C.SAVCISI
MÜDDEİUMUM
Canîb-i beytülmal
Hazine tarafı
Canîb-i vakıf
Vakıf tarafı
Canîp
Yön; taraf; cihet; yan
Cari
Uygulanan; yürürlükte olan
Cari Fiyat
Bir malın satışında ilan veya fiyat listesi veya etiket ile umuma arz olunan veya ticaret odalarıyla belediyeler ve borsalar gibi salahiyetli yerlerce tesbit edilen fiyat.
Casus Belli
Savaş nedeni, savaş gerektiren olay
Cayma Parası
Bir sözleşmede taraflara cayma yetkisi tanımak için kararlaştırılır. Eğer bunu veren cayarsa, geri alamaz. Eğer bunu alan cayarsa, bunun iki katını geri vermek zorunda kalır.
Cebel
Dağ, yüksek tepe.
Cebir
Zor kullanma, zorlayış, zora başvurma, zor.
Cebr-i İcra
Hukuka aykırı davrananları zorla kurallara uydurma,zorlama
Cebri icra
Kendi istekleriyle borçlarını ödemeyen borçluların, borçlarını Devlet kuvveti ile ödemelerinin sağlanması; ilgili icra dairelerinin, (gereğinde) zor kullanarak, borçluyu borcunu ödemeye zorlamaları
Cebri satım
Malikinin isteğine bakılmaksızın, resmi makamlar tarafından yapılan satım
Cebrî
Zorla yapılan; zor kullanarak yaptırılan; zor altında; güç kullanarak
Cedel
“Çelişmeler öğretisi” anlamına gelmekte ve reddedilmek istenilen herhangi bir görüşün ya da tezin, imkansız ve saçma olduğunun tartışma yoluyla ortaya çıkarılmasında kullanılmaktadır.
Celesat-ı âti
Gelecekteki celseler, oturumlar
Celile
Büyük; ulu
Celpname
Yargılamada,davacı,davalı,tanık,bilirkişi gibi kimseleri mahkemeye getirtmek için yapılan çağrı
Celse
Mahkemelerde bir muhakemenin, duruşmanın ve sair meclislerle heyetlerde müzakerelerin yapılması için, nisap dairesinde, azanın her toplantısı. Celselerin açılması ve kapanması ve inzıbatı mahkeme veya heyet reislerine aittir.(CMUK.378)
Ceman
Toplam olarak,toplamı
Cemetmek
Toplamak; bir araya getirmek
Cemi ezmân
Bütün zamanlar; zamanların toplamı
Cemm-i Gafir
Alelade topluluk, kalabalık, sokak kalabalığı.
Ceraim
Cürümler, suçlar
Ceraîm
Suçlar, kabahatler manasına gelen kelime, hukukta; özellikle kolluktan cumhuriyet savcılığına gönderilen suç ihbarı üzerine kayıtların aynı adla tutulduğu deftere denir. Bu kayıt ceraim numarası alarak deftere işlenir.
Cereme
Başkası tarafından yapılan veya kaza sonucu ortaya çıkan zararı ödeme; para cezası
Cereyan
Bir şeyin gelişme, olma durumu
Cerh ü iptal
Çürütme ve yok sayma; geçersiz hale getirme
Cevap layihası
Cevap dilekçesi, Yanıt dilekçesi
Cevaz
Onay, izin , uygunluk
Cevaz-ı İstihdam Kararı
Görülen idari lüzum ve zarurete binaen azledilmek suretiyle vazifesinden uzaklaştırılan memurun yeniden memuriyete alınabilmesi için azleden dairece verilmesi icabeden karar.
Cevher
Maya; öz; değerli taş; elmas
Cevval
Davranışları çabuk ve kesin olan
Cevâmi'
Camiler; mescitler; toplanılan yerler
Cevâz
Izin; müsaade; caiz olma
Cevâz bahş
Izin veren; müsaade eden
Ceza
Suç işleyen kişilerin karşılaşacakları tepkidir,yani kanunun suç işleyen kimseye uygulanmasını öngördüğü müeyyidedir.
Ceza şartı
Ceza koşulu; alacaklının zararını karşılama şartı
Cezaevi
Hükümlü ve tutukluların kaldığı yer, Ceza infaz kurumu
Cezayı kaldıran şahsi sebepler
Suçun işlendiği sırada bulunmayan, ancak suç işlendikten sonra ortaya çıkan ve kişiye hiç ceza verilmemesini veya cezada indirim yapılmasını sağlayan şahsi sebeplerdir.
Cezrî
Asıl ile ilgili; kökle ilgili; kökten; temelden
Cibâyet
Alma; toplama; vergilerin ve başkaca devlet gelirlerinin tahsili
Cihet
Yön; taraf; amaç
Cins tashihi
Tapu kütüğünde kayıtlı bir taşınmazın niteliğinin değiştirilerek kütüğe, başka bir nitelikte tescil edilmesi.
Ciranta
Bir senedi ciro eden, aktaran kimse
Ciro
Çifte yetki veren havale; ticari senedin, arkasına yazılan yazı veya imza ile başkasına devri.
Cism-i câmid
Cansız cisim
Cismanî
Cisimle, bedenle ilgili; bedensel
Cuz-i Layetecezza
Bölünemeyen, parçalanamayan şirket payı, hisse.
Câmi
Cem eden;
Câmia
Topluluk; zümre
Cânî
Cinayet işlemiş olan kimse
Cây-i teemmül
Etraflıca düşünülmeye değer; düşünülmesi yerinde olur
Cünha
Eski ceza hukukunda cürümden hafif, kabahatten ağır nitelikteki eylemler
Cürmiyet
Suç hali; suçluluk
Cürmü meşhut
Suçüstü; göz önünde işlenen suç
Cürüm
Kabahat olmayan
Cürüm tasnii
Bir kimse hakkında cürüm uydurmak
Cürüm İsnadı
Birine iftira atmak ve kara çalmak manasına gelir.
Cüz
Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri; kısım; parça; bölük
celb-i menafi
Fayda sağlamak
cenup
güney
cismanî zarar
Kişinin vücut bütünlüğüne verilen zarar.
cüzî icra
Borçlunun malvarlığının bir kısmı ile, birkaç alacaklısına karşı olan sorumlulukları ile ilgilenir. İcra hukukunda haciz yolunu ifade eder.