Hacet
Gerek; gereklilik
Hacir
Bir şahsın medeni haklarını kullanma salahiyetinin mahkeme tarafından kaldırılması.
Haciz
Borçlunun, borcunu kendi arzusu ile ödememesi durumunda, alacaklının talebiyle, borçlunun (borca yetecek miktardaki) mal ve haklarına devlet aracılığıyla (icra dairesi tarafından) el konulması.
Hacizli Taşınmaz
Borcun tahsili amacıyla mahkeme kararıyla üzerine el konulmuş, tapu siciline kayıtlı, taşınamaz nitelikteki mallardır (örneğin arsa, bina).
Hacizli Taşınır
Borcun tahsili amacıyla mahkeme kararıyla üzerine el konulmuş, taşınabilen nitelikteki mallardır (örneğin araç, menkul eşya, değerli evrak).
Hacizvaaz
El koyma
Hadd-i Maruf
Makbul olan had, Emredilen, müsaade edilen hudud
Hafiyyen
Gizli olarak; saklı olarak; gizlice
Hafriyat
Kazı; kazılar; toprak kazma; toprak çıkarma
Hail
Duvar, çit, parmaklık, tahta perde gibi taşınmazları birbirinden ayıran işaret ve engeller
Haiz
Sahip; elde bulunduran; taşıyan
Hak
Hukuk düzeni tarafından şahıslara tanınmış olan yetkilerdir
Hak Düşürücü Süre (6 işgünü)
Ben, ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan bir davranış sergileyen işçi veya işverenin, bu eylemi öğrendikten sonra ne kadar süre içinde haklı nedenle fesih hakkını kullanabileceğini belirleyen süreyim. Öğrenme gününden itibaren başlarım ve sadece 6 iş günüyüm.
Hak Düşürücü Süre (6 işgünü)
Ben, ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan bir davranış sergileyen işçi veya işverenin, bu eylemi öğrendikten sonra ne kadar süre içinde haklı nedenle fesih hakkını kullanabileceğini belirleyen süreyim. Öğrenme gününden itibaren başlarım ve sadece 6 iş günüyüm.
Hak Düşürücü Süre (6 işgünü)
Ben, ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan bir davranış sergileyen işçi veya işverenin, bu eylemi öğrendikten sonra ne kadar süre içinde haklı nedenle fesih hakkını kullanabileceğini belirleyen süreyim. Öğrenme gününden itibaren başlarım ve sadece 6 iş günüyüm.
Hak ehliyeti
Sağ doğmak şartıyla ana rahmine düştüğü andan ölüm anına kadar olan dönemde herkesin sahip olduğu medeni haklardan (evlenme, mülk edinme vb.) yararlanma yeteneği.
Hakem
Tarafların aralarındaki anlaşmazlığı çözmek için yetkili olarak seçtikleri ve üzerinde anlaştıkları kişi, yargıcı
Hakikiye
Hakikate mensup; gerçek; sahici; doğru; gerçekten
Hakk
Doğruluk ve insaf; bir insana ait olan şey; dava ve iddiada hakikate uygunluk; harcanmış emek; pay; hisse
Hakk-ı hıyar
Seçimlik borçlarda seçim hakkı
Hakk-ı mesil
Su yolu hakkı
Hakk-ı mürûr
Geçit hakkı
Hakk-ı şuf'a
Önalım hakkı
Hakk-ı şürb
Içme hakkı; sudan yararlanmada sıra hakkı
Hakkaniyet
Hak ve adalete uygunluk; doğruluk
Hakkaniyet ilkesi
Sınırlandırmanın 'hakkaniyete uygun bir çözüme ulaşmak' amacıyla yapılmasını öngören ilkedir.
Haklı Fesih İçin Bekleme Süresi (Sağlık Sebepleri)
Ben, işçinin kusuru olmaksızın (hastalık, kaza, doğum, gebelik) işe gelemediği durumlarda işverenin haklı fesih hakkının ne zaman doğacağını belirleyen bir kuralım. İşverenin fesih hakkı, devamsızlık işçinin "bildirim süresini 6 hafta aşmasından sonra" doğar.
Haklı Nedenle Fesih Hakkı
Ben, işverenin kanun dışı lokavt yapması hâlinde işçilere doğan bir hakkım. İşçiler beni kullanarak iş sözleşmelerini derhal sona erdirebilirler.
Haklı Nedenle Fesih Hakkı
Ben, işverenin kanun dışı lokavt yapması hâlinde işçilere doğan bir hakkım. İşçiler beni kullanarak iş sözleşmelerini derhal sona erdirebilirler.
Haksız Fiil
Hukuka aykırı ve kusurlu bir fiille başkasına zarar veren kişinin, bu zararı tazmin etme yükümlülüğünü doğuran hukuki olgudur.
Haksız fiil
Türk Borçlar Kanunu (TBK) Madde 49 kapsamında hukuka aykırı, kusurlu bir fiil olup zarara yol açtığından haksız fiil teşkil eder.
Haksız fiil sorumluluğu
Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 16. maddesi uyarınca, ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yani sınırlı ehliyetsizler, haksız fiillerinden dolayı tam olarak sorumludurlar.
Haksız iktisap
Bir kimsenin malvarlığında, haklı bir nedene dayanmaksızın başka bir kimsenin malvarlığı aleyhine meydana gelen artma ya da azalmama durumu
Halef
Bir makamda, görevde sonra gelen kişi
Halefiyet
Borcu ödeyen üçüncü bir kişinin, alacaklının yerine geçerek onun haklarına sahip olmasıdır. Kefil borcu ödediğinde veya sigortacı tazminatı ödediğinde, kanun gereği ortaya çıkar.
Halefiyet
Ardıl, yerine geçme, yerine geçen.
Halel
Bozma; bozukluk; eksiklik; zarar
Haleldar olmak
Bozulmak; çiğnenmek
Halita
Karışım
Hamaset
Kahramanlık, yiğitlik, cesaret
Hamil
Elinde bulunduran, taşıyan gerçek ya da tüzel kişidir.
Hapsen Tazyik
Bir kimseyi ifasına mecbur olduğu hususu yapmaya icbar için kanuni salahiyete binaen hapsetmektir.
Hariciye Vekâleti
Dışişleri Bakanlığı
Harim
Girilmesi yabancıya yasak olan, kutsal tutulan, korunulan yer
Harnup
Keçi boynuzu
Hartama
Pedavra; köknar ve lâdin ağaçlarından elde edilen, çatı örtüsü olarak kullanılan ince tahta;
Harâc-ı mukaseme
Arâzî-i hâriciyye mahsullerinden onda birden yarısına kadar alınan vergi
Harâc-ı muvazzaf
Arâzî-i hâriciyye üzerine yerin tahammülüne göre,maktûiyet veçhile tayin olunan vergi
Has
Sıkıştırmadan bir yerin içine alma; hareketten menetme; etrafını çevirme; vakfetme
Hasb-el-kanun
Kanun gereği
Hasb-el-memuriyye
Memuriyet gereği
Hasebiyle
Yüzünden; dolayısıyla; bu nedenle
Haslet
Ahlak, nitelik, huy, mizaç
Hasren
Muhasara ederek; etrafını çevirerek
Hasretme
Özgüleme,sınırlama;tahsis etme. Bir şeyin bütününü birine, bir şeye ayarımak
Hasretmek
Adamak, ayırmak, tahsis etmek.
Hasârât
Zararlar; ziyanlar; hasarlar
Hasîm
Iki düşmandan herbiri
Hasıl
Olan, ortaya çıkan, görünen.
Hasılat
Gelir.
Hasılat Kirası
Kiraya verenin, bir bedel karşılığında, hasılat veren bir malın veya hakkın kullanımını kiracıya bıraktığı sözleşme; ürün kirası.
Hasım
Düşman, husumet
Hata
Yanılma, Yanılgı
Hatîa
Günah; kabahat; suç; yanlış; yanlışlık
Havale
Yollama ödeyicisinin, para, değerli kağıtlar veya benzeri nesneleri, yollayıcı hesabına yollama alıcısına ödemek ve yollama alıcısının da bunları kendi adına teslim almak üzere yetkili kılındığı sözleşme.
Havza-i fahmiyye
Kömür havzası; kömür bulunan bölge
Haylûlet
Engel olma; araya girme; yolu kapama
Hayr (hayır)
Iyilik; iyi; faydalı iş; yarar
Hayrât
Sevap kazanmak için yapılan hayırlı işler; sevap için kurulan müessese
Hazine
Devletten ayrı bir kişilik oluşturmamakla beraber, bir taraftan bütçenin uygulanmasına ilişkin işlemleri, diğer taraftan da kamu gelir ve giderlerinin zaman olarak uygunluğunu sağlayan merkezi örgüt; Maliye Bakanlığı ve maliye dairelerinden oluşan örgüt;
Heder olma
Ziyan olma
Hedm
Yıkma; harap etme
Herc ü merc
Darmadağınık. Karmakarışık. Allak bullak.
Hibe
Bağışlama
Hidematı amme
Kamu hizmeti
Hilaf-ı Hakikat
Gerçeğe, hakikate karşı olan.
Hilafı
Tersi; aksi; zıddı
Hileli İflas (veya Dolandırıcılık/Sahtecilik/İhaleye Fesat Karıştırma vb.)
Ben, 6356 sayılı Kanun'a göre bir sendikanın genel kurul dışındaki organlarına üye olmanıza engel olan suçlardan biriyim. Zimmet, rüşvet, hırsızlık gibi suçlarla aynı kategorideyim.
Hileli İflas (veya Dolandırıcılık/Sahtecilik/İhaleye Fesat Karıştırma vb.)
Ben, 6356 sayılı Kanun'a göre bir sendikanın genel kurul dışındaki organlarına üye olmanıza engel olan suçlardan biriyim. Zimmet, rüşvet, hırsızlık gibi suçlarla aynı kategorideyim.
Hilkat
Yaratılma; yaratılış; tabiat
Himaye
Koruma; korunma; birine arka çıkma
Hini dava
Dava sırasında
Hini hacet
Gerektiğinde
Hisse-i şayia
Yaygın hisse; ortak pay
Hitâm
Son; bitim; tükenme; nihayet
Hizmet sözleşmesi
İşçinin, belirli veya belirsiz bir zaman süresi içinde iş görmeyi ve işverenin de ona bir ücret vermeyi üstlendiği sözleşme.
Hod-be-hod
Kendi başına;kimseye danışmadan;kendiliğinden
Hodbehot
Kendi kendine, kendi kafasıyla, kendiliğinden, kimseye danışmadan.
Hostis humani generis (insanlığın düşmanı)
Deniz haydutluğu suçunun faillerinin 'insanlığın düşmanı' sayılmasıdır.
Huda
Aktarma
Hudûs
Sonradan peyda olma
Hukuk Boşluğu
: Somut bir olaya uygulanacak hükmün, yazılı ya da yazısız hukukta yer almamasıdır.
Hukuka Aykırı Delil
Anayasa veya kanunların öngördüğü usul ve esaslara aykırı olarak elde edilmiş, bu nedenle ceza muhakemesinde hükme esas alınamayacak olan delillerdir.
Hukuki işlem
Bir veya birden çok kişinin, hukuksal bir sonuca yönelttiği irade açıklaması.
Hukuki tağyir
Bir kimsenin, kendisine ait olmayan menkul eşyalar üzerinde bazı işlemlerde bulunarak, bu eşyanın niteliğini değiştirmesi
Hukukun şeklî kaynakları
Hukuk Kurallarının hangi şekillere bürünmüş olarak bize verildiğini ve nerelerde bulunduklarını göstere kaynaktır.
Hukukî
Hukuksal olan.
Hulâsa
Özet
Hulûl
Gelip çatma; girme; borcun vadesinin gelmesi
Husule gelmek
Doğmak; ortaya çıkmak; meydana gelmek; oluşmak
Husumet
Bir davanın ikamesi üzerine davacı ile müddeaaleyh arasında husule gelen vaziyeti ifade eder.
Hususi
Özel, özel olarak, kişiye ait olan
Hususî
Özel; kişiye ait
Husûmet
Hasım olma durumu; hasımlık; düşmanlık; (davada) karşı taraf olma
Husûsat
Bakımlar; işler; şekiller; yollar; konular; meseleler; maddeler
HÂKİM
Millet adına, yargı yetkisini kullanarak yasaya aykırı davranışlarda veya uyuşulmayan işlerde yasayı yerine getirmekle, adaleti gerçekleştirmekle görevli kimse, yargıç.
Hâdis
Meydana gelen; çıkan; yeni çıkan
Hârîm
Başkasının giremeyeceği,girilmesine izin verilmeyen ev bölümü; harem
Hâsim
Hasmeden; kat'eden, kesip atan
Hâss
Özgü
Hâvi
Kapsar; kapsayan; içeren; içerir
Hâzık
İşinin ehli, usta, Maharetli, becerikli, mahir, Usta doktor, uzman hekim.
Hüccet
Senet; delil; belge
Hükema
Hakimler, Alimler
Hükkâm
Hakimler; yargıçlar
Hükmî şahsiyet
Tüzel kişilik
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)
Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki sonuç doğurmaması ve belirli şartlar altında denetim süresi sonunda ortadan kalkmasını sağlayan özel bir kurumdur.
Hüküm
Bir dava mahkemesinin hukuksal uyuşmazlığı çözen son kararıdır.
Hükümlü
Hakkındaki mahkumiyet hükmü kesinleşmiş olan kimse.
Hükümsüzlük
Bir hukuki işlemin, kanunun öngördüğü şekilde yapılamaması veya kanuna aykırı olarak yapılması halinde hukuki sonuç doğurmamasıdır.
Hükümözlü
Yerel mahkeme tarafından hüküm kararı verilmiş ancak hükmü henüz kesinleşmemiş tutuklu
Hülasa
Özet, fezleke
Hüsnü ceryan
Iyi icra etmek
Hüsnüniyet
Iyiniyet
Hüviyet
Kimlik
Hıfz
Saklama; koruma
Hısımlık
Evlenme ya da evlat edinme vasıtasıyla gerçek kişiler arasında oluşan bağdır.
Hısımlığın derecesi
Hısımlığın derecesi, hısımları birbirine bağlayan doğum sayısıyla belli olur.
hakkı hıyar
seçimlik hak
halaza
Yere dökülen tohumlardan ertesi yıl hiçbir tarımsal faaliyet olmaksızın kendiliğinden yetişen bitki.
hali sabıka irca
eski hâle getirme (bkz. HMK 95. md. vd.)
hasbelkader
Rastlantı sonucu olarak, tesadüfen. Yazgıdan dolayı
hırsız
Başkasının malını çalan kimse, uğru