Anayasa › Cumhuriyetin temel organları › Yürütme

Cumhurbaşkanı

Anayasa m.101–108Anayasa HukukuSon değişiklik: 21.01.2017 (m.101)

Kısaca

Anayasa m.101, Cumhurbaşkanının halk tarafından doğrudan seçilmesine ilişkin temel kuralları düzenler. Anayasanın 103. maddesi, Cumhurbaşkanının göreve başlarken TBMM önünde yapacağı andiçmenin şeklini ve metnini düzenler.

Kapsam

Bu konu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.101–108 hükümlerini kapsar.

Yürürlükten kaldırılmış: m.102, m.107.

Anayasa m.101 — Adaylık ve seçimi

Anayasa m.101, Cumhurbaşkanının halk tarafından doğrudan seçilmesine ilişkin temel kuralları düzenler. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı adaylığının koşulları, görev süresi ve seçilebilme sayısı sınırı, adaylık hakkına sahip siyasi parti grupları, siyasi partiler ve seçmenler, Cumhurbaşkanı seçilen milletvekilinin TBMM üyeliğinin sona ermesi, seçim usulü (salt çoğunluk, ikinci oylama, ikame ve yenileme), seçimin tamamlanamaması hâlinde görev devamı ve seçimin diğer usul ve esaslarının kanuna bırakılması yer alır. Hüküm, Cumhurbaşkanlığı seçimine aday olmak isteyen kişiler, siyasi parti grupları ve siyasi partiler ile seçmenler bakımından uygulanır. Andiçme, Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri düzenlemez (m.103, m.104). Aday gösterme ve seçim takvimine ilişkin ayrıntılar ile seçim süreci ve seçim yenilenmesi kararı 6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu ve Anayasa m.3 ile ilgili düzenlemelerde yer alır. Cumhurbaşkanının görevden alınması veya görevin sona ermesi, bu maddenin kapsamı dışındadır.

Adaylık ve seçimi: hangi kavramlar bilinmeli?

Salt çoğunluk
Geçerli oyların yarısından fazlasını ifade eder. Genel oyla yapılan seçimde adayın Cumhurbaşkanı seçilmesi için aranan asgari oy oranıdır. Boş ve geçersiz oylar hesaba katılmaz.
İkinci oylama
İlk oylamada salt çoğunluk sağlanamadığında, bu oylamayı izleyen ikinci pazar günü yapılan oylamadır. Yalnızca ilk oylamada en çok oy alan iki aday katılır ve bu oylamada geçerli oyların çoğunluğu yeterlidir.
İkame
İkinci oylamaya katılmaya hak kazanan adaylardan birinin herhangi bir nedenle seçime katılmaması hâlinde, yerine ilk oylamadaki sıraya göre başka bir adayın konulmasıdır.
Referandum şeklindeki oylama
İkinci oylamaya yalnızca tek adayın kalması hâlinde yapılan, adayın salt çoğunlukla onaylanıp onaylanmadığının belirlendiği oylamadır.
Seçimin yenilenmesi
Oylamada adayın geçerli oyların çoğunluğunu alamaması hâlinde yalnızca Cumhurbaşkanı seçiminin tekrarlanmasıdır. TBMM seçiminin yenilenmesi anlamına gelmez.
Siyasi parti grupları ve adaylık yetkisi
Cumhurbaşkanlığına aday gösterme yetkisi, en son genel seçimde toplam geçerli oyların tek başına veya birlikte en az yüzde beşini almış siyasi partilere ve en az yüzbin seçmene tanınmıştır. Yüzde beş eşiği ve yüzbin seçmen sayısı bu maddede sabittir.

Adaylık ve seçimi: hangi şartlar aranır?

  • Adayın Türk vatandaşı olması ve kırk yaşını doldurmuş bulunması gerekir.
  • Adayın yükseköğrenim yapmış olması ve milletvekili seçilme yeterliliğine sahip bulunması gerekir.
  • Adayın daha önce iki defadan fazla Cumhurbaşkanı seçilmiş olmaması gerekir; bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.
  • Adaylığın siyasi parti grupları, en son genel seçimde toplam geçerli oyların tek başına veya birlikte en az yüzde beşini almış siyasi partiler ya da en az yüzbin seçmen tarafından gösterilmesi gerekir.
  • Genel oyla yapılan ilk oylamada geçerli oyların salt çoğunluğunun alınması gerekir; aksi hâlde ikinci oylama yapılır.
  • İkinci oylamada geçerli oyların çoğunluğunun alınması gerekir; ikinci oylamaya yalnızca ilk oylamada en çok oy almış iki aday katılabilir.
  • Cumhurbaşkanı seçilen milletvekilinin Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinin sona ermesi gerekir; bu, seçilmenin kendiliğinden doğurduğu bir sonuçtur.

Adaylık ve seçimi: hangi sonuçları doğurur?

  • Genel oyla yapılan ilk oylamada geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilir.
  • İlk oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa, ikinci pazar günü ikinci oylama yapılır ve bu oylamaya ilk oylamada en çok oy almış iki aday katılır.
  • İkinci oylamada geçerli oyların çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilir.
  • İkinci oylamaya katılmaya hak kazanan adaydan birinin seçime katılmaması hâlinde ikame yapılır; ikame sonrası ikinci oylamaya tek aday kalırsa oylama referandum şeklinde yapılır ve adayın salt çoğunluk alması aranır.
  • Oylamada adayın geçerli oyların çoğunluğunu alamaması hâlinde yalnızca Cumhurbaşkanı seçimi yenilenir.
  • Seçimlerin tamamlanamaması hâlinde mevcut Cumhurbaşkanının görevi, yenisi göreve başlayıncaya kadar devam eder.
  • Cumhurbaşkanı seçilen milletvekilinin TBMM üyeliği sona erer.
  • İki defadan fazla Cumhurbaşkanı seçilme yasağı uygulanır; bu sınır, Cumhurbaşkanı için bu maddede öngörülmüştür.
  • Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin diğer usul ve esaslar kanunla düzenlenir; bu alanda kanun dışında düzenleme yapılamaz.

Parti grubu, parti veya seçmen olarak aday gösterme: fark nedir?

Siyasi parti grupları ve en son genel seçimde yüzde beşi aşan siyasi partiler aday gösterme yetkisine sahiptir.

Bu yetkiye sahip olmayan siyasi partiler ve seçmen topluluğu en az yüzbin seçmen imzası ile aday gösterebilir. Bu, yalnızca seçmen sayısına dayalı bir yoldur.

Aday gösterme yetkisi, parti grubu/yüzde beş ölçütü veya yüzbin seçmen ölçütü ile kazanılır; her yol ayrı ölçüte bağlıdır.

İlk oylama ile ikinci oylama arasındaki fark nedir?

İlk oylamada adayın geçerli oyların salt çoğunluğunu alması aranır.

İkinci oylama, ilk oylamada salt çoğunluk sağlanamadığında yapılır ve yalnızca ilk turda en çok oy almış iki aday katılır.

İkinci oylamada salt çoğunluk değil, geçerli oyların çoğunluğu yeterlidir; katılan aday sayısı ikiyle sınırlıdır.

İkinci oylamada çok aday ile tek aday kalması arasındaki fark nedir?

İkinci oylamaya iki aday katılıyorsa oylama, geçerli oyların çoğunluğunu alan adayın seçilmesiyle sonuçlanır.

İkinci oylamaya katılmaya hak kazanan adaylardan birinin çekilmesi veya katılmaması hâlinde ikame yapılır; ikame sonrası da tek aday kalırsa oylama referandum şeklinde yapılır.

Tek aday kalmasının hukuki sonucu, oylamanın referandum biçimine dönmesi ve adayın salt çoğunlukla onaylanmasının aranmasıdır.

Adayın oy yetersizliği ile seçimin tamamlanamaması arasındaki fark nedir?

Oylamada adayın geçerli oyların çoğunluğunu alamaması hâlinde yalnızca Cumhurbaşkanı seçimi yenilenir.

Seçimin tamamlanamaması hâlinde ise yeni Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar mevcut Cumhurbaşkanının görevi devam eder.

Her iki durumda da TBMM seçimi kendiliğinden yenilenmez; ilki yalnızca Cumhurbaşkanı seçimini, ikincisi görev devamını doğurur.

Cumhurbaşkanı seçilen milletvekili ile diğer kişi arasındaki fark nedir?

Adayın milletvekili olması hâlinde seçilmesi TBMM üyeliğinin sona ermesini doğurur.

Milletvekili olmayan kişinin seçilmesi TBMM üyeliği üzerinde bir sonuç doğurmaz, ancak milletvekili seçilme yeterliliği aranır.

Milletvekili üyeliği kendiliğinden sona erer; milletvekili olmayan aday için bu sonuç doğmaz.

Adaylık ve seçimi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Adaylık koşullarının kişinin sadece adaylık anında taşıması gerektiğini varsaymak; yaş ve yeterlilik koşulunun seçilme ve göreve başlama anında da aranması gerekir.
  • Görev süresini beş yıl olarak değil, her seçimde yeniden başlayan bir süre gibi yorumlamak; 5 yıl bu maddede görev süresinin tavanıdır.
  • İki defa seçilme sınırını, Cumhurbaşkanı olmayan bir kişinin milletvekili olarak seçilmesine de yaymak; bu sınır yalnızca Cumhurbaşkanlığı seçimi için öngörülmüştür.
  • İkinci oylamada salt çoğunluk aramak; ikinci oylamada geçerli oyların çoğunluğu yeterlidir, salt çoğunluk yalnızca ilk oylama ile referandum şeklindeki oylamada aranır.
  • İkinci oylamaya katılacak aday sayısını ikiden fazla saymak; yalnızca ilk oylamada en çok oy almış iki aday katılabilir.
  • Seçimin yenilenmesini TBMM seçimlerinin yenilenmesi olarak anlamak; bu madde yalnızca Cumhurbaşkanı seçiminin yenilenmesini öngörür.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Adaylık koşullarından yaş, yükseköğrenim ve milletvekili seçilme yeterliliğinin, adaylık tarihinde değil seçilme ve göreve başlama tarihinde aranması gerektiği yorumu kullanılmaktadır.
  • Cumhurbaşkanı olarak görev yapan kişinin, bu görevi sırasında Cumhurbaşkanı sıfatıyla yaptığı açıklamaların siyasetçi sıfatıyla yapılmış sayılmadığı; bu nedenle anılan kişinin siyasetçi olarak değerlendirilmediği kabul edilmektedir.
  • Cumhurbaşkanının siyasetçi olup olmadığının konuşma tarihindeki statüye göre belirlenmesi gerektiği; konuşma tarihinde Cumhurbaşkanı sıfatı taşıyan kişinin Anayasa m.101 anlamında siyasetçi görülmediği uygulamada benimsenmektedir.

Nasıl ispat edilir?

  • Cumhurbaşkanlığı adaylığı ve seçilme koşullarını ileri süren taraf, adaylığın Türk vatandaşlığı, yaş, yükseköğrenim ve milletvekili seçilme yeterliliği koşullarını nüfus kaydı, diploma ve seçim kayıtları ile ispatlar.
  • Adayın daha önce iki defa Cumhurbaşkanı seçilmiş olduğunu iddia eden taraf, bu iddiayı Yüksek Seçim Kurulu kayıtları ile ispatlar; adayın sayısal sınırı aşmadığını savunan taraf da aynı kayıtlara dayanır.
  • Aday gösterme yetkisine dayanan taraf, parti grubu kararı, en son genel seçimdeki oy oranı veya yüzbin seçmen imzası ile yetkisini ispatlar; kanuna bırakılan ayrıntılar için 6271 sayılı Kanun ve Yüksek Seçim Kurulu kararları esas alınır.
  • Seçim sonucunun geçerli oyların salt çoğunluğunu veya çoğunluğunu aldığını iddia eden taraf, seçim tutanakları ve sandık kayıtları ile ispat yükünü taşır; karşı taraf bu tutanaklardaki hataları ancak yazılı kayıtlarla ortaya koyabilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu: Aday gösterme ve seçim usulünün ayrıntılarını düzenleyen kanundur. Madde metninin 'diğer usul ve esaslar kanunla düzenlenir' hükmünün uygulandığı yerdir.
  • Anayasa m.3: Cumhurbaşkanı ve TBMM seçimlerinin birlikte yapılmasına ve seçim dönemine ilişkin kuralları düzenler; görev süresi ve seçimin yenilenmesi konularında m.101 ile birlikte okunur.
  • Anayasa m.103: Andiçme kuralını düzenler; seçilen kişinin göreve başlamadan önce yerine getirmesi gereken yükümlülüğü belirler. m.101 seçilme koşullarını, m.103 göreve başlamayı düzenler.

Anayasa m.103 — Andiçmesi

Anayasanın 103. maddesi, Cumhurbaşkanının göreve başlarken TBMM önünde yapacağı andiçmenin şeklini ve metnini düzenler. Andın kapsamı, Cumhurbaşkanının bağlı olduğu ilkeleri ve üstlendiği tarafsızlık görevini içerir. Hüküm, seçilen ve göreve başlayan Cumhurbaşkanı bakımından uygulanır. Maddede andın hangi tarihte ve hangi usulle içileceğine, seçim sürecine, görev süresine ve görevin sona ermesine ilişkin ayrıntı yer almaz; seçim usulü (m.101), görevin başlangıcı ve sona ermesi (m.102), Cumhurbaşkanının sorumluluğu (m.105) ve görev ve yetkileri (m.104) ayrı maddelerde düzenlenmiştir. Andın ihlalinin yaptırımı ve Cumhurbaşkanının tarafsızlık yükümlülüğünün nasıl denetleneceği de bu maddede açıkça belirtilmemiştir.

Andiçmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Andiçme
Cumhurbaşkanının göreve başlarken TBMM önünde, maddede yazılı metni okuyarak yaptığı resmi taahhüttür. Andiçme görevin başlaması için yapılan bir işlemdir ve tören niteliğinde bir şekil şartı olarak düzenlenmiştir.
Tarafsızlık
Cumhurbaşkanının görevini siyasi taraf tutmadan yerine getirmesi yükümlülüğüdür. Andın son bölümünde görevin tarafsızlıkla yerine getirilmesi taahhüt edilmiştir; bu ilke parlamenter sistemde daha anlamlı görülmekte, başkanlık sistemiyle bağdaşması tartışılmaktadır.
Laik Cumhuriyet ilkesi
Andın metninde Cumhurbaşkanının bağlılık duyacağı ilkelerden biridir. Anayasanın laiklik ilkesini düzenleyen diğer hükümleriyle birlikte okunur.
Namus ve şeref üzerine andiçme
Andın sonunda yapılan, Cumhurbaşkanının taahhüdünü kişisel onur ve namusu üzerine aldığını ifade eden söz kalıbıdır. Bu ifade hukuki bir yaptırım doğurmaz; sözlü taahhüdün biçimsel parçasıdır.

Andiçmesi: hangi şartlar aranır?

  • Andiçmenin Cumhurbaşkanı sıfatıyla ve göreve başlarken yapılması gerekir.
  • Andiçmenin Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde yapılması gerekir.
  • Andın maddede yazılı metinle ve bu metnin tamamı okunarak yapılması gerekir.
  • Andın Devletin varlığı ve bağımsızlığı, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü, milletin egemenliği, Anayasa, hukukun üstünlüğü, demokrasi, Atatürk ilke ve inkılapları ile laik Cumhuriyet ilkesine bağlılık taahhüdü içermesi gerekir.
  • Andın milletin huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmama taahhüdünü içermesi gerekir.
  • Andın görevin tarafsızlıkla yerine getirilmesi ve Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefinin korunması taahhüdünü içermesi gerekir.

Andiçmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Cumhurbaşkanı andiçmeden göreve başlamış sayılmaz; andiçme görevin başlaması için gerekli bir şarttır.
  • Andın metni, Cumhurbaşkanının ilkelere bağlılığını ve tarafsızlık görevini üstlendiğini ifade eder.
  • Andın tarafsızlık taahhüdü, Cumhurbaşkanının görev ve yetkilerinin kullanımında bağlayıcı bir ölçüt olarak okunur; ancak bu taahhüdün ihlali hâlinde yaptırım andiçme maddesinde değil, sorumluluk hükümlerinde aranır.
  • Andın metni değiştirilemez; maddede yazılı biçim dışında andiçme yapılması maddenin öngördüğü şekle uygun değildir.

Andiçme ile göreve başlama işlemi arasındaki fark nedir?

Andiçme, Cumhurbaşkanının göreve başlarken yaptığı, TBMM önünde ve belirli metinle gerçekleşen resmi taahhüttür.

Göreve başlama, Cumhurbaşkanlığının fiilen üstlenilmesidir ve andiçmeye bağlanmıştır.

Andiçme yapılmadan görevin başlamış sayılması maddenin mantığına aykırıdır; andiçme görevin başlangıç koşullarından biri olarak okunmalıdır. Görevin başlangıcının ayrıntısı m.102'dedir.

Andın taahhüdü ile andın hukuki yaptırımı arasındaki fark nedir?

Andın metni siyasi ve ahlaki nitelikte bağlılık taahhütlerinden oluşur.

Cumhurbaşkanının sorumluluğu m.105 ve Anayasanın ilgili hükümlerinde ayrıca düzenlenmiştir.

Andın ihlali kendiliğinden bir cezai veya hukuki yaptırım doğurmaz; yaptırım, ayrı maddelerdeki sorumluluk ve görevden çekilme hükümlerinden doğar.

Andiçmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Andın metnini kısaltılmış veya değiştirilmiş biçimde okunabilir saymak; maddenin metni birebir öngördüğü için bu tür değişiklikler maddenin şekline uygun değildir.
  • Andın tarafsızlık taahhüdünü doğrudan yaptırım doğuran bir hüküm olarak okumak; yaptırım bu maddede değil, sorumluluk hükümlerinde aranmalıdır.
  • Andiçme ile göreve başlama tarihini birbirinden ayırmamak; görevin başlangıcı andiçmeye bağlıdır ancak andiçme tek başına görevin başlangıcını düzenleyen madde değildir (m.102).

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Andın sözleri, Anayasanın laiklik ilkesini düzenleyen diğer hükümleriyle birlikte okunarak yorumlanmaktadır; laiklik ilkesi devletin dinî inançlar karşısındaki konumunu belirleyen siyasal bir ilke olarak kabul edilmektedir.

Nasıl ispat edilir?

  • Andiçmenin yapıldığını iddia eden taraf, andiçme tutanağı veya TBMM kayıtlarıyla bunu ispatlar; andiçmenin Meclis önünde ve maddede yazılı metinle yapıldığının belgelenmesi gerekir.
  • Andiçme yapılmadan göreve başlandığını ileri süren taraf, bu iddiasını resmi kayıtlarla ispatlar; resmi kayıt bulunmaması durumunda iddia ispatlanmamış sayılır.
  • Andın metninde değişiklik yapıldığı iddiasında, değişikliği ileri süren taraf, TBMM tutanağındaki metni karşılaştırarak ispat yükü altındadır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2709 m.101: Cumhurbaşkanının seçimine ilişkin usulleri düzenler; andiçme, seçimin tamamlanmasının ardından yapılan işlemdir.
  • 2709 m.102: Cumhurbaşkanının görev süresi, görevin başlaması ve sona ermesi hallerini düzenler; andiçme görevin başlangıcına bağlıdır.
  • 2709 m.104: Cumhurbaşkanının görev ve yetkilerini sayar; andın tarafsızlık ve Devletin birliği taahhütleri bu yetkilerin kullanımında anlam kazanır.
  • 2709 m.105: Cumhurbaşkanının cezai sorumluluğunu düzenler; andın ihlali sonucu doğabilecek sorumluluk bu maddede aranır.

Anayasa m.104 — Görev ve yetkileri

Anayasa'nın 104. maddesi, Cumhurbaşkanının Devletin başı sıfatıyla konumunu, yürütme yetkisinin Cumhurbaşkanına ait olduğunu, Cumhurbaşkanının temsil ve denge görevlerini ve maddede tek tek sayılan yetkilerini düzenler; bu yetkiler arasında açılış konuşması, mesaj verme, kanunları yayımlama ve geri gönderme, Anayasa Mahkemesinde iptal davası açma, bakan ve üst kademe kamu yöneticilerini atama, uluslararası andlaşmaları onaylama, milli güvenlik politikalarını belirleme, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar verme, cezaları hafifletme ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile yönetmelik çıkarma yetkileri yer alır. Madde Cumhurbaşkanının görevlerini Cumhurbaşkanlığı, yürütme ve yönetmelik yetkisi bakımından sınırlayan kuralları da içerir. Maddenin hükmü Cumhurbaşkanının kişisel konumu ve Cumhurbaşkanı sıfatıyla yaptığı işlemler bakımından uygulanır. Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin ayrıntılı usulünü, Cumhurbaşkanlığının seçimini, Cumhurbaşkanının sorumluluğunu ve Cumhurbaşkanına yönelik yargılamayı bu madde düzenlemez; bu konular Anayasa'nın 103, 105, 106 ve 148. maddeleri kapsamındadır.

Görev ve yetkileri: hangi kavramlar bilinmeli?

Devletin başı
Cumhurbaşkanının devlet tüzel kişiliğini temsil eden ve Anayasanın uygulanmasını gözeten en üst makam olduğu anlamına gelen konumdur. Bu sıfat Cumhurbaşkanına, Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil etme yetkisi verir.
Yürütme yetkisi
Maddenin birinci fıkrasına göre yürütme yetkisinin Cumhurbaşkanına ait olmasıdır. Yürütme alanında kalan ve başka bir makama Anayasa veya kanunla verilmeyen yetkiler Cumhurbaşkanına aittir.
Cumhurbaşkanlığı kararnamesi
Cumhurbaşkanının yürütme yetkisine ilişkin konularda çıkardığı düzenleyici işlemdir. Anayasanın temel hak ve ödev ile siyasi hak ve ödev bölümlerindeki konular, Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konular ve kanunda açıkça düzenlenen konular bu kararnamenin kapsamı dışındadır.
Yönetmelik
Cumhurbaşkanının kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla çıkardığı düzenleyici işlemdir. Kanuna aykırı yönetmelik yapılamaz.
Üst kademe kamu yöneticisi
Cumhurbaşkanının atama ve görevden alma yetkisine tabi kamu yöneticisi kategorisidir. Atanmalarına ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir.
Yasama yılı açılış konuşması
Cumhurbaşkanının gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk gününde TBMM'de yaptığı konuşmadır. Bu konuşma bir zorunluluk değil, Cumhurbaşkanının takdirine bağlı bir yetkidir.

Görev ve yetkileri: hangi şartlar aranır?

  • Cumhurbaşkanı Devletin başı sıfatıyla hareket etmelidir; bu sıfat temsil ve Anayasanın uygulanmasını gözetme görevlerinin dayanağıdır.
  • Kanun yayımlama, geri gönderme ve Anayasa Mahkemesinde iptal davası açma yetkilerinin kullanılmasında, ilgili kanunun TBMM'den geçmiş olması gerekir; iptal davası kanunun TBMM İçtüzüğünün tümü veya belirli hükümleri hakkında ve şekil veya esas bakımından Anayasaya aykırılık gerekçesiyle açılabilir.
  • Bakan ve Cumhurbaşkanı yardımcılarının atanması ve görevden alınmasında Cumhurbaşkanının takdir yetkisi bulunur; üst kademe kamu yöneticilerinin atanma usul ve esasları Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle belirlenmelidir.
  • Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılırken Anayasanın temel hak, kişi hakları ve ödevleri ile siyasi hak ve ödevlerine ilişkin bölümlerdeki konular kararnameyle düzenlenemez.
  • Cumhurbaşkanlığı kararnamesi Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda çıkarılamaz ve kanunda açıkça düzenlenmiş konularda da çıkarılamaz.
  • Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanun arasında farklı hüküm bulunursa kanun hükmü uygulanmalıdır; TBMM aynı konuda kanun çıkarırsa kararname hükümsüz hale gelir.
  • Yönetmelik çıkarılırken kanunların uygulanmasını sağlama amacı gözetilmeli ve yönetmelik kanuna aykırı olmamalıdır.
  • Cumhurbaşkanı kararnameleri ve yönetmelikler, yayımdan sonraki bir tarih belirlenmemişse Resmî Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girmelidir.

Görev ve yetkileri: hangi sonuçları doğurur?

  • Cumhurbaşkanı kanunları yayımlamakla yükümlüdür; yayımlama yetkisi kanunun yürürlüğe girmesi için gereklidir.
  • Cumhurbaşkanı kanunları tekrar görüşülmek üzere TBMM'ye geri gönderebilir; bu durumda kanun yürürlüğe girmez ve TBMM yeniden görüşme yapar.
  • Cumhurbaşkanı Anayasa Mahkemesinde iptal davası açabilir; bu dava TBMM İçtüzüğünün tümü veya belirli hükümleri hakkında şekil ya da esas bakımından Anayasaya aykırılık gerekçesiyle açılır.
  • Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunda farklı hüküm bulunursa kanun hükmü uygulanır.
  • TBMM aynı konuda kanun çıkarırsa Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelir.
  • Anayasanın temel hak, kişi hakları ve ödevleri ile siyasi hak ve ödevlerine ilişkin bölümlerde kararname ile düzenleme yapılamaz.
  • Kanunla yönetmelik arasında aykırılık bulunması halinde yönetmelik uygulanmaz.
  • Kararname ve yönetmelikler yayımdan sonraki bir tarih belirlenmemişse Resmî Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girer.
  • Cumhurbaşkanı, Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri de yerine getirir ve yetkileri kullanır.

Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile yönetmelik arasındaki fark nedir?

Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, yürütme yetkisine ilişkin konularda çıkarılır ve doğrudan Anayasaya dayanır.

Yönetmelik, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve kanuna aykırı olmamak şartıyla çıkarılır ve kanuna bağlıdır.

Kararnamenin kapsamı Anayasa ve kanunla sınırlanır; yönetmelik ise kanuna aykırı olamaz. Kararname ile kanun çatışırsa kanun hükmü uygulanır.

Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kanun arasındaki fark nedir?

Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yürütme alanında düzenleme yapar.

Kanun TBMM tarafından çıkarılır ve Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda ya da kanunda açıkça düzenlenen konularda kararnameye üstünlük tanınır.

Aynı konuda TBMM kanun çıkarırsa kararname hükümsüz olur; kanunda açıkça düzenlenen konuda kararname çıkarılamaz.

Yasama yılı açılış konuşması ile mesaj verme arasındaki fark nedir?

Açılış konuşması yasama yılının ilk gününde ve gerekli görülmesi halinde yapılır.

Mesaj, ülkenin iç ve dış siyaseti hakkında Meclise iletilen yazılı ya da sözlü bildiridir ve bir zamana bağlı değildir.

Açılış konuşmasında zaman ve takdir koşulu aranır; mesaj için böyle bir zaman sınırı yoktur.

Kanunu yayımlama ile kanunu geri gönderme arasındaki fark nedir?

Yayımlama, kanunun yürürlüğe girmesi için Cumhurbaşkanının yaptığı işlemdir.

Geri gönderme, kanunun tekrar görüşülmek üzere TBMM'ye iade edilmesidir.

Cumhurbaşkanı kanunu yayımlamak yerine geri gönderme yetkisini kullanabilir; geri gönderme kanunun yürürlüğünü geciktirir.

Devletin başı sıfatı ile yürütme yetkisi arasındaki fark nedir?

Devletin başı sıfatıyla yapılan işlemler temsil, birlik ve Anayasanın uygulanmasını gözetme amacı taşır.

Yürütme yetkisi kapsamında yapılan işlemler yürütme alanına ait konularda ve idari düzenlemelerde görülür.

Her iki sıfat birlikte kullanılır; ancak maddenin dayandığı yetki türüne göre işlemin hukuki niteliği belirlenir.

Görev ve yetkileri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Cumhurbaşkanının görev ve yetkilerinin yalnızca 104. maddede sayılanlardan ibaret olduğunu sanmak; yürütme alanındaki genel yetkinin de Cumhurbaşkanına ait olduğu unutulmamalıdır.
  • Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanun arasındaki farkı yanlış yorumlayıp kararnamenin kanunu değiştirebileceğini düşünmek; kanun hükmü uygulanır.
  • Açılış konuşmasını zorunlu bir görev olarak değerlendirmek; metin 'gerekli gördüğü takdirde' ifadesiyle takdire bağlıdır.
  • Yönetmeliği kanuna bağlı olmayan bağımsız bir düzenleme gibi görmek; yönetmelik kanunların uygulanmasını sağlamak ve kanuna aykırı olmamak şartına bağlıdır.
  • Temel hak ve ödevlere ilişkin konuda kararname çıkarılabileceğini varsaymak; bu konular kararnameyle düzenlenemez.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda çıkarılamayacağı ve bu sınırın aşılmasının kararnamenin iptalini gerektirdiği kabul edilmektedir. (12. Daire, 2021/4769 E., 2025/948 K., 25.02.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin Anayasaya veya kanuna aykırılığını iddia eden taraf, aykırılığı ispatlamakla yükümlüdür; ispat yükü kararnamenin kapsamını aşan konuyu gösteren belgeye dayanır.
  • Kanunda açıkça düzenlenmiş bir konuda kararname çıkarıldığını ileri süren taraf, ilgili kanun hükmünü ve kararnamenin metnini sunarak bu iddiayı ispatlamalıdır.
  • Yönetmeliğin kanuna aykırılığı iddiasında, ispat yükü yönetmeliği dayandırdığı kanun hükmü ile yönetmelik hükmünün karşılaştırılmasıyla yerine getirilir.
  • Cumhurbaşkanının kanunu yayımlama veya geri gönderme işlemleri Resmî Gazetedeki yayım ve TBMM kayıtlarıyla belgelenir.
  • Cumhurbaşkanının takdir yetkisi kapsamındaki işlemlerde (açılış konuşması, mesaj) karşı tarafın bu yetkinin dışına çıkıldığını ispatlaması gerekir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2709 sayılı Kanun m.103: Cumhurbaşkanının görevlerini tarafsızlıkla yerine getireceğine ilişkin andı düzenler; bu madde Cumhurbaşkanının sorumluluğu ve yetki çerçevesini tamamlar.
  • 2709 sayılı Kanun m.105: Cumhurbaşkanının seçimine ilişkin hükümleri düzenler; bu madde Cumhurbaşkanının sıfat ve görevinin başlangıcını belirler.
  • 2709 sayılı Kanun m.106: Cumhurbaşkanının sorumluluğunu ve yargılanmasının koşullarını düzenler; bu maddedeki yetkilerin kullanılmasında sınır çizer.
  • 2709 sayılı Kanun m.148: Cumhurbaşkanının görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanmasını düzenler; madde 104'teki yetkilerin kullanılmasına ilişkin sorumluluk rejimini tamamlar.
  • 2709 sayılı Kanun m.8: Yürütme yetkisinin Cumhurbaşkanı tarafından Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılacağını belirtir; madde 104'ün birinci fıkrasındaki yürütme yetkisi kuralını destekler.

Anayasa m.105 — Cumhurbaşkanının cezai sorumluluğu

Anayasa m.105, Cumhurbaşkanının cezai sorumluluğunu düzenler. Cumhurbaşkanı hakkında suç iddiasıyla Meclis soruşturması açılmasının usulünü (önerge, Meclis kararı, on beş kişilik komisyon, komisyon raporu, Genel Kurulda görüşme), Yüce Divana sevk kararını, Yüce Divan yargılamasının süresini, soruşturma açılmış Cumhurbaşkanının seçim kararı alamamasını ve mahkumiyetle görevin sona ermesini düzenler. Madde, Cumhurbaşkanının görevde iken işlediği iddia edilen suçlar için görevinden ayrıldıktan sonra da uygulanmasını öngörür. Kişisel nitelikli suçlar da dahil olmak üzere her suç bakımından geçerlidir. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanların dokunulmazlığı, Cumhurbaşkanının sorumsuzluğunun kapsamı dışındaki genel ceza yargılama usulü ve zamanaşımı bu maddede düzenlenmez (m.106, m.148 ve ilgili ceza mevzuatı ile ilgilidir).

Cumhurbaşkanının cezai sorumluluğu: hangi kavramlar bilinmeli?

Meclis soruşturması
Cumhurbaşkanı hakkında suç iddiasıyla TBMM eliyle yürütülen, önergeyle başlayıp Yüce Divana sevk kararıyla devam eden özel usul. Olağan ceza soruşturmasından ayrı olarak Meclis tarafından yürütülür.
Soruşturma önergesi
TBMM üye tamsayısının salt çoğunluğunun verdiği, Cumhurbaşkanı hakkında suç iddiasıyla soruşturma açılmasını isteyen yazılı girişim. Önergenin verilmesi tek başına soruşturma açılması anlamına gelmez.
Yüce Divana sevk
Meclisin üye tamsayısının üçte ikisinin gizli oyuyla verdiği karar. Bu karar olmadan Cumhurbaşkanı hakkında Yüce Divanda dava açılamaz.
Yüce Divan
Cumhurbaşkanının sevk edildiği yargı merciidir. Madde metni bu kurumun yargılama süresini belirler.

Anayasa m.106 — Cumhurbaşkanı yardımcıları, Cumhurbaşkanına vekâlet ve bakanlar

Madde, Cumhurbaşkanı yardımcılarının atanması ve görevden alınması, Cumhurbaşkanlığı makamının boşalması ve geçici ayrılma hallerinde vekâlet, Cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanların milletvekili seçilme yeterliliği, andiçme, TBMM üyeliğinin sona ermesi, Cumhurbaşkanına karşı sorumluluk, görevleriyle ilgili suçlar bakımından meclis soruşturması ve Yüce Divan yargılaması ile yasama dokunulmazlığı konularını düzenler. Madde, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar bakımından uygulanır. Cumhurbaşkanlığı seçiminin usulünü ve Cumhurbaşkanının seçim koşullarını düzenlemez (m.101). Cumhurbaşkanının yetkileri ve görevlerinin sona ermesi ayrı maddelerde düzenlenmiştir (m.104). Bakanlıkların kuruluşu ve teşkilatı Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenir ve bu konu ayrıca bir kanuna bağlıdır. Yüce Divanın kuruluşu ve yargılama usulü ayrı maddelerde düzenlenmiştir (m.148). Milletvekili seçilme yeterliliği ve yasama dokunulmazlığı ilgili Anayasa maddelerinde (m.76, m.83) ayrıca düzenlenmiştir.

Cumhurbaşkanı yardımcıları, Cumhurbaşkanına vekâlet ve bakanlar: hangi kavramlar bilinmeli?

Vekâlet
Cumhurbaşkanlığı makamı boşaldığında ya da Cumhurbaşkanı geçici olarak görevinden ayrıldığında, Cumhurbaşkanı yardımcısının Cumhurbaşkanının yetkilerini onun adına kullanmasıdır. Vekâlet eden kişi Cumhurbaşkanı olmaz; vekâlet süresince yalnızca yetkileri kullanır.
Makamın boşalması
Cumhurbaşkanlığı makamının herhangi bir nedenle, ölüm, istifa, görevden uzaklaştırılma gibi sebeplerle sona ermesidir. Geçici ayrılmadan farklıdır; makam boşalınca yeni Cumhurbaşkanı seçimi yapılır.
Geçici ayrılma
Cumhurbaşkanının hastalık, yurt dışına çıkma gibi nedenlerle makamını bırakmasıdır. Makam boşalmadığı için seçim yapılmaz; yardımcı yalnızca vekâlet eder.
Yasama dokunulmazlığı
Milletvekilleri için öngörülen ve Anayasanın 83. maddesinde düzenlenen korumadır. Madde, bakanlar ve Cumhurbaşkanı yardımcıları bakımından yalnızca görevle ilgili olmayan suçlarda bu hükümlerden yararlanılacağını belirtir.
Yüce Divan
Görevle ilgili suçlar bakımından Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanların yargılandığı merciidir. TBMM üye tamsayısının üçte iki çoğunluğunun kararıyla sevk gerçekleşir.
Salt çoğunluk ve beşte üç, üçte iki
Önerge için TBMM üye tamsayısının salt çoğunluğu, soruşturma açılması için üye tamsayısının beşte üçü, Yüce Divana sevk için üye tamsayısının üçte ikisi aranır. Oylar gizlidir.

Cumhurbaşkanı yardımcıları, Cumhurbaşkanına vekâlet ve bakanlar: hangi şartlar aranır?

  • Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakan olarak atanacak kişinin milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olması gerekir.
  • Atama Cumhurbaşkanı tarafından yapılmalı ve görevden alma da Cumhurbaşkanına ait olmalıdır.
  • Atanan kişinin 81. maddede yazılı şekilde TBMM önünde andiçmesi gerekir; andiçmeden görev ve yetki kullanılamaz.
  • TBMM üyesi atanırsa üyeliği sona erer.
  • Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar görevleriyle ilgili suçlar bakımından soruşturma için TBMM üye tamsayısının salt çoğunluğunun önergesi gerekir; Meclis bu önergeyi en geç bir ay içinde görüşür ve üye tamsayısının beşte üçünün gizli oyuyla soruşturma açılmasına karar verebilir.
  • Soruşturma açıldıktan sonra Yüce Divana sevk için TBMM üye tamsayısının üçte ikisinin gizli oyu gerekir.
  • Görevle ilgili olmayan suçlarda yasama dokunulmazlığına ilişkin hükümlerden yararlanılır.
  • Yüce Divanda seçilmeye engel bir suçtan mahkûm olunmamış olmalıdır; aksi halde görev sona erer.
  • Vekâlet için Cumhurbaşkanlığı makamının boşalması veya Cumhurbaşkanının geçici ayrılması hallerinden birinin gerçekleşmiş olması gerekir.

Cumhurbaşkanı yardımcıları, Cumhurbaşkanına vekâlet ve bakanlar: hangi sonuçları doğurur?

  • Cumhurbaşkanlığı makamı boşaldığında yardımcı, yeni Cumhurbaşkanı seçilene kadar Cumhurbaşkanlığına vekâlet eder ve yetkileri kullanır.
  • Cumhurbaşkanı geçici olarak görevinden ayrıldığında yardımcı vekâlet eder; makam boşalmadığı için seçim yapılmaz.
  • Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar Cumhurbaşkanına karşı sorumludur ve Cumhurbaşkanı istediği zaman bunları görevden alabilir.
  • TBMM üyesi Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakan olarak atanırsa üyeliği kendiliğinden sona erer.
  • Yüce Divanda seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edilen Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakanın görevi sona erer.
  • Görevle ilgili olmayan suçlarda yasama dokunulmazlığı hükümleri uygulanır; bu hükümler görevden ayrıldıktan sonra da devam eder.
  • Görevle ilgili suçlar hakkında görev sürecinde ve görevden ayrıldıktan sonra da soruşturma ve Yüce Divan yargılaması hükümleri uygulanır.
  • Soruşturma usulü ve Yüce Divana sevk kararı, Meclis üyelerinin gizli oyuyla belirlenen nitelikli çoğunluklara bağlanmıştır.

Makam boşalması ile geçici ayrılma arasındaki fark nedir?

Cumhurbaşkanlığı makamının herhangi bir nedenle boşalması halinde yeni Cumhurbaşkanı seçilir ve yardımcı yenisi seçilene kadar vekâlet eder.

Cumhurbaşkanının hastalık, yurt dışına çıkma gibi nedenlerle geçici olarak ayrılması halinde makam boşalmaz ve seçim yapılmaz.

Makam boşalmasında seçim takvimi ve seçilen Cumhurbaşkanının görev süresi ayrıca belirlenir; geçici ayrılmada yalnızca yardımcının vekâleti söz konusudur.

Genel seçime bir yıl veya daha az kalma ile bir yıldan fazla kalma arasındaki fark nedir?

Genel seçime bir yıl veya daha az kalmışsa TBMM seçimi de Cumhurbaşkanı seçimi ile birlikte yenilenir.

Genel seçime bir yıldan fazla kalmışsa seçilen Cumhurbaşkanı TBMM seçim tarihine kadar görevine devam eder.

İki durumda seçilen Cumhurbaşkanının görev süresi ve TBMM seçiminin zamanı farklı belirlenir.

Cumhurbaşkanı yardımcısı-bakan (atanma) ile TBMM üyesi arasındaki fark nedir?

Cumhurbaşkanı yardımcısı ya da bakan olarak atanan kişi, atanma ile birlikte TBMM üyeliğini kaybeder.

Milletvekili seçilme yeterliliği bulunan ama henüz atanmamış kişi milletvekili olarak görev yapmaya devam eder.

Atanma tek başına üyeliği bitirir; ancak andiçmeden görev ve yetki kullanılamaz.

Görevle ilgili suç ile görevle ilgili olmayan suç arasındaki fark nedir?

Görevle ilgili suç iddialarında soruşturma önergesi, meclis soruşturması ve Yüce Divan yargılaması yolu izlenir.

Görevle ilgili olmayan suçlarda yasama dokunulmazlığına ilişkin hükümler uygulanır.

Görevle ilgili olmayan suçlarda Meclis soruşturması ve Yüce Divan usulü işletilmez, dokunulmazlık hükümleri belirleyicidir.

Yardımcı ile bakanlar (kararname yetkisi) arasındaki fark nedir?

Cumhurbaşkanı yardımcılarının görevi, vekâlet ve Milli Güvenlik Kurulu ile sınırlı Anayasal görevlerdir.

Bakanlıkların kuruluşu, görevleri ve yetkileri Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir.

Bakanlık yapısına ilişkin düzenleme kanunla değil kararnameyle yapılır.

Cumhurbaşkanı yardımcıları, Cumhurbaşkanına vekâlet ve bakanlar: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Makam boşalması ile geçici ayrılmayı karıştırarak geçici ayrılmada da kırkbeş günlük seçim süresini uygulamak; geçici ayrılmada seçim yapılmaz, yalnızca vekâlet söz konusudur.
  • Genel seçime bir yıl veya daha az kalan ve bir yıldan fazla kalan halleri birbirine karıştırmak; her iki durumda seçilen Cumhurbaşkanının süresi farklı belirlenir.
  • Atanmayla birlikte kişinin hemen görev ve yetki kullanabileceğini sanmak; andiçme görev şartıdır.
  • Görevle ilgili olmayan suçlarda Meclis soruşturması ve Yüce Divan usulünü uygulamak; bu hallerde yasama dokunulmazlığı hükümleri belirleyicidir.
  • Cumhurbaşkanı yardımcısının Cumhurbaşkanı yetkilerini vekâlet dışında devralabileceğini düşünmek; m.104'te sayılan münhasır yetkiler yardımcıya devredilemez.
  • Bakanlık kuruluşunu kanunla düzenlenebilir sanmak; bu konu Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Cumhurbaşkanı yardımcılarının ve bakanların görevleriyle ilgili olmayan suçlarda yasama dokunulmazlığı hükümlerinden yararlanacağı kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2021/92 E., 2022/617 K., 06.10.2022; 8. Ceza Dairesi, 2020/14609 E., 2021/1375 K., 01.02.2021; 8. Ceza Dairesi, 2019/28984 E., 2020/13305 K., 15.06.2020)

Nasıl ispat edilir?

  • Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakanın milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olduğunu ileri süren taraf bunu ispatlar; atama işlemi Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı kararı ile belgelenir.
  • Atanmanın gerçekleştiğini ve andiçmenin yapıldığını ispatlamak için Resmi Gazete kararı ile TBMM andiçme tutanağı esastır; andiçme yapılmadan görev ve yetki kullanıldığını iddia eden taraf bunu belgeyle ortaya koymalıdır.
  • Görevle ilgili suç iddiasında iddiayı ileri süren taraf, suçun görevle bağlantısını gösteren delillerle ispat yükü altındadır; bu bağlantının bulunmadığını savunan taraf ise görevle ilgisizliği ortaya koymalıdır.
  • Vekâlet süresinde yetkinin kullanıldığını iddia eden taraf, makamın boşalması ya da Cumhurbaşkanının geçici ayrılmasının gerçekleştiğini belgeyle ispatlamalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2709 m.81: Cumhurbaşkanı yardımcılarının ve bakanların TBMM önünde andiçme şeklini belirleyen hükümdür; andiçme görev ve yetki kullanmanın şartıdır.
  • 2709 m.83: Yasama dokunulmazlığına ilişkin genel hükümdür; görevle ilgili olmayan suçlarda bakanlara ve yardımcılara bu hükümler uygulanır.
  • 2709 m.98: TBMM'nin Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında meclis soruşturması yapabilmesini düzenler.
  • 2709 m.104: Cumhurbaşkanının yetki ve görevlerini düzenler; yardımcının vekâlet ederken kullandığı yetkiler buradaki yetkilerdir ve Cumhurbaşkanı yardımcılarına devredilemeyen yetkiler bu maddede sayılır.
  • 2709 m.148: Yüce Divanın kuruluşunu ve yargılama usulünü düzenler; m.106'daki Yüce Divan sevk ve yargılama süreleri bu düzenleme ile birlikte okunur.

Anayasa m.108 — Devlet Denetleme Kurulu

Madde, Devlet Denetleme Kurulunun amacını, Cumhurbaşkanlığına bağlı oluşunu, denetleyebileceği kurum ve kuruluşları ve bu kurulun yaptığı işlerin türlerini düzenler. Kurulun Cumhurbaşkanının istemi üzerine harekete geçeceğini ve Başkan ile üyelerin Cumhurbaşkanınca atanacağını da belirtir. Madde, Kurulun uygulanacağı kişi ve kuruluşları kamu kurum ve kuruluşları, kamu sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, işçi ve işveren kuruluşları ile kamuya yararlı dernek ve vakıflar olarak belirler. Yargı organlarının kapsam dışında kaldığı bu maddede açıkça yazılıdır. Kurulun işleyişi, üyelerinin görev süresi ve diğer özlük işleri ise madde kapsamında değildir; bunlar Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir. Kurulun yargı organı üzerindeki hâkim ve savcı soruşturmaları ile Hâkimler ve Savcılar Kurulunun denetimi (m.159) ve Sayıştayın denetimi (m.160) bu maddede düzenlenmez. Kurulun kendi kararnamesindeki ayrıntılı görev ve teşkilat yapısı da bu maddenin dışındadır.

Devlet Denetleme Kurulu: hangi kavramlar bilinmeli?

Devlet Denetleme Kurulu (DDK)
Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan, idari soruşturma, inceleme, araştırma ve denetleme yapan organdır. Kendiliğinden harekete geçemez; yalnızca Cumhurbaşkanının isteği üzerine çalışır.
Cumhurbaşkanının isteği
Kurulun görevlerinin başlaması için zorunlu tek tetikleyicidir. Bu olmadan Kurul kendiliğinden inceleme yapamaz.
İdari soruşturma, inceleme, araştırma ve denetleme
Maddede sayılan dört işlem türüdür. Madde bunların her birini ayrı ayrı tanımlamaz; ayrım, Kurulun yetki alanını genişleten bir ölçüt değil, işlemin türünü gösteren bir sıfattır.
Görev alanı
Kurulun denetim yapabileceği kurum ve kuruluşların bütünüdür. Tüm kamu kurum ve kuruluşları, kamu sermayesi ağırlıklı kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, işçi ve işveren kuruluşları ile kamuya yararlı dernek ve vakıflar bu alana girer.
Yargı organları
Maddenin açıkça Kurulun görev alanı dışında tuttuğu kurumlardır. Bu dışlama mutlaktır ve kapsama giren herhangi bir kuruluşa bağlanamaz.

Devlet Denetleme Kurulu: hangi şartlar aranır?

  • Denetlenecek kurum veya kuruluşun maddede sayılan kuruluş türlerinden birine girmesi gerekir.
  • Denetlenen kuruluşun yargı organı olmaması gerekir; yargı organları Kurulun görev alanı dışındadır.
  • Denetimin Cumhurbaşkanının isteği üzerine başlatılmış olması gerekir.
  • İşlemin türü idari soruşturma, inceleme, araştırma veya denetleme olmalıdır.
  • Kurulun Başkan ve üyelerinin Cumhurbaşkanınca atanmış olması gerekir.
  • Kurulun işleyişi ve üyelerin özlük işleri için Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin çıkarılmış olması gerekir.

Devlet Denetleme Kurulu: hangi sonuçları doğurur?

  • Cumhurbaşkanının isteği olmadan Kurul kendiliğinden inceleme veya denetleme başlatamaz.
  • Maddede sayılan kurum ve kuruluşlarda Cumhurbaşkanının istemi üzerine idari soruşturma, inceleme, araştırma ve denetleme yapılabilir.
  • Yargı organları Kurulun görev alanı dışında kaldığından, bu organlarda Kurul bu maddeye dayanarak işlem yapamaz.
  • Kurulun Başkan ve üyeleri Cumhurbaşkanınca atanır; bu atama Kurulun meşruiyetinin dayanağıdır.
  • Kurulun işleyişi, üyelerin görev süresi ve diğer özlük işleri Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir; kararname dışında bir düzenleme bu konuda yapılamaz.
  • Maddede sayılmayan bir kuruluş, örneğin yarıdan az kamu sermayeli bir şirket, bu madde gereğince Kurulun denetimine tabi tutulamaz.

Tüm kamu kurumları ile sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait kuruluşlar arasındaki fark nedir?

Doğrudan kamu kurum ve kuruluşları ile kamunun ağırlıklı sermaye katılımı olan kuruluşlar, Kurulun denetim alanına doğrudan girer.

Kamu sermayesinin yarısından azına sahip olduğu için madde kapsamında kalmayan şirketler veya kuruluşlar bu alanın dışındadır.

Sermayenin oranı kapsamı belirler; yarıdan az kamu sermayesi olan kuruluş Kurulun denetim alanında sayılmaz.

Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile her düzeydeki işçi ve işveren kuruluşları arasındaki fark nedir?

Kamu kurumu niteliğini taşıyan meslek kuruluşları kamu tüzelkişiliği taşıdığı için idarenin parçası sayılır.

İşçi ve işveren kuruluşları ise idare dışındadır ve maddede yalnızca denetim alanına alındıkları için bu kapsama girerler.

Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu ile işçi/işveren kuruluşu aynı biçimde Kurulun denetimine tabidir; ancak bu ikinci grubun idari denetim kapsamına alınması eleştiriye açıktır.

Kamuya yararlı dernek ve vakıflar ile kamu kurum ve kuruluşları arasındaki fark nedir?

Kamuya yararlı dernek ve vakıflar özel hukuk tüzelkişiliğine sahiptir.

Kamu kurum ve kuruluşları idarenin parçasıdır ve doğrudan idari denetime tabidir.

Dernek ve vakıflarda denetim, kamu kurumlarındakinden farklı olarak yalnızca maddede yazılı kamuya yararlılık sıfatı bulunan kuruluşlarla sınırlıdır.

Denetim / soruşturma (Kurulun görevi) / yargı organları: fark nedir?

Kurulun görev alanına giren kuruluşlarda her türlü idari soruşturma, inceleme, araştırma ve denetleme yapılabilir.

Yargı organları, maddenin açık hükmüyle Kurulun görev alanı dışında tutulmuştur.

Yargı organlarında Kurul görevi yapamaz; hâkim ve savcılara ilişkin denetim ve soruşturma başka bir maddede (m.159) düzenlenmiştir.

Kurulun görevi ile kurulun işleyişi ve özlük işleri arasındaki fark nedir?

Kurulun görevi ve denetim alanı doğrudan Anayasa maddesinde düzenlenmiştir.

Kurulun işleyişi, üyelerinin görev süresi ve özlük işleri Cumhurbaşkanlığı kararnamesine bırakılmıştır.

Görev süresi ve işleyişe ilişkin ayrıntılar bu maddede değil, kararnamede aranır.

Devlet Denetleme Kurulu: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Kurulun kendiliğinden inceleme yapabileceğini varsaymak; madde Cumhurbaşkanının isteğini ön koşul olarak koyar.
  • Kamu sermayesi yarıdan az olan kuruluşları Kurulun denetim alanına dahil etmek; madde yarıdan fazla sermaye oranını şart koşar.
  • Yargı organlarına ilişkin denetimi m.108 kapsamında saymak; yargı organları açıkça dışlanmıştır.
  • Kurulun işleyişi, üye görev süresi ve özlük işlerini doğrudan Anayasa maddesinden çıkarmaya çalışmak; bunlar Cumhurbaşkanlığı kararnamesine bırakılmıştır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Devlet Denetleme Kurulu'nun kendiliğinden harekete geçemeyeceği, yalnızca Cumhurbaşkanının isteği üzerine çalışabileceği kabul edilmektedir.
  • Yargı organlarının Kurulun denetim alanı dışında tutulması anayasal bir sınır olarak yorumlanmaktadır.

Nasıl ispat edilir?

  • Kurulun denetim veya soruşturma yetkisini kullanabilmesi için Cumhurbaşkanının isteğinin bulunduğunun belgelenmesi gerekir; bu isteğin yokluğunu ileri süren taraf, işlemin dayanaktan yoksun olduğunu ispat eder.
  • Denetlenen kuruluşun maddedeki kuruluş türlerinden birine girdiğini, örneğin sermaye oranını veya tüzel kişilik niteliğini, bunu iddia eden kurum belgeyle ispatlar.
  • Yargı organı olduğu ileri sürülen bir kuruluşta Kurul işlemine karşı çıkan taraf, bu kuruluşun yargısal görev yaptığını belgeyle gösterir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 2709 m.159: Hâkim ve savcıların denetimi ve soruşturması Hâkimler ve Savcılar Kurulu ile ilgili ayrı bir rejime tabidir; m.108'in yargı organlarını dışlamasının tamamlayıcısıdır.
  • 2709 m.160: Sayıştay'ın kamu gelir ve giderlerini denetlemesini düzenler; m.108'deki Kurul denetiminden ayrı bir denetim sistemidir.
  • 2709 m.107: Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğini düzenleyen madde olarak, Kurulun Cumhurbaşkanlığı teşkilatı içindeki yerinin anlaşılması için bağlantılıdır.

Süreler

SüreMaddeHüküm
beş yıldırm.101Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır.
bir aym.105Meclis, önergeyi en geç bir ay içinde görüşür ve üye tamsayısının beşte üçünün gizli oyuyla soruşturma açılmasına karar verebilir.
iki aym.105Komisyon, soruşturma sonucunu belirten raporunu iki ay içinde Meclis Başkanlığına sunar.
bir aylıkm.105Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde, komisyona bir aylık yeni ve kesin bir süre verilir.
on günm.105Rapor Başkanlığa verildiği tarihten itibaren on gün içinde dağıtılır, dağıtımından itibaren on gün içinde Genel Kurulda görüşülür.
üç aym.105Yüce Divan yargılaması üç ay içinde tamamlanır, bu sürede tamamlanamazsa bir defaya mahsus olmak üzere üç aylık ek süre verilir, yargılama bu sürede kesin olarak tamamlanır.
üç aylıkm.105Yüce Divan yargılaması üç ay içinde tamamlanır, bu sürede tamamlanamazsa bir defaya mahsus olmak üzere üç aylık ek süre verilir, yargılama bu sürede kesin olarak tamamlanır.
bir yılm.106Genel seçime bir yıl veya daha az kalmışsa Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimi de Cumhurbaşkanı seçimi ile birlikte yenilenir.
bir yıldanm.106Genel seçime bir yıldan fazla kalmışsa seçilen Cumhurbaşkanı Türkiye Büyük Millet Meclisi seçim tarihine kadar görevine devam eder.
bir aym.106Meclis, önergeyi en geç bir ay içinde görüşür ve üye tamsayısının beşte üçünün gizli oyuyla soruşturma açılmasına karar verebilir.
iki aym.106Komisyon, soruşturma sonucunu belirten raporunu iki ay içinde Meclis Başkanlığına sunar.
bir aylıkm.106Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde, komisyona bir aylık yeni ve kesin bir süre verilir.
on günm.106Rapor Başkanlığa verildiği tarihten itibaren on gün içinde dağıtılır ve dağıtımından itibaren on gün içinde Genel Kurulda görüşülür.
üç aym.106Yüce Divan yargılaması üç ay içinde tamamlanır, bu sürede tamamlanamazsa bir defaya mahsus olmak üzere üç aylık ek süre verilir, yargılama bu sürede kesin olarak tamamlanır.
üç aylıkm.106Yüce Divan yargılaması üç ay içinde tamamlanır, bu sürede tamamlanamazsa bir defaya mahsus olmak üzere üç aylık ek süre verilir, yargılama bu sürede kesin olarak tamamlanır.

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

4 karar
  1. Ceza Genel Kurulu, 2021/92 E., 2022/617 K., 06.10.2022
    İlgili madde: m.106
  2. 12. Daire, 2021/4769 E., 2025/948 K., 25.02.2025
    İlgili madde: m.104
  3. 8. Ceza Dairesi, 2020/14609 E., 2021/1375 K., 01.02.2021
    İlgili madde: m.106
  4. 8. Ceza Dairesi, 2019/28984 E., 2020/13305 K., 15.06.2020
    İlgili madde: m.106

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 21.01.2017 (m.101).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 4.1. Yürütme - 1982 Anayasası Hükümleri bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış