Anayasa › Cumhuriyetin temel organları › Yasama
Türkiye Büyük Millet Meclisi ve üyelikle ilgili hükümler
Kısaca
Anayasa'nın 75. maddesi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşunu ve üye sayısını düzenler: Meclisin genel oyla seçilen milletvekillerinden oluştuğunu ve bu sayının altıyüz olduğunu belirtir. Anayasa'nın 76. maddesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi milletvekili seçilme yeterliliğinin şartlarını ve bu yeterliliğe engel halleri düzenler.
Kapsam
Bu konu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.75–86 hükümlerini kapsar.
- Anayasa m.75Kuruluşu
- Anayasa m.76Milletvekili seçilme yeterliliği
- Anayasa m.77Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanının seçim dönemi
- Anayasa m.78Seçimlerin geriye bırakılması ve ara seçimler
- Anayasa m.79Seçimlerin genel yönetim ve denetimi
- Anayasa m.80Milletin temsili
- Anayasa m.81Andiçme
- Anayasa m.82Üyelikle bağdaşmayan işler
- Anayasa m.83Yasama dokunulmazlığı
- Anayasa m.84Milletvekilliğinin düşmesi
- Anayasa m.85İptal istemi
- Anayasa m.86Ödenek ve yolluklar
Anayasa m.75 — Kuruluşu
Anayasa'nın 75. maddesi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşunu ve üye sayısını düzenler: Meclisin genel oyla seçilen milletvekillerinden oluştuğunu ve bu sayının altıyüz olduğunu belirtir. Maddenin uygulandığı kişiler, seçimle göreve gelen tüm milletvekilleridir. Madde milletvekili seçilme yeterliliğini (m.76), seçim dönemini (m.77), seçim sisteminin ayrıntılarını ve milletvekilliği sıfatının kazanılma anını düzenlemez. Milletvekili seçilme yeterliliği (m.76), seçim dönemi ve seçimlerin yenilenmesi (m.77, m.78), Meclis Başkanlık Divanı (m.94) ve yasama dokunulmazlığı (m.83) başka maddelerde yer alır. Seçim usulü ve seçim sonuçlarının tespiti ise Milletvekili Seçimi Kanunu'na bırakılmıştır.
Kuruluşu: hangi kavramlar bilinmeli?
- Genel oy
- Seçmenlerin, cinsiyet, servet, eğitim ve benzeri ayrımlar gözetilmeksizin oy kullanabilmesi ilkesidir. Seçmen olma koşulları ayrı bir konudur ve bu ilke, ehliyet dışında ayrım yapılmamasını ifade eder.
- Milletvekili
- Türkiye Büyük Millet Meclisinin üyesi olup seçimle belirlenen kişidir. Milletvekilliği sıfatının kazanılma anı bu maddede düzenlenmemiştir; seçim sonuçlarının ilanı ve Milletvekili Seçimi Kanunu'ndaki tutanak esas alınır.
- Altıyüz milletvekili sayısı
- Meclisin toplam üye sayısıdır ve Anayasa'da sabit olarak belirtilmiştir. Bu sayı, değişiklik yapılmadıkça Meclisin bileşimini belirleyen tavan ve taban niteliğindedir.
Kuruluşu: hangi şartlar aranır?
- Meclisin üyelerinin genel oyla seçilmiş olması gerekir.
- Meclisin toplam üye sayısı altıyüz olmalıdır; bu sayıya ancak Anayasa değişikliğiyle ulaşılabilir.
- Seçimle gelen milletvekilleri, Meclisin oluşumunda eşit ağırlıkta yer almalıdır; seçmenler arasında ayrım yapılmadan oy kullanılmış olmalıdır.
Kuruluşu: hangi sonuçları doğurur?
- Meclis, genel oyla seçilen altıyüz milletvekilinden oluşur.
- Milletvekili sayısının değiştirilmesi Anayasa değişikliği gerektirir; kanunla değiştirilemez.
- Milletvekilliği sıfatı seçimle kazanılır; madde bu sıfatın hangi anda doğduğunu belirtmez.
- Seçilme yeterliliğini taşımayan kişi milletvekili seçilemez; bu koşullar m.76'da düzenlenmiştir.
Genel oy ile sınırlı oy arasındaki fark nedir?
Genel oyda her yetişkin vatandaş, ayrım gözetilmeksizin oy kullanır.
Sınırlı oyda servet, eğitim veya cinsiyet gibi ölçütlere bağlı olarak oy hakkı tanınır veya kısıtlanır.
Anayasa 75. madde genel oy ilkesini benimsediğinden, bu ölçütlere dayanan bir oy kısıtlaması Anayasa'ya aykırı olur.
Tek meclis ile iki meclis arasındaki fark nedir?
1982 Anayasası'nda TBMM tek meclisten oluşur ve tüm milletvekilleri genel oyla seçilir.
1961 Anayasası'nda Millet Meclisi ile Cumhuriyet Senatosu birlikte TBMM'yi oluşturuyordu.
Bugün yasama yetkisi tek bir meclis tarafından kullanılır; ikinci bir meclisin seçimi söz konusu değildir.
Eski sayı ile güncel sayı arasındaki fark nedir?
1982 Anayasası'nın ilk şeklinde milletvekili sayısı 400 idi.
Bugünkü metinde sayı altıyüzdür.
Eski dönemde yapılan yorum ve kararlar sayı bakımından güncel metne uygulanamaz; güncel sayı altıyüzdür.
Kuruluşu: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Meclis üye sayısını eski metinlere dayanarak 400 veya 450 olarak almak; güncel sayı altıyüzdür.
- Milletvekilliği sıfatının Anayasa'da düzenlendiğini sanmak; sıfatın kazanılma anı Milletvekili Seçimi Kanunu'nda aranmalıdır.
- Genel oy ilkesini seçmen yeterliliğiyle karıştırmak; seçmen yeterlilikleri ayrı bir konudur ve genel oy ilkesi yalnızca ayrım yapılmamasını ifade eder.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Anayasa 75. maddenin ilk şekline göre sayının 400 olduğu, sonradan 450'ye ve ardından altıyüze çıkarıldığı kabul edilmektedir. (1987/9 E., 1987/15 K., 18.06.1987)
Nasıl ispat edilir?
- Milletvekilliği sıfatının varlığını iddia eden taraf, seçimle göreve geldiğini Milletvekili Seçimi Kanunu'na göre düzenlenmiş seçim tutanağı ile kanıtlar.
- Milletvekilinin seçilme sürecine ilişkin itirazlar, seçim kurulu kararları ve tutanaklar üzerinden incelenir; bu hususta ispat yükü itiraz edene aittir.
- Meclisin üye sayısına ilişkin iddialar Anayasa metni ve Anayasa değişikliğini gösteren resmî metinlerle ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2709 m.76: Milletvekili seçilme yeterliliğini düzenler; seçilebilmek için aranan koşulları ve seçilemeyecek kişileri belirler.
- 2709 m.77: Meclis seçiminin beş yılda bir aynı günde yapılmasını ve süresi biten milletvekilinin yeniden seçilebilmesini düzenler.
- 2709 m.78: Savaş hâlinde seçimlerin yapılamayacağı durumlarda seçimin geriye bırakılmasını ve ara seçimleri düzenler.
- 2709 m.94: Meclis Başkanlık Divanının oluşumunu düzenler; Başkanlık Divanı Meclis üyeleri arasından seçilir.
- 2709 m.83: Milletvekillerinin yasama dokunulmazlığını düzenler; bu dokunulmazlık seçilmiş milletvekillerine tanınır.
- 2709 m.97: Genel kurul görüşmelerinin açıklığını ve yayımını düzenler; Meclisin çalışma usulüne ilişkindir.
Anayasa m.76 — Milletvekili seçilme yeterliliği
Anayasa'nın 76. maddesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi milletvekili seçilme yeterliliğinin şartlarını ve bu yeterliliğe engel halleri düzenler. Maddenin birinci fıkrası yaş ve vatandaşlık şartını, ikinci fıkrası eğitim, kısıtlılık, askerlik, kamu hizmetinden yasaklılık, belirli mahkumiyetler ve bazı kamu görevlileri bakımından aday olma ve seçilme engellerini sayar. Kural, Türk vatandaşı olan ve milletvekili seçilmek isteyen herkese, ayrıca yukarıda sayılan kamu görevlilerine uygulanır. Düzenlemediği konular arasında seçmen olma ehliyeti ve seçim sürecinin yürütülmesi (2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu), milletvekilliğinin sona ermesi (m.84), Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçim dönemi (m.77) ile Cumhurbaşkanlığı adaylığı ile milletvekilliği adaylığının birlikte yürütülemezliği bulunur. Ayrıca bu yeterliliğin Yüksek Seçim Kurulunca denetimi, seçim sürecinin yargısal kontrolü ve mahkumiyetin kesinleşme anının tespiti de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Milletvekili seçilme yeterliliği: hangi kavramlar bilinmeli?
- Milletvekili seçilme yeterliliği
- Bir kişinin milletvekili olarak seçilebilmesi için Anayasa'nın 76. maddesinde öngörülen olumlu şartların bulunması ve olumsuz engellerin bulunmamasıdır. Seçmen olma ehliyetinden ayrı bir kavramdır.
- Kısıtlılık
- Türk Medeni Kanunu'na göre mahkeme kararıyla fiil ehliyetinin sınırlandırılması ya da tamamen kaldırılmasıdır. Yalnızca kısıtlama kararının bulunması yeterlidir; kişinin fiilen ehliyetsiz olması ölçüt değildir.
- Taksirli suç
- Kasıtsız işlenen suçtur. Bu tür suçtan verilen bir yıl veya daha fazla hapis cezası, milletvekili seçilme yeterliliğine engel oluşturmaz.
- Affa uğramış olma
- Genel af ya da özel af ile cezanın ortadan kaldırılmış olmasıdır. Madde, fıkrada sayılan suçlar bakımından affın engeli kaldırmadığını belirtir.
- Görevden çekilme
- Fıkra ikinde sayılan görevlilerin, aday olabilmeleri için görevlerinden ayrılmış olmaları gerektiğini ifade eder. Görevden çekilme olmadan aday olunamaz.
Milletvekili seçilme yeterliliği: hangi şartlar aranır?
- Adayın on sekiz yaşını doