6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 691

Türk Ticaret Kanunu 691. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 691- (1) Poliçe vadeye kadar hamil veya poliçeyi elinde bulunduran herkes tarafından muhatabın yerleşim yerinde onun kabulüne arzolunabilir. II - Kabule arz şartı ve yasağı

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2012/14650 E., 2012/31480 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varPendik 1. İcra Hukuk Mahkemesi
Bu nedenle bonoyu düzenleyen, asıl borçlu durumundadır (TTK.m. 691/1). Bonoda şekil şartları TTK'nun 688.maddesinde sayılmıştır.
12. Hukuk Dairesi         2012/14650 E.  ,  2012/31480 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Pendik 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 19/10/2011 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi   tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Borçlu, alacaklı tarafından aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile  takipte, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 5 günlük yasal süre içerisinde icra mahkemesine başvurarak, borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz ile birlikte kendisine tebliğ edilen bononun arka yüzünün gönderilmediğini şikayet konusu yapmış ve ayrıca takip dayanağı bononun teminat olarak alacaklıya verildiğini ileri sürerek icra takibinin iptalini talep etmiştir. Mahkemece; “borçlunun yetki itirazının ve şikayetin reddine, takip dayanağı olan bonoda 'bedeli malen' ibaresinin yazılı olması nedeniyle alacağın tahsilinin yargılamayı gerektirdiği” gerekçesiyle davacının borca itirazının kabulü ile icra takibinin durdurulmasına karar verilmiştir. Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki "kambiyo ilişkisi" ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu "kambiyo taahhüdü"nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır.  Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Bu genel açıklamadan sonra hemen belirtmek gerekirki; bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir. Bu nedenle bonoyu düzenleyen, asıl borçlu durumundadır (TTK.m. 691/1). Bonoda şekil şartları TTK'nun 688.maddesinde sayılmıştır. Bunlar; "Bono" yada "emre muharrer senet" ibaresi, kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtar, keşide yeri ve tarihi, keşidecinin imzasıdır. Zorunlu şartlardan biri eksik olduğu takdirde, senedin bono niteliği kaybolur. Bunlardan vade ve ödeme yeri esaslı şekil şartlarından değildir. Sayılan zorunlu şekil şartlarının yanında seçimlik şartlar da vardır. Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden yada malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir. Yerleşik Yargıtay İçtihatlarında ve öğretide de kabul edildiği gibi, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri de, temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik "bedel kaydı"dır. Yinelemek gerekirse "bedel kaydı" kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehtarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Aslında kambiyo senetleri hukuku yönünden bu kayıtların bir anlamı ve önemi yoktur. Çünkü, kambiyo senedinin düzenlenmesiyle, mücerret bir borç ilişkisi yaratılmaktadır. Bu nedenle de karşı edimin elde edilip edilmediğinin önemi de bulunmamaktadır. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının, varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez. Bedel kayıtları daha çok keşideci ile lehdar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda önem taşır. Kişisel def'i nedenlerinin varlığının kanıtlanmasını kolaylaştır(HGK 2003/19-781 E, 2003/768 K. ). Bu durumda senette “malen” ibaresinin bulunması, T.T.K.'nun 688. maddesi uyarınca, bono niteliğini etkilemeyeceğinden takip dayanağı bono yasal unsurları içeren kambiyo senedi vasfındadır. Borçlu itirazını İİK'nun 169/a-1 maddesinde yazılı belgelerle ispat edemediğine göre, mahkemece borca itirazın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (2)

12. Hukuk Dairesi, 2007/10210 E., 2007/12767 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varPendik İcra Mahkemesi
tam metni aç
TTK.nun 691. maddesinde ise bonoyu tanzim eden kimsenin tıpkı bir poliçeyi kabul eden gibi sorumlu olacağı açıklandığına göre somut olayda alacaklı lehtarın keşideciyi takip edebilmesi için protestoya gerek yoktur.
12. Hukuk Dairesi         2007/10210 E.  ,  2007/12767 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Pendik İcra Mahkemesi TARİHİ : 15/12/2006 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : 1- Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2- Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde; 10.10.2002 vade tarihli bono dayanak yapılarak lehtar M.Y. tarafından keşideci E. E.hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe geçildiği görülmektedir. TTK.nun 690. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 626. ve 642. maddeleri gereğince keşideci protesto edilmediği taktirde hamil, kabul eden kimse hariç olmak üzere ancak cirantalara karşı müracaat hakkını kaybeder. TTK.nun 691. maddesinde ise bonoyu tanzim eden kimsenin tıpkı bir poliçeyi kabul eden gibi sorumlu olacağı açıklandığına göre somut olayda alacaklı lehtarın keşideciyi takip edebilmesi için protestoya gerek yoktur. Hal böyle olunca; TTK.nun 690. maddesinin gönderilmesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 632/2. maddesi gereğince alacaklı vade tarihinden itibaren faiz isteyebilir. HGK.nun 26.04.1995 gün ve 1995/171-413 sayılı kararında ise vade tarihinden itaberen istencek faizin 3095 Sayılı Yasa'nın 2. maddesine göre hesaplanacağı vurgulanmıştır. Ayrıca, 11.12.1957 Tarih ve 17/29 sayılı İçtihadi Birleştirme Kararı' na göre de, ( ... takip tutanağında vade tarihinden itibaren faiz isteğinde bulunulursa Borçlar Kanunu' nun 101. maddesi gereğince borcun ifa edileceği gün birlikte tayin edilmiş olacağından, vadesinde borcunu ödemeyen borçlu mütemerrit sayılacağı cihetle faizin vade tarihinden itibaren hesap edilmesi) gerekeceğinden mahkemece itirazın reddine karar vermek gerekirken kabulü ile birikmiş faiz yönünden takibin iptali isabetsizdir. SONUÇ  : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 21.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
TTK.nun 691. maddesinde ise bonoyu tanzim eden kimsenin tıpkı bir poliçeyi kabul eden gibi sorumlu olacağı açıklandığına göre, somut olayda keşidecinin takibi için protestoya gerek yoktur.
12. Hukuk Dairesi 2004/7633 E., 2004/12436 K. 12. Hukuk Dairesi 2004/7633 E., 2004/12436 K.- 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 626 ] - 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 642 ] - 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 690 ] - 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 691 ] "İçtihat Metni" Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı vekilince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü. 5.11.2000 vade tarihli bono dayanak yapılarak lehdar tarafından keşidecinin mirasçıları hakkında takibe geçildiği görülmektedir. Keşidecinin protesto edildiğine dair dosyada bir belge yoktur. TTK.nun 690. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 626 ve 642. maddeleri gereğince keşideci protesto edilmediği taktirde hamil, kabul eden kimse hariç olmak üzere cirantalara karşı müracaat hakkını kaybeder. TTK.nun 691. maddesinde ise bonoyu tanzim eden kimsenin tıpkı bir poliçeyi kabul eden gibi sorumlu olacağı açıklandığına göre, somut olayda keşidecinin takibi için protestoya gerek yoktur. Bu nedenlerle mahkemenin gerekçesi yasaya uygun olmadığı gibi, başvuru 5 günlük süreden sonra yapıldığından istemin yukarıdaki nedenlerle reddi yerine kabulü isabetsizdir. Sonuç : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 14.5.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ticaret Hukuku

Aşağıdaki poliçe türlerinden hangisinin "Kabule Arzı" hukuken mümkün değildir?

A) Belirli bir günde ödenecek poliçe
B) Düzenleme gününden belirli bir süre sonra ödenecek poliçe
C) Görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek poliçe
D) Adresli poliçe
E) Görüldüğünde ödenecek poliçe