ADAVET
Düşmanlık
ADLİ PSİKOLOG
Hukuksal sorunlar ve süreçlere psikolojik öğeleri de içeren bir genişlikte bakarak hukuksal alanın adil, etkin ve insan haklarına uygun sonuçlara kavuşmasını sağlamaya çalışan bilim adamı.
ADLİ TABİP
Gerektiğinde mahkemelere bilirkişi olarak rapor veren, adli tıpta görevli doktor.
ADLİ ZABITA
Bir suç sonrası sanığı ve suç delillerini adli yetkililere sunan kolluk kuvveti.
APPEL
İstinaf
AZINLIK HÜKÜMETİ
Parlamenter sistemlerde, parlamentoda çoğunluğu olmayan bir partinin, öbür parti ya da partilerin hükümete fiilen katılmadan dışarıdan destek vermesiyle oluşturduğu hükümet biçimi.
Ab-nak
Sulu, ıslak, nemli
Abrama
Deniz taşıtlarını yönetme
Acar
Atılgan, gözü pek, yiğit, kabadayı, yılmaz, kabına sığmaz, güçlü, becelikli
Acele itiraz
Verilen kararın tefhim yada tebliğinden itibaren belirli bir süre içerisinde ( genellikle bir hafta ) yapılması gereken, kanunda açıkça sayılan itiraz türüdür. itiraz üzerine kararı veren makam değil itiraz mercii bir karar verir.
Acele İtiraz
Mahkemece verilmiş bir kararın tefhim veya tebliğinden itibaren belirli bir süre içerisinde yapılması gereken, genellikle kararı veren mahkemenin üst mahkemesine yapılan ve kanunda açıkça sayılan itiraz türüdür.
Acenta
Ticari mümessil ticari vekil, satış memuru veya müstahdem gibi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir bölge içinde daimi bir suretle ticari bir işletmeyi ilgilendiren akidlerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı mesle
Acir
Kiraya veren kimse
Aciz
Ödeme güçsüzlüğü.
Aciz vesikası
Alacaklı alacağının tamamını alamamışsa kalan miktar için kendisine verilen vesika (İİK 143)
Acizlik Def'i
Borçlunun içine düştüğü acizlik durumunda borcunu ödemeyeceği hususunda ileri sürdüğü bir çeşit savunma, defi.
Ada
Çevresi yollarla sınırlandırılmış bulunan, çeşitli parselleri kapsayan arsa parçası.
Adalet
Haklılık; hakka uygunluk
Adam Çalıştıranın Sorumluluğu (TBK m.66)
Kusursuz sorumluluk hallerinden biridir. Çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında üçüncü kişilere verdiği zarardan dolayı sorumlu tutulmaktır. Ancak, çalışanı seçerken, ona talimat verirken ve onu denetlerken gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir.
Addetmek
Saymak
Aded-i Müretteb
Tamsayı
Adem-i Lüzum
Klasik fıkıh doktrininde akdin bağlayıcı olmaması (adem-i lüzûm) durumu genelde iki biçimde söz konusu edilmektedir. Birincisi, yapısı itibariyle bağlayıcı olan bir akdin bir sebeple bu bağlayıcılık niteliğini kazanamaması, diğeri akdin amacı ve yapısı itibariyle bağlayıcı olmamasıdır.
Adem-i Te'diye
Vadesi geldiği halde ödememek
Adem-i ifa
Yapmamamak,yerine getirmemek,borcu ödememek
Adem-i ifâ
Yapmamak; yerine getirmemek; borcu ödememek
Adem-i iştirak
Katılmamak
Adem-i selahiyet
Yetkisizlik
Adem-i vüsuk
Gercek olmamak
Adi kira
Kiraya verenin, belli bir ücret karşılığında bir şeyin kullanılmasını kiracıya bıraktığı sözleşme.
Adi şirket
Iki veya daha çok kimsenin, ortak bir amaca ulaşmak için emeklerini ve mallarını birleştirmeyi kabul ettikleri sözleşme ile kurulan ortaklık.
Adli Kontrol
Tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama yerine uygulanabilecek, şüpheli veya sanığın özgürlüğünü kısmen kısıtlayan ve yargılamanın amacına ulaşmasını sağlamayı hedefleyen bir koruma tedbiridir.
Adli müzaharet
Yargısal yardım
Adlî kaza
Cezai, hukuki, ticari, nizalı, nizasız yargı
Adlî müzaharet
Adli yardım
Adâd
Adetler; sayılar
Adüvv
Düşman, hasım
Agreman
Devletler diğer devletlere gönderecekleri temsilciler için önceden o devletçe kabul edilir olup olmayacaklarını (persona grada) sorma işlemi. Buna agreman istemek denir. Karşı devlet o kimseyi kabul edince, sonradan tayinine itiraz edemez.
Ahar
Başkası; üçüncü kişi; yabancı
Ahde vefa
Söze bağlılık, sözleşmeye bağlılık
Ahit
Söz verme
Ahkam
Hükümler
Ahkâmı huzuriyye
Hakim önünde yargılanmayla ilgili yöntem hükümleri
Ahkâmı mahsusa
Özel hükümler
Ahkâmı müteferia
Ayrıntılı hükümler
Ahkâmı mütehalife
Aykırı değişik hükümler
Ahval-i Şahsiye
Hakiki şahısların hukuki varlıklarıyla ilgili olan hukuki hallerdir : Doğum, evlenme, boşanma, evlat edinme, tabii bir çocuğu tanıma, ölüm vakıaları gibi (MK35 ve; Nüfus K).
Ahvâl
Durumlar; haller; vaziyetler
Ahz
Almak
Ahzukabz
Bir miktar meblağın elden tesellüm edilmesi veya o miktar meblağın kasa hesabına kaydı
Aile Meclisi (Özel Vesayet)
Ben, kural olarak 4 yıl için denetim makamınca en az 3 hısımdan oluşturulurum. İstisnai bir vesayet türünde, vesayet makamının yetki ve görevlerini üstlenirim.
Aile Meclisi (Özel Vesayet)
Ben, kural olarak 4 yıl için denetim makamınca en az 3 hısımdan oluşturulurum. İstisnai bir vesayet türünde, vesayet makamının yetki ve görevlerini üstlenirim.
Aile Meclisi (Özel Vesayet)
Ben, kural olarak 4 yıl için denetim makamınca en az 3 hısımdan oluşturulurum. İstisnai bir vesayet türünde, vesayet makamının yetki ve görevlerini üstlenirim.
Aile Meclisi (Özel Vesayet)
Ben, kural olarak 4 yıl için denetim makamınca en az 3 hısımdan oluşturulurum. İstisnai bir vesayet türünde, vesayet makamının yetki ve görevlerini üstlenirim.
Aile Meclisi (Özel Vesayet)
Ben, kural olarak 4 yıl için denetim makamınca en az 3 hısımdan oluşturulurum. İstisnai bir vesayet türünde, vesayet makamının yetki ve görevlerini üstlenirim.
Aile hukuku
Aile ilişkilerini düzeneleyen hukuk kurallarıdır.
Aile konutu
Ben, eşlerin birlikte oturdukları, malik olmayan eşin tapuya şerh koydurabileceği ve diğer eşin rızası olmadan devredilemeyen konutum.
Aile konutu
Ben, eşlerin birlikte oturdukları, malik olmayan eşin tapuya şerh koydurabileceği ve diğer eşin rızası olmadan devredilemeyen konutum.
Aile konutu
Ben, eşlerin birlikte oturdukları, malik olmayan eşin tapuya şerh koydurabileceği ve diğer eşin rızası olmadan devredilemeyen konutum.
Aile yurdu
Bir kimsenin, ailenin gereksiniminden büyük olmamak ve bizzat kendisinin veya ailesinin işletmesi ya da oturması koşuluyla, aile bireylerinin geçimi ve oturmasını sağlamak amacıyla ayırdığı taşınmaz ve ekleri.
Aile şirketi
Bir ailenin bireylerinden oluşan ortaklık.
Akabinde
Arkasından, hemen arkadan, ardından, hemen ardından Örnek: Kulağı iki kesik tırnak kıskacına aldıktan sonra başı şiddetle sağa sola sarsar, akabinde yanaklarda patlayan iki şimşek alevi gözlerden çıkar.
Akamet
Neticesizlik, kısırlık, sonuç alınmama.
Akar
Taşınmaz mal; kiraya verilen ve gelir sağlayan şeyler
Akarâtı mevkufe
Vakfedilmiş, gelir getiren mallar
Akd-i mebhusünanh
Sözü geçen akit, anlaşma, sözleşme
Akd-i mezbur
Sözü geçen akit, anlaşma, sözleşme
Akd-i muvazaa
Karşılıklı ödün verilerek yapılan akit, anlaşma, sözleşme
Akd-i sahih
Geçerli, doğru, kusursuz akit, anlaşma, sözleşme
Akdem
Önce, daha evvel
Akdes
En mukaddes
Akdetmek
Sözleşmek; kararlaştırmak; düzenlemek; bağlamak
Akideyn
Her akitte, akti yapan iki taraf
Akit
Tarafların birbirine uygun idare beyanlarıyla husule gelen ve onlara karşılıklı vecibeler yükleyen anlaşma
Akord Ücret
Parça başına hesaplanan ücret
Aktif
Vergi Hukuku ve Muhasebe dilinde aktif: bilançonun, para ve nesne mevcudunu, alackaları ve mameleke dahil diğer kıymetlerin sıralandığı taraftır.
Aktüer
Aktüer, bir olayın ihtimalini ve mali sonuçlarını değerlendirmek için istatistiksel teknikleri ve matematiksel becerileri kullanan kişiye verilen mesleki unvandır.
Akîm
Kısır, verimsiz, başarısız, sonuçsuz.
Akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası
Türk Medeni Kanunu'nun 165. maddesi, eşlerden birinin akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası açılabilmesinin koşullarını düzenlemektedir.
Alacaklının Temerrüdü
Alacaklının haklı bir sebep olmaksızın ifayı kabulden kaçınması durumudur. Oluşması için alacaklının kusurlu olması gerekmez. Borçlu, bunun sayesinde borcundan kurtulmak için belirli haklara (tevdi gibi) sahip olur.
Ale-l-umûm
Genel olarak; umumi bir biçimde; bütün
Ale-l-ıtlak
Genel olarak; rasgele; bir sınır ile bağlı olmayarak
Aledderecat
Sırasıyla; derecesine göre
Alelhesap
Hesaplaşmak üzere; hesaba sayarak; sayışılmak üzere; doğan kârdan bir bölümünün ileride tamamı üzerinde hesaplatılmak üzere önceden ödenmesi
Alelusul
Usulüne uygun;
Alelıtlak
Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne).
Aleniyet
Açıklık
Alettakrib
Takriben; yaklaşık olarak
Aleyh
Karşı, karşıt
Alil
Hasta, sakat
Aliud (yanlış) ifa
Borçlunun ifa etmeyi taahhüt ettiği asıl edimden farklı bir edimdir. Borçlu, alacaklının rızası olmadan bunu ifa etmeye çalışır. Hukuken "yanlış ifa" olarak bilinir.
Alivre Satış
Satıcının bir malı belli bir vade içinde teslimini taahhüt etmesidir. Henüz yetşmemiş mahsul alivre satılabilir. Bu terim genel olarak tarladaki mahsul ve ağaçtaki meyveler için kullanılır.
Alonj
Ticari bir senet üzerinde ciroların veya sair muamelelerin çoğalması dolayısıyla o senede eklenen kağıt.
Alt İşveren
Ben, bir işverenden işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işleri alan kişiyim. Veya asıl işin bir bölümünde, teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işleri alan kişiyim. Aldığım iş için görevlendirdiğim işçilerimi sadece o işyerinde çalıştırabilirim.
Alâhilâf'ül-kanun
Kanun hilafına; yasaya aykırı olarak
Alâik
Alakalar
Alâkadar
Ilgili; ilişkili
Alât
Aletler; araçlar
Amade
Bir işi yapmaya hazır; hazırlanmış
Amele
Işçi; emekçi, ırgat
Amelî
Işe dayanan; iş üstünde; tatbikî; pratik; uygulamalı
Amenajman
Doğal kaynakların işletilmesi
Amme
Kamu
Amme intizamı
Kamu düzeni
Ampirik
Deneye dayalı.
Anagayrimenkul
Kat mülkiyetine konu olan taşınmazın bütünü.
Anayapı
Kat mülkiyetine konu olan taşınmazın esas yapı kısmı.
Anayasa
Örgütlenmiş bir toplumda devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama erklerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların hak ve ödevlerini, özgürlüklerini saptayan ve düzenleyen, yasa sıralamasında en önde gelen yasa.
Angaje
Sözle veya yazılı olarak bağlanan; bağımlı
Ani edim
Bir anda yapılan belli davranış ya da davranışlarla yerine getirilen edim
Anmuhakemetin
Muhakeme yaparak; yargılama yoluyla
Antrepo
Gümrüklere gelen ticari eşyanın konulduğu, korunduğu yer; ardiye; ambar
Anud
Çok inatçı
Aplikasyon
Yer tesbiti, tescilli haritalardaki parsel köşe noktalarının zeminde yeniden belirtilmesidir.
Arama ve Elkoyma
Bir suçun işlendiği şüphesiyle delil elde etmek, failleri bulmak veya suç eşyasını ele geçirmek amacıyla kişilerin üstlerinde, eşyalarında, konutlarında veya diğer yerlerde yapılan inceleme ve bu inceleme sonucu elde edilen şeylere el konulması işlemidir.
Arazi mahlule
Mutasarrıfın mirasçı bırakmadan ölümü ile mahlûl olan arazi-i emiriyye
Arazi-i emiriyye
Beytülmâle ait olarak devlet tarafından kişilere dağıtılan yerler, topraklar; beylik arazi
Arazi-i mevkufe
Geliri belirli bir konuya tahsis olunan yer; vakıf olunmuş arazi
Arazi-i miriye
Devlete ait arazi
Argüman
Delil, Kanıt, Dayanak, Tez, Sav
Ariyet
Menkul ve muayyen bir malın karşılıksız olarak kullandırılmasının başka bir şahsa bırakılmasını ve kullanıldıktan sonra geri verilmesini tazammun eden akit(BK: 299 vd.)
Arizi
Geçici,sonradan gelen
Arsa
Belediye sınırları içinde, belediye tarafından parsellenerek üzerine inşaat yapmak için ayrılan arazi parçası.
Arsa payı
Kat mülkiyetinde arsanın, kanunda belirtilen esasa göre bağımsız bölümlere ayrılan ortak mülkiyet payı.
Artık değer
Ben, eşlerin yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde, her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden borçları çıkarıldıktan sonra kalan miktarım. Hesaplanmamda değer eksilmesi dikkate alınmaz ve eşim, benim yarım üzerinde hak sahibidir.
Arz
Sunma; gösterme; bildirme; önüne koyma; anlatma (bir büyüğe)
Arzuhal
Dilekçe
Arâzi-i haraciyye
Haraca bağlı arazi;
Arâzi-i memlûke
Mülk; timar toprağı; mülkiyet yolu ile tasarruf olunan yerler
Arâzi-i metrûke
Halkın gereksinimi ve kullanımı için terk edilen arazi
Arâzi-i mevât
Hiç kimsenin tasarrufu altında olmayan ve halka terk ve tahsis edilmemiş bulunan,yüksek sesli bir kimsenin sesi işitilmeyecek derecede köy ve kasabalar gibi yerlerden uzak bulunan kıraç, taşlık, pırnallık gibi yerler
Arâzi-i mezrûa
Ekilen arazi
Arâzi-i selîha
Çıplak arazi
Arâzi-i öşriye
Ürününden onda bir Devlet payı alınan ve üzerinde her türlü mülkiyet tasarrufları bulunan arazi
Arîz ve amîk
Genişlik ve derinliğine; enine boyuna;
Arızî
Gelip geçici olan,eğreti,sonradan gelen
Asgari
En az; en aşağı; en azından; en düşük; en küçük
Asgarî
En az; en aşağı; en azından; en düşük; en küçük
Ashab-ı intikal
Verasetin geçişinde hak sahipleri
Asli
birincil,temel olarak alınan
Asrî
Zamana uygun; çağdaş; modern
Ateh
Bunama; bunaklık
Atıf
Yollama; yöneltme; yükleme; bağlama; eğme; meylettirme; ilişkili bulma
Aval
Bonoya imza atarak sorumluluk altına girmiş kişiler lehine verilen bir tür kefalettir.
Avans
Alacağına sayılmak üzere önceden yapılan ödeme; öndelik
Avdet
Dönüş; geri gelme; dönme
Avârız
Kazalar; belâlar; borçlanma ve hak kazanma yeterliliğini kısan veya yok eden haller
Ayni haklar
Eşya üzerinde doğrudan doğruya mutlak egemenlik yetkisi veren ve herkese karşı ileri sürülebilen haklar.
Aynî
Mala ilişkin; eşyaya bağlı; malın mülkiyeti ile ilgili; herkese karşı ileri sürülebilen
Ayırt etme gücü (temyiz kudreti)
Haksız fiil sorumluluğunun doğabilmesi için temel şartlardan biri, fiili işleyen kişinin 'ayırt etme gücüne' (temyiz kudretine) sahip olmasıdır.
Azamî
En çok; en büyük; en yüksek
Azil
Verilen temsil yetkisinin ortadan kaldırılması
Azimet
Gidiş; yola çıkma
Azletmek
Bir kişiyi görevden almak, çıkarmak
Açık Boşluk
Somut olaya uygulanacak hükmün yasada yer almamasıdır. Kanunun soruna yanıt verememesi durumudur.
Açık artırma
Bir malın, teklif veren kişiler arasında en yüksek bedeli öneren kimseye satılmasını sağlayan satış biçimi.
Ağlep
Kuvvetli, Büyük.
Aşırı yetki (exorbitant jurisdiction)
Yabancı mahkemenin, ilamın dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde yetki tanıması durumudur.
Aşırı İfa Güçlüğü (TBK m. 138)
Sözleşme kurulduktan sonra ortaya çıkan ve öngörülemeyen olağanüstü bir durumdur. İfanın borçludan beklenmesini dürüstlük kuralına aykırı derecede zorlaştırır. Borçluya, hâkimden sözleşmenin uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmazsa sözleşmeden dönme (veya fesih) hakkı verir.
ademi merkeziyet
Devlet merkezinin gücünü azaltarak yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılmasını savunan siyasi görüş. Adem-i merkeziyet, "merkezin yokluğu" manasına gelir.
adiyen darp
Her zamanki gibi. Adice. Fevkalade olmayarak.
adli
adaletle ilgili demektir. adalet teşkilatı bünyesinde anlamına da gelir.
agoni
can çekişme hali
ahiz
kabul etme
ahkamı huzuriye
Hakim önünde yargılanmayla ilgili yöntem hükümleri
akârât
Gelir sağlayan mallar, gayrimenkuller
alâ
çok iyi
alındı
makbuz
anasır
unsur
antant kalma
Bir konuda mutabık kalma, uzlaşmaya varma.
apostille
5 Ekim 1961 tarihli Lahey Sözleşmesi hükümleri uyarınca, kararda imzası olan hakimin, o yargı yerinde yetkili ve görevli olduğunu gösterir tasdik şerhi.
arazi
Genellikle, üzerinde yerleşim yeri bulunmayan, ekilebilen ya da boş toprak.
arşiv
belgelik, her türlü belgenin saklanıp muhafaza edildigi yer
atipik
Örnek dışı Düzensiz, değişik, değişken, tipik olmayan, herhangi bir grup içerisinde değerlendirilemeyen.
atıfet
İyilik, bağış, kayra, lütuf, ihsan, inayet