SALIK
Olmuş veya olacak bir olay, bir olgu ile ilgili verilen bilgi, haber
SANIK
Kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine kadar, suç şüphesi altında bulunan kişi.
SAVCI
Devlet adına ve yararına davalar açan, kamu haklarını ve hukuku yerine getirmek üzere yargıç katında sanıkları kovuşturan görevli, müddeiumumi.
SUÇLU
Suç işlemiş kişi, mücrim.
Sabit olmak
Bir şeyin varlığı, doğruluğu, gerçekliği kesin olarak belli olmak.
Safahat
Evreler, safhalar
Sahih
gerçek, düzgün, doğru, legal, hukuka uygun
Saik
Sebep
Saik hatası
İradenin oluşmasında etkili olan bir konuda düşüncenin gerçek duruma uygun olmaması, kişinin olayları yanlış algılayıp, bunları yanlış değerlendirerek, beklenti ve tahminlerinde isabetsiz bir kararla iradesini oluşturmasının sonucu olan yanılmadır.
Saik-i mümbit
Niyetiyle bekleneni verebilen, randımanlı, faydalı
Saklı Pay
Ben, mirasbırakanın üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği, kanunla korunan bir payım. Sadece altsoy, ana-baba ve sağ kalan eş benim sahibim olabilir.
Saklı Pay
Ben, mirasbırakanın üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği, kanunla korunan bir payım. Sadece altsoy, ana-baba ve sağ kalan eş benim sahibim olabilir.
Sakıt olmak
Geçerliliği kalmamak, düşmek.
Salih
Elverişli; uygun
Salâhiyet
yetki; bir davaya bakabilme
Saniyen
Ikinci olarak
Sarahat
Açıklık; netlik; sarihlik; aydınlık
Sarf
Harcama, tüketme, kullanma
Sarf-i nazar etmek
Vazgeçmek
Sarfiyat
Harcamalar; giderler
Sarfı nazar
Sayılmama, vazgeçme, dikkate almama.
Sari
Bulaşan; bulaşıcı
Sarih
Kolay anlaşılır, belli veya belirgin, açık
Satış vaadi
Bir kimsenin, taşınmaz malını bir başkasına satmayı (ileride yapılacak satım akdini) taahhüt ettiği sözleşme.
Sav
ileri sürülen düşünce, iddia, tez
Savcılık
Devlet adına kamu davasını açan makamdır.
Saylık
İçerisinde düz taşların bulunduğu, imar ihyaya elverişli arazi.
Sayıştay
Devlet mallarını kabız ve sarf ve idare ve edenlerin hesaplarını tetkik ve muhakeme ile mükellef bir heyet.Divanı muhasebat
Sebepsiz Zenginleşme
Haklı bir sebep olmaksızın, bir kişinin malvarlığının, başka bir kişinin zararına artması durumudur. Zenginleşen, elde ettiğini iade ile yükümlüdür.
Sebketmek
Vâki olmak; yapılmak; olmak; ileri geçmek
Sefaret
Elçilik, büyükelçilik
Sefir
Elçi, Büyükelçi
Sehim
Pay; hisse
Sehven
Yanlışlıkla.
Selahiyet
İzin,müsade,yetki.
Selb
Zorla alma; kaldırma; giderme
Selef
Önce gelen kimse
Self-determinasyon hakkı
Ulusların kendi geleceklerini belirleme hakkı.
Semen
Satış parası; satış sözleşmesinde, satana mal teslimine karşılık olarak ödenecek para
Semere
Bir maldan elde edilen ürünler; Tabii Semere
Sened-i hâkanî
Tapu senedi
Senedât
Senetler
Senet
Bir kimsenin yapmaya ya da ödemeye borçlu olduğu şeyi göstermek için imzaladığı resmi kâğıt, belgit.
Senevî
Senelik; yıllık
Seraser
Baştan başa, bütün, hep mecmuan, külliyen
Serdetmek
Ileri sürmek; öne sürmek; ortaya çıkmak; belirtmek
Sermediyet
Sonsuzluk, süreklilik, ebedilik
Seyrân-gâh
Gezme yeri; dolaşma yeri
Seçimlik Ceza Koşulu
Borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde gündeme gelir. Alacaklı, aksi kararlaştırılmadıkça, ya asıl edimin ifasını ya da bunu talep edebilir; ikisini aynı anda isteyemez.
Siber Zorbalık
Dijital teknolojiler kullanılarak gerçekleştirilen zorbalıktır. Bu tür zorbalıklar sosyal medyada, mesajlaşma platformlarında, oyun platformlarında ve cep telefonlarında görülebilir. Hedef seçilen kişileri korkutmaya, kızdırmaya ya da utandırmaya yönelik olarak tekrarlanan bir davranıştır.
Sigorta primi
Sigorta ettirenin sigortacıya ödemekle yükümlü olduğu ücrettir.
Silsile
Birbirine bağlı, birbiriyle ilgili şeylerin oluşturduğu dizi, sıra
Sin
Yaşanılan süre
Sinkaf
Ağır bir küfre tekabul eden kelime.
Sinkâf
Erkeklik organı ve ilgili sövgülerin tümünün kısaltılmış biçimi.
Sirayet
Bulaşma; yayılma; geçme
Sirkat
Hırsızlık; çalma; çalınma
Siyanet
Koruma
Siyasi haklar
Herhangi bir biçimde devletin yönetimine ve siyasi kuruluşlarına katılmaya yönelik haklardır
Skar
Yara izi, kesi, iyileşmiş yara.
Sorgu
Suç niteliğinde görülen bir konuyla ilgili olarak, durumun aydınlanması için yargıcın sanığa sorular sorması ve sanığın bunları yanıtlaması işi.
Sorumsuzluk Anlaşması (Ağır kusur halinde)
Borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına dair bir anlaşmadır. Taraflar bunu sözleşmelerine koysa bile, kanun kesin olarak hükümsüz kabul eder.
Soruşturma
Ceza muhakemesinin ilk evresi olup, bir suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen süreçte delillerin toplanması, şüphelinin tespiti ve isnat edilen suçun aydınlatılması amacıyla yapılan işlemleri kapsar.
Sosyal devlet
Fertlerin sosyal durumlarıyla ilgilenen, onlara asgari bir hayat düzeyi sağlamayı, sosyal adaleti ve sosyal güvenliği gerçekleştirmeyi ödev bilen devlettir.
Sosyal ilişkiler
Şahısların birbirleriyle veya toplumla olan ilişkileridir.
Sosyal kurallar
Sosyal ilişkileri düzenleyen din, ahlak, görgü ve hukuk kurallarıdır.
Sosyal ve ekonomik haklar
Kişinin sosyal ve ekonomik faaliyetleriyle ilgili bulunan hak ve hürrriyetlerdir.
Sovtaj
sigortacılık sektöründe hasar gören malın hasar almayan bölümünün sigortacı tarafından alınarak gelir haline getirilmesine veya hasarlı malın değer taşıyan bölümünün sigortalıya bırakılarak, sigorta şirketinin bu değeri tazminat ödemesinden düşmesine verilen isimdir.
Sudur
Verilen ; çıkan
Sui generis
"Kendine özgü", "emsalsiz", "özgün" anlamlarına gelen, Hukuk gibi birçok disiplinde kullanılan Latince bir ifade. Nevi şahsına münhasır.
Suiniyet
Kötüniyet
Sukut
Düşme; düşüş
Sulh
Barış.
Sulta
Otorite, Baskı
Suni Hısımlık
Evlatlık ile evlat edinen arasındaki bağdır.
Sureti mahsusa
Özel olarak; özellikle; belli amaçla
Sureti mümtaze
Öncelikli
Suveri müsaddaka
Onanmış örnek
Suç
Kanunlar tarafından yanlış veya zararlı olduğu için ceza tehdidiyle yasaklanan ve bazı durumlarda cezalandırılabilen davranıştır.
Suç vasfının değişmesi
Suç vasfının değişmesi, savcı tarafından hazırlanan iddianamede şüphelinin yargılanmasını talep ettiği sevk maddelerinin şüpheliye isnat edilen suça uymaması, başka bir deyişle mahkemece suç tipinin farklı bir hukuki nitelemeye tabi tutulmasıdır.
Suça Sürüklenen Çocuk
Kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen on sekiz yaşından küçük çocuk.
Sâdır olmak
Çıkmak
Sâkıt
susan; herhangi bir görüş bildirmeyen; düşen; düşücü; hükümsüz
Sâlif-üz-zikr
Zikri geçen; bildirilen
Sây
Emek; çalışma
Sözleşme
İki veya daha çok kişinin, aralarında bir hukuki bağ yaratmak, bu bağı değiştirmek veya ortadan kaldırmak amacıyla, karşılıklı ve birbirine uygun iradelerini beyan ederek yaptığı hukuki işlem; akit.
Sözleşmeden Dönme
Taraflardan birinin, mevcut sözleşmeden cayması; sözleşmeden rücu.
Sözleşmenin Devri
Mevcut bir sözleşmedeki taraflardan birinin yerine, onun tüm hak ve borçlarıyla birlikte üçüncü bir kişinin geçmesini sağlayan bir anlaşmadır. Devralan, devreden ve sözleşmede kalan taraf arasında yapılması gerekir. Geçerliliği, devredilen sözleşmenin şekline bağlıdır.
Sözleşmenin Devri
Mevcut bir sözleşmedeki taraflardan birinin yerine, onun tüm hak ve borçlarıyla birlikte üçüncü bir kişinin geçmesini sağlayan bir anlaşmadır. Devralan, devreden ve sözleşmede kalan taraf arasında yapılması gerekir. Geçerliliği, devredilen sözleşmenin şekline bağlıdır.
Sübjektif Dava Ehliyeti
İdari davalarda, davacının idari işlem, eylem veya sözleşme ile arasında doğrudan ve meşru bir menfaat ilişkisinin bulunması gerekliliğidir; yani davanın konusuyla kişisel olarak ilgili olma şartıdır.
Sübut
Kuşkuya yer bırakmayacak bir biçimde ortaya çıkma, gerçekleşme, belgelenme.
Sübut bulmak
(bir suç, durum vb.) belgeyle, delille ortaya konulmak, kuşkuya yer bırakmayacak bir biçimde ortaya çıkmak.
Sübût
Sabit olma; gerçekleşme; ispatlama; ispatlanma; kanıtlama
Süje
Muhakemede kendine ait bir statüsü bulunan ve diğer bireylerden bağımsız olarak gerçekleştireceği işlemlerle muhakemenin ilerlemesine katkı yapan kimsedir
Sükna
Oturma yeri; oturulacak yer; konut
Sükna hakkı
Bir evde veya evin bir bölümünde oturma hakkı veren kişiye bağlı bir irtifak hakkı; oturma hakkı, bir evde veya evin bir bölümünde oturma imkanı veren bir irtifak hakkı.
Sülüsân
Üçte iki
Sürekli edim
Borçluyu belli bir süre, belli davranış ya da davranış biçimleri ile bağlı bulunmakla yükümlü kılan edim
Süreli icap
Bir kimsenin, belli bir süre bağlı olmak niyeti ile beyan ettiği icap.
Süresiz icap
Kabul haberinin kendisine ulaşması ile ilgili olarak herhangi bir süre tayin etmediği icap
Sıhhî
Sağlıkla ilgili, sağlığa âit
Sınai
Sanayi ile ilgili, endüstriyel
Sınırlı Ehliyetli
Ayırt etme gücüne sahip, ergin olan ve kısıtlı olmayan kişiler. Tam ehliyetli olduğu halde birtakım sebeplerden ehliyeti sınırlandırılmış kişiler. Yasal danışmanları olmadan borç altına giremezler.
Sınırlı Ehliyetsiz
Ayırt etme gücüne sahip, ergin olmayanlar ve kısıtlılardır. Ergin olmayanlar veli, vasi olmadan borç altına giremezler. Ayrıca vasilerin rızası olsa dahi kefil olamaz, bağış yapamaz, vakıf kuramazlar.
Sınırlı ehliyetsizler
ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yani sınırlı ehliyetsizler, haksız fiillerinden dolayı tam olarak sorumludurlar.
Sıra cetveli
Satış tutarının tüm alacaklıların alacağını karşılamaması durumunda düzenlenen çizelgedir.
sadır olmak
ortaya Çıkmak
sarfinazar
Hesaba katmamak, saymamak, vazgeçmek.
savıcı
başından savan kimse
sebat
Sözünden veya kararlarından dönmeme, bir işi sonuna değin sürdürme, direşme.
seddedilmiş
Kapatılmış. Hududlanmış
semeni
satış sözleşmesinde alıcının borcu
seyirtmek
Koşmak, koşar adım yürümek
seyrüsefer
Gidiş geliş; trafik
simsarlık
arabuluculuk
sukutu hak müddeti
hak düşürücü süre
suç tasnii
Suç uydurma
sübuta ermek
Gerçekleşmiş eylemin kuşkuya yer olmayacak bir biçimde kanıtlanması, ispat edilmesi.
sürüm
1. Bir ticaret malının satılır olması, "
sıhri hısım
Kan bağı ile değil, kanuni yollarla oluşan hısımlıktır.