Anayasa › Cumhuriyetin temel organları › Yasama
Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin faaliyetleri ile ilgili hükümler
Kısaca
Anayasa m.87, Türkiye Büyük Millet Meclisinin genel görev ve yetkilerini sayar: kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; bütçe ve kesin hesap kanun tekliflerini tartışıp benimsemek; para basımına ve savaş açılmasına karar vermek; uluslararası antlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak; üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu ile genel ve özel af ilanına karar vermek; ayrıca Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetki ve görevleri kullanmak.
Kapsam
Bu konu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.87–100 hükümlerini kapsar.
- Anayasa m.87Genel olarak
- Anayasa m.88Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi
- Anayasa m.89Kanunların Cumhurbaşkanınca yayımlanması
- Anayasa m.90Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma
- Anayasa m.92Savaş hali ilanı ve silahlı kuvvet kullanılmasına izin verme
- Anayasa m.93Toplanma ve tatil
- Anayasa m.94Başkanlık divanı
- Anayasa m.95İçtüzük siyasi parti grupları ve kolluk işleri
- Anayasa m.96Toplantı ve karar yeter sayısı
- Anayasa m.97Görüşmelerin açıklığı ve yayımlanması
- Anayasa m.98
Yürürlükten kaldırılmış: m.91, m.99, m.100.
Anayasa m.87 — Genel olarak
Madde, Türkiye Büyük Millet Meclisinin genel görev ve yetkilerini sayar: kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; bütçe ve kesin hesap kanun tekliflerini tartışıp benimsemek; para basımına ve savaş açılmasına karar vermek; uluslararası antlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak; üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu ile genel ve özel af ilanına karar vermek; ayrıca Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetki ve görevleri kullanmak. Madde, Meclisin yetkilerini genel çerçevede belirler ve TBMM'ye ait olup Meclis Genel Kurulunca kullanılan yetkileri kapsar. Madde yalnızca Meclisin yetki alanını çizer; yetkilerin ayrıntılı usulünü düzenlemez. Kanun teklifinin usulü (m.88), kanunun yayımı ve geri gönderilmesi (m.89), Meclisin toplantı ve tatili (m.93), Başkanlık Divanı (m.94), meclis araştırması, genel görüşme, meclis soruşturması ve yazılı soru gibi denetim yolları (m.98) bu maddede düzenlenmez; bunlar ilgili maddelerinde yer alır.
Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?
- Görev ve yetki
- Meclisin Anayasa tarafından ona verilmiş ve Genel Kurul eliyle kullandığı işlevlerdir. Madde, bu işlevlerin genel listesini verir; her birinin ayrıntısı ilgili Anayasa maddesinde aranmalıdır.
- Üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu
- Meclis üyelerinin toplam sayısının beşte üçü anlamına gelir; toplantıda hazır bulunanların sayısına göre hesaplanmaz. Madde metninde yalnızca genel ve özel af kararı için aranmaktadır.
- Genel af
- Suçu ve cezayı birlikte ortadan kaldıran affıdır. Kapsamı kanunla belirlenir ve genel af ilanı, Meclisin bu konudaki yetkisinin kullanılmasıdır.
- Özel af
- Belirli kişiler veya suçlar bakımından yalnızca cezayı ortadan kaldıran affıdır. Genel afla birlikte yalnızca cezayı ortadan kaldırdığı için ayrı bir kavram olarak ele alınır.
- Milletlerarası andlaşmanın onaylanmasını uygun bulma
- Andlaşmanın Türkiye'yi bağlayabilmesi için Meclisin onayını gerektiren yetkidir. Onay, andlaşmanın Cumhurbaşkanınca onaylanmasına ilişkin bir Meclis iznidir ve ayrıntısı ilgili Anayasa maddesinde düzenlenir.
Genel olarak: hangi şartlar aranır?
- Yetkinin kullanılması için Meclis Genel Kurulunun karar alması gerekir; yetki, Meclisin bu sıfatıyla kullanılır.
- Genel veya özel af ilanına karar verilebilmesi için üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun kararı alınmalıdır.
- Bütçe ve kesin hesap kanun tekliflerinin görüşülüp kabul edilmesi, ilgili Anayasa hükümlerine göre yapılmalıdır.
- Para basılmasına ve savaş ilanına karar verilmesi Meclisin yetkisi içindedir; bu kararların Anayasanın diğer hükümlerine uygun alınması gerekir.
- Kanun koyma, değiştirme ve kaldırma yetkisi, Anayasada öngörülen kanun yapma usulü izlenerek kullanılmalıdır.
- Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkiler de bu maddeye dayanarak kullanılabilir; ancak her yetkinin kendi maddesindeki koşulları aranmalıdır.
Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?
- Af ilanına ilişkin teklif, Genel Kurulda üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun kararı alınmadıkça kabul edilemez.
- Beşte üç çoğunluk sağlanmazsa genel veya özel af ilanı gerçekleşmez.
- Savaş ilanı ve para basılması kararları Meclisin yetkisine bağlıdır; Anayasa m.92 uyarınca Meclis tatil veya ara vermede iken ani silahlı saldırı halinde Cumhurbaşkanı Silahlı Kuvvetleri kullanma kararı verebilir.
Kanun koyma ile kanun teklifi arasındaki fark nedir?
Kanun koyma, Meclisin yasama yetkisinin kendisidir ve madde ile verilmiştir.
Kanun teklifi ise milletvekillerinin yetkisi olarak m.88'de düzenlenir; madde metninde teklif hakkı yer almaz.
Meclis kanun koyma yetkisini kullanır; teklif hakkı ise milletvekillerinindir. Bu iki kavram karıştırılmamalıdır.
Genel af ile özel af arasındaki fark nedir?
Genel af, suçu ve cezayı birlikte ortadan kaldırır.
Özel af yalnızca cezayı ortadan kaldırır.
Her iki af için de beşte üç çoğunluk aranır; ancak hukuki etkisi farklıdır.
Bütçe ve kesin hesap ile diğer kanunlar arasındaki fark nedir?
Bütçe ve kesin hesap kanun teklifleri maddede ayrıca sayılır.
Diğer kanunlar genel kanun koyma yetkisi kapsamında kalır.
Bütçe ve kesin hesap tekliflerinin Meclisçe görüşülüp kabulü ayrı bir yetki olarak belirtilmiştir; bütçenin Cumhurbaşkanı geri gönderme yetkisine tabi olmaması gibi özel sonuçları m.89'da düzenlenir.
Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Madde metnini Meclisin denetim yetkisinin tamamen kaldırıldığı biçiminde yorumlamak; denetim yetkisi m.98 gibi ilgili maddelerden devam etmektedir.
- Af kararında beşte üç çoğunluğu, hazır bulunanların üçte iki çoğunluğu ile karıştırmak; madde tam sayıya göre hesap yapılmasını öngörür.
- Genel afın yalnızca cezayı kaldırdığını sanmak; genel af suçu da ortadan kaldırır, özel af yalnızca cezayı ortadan kaldırır.
- Kanun teklif etme yetkisini Meclisin kendisine ait saymak; teklif hakkı milletvekillerine aittir.
- Madde 87'deki 'diğer maddelerde öngörülen yetkiler' ibaresini, bu maddenin kendi başına yeni bir yetki verdiği biçiminde okumak; bu ibare yalnızca diğer maddelerdeki yetkilere atıf yapar.
- Eski metinde yer alan 'Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetlemek' ve 'kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verme' görevlerini bugün hâlâ m.87'de aramak; bu görevler 2017 değişikliğiyle maddeden çıkarılmıştır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Madde 2017 değişikliğiyle Meclisin yetkileri listesinden Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetleme ile Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname yetkisi verme görevleri çıkarılmıştır; ancak denetim yetkisinin varlığı, m.98 gibi ilgili maddelerden sürdürülmektedir. Bu nedenle denetim görevi m.87'de sayılmasa da kaldırılmış sayılmaz.
Nasıl ispat edilir?
- Af ilanı kararının geçerliliğini iddia eden taraf, Genel Kurul tutanağı ile üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun sağlandığını ispatlar.
- Kanun koyma ve diğer yetkilerin kullanıldığını iddia eden taraf, Genel Kurul kararını ve ilgili kanunun yayımlandığını gösteren belgeyi sunar.
- Yetkinin sınırının aşıldığını ileri süren taraf, yetkinin bu maddede değil başka bir Anayasa maddesinde düzenlendiğini ve o maddedeki koşulların gerçekleşmediğini ispatlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2709 m.88: Kanun teklif etme yetkisinin milletvekillerine ait olduğunu ve kanun tekliflerinin usulünü düzenler; m.87'deki kanun koyma yetkisinin nasıl kullanılacağını tamamlar.
- 2709 m.89: Kanunun Cumhurbaşkanınca yayımlanmasını ve geri gönderilmesini düzenler; kanun koyma yetkisinin sonucunun nasıl ortaya çıktığını gösterir.
- 2709 m.92: Meclis tatil veya ara verme halinde savaş ilanı ve silahlı kuvvet kullanılmasına ilişkin istisnai yetkiyi düzenler; m.87'deki savaş ilanı yetkisiyle bağlantılıdır.
- 2709 m.93: Meclisin toplantı ve tatilini düzenler; m.87'deki yetkilerin kullanılabilmesi için Meclisin toplanmış olması gerekir.
- 2709 m.98: Meclisin bilgi edinme ve denetim yollarını düzenler; m.87'de sayılmayan denetim görevinin dayanağıdır.
- 2709 m.90: Milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulma yetkisinin ayrıntılı usulünü düzenler.
- 2709 m.94: Meclis Başkanlık Divanını düzenler; Genel Kurulun yetkilerinin kullanılmasında Divanın rolünü belirler.
Anayasa m.88 — Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi
Anayasa'nın 88. maddesi, kanun teklif etme yetkisinin kimde olduğunu ve kanun tekliflerinin TBMM'de görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceğini belirler. Düzenlediği konular: kanun teklif etme yetkisi ve bu yetkinin sahibi, ile kanun tekliflerinin Meclis'te görüşülmesine ilişkin usul ve esasların içtüzüğe bırakılması. Madde, Meclis'te kanun teklifinin verilmesi, komisyona havalesi, görüşme ve oylama aşamalarının ayrıntısına ilişkin kuralları doğrudan düzenlemez. Maddenin uygulanması milletvekillerine tanınan bir yetki ve Meclis'in iç işleyişine ilişkin bir yollamadır. Cumhurbaşkanının kanun tasarısı sunma yetkisi bu maddede yer almaz; bütçe kanun teklifine ilişkin istisna ayrı bir maddededir. Kanunun Cumhurbaşkanınca yayımlanması (m.89), Genel Kurulda görüşme usulü ve değişiklik önergeleri içtüzük kurallarıdır ve bu maddenin kapsamı dışındadır. Anayasa'nın 161. maddesindeki bütçe teklifi yetkisi de bu maddenin konusu değildir.
Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kanun teklifi
- Milletvekillerince Meclise sunulan kanun önerisidir. Anayasa'nın 88. maddesine göre bu yetki yalnız milletvekillerine tanınmıştır. Bakanlar Kurulunun yaptığı öneri ise kanun tasarısı adını taşır ve bu maddede yer almaz.
- Görüşülme usul ve esasları
- Kanun tekliflerinin Meclis içinde nasıl incelendiği, komisyon ve Genel Kurul aşamalarının nasıl işleyeceği ve oylamanın hangi biçimde yapılacağına ilişkin kurallardır. Bu kurallar Anayasa'da değil, İçtüzükte düzenlenir.
- İçtüzük
- Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışma usullerini düzenleyen, Meclis kararıyla çıkarılan düzenlemedir. Kanun teklifinin görüşülme usulü bu metinle belirlenir. Kanun niteliğinde bir metin değildir.
Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi: hangi şartlar aranır?
- Kanun teklifinin milletvekilleri tarafından yapılmış olması gerekir; Bakanlar Kurulu bu yetkiye sahip değildir ve kanun teklif etme yetkisi yalnız milletvekillerine aittir.
- Teklifin Meclis'e sunulmak üzere TBMM Başkanlığına verilmesi gerekir; bu aşama Anayasa'da değil İçtüzükte düzenlenir.
- Kanun teklifinin görüşülmesi, İçtüzükte öngörülen usul ve esaslara uygun olarak yapılmalıdır.
Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Kanun teklifi milletvekillerince yapıldığında, Meclis'te görüşülme usulü İçtüzük hükümlerine göre işler.
- Milletvekilleri dışındaki kişi veya kurumların doğrudan kanun teklifi vermesi bu madde uyarınca mümkün değildir.
- Anayasa'da minimum milletvekili sayısı belirtilmediğinden bir milletvekili bile kanun teklif edebilir.
- Kanun tekliflerinin usul ve esasları Anayasa'da değil İçtüzükte bulunduğu için, İçtüzük değişikliği bu usul kurallarını değiştirir.
Kanun teklifi ile kanun tasarısı arasındaki fark nedir?
Milletvekillerinin sunduğu öneri kanun teklifi adını taşır ve bu maddenin kapsamındadır.
Bakanlar Kurulunun sunduğu öneri kanun tasarısı adını taşır. 2017 değişikliğinden önce Bakanlar Kurulu da bu yetkiye sahipti.
Tarihsel olarak 9 Temmuz 2018'den önce Bakanlar Kurulu da kanun teklif etme yetkisine sahipti. Bu tarihten sonra yetki yalnız milletvekillerinde kaldı ve metinde Bakanlar Kurulu ibaresi yer almıyor.
Kanun teklifi ile bütçe kanun teklifi arasındaki fark nedir?
Genel kanun teklifleri m.88 uyarınca milletvekillerinin yetkisindedir.
Bütçe kanun teklifini verme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir ve bu, m.88 dışında m.161'de düzenlenir.
Bütçe teklifinde yetki m.88 kapsamında değildir; genel kanun teklifiyle bütçe teklifinin yetkilisi farklıdır.
Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Bakanlar Kurulunca verilen kanun tasarısını milletvekili kanun teklifiyle aynı usule tabi saymak; tasarı ve teklif ayrımının hukuki sonucunu gözden kaçırmak.
- Anayasa'da minimum milletvekili sayısı bulunduğunu varsaymak; Anayasa'da böyle bir sayı yoktur.
- Bütçe kanun teklifinin de m.88 kapsamında milletvekillerince verilebileceğini düşünmek; bütçe teklifi istisnaen m.161 uyarınca Cumhurbaşkanına aittir.
- Görüşme ve oylama usullerini doğrudan Anayasa'da aramak; bunlar İçtüzükte düzenlenmiştir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Anayasa'da minimum imza veya milletvekili sayısı öngörülmediği için tek bir milletvekilinin kanun teklifi vermesi yetkili kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Kanun teklifini veren kişinin milletvekili olduğu, teklifin altındaki imza ve TBMM Başkanlığına sunulan belgeyle ispatlanır.
- Teklifin Bakanlar Kurulu tarafından verildiği iddiası, teklifin sahibinin milletvekili olmadığını ortaya koyan belgeyle çürütülür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2709 sayılı Kanun m.87: TBMM'nin kanun koyma, değiştirme ve kaldırma görev ve yetkisini düzenler. Kanun teklifinin yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin genel çerçeveyi verir.
- 2709 sayılı Kanun m.89: Meclisçe kabul edilen kanunların Cumhurbaşkanınca yayımlanmasını ve geri gönderme usulünü düzenler. Teklifin kanunlaşmasından sonraki aşamayı kapsar.
- 2709 sayılı Kanun m.161: Bütçe kanun teklifini verme yetkisinin Cumhurbaşkanına ait olduğunu belirtir. Bu istisna m.88 kapsamına girmez.
Anayasa m.89 — Kanunların Cumhurbaşkanınca yayımlanması
Anayasa m.89, Cumhurbaşkanının TBMM tarafından kabul edilen kanunları yayımlama süresini, yayımlamaktan kaçınarak kanunu geri göndermesini, kısmen uygun bulmama halinde Meclisin görüşme sınırını ve geri gönderilen kanunun yeniden kabul edilmesini düzenler. Kanun tekliflerinin Meclise sunulması ve görüşülmesi (m.87, m.88), Meclisin genel kurul karar yeter sayıları ve Cumhurbaşkanının Anayasa Mahkemesinde iptal davası açma yetkisi (m.148, m.151) bu maddede düzenlenmez. Anayasa değişikliklerinin yayımı ve halkoylaması m.175 ve m.104 kapsamındadır ve m.89/4 yalnızca bu hükümlerin saklı olduğunu belirtir. Milletlerarası andlaşmaların uygun bulunması m.90 kapsamındadır. Maddenin kanun ve yürürlük sonuçları için Resmi Gazete ve yürürlük düzenlemesi ayrıca incelenmelidir.
Kanunların Cumhurbaşkanınca yayımlanması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yayımlama
- Kabul edilen kanunun Cumhurbaşkanınca Resmi Gazetede ilan edilmesi işlemidir. Kanunun varlığı için değil, yürürlüğe girmesi ve kişilere duyurulması için gereklidir; madde metni yayımın hangi araçla yapılacağını belirtmez.
- Geri gönderme (veto)
- Cumhurbaşkanının kanunu yayımlamayarak, gerekçesiyle birlikte TBMM'ye bir daha görüşülmek üzere iade etmesidir. Kısmen veya tamamen uygun bulmama hallerinde kullanılabilir; bütçe kanunları bakımından kullanılamaz.
- Kısmen uygun bulmama
- Cumhurbaşkanının kanunun yalnızca bazı maddelerini uygun görmediği hal. Bu halde Meclis yalnızca uygun bulunmayan maddeleri yeniden görüşebilir.
- Üye tamsayısının salt çoğunluğu
- Meclisin toplam üye sayısının yarısından bir fazlasıdır. Geri gönderilen kanunun aynen kabulünde aranan çoğunluk olarak madde metninde yer alır; toplantıya katılanların çoğunluğu değildir.
- Bütçe kanunu
- Yıllık gelir ve gider tahminlerini içeren, süreli niteliği bulunan kanundur. Madde metni bütçe kanunlarını geri gönderme yetkisinin dışında tutar.
Kanunların Cumhurbaşkanınca yayımlanması: hangi şartlar aranır?
- Kanunun TBMM Genel Kurulunca kabul edilmiş olması ve Cumhurbaşkanına gönderilmiş bulunması gerekir.
- Cumhurbaşkanının kanunu on beş gün içinde yayımlaması veya bu süre içinde gerekçesiyle birlikte geri göndermesi gerekir.
- Geri gönderme için Cumhurbaşkanının kanunu kısmen veya tamamen uygun bulmaması gerekir.
- Kanun bütçe kanunu olmamalıdır; bütçe kanunları geri gönderilemez.
- Geri gönderilen kanunun Meclis tarafından yeniden görüşülmesi ve aynen kabulü için üye tamsayısının salt çoğunluğunun sağlanması gerekir.
- Meclis geri gönderilen kanunda yeni bir değişiklik yaparsa, Cumhurbaşkanının değiştirilen kanunu yeniden geri gönderme yetkisi doğar.
Kanunların Cumhurbaşkanınca yayımlanması: hangi sonuçları doğurur?
- Cumhurbaşkanı kanunu on beş gün içinde yayımlarsa kanun Resmi Gazetede yayımlanmış olur ve yürürlük koşulunu yerine getirir.
- Cumhurbaşkanı kanunu uygun bulmazsa aynı süre içinde gerekçesiyle birlikte Meclise geri gönderir.
- Geri gönderilen kanunu Meclis üye tamsayısının salt çoğunluğuyla aynen kabul ederse Cumhurbaşkanı kanunu yayımlamakla yükümlü olur.
- Meclis geri gönderilen kanunda değişiklik yaparsa Cumhurbaşkanı değiştirilen kanunu yeniden geri gönderebilir.
- Kısmen uygun bulmama halinde Meclis yalnızca uygun bulunmayan maddeleri görüşebilir.
- Bütçe kanunu geri gönderilemez; Cumhurbaşkanının bu kanunu geri göndermesi maddeye aykırıdır.
- Anayasa değişikliklerine ilişkin hükümler saklı tutulmuştur; bu kanunlar bakımından m.89 hükmü tek başına uygulanmaz.
Yayımlama ile geri gönderme arasındaki fark nedir?
Cumhurbaşkanı kanunu on beş gün içinde Resmi Gazetede yayımlar.
Cumhurbaşkanı aynı süre içinde kanunu gerekçesiyle birlikte Meclise geri gönderir.
Yayımlanmayan kanun yürürlüğe girmez; geri gönderme Meclisi yeniden görüşmeye zorlar.
Tam geri gönderme ile kısmen uygun bulmama arasındaki fark nedir?
Cumhurbaşkanı kanunu tamamen uygun bulmadığında Meclis kanunun tamamını yeniden görüşebilir.
Cumhurbaşkanı kanunu kısmen uygun bulmadığında Meclis yalnızca uygun bulunmayan maddeleri görüşebilir.
Kısmi uygun bulmamada Meclisin görüş alanı daralır; ders anlatımında da belirtildiği gibi kanunun bir kısmı yayımlanıp diğer kısmı geri gönderilemez.
Genel kural ile bütçe kanunları arasındaki fark nedir?
Genel kural olarak kabul edilen her kanun geri gönderilebilir.
Bütçe kanunları ise bu hükmün dışındadır.
Bütçe kanunu için Cumhurbaşkanı geri gönderme yetkisini kullanamaz ve yayımlamakla yükümlüdür.
Aynen kabul ile değiştirerek kabul arasındaki fark nedir?
Meclis geri gönderilen kanunu üye tamsayısının salt çoğunluğuyla aynen kabul ederse kanun Cumhurbaşkanınca yayımlanır.
Meclis geri gönderilen kanunda yeni bir değişiklik yaparsa değiştirilen kanun Cumhurbaşkanının önüne yeniden gelir.
Aynen kabulde yayımlama zorunlu olur; değiştirmede Cumhurbaşkanı yeniden geri gönderme yetkisini kullanabilir.
Yayımlama süresi ile geri gönderme süresi arasındaki fark nedir?
Yayımlama işleminin on beş gün içinde yapılması gerekir.
Geri gönderme de aynı on beş günlük süre içinde yapılmalıdır.
Süre geçtikten sonra yapılan geri gönderme veya yayımlama bu maddeye uygun sayılmaz.
Kanunların Cumhurbaşkanınca yayımlanması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kısmen uygun bulmama hâlinde Cumhurbaşkanının kanunun yalnızca bir bölümünü geri gönderdiğini ve diğer bölümü yayımlayabildiğini varsaymak; madde Cumhurbaşkanının kanunun bütününü geri göndermesini öngörür.
- Bütçe kanununu da geri gönderme yetkisinin kapsamında saymak; madde bütçe kanunlarını açıkça dışarıda bırakır.
- Geri gönderilen kanunun aynen kabulünde toplantıya katılanların salt çoğunluğunu yeterli saymak; madde üye tamsayısının salt çoğunluğunu şart koşar.
- Meclisin değiştirerek kabul ettiği kanunun yalnızca aynen kabul gibi yayımlanabileceğini düşünmek; değişiklik yeniden geri gönderme yetkisini doğurur.
- Cumhurbaşkanının yayımlama süresini Meclisin kanunu kabul tarihinden değil, Cumhurbaşkanına gönderilmesinden itibaren hesaplamamak; madde başlangıcı açıkça belirtmez, bu nedenle gönderim tarihi esas alınmalıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Cumhurbaşkanının kanunu kısmen uygun bulmasının, kanunun bir bölümünü yayımlayıp diğer bölümünü geri göndermek anlamına gelmediği, kanunun bütününün Meclise gönderildiği ve Meclisin yalnızca uygun bulunmayan maddeleri görüşebildiği kabul edilmektedir.
- Geri gönderilen kanunun aynen kabulünde üye tamsayısının salt çoğunluğunun aranması ve bu çoğunluk sağlanmadan kanunun yayımlanamayacağı kabul edilmektedir.
