ibka
kalmış, bırakılmış
icazet
Müsaade, ruhsat, mümeyyiz küçüklerin kendiliklerinden yaptıkları borçlandırıcı işlemleri velî veya vasîlerince sonradan verilen izin, müsaade.
icbar
Zorlama, zorunda bırakma, zorla bir işi yaptırma.
iftikar
Yoksulluğunu, fakirliğini açığa vurmak
ihtisaren
Kısaca, özet halinde
ihtiyari
İsteğe bağlı, seçmeli olan
ihtizaz
Titreşme, titreşim.
ikrah
Korkutma, tiksinme, iğrenme
ikraz
Borç verme ;ödünç verme.
ilanihaye
Sonsuza kadar.
ilhak
Kendine bağlama, kendine takma
iltimas
Kayırma, ayrıcalık gösterme
ilânihaye
Sonsuza değin, sonsuza kadar
indelhace
İhtiyaca binaen, ihtiyaca göre
inhisari
Kendi başına, tekelli
intihal
Aşırma, bilgi hırsızlığı
iptida
Başlangıç, ilk
irtikap
menfaat sağlama
irtikâb
Bekleme, gözleme. Bir işe girişmek
irtikâp
Kötü iş yapma, kötülük etme. Yalan söyleme, hile yapma.
islah
Taraflardan birisinin davada yapmış olduğu bir usul işlemini kısmen veya tamamen düzeltmesidir.
isticvap name
Yapılan sorgulamanın yazıldığı kağıt
istişare etmek
Danışmak
itham
Suçlama, Suçlu görme.
ittiham
Suç altında bulunmak, Suçlamak. Töhmet altında olmak, Suçlandırmak.
ittihaz etmek
Saymak, tutmak, ... olarak görmek.
iğfal etmek
Aldatmak, kandırmak, baştan çıkarmak
işmam
Hafif olarak duyurmak, koklatmak. Hissettirmek
İKTİBAS
Ödünç alma. Alıntı.
İLAMAT
Bir davanın mahkemece nasıl bir hükme bağlandığını gösteren resmi vesikalar.
İade
Geri verme; geri çevirme; eski duruma getirme
İade-i Muhakeme
Muhakemenin iadesi.
İbate
Bir yerde barındırma
İbra
Bir kimsenin zimmetini haktan beri kılmaktır ki, iki kısımdır : biri ibra-i iskat, diğeri ibra-i istifadır.
İbraname
Aklama belgesi
İbraz
Ticari senetler muamelelerinde senedi, hamilin muhataba veya borçluya göstererek kabulünü veya tediyesini istemesine denir.
İcap
İnşayı tasarruf için iptida söylenilen sözdür ki tasarruf onunla ispat olunur.
İcar
Kira
İcbar
Zorlama
İcmâl
Özet, kısaltma, yorum
İcra
Bir mahkemenin ilamının veya idari bir kararın hükmünün yerne getirmek demektir.
İcra Vekilleri Heyeti
Bakanlar Kurulu
İctima
Toplantı, toplanmak, biraraya gelmek
İddianame
Soruşturma sonunda savcının topladığı delilleri, şüphelilerin cezalandırılmasını talep ettiği kanun hükümlerini ve bu hükümlerde yer alan karşılıklarını, gerekçeleri ve kurduğu illiyet bağı ile birlikte izah-talep ettiği metin.
İddianame
Soruşturma evresi sonunda Cumhuriyet savcısı tarafından, toplanan delillere göre kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunduğunda düzenlenen ve mahkemeye sunulan belgedir.
İfa
Yerine getirme
İfa Etmek
Yapmış olmak, yerine getirmek
İfa Güçsüzlüğü
Alacaklının haklarını koruyan bir savunma mekanizmasıdır. Karşılıklı sözleşmelerde, bir taraf iflas eder veya hacizleri sonuçsuz kalırsa, diğer tarafın hakkı tehlikeye girer. Hakkı tehlikeye giren taraf, güvence alana kadar kendi edimini ifadan kaçınmak için buna dayanır.
İfade Alma ve Sorgu
İfade alma, şüphelinin kolluk veya savcı tarafından dinlenmesi; sorgu ise hakim veya mahkeme tarafından şüpheli/sanığın dinlenmesi işlemidir.
İfaya Eklenen Ceza Koşulu
Borcun belirlenen zamanda veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılır. Alacaklı, ifayı çekincesiz kabul etmemişse, hem asıl borcun ifasını hem de bunu talep edebilir.
İfrat
Herhangi bir konuda aşırı gitme, aşırılık
İfraz
Ayırmak, tefrik etmek.
İfsat
Karışıklık, düzeni bozma
İfşa
Açığa çıkarma, açığa vurma.
İhraz
Kazanmak, elde etmek.
İhsas-ı Rey
1- Tarafını belli etmek 2- Hakimin devam etmekte olan davaya ilişkin görüşünü ( kararını ) belli ederek davanın seyrini etkilemesidir.
İhsas.
Kapalıca anlatım, hissettiriş.
İhticaca Salih Olmak
Yazılı bir belegenin delil olabilme gücüne sahip olması.
İhtilaf
Anlaşmazlık, çekişme. Aykırılık. Söz, tutum, durum ve davranışlarda birbirine aykırı ve muhalif olma. Çelişki.
İhtilat
Katılma, başkalarıyla ilişkilerde bulunma, haberdar yaşam.
İhtira
Bilimsel buluşlar üzerindeki haklar
İhtirazi Kayıt
Taraflardan birinin sözleşmelerin ya da uluslararası anlaşmaların bir maddesine çekince koyması, ihtirazi kayıt koyduğu konuda/maddede bir takım haklarını saklı tutması ya da şarta bağlaması şeklinde kendini gösteren şart
İhtisas
Uzmanlık, uzmanlaşma.
İhtisas müesseseleri
Hükümetlerarası anlaşmalarla kurulan ve Birleşmiş Milletler Teşkilatına bağlanan farklı statüdeki yapılardır.
İhtiva
İçine alma, içinde bulundurma, içerme
İhtiyari organlar
Vakıf kurucusuna vakıf senedinde gerekli gördüğü başka organları da belirleme serbestisi tanır. Bu, vakfın amaçlarına daha iyi hizmet etmesi için danışma kurulu, bilim kurulu veya denetim komitesi gibi ihtiyari organların oluşturulabileceği anlamına gelir.
İhtiyati Haciz
Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir borcun alacaklısının, borçlunun elinde veya üçüncü şahısta olan menkul ve gayrimenkul mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilmesidir.
İhzar
Hazır bulundurma, hazır hale getirme. Duruşmalarda hâkim önünde hazır bulundurma.
İka etmek
genetik olarak insan ırkının ıslahı bilimiYapmak,etmek,oluşturmak.
İkale
Bir hukuki muamelenin vücut verdiği bir vaziyeti, ikinci bir hukuki muamele ile eski haline getirmek demektir.
İkametgâh
Mesken, konut, ikâmet edilen yer. Bir kimsenin yerleşmek niyetiyle oturduğu yer. Herkesin bir tek ikâmetgâhı vardır. Tüzelkişilerin bazen birden çok ikâmetgâhı bulunabilmektedir.
İkmal
Eksik malzemenin tamamlanması,temin edilmesi.
İkrah
Bir kimseyi yapmak istediği şeyi yapmamaya, yapmamak istediği şeyi yapmaya korkutarak zorlamak
İkrar
Aleyhine hukuki neticeler husule getirebilen maddi veya hukuki bir vakıanın doğruluğunu tasdiktir.
İkrazat
Borç verme, Borçlar.
İktibas
Ödünç alma, ödünç alınan şey, alıntı
İktisap
Bir şeyin mülkiyetini elde etmek demektir.
İktisat Vekâleti
Ekonomi Bakanlığı
İktizâ
Gerek;lüzüm.
İlam
Bir davanın mahkemece nasıl bir hükme bağlandığını gösteren resmi vesikalar; kararı bildiren belge.
İlga
Kanun, tüzük veya yönetmeliklerin yeni bir kanun, tüzük veya yönetmelikle yürürlükten kaldırılmasıdır.
İlliyet bağı
Nedensellik bağı; bir neden ile ortaya çıkan sonuç arasındaki ilişki.
İltibas
Karistirilma; benzeşim; karışıklık.
İltihak
Başka devletler tarafından imza edilmiş bulunan bir muahedeye iştirak etmek isteyen diğer bir devletin müracaat ettiği hukuki muameleye denir.
İltisak
Kavuşma, birleşme, bitişme.
İlzam
Bir şeyi lazım kılmak.
İmtiyaz
Başkalarına tanınmayan özel, kişisel hak veya şart, ayrıcalık
İnfaz
Gereğini yapma;yerine getirme; icra etme
İnfisah
Akdin kendiliğinden ortadan kalkmasıdır.
İnha
Birini resmi bir göreve atamaya ya da bir üst aşamaya getirmeye ilişkin, ilgili makama yazılmış öneri yazısı.
İnhisar
Tekel
İnkılâp
Devlet eliyle memleketin içtimai hayatının ve müesseselerinin makul ve ölçülü metotlar ile köklü bir surette yenileştirilmesi.
İntaç
Sona erdirme, bitirme
İntifa hakkı
Başkasına ait bir maldan yararlanma, başkasına ait bir malı kullanma hakkı.
İntifak Hakkı
Bir eşyayı sadece kullanma ve ondan yararlanma yetkisi sağlayan ayni haktır.
İntihab
Seçme,seçilme,seçim.
İntihal
Aşırma (hırsızlık), başkasına ait düşünce, görüş, bilimsel eser, yazı ve dizelerin, kaynak gösterilmeden kendisine aitmiş gibi gösterilmesi.
İptal Davası
İdari yargıda, idarenin hukuka aykırı bulunan bir işlem veya kararının yetkili mahkemece ortadan kaldırılması talebiyle açılan davadır.
İptidai itiraz
Ilk itiraz
İrad Senedi
Bir alacak nedeniyle üzerinde gayrimenkul mükellefiyeti kurulan bir taşınmazın değerinin, taşınmazdan ödenmesi gerekli bir para borcu biçiminde bağımsızlaştırılarak, sürümünü artırmak için bağlandığı kıymetli evrak.
İrade Sakatlıkları (Hata, Hile, Tehdit)
Bir hukuki işlemin kurulması sırasında iradenin oluşumunu veya beyanını etkileyen, kişinin istediği sonuçtan farklı bir beyanda bulunmasına yol açan durumları ifade eder. Bu durumlar sözleşmenin geçersizliğine yol açabilir.
İrtifak
Mevcut bir mal üzerinde kullanma hakkı.
İrtihal
Göçme, ölme
İrtihan
Rehin olarak alma, alınma.
İsnad
Bir şeyi veya bir işi, birisi için yaptı diyebilme, bir şeye dayandırma, yükleme.
İsnat
Bir düşünceyi, bir konuyu bir kişi veya sebebe dayandırma, yükleme, atfetme. Karacılık, iftira.
İsticvap
Sorguya çekme.
İstihkak
Kazanılan şey, hakedilen.
İstihkak davası
Taşınır veya taşınmaz bir mal üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddiasında bulunmayı konu alan dava.
İstihlaf
Mirasçı murisin haklarını ve borçlarını istihlaf eder. ( ardıl (halef) olma. )
İstihsal
Üretim; üretme; elde etme
İstikak
İspat davası
İstikraz
Ödünç alma, borç alma.
İstiktab
Söyleyip yazdırma, yazısını kontrol etmek için bir kimseye bir kaç satır yazı yazdırma.
İstiktap
tarafı sorguya çeken yargıcın yeteri kadar ikna olmaması durumunda,senedi imza ettiği iddia olunan tarafa yazı yazdırması,imza attırması; yargıç, istiktap yoluyla elde edilen imza ile elde bulunan imzayı karşılaştırır ve ikna olmaya çalışır
İstima
Davada dinleme,yargıcın duruşmada iki taraf veya vekillerinin sözlü olarak ileri sürdükleri sav ve savunmaları ile tanık ve bilirkişinin beyanlarını dinlenmesi
İstimlâk
Kamulaştırma; kamu kurum ve kuruluşlarınca kamu yararı kararına dayanılarak özel mülkiyete konu taşınmazların bedeli peşin ödenerek alınması
İstimrar
Sürüp gitme, süreklilik.
İstimval
Devletin,olağanüstü durumlarda ilgililerin rızası olmasa bile yasa gereğince ve değer pahası karşılığında kişilerin elindeki mallara el koyması
İstinabe
Dosyanın görülmekte olduğu mahkemeye gönderilmek için başka bir yerde bulunan bir tanığın oradaki mahkeme tarafından ifadesinin alınması.
İstinaden
Bir görüşe, gerekçeye dayanarak, güvenerek, dayanılarak, dayandırarak.
İstinaf
bir işe yeniden başlamak, Dava mahkemeleri ile Temyiz Mahkemesi arasındaki bir derece yüksek mahkemeye verilen isim.
İstinaf
İlk derece mahkemelerinin nihai kararlarına karşı başvurulabilen, hem maddi olay hem de hukuki denetimi içeren, Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından yapılan bir kanun yoludur.
İstinaf Mahkemesi
İstinaf, Arapça kökenli bir kelime olup,İstinaf Mahkemesi Yargıtay ile ilk derece mahkemeleri arasında olan yargısal denetimin adıdır.
İstinkaf
Sakınmak
İstirdat
Geri almak.
İstisna
Ayrı tutma; kural dışı sayma.
İstisna Akdi
Yüklenicinin (müteahhidin), ücret karşılığında, iş sahibi için eser ortaya çıkarmayı borçlandığı sözleşme; eser sözleşmesi.
İstizag
Herhangi bir konuda açıklayıcı bilgi isteme, bir sorunun açıklanmasını isteme.
İstizah
Açıklama istemek
İstişare
Danışma
İta Amiri
Satın alımlarda ihale ve ödeme onayı için imza yetkisine haiz kamu görevlisi
İtfa
Ödeme
İtikaf
Bir yere çekilip ibadet etmek.
İtiraz hakkı (Davalının itirazı)
Ben, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesiyle açılan bir davada, davacının kusuru daha ağır olsa bile, davalının bana başvurmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olması ve birliğin devamında korunmaya değer yarar kalmaması halinde dikkate alınmayan bir beyanım.
İtiraz hakkı (Davalının itirazı)
Ben, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesiyle açılan bir davada, davacının kusuru daha ağır olsa bile, davalının bana başvurmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olması ve birliğin devamında korunmaya değer yarar kalmaması halinde dikkate alınmayan bir beyanım.
İtiraz hakkı (Davalının itirazı)
Ben, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesiyle açılan bir davada, davacının kusuru daha ağır olsa bile, davalının bana başvurmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olması ve birliğin devamında korunmaya değer yarar kalmaması halinde dikkate alınmayan bir beyanım.
İtiraz hakkı (Davalının itirazı)
Ben, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesiyle açılan bir davada, davacının kusuru daha ağır olsa bile, davalının bana başvurmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olması ve birliğin devamında korunmaya değer yarar kalmaması halinde dikkate alınmayan bir beyanım.
İtiraz hakkı (Davalının itirazı)
Ben, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesiyle açılan bir davada, davacının kusuru daha ağır olsa bile, davalının bana başvurmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olması ve birliğin devamında korunmaya değer yarar kalmaması halinde dikkate alınmayan bir beyanım.
İtiraz hakkı (Davalının itirazı)
Ben, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesiyle açılan bir davada, davacının kusuru daha ağır olsa bile, davalının bana başvurmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olması ve birliğin devamında korunmaya değer yarar kalmaması halinde dikkate alınmayan bir beyanım.
İtiraz hakkı (Davalının itirazı)
Ben, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesiyle açılan bir davada, davacının kusuru daha ağır olsa bile, davalının bana başvurmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olması ve birliğin devamında korunmaya değer yarar kalmaması halinde dikkate alınmayan bir beyanım.
İtiyadi
Tekrarlanan, Alışkanlık haline gelen
İtiyadi suçlu
kasıtlı bir suçun temel şeklini ya da daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerini bir yıl içinde ve farklı zamanlarda ikiden fazla işleyen kişi
İttisâl
bitişme; kavuşma; yakınlık. "
İvazlı Devirde Devredenin Garanti Sorumluluğu
Bir garanti yükümlülüğüdür. Alacak, bir edim karşılığında (ivazlı) devredildiğinde ortaya çıkar. Devreden, bununla birlikte devir sırasında alacağın "varlığını" ve borçlunun "ödeme gücüne" sahip olduğunu devralana karşı garanti etmiş olur. Eğer alacak ivazsız devredilmişse bu sorumluluk doğmaz.
İvazsız akit
tek tarafa borç yükleyen sözleşme
İvedi
Acele
İyi niyet (bona fides) ilkesi
Uluslararası hukuktaki iyi niyet ilkesinin bir yansıması olup, bir devlet onaya tabi olarak bir andlaşmayı imzaladığı zaman, andlaşmaya taraf olmamak niyetini açıklığa kavuşturmuş oluncaya kadar andlaşmanın konu ve amacını ortadan kaldıracak eylemlerden kaçınmakla yükümlüdür.
İzale-i şuyu
Ortaklığın giderilmesi,ortaklığa son verme
İzdivac
Evlenme
İzinsiz defin
Ölen kimsenin yasa dışı gömülmesi işlemi. İlgili yer Mezarlıklar Müdürlüğünde kayıt yapılmadan ve yine bu kurumdan izin alınmadan yapılan defin işlemidir.
İçtihat
Herhangi bir hukuki mesele hakkında hukuk alimlerinin fikir ve mütalâalarıdır.
İş Görme Borcunu Yerine Getirmekten Kaçınma Hakkı
Ben, işçinin ücreti ödeme gününden itibaren 20 gün içinde (mücbir neden dışında) ödenmediğinde ortaya çıkan bir hakkım. Bana dayanan işçiler iş görmekten kaçınabilir. Sayısal olarak toplu bir nitelik kazansam bile "grev" olarak nitelendirilemem. Beni kullanan işçinin iş sözleşmesi bu yüzden feshedilemez.
İş Güvencesi
Ben, 30 veya daha fazla işçinin bulunduğu işyerlerinde, en az 6 ay kıdemi olan ve belirsiz süreli sözleşmeyle çalışan işçileri koruyan bir kalkanım. Benim sayemde işveren, işçiyi ancak geçerli bir sebebe (yetersizlik, davranış, işletmesel gerekler) dayanarak işten çıkarabilir.
İş Güvencesi Tazminatı
Ben, işe iade davasını kazanan işçinin süresinde başvurmasına rağmen işe başlatılmaması halinde işverenin ödemek zorunda olduğu bir tazminatım. Miktarımı mahkeme belirler; en az 4 aylık, en çok 8 aylık ücret tutarında olabilirim.
İş Kanunu Kapsamı Dışında Kalan (İşçi)
Ben, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 4. maddesinde sayılan istisnalardan biriyim. Bir ailenin üyeleri ve 3. dereceye kadar hısımları arasında, dışarıdan kimse katılmadan evlerde veya el sanatlarında yapılan işlerde çalışırım. İş Kanunu hükümleri bana uygulanmaz.
İş Sözleşmesinin Askıda Kalması
Ben, işçilerin kanuni grev süresince içinde bulunduğu hukuki durumum. İşveren beni işten çıkaramaz, ancak bana ücret veya sosyal yardım ödemez. Bu süre kıdem tazminatından sayılmaz.
İş Sözleşmesinin Askıda Kalması
Ben, işçilerin kanuni grev süresince içinde bulunduğu hukuki durumum. İşveren beni işten çıkaramaz, ancak bana ücret veya sosyal yardım ödemez. Bu süre kıdem tazminatından sayılmaz.
İş Sözleşmesinin Askıda Kalması
Ben, işçilerin kanuni grev süresince içinde bulunduğu hukuki durumum. İşveren beni işten çıkaramaz, ancak bana ücret veya sosyal yardım ödemez. Bu süre kıdem tazminatından sayılmaz.
İş Sözleşmesinin Askıda Kalması
Ben, işçilerin kanuni grev süresince içinde bulunduğu hukuki durumum. İşveren beni işten çıkaramaz, ancak bana ücret veya sosyal yardım ödemez. Bu süre kıdem tazminatından sayılmaz.
İş'ar
Yazı ile haber vermek. Anlatmak, bildirmek.
İşar
Yazı ile bildirme.Yazı ile haber vermek. Anlatmak, bildirmek.
İşkal
Güçleştirme,zorlaştırma, çetinleştirme,müşkilleştirme
İşleme (Hukuki Tağyir)
Ben, bir kimsenin emeğinin, başkasının malzemesinden daha değerli olması halinde, ortaya çıkan yeni şeyin mülkiyetini emeği verene (işleyene) kazandıran bir aslen kazanma yoluyum.
İşletme Toplu İş Sözleşmesi
Ben, bir gerçek veya tüzel kişiye ait olmalıyım. Aynı işkolundaki birden çok işyerini kapsamalıyım. Bir toplu iş sözleşmesi türüyüm.
İştibah
Şüphelenme,şüphe,kuşkulanma:kuşku
İştira
(iştirâ) - alım hakkı; satın alma hakkı; hak sahibine istediği zamanda bir şeyin malikinden, o şeyin mülkiyetinin kendisine kararlaştırılan bedel karşılığında devrini isteme yetkisi veren hak
İştirak halinde mülkiyet
Kanundan veya sözleşmeden ötürü birbirlerine ortaklık bağı ile bağlı bulunan kimselerin, bu ortaklıkları nedeniyle bir malın mülkiyetine elbirliğiyle sahip oldukları ve her birinin hakkının, o malın tamamını kapsadığı mülkiyet biçimi
İşveren Vekili
Ben, 6356 sayılı Kanun'un uygulanması bakımından "işveren" sayılırım. İşveren adına hareket ederim ve işletmenin bütününü yönetirim.
İşyerinin Devri
Ben, işyerinin veya bir bölümünün hukuki bir işlemle başkasına geçmesiyim. Gerçekleştiğim tarihte mevcut olan iş sözleşmeleri, tüm hak ve borçlarıyla birlikte devralana geçer. İşçiler açısından haklı fesih nedeni sayılmam.
İşçi Alma Yasağı (Grev Kırıcılığı)
Ben, kanuni grev süresince işverenin yapması kesinlikle yasak olan bir eylemim. İşveren, grevdeki işçilerin yerine sürekli ya da geçici olarak başkalarını alarak beni gerçekleştiremez.
İşçi Alma Yasağı (Grev Kırıcılığı)
Ben, kanuni grev süresince işverenin yapması kesinlikle yasak olan bir eylemim. İşveren, grevdeki işçilerin yerine sürekli ya da geçici olarak başkalarını alarak beni gerçekleştiremez.