Şti. ile İ. Ö. vekili ve davalı A.. V.. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı U. Traktör Ltd. Şti. ile İ. Ö. vekili ve davalı A.. V.. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 20/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2010/2279 E., 2010/7377 K.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
ara devir ve intikal ettirildiğinin öğrenildiğini, oysa müvekkilinin devir işlemi yapmadığını, tüm bu gelişmelerin eşinin ölümünden sonraki yas-taziye döneminde gerçekleştiğini, TTK.nun 416, 417 nci maddelerinin gerektirdiği bir belge veya TTK.nun 66-70 nci maddelerinde öngörülen dayanak kayıt bulunmadığı halde daha önce ortak olmayan davalı ...
11. Hukuk Dairesi         2010/2279 E.  ,  2010/7377 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2005/903 Esas BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2007/175 E Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.10.2009 tarih ve 2007/559 - 2009/596 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılardan ... ... ve ... Sınai Yatırım A.Ş. vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.06.2010 gününde davacı ... vekilleri Av. ..., Av. ... ile davacı yanında Fer'i müdahil ... vekili Av. ... ile davaya ihbar edilenlerden ... vekilleri Av. ... ile Av. ... ve ... Sınai Yat. A.Ş. vekilleri Av. ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılardan İstanbul Ticaret Sicil Müd. vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalılardan ... Holding A.Ş.’nin nama yazılı pay sahibi ortağı olan müvekkilinin şirketin büyük ortağı olan eşinden miras yolu ile intikal eden ve bedelsiz sermaye artışı sonucu (7.800.000.000.000.-) TL esas sermayenin (6.233.352.500.000.-) TL’ye karşılık gelen (6.233.352,5) paydan (4.031.318)’inin diğer davalılara devir ve intikal ettirildiğinin öğrenildiğini, oysa müvekkilinin devir işlemi yapmadığını, tüm bu gelişmelerin eşinin ölümünden sonraki yas-taziye döneminde gerçekleştiğini, TTK.nun 416, 417 nci maddelerinin gerektirdiği bir belge veya TTK.nun 66-70 nci maddelerinde öngörülen dayanak kayıt bulunmadığı halde daha önce ortak olmayan davalı ... Sınai Yat.A.Ş.nin de murisin (78.000) payını devralmış gösterilerek ortak kılındığını, esas sermayenin daha sonra TTK.nun 368 nci maddesi hükmüne aykırı olarak (12) trilyon TL’ye çıkartıldığını, davalılarca davaya konu edilen payların haksız edinilmesinden sonra müvekkilinin ve diğer ortak dava dışı ...’ın yönetimden ve şirket işlerinden uzaklaştırılarak dışlandığını ileri sürerek, davaya konu payların ortaklık haklarını kullanmak üzere MK.nun 427 nci maddesi uyarınca kayyım atanmasını veya payların devrinin ihtiyati tedbir kararı ile önlenmesini, 25.12.1998 tarihli genel kurul hazirun cetvelinde davalılara intikal etmiş gösterilen (4.031.318) payın müvekkiline aidiyetinin tespiti ile sermaye artışları dikkate alınmak ve bu yolla paylarda gerçekleşen artışlar hesaplanarak bu paylara ilişkin davalılar adına görünen kayıtların terkinini ve bu payların müvekkili adına şirket pay defterine işlenmesini, haksız devir işlemlerinin TTK.nun 332 nci maddesi hükmüne göre hükümsüz sayılmasını, payların iadesi olanağı bulunmadığı taktirde devir tarihindeki rayiç bedellerinin faiziyle davalılardan tahsilini, birleştirilen 2005/903 E sayılı dava dosyasında ... Sınai Yatırım A.Ş’nin ... Holding A.Ş pay defterindeki dayanaksız ve geçersiz pay sahipliği kaydının iptali ile payların ... mirasçılarına ait olduğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davalı Holdingin büyük ortağının ölümünden sonra mirasçılar arasında düzenlenen miras sözleşmesi uyarınca muristen intikal eden payların mirasçılar arasında eşitce paylaştırılmasına karar verildiğini ve 25.12.1998, 03.08.1999, 31.03.2000 ve 30.04.2001 tarihli genel kurulların hazirun cetvellerinin bu paylaşıma uygun düzenlenerek imzalandığını,davacının payların kendisine ait olduğu yönündeki davayı açtıktan ve bu suretle taksimi kabul ettikten sonra birleşen davada bu defa bir kısım payların miras şirketine ait olduğunu ileri sürmesinin çelişkili davranış yasağına aykırı ve kötüniyetli olduğunu, miras şirketi adına dava açılabilmesi için tüm ortakların birlikte hareket etmesinin gerektiğini, ... Yatırım A.Ş’deki ... Holding paylarının davadan önce ahara devredildiğini savunarak, asıl ve birleştirilen davaların reddini istemişlerdir. Birleşen 2007/175 E sayılı dava dosyasında davacı vekili,... Holding yönetim kurulu üyesi A....’in hissedarlığının sona ermesi üzerine bu kişinin yerine diğer yönetim kurulu üyeleri tarafından TTK’nun 315.maddesi ...’nın seçilmesine ilişkin yönetim kurulu kararının tescilini reddeden sicil memurluğu kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, ...’in 05.10.1998 tarihinde ölümüyle mirasının davalı ... ortağı olan eş ve üç çocuğuna eşit paylarla intikal ettiği, sermaye artışından sonra pay dağılımının yapıldığı 25.12.1998 tarihli genel kurul toplantısında düzenlenen hazirun cetvelinde mirasçıların paylarının (1.949.980.500)’er olarak kabul edildiği, izleyen yıllar hazirun cetvellerinin de aynı şekilde düzenlendiği ve davacının bu cetvelleri bizzat imzalayarak kabul ettiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2005/11613 E, 2007/3306 K sayılı ilamında yer alan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda 25.12.1998 tarihinde yapılan 1997 yılına ait genel kurulda iki farklı hazirun cetvelinin düzenlendiği, anılan genel kurulda farklı pay miktarlarını içeren hazirun tutanağının esas alınmış olması karşısında farklı sayıdaki hisseleri içeren hazirun cetveline üstünlük tanındığı, hisselerin eşit olarak gösterildiği 03.08.1999 ve 31.03.2000 tarihli hazirun cetvellerinde davacının imzasının bulunması nedeniyle bir miras taksim veya hisse devrini içeren bir sözleşmenin mevcudiyetinin olup olmadığının belirlenmesinin gerektiği, olayda davacının davaya konu hisseleri davalılara devrettiğine dair yazılı bir temlik sözleşmesi bulunmadığı, MK’nun 611.maddesine göre miras paylaşım sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması gerektiği ve taraflar arasında böyle bir sözleşmenin bulunmadığı, hazirun cetvellerinin bu nitelikte olmadığı, uygulama bakımından hisse sayısındaki eşitliğin davacı tarafından benimsendiğinden söz edilemeyeceği, birleşen 903 E sayılı davada davacı taleplerinin miras şirketini ilgilendirdiği, MK hükümlerini çerçevesinde davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılmasının veya olurlarının alınması yahut miras şirketine mümessil tayini gerektiği, davacılarca bu şekilde işlem yapılmadığı, birleşen 175 E sayılı davada tescili istenilen yönetim kurulu kararının toplantı karar yeter sayısı bulunmadan alındığı ve hukuken yok hükmünde olduğundan ticaret sicil memurluğu kararının yerinde olduğu gerekçesiyle asıl davada davanın davalılardan ... bakımından kabulü ile ... Traktör San.Tic.Ltd.Şti adına kayıtlı payın terkini ile 15.205.073,1 adet payın davacı adına pay defterine işlenmesine, davalılardan A....’in vaki kabulü sebebiyle ... Traktör San.ve Tic.Ltd.Şti adına olan kaydın iptali ile 15.205.073,1 payın şirket pay defterine davacı adına işlenmesine, davalılardan ... Sınai Yatırım A.Ş hakkında açılan davanın kabulü ile ... Vakfı adına görünen 599.992,3 adet payın pay defterine davacı adına işlenmesine, davacıya ait hisselerin davalılara yapılan devir işlemlerinin hükümsüz sayılmasına, birleştirilen 2005/903 E sayılı davanın usulden, 2007/175 E sayılı davasının ise esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davalılardan ... ... ve ... Sınai Yatırım A.Ş vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Birleşen İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/175 E sayılı dosyasında ... ... fer’i müdahil sıfatını haiz olup hükmü tek başına temyiz hakkı bulunmadığından adı geçenin birleşen davaya yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Asıl davada istem: 25.12.1998 tarihli genel kurul hazirun cetvelinde davalılara intikal etmiş gözüken (4.031.318) payın davacıya aidiyetinin tespiti ile sermaye artışları dikkate alınmak suretiyle davalılar adına olan kayıtların terkini ile bu payların davacıya iadesine, bu talebin mümkün bulunmaması halinde davacıya ait payların rayiç bedellerinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Dava devam ederken, İbrahim Önder ... ve ...’in 1000’er pay dışında davaya konu payları ... Traktör San.Tic.Ltd.Şti’ne devrettikleri, diğer davalı ... Sınai Yatırım A.Ş’nin toplam 600.000 adet hissesinin ise Eyüp 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşmiş ilamına istinaden ... Vakfına intikal ettiği anlaşılmaktadır. Davalılar davanın başında bulunan hisseleri üçüncü kişilere devretmişlerdir. Davacı ... bu hisselerin kendisi adına pay defterine yazılmasını talep ettiğinden, davalıların uyuşmazlık konusu hisseleri üçüncü kişilere devrinden sonra, davacının hisselerin kendisi adına pay defterine geçirilmesi talebi esas alınarak davaya devam edilemez. Çünkü davaya devam edilerek davacı lehine hüküm verilse bile bu hüküm hisseleri devralmış üçüncü kişiler yönünden hiçbir etki yaratmaz, zira hukukumuzda dava iki taraf sistemi üzerine kurulmuştur ve bunun sonucunda davanın sonunda verilen karar sadece davanın tarafları arasında geçerli olup, üçüncü kişilere hiçbir etkisi yoktur. Bu nedenle dava konusunun dava açıldıktan sonra 3.kişiye devredilmesi halinde müddeabihin temlikine ilişkin hükümlerin uygulanması gerekir. HUMK’nun 186.maddesine göre dava konusu şey 3.kişiye temlik edilirse, hakim davacıya süre vererek davaya nasıl devam etmek istediğini sormalıdır. Kendisine verilen süre içerisinde davaya nasıl devam edebileceği konusunda davacının seçimlik hakkı vardır. Davacı dilerse davaya konu edilen şey veya hakkı elde etmek isterse davaya 3.kişiye karşı devam edilmesini isteyebilir, yada dilerse davaya dava konusunu 3.kişiye devreden davalıya karşı tazminat davası olarak devam edebilir. Mahkemece davalılar üzerinde görülen payların üçüncü kişilere devredildiği gözetilerek HUMK’nun 186.maddesi uyarınca işlem yapılması gerekirken, yazılı şekilde yargılamaya devamla hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 3-Asıl davaya yönelik bozma sebep ve şekline göre mümeyyiz davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. SONUÇ…:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle fer’i müdahil vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 03,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden Fer'i Müdahil Sıfatıyla E.İ.Önder ...'den alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 24.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
n (6.233.352,5) paydan (4.031.318)'inin diğer davalılara devir ve intikal ettirildiğinin öğrenildiğini, oysa müvekkilinin birleşik devir işlemi yapmadığını, tüm bu gelişmelerin eşinin ölümünden sonraki yas-taziye döneminde gerçekleştiğini, TTK.nun 416, 417 nci maddelerince zorunlu kılınan bir belge veya TTK.nun 66-70 nci maddelerinde öngörülen dayanak kayıt bulunmadığı halde daha önce ortak olmaya
11. Hukuk Dairesi 2005/11613 E., 2007/3306 K. 11. Hukuk Dairesi 2005/11613 E., 2007/3306 K. - AKDİN ŞEKLİ - ALACAĞIN TEMLİKİ - DEVİR ANLAŞMASI- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 427 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 163 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 95 ] - 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 332 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.04.2005 tarih ve 2003/1135 - 2005/211 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.02.2007 gününde davacı avukatı Tevfik Adnan ile davalılardan İbrahim Önder avukatı Yalçın, Ahmet Serdar avukatı Ali Zafer, U… … Sınai Yatırım A.Ş. avukatı Refik ve U… … Holding A.Ş. avukatı Ayşegül Engin gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalılardan U… …Holding A.Ş.'nin nama yazılı pay sahibi ortağı olan müvekkilinin şirketin büyük ortağı olan eşinden miras yolu ile intikal eden ve bedelsiz sermaye artışı sonucu (7.800.000.000.000.-) TL esas sermayenin (6.233.352.500.000.-) TL'ye karşılık gelen (6.233.352,5) paydan (4.031.318)'inin diğer davalılara devir ve intikal ettirildiğinin öğrenildiğini, oysa müvekkilinin birleşik devir işlemi yapmadığını, tüm bu gelişmelerin eşinin ölümünden sonraki yas-taziye döneminde gerçekleştiğini, TTK.nun 416, 417 nci maddelerince zorunlu kılınan bir belge veya TTK.nun 66-70 nci maddelerinde öngörülen dayanak kayıt bulunmadığı halde daha önce ortak olmayan davalı U… …Sınai Yat.A.Ş.nin de murisin (78.000) payını devralmış gösterilerek ortak kılındığını, esas sermayenin daha sonra TTK.nun 368 nci maddesi hükmüne aykırı olarak (12) trilyon TL'ye çıkartıldığını, davalılarca davaya konu edilen payların haksız edinilmesinden sonra müvekkilinin ve diğer ortak dava dışı Şafak Kibar'ın yönetimden ve şirket işlerinden uzaklaştırılarak dışlandığını ileri sürerek, davaya konu payların ortaklık haklarını kullanmak üzere MK.nun 427 nci maddesi uyarınca kayyım atanmasını veya payların devrinin ihtiyati tedbir kararı ile önlenmesini, 25.12.1998 tarihli genel kurul hazirun cetvelinde davalılara intikal etmiş gösterilen (4.031.318) payın müvekkiline aidiyetinin tespiti ile sermaye artışları dikkate alınmak ve bu yolla paylarda gerçekleşen artışlar hesaplanarak bu paylara ilişkin davalılar adına görünen kayıtların terkinini ve bu payların müvekkili adına şirket pay defterine işlenmesini, haksız devir işlemlerinin TTK.nun 332 nci maddesi hükmüne nazaran hükümsüz sayılmasını, payların iadesi olanağı bulunmadığı taktirde devir tarihindeki rayiç bedellerinin faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davalı Holding'in büyük ortağının ölümünden sonra mirasçılar arasında düzenlenen miras sözleşmesi uyarınca muristen intikal eden payların mirasçılar arasında eşit paylaştırılmasına karar verildiğini ve 25.12.1998, 03.08.1999, 31.03.2000 ve 30.04.2001 tarihli genel kurulların hazirun cetvellerinin bu paylaşıma uygun düzenlenerek imzalandığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, sunulan kanıtlara ve şirket kayıtları üzerindeki bilirkişi incelemesine dayanılarak, Ahmet Uzel'in 05.10.1998 tarihinde ölümüyle mirasının davalı Holding ortağı olan eş ve üç çocuğuna eşit paylarla intikal ettiği, sermaye artışından sonra pay dağıtımının yapıldığı 25.12.1998 tarihli genel kurul toplantısında düzenlenen hazirun cetvelinde mirasçıların paylarının (1.949.980.500)'er olarak kabul edildiği, izleyen yıllar hazirun cetvellerinin de aynı şekilde düzenlendiği ve davacının bu cetvelleri bizzat imzalayarak kabul ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Davacı vekili, müvekkilinin davalı U… … Holding A.Ş.'deki pay sayısı başlangıçta (13.245.288), her üç çocuğunun da (11.982.057) olmasına, paylarını herhangi bir işlemle başkasına devretmediği ve şirketin büyük ortağı Ahmet .'in ölümünden sonra mirasçılarca terekenin şirket payları kısmının taksimi yapılmadığı halde 16.03.1998 tarihli sermaye artırımından sonra toplanan 25.12.1998 tarihli genel kurul ve sonraki genel kurullarda düzenlenen hazirun cetvellerinde müvekkilinin ve davalılardan Önder ve Serdar .'in pay sayısının (1.947.980.500)'şer olarak gösterilmesinin geçerli bir hukuki dayanağının bulunmadığını, murisin ölümü ile ortak sayısının dörde inmesinden sonra TTK.nun 416 ve 417 nci maddelerinin zorunlu kıldığı devir ve buna dayalı şirket işlemi olmadığı halde murisin 05.10.1998 tarihinde ölmesinin ardından davalılardan U… …Sınai Yatırım A.Ş.nin (78.000) adet pay sahibi ortak gösterilmesinin geçersiz olduğunu ileri sürerek, bu paylara ilişkin kayıtların terkinini ve müvekkili adına şirket pay defterine kaydedilmesini veya payların rayiç diğerinin davalılardan tahsilini istemiştir. Mahkemece, başlangıçta davacının daha fazla olan pay sayısının murisin ölümünden sonra yapılan genel kurulların hazirun cetvellerinde çocuklarının pay sayılı ile eşitlendiği, davacının genel kurullara bizzat katılarak hazirun cetvellerini imzalamasının bu yolla yapılan düzenlemeyi kabul anlamına geldiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. Anonim şirketlerde nama yazılı payların devri TTK.nun 416 ve 417 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak, payları temsilen pay senedi veya bunların yerine ilmuhaberlerin ihraç edilmemiş olması halinde payların devri BK.nun 163 ncü maddesinde düzenlenen alacağın temliki hükümleri uyarınca yazılı devir anlaşması ile devir tarafları arasında yapılır ve şirkete bildirilerek pay sahipleri defterine kaydının sağlanması ile de şirkete karşı hüküm kazanır. Davalı şirket payları senede bağlanmadığı ve bunlara kaimen ilmuhaberler de çıkarılmadığına, bir başka deyişle çıplak pay durumunda olduğuna göre, devri, alacağın temliki hükümlerine tabidir. 24.05.1985 gün ve 1984/2 - 1985/55 nci Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre mirasçılar arasında terekenin bir kısmının taksimi veya temliki mümkündür. Davalı Holding'in paylarının tamamına yakınının sahibi olan Ahmet .'in öldüğü tarihte yürürlükte olan 743 sayılı MK.nun 611 ve 612 nci maddelerine göre miras taksiminin yazılı şekilde yapılması geçerlilik koşuludur. Böyle bir taksim anlaşmasında da, terekenin tamamen veya kısmen taksimi veya terekedeki miras hakkının veraset ilamındaki paylara uygun olsun olmasın bölüşümü veya temliki iradesinin mirasçılarca veya ilgili mirasçı tarafından izhar edilmesi, bu yöndeki iradenin açık ve dolaysız olarak yansıtılması zorunludur. Davalılarca değinilen nitelikte ve yazılı taksim ve temlik sözleşmesinin varlığı iddia ve ispat edilmemiştir. TTK.nun 376 ncı maddesinde düzenlenen ve anonim şirket genel kurulu toplantısında hazır bulunan pay sahibi ve temsilcilerinin ad ve soyadlarıyla adreslerini ve pay miktarını gösteren ve başkan tarafından imzalanan bir belge olan hazirun cetveli, pay sahipliği hakkını doğuran, ihdas eden veya yansıtan bir işlev ve güce sahip olmayıp, genel kurul katılımcılarını ve paylarını gösteren açıklayıcı bir değer ve anlam taşır. Dairemiz'in içtihatlarında da, hazirun cetvelinde yazılı pay miktarlarının pay sahipliği hakkının varlığı ve niceliği konusunda bağlayıcı niteliği bulunmadığı, bu hususun şirket kayıtları ve dayanak hak oluşturucu-doğurucu işlemle kanıtlanması gerektiği belirtilmiştir. Açıklanan yasa normları ve uygulama ile beliren ilkeler ışığında, davalı Holding'in tüm defter ve kayıtları üzerinden uzman bilirkişilere inceleme yaptırılarak, başlangıçta (murisin ölümünden önce) davacının davalı çocuklarından daha fazla olan pay sayısının 25.12.1998 tarihli genel kuruldan itibaren miras paylarının eklenmesinden sonra hazirun cetvellerinde eşit sayıda gösterilmesinin geçerli bir devir veya taksim-temlik işlemine dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, davalı U… …. Yatırım A.Ş.'ye izafe edilen (78.000) payın ne şekilde ihdas edildiğinin saptanması, davacı ve çocuklarını pay sayılarının eşit gösterilmesinden sonra kâr payı dağıtımı yapılmış ise bu dağıtımların eşitlenen pay sayısına uygun olup olmadığı, 25.12.1998 tarihli genel kurula ilişkin iki farklı hazirun cetveli düzenlenmiş olması nedeniyle bunlardan hangisinin geçerli olduğunun irdelenmesi, kısmi miras taksimi veya temliki olgusuna delalet eden somut hallerin bulunup bulunmadığının araştırılması ve tüm bu yönlerin ortaya çıkarılıp geniş bir çerçevede tartışması yapıldıktan ve 25.12.1998 tarihinden sonra pay sahipliğinden doğan hakların kullanılmasında, sağlanmasında ve tecellisinde ortaya çıkan eylemli uygulama bakımından pay sayısındaki eşitliğin benimsendiğinin kabul edilip edilmeyeceğinin MK.nun 2 nci maddesinde dikkate alınarak değerlendirilmesinden sonra uyuşmazlığın çözümü gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak salt hazirun cetvellerinde yazılı tarafların asıl (kök) pay sahipliğinden farklılık taşıyan ve davalı aleyhine tezahür eden pay sayılarının karşılığının paydaşlarca imzalanmasından yola çıkılarak ve bu belgeye yasal içeriğini aşan anlam verilmek suretiyle davanın reddi doğru bulunmamıştır. 2-Davalılardan Ahmet Serdar .'in temyiz duruşması sırasında 13.02.2007 tarihli dilekçeyle davayı kabul ettiğini bildirmesi karşısında, HUMK.nun 95/ı maddesi hükmünce kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğuran bu bildirim hakkında yerel mahkemece hüküm kurulması zorunlu olduğundan, kararın bu yönde değerlendirilme yapılması bakımından da bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 500,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.02.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.