- Anayasa Mahkemesinin kararlarının mahkemeler için bağlayıcı olduğu, bu nedenle m.89 uyarınca yayımlanmamış bir kanunun Mahkemece uygulanamayacağı kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Cumhurbaşkanının geri gönderme kararında gerekçe göstermesi zorunludur; gerekçesiz geri gönderme işleminin geçerliliği tartışmaya açıktır ve geri gönderme işlemi belgeyle (Cumhurbaşkanlığı yazısı ve TBMM tutanağı) ispat edilir.
- Cumhurbaşkanının on beş günlük süreyi aşıp aşmadığı, kanunun Cumhurbaşkanlığına ulaştığı tarih ve yayım tarihi belgelerle ispatlanır; süre tartışmasında bu tarihler esas alınır.
- Meclis tarafından geri gönderilen kanunun üye tamsayısının salt çoğunluğuyla aynen kabul edildiği, TBMM Genel Kurul tutanağıyla ispat edilir.
- Kısmen uygun bulmama durumunda Meclisin yalnızca hangi maddeleri görüştüğü Cumhurbaşkanlığı gerekçesi ve Genel Kurul kararı karşılaştırılarak belirlenir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2709 m.87: Kanun koyma yetkisini TBMM'ye verir; m.89'un uygulanacağı kanunların kabul merciini belirler.
- 2709 m.88: Kanun tekliflerinin görüşülme usul ve esaslarını içtüzüğe bağlar; kabul edilen kanunun m.89 kapsamına girmesinin ön koşulunu oluşturur.
- 2709 m.90: Milletlerarası andlaşmaların uygun bulma kanunları m.89'a tabi olan kanunlar arasındadır; özel usul uygulanır.
- 2709 m.104: Cumhurbaşkanının kanunları yayımlama ve tekrar görüşülmek üzere geri gönderme yetkisini genel olarak düzenler.
- 2709 m.175: Anayasa değişikliklerine ilişkin hükümlerin saklı olduğunu belirten m.89/4 ile bağlantılıdır; anayasa değişikliği kanunları özel usule tabidir.
Anayasa m.90 — Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma
Anayasa m.90, Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılan andlaşmaların onaylanmasının TBMM'nin kanunla uygun bulmasına bağlı olmasını, bu kuralın istisnalarını (ekonomik, ticari, teknik ilişkili, bir yılı aşmayan andlaşmalar ile uygulama ve yetki andlaşmaları), yayımlama ve Meclis'e bilgi sunma yükümlülüğünü, Türk kanunlarına değişiklik getiren andlaşmalara kanun kuralının uygulanmasını, usulüne göre yürürlüğe konulmuş andlaşmaların kanun hükmünde olmasını, Anayasa Mahkemesine başvuru yasağını ve temel hak andlaşmalarının kanunlara üstünlüğünü düzenler. Madde, uygun bulma kanununun içeriğini, Cumhurbaşkanınca onay usulünün ayrıntısını ve yetki belgesi işlemlerini düzenlemez (9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi). Savaş hali ilanı ve silahlı kuvvet gönderilmesine izin (m.92) bu maddenin konusu değildir. Uygun bulma kanunlarının yargısal denetimi ve andlaşmaların iç hukukta uygulanma sırası, madde metninin açıkça çözmediği ayrı tartışma alanlarıdır.
Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma: hangi kavramlar bilinmeli?
- Milletlerarası andlaşma
- Devletler veya uluslararası kuruluşlar arasında uluslararası hukuka tabi olarak yapılan ve bağlayıcılık doğuran yazılı işlemdir. Madde, bu andlaşmaların Türkiye bakımından bağlayıcı hale gelme yöntemini belirler.
- Onaylamanın kanunla uygun bulunması
- TBMM'nin, andlaşmanın onaylanmasına izin veren bir kanun çıkarmasıdır. Bu kanun andlaşmanın metnini tekrarlamaz; yalnızca onaylanmasının uygun bulunduğunu belirten üç maddelik bir kanundur ve andlaşmayı bir bütün olarak kabul ya da reddeder.
- Uygulama andlaşması
- Daha önce yapılmış bir milletlerarası andlaşmaya dayanarak yapılan andlaşmadır. Üçüncü fıkrada kanunla uygun bulma zorunluluğundan muaf tutulan gruplardan biridir.
- Yetki kanununa dayalı andlaşma
- Bir kanunun önceden verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticari, teknik veya idari andlaşmadır. Üçüncü fıkraya göre Meclis onayına bağlı değildir.
- Özel kişilerin haklarını ilgilendiren andlaşma
- Ekonomik, ticari veya idari nitelikli andlaşmalardan, gerçek veya tüzel kişilerin hukuki durumuna dokunan hükümler içerenlerdir. Bu andlaşmalar, Meclis onayı olmasa bile yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz.
- Temel hak ve özgürlüklere ilişkin andlaşma
- Usulüne göre yürürlüğe konulmuş olup insan hakları ve temel özgürlüklere dair andlaşmadır. Kanunla çelişmesi halinde andlaşma hükmü esas alınır.
Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma: hangi şartlar aranır?
- Andlaşmanın Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı bir devletle veya milletlerarası bir kuruluşla yapılmış olması gerekir.
- Andlaşmanın bağlayıcılık kazanabilmesi için, genel kural olarak, TBMM'nin onaylamayı bir kanunla uygun bulması gerekir (m.90/1).
- Ekonomik, ticari veya teknik ilişkileri düzenleyen andlaşmanın süresi bir yılı aşmamalıdır; aksi halde kanunla uygun bulma zorunluluğu ortadan kalkmaz.
- Ekonomik, ticari veya teknik nitelikli istisna andlaşmanın Devlet Maliyesi bakımından yeni bir yüklenme getirmemesi gerekir.
- Aynı istisna andlaşmanın kişi hallerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmaması şartına bağlıdır.
- Bu şartlar bir arada gerçekleşirse andlaşma yayımlanmakla yürürlüğe konulabilir; yayımlanmasından başlayarak iki ay içinde TBMM'nin bilgisine sunulması gerekir (m.90/2).
- Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşma, istisnalara girse bile TBMM'nin kanunla uygun bulmasına tabidir (m.90/3 atıfı ile birinci fıkra hükmü).
- Milletlerarası andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticari, teknik veya idari andlaşmalarda Meclis uygun bulması zorunlu değildir; ancak özel kişilerin haklarını ilgilendiren bu andlaşmalar yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz.
- Andlaşmanın usulüne göre yürürlüğe konulmuş olması, kanun hükmünde olması ve Anayasa Mahkemesine Anayasaya aykırılık iddiasıyla başvurulamaması için gereklidir.
- Temel hak ve özgürlüklere ilişkin bir andlaşmanın, kanunlarla aynı konuda farklı hüküm içermesi halinde uyuşmazlıkta andlaşma hükmünün esas alınması için usulüne göre yürürlüğe konulmuş olması gerekir.
Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma: hangi sonuçları doğurur?
- Ekonomik, ticari veya teknik nitelikli, bir yılı aşmayan ve Devlet Maliyesi bakımından yüklenme getirmeyen, kişi hallerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmayan andlaşma, TBMM onayı olmadan yayımlanmakla yürürlüğe konulabilir.
- Bu yolla yürürlüğe konulan andlaşma yayımlanmasından başlayarak iki ay içinde TBMM'nin bilgisine sunulur.
- Türk kanunlarına değişiklik getiren andlaşma, istisna koşulları sağlansa bile TBMM'nin kanunla uygun bulmasına tabidir; bu koşul yerine getirilmeden andlaşma bağlayıcı hale getirilemez.
- Uygulama andlaşmaları ile yetki kanununa dayanılan ekonomik, ticari, teknik veya idari andlaşmalar TBMM onayına tabi değildir.
- Ekonomik, ticari veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren andlaşmalar, Meclis onayına tabi olmasa bile yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz.
- Usulüne göre yürürlüğe konulmuş andlaşmalar kanun hükmündedir.
- Usulüne göre yürürlüğe konulmuş andlaşmalar hakkında Anayasaya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.
- Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin andlaşma ile kanun aynı konuda farklı hüküm içeriyorsa uyuşmazlıkta andlaşma hükmü esas alınır.
Kanunla uygun bulunması zorunlu andlaşmalar ile uygun bulunması zorunlu olmayan andlaşmalar arasındaki fark nedir?
Genel kural: yabancı devletlerle veya milletlerarası kuruluşlarla yapılan andlaşmalar, TBMM'nin kanunla uygun bulmasına bağlıdır (m.90/1).
Ekonomik, ticari, teknik nitelikli ve bir yılı aşmayan andlaşmalar ile uygulama andlaşmaları ve yetki kanununa dayalı andlaşmalar, belirli koşullarda Meclis onayına tabi değildir (m.90/2, m.90/3).
Meclis onayı gerekmeyen andlaşma Cumhurbaşkanınca onaylanarak yürürlüğe konulabilir; yayımlanması zorunlu olanlar için iki ay içinde Meclis bilgisi gerekir.
Birinci fıkra istisnası ile türk kanunlarına değişiklik getiren andlaşmalar arasındaki fark nedir?
Ekonomik, ticari veya teknik nitelikli, bir yılı aşmayan, yüklenme getirmeyen ve kişi hallerine dokunmayan andlaşmalar (m.90/2) Meclis onayı olmadan yayımlanmakla yürürlüğe girer.
Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşma, istisna niteliğine bakılmaksızın birinci fıkra kuralına tabidir (m.90/3 son cümle).
Kanun değişikliği içeren andlaşma, istisnaya girse bile TBMM'nin kanunla uygun bulmasını gerektirir.
Yayımlanmadan yürürlüğe giremeyen andlaşmalar ile meclis onayına bağlı andlaşmalar arasındaki fark nedir?
Ekonomik, ticari veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren andlaşmalar, uygulama veya yetki andlaşması olarak Meclis onayına tabi olmadan yapılabilir (m.90/3).
Bu andlaşmaların yürürlüğe girmesi için yayımlanmaları şarttır; yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz.
Yayımlanmamış bu tür andlaşma iç hukukta yürürlük kazanmaz.
Genel andlaşma hükmü ile temel hak andlaşması ile kanun çatışması arasındaki fark nedir?
Temel hak ve özgürlüklere ilişkin usulüne göre yürürlüğe konulmuş andlaşmanın hükmü, kanunla aynı konuda farklı düzenleme olduğunda esas alınır (m.90/son).
Diğer andlaşmalar bakımından madde metninde bu üstünlük kuralı yer almaz; andlaşmanın kanun hükmünde olması ile sıralanması ayrı bir konudur.
Temel hak andlaşması, aynı konuda çelişen kanun hükmüne karşı uyuşmazlıkta öncelikli uygulanır.
Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Madde 90/2 kapsamındaki istisnayı, andlaşmanın Türk kanunlarında değişiklik getirip getirmediğine bakmadan uygulamak; Türk kanunlarına değişiklik getiren her andlaşma istisna şartlarını sağlasa da kanunla uygun bulunmalıdır.
- Yürürlüğe girmek için yayımlanma şartını, yalnızca Meclis onayına tabi olmayan andlaşmalara değil, ekonomik veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren tüm andlaşmalara ayrıca uygulamamak.
- Andlaşmanın yalnız bir kısmının onaylanmasının uygun bulunabileceğini kabul etmek; uygun bulma kanunu andlaşmayı bir bütün olarak kabul veya reddetmelidir.
- Andlaşmanın kendisini Anayasa Mahkemesinde denetlenebilir saymak; madde metni usulüne göre yürürlüğe konulmuş andlaşmalar için açık bir yasak getirmektedir.
- Temel hak andlaşması üstünlüğünü her andlaşma için geçerli saymak; madde metni bu üstünlüğü yalnızca temel hak ve özgürlüklere ilişkin andlaşmalar için öngörür.
- Uygulama andlaşmasının veya yetki kanununa dayalı andlaşmanın da Meclis uygun bulmasına tabi olduğunu varsaymak; bu andlaşmalar için madde metninde zorunluluk yoktur.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin andlaşmalar ile kanunlar aynı konuda çelişiyorsa andlaşma hükmünün önceliği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2015/3362 E., 2019/1067 K., 15.10.2019; Hukuk Genel Kurulu, 2023/1143 E., 2025/416 K., 02.07.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2024/208 E., 2025/328 K., 21.05.2025)
- Anayasa Mahkemesine başvuru yasağı, usulüne göre yürürlüğe konulmuş andlaşmalar için kabul edilmekte; temel hak andlaşmalarının kanunlara üstünlüğü ise iç hukukta uygulama önceliği olarak işlemektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/208 E., 2025/328 K., 21.05.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2024/145 E., 2025/223 K., 09.04.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Andlaşmanın Meclis onayına tabi olmadığını ileri süren taraf, andlaşmanın ekonomik, ticari veya teknik nitelikte olduğunu, süresinin bir yılı aşmadığını ve istisna şartlarının bulunduğunu ispatlamalıdır.
- Andlaşmanın süresi ve kapsamı, andlaşma metninin kendisiyle belirlenir; yazılı belge üstün delil niteliğindedir.
- Andlaşmanın yayımlandığı ve iki ay içinde TBMM'ye sunulduğu iddiası, Resmi Gazete kaydı ve TBMM kayıtlarıyla ispatlanır.
- Türk kanunlarına değişiklik getirdiği ileri sürülen andlaşmada, değişikliğin varlığını iddia eden taraf bunu ispatlamalıdır.
- Andlaşmanın usulüne göre yürürlüğe konulduğunu iddia eden taraf, onay ve yayım işlemlerini belgelemelidir; Anayasa Mahkemesine başvuru yasağının uygulanabilmesi için bu şart aranır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi m.2, m.3, m.5: Madde metninin ayrıntılandırmadığı onay usulünü düzenler; andlaşmaların hangi gruba girdiğini ve TBMM'ye sunulma işlemini belirler. Madde metninde adı geçmez; ancak uygulamada madde 90'ın işletilmesini tamamlar.
Anayasa m.92 — Savaş hali ilanı ve silahlı kuvvet kullanılmasına izin verme
Anayasa'nın 92. maddesi, savaş hali ilanına ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine ya da yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına izin verilmesine ilişkin yetkiyi düzenler; bu yetkinin kime ait olduğunu, hangi hallerde meclis izninin aranmayacağını ve TBMM tatilde veya ara vermedeyken Cumhurbaşkanının silahlı kuvvet kullanımına karar verebileceği istisnai hali kapsar. Hüküm devletin kendi ülke sınırları dışındaki askeri faaliyetleri ile yabancı askerlerin ülkede bulunması bakımından uygulanır. Madde, TBMM'nin savaş ilanına karar verme görevini (m.87) ve TBMM'nin toplantıya çağrılmasını (m.93) düzenlemez. Meclis toplantısının usulü ve tatil süreleri (m.93) ile TBMM Başkanlık Divanı (m.94) ayrı maddelerde yer alır. Milletlerarası andlaşmaların onaylanması usulü (m.90) ve bu andlaşmaların Meclis onayına tabi olup olmadığı da bu maddenin kapsamı dışındadır.
Savaş hali ilanı ve silahlı kuvvet kullanılmasına izin verme: hangi kavramlar bilinmeli?
- Savaş hali ilanı
- Devletin başka bir devletle silahlı çatışma durumuna girdiğini resmen beyan etmesidir. Anayasa m.92 bu beyanın hukuki meşruiyetini milletlerarası hukukun meşru saydığı hallerle sınırlar.
- Milletlerarası hukukun meşru saydığı haller
- Silahlı kuvvet kullanımının uluslararası hukukta hukuka uygun sayıldığı durumlardır. Metinde ayrıntılı olarak sayılmamış, milletlerarası hukuk kurallarına gönderme yapılmıştır.
- Milletlerarası nezaket kuralları
- Devletler arasında karşılıklılık ilkesine dayanan, bağlayıcı bir antlaşma yükümlülüğü doğurmayan ancak uygulanan teamül niteliğindeki kurallardır. Örneğin dost bir devlet gemisinin kısa süreli liman ziyareti bu kapsamda değerlendirilir.
- Ani silahlı saldırı
- Ülkeye yöneltilen, önceden beklenmeksizin gerçekleşen ve hemen karşılık verilmesini gerektiren silahlı eylemdir. Hazırlanmış ya da beklenen bir tehdit bu tanıma girmez.
- Derhal karar verilmesinin kaçınılmazlığı
- Silahlı kuvvet kullanımına TBMM toplanana kadar beklenemeyecek kadar acil bir durumun varlığını ifade eder. Cumhurbaşkanının yetkisinin ön koşuludur.
- Yabancı ülkelere gönderme ve yabancı silahlı kuvvetlerin bulundurulması
- Türk askeri birliklerinin Türkiye sınırları dışına gönderilmesi ile yabancı silahlı birliklerin Türkiye topraklarında bulunmasıdır. Her ikisi de TBMM'nin izin verme yetkisine tabidir.
Savaş hali ilanı ve silahlı kuvvet kullanılmasına izin verme: hangi şartlar aranır?
- Savaş hali ilanı, yalnızca milletlerarası hukukun meşru saydığı hallerde yapılmalıdır.
- Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesi ya da yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması için TBMM'nin izni alınmalıdır; bu izin Cumhurbaşkanının istemi üzerine ve belirli bir süre için verilir (m.92 ve ilgili uygulama).
- Milletlerarası andlaşmanın gerektirdiği haller ile milletlerarası nezaket kurallarının gerektirdiği hallerde ayrı bir meclis izni aranmaz; bu hallerin varlığı ve kapsamı somut olayda ortaya konulmalıdır.
- İstisnai durumda Cumhurbaşkanının silahlı kuvvet kullanımına karar verebilmesi için TBMM'nin tatilde veya ara vermede olması gerekir.
- Aynı istisnai yetkinin kullanılabilmesi için ülkenin ani bir silahlı saldırıya uğramış olması şarttır.
- Silahlı kuvvet kullanılmasına derhal karar verilmesi kaçınılmaz olmalıdır; TBMM'nin toplanmasını beklemek bu kararı imkânsız kılmalıdır.
- TBMM'nin izni olmaksızın ya da bu istisnai koşullar gerçekleşmeden yapılan gönderme veya bulundurma, anayasal yetkinin dışında kalır.
Savaş hali ilanı ve silahlı kuvvet kullanılmasına izin verme: hangi sonuçları doğurur?
- Savaş hali ilanı, milletlerarası hukukun meşru saydığı haller dışında yapılamaz.
- Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesi, TBMM'nin izni olmadan ve andlaşma ya da nezaket kuralı gerekçesi bulunmadan gerçekleştirilemez.
- Yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması da aynı şekilde TBMM iznine tabidir.
- TBMM izni verilirken yetki Cumhurbaşkanının istemi üzerine ve belirli bir süre için kullanılır; izin süresiz verilmez.
- Milletlerarası andlaşma veya nezaket kuralı gereği olan hallerde ayrı TBMM izni aranmaz.
- TBMM tatilde veya ara vermedeyken ani silahlı saldırı ve derhal karar zorunluluğu birlikte gerçekleşirse Cumhurbaşkanı silahlı kuvvet kullanımına karar verebilir.
- Cumhurbaşkanının bu istisnai yetkisi, TBMM'nin toplanmasıyla birlikte ortadan kalkmaz; Meclisin izni sonradan alınmak zorundadır.
- Bu koşullar gerçekleşmeden yapılan gönderme veya kuvvet kullanımı anayasal yetkiye dayanmaz ve hukuka aykırı olur.
- Anayasa Mahkemesi, TBMM'nin bu yetki çerçevesinde aldığı kararları denetleyememektedir (uygulamaEgilimi'ne bakınız).
Savaş hali ilanı ile silahlı kuvvetin yabancı ülkeye gönderilmesi arasındaki fark nedir?
Savaş hali ilanı, devletin başka bir devletle hukuken savaş durumuna girdiğini beyan etmesidir.
Gönderme ya da yabancı kuvvet bulundurma, savaş ilanı olmaksızın da gerçekleşebilecek bir askeri faaliyettir.
Her iki durumda da TBMM izni gerekir; ancak savaş ilanı için m.92 özel bir kayıt olarak meşruiyet şartı getirir.
Genel hal ile tatil veya ara verme hali arasındaki fark nedir?
Genel halde silahlı kuvvet kararı yalnızca TBMM tarafından verilir.
TBMM tatilde veya ara vermedeyken, ani silahlı saldırı ve derhal karar zorunluluğu varsa Cumhurbaşkanı silahlı kuvvet kullanımına karar verebilir.
Cumhurbaşkanının yetkisi yalnız istisnai koşulların birlikte gerçekleşmesiyle doğar; bu yetki genel meclis yetkisinin yerine geçmez.
Milletlerarası andlaşma gereği ile milletlerarası nezaket kuralı gereği haller arasındaki fark nedir?
Türkiye'nin taraf olduğu bir andlaşma bir askeri yükümlülük doğuruyorsa, bu yükümlülük için her seferinde TBMM izni aranmaz.
Milletlerarası nezaket kuralları gereği yapılan kısa süreli ziyaret ya da geçici faaliyetler de ayrı bir meclis kararı gerektirmez.
Bu iki hal m.92 kapsamında TBMM izin yetkisinin dışında tutulur; ancak andlaşmanın varlığı ve nezaket kuralının kapsamı ayrıca belirlenmelidir.
Cumhurbaşkanının istisnai yetkisi ile TBMM'nin genel izin yetkisi arasındaki fark nedir?
Cumhurbaşkanı yalnızca silahlı kuvvet kullanılmasına karar verebilir ve bu, ani saldırı hâline özgüdür.
TBMM ise yabancı ülkelere gönderme ve yabancı kuvvet bulundurma konusunda, Cumhurbaşkanının istemi üzerine ve belirli süreli izin verir.
Cumhurbaşkanı, gönderme ya da bulundurma için TBMM izninin yerini alamaz; istisnai yetkisi yalnız kullanımla sınırlıdır.
Savaş hali ilanı ve silahlı kuvvet kullanılmasına izin verme: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Cumhurbaşkanının istisnai yetkisini genel bir yetki gibi okumak; yetkinin yalnızca tatil ya da ara verme sırasında ve ani saldırı hâlinde doğduğunu gözden kaçırmak.
- Milletlerarası andlaşma istisnasını her askeri faaliyete genişletmek; andlaşmanın kapsamının somut faaliyeti kapsayıp kapsamadığını incelememek.
- Milletlerarası nezaket kuralı kavramını hukuki bağlayıcılığı olan bir andlaşma yükümlülüğüyle karıştırmak.
- Ani silahlı saldırı ile önceden öngörülebilen bir tehdidi aynı saymak.
- TBMM'nin izin yetkisini savaş ilanı yetkisiyle (m.87) eşdeğer görmek; m.92 izin yetkisine ilişkin, m.87 ise savaş ilanı kararına ilişkindir.
- TBMM kararlarının denetlenemeyeceğini mutlak bir yargı dışılık olarak okumak; kararların anayasal çerçevesi ve usulü ayrıca incelenebilir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Anayasa Mahkemesi, TBMM'nin savaş ilanı ve asker gönderme konusunda aldığı izin kararlarını yargısal denetime tabi tutmamaktadır.
- TBMM'nin asker gönderilmesine ilişkin kararlarının bir kanun değil, parlamento kararı niteliğinde olduğu ve bu nedenle Anayasa Mahkemesi denetimine kapalı olduğu kabul edilmektedir.
- Bu tür kararlarda özel bir karar yeter sayısı aranmamakta, genel çoğunluk kuralı uygulanmaktadır.
Nasıl ispat edilir?
- Silahlı kuvvetin yabancı ülkeye gönderilmesi ya da yabancı kuvvetin Türkiye'de bulunması için TBMM izninin alındığını gösteren belge, TBMM Genel Kurul kararıdır; bu kararın varlığı resmi kayıtla ispatlanır.
- Milletlerarası andlaşma istisnasına dayanan tarafın, andlaşmanın varlığını ve askeri faaliyetin o andlaşmanın gerektirdiği kapsamda olduğunu ispat yükü altındadır.
- Milletlerarası nezaket kuralı istisnasını ileri süren taraf, ilgili uygulamanın nezaket gereği yapıldığını ve bunun kapsamını ortaya koymakla yükümlüdür.
- Cumhurbaşkanının istisnai yetkisini kullandığını iddia eden taraf; ani silahlı saldırının gerçekleştiğini, TBMM'nin tatilde ya da ara vermede bulunduğunu ve derhal karar zorunluluğunu birlikte ispat etmelidir.
- Ani silahlı saldırının varlığı resmi açıklama, kayıt ve olay belgeleriyle ispatlanır; soyut tehdit bu ispatın yerini tutmaz.
- Ani saldırı nedeniyle alınan kararın TBMM'ye sonradan sunulduğunu gösteren belge, istisnai yetkinin usule uygun kullanıldığının delilidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2709 sayılı Kanun m.87: TBMM'nin savaş ilanına karar verme görevini düzenler; m.92 ise bu konudaki izin yetkisini ayrıca kurar.
- 2709 sayılı Kanun m.93: TBMM'nin tatil ve ara verme dönemlerini ve Cumhurbaşkanının toplantıya çağırma yetkisini düzenler; m.92'nin son fıkrası bu dönemlerin varlığına bağlanmıştır.
- 2709 sayılı Kanun m.90: Milletlerarası andlaşmaların TBMM onayına tabi olup olmadığını düzenler; m.92'deki andlaşma istisnasının kapsamını belirlemek için başvurulur.
- 2709 sayılı Kanun m.96: TBMM kararlarının hangi çoğunlukla alınacağını gösterir; m.92 kararları için özel karar yeter sayısı öngörmez, dolayısıyla genel hükmü uygulanır.
Anayasa m.93 — Toplanma ve tatil
Anayasa'nın 93. maddesi, TBMM'nin her yıl kendiliğinden toplanma gününü, bir yasama yılında en çok üç ay tatil yapma sınırını, ara verme ve tatil sırasında toplantıya çağrı yetkisini ve ara verme veya tatil sırasında toplanan Meclisin öncelikle olağanüstü toplantıyı gerektiren konuyu görüşmesi zorunluluğunu düzenler. Madde Meclis üyelerini değil, Meclisin kendisini ve toplantı takvimini ilgilendirir. Düzenlemediği konular: Cumhurbaşkanının ani saldırı halinde Silahlı Kuvvetleri kullanma yetkisi (m.92), Meclis Başkanlık Divanının seçimi ve yapısı (m.94), İçtüzükte yer alan toplantı günleri, yoklama ve ara verme süresinin ayrıntıları (İçtüzük m.5, m.7, m.54, m.61) ve Meclis tatilinin usul ayrıntıları.
Toplanma ve tatil: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kendiliğinden toplanma
- Meclisin her yıl Ekim ayının ilk gününde, herhangi bir çağrıya gerek kalmadan toplanmasıdır. Bu toplantı için ayrı bir karar veya çağrı aranmaz.
- Tatil
- Meclisin bir yasama yılında en çok üç ay süreyle çalışmalarını ertelemesidir. Tatil süresi üç ayı geçemez; İçtüzük tatili ayrıca düzenler.
- Ara verme
- Meclisin tatil dışında, kısa süreli olarak çalışmalarını durdurmasıdır. Maddede ara verme süresi bir sınıra bağlanmamıştır; İçtüzükte ayrı bir süre sınırı öngörülmüştür.
- Toplantıya çağrı
- Ara verme veya tatil sırasında Meclisin yeniden toplanmasını sağlayan işlemdir. Çağrı Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı ya da üyelerin beşte birinin yazılı istemi üzerine Meclis Başkanı tarafından yapılır.
- Üyelerin beşte biri
- Meclis üye tamsayısının beşte birini ifade eder. Bu oranda yazılı istem varsa Meclis Başkanının çağrı yetkisi bağlı yetkiye dönüşür, takdir alanı kalmaz.
Toplanma ve tatil: hangi şartlar aranır?
- Meclisin olağan toplantı döneminde, her yıl Ekim ayının ilk gününde kendiliğinden toplanması gerekir.
- Bir yasama yılında tatilin toplam süresi üç ayı geçmemelidir.
- Ara verme veya tatil sırasında toplantı yapılacaksa, Cumhurbaşkanının çağrısı veya Meclis Başkanının kendi kararı ya da üyelerin beşte birinin yazılı istemi bulunmalıdır.
- Ara verme veya tatil sırasında toplanan Meclis, önce toplantıyı gerektiren konuyu görüşmeden ara verme veya tatile geri dönemez.
Toplanma ve tatil: hangi sonuçları doğurur?
- Meclis her yıl Ekim ayının ilk gününde kendiliğinden toplanır; bu günde çağrı aranmaz.
- Bir yasama yılında tatil üç ayı aşamaz.
- Ara verme veya tatil sırasında Cumhurbaşkanı Meclisi toplantıya çağırabilir.
- Meclis Başkanı, doğrudan veya üyelerin beşte birinin yazılı istemi üzerine Meclisi toplantıya çağırabilir; istem varsa çağrı zorunludur.
- Ara verme veya tatil sırasında toplanan Meclis, öncelikle toplantıyı gerektiren konuyu görüşmeden yeniden ara verme ya da tatile giremez.
- Çağrı yapılmamışsa Meclis ara verme veya tatilde kalır ve bu dönemde olağanüstü toplantı yapılamaz.
Kendiliğinden toplanma ile ara verme veya tatil sırasında toplantı arasındaki fark nedir?
Her yıl Ekim ayının ilk günü Meclis kendiliğinden toplanır ve ayrıca çağrı gerektirmez.
Ara verme veya tatil sırasındaki toplantıda ise bir çağrı yetkilisi ve çağrı işlemi gerekir.
Ekim toplantısı için çağrı beklenmez, ara dönem toplantısı için mutlaka çağrı yapılması gerekir.
Cumhurbaşkanı çağrısı ile meclis Başkanı çağrısı arasındaki fark nedir?
Cumhurbaşkanı ara verme veya tatil sırasında Meclisi toplantıya çağırabilir.
Meclis Başkanı doğrudan ya da üyelerin beşte birinin yazılı istemi üzerine çağrı yapabilir.
Her iki çağrı yolu da geçerlidir; beşte bir istemi bulunduğunda Meclis Başkanı çağrı yapmak zorundadır.
Üyelerin beşte birinin istemi var ile yok arasındaki fark nedir?
Üyelerin beşte birinin yazılı istemi bulunduğunda Meclis Başkanının çağrı yetkisi bağlı yetkidir.
Böyle bir istem yoksa Meclis Başkanının çağrısı doğrudan doğruya kendi takdirine kalır.
İstem varsa Başkan çağrıdan kaçınamaz; istem yoksa çağrı yapılıp yapılmayacağı Başkanın takdirindedir.
Tatil sınırı ile ara verme süresi arasındaki fark nedir?
Tatil, bir yasama yılında en çok üç ay olabilir ve Anayasa bu sınırı koyar.
Ara verme için Anayasa ayrı bir süre koymaz; bu süre İçtüzük düzenlemesine bağlıdır.
Tatil süresi Anayasa ile sınırlanmıştır, ara verme süresi ise Anayasa değil İçtüzük ile belirlenir.
Olağan çalışma ile ara verme veya tatil sırasında toplantı arasındaki fark nedir?
Olağan çalışmada Meclis gündemini kendi belirler ve kendi usulünce çalışır.
Ara verme veya tatil sırasındaki toplantı yalnızca toplantıyı gerektiren konuyla sınırlıdır.
Ara dönem toplantısında öncelikle çağrının konusu görüşülür; bu konu bitmeden tatile ya da ara vermeye dönülemez.
Toplanma ve tatil: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Ekim ayının ilk gününde toplantı için ayrıca çağrı gerektiğini düşünmek; bu toplantı kendiliğinden yapılır.
- Meclis Başkanının beşte bir istemi üzerine çağrı konusunda takdir hakkı olduğunu sanmak; istem varsa çağrı zorunludur.
- Ara verme veya tatil sırasında toplanan Meclisin olağan gündemle çalışabileceğini düşünmek; öncelik toplantıyı gerektiren konuya verilmelidir.
- Tatil süresinin İçtüzük ile üç aydan uzatılabileceğini düşünmek; Anayasa m.93 bu sınırı koymuştur.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ara verme veya tatil sırasında yapılan toplantıda Meclisin olağan çalışma yetkisi değil, çağrı konusuyla sınırlı görev bulunduğu kabul edilmektedir.
- Meclis Başkanının beşte bir istemi üzerine çağrı konusunda takdir hakkı bulunmadığı görüşü yaygındır; Anayasa'daki ifade bağlı yetki olarak yorumlanmaktadır.
- Ara dönemde toplanan Meclis öncelikle çağrı konusunu görüşmeden tatile dönemez; bu sıra usul bakımından zorunlu kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Toplantıya çağrı işleminin varlığı, çağrıyı yapan makamın yetkisi ve tarihi resmi yazışma ile ispatlanır; Meclis tutanakları bu konuda esas belgedir.
- Üyelerin beşte birinin yazılı istemi varsa, istemin kaç üyeye ait olduğu ve yazılı biçimde yapıldığı belgelerle gösterilir; istemin varlığı çağrı zorunluluğunu doğurur.
- Tatilin üç aydan uzun tutulduğu iddiası, Meclis çalışma takvimi ve Genel Kurul kararlarıyla karşılaştırılarak ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2709 m.92: Meclis tatilde veya ara vermedeyken ani silahlı saldırı halinde Cumhurbaşkanının silahlı kuvvet kullanma kararı verebilmesini düzenler; m.93 ile birlikte ara dönem yetkilerinin sınırını belirler.
- 2709 m.87: Meclisin görev ve yetkilerini sayar; ara verme veya tatil sırasında toplanan Meclisin görüşeceği konuların kapsamını belirler.
- 2709 m.94: Meclis Başkanlık Divanını ve Başkan seçimini düzenler; m.93'teki çağrı yetkisi Meclis Başkanı tarafından kullanıldığından bu madde ile bağlantılıdır.
- 4 Ağustos 1995 tarihli İçtüzük m.5, m.7, m.54, m.61: Tatil tanımını, olağanüstü toplantıda yoklamayı, toplantı günlerini ve ara verme süresini düzenler; Anayasa m.93'ün uygulanmasını tamamlar.
Anayasa m.94 — Başkanlık divanı
Anayasa'nın 94. maddesi, TBMM Başkanlık Divanının bileşimini, Divanda siyasi parti gruplarının temsilini, Meclis Başkanının seçim usulünü, Başkanlık Divanı üyelerinin görev süresini ve Başkan ile Başkanvekillerinin Meclis tartışmalarına katılma ve oy kullanma yasağını düzenler. Madde, TBMM Başkanlık Divanının tüm üyelerine ve Başkan seçimine uygulanır. Başkanlık Divanı üyelerinin sayısı, seçim nisabı ve oylama usulleri ile Başkanvekili, Katip Üye ve İdare Amirlerinin adedi maddede değil, Meclis İçtüzüğünde belirlenir. Maddede yer almayan konular arasında Divanın görev ve yetkileri (İçtüzük m.13 ve m.14 düzeyinde), Meclis Başkanının Genel Kurulu dışarıdan yönetme yetkileri, kolluk ve idari işler ile Başkanlık Divanı üyelerinin partisiyle ilişkisi yer alır; bunlar Anayasa'nın 93. ve 95. maddeleri ile İçtüzük'te düzenlenir. Başkanlık Divanı üyeleri için mahkemeye karşı dokunulmazlık ve yargılama usulleri de bu maddenin konusu değildir.
Başkanlık divanı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Başkanlık Divanı
- Meclis Başkanı, Başkanvekilleri, Katip Üyeler ve İdare Amirlerinden oluşan, Meclis'in iç yönetimini yürüten organdır. Divan üyeleri Meclis üyeleri arasından seçilir ve Divanın bileşimi maddede yer alan parti grubu oranlarına bağlıdır.
- Yasama dönemi
- Meclis'in bir seçimden diğerine kadar süren çalışma süresidir. Başkanlık Divanı için iki seçim bu dönem içinde yapılır ve ikinci seçilenlerin görev süresi dönemin sonuna kadar uzar.
- Tamsayı ve salt çoğunluk
- Tamsayı, Meclis'in toplam üye sayısını ifade eder; salt çoğunluk ise bu toplamın yarısının üstündeki en küçük tam sayıdır. Başkan seçiminde ilk iki oylama üye tamsayısının üçte ikisini, üçüncü oylama ise salt çoğunluğu gerektirir; bu nisaplar boş üye sayısına göre değil toplam üye sayısına göre hesaplanır.
- Parti grubu oranı
- Siyasi parti gruplarının Meclis'teki üye sayısının toplam üye sayısına oranıdır. Divanda her grubun temsil ölçüsü bu orana göre belirlenir ve maddede ayrıca bir oran öngörülmemiştir.
- Gizli oy
- Başkan seçiminde oyun kime verildiğinin açıklanmadığı oylama usulüdür. Başkan seçimi Meclis'in tarafsızlığı için bu usulle yapılır.
Anayasa m.95 — İçtüzük siyasi parti grupları ve kolluk işleri
Anayasa'nın 95. maddesi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışmalarını kendi İçtüzüğüne göre yürütmesini, siyasi parti gruplarının Meclis faaliyetlerine üye sayısı oranında katılımını sağlayan İçtüzük düzenlemesinin çerçevesini, grup kuruluş eşiğini ve Meclis binası ile arazisindeki kolluk ve yönetim hizmetlerinin Meclis Başkanlığınca yürütülmesini düzenler. Hüküm Meclisin iç işleyişine ve Meclis üyelerinden oluşan parti gruplarına ilişkindir; Meclis dışındaki siyasi parti örgütlerini doğrudan kapsamaz. Grup iç yönetmeliği, grup başkanlığı ve grup disiplini (2820 sayılı Kanun m.22, m.26) ile Meclis Başkanlık Divanının oluşumu (m.94) bu maddenin düzenleme alanında değildir. Başkanlık Divanına grupların katılımı, Başkan adaylığı ve Anayasa Mahkemesinde iptal davası açma yetkisi (m.94, m.150) ile İçtüzük'ün ayrıntılı çalışma usulleri de bu maddede yer almaz.
İçtüzük siyasi parti grupları ve kolluk işleri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Siyasi parti grubu
- Türkiye Büyük Millet Meclisinde en az yirmi milletvekilinden oluşan, aynı siyasi partiye mensup milletvekillerinin Meclis içinde kurduğu birimdir. Yirmiden az milletvekili bulunan partiler grup oluşturamaz.
- Üye sayısı oranı
- Grupların Meclisin faaliyetlerine katılımında esas alınan ölçüttür. Her grubun Meclisteki milletvekili sayısının toplam üye sayısına oranı, katılım payını belirler.
- Meclis bina, tesis, eklenti ve arazisi
- Kolluk ve yönetim hizmetlerinin Meclis Başkanlığınca düzenlendiği fiziksel alanın sınırını oluşturur. Kapsam, bu alanların fiilen Meclisin kullanımında olup olmadığına göre değil, Meclise ait bina, tesis ve arazi niteliğine göre belirlenir.
- Kolluk hizmeti
- Güvenlik ve düzenin korunmasına yönelik hizmettir. Bu maddede, Meclis alanında Meclis Başkanlığı eliyle yürütülen kolluk faaliyetini ifade eder.
İçtüzük siyasi parti grupları ve kolluk işleri: hangi şartlar aranır?
- Grup kurulabilmesi için siyasi partinin Meclis içinde en az yirmi milletvekiline sahip olması gerekir.
- Grupların Meclis faaliyetlerine katılımı, İçtüzükte üye sayısı oranında sağlanacak biçimde düzenlenmek zorundadır; İçtüzük bu oranı aşan ya da oranın altında kalan bir katılım öngörmemelidir.
- Meclis bina, tesis, eklenti ve arazisinde kolluk ve yönetim hizmetinin Meclis Başkanlığı eliyle düzenlenip yürütülmesi gerekir.
- Emniyet ve diğer kolluk hizmetleri için ilgili makamlarca yeterli sayıda kuvvetin Meclis Başkanlığına tahsis edilmesi gerekir.
- Grup kuran partinin milletvekili sayısı yirmiden az olduğunda grup kurulamaz; bu durumda o partinin milletvekilleri Meclis faaliyetlerine grup olarak katılamaz.
İçtüzük siyasi parti grupları ve kolluk işleri: hangi sonuçları doğurur?
- Meclis Genel Kurulunda ve diğer çalışmalarında gruplar üye sayıları oranında katılır; bu katılım İçtüzükte düzenlenir.
- Yirmi milletvekiline ulaşamayan partiler grup kuramaz ve grup olarak Meclis çalışmalarına katılamaz.
- Meclis bina ve arazisinde kolluk ve yönetim hizmetleri Meclis Başkanlığı dışındaki bir makam eliyle yürütülemez.
- Emniyet ve diğer kolluk hizmetleri için tahsis edilen kuvvet, Meclis Başkanlığının emrine girer; tahsis bulunmazsa bu hizmetler yürütülemez.
- Grup katılımına ilişkin İçtüzük hükmü üye sayısı oranından sapamaz; aksi düzenleme Anayasaya aykırı olur.
Grup kurabilen parti ile kuramayan parti arasındaki fark nedir?
Mecliste en az yirmi milletvekili bulunan siyasi parti, Meclis grubu kurabilir.
Yirmiden az milletvekili bulunan siyasi parti, Meclis grubu kuramaz.
Grup kurabilen partiye Meclis faaliyetlerine oranla katılım ve grup olarak tanınan diğer haklar tanınır; kuramayan partinin milletvekilleri bu haklardan yararlanamaz.
Yönetim hizmeti ile kolluk hizmeti arasındaki fark nedir?
Bina, tesis, eklenti ve arazide yönetim hizmeti Meclis Başkanlığınca düzenlenir ve yürütülür.
Emniyet ve diğer kolluk hizmetleri için gereken kuvvet ilgili makamlarca Meclis Başkanlığına tahsis edilir.
Kolluk kuvvetinin kullanımına ilişkin emir ve yetki Meclis Başkanlığında toplanır; kuvvet ise ilgili makamlarca sağlanır. Bu iki hizmetin kaynağı ve yetkisi aynı değildir.
İçtüzük siyasi parti grupları ve kolluk işleri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Grup eşiğini partinin toplam oy oranı ile karıştırmak; eşik milletvekili sayısına bağlıdır.
- Siyasi parti gruplarının bütün Meclis işlemlerine oransız katıldığını varsaymak; katılım üye sayısı oranında düzenlenir.
- Meclis alanındaki kolluk yetkisini Meclis Başkanlığından alınıp İçişleri Bakanlığına bağlamak; Anayasa yönetim ve kolluk hizmetini Başkanlık eliyle düzenler.
- Tahsis edilen kuvveti Meclis Başkanlığı dışındaki bir makamın emrinde saymak; tahsis edilen kuvvet Başkanlığa bağlıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Grup kuruluşunda yirmi milletvekilinin aranması, milletvekili sayısının eşiği aşıp aşmadığına göre değerlendirilir; grup sayısı Meclisin her dönemindeki milletvekili dağılımına göre değişir.
- Grupların Meclis çalışmalarına katılımı İçtüzükteki düzenlemeyle belirlenir ve grup katılımı üye sayısı oranına bağlanır.
Nasıl ispat edilir?
- Grup kurma ve grup olarak katılma iddiasını ileri süren parti, Meclis üyeliği sayısını gösteren Meclis kayıtları ile ispatlar.
- Kolluk ve yönetim hizmetinin Meclis Başkanlığınca düzenlendiği iddiası, hizmetin Meclis alanında yürütüldüğünü gösteren Meclis Başkanlığı kararları ile ispatlanır.
- Emniyet kuvvetinin tahsisi iddiasını ileri süren taraf, ilgili makamın tahsis yazısını ortaya koymakla yükümlüdür.
- İçtüzük düzenlemesinin üye sayısı oranına uygun olmadığını ileri süren taraf, İçtüzük metni ile Meclis üye dağılımını karşılaştırarak ispat yapar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2709 m.94: Başkanlık Divanının siyasi parti gruplarının üye sayısı oranında kurulmasını ve grupların Başkanlık için aday gösterememesini düzenler; 95. maddedeki oran ilkesinin Divana yansımasıdır.
- 2709 m.18: Anayasa hükmünü tamamlayarak İçtüzük düzeyinde siyasi parti gruplarının kuruluşunu ve grup kuruluşu için aranan milletvekili sayısını düzenler.
- 2709 m.150: En fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubuna tanınan iptal davası açma yetkisi ile parti gruplarının şekil bakımından iptal davası açamaması, grupların Meclis dışındaki yetkilerini sınırlar.
- 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu m.22: Grup yönetim ve disiplin kurullarının iç yönetmelikte düzenlenmesini öngörür; grupların iç işleyişi için 95. maddenin ardından uygulanacak kuraldır.
Anayasa m.96 — Toplantı ve karar yeter sayısı
Madde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun toplantı yeter sayısını (toplanma nisabı), karar yeter sayısını ve bu sayıların kararlarda ne zaman ve nasıl uygulanacağını düzenler. Kuralların muhatabı TBMM Genel Kuruludur; komisyonların çalışma nisabı bu maddenin doğrudan konusu değildir. Madde, Anayasada özel karar yeter sayısı öngören hallerde genel kuralın yerini bu özel sayılara bırakmasını da kabul eder. Maddenin düzenlemediği konular arasında, yoklamanın yapılış usulü ve Başkanın yoklama takdiri (4 Ocak 1961 tarihli İçtüzük, bugünkü TBMM İçtüzüğü m.57), Genel Kurul görüşmelerinin açıklığı (m.97), Başkanın oy kullanamaması (m.64) ve Anayasada öngörülen nitelikli çoğunluklar (m.94, m.105, m.106, m.175) yer alır. Bu konular ayrı maddelerde ya da İçtüzükte düzenlenmiştir.
Toplantı ve karar yeter sayısı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Toplantı yeter sayısı (toplanma nisabı)
- Genel Kurulun bir birleşimi açabilmesi için hazır bulunması gereken en az üye sayısıdır. Anayasa bu sayıyı üye tamsayısının en az üçte biri olarak belirlemiştir.
- Üye tamsayısı
- Meclisin fiilen dolu olan sandalye sayısı değil, Anayasada öngörülen toplam üye sayısıdır. Boşalan üyelikler bu sayıyı değiştirmez; hesaplamada 600 esas alınır.
- Karar yeter sayısı
- Bir kararın alınabilmesi için gereken asgari oy sayısıdır. Genel kuralda toplantıya katılanların salt çoğunluğu aranır, ancak bu sayı hiçbir durumda üye tamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz.
- Salt çoğunluk
- Belli bir sayının yarısını aşan en küçük tam sayıdır. Çift sayıda yarının bir fazlası, tek sayıda yarıyı geçen ilk tam sayı olarak bulunur.
- Genel karar yeter sayısı
- Anayasada başka bir hüküm bulunmayan işlerde uygulanan, toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile birlikte alt sınırı aşan karar sayısıdır.
- Özel karar yeter sayısı (nitelikli çoğunluk)
- Anayasanın belirli işler için genel kuralın yerine koyduğu, üye tamsayısının üçte iki, beşte üç gibi oranlarla belirlenen sayılardır. Madde metninde, Anayasanın başka hükmünde öngörülmesi hâlinde bu sayılar genel kuralın önüne geçer.
- Toplantıya katılanlar
- Genel Kurulda hazır bulunan ve toplantı yeter sayısına dahil edilen üyelerdir. Oy kullanmayan ama salonda bulunan üyeler de bu kapsama girer; ayrıntı için İçtüzük hükümlerine bakılır.
Toplantı ve karar yeter sayısı: hangi şartlar aranır?
- Genel Kurulun bir birleşimi açabilmesi için üye tamsayısının en az üçte biri olan 200 üyenin hazır bulunması gerekir; bu sayı seçimler dahil tüm işler için aranır.
- Bir kararın alınabilmesi için, Anayasada özel bir karar yeter sayısı öngörülmemişse, toplantıya katılanların salt çoğunluğunun kabul oyu bulunmalıdır.
- Genel kuralın uygulanabilmesi için karar yeter sayısının üye tamsayısının dörtte birinin bir fazlasının (151) altına düşmemesi gerekir; oylamada kabul oyu bu alt sınırı aşmalıdır.
- Anayasanın başka bir hükmü belirli bir karar için özel bir yeter sayı öngörmüşse, genel salt çoğunluk kuralı uygulanmaz ve o kararda özel sayı aranır.
- Toplantı yeter sayısının bulunmaması hâlinde Genel Kurul görüşme ve karar yapamaz; yeter sayı birleşim boyunca korunmalıdır.
Toplantı ve karar yeter sayısı: hangi sonuçları doğurur?
- Üye tamsayısının üçte biri (200) sağlanmadan Genel Kurul bir birleşimi açamaz ve görüşme yapamaz.
- Toplantı yeter sayısı sağlanmış olsa da karar, toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile alınır; ancak kabul oyları 151'in altında kalamaz.
- Anayasada özel karar yeter sayısı öngörülen işlerde, bu sayı sağlanmadıkça karar alınamaz.
- Genel kuralın alt sınırı, toplantıya katılan sayısı ne olursa olsun, üye tamsayısının dörtte birinin bir fazlası olarak korunur.
- Madde yalnız Genel Kurul için kurulmuştur; komisyonların çalışma nisabı bu maddeden çıkarılamaz.
Toplanma yeter sayısı ile karar yeter sayısı arasındaki fark nedir?
Toplanma yeter sayısı, birleşimin açılabilmesi ve sürdürülebilmesi için aranan asgari hazır bulunma sayısıdır ve üye tamsayısının üçte birine (200) bağlıdır.
Karar yeter sayısı, belirli bir kararın alınması için gereken oy sayısıdır ve genel kuralda toplantıya katılanların salt çoğunluğu, alt sınır olarak da 151 esas alınır.
İki sayı farklı işlev görür; toplantı yeter sayısı yokken karar alınamaz, karar yeter sayısı ise oylanan konuya göre ayrıca hesaplanır.
Genel karar yeter sayısı ile özel karar yeter sayısı arasındaki fark nedir?
Genel karar yeter sayısı, Anayasada başka hüküm bulunmayan işler için toplantıya katılanların salt çoğunluğudur.
Özel karar yeter sayısı, Anayasanın belirli maddelerinde öngörülen üye tamsayısı oranlarıdır (örneğin üçte iki, beşte üç).
Anayasada özel bir sayı varsa o uygulanır; yoksa genel kural işler. Özel sayılar genel kuralın alt sınırı olan 151'den genellikle daha yüksektir.
Toplantıya katılanlar ile oy kullananlar arasındaki fark nedir?
Toplantıya katılanlar, Genel Kurulda hazır bulunan üyelerdir ve çekimser kalanlar da bu sayıya dahildir.
Oy kullananlar, kabul veya red oyu veren üyelerdir.
Genel karar yeter sayısının salt çoğunluk hesabı toplantıya katılanlar üzerinden yapılır; çekimser oy kullananlar bu hesabı artırır.
Toplantı ve karar yeter sayısı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Toplantı yeter sayısını üye tamsayısının salt çoğunluğu (301) ya da 184 gibi eski bir sayı ile hesaplamak; mevcut metinde yeter sayı 200'dür ve üye tamsayısı daima 600 esas alınır.
- Karar yeter sayısının alt sınırını 151 yerine toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karıştırmak; her iki sınır da birlikte uygulanır.
- Boşalan üyelikleri üye tamsayısından düşerek hesap yapmak; boşluklar tamsayıyı değiştirmez.
- Özel karar yeter sayısı öngören bir hükümde genel salt çoğunluk kuralını uygulamak.
- Çekimser kalan üyeleri toplantıya katılanlar dışında saymak; çekimser oy kullananlar toplantı yeter sayısına dahildir.
- İşaretle oylamada kabul ve red oylarının tam sayısını matematiksel olarak tespit edilebilir sanmak; bu usulde yalnız hangi tarafın çoğunlukta olduğu bilinir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Toplantı yeter sayısının varlığı, birleşim açıldıktan sonra karine olarak kabul edilir ve yalnız İçtüzükte sayılan hâllerde çürütülebilir.
- İşaretle oylamada kabul ve red oylarının tam sayısı bilinmediği için karar yeter sayısının matematik olarak hesaplanamadığı, yalnız kabul oylarının çoğunlukta olup olmadığının tespit edildiği kabul edilmektedir.
- Başkanın birleşimi yoklama yapmadan açması, toplantı yeter sayısının varlığı konusunda tereddüt yoksa, mümkün görülmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Toplantı yeter sayısının bulunmadığını ileri süren taraf, bunu Genel Kurul tutanağı ve yoklama kaydı ile ispatlar; işaretle oylamada salon sayımı kaydı yoksa karine ayakta kalır.
- Karar yeter sayısının sağlanmadığını ileri süren taraf, oylama tutanağını ve kabul oyu sayısını gösterir; kabul oylarının 151'in altında kaldığını ortaya koymak onun yüküdür.
- Anayasada özel karar yeter sayısı öngörüldüğünü iddia eden taraf, ilgili Anayasa maddesini gösterir; özel sayının aranmadığı iddiası, o hükmün uygulanmadığını ileri süren tarafa aittir.
- Karar yeter sayısı işaretle oylamada hesaplanamayacağı için, bu usulde kararın geçerliliği tutanaktaki açıklamaya dayanır; aksi ispat yükü itiraz eden tarafındır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2709 m.94: TBMM Başkanının seçiminde üye tamsayısının üçte ikisi veya salt çoğunluğu öngörülmüştür; bu, genel karar yeter sayısının istisnasıdır.
- 2709 m.97: Genel Kurul görüşmelerinin açık olması ve yayımı kuralını düzenler; toplantı yeter sayısı ile birlikte birleşimin işleyişini belirler.
- 2709 m.175: Anayasa değişikliği için üye tamsayısının üçte iki veya beşte üç çoğunluğunu öngördüğü için, genel karar yeter sayısının istisnasıdır.
- 2709 m.105: Cumhurbaşkanı hakkında soruşturma açılması ve Yüce Divana sevk gibi kararlarda özel karar yeter sayısı öngörür.
- 2709 m.106: Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında soruşturma ve Yüce Divana sevk kararları için özel karar yeter sayısı öngörür.
- 2709 m.64: Genel Kurulu yöneten Başkan veya Başkanvekilinin oy kullanmasını sınırlar; bu da oylamada karar yeter sayısının hesabını etkiler.
- TBMM İçtüzüğü m.57: Yoklamanın yapılış usulünü ve Başkanın yoklama yapma takdirini düzenler; toplantı yeter sayısının tespiti bu yolla yapılır.
Anayasa m.97 — Görüşmelerin açıklığı ve yayımlanması
Anayasa m.97, TBMM Genel Kurulundaki görüşmelerin açıklığını, kapalı oturumların koşullarını ve açık görüşmelerin yayımlanma serbestisinin sınırlarını düzenler. Genel Kurul görüşmelerinin tutanak dergisinde tam olarak yayımlanmasını öngörür. Kapalı oturumların yapılabilmesini ve bu oturumlardaki görüşmelerin yayımlanmasını TBMM kararına bağlar. Hükmün muhatabı TBMM Genel Kurulu ve Meclis çalışmalarına katılan kişilerdir; vatandaşların ve basının Meclis görüşmelerini izleme ve yayma hakkı bakımından dolaylı sonuç doğurur. Madde toplantı ve karar yeter sayılarını (m.96), yoklamayı (İçtüzük), Meclis araştırması, genel görüşme, soru gibi denetim yollarının usulünü (m.98 ve İçtüzük) ve Meclis soruşturmasını (m.106) düzenlemez. Komisyon çalışmalarının alenîliği ile Genel Kurul dışı kayıtların usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Görüşmelerin açıklığı ve yayımlanması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Açık görüşme
- Genel Kurulda herkesin izleyebildiği ve tutanak dergisine tam olarak geçen görüşmedir. Anayasa kuralı olarak Genel Kurul görüşmelerini açık tutar.
- Kapalı oturum
- İçtüzük hükümlerine göre Meclisin açık görüşme kuralından ayrılarak yaptığı oturumdur. Kapalı oturum yapılması Meclisin takdirine bağlıdır ve İçtüzükte öngörülen usule uyulmasını gerektirir.
- Tutanak dergisi
- Genel Kurul görüşmelerinin resmi olarak kaydedildiği ve yayımlandığı yayındır. Açık görüşmelerin tam olarak bu dergide yer alması Anayasa gereğidir.
- Başkanlık Divanı
- Genel Kurul oturumunu yöneten Meclis Başkanı ve diğer divan üyelerinden oluşan organdır. Açık görüşmelerin serbestçe yayımlanmasına ilişkin istisnayı teklif etme yetkisi bu organa tanınmıştır.
- Yayım serbestisi
- Açık görüşmelerin her türlü araçla (basın, radyo, televizyon, internet vb.) aktarılabilmesi anlamına gelir. Bu serbesti, Meclisin aksi yönde karar alması ile sınırlanabilir.
Görüşmelerin açıklığı ve yayımlanması: hangi şartlar aranır?
- Görüşmenin TBMM Genel Kurulunda yapılmış olması gerekir; komisyon ve diğer organlardaki görüşmeler bu hükmün kapsamında değildir.
- Açık görüşme kuralı için oturumun kapalı olarak yapılmamış olması gerekir; kapalı oturum yapılabilmesi için İçtüzük hükümlerine uygun karar alınmış olmalıdır.
- Kapalı oturumdaki görüşmelerin yayımlanabilmesi için TBMM kararı bulunmalıdır.
- Açık görüşmelerin serbestçe yayımlanabilmesi için o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisçe başka bir karar alınmamış olmalıdır.
- Görüşmelerin tutanak dergisinde tam olarak yayımlanması, açık görüşmeler bakımından zorunludur.
Görüşmelerin açıklığı ve yayımlanması: hangi sonuçları doğurur?
- Genel Kurul görüşmeleri açık olarak yapılır ve tutanak dergisinde tam olarak yayımlanır.
- Kapalı oturumda yapılan görüşmelerin yayımı yapılmaz; yayım ancak TBMM kararıyla mümkün olur.
- Açık görüşmeler, Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisin başka karar almaması halinde her türlü vasıtayla yayımlanabilir.
- Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclis yayımı sınırlayan karar alırsa, açık görüşmenin yayımı o ölçüde serbest olmaktan çıkar.
- Madde, Meclisin kapalı oturum yapma yetkisini İçtüzük hükümlerine bağlar; İçtüzüğe aykırı kapalı oturum bu maddenin güvencesini ortadan kaldırmaz ancak hukuka aykırılık tartışmasını doğurur.
Açık görüşme ile kapalı oturum arasındaki fark nedir?
Genel Kurul görüşmelerinin kural olarak açık olması ve tutanak dergisinde tam yayımlanması ilkesi.
İçtüzüğe göre yapılan kapalı oturumlar; bu oturumlarda görüşmeler ancak TBMM kararıyla yayımlanabilir.
Kapalı oturumda görüşmenin yayımlanıp yayımlanmayacağı Meclisin kararına bağlıdır; açık görüşmede ise yayım için ayrı karar gerekmez.
Yayım serbestisi ile meclisçe yayım kısıtlaması arasındaki fark nedir?
Açık görüşmelerin her türlü vasıtayla yayımlanabilmesi.
Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisin açık görüşmenin yayımını sınırlayan bir karar alması.
Meclis böyle bir karar almadıkça açık görüşmenin yayımı serbesttir; karar alınırsa yayım serbestisi o oturum bakımından sınırlanır.
Görüşmelerin açıklığı ve yayımlanması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kapalı oturum ile açık oturum arasındaki farkı, yayım kararının kimin tarafından alındığını dikkate almadan değerlendirmek; kapalı oturumda yayımın TBMM kararına bağlı olduğu unutulmamalıdır.
- Başkanlık Divanı teklifi ile Meclis kararını birbirine karıştırmak; yayım serbestisini sınırlayan karar için hem divan teklifi hem de Meclisin kararı gerekir.
- Komisyon çalışmalarını Genel Kurul görüşmesi gibi değerlendirmek ve m.97'nin açıklık kuralını ona uygulamak.
- Madde metninde süre bulunmadığı hâlde bir süre aramak; bu maddede süre yoktur.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Genel görüşme, Meclis araştırması ve yazılı soru önergelerinin hazırlanma usulünün İçtüzükte düzenlendiği, bu konuların Genel Kurul gündeminde yer alması halinde açıklık ilkesinin uygulanacağı kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Genel Kurul görüşmesinin açık mı kapalı mı yapıldığı, tutanak dergisi kayıtlarıyla ispatlanır; kapalı oturum iddiasını ileri süren taraf, İçtüzüğe uygun karar bulunmadığını ortaya koymalıdır.
- Kapalı oturum görüşmelerinin yayımlanmamasına ilişkin itiraz, TBMM kararının varlığına dayanır; yayım serbestisine aykırılık iddiasını ileri süren taraf, Meclisin böyle bir karar almadığını ve Başkanlık Divanı teklifinin bulunmadığını göstermelidir.
- Açık görüşmenin yayımlanmasının Meclis kararıyla sınırlandığı savunmasını yapan taraf, o oturuma ilişkin Başkanlık Divanı teklifi ve Meclis kararını belgelemek zorundadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2709 m.96: Toplantı ve karar yeter sayılarını düzenler. Görüşmelerin açıklığı kuralı, bu sayıların sağlandığı birleşimde uygulanır.
- 2709 m.98: Meclis araştırması, genel görüşme, Meclis soruşturması ve yazılı soru yollarını düzenler; bu yollarla yapılan görüşmeler m.97 kapsamında açıklık ilkesine tabidir.
- 2709 m.106: Meclis soruşturmasının esaslarını düzenler; Meclis soruşturması görüşmelerinin açıklığı bakımından m.97 ile birlikte okunur.
- 2709 m.146: Anayasanın Meclis çalışmalarına ilişkin kurallarının İçtüzükle ayrıntılandırılmasını öngörür; kapalı oturumun usulü bu çerçevede İçtüzükte belirlenir.
Anayasa m.98
Anayasa'nın 98. maddesi, TBMM'nin yürütme üzerindeki bilgi edinme ve denetleme yetkisini kullandığı yolları sayar: Meclis araştırması, genel görüşme, Meclis soruşturması ve yazılı soru. Madde her bir yolun tanımını verir ve yazılı soru için cevap süresini belirler; Meclis araştırması, genel görüşme ve yazılı soru önergelerinin verilme şekli, içeriği, kapsamı ile araştırma usullerini İçtüzük'e bırakır. Madde, TBMM üyelerini, Cumhurbaşkanı yardımcılarını ve bakanları muhatap alır. Madde, gensoruyu düzenlemez; gensoru yolunun 2017 değişikliğinden sonra kaldırıldığı, maddenin metninde yer almayan bir denetim yoludur. Meclis soruşturmasının usulünü ve sonuçlarını (Anayasa m.106 beşinci-yedinci fıkralar) bu madde değil, 106. madde düzenler. Yazılı soru önergelerinin işlem usulü ve cevap sürecinin ayrıntıları İçtüzük'te yer alır; Cumhurbaşkanına yazılı soru sorulamaması da bu maddenin metninden doğan bir sonuçtur.
m.98: hangi kavramlar bilinmeli?
- Meclis araştırması
- Belli bir konuda bilgi edinmek için yapılan incelemedir. Madde bu incelemenin amacını bilgi edinme ile sınırlar; incelemenin sonucunda bir yaptırım öngörmez.
- Genel görüşme
- Toplumu ve Devlet faaliyetlerini ilgilendiren belli bir konunun TBMM Genel Kurulunda görüşülmesidir. Konunun genel ilgi alanına girmesi ve Genel Kurulda görüşülmesi unsurları aranır.
- Meclis soruşturması
- Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında Anayasa m.106 beşinci, altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca yapılan soruşturmadır. Kapsamı yalnız bu iki kişi kategorisiyle sınırlıdır.
- Yazılı soru
- Milletvekillerinin Cumhurbaşkanı yardımcılarına ve bakanlara yazılı olarak soru sormasıdır. Cevabın yazılı olarak en geç on beş gün içinde verilmesi gerekir.
m.98: hangi şartlar aranır?
- Denetim yetkisinin kullanılabilmesi için TBMM'nin yetkisinin Anayasa m.98'de sayılan dört yoldan birine dayanması gerekir.
- Meclis araştırmasında amaç belli bir konuda bilgi edinmek olmalı; inceleme bu amaç dışına çıkmamalıdır.
- Genel görüşmede konu toplumu ve Devlet faaliyetlerini ilgilendirmeli ve TBMM Genel Kurulunda görüşülmelidir.
- Meclis soruşturmasında konu Cumhurbaşkanı yardımcıları veya bakanlar hakkında olmalı ve Anayasa m.106 beşinci, altıncı ve yedinci fıkralarına uygun yürütülmelidir.
- Yazılı soruda soru sahibi bir milletvekili olmalı ve soru Cumhurbaşkanı yardımcılarına ya da bakanlara yazılı olarak yöneltilmelidir.
- Yazılı soru, yazılı olarak en geç on beş gün içinde cevaplanmak üzere sorulmalıdır.
- Meclis araştırması, genel görüşme ve yazılı soru önergelerinin verilme şekli, içeriği ve kapsamı ile araştırma usulleri İçtüzük'e uygun olmalıdır.
m.98: hangi sonuçları doğurur?
- Yazılı soruya on beş gün içinde yazılı cevap verilmesi gerekir; bu süre madde metninde açıkça belirlenmiştir.
- Yazılı soru yalnız milletvekillerinin Cumhurbaşkanı yardımcılarına ve bakanlara yöneltebileceği bir denetim aracıdır; Cumhurbaşkanına yazılı soru sorulamaz.
- Meclis soruşturması yalnız Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında yürütülebilir; bu kapsam dışındaki kişiler hakkında bu yolla soruşturma açılamaz.
- Gensoru yolu bu maddede yer almadığından TBMM Cumhurbaşkanı yardımcılarına veya bakanlara bu yolla güvensizlik oyu yönelten bir işlem yapamaz.
- Meclis araştırması, genel görüşme ve yazılı soru önergelerinin şekil, içerik ve kapsamı İçtüzük ile düzenlendiğinden İçtüzük'e aykırı önergeler bu maddeye dayanılarak işleme alınamaz.
Meclis araştırması ile meclis soruşturması arasındaki fark nedir?
Meclis araştırması belli bir konuda bilgi edinmek için yapılan incelemedir ve bir kişiye yönelmez.
Meclis soruşturması Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında, Anayasa m.106 uyarınca yapılan soruşturmadır ve belli kişilere yöneliktir.
Soruşturma yalnız m.106'da sayılan kişiler hakkında yürütülebilir; araştırma için bu kişisel sınır aranmaz.
Genel görüşme ile meclis araştırması arasındaki fark nedir?
Genel görüşme, toplumu ve Devlet faaliyetlerini ilgilendiren belli bir konunun TBMM Genel Kurulunda görüşülmesidir.
Meclis araştırması, belli bir konuda bilgi edinmek için yapılan incelemedir ve Genel Kurul görüşmesi zorunlu değildir.
Genel görüşme Genel Kurulda görüşme gerektirir; araştırma ise inceleme niteliğindedir. İkisinin şekil ve usulü İçtüzük'te ayrıca düzenlenir.
Yazılı soru ile meclis araştırması arasındaki fark nedir?
Yazılı soru bir milletvekilinin Cumhurbaşkanı yardımcısına veya bakana yazılı olarak yönelttiği, on beş gün içinde cevaplanması gereken soru yoludur.
Meclis araştırması TBMM tarafından yürütülen bir inceleme sürecidir ve cevap için kesin bir gün sınırı yoktur.
Yazılı soruda cevap süresi on beş gündür; araştırmada bu süre aranmaz.
m.98: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Gensoruyu 98. madde kapsamında bir denetim yolu saymak; 2017 değişikliğinden sonra bu yol metinde yer almamaktadır.
- Yazılı soruyu Cumhurbaşkanına yöneltilebilir sanmak; m.98 yalnız Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara soru sorulmasına izin verir.
- Eski metnin sözlü soruyu da kapsadığını varsaymak; güncel metinde yalnız yazılı soru yer almaktadır.
- Meclis soruşturmasını her kamu görevlisi hakkında yürütülebilir saymak; kapsam m.106 beşinci-yedinci fıkralarındaki Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlarla sınırlıdır.
- Yazılı soru cevap süresini on beş günden uzun ya da kısa saymak; metin on beş günü açıkça belirler.
Nasıl ispat edilir?
- Yazılı soruyu sunan milletvekili, sorunun TBMM Başkanlığına verildiğini ve Cumhurbaşkanı yardımcısı ya da bakana gönderildiğini TBMM Başkanlığı kayıtları ile belgelendirir.
- Yazılı cevabın on beş gün içinde verilip verilmediği, TBMM Başkanlığına sunulan cevap ve tutanak kaydıyla ispatlanır.
- Meclis soruşturmasının m.106 kapsamında yapıldığını, soruşturulan kişinin Cumhurbaşkanı yardımcısı ya da bakan olduğunu soruşturmayı başlatan taraf ispat eder.
- Önergenin İçtüzük şartlarına uygun olduğunu ileri süren taraf bunu TBMM Başkanlığının kayıtlarıyla gösterir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2709 m.106: Meclis soruşturmasının kapsamını belirler; m.98 bu soruşturmanın yalnız m.106 beşinci, altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca yapılacağını söyler ve usulü oraya bırakır.
- 2709 m.95: Meclis araştırması, genel görüşme ve yazılı soru usullerinin İçtüzük'te düzenlenmesi ile ilgili olarak Meclis İçtüzüğüne yapılan atıfın dayanağıdır.
- 2709 m.87: TBMM'nin genel yetkileri arasında denetim yetkisini sayar; m.98 bu yetkinin kullanım yollarını ayrıntılandırır.
- 2709 sayılı Kanun: Meclis İçtüzüğü yazılı soru, genel görüşme ve Meclis araştırmasının usul ayrıntılarını bu maddeye dayanarak düzenler.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir yılı | m.90 | Ekonomik, ticari veya teknik ilişkileri düzenleyen ve süresi bir yılı aşmayan andlaşmalar, Devlet Maliyesi bakımından bir yüklenme getirmemek, kişi hallerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmamak şartıyla,… |
| iki ay | m.90 | Bu takdirde bu andlaşmalar, yayımlarından başlayarak iki ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgisine sunulur. |
| üç ay | m.93 | Meclis, bir yasama yılında en çok üç ay tatil yapabilir; ara verme veya tatil sırasında (…) Cumhurbaşkanınca toplantıya çağrılır. |
| iki yıldır | m.94 | (Değişik ikinci cümle: 7/5/2010-5982/10 md.) İlk seçilenlerin görev süresi iki yıldır, ikinci devre için seçilenlerin görev süresi ise o yasama döneminin sonuna kadar devam eder. |
| beş gün | m.94 | Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan adayları, Meclis üyeleri içinden, Meclisin toplandığı günden itibaren beş gün içinde, Başkanlık Divanına bildirilir, Başkan seçimi gizli oyla yapılır. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
7 karar- 1984/11 E., 1984/11 K., 15.11.1984İlgili madde: m.87
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/1143 E., 2025/416 K., 02.07.2025İlgili madde: m.90
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/208 E., 2025/328 K., 21.05.2025İlgili madde: m.90
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/145 E., 2025/223 K., 09.04.2025İlgili madde: m.90
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/780 E., 2023/600 K., 07.06.2023İlgili madde: m.90
- Hukuk Genel Kurulu, 2019/842 E., 2020/332 K., 03.06.2020İlgili madde: m.90
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/3362 E., 2019/1067 K., 15.10.2019İlgili madde: m.90
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 21.01.2017 (m.87).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 3.1. Yasama - 1982 Anayasası Hükümleri bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış