6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 784

Türk Ticaret Kanunu 784. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 784- (1) Çek hakkında kabul işlemi yapılamaz. Çek üzerine yazılmış bir kabul kaydı, yazılmamış sayılır. III - Kimin lehine çekilebileceği

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

4 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2012/14208 E., 2013/14491 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
adına olması sebebiyle bu savunmasına itibar edilmediği, davalı taşıyıcının TTK 784. maddesi gereğince ziyadan sorumlu olduğu, davalı ...' ın ise haksız fiil hükümleri gereğince zarardan sorumluluğunun bulunduğu
11. Hukuk Dairesi         2012/14208 E.  ,  2013/14491 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/06/2012 tarih ve 2011/206-2012/200 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ...'ün maliki, diğer davalı ...'ın sürücüsü olduğu... plakalı araçla nakliyesi yapılan yağ cinsi emtianın müvekkili tarafından nakliyat emtia sigortası ile sigortalandığını, davalılara teslim edilen emtianın davalı ...'ın beyanına göre 15.03.2009 tarihinde çalındığını, 25.03.2009 tarihinde kasası boş bir şekilde bulunduğunu, olay nedeniyle 36.926,00 TL hasar tazminatının 11.06.2009 tarihinde sigortalısına ödendiğini ileri sürülerek, 36.926,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren uygulanacak avans faiziyle birlikte müteselsil olarak davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin sahibi bulunduğu 34 DE 9930 plakalı aracı 30.09.2009 tarihinde diğer davalı ...'a haricen satıp, teslim ettiğini, teslimden birkaç gün sonra müvekkilinin Cumhuriyet Savcılığınca telefonla arandığını, bu görüşmeden birkaç gün sonra aracın Nusaybin'de yakalandığını, davalı ...'ın araç bedelini ödememesi nedeniyle müvekkilinin yetkili makamlara başvurarak aracı teslim aldığını, müvekkilinin taşıma işiyle alakasının bulunmadığını, davalı ...'ın müvekkilini dolandırarak aracı satın alıp, daha sonra yük hırsızlığı yaptığı savunarak davanın reddi talep edilmiştir. Davalı ... usulüne uygun tebligata rağmen yargılamaya katılmamıştır. Mahkemece, davacı tarafından sigortalanan emtianın 14.03.2009 tarihinde şoförü ... olan taşıyıcı ...'e ait... plakalı kamyona yüklendiği, davalı ... 'in belirtilen kamyonu Hasan'a haricen satması nedeniyle taşıma işiyle bağlantısının olmadığını savunmakta ise de, araçla yurtiçi taşımacılık yapma yetkisi veren K1 belgesinin, taşıma işine konu emtiaya ilişkin düzenlenen fatura ve sevk irsaliyesinin, vergi kaydının ve motorlu araç tescil belgesinin davalı ... adına olması sebebiyle bu savunmasına itibar edilmediği, davalı taşıyıcının TTK 784. maddesi gereğince ziyadan sorumlu olduğu, davalı ...' ın ise haksız fiil hükümleri gereğince zarardan sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 36.926,00 TL'nin müteselsil olarak davalılardan tahsiline ve alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir. Kararı, davalılardan ... vekili temyiz etmiştir. Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mümeyyiz davalı taşıyıcı olmadığını, aracı olay tarihinden önce haricen ...'a sattığını savunmuş ve bunun delili olarak da olay tarihinden önce ...'a verdiği vekaletnameye ve ceza dosyası içeriğine dayanmıştır. Her ne kadar 2918 sayılı Yasa uyarınca harici satım işletenin değişmesi sonucunu doğurmaz ise de; somut uyuşmazlıkta araçta taşınan yük hasarı dava konusu edildiğinden ve bu durumda mümeyyiz davalının sorumluluğu 2918 sayılı Yasa'ya değil, genel hükümlere tabi bulunduğundan, mümeyyiz davalının tazminattan sorumlu tutulabilmesi için taşıyıcı olduğunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Mümeyyiz davalının delil olarak dayandığı Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/180 Esas, 2010/77 Karar sayılı ilamında ...'ın kendi aracı ile söz konusu eylemi gerçekleştirdiği sonucuna varıldığından mahkemece o davada verilen kararın işbu dava bakımından bağlayıcı olacağı, daha doğru bir deyişle ile kuvvetli delil niteliğinde olacağı gözönünde bulundurularak, ceza davasının neticesinin kesinleşmesinin beklenilmesi ve ona göre mümeyyiz davalı hakkındaki davayı neticelendirmek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (3)

11. Hukuk Dairesi, 2009/7301 E., 2011/6738 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
llanılamaz hale geldiği, kargonun varış merkezine hasarlı olarak ulaştığı, davalı taşıyıcı firmanın taşıma sözleşmesinin ifası sırasında sözleşme ile yükümlendiği kargoyu gönderilene teslim etme yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenle TTK’nun 772, 781, 782, 784 ve 786. maddeleri uyarınca gönderici firmaya karşı sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile mal bedeli olan 14.760,00 TL taz
11. Hukuk Dairesi         2009/7301 E.  ,  2011/6738 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/02/2009 tarih ve 2007/311-2009/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 31.05.2011 gününde davalı vekili Av. ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi .... ....tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 13.06.2006 tarihinde kan sayım solüsyonu olarak adlandırılan 14.760 YTL tutarındaki 3 kutu tıbbi malı (12.000 birim) İstanbul’da bulunan Endüstri Medikal Malz...Ltd Şti.’ne gönderilmek üzere davalı kargo şirketinin Şanlıurfa şubesine sevk irsaliyesi ve teslim fişiyle teslim ettiğini, ancak davalı kargo şirketi tarafından taşıma esnasında gereken özen ve dikkatin gösterilmemesi nedeniyle müvekkili şirkete ait malın hasarlanarak kullanılmaz hale geldiğini ve alıcı firma tarafından teslim alınmadığını, müvekkilinin bu nedenle zarara uğradığını, davalıdan zararın tazmini için talepte bulunulmasına rağmen davalının zararı ödemediğini ileri sürerek, meydana gelen zarardan dolayı 14.760 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının taşınan kargonun içeriği hakkında müvekkiline bir beyanda bulunmadığını, taşıma öncesi malların niteliğinin bildirilmesi halinde sözkonusu malların müvekkili tarafından taşınmayacağını, ayrıca davacının kırılacak nitelikte olan malların içeriğini beyan etmediği gibi bu malların taşınırken zarar görmemesi için gerekli ambalaj yapımında üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, bu nedenle davaya konu zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından taşınmak üzere davalıya teslim edilen malın taşıma esnasında hasar gördüğü ve kullanılamaz hale geldiği, kargonun varış merkezine hasarlı olarak ulaştığı, davalı taşıyıcı firmanın taşıma sözleşmesinin ifası sırasında sözleşme ile yükümlendiği kargoyu gönderilene teslim etme yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenle TTK’nun 772, 781, 782, 784 ve 786. maddeleri uyarınca gönderici firmaya karşı sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile mal bedeli olan 14.760,00 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, davalı tarafından taşınması üstlenilen yükün taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.Davalı yaptığı savunmada davacı tarafından teslim edilen yükün niteliğine uygun biçimde ambalajlanmadığını, ambalajın yetersiz olması nedeniyle zararın meydana geldiğini savunmuştur.Dosya içindeki taşımaya ilişkin bilgi ve belgeler ile davacının ticari faaliyeti göz önüne alındığında taşınan yükün tıbbi malzemeye ilişkin olduğu ve davalının kendisine teslim edilen malı ihtirazi kayıt koymadan teslim aldığı anlaşılmıştır.Ancak taşınması üstlenilen yükün kan sayım solüsyonu olup, kutuların patlamış olması nedeniyle hasarlandığı ve alıcı tarafından teslim alınmadığı anlaşılmıştır.Yargılama sırasında taşınan yükün niteliğine göre nasıl bir ambalaj içinde ve ne şekilde taşınması konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınmamıştır.Davalı kendisine teslim edilen malın ambalaj yetersizliği sonucu hasara uğradığını savunmuş olmasına göre bu savunmasının yerinde olup olmadığının tespiti gerekir.Bu durumda, taşınan malın niteliği gözönüne alınarak taşıma konularında uzman bir bilirkişi ile malın niteliği gereği sağlık malzemeleri konusunda uzman bir bilirkişiden davaya konu yükün ne şekilde, nasıl bir ambalaj ile taşınması gerektiği ve davaya konu taşımada gereken şekilde ambalajlanıp ambalajlanmadığının tespit edilmesi ve sonuçta hasarın yetersiz ambalaj sonucu meydana geldiğinin anlaşılması halinde bu kez yetersiz ambalaja rağmen ihtirazi kayıt koymadan taşımayı kabul eden davalının meydana gelen zararda müterafik kusurunun bulunduğu değerlendirilerek davalının kusur durumunun incelenmesi gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeye dayalı olarak davalının oluşan zarardan tamamen sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. 3-Öte yandan, davacı davalıya yaptığı başvuruda taşınan malzemenin hasarlanması nedeniyle meydana gelen zarar tutarı olarak 4.241,77 TL ödenmesini istemiş olmasına rağmen davada istenilen 14.760,00 TL’nin neye göre istendiği, hasarlanan mal değerinin ne kadar olduğu hususları üzerinde durularak sonucuna göre davalının sorumlu olduğu miktarın tayin ve tespiti gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan ve yapılan başvuruda 4.241,77 TL istenmiş olmasına rağmen hangi nedenle mal bedeli karşılığı olarak 14.760,00 TL’nin hükmedilmiş olduğu da açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL avukatlık vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2010/3763 E., 2011/15158 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
Mahkemece; iddia, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapamına göre, davalının TTK' nun 809/1,784 ve 814/1 maddeleri uyarınca zarardan sorumlu olduğu sonucuna varılarak, dava konusu malların bedeli bulunan 21.000,00 TL' nin 12.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2010/3763 E.  ,  2011/15158 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/12/2009 tarih ve 2006/235-2009/705 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dış ülkelerden yurda meyve ithal ederek yuriçindeki komisyonculara dağıtmak ve satmak suretiyle ticaret yaptığını, uzun süredir mal sevkiyatlarını davalının temin ettiği kamyonlar ile gerçekleştirdiğini, 11.02.2011 tarihinde davalıdan mal sevkiyatı için kamyon talep ettiğini ve davalı tarafın temin ettiği kamyona 12.02.2011 tarihinde malların yüklendiğini, ancak malların alıcıya ulaşmadığını, dolandırıldıklarından bahisle Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, davalının alt taşeron olarak kullandığı nakliyecinin seçiminde gerekli dikkat ve özeni göstermediğini ileri sürerek, mal bedeli olarak 21.000 YTL' nin olay tarihi olan 12.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kendilerince hazırlanan sevk fişinde, temin edilen aracın ve sürücü bilgilerinin yer aldığını, araç evraklarının kontrolü ile sürücü imzasının alınması hususun ihtar edildiğini, davacı depo görevlisinin özen yükümlülüğüne aykırı olarak gerekli kontrolleri yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; iddia, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapamına göre, davalının TTK' nun 809/1,784 ve 814/1 maddeleri uyarınca zarardan sorumlu olduğu sonucuna varılarak, dava konusu malların bedeli bulunan 21.000,00 TL' nin 12.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 962,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına,15/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2008/12325 E., 2010/3449 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
maddesi gereğince tedbirli bir tacir gibi hareket etmediği, TTK 784. maddesi gereğince eşyayı taşıttığı kişilerin fiil ve kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, diğer davalı ...
11. Hukuk Dairesi         2008/12325 E.  ,  2010/3449 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.04.2008 tarih ve 2007/173-2008/167 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 2.000 kg unun nakliyesi hususunda taşıma işleri komisyoncusu davalı ... ile anlaştığını, ...’in emtiayı diğer davalı şoför ...'na sevk irsaliyesi ile teslim ettiğini, ancak malların müşteriye teslim edilmediğini, komisyoncu ...'ın taşıyan ile birlikte sorumlu olduğunu ileri sürerek, emtia bedeli olan 11.600 TL’nin taşıma için teslim edildiği tarih olan 28.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, basiretli bir tacir gibi hareket edip gerekli özen ve dikkati gösteren taşıma işleri komisyoncusu davalı müvekkilinin sorumluğunun tarafların buluşması ile sona erdiğini, çalınan mallardan dolayı sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dosyadaki mevcut faturalar, sevk irsaliyesi, bilirkişi raporuna dayanılarak, taşıma işleri komisyoncusu davalı ...'ın seçtiği nakliyat şoförü ...'nun emtiayı müşteriye teslim etmediği, davalı ...’in şoförü tanımadığı, taşıma işi yapılacak kamyon ile ilgili herhangi bir araştırma yaptığına dair bir delil ve belge bulunmadığı, sürücünün ehliyet ve ruhsat fotokopilerini almadığı, dolayısıyla TTK. 809/1. maddesi gereğince tedbirli bir tacir gibi hareket etmediği, TTK 784. maddesi gereğince eşyayı taşıttığı kişilerin fiil ve kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, diğer davalı ... hakkındaki davanın takip edilmediği, TTK 782.ve 787/1. maddeleri gereğince üst ve alt taşıyıcılar arasında dayanışmalı sorumluluk olmadığından mecburi dava arkadaşlığı bulunmayan diğer davalı hakkındaki davanın takip edilmemesinin davalı ...'ın hukuki durumunu etkilemeyeceği gerekçesiyle emtia bedeli olan 11.600 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline, davalı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 532,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ticaret Hukuku

Aşağıdakilerden hangisi çeke konulabilecek "ihtiyari" kayıtlardan biridir (yazılmamış sayılmayan)?

A) Anapara faizi şartı
B) Kabul kaydı
C) Ciro yasağı (Menfi emre) kaydı
D) Vade kaydı
E) Bankanın aval vermesi

Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol