Sözlüğe Dön

Adli Kontrol

Tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama yerine uygulanabilecek, şüpheli veya sanığın özgürlüğünü kısmen kısıtlayan ve yargılamanın amacına ulaşmasını sağlamayı hedefleyen bir koruma tedbiridir.

Bu kavram Hukuksal Eğitim Akademik Komitesi tarafından güncel mevzuat ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda incelenip onaylanmıştır.

Adli kontrol, tutuklama sebeplerinin bulunmasına rağmen, tutuklama tedbirinin ağırlığı karşısında daha hafif bir alternatif olarak öngörülen bir koruma tedbiridir. Temel amacı, şüpheli veya sanığın kaçmasını, delilleri karartmasını veya yargılamayı olumsuz etkilemesini önlerken, kişiyi tamamen özgürlüğünden mahrum etmemektir. CMK madde 109'da adli kontrol yükümlülükleri ve uygulanabilecek haller ayrıntılı olarak düzenlenmiştir (örn: yurt dışına çıkış yasağı, belirli yerlere gitmeme, imza atma). Adli kontrol kararı, tutuklamada olduğu gibi kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillere dayanmalı ve ölçülü olmalıdır. Yargıtay kararlarında, adli kontrol tedbirine hükmedilirken somut olayın özelliklerinin dikkate alınması, isnat edilen suçun niteliği ve şüphelinin durumu gözetilerek en uygun yükümlülüklerin belirlenmesi gerektiği vurgulanır. Sınav İpucu: Adli kontrolün tutuklamadan farkları, hangi suçlarda uygulanamayacağı (CMK m. 109/3), yükümlülüklerin niteliği, denetim süreleri ve bu tedbire itiraz yolları sınavlar için önemli konulardır. Özellikle hangi durumlarda adli kontrolün yetersiz kalacağı ve tutuklamaya başvurulacağı ayrımı çok sorulmaktadır.

İlgili içerikler

Sadece Okuyarak Geçme!

Bu terimi ve binlercesini HMGS formatındaki testlerde çözerek kalıcı öğrenin.

Soru Çözmeye Başla