6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 783

Türk Ticaret Kanunu 783. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 783- (1) Bir çekin düzenlenmesi için, muhatabın elinde düzenleyenin emrine tahsis edilmiş bir karşılık bulunması ve düzenleyenin bu karşılık üzerinde çek düzenlemek suretiyle tasarruf hakkını haiz olacağına dair muhatapla düzenleyen arasında açık veya zımni bir anlaşma bulunması şarttır. Ancak, bu hükümlere uyulmaması hâlinde senedin çek olarak geçerliliği etkilenmez. (2) Düzenleyen, muhatap nezdinde çekin ancak bir kısım karşılığını hazır bulundurduğu takdirde, muhatap, bu tutarı ödemekle yükümlüdür. (3) Muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin yüzde onunu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eder. II - Kabul yasağı

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

4 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2013/12091 E., 2013/20822 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara 6. İcra Hukuk Mahkemesi
Takip tarihi itibariyle uygulanması gereken TTK'nın 783/3 maddesine göre "Muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin %10'unu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eder."
12. Hukuk Dairesi         2013/12091 E.  ,  2013/20822 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara 6. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 23/01/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine başvurarak faize, çek tazminatına itiraz ettiği ve ödeme emrine dayanak belge eklenmediğinden ödeme emrinin iptalini talep ettiği, Mahkemece, takip talebinde % 10 tazminat istendiği ancak yasal olarak bunun mümkün bulunmadığından bahisle takibin iptaline karar verildiği görülmüştür. Takip tarihi itibariyle uygulanması gereken TTK'nın 783/3 maddesine göre "Muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin %10'unu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eder." 6762 sayılı TTK’nun  695/3 maddesinde  %5 olan çek tazminatı oranı 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 783/3. maddesi ile  % 10'a çıkarılmıştır. Bu hüküm kapsamında hamilin düzenleyenden (keşideciden) ayrıca ödenmeyen çek bedelinin yüzde onu oranında çek tazminatı talep edebileceği açıktır. Kabule göre de takibin iptali nedenleri İİK'da belirtilmiş olup çek tazminatının iptali icra takibinin iptali sebebi olamaz. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (3)

12. Hukuk Dairesi, 2016/17101 E., 2016/19416 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
6102 sayılı TTK.nun 783/3.maddesine göre, muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin yüzde onunu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eder.
12. Hukuk Dairesi         2016/17101 E.  ,  2016/19416 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 23.03.2016 tarih, 2015/31693 E., 2016/8644 K. sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı, borçlunun, çekte ciranta durumunda olduğundan çek tazminatından sorumlu olmayacağını ileri sürerek çek tazminatı yönünden ödeme emrinin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece çek tazminatının iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK.nun 783/3.maddesine göre, muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin yüzde onunu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eder. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, karşılıksız çıkan çeki düzenleyen kişi, çek tazminatından sorumludur. Aynı Kanunun 818/1.maddesinin göndermesi ile çekler hakkında da uygulanması gereken 701.maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarında da belirtildiği üzere; muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır. Kimin için verildiği belirtilmemişse aval, düzenleyen için verilmiş sayılır. Aynı Kanun'un 702/1.maddesi gereğince ise; aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur. Somut olayda, itiraz eden borçlunun, takibe konu çekte kimin için aval verdiğinin belirtilmediği görülmektedir. Türk Ticaret Kanunu'nun yukarıda açıklanan düzenlemeleri dikkate alındığında, çeki düzenleyen lehine aval veren, aynen onun gibi sorumlu olduğundan, aval verenin çek tazminatından da sorumlu olduğunun kabulü gerekir. O halde, mahkemece, itirazın tümden reddine karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile kısmen kabulü isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekirken, Dairemizce onandığı anlaşılmakla alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir. Öte yandan mahkemenin kabulüne göre de borçlunun itirazı kısmen kabul-kısmen reddedilmiş olup, HMK.nun 326. maddesi gereğince tarafların haklılık oranı gözetilerek avukatlık ücret tarifesi uyarınca vekalet ücreti, harç ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken, alacaklı lehine vekalet ücreti, harç ve yargılama giderine hükmedilmemesi de doğru görülmemiştir. SONUÇ : Alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 23/03/2016 tarih ve 2015/31693 E.-2016/8644 K. sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 22/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2014/11807 E., 2014/16979 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBursa 2. İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Ayrıca kabule göre de; TTK'nın 783/3. maddesine göre "Muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin yüzde onunu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eder.
12. Hukuk Dairesi         2014/11807 E.  ,  2014/16979 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa 2. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 18/02/2014 NUMARASI : 2013/320-2014/107 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlu imzaya ve borca itiraz etmiş mahkemece istemin reddine karar verilmiştir. 1-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklının temyiz itirazlarının REDDİNE; 2-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde; Kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takiplerde imzaya itiraz, İİK'nun 170. maddesinde düzenlenmiş olup bu maddenin üçüncü fıkrasında, icra mahkemesince imza incelemesinin aynı Kanunun 68/a. maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapılması gerektiğine işaret edildiği, İİK'nun 68/a maddesinin dördüncü fıkrasında ise; "İmza tatbikinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun bilirkişiye ait hükümleri ile 309. maddesinin 2., 3. ve 4. fıkraları ve 310, 311 ve 312. maddeleri hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 447/2. maddesinde yer alan "Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/06/1927 tarihli ve 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır." hükmü gereğince,uygulanması gereken anılan Kanun'un 211. maddesine göre de; imza incelemesinin yönteminin gösterildiği, buna göre hakimin bilirkişi incelemesine karar vermesi halinde önce, imzası incelenecek kişiye ait karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzaları ilgili yerlerden getirteceği, bilirkişinin bu yazı ve imzalarla o mahkemede uygulamalı olarak temin edilen yazı ve imzaları esas alarak incelemesini yapacağı, bilirkişinin gerekli görmesi halinde kendi huzurunda ilgili kişinin yeniden yazı ve imza örneklerini almak için mahkemeden talepte bulunabileceği ve buna göre raporunu hazırlayacağı öngörülmüştür. Ayrıca imza incelemesinde sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin imzası incelenecek kişinin uygulamaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişice mukayeseye esas alınmalıdır. Senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin belge bulunamazsa, daha sonraki tarihli belgeler, uygulamaya elverişli imza örneği taşıyan herhangi bir belge temin edilemez ise de borçlunun duruşmada alınan imza ve yazı örnekleri üzerinden inceleme yapılmalıdır. Yerleşik Yargıtay kararlarına göre fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılması mümkün değildir. Bu nedenle imza incelemesinin belge asıllarının getirtilerek incelemenin bunlar esas alınarak yapılması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.05.2001 gün 2001/12-436 E., 2001/467 K. ve 06.06.2001 tarih ve 2001/12-466 E., 2001/483 K. sayılı kararlarında da belirtildiği gibi bir belgedeki imza veya yazının atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduğu veya eli ürünü olmadığı fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. İmza incelemesine esas teşkil edecek belgelerin tamamlanması konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.04.2006 gün ve 2006/12-259 E., 2006/231 sayılı kararında da açıklandığı üzere, "imzanın borçluya ait olduğunu" kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu gözardı edilmemeli ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemelidir (Hukuk Genel Kurulu'nun 06.02.2008 gün ve 2008/12-77 E. 2008/90 sayılı kararı). Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporu ,Y. Ö. ve A. Ö. mukayese imzalarını havi, huzurda alınmış tarihsiz iki adet belge, Bursa 22. Noterliğince düzenlenmiş 18.01.2013 tarih ve 01711 yevmiye nolu bir adet imza sirküleri fotokopisi, 10.06.2013 tarihli bir adet dilekçe incelenmek suretiyle tanzim edilmiş olup hem mukayese evrakının azlığı hem de fotokopi evrak üzerinden inceleme yapılmış olması sebebiyle rapor Yargıtay denetimine elverişli değildir. O halde, mahkemece, yukarıda açıklanan kıstaslara uygun olarak denetime imkan verecek şekilde bilirkişi raporu alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Ayrıca kabule göre de; TTK'nın 783/3. maddesine göre "Muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin yüzde onunu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eder. " . Buna göre takibe dayanak çekin karşılıksız kalan kısmı 248.955 TL iken çekin tüm bedeli olan 250.000 TL üzerinden çek tazminatına hükmedilmesi isabetsizdir. SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2013/21146 E., 2013/30812 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
6102 sayılı TTK.nun 783/3.maddesine göre, muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin yüzde onunu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eder.
12. Hukuk Dairesi         2013/21146 E.  ,  2013/30812 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 15/01/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 16/04/2013 tarih, 2013/5896-14453 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi  tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı, borçlunun, çekte aval veren durumunda olduğundan çek tazminatından sorumlu olmayacağını belirterek çek tazminatı yönünden takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, itirazın kabulüne ve çek tazminatı ile fer'ileri yönünden takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK.nun 783/3.maddesine göre, muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin yüzde onunu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eder. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere karşılıksız çıkan çeki düzenleyen kişi çek tazminatından sorumludur. Aynı kanunun 818/1.maddesi göndermesi ile çekler hakkında da uygulanması gereken 701.maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrasında da, muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır. Kimin için verildiği belirtilmemişse aval, düzenleyici için verilmiş sayılır. 6102 sayılı TTK.nun 702/1.maddesi gereğince, aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur. Somut olayda, itiraz eden borçlunun, takibe konu çekte kimin için verildiği belirtilmediğinden, çeki düzenleyen şirket lehine aval verdiği görülmektedir. Türk Ticaret Kanunundaki yukarıda açıklanan düzenlemeler dikkate alındığında, çeki düzenleyen lehine aval veren, aynen onun gibi sorumlu olduğundan, aval verenin çek tazminatından da sorumlu olduğunun kabulü gerekir. O halde, mahkemece, itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizce onandığı anlaşıldığından alacaklının karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmiştir. SONUÇ  : Alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü Dairemizin 16/04/2013 tarih ve 2013/5896 E-14453 K.sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ticaret Hukuku

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre, bir çekin düzenlenmesi için gerekli olan 'karşılık' unsuruna ve bu unsurun yokluğunun hukuki sonuçlarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Çekte karşılığın bulunması, senedin geçerliliği için kurucu bir unsur olduğundan, karşılığın tamamen yokluğu senedi baştan itibaren geçersiz kılar.
B) Muhatap banka, düzenleyenin talebi üzerine çeki 'kabul ettiğini' senet üzerine şerh düşerse, karşılık olmasa dahi çek bedelinin tamamından sorumlu olur.
C) Karşılığın bulunmaması veya yetersiz olması, senedin çek olarak geçerliliğini etkilemez; ancak muhatap banka, düzenleyenin hesabında bulunan kısmi karşılığı ödemekle yükümlüdür.
D) Türkiye'de ödenecek bir çekin muhatabı banka olmak zorunda olduğundan, karşılığı bulunmayan bir çek, kambiyo senedi niteliğini kaybederek adi havale hükmünü alır.
E) Karşılığı tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, sadece çekin karşılıksız kalan bedelinin yüzde onunu ödemekle yükümlü olup, hamilin bu yüzden uğradığı zararı tazmin etme borcu bulunmamaktadır.