6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 785

Türk Ticaret Kanunu 785. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 785- (1) Çek; a) “Emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişiye, b) “Emre yazılı değildir” kaydıyla veya buna benzer bir kayıtla belirli bir kişiye, c) Veya hamile, ödenmek üzere çekilebilir. (2) Belirli bir kişi lehine “veya hamiline” kelimelerinin veya buna benzer başka bir ibarenin eklenmesiyle düzenlenen çek, hamiline yazılı çek sayılır. (3) Kimin lehine düzenlendiği gösterilmemiş olan bir çek, hamiline yazılı çek hükmündedir. IV - Faiz şartı

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

8 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2015/14966 E., 2016/2564 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
2-Dava, taşıma nedeniyle hasar bedelinin tahsili istemine ilişkin olup Dairemiz bozma ilamında TTK'nın 785'inci maddesi uyarınca zarar tutarının hesaplanması gerektiği belirtilmiş, mahkemece de bozma ilamına uyulmuştur.
11. Hukuk Dairesi         2015/14966 E.  ,  2016/2564 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.11.2014 tarih ve 2014/129-2014/752 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 13.06.2006 tarihinde kan sayım solüsyonu olarak adlandırılan 14.760 YTL tutarındaki 3 kutu tıbbi malı (12.000 birim)a bulunanve ye gönderilmek üzere davalı kargo şirketinin.... şubesine sevk irsaliyesi ve teslim fişiyle teslim ettiğini, ancak davalı kargo şirketi tarafından taşıma esnasında gereken özen ve dikkatin gösterilmemesi nedeniyle müvekkili şirkete ait malın hasarlanarak kullanılmaz hale geldiğini ve alıcı firma tarafından teslim alınmadığını, müvekkilinin bu nedenle zarara uğradığını, davalıdan zararın tazmini için talepte bulunulmasına rağmen davalının zararı ödemediğini ileri sürerek, meydana gelen zarardan dolayı 14.760 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının taşınan kargonun içeriği hakkında müvekkiline bir beyanda bulunmadığını, taşıma öncesi malların niteliğinin bildirilmesi halinde sözkonusu malların müvekkili tarafından taşınmayacağını, ayrıca davacının kırılacak nitelikte olan malların içeriğini beyan etmediği gibi bu malların taşınırken zarar görmemesi için gerekli ambalaj yapımında üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, bu nedenle davaya konu zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya izafe edilebilecek herhangi bir müterafik kusur bulunmadığı, davalı taşıyıcının davacının uğradığı tüm zararı tazminle yükümlü olduğu, davacı tarafından bildirilen ve bilirkişi raporu ile belirlenen 4.241,77 TL zararın, davalı tarafından karşılanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 4.241,77 TL'nin tahsiline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dava, taşıma nedeniyle hasar bedelinin tahsili istemine ilişkin olup Dairemiz bozma ilamında TTK'nın 785'inci maddesi uyarınca zarar tutarının hesaplanması gerektiği belirtilmiş, mahkemece de bozma ilamına uyulmuştur. Bozma ilamından sonra alınan bilirkişi ek raporunda TTK'nın 785'inci maddesi uyarınca varış mahallinin.... olduğu..'da malın birim fiyatının 1,12-0,89 TL arasında bulunduğu bildirilmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporuna istinaden 4.241,77 TL hüküm altına alındığı belirtilmiş ise de bilirkişi raporuna göre zarar miktarı daha yüksek olduğu gibi, Dairemizin uyulan bozma ilamında da gerçek zarara hükmedilmesi gerektiği hususu belirtilmiş olup, mahkemece davacının hükmedilen bu miktarı talep ettiğine dair gerekçesi de yerinde bulunmadığından kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 264,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 09.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

12. Hukuk Dairesi, 2022/10606 E., 2023/3271 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
tam metni aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, TTK madde 785,788,789,790,791.
12. Hukuk Dairesi         2022/10606 E.  ,  2023/3271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2780 E., 2022/2095 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/91 E., 2021/577 K. Taraflar arasındaki takibin iptaline ilişkin şikayet davasından dolayı yapılan incelme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; eşi lehine ibraz tarihi boş olarak düzenlenen takibe konu çekin eşi tarafından kendisine iade edildiğini, daha sonra iş bu çekin boşanma aşamasında olduğu eşi tarafından kendisinden habersizce geri alındığını, ibraz tarihi boş olan ve habersizce geri alınan çek hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, takip konusu çekin aralarında herhangi bir ticari yahut kişisel ilişki olmayan alacaklıya ciro edilmeksizin verildiğini, çekte lehtar olan ... tarafından ilk ciro yapılmadığından ciro zincirinde kopukluk olduğunu dolayısıyla alacaklının yetkili hamil olmadığını ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; takibe konu çekin hamiline düzenlendiğini, çekte yetkili hamil olduklarını belirterek şikayetin reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekte lehtarın yazılmasının zorunlu unsur olmadığı, lehtar gösterilmemiş ise hamiline yazıldığının kabulü gerektiği, takibe konu çekte şikayetçinin keşideci olduğu, ...'in isminin lehtar kısmında yazılı olduğu, daha sonrasında üstü çizilerek keşideci tarafından imzalandığı, bu haliyle çekin hamiline yazılı çek niteliğini kazandığı, hamiline yazılı çekin teslim ile devrinin mümkün olduğu, hamilin yetkili hamil olup takip başlatma hakkına sahip olduğu, şikayetçinin lehtar isminin üstü çizilerek atılan imzayı da inkar etmediği, borcun ödendiğine dair kanunun aradığı anlamda belge de sunulmadığı gerekçeleriyle şikayetin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Borçlu istinaf dilekçesinde; şikayet dilekçesi içeriğini tekrar ederek, savcılık dosyası araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, menfi tespit davası açılarak mahkemeye bu hususun ek beyan ile bildirileceğini belirterek kararın kaldırılmasına ve şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe dayanak yapılan 24.12.2020 tarihli çekte düzenleyenin şikayetçi borçlu olduğu, lehtar hanesinde ismi yazan ...’in isminin çizilerek paraflandığı, çek arkasındaki ilk cironun ...’e ait olduğu, bu cirodan sonra 25.12.2020 tarihli ibraz kaşesinin bulunduğu, takibin ... tarafından keşideci aleyhine başlatıldığı, buna göre takip dayanağı çekte lehtar ismi çizilerek paraflandığı ve şikayetçi keşideci tarafından da bu bölümdeki işleme ilişkin tahrifat ve imza itirazı ileri sürülmediği, bu durumda çekte lehtar gösterilmediği ve hamiline düzenlendiği, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, çekin kambiyo vasfında olduğu, diğer taraftan icra mahkemelerinin, genel olarak icra ve iflas takibi sırasında doğan uyuşmazlıkları sınırlı ve biçimsel olarak incelemeye ve karara bağlamaya yetkili olup, genel mahkemeler gibi geniş yetkili olmadığı, bu mahkemelerde kural olarak genel mahkemelerde açılan davalar ve savcılıklarda devam eden soruşturmaların bekletici mesele yapılamayacağı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Borçlu temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesi içeriğini tekrar ederek, ilk cironun lehtar tarafından yapılmadığını, çekin tahrif edildiğinin açık olduğunu, çekin tahrif edilmesi ve çalınması nedeni ile suç duyurusunda bulunduklarını bu hususu mahkemeye bildirdikleri halde eksik inceleme ile karar verildiğini, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte ciro zincirindeki kopukluk dolaysıyla alacaklının yetkili hamil olmadığı ve çekin kambiyo senedi vasfını taşımadığı gerekçesiyle takibin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, TTK madde 785,788,789,790,791. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle şikayet dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların temyiz incelemesinde incelenemeyeceğinin tabii bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2012/9511 E., 2014/2034 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKULA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
tam metni aç
şahıslar tarafından açılan davalar varsa araştırılıp, TTK'nın 785. maddesi dikkate alınıp sonucuna göre davalıların sorumlu olduğu tazminatın tayini gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2012/9511 E.  ,  2014/2034 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : KULA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/03/2011 NUMARASI : 2005/248-2011/65 Taraflar arasında görülen davada Kula Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.03.2011 tarih ve 2005/248-2011/65 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04.02.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. A. Ü. ve davalılardan N.. A.. ve K.. A.. Av. A.. Y.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Döndü Deniz Bilir tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının Türkiye genelinde kargo hizmeti veren bir firma olduğunu, kargo hizmetini yürütürken kendi mülkiyetindeki araçlar dışında ayrıca 3. kişilerdeki kiralık araç sözleşmesi ile araç kiralayıp belirli bir ücret karşılığında kargo hizmetini yürüttüğünü, davalılardan N.. A.. adına kayıtlı ve sürücüsü diğer davalı E.. K.. olan ... plaka sayılı araç ile müvekkiline ait kargo taşınmakta iken trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin büyük çapta hasarının söz konusu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı E.. K..'ın %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, meydana gelen bu trafik kazası sonucu müvekkil firmanın müşterilerine ait kargoların hiç birinin kurtarılamadığını, meydana gelen kaza neticesinde tüm kargo sahipleri müşterilerin arandığını, müşterilerin zararlarının giderilmesi için müşterilerden zarar tazmin talebinin istendiğini, tüm taleplerin toplanılıp ödemeler için ilgili tüm bölge müdürlüklerine yazıların gönderildiğini, zarar gören kargo sahiplerine ödemelerin başlayacağını, ödenecek son tahmini tazmin rakamları 640.000 TL’ye ulaştığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı K.. A.. ve N.. A.. vekili, davalılardan K.. A.. ile davacı şirket arasında hiçbir hukuki münasebetinin olmadığını, davacılardan N.. A..'ya ait araç davacı şirket tarafından kiralandığı kabul olunduğuna göre bu araçtan kaynaklanan zararlardan kira süresi içerisinde kiracı yani davacının sorumlu olduğunu, kazan yapan aracın kargo şirketinin hangi yükleri taşıdığının belli olmadığını, kamyonun içinde hangi yüklerin taşındığını gösterir bir belgenin bulunmadığını, bu araçta kimin veya kimlerin hangi ağırlık ve miktarda ve hangi bedelle yüklerin taşındığını anlamanın mümkün olmadığını, davacı taraf, kendisine göre müracaat belgeleri ve ödeme evrakları düzenleyerek kargo sahiplerine ödemelerde bulunduğunu iddia ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı E.. K.., taşınan kargo yüklerinin nasıl bir emtia olduğu, değeri, gerçekten bu kazada telef olup olmadığı, ağırlığı yahut hacminin, kendisine teslim olup olmadığının belli olmadığını, bu nedenle ibranamelerin kendisini bağlayan hukuki bir vasfı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kargo şirketinin, davalılardan N.. A.. adına kayıtlı sürücüsü diğer davalı E.. K..'ın olduğu araç ile davalılardan K.. A.. ile kargoların taşınması hususunda kazanın meydana gelmesinden önce şehirlerarası taşıma sözleşmesi ve araç sevk çizelgesi düzenledikleri, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulan tüm belgelerin bilirkişi tarafından incelenmesi sonucunda çoğu belgelerin fotokopi olduğu, toplu taşıma irsaliyelerinin incelenmesinde, kazada yanan kargoların o gün itibariyle teslim edilen kargoların nevilerinin ne olduğu, miktarlarının ne olduğunun belli olmadığı, hangi kargonun taşındığının da belli olmadığı, toplu taşıma irsaliyelerinde sadece yerlerin belirtildiği, faturaların içeriğinde ne gibi eşyaların olduğunun belirtilmediği, yine irsaliyelerde davalı sürücünün imzasının bulunmadığı, hangi eşyanın ticari, cinsinin ne olduğu ne kadar olduğunun belirlenemediği, TTK. hükümleri gereğince taşıma senedi ve sevk irsaliyesinde malın cinsinin, miktarının, niteliğinin ayrıca belirtilmesi gerektiği, yine malların sigorta edilmediği, bu nedenle zarara uğrayan kargoların somut olarak miktarı, zarar kapsamının belirlenemediği, davacı şirket kendi yükümlülüğünde olan işlemleri usulüne uygun olarak yapmadığı, ayrıca taraflar arasında düzenlenen sözleşmede de davalı sürücüye ait imzanın sahte olduğu, davacı şirket müdürünün bu sözleşme nedeni ile sahte evrak düzenlemekten yine, her ne kadar kargo sahiplerine ödemede bulunulduğu belirtilip belge sunulmuş ise de bu ödemelerin neye ilişkin yapıldığı tam olarak açık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Davacı vekili, davalıların malik, sürücü ve alt taşıyan olduğu araca müvekkili tarafından 3. şahıslara ait kargoların teslim edildiğini, aracın uğradığı kaza sonucu kargoların tamamının yandığını, kargo bedellerinin 3. şahıslara ödendiğini ileri sürerek yapılan ödemelerin davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonucu zarara uğrayan kargoların somut olarak miktarı, zarar kapsamının belirlenemediği, davacı şirket kendi yükümlülüğünde olan işlemleri usulüne uygun olarak yapmadığı, ayrıca taraflar arasında düzenlenen sözleşmede de davalı sürücüye ait imzanın sahte olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirme karar vermeye yeterli değildir. Öncelikle Türk Ticaret Kanunu'nda taşıma sözleşmesinin geçerliliği için herhangi bir şekle bağlılık öngörülmüş değildir. Bu nedenle taşıma senedinin düzenlenmemesi davanın reddine gerekçe yapılamaz. Somut olayda, davaya konu kargoların taşındığı aracın 01.11.2005 tarihinde geçirdiği kaza sonucu araçta bulunan tüm kargoların yandığı ve davacının zarara uğrayan kargo sahibi 3.kişilere ödeme yaptığı sabit olup, uyuşmazlık davacının davalılara hangi miktar ve nitelikte kargo teslim edildiği hususundadır. Dosya içerisinde davacı tarafından toplu taşıma irsaliyesi ve irsaliyenin dayanağı faturalar ile üçüncü şahıslara yapılan ödeme belgeleri ve bu belgelerin dayanağı kargolara ait 3. kişiler tarafından davacıya sunulan fatura ve belgeler davacı tarafından delil olarak sunulduğu anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, taraflar arasında taşıma senedi bulunmadığı ve sevk irsaliyesinde de bir değer bildirilmediği dikkate alınıp, taşıma hukukunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınarak dosyada bulunan 3. kişiler tarafından davacıya ibraz edilen kargo muhteviyatına ilişkin fatura ve belgeler incelenip, davacı aleyhine 3. şahıslar tarafından açılan davalar varsa araştırılıp, TTK'nın 785. maddesi dikkate alınıp sonucuna göre davalıların sorumlu olduğu tazminatın tayini gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2014/10379 E., 2014/17425 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varANTALYA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
tam metni aç
Somut olayda taşıma Antalya'dan Iğdır'a yapılmış olmakla TTK 785. maddesi gereğince belirlenecek bedele hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2014/10379 E.  ,  2014/17425 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ANTALYA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/03/2014 NUMARASI : 2011/474-2014/216 Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/03/2014 tarih ve 2011/474-2014/216 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 14/08/2011 tarihinde davalı ile Antalya'da ikametgahında bulunan evinin eşyalarının Iğdır'a taşınması için anlaştıklarını ve 14.08.2011 tarihli taşıma sözleşmesi imzalandığını, Antalya'dan 05/09/2011 tarihinde yola çıkan eşyalarının 08/09/2011 tarihinde Iğdır iline geldiğini, eşyaların çok özensiz bir şekilde korunaksız olarak paketlendiklerini, bir kısım eşyaların ise hiç paketlenmediğini gördüğünü, paketleri açtıklarında yemek odası takımlarının, konsol çekmecelerinin, çocuk odasının parçalarının kırık ve derin çizgilerle olduğunu, deri koltuk takımlarında yırtıklar olduğunu ve sökülme sırasında eşyaların yuvalarının deforme olduğunu tespit ettiğini, sözkonusu yemek odası ve çocuk odasının Antalya'da ilk defa alıp firma yetkilileri tarafından kurulduğunu, hiç taşıma geçirmemiş yeni malzemeler olduğunu ve 08/09/2011 tarihli hasar tespit tutanağı tutulduğunu, ayrıca Iğdır Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/46 D.İş dosyası üzerinden hasar tespiti yapıldığını belirterek, hasarlı eşyaların bedeli olan 9.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davacının ödemediği ücretin bulunduğunu, kalan bakiyeyi ödememek için bu davayı açtığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yapılan taşıma sözleşmesi gereğince taşıma esnasında meydana gelen zararın tahsili amacıyla dava açıldığı, taşıma sonrasında tutulan 08/09/2011 tarihli hasar tutanağı içeriği, Iğdır Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan tespit dosyası içeriği ve dosyamız üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda verilen rapor dikkate alındığında hasarlı eşyaların benzer ve piyasadaki ürünlere göre kıyaslandığında maddi değerinin toplam 8.400,00 TL olduğunun anlaşıldığı, davalının kusurlu taşıma işlemi yapması sebebiyle oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 8.400,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak; 6762 sayılı TTK 785. madde hükmü uyarınca, ziyadan doğan tazminat; ancak, taşıma senedine geçirilen değere, taşıma senedinde değer gösterilmemiş ve fakat taşıyıcıya bildirilip onun tarafından kabul edilmiş bir değer mevcut ise ona, böyle bir değer bulunmadığı takdirde aynı cins ve vasıftaki eşyanın gönderilene teslim edileceği yerdeki değerine göre tayin olunur. Somut olayda taşıma Antalya'dan Iğdır'a yapılmış olmakla TTK 785. maddesi gereğince belirlenecek bedele hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2014/8967 E., 2014/15636 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varPOLATLI 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
tam metni aç
ik kazasının oluş şekli itibarı ile sürücünün kasti veya kaza ile sonuçlanması mutlak olan bir hareketinden doğmayıp taksirli eyleminden kaynaklandığı, bu durumda taşıyıcının akde aykırı hareketinin neticesi olarak istenebilecek tazminatın TTK 785. maddesine göre zayi olan soğan tohumunun değeri ile sınırlı olduğu, davalı kargo şirketince tutulan 10/01/2012 tarih 3971018 seri nolu hasar tespit for
11. Hukuk Dairesi         2014/8967 E.  ,  2014/15636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : POLATLI 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/03/2014 NUMARASI : 2012/309-2014/111 Taraflar arasında görülen davada Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/03/2014 tarih ve 2012/309-2014/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 08/01/2012 tarih, 74255 sayılı fatura ile Polatlı'da faaliyet gösteren T. Tarım Ürün. Paz. ve Tic. Ltd. Şti.'den 30.000 TL bedel ile satın aldığı 300 Kg soğan tohumunu davalı firmanın Polatlı şubesi ile akdettiği 09.01.2012 tarihli sözleşme gereği O. Beldesi Hatay'da bulunan İ.S.'ye gönderdiğini, ancak davalı firmaya ait aracın kaza yapması sonucu soğanların hasar gördüğünü, ıslandığını ve alıcıya teslim edilemediğini, ürünlerin kullanılamaz hale geldiğini, müvekkili tarafından tedarik edilen aynı vasıf ve miktarda soğanın tekrar İ. S.ye gönderildiğini belirterek davanın kabulü ile taşınma hizmeti sırasında telef olan soğan tohumları için 30.000 TL tazminatın ve gerçekleşmeyen taşıma hizmeti için müvekkili tarafından davalıya ödenen 289,90 TL taşıma bedelinin temerrüt tarihi olan 06/04/2012 tarihinden itibaren ticari işlerde öngörülen faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, öncelikle yetki itirazında bulunmuş, akabinde meydana gelen kaza neticesinde soğan kolilerinin hepsinin zarar görmediğini, davacıya teslim edilmek üzere sağlam kolilerin ayrıldığını, davacıya bildirimde bulunulduğunu; ancak davacının malları teslim almadığını, kolilerin fiziki bütünlüğünü koruduğunu, hasar ve ziyanın birbirinden farklı olup hasar halinde taşıyıcının ancak meydana gelen değer kaybından mesul olduğunu, ayrıca taşıma hukukunda ücret iadesinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece,toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından taşınan malın ziyanına neden olan olayın trafik kazasından kaynaklandığı, meydana gelen trafik kazasının oluş şekli itibarı ile sürücünün kasti veya kaza ile sonuçlanması mutlak olan bir hareketinden doğmayıp taksirli eyleminden kaynaklandığı, bu durumda taşıyıcının akde aykırı hareketinin neticesi olarak istenebilecek tazminatın TTK 785. maddesine göre zayi olan soğan tohumunun değeri ile sınırlı olduğu, davalı kargo şirketince tutulan 10/01/2012 tarih 3971018 seri nolu hasar tespit formunda 25 koliden ibaret 300 adet paketten oluşan emtianın bir adet paketin patlamış olup içeriğinin döküldüğü tutanak altına alındığı görülmüş ise de gerek yapılan keşif gerekse davacı yanca sunulan fotoğraflardan birden çok kolinin açıldığı ve hasara uğradığının anlaşıldığı, gönderinin teslim edildiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında tacir olan taşıyıcı firmanın gönderinin korunması ve zararın azaltılması için TTK'nın 790. maddesinde öngörülen tedbirlerden hiçbirini almayıp, gönderiyi deposunda muhafaza etmiş olduğu, bu durumda emtianın kısmen hasara uğradığı yönünde ki davalı yan beyanlarına ve emtianın niteliği ve üretimde kullanılacak olması ve raf ömrü gözetilerek 48 paket soğan tohumunun zayi olmaması için BK 92 maddesi gereği gerekli tedbirleri almayan davalı yan itirazları dikkate alınmayarak bilirkişi raporuna da bu noktada itibar olunmadığı, kazaya karışmış ve tohum olarak kullanılacak gönderinin gönderen ve alıcı tarafından bu durumda kabul edilmemesinin hukuki ve olağan olup taşıyıcının, gönderinin tam ziyaından sorumlu olduğu, davacı yan gönderinin bedelini dosyaya mübrez fatura ile ispat etmiş, bu durum İl Tarım Müdürlüğü yazısı ile de desteklenmekle fiili teslim yükümlülüğünü usulünce yerine getirmeyen taşıyıcı aleyhine tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak; keşif sonrası alınan 02/12/2013 tarihli bilirkişi raporunda hasar nedeni olarak 5 kalem halinde, trafik kazası esnasında çarpışmanın etkisiyle kolilerin etrafa saçılması ve patlaması, kaza sırasında veya sonrasında bazı kolilerin su veya başka sıvılarla temas etmesiyle ambalajların açılması, taşınan emtianın raf ömrünün yaklaşık 6 ay olması nedeniyle nem alan paketlerin sertleşmesi, kötü saklama koşulları ve fare gibi kemirgenlerin paketleri delmesi ve parçalaması şeklinde bir takım sebepler gösterilmiştir. Bu sebeplerin içinde taşıyıcının muhafazada kusurlu davrandığı da belirlenmiştir. Bu durumda mahkemece; taşıma konusunda uzman bilirkişinin de aralarında bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden, soğan tohumlarının ne kadarının kaza nedeniyle , ne kadarının taşıyanın muhafaza ve bakım kusuru nedeniyle hasarlandığı hususunda rapor alınması, ayrıca davacının da malları zamanında teslim almaması nedeniyle zararın oluşmasına sebebiyet verip vermediği, müterafik kusuru olup olmadığı hususunun da rapor ile birlikte değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm vermeye yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ticaret Hukuku

Aşağıdaki senet türlerinden hangisi "hamiline" yazılı olarak düzenlenemez?

A) Çek
B) Bono
C) İntifa senedi
D) İpotekli borç senedi
E) Tahvil

Bu maddeyle ilgili 4 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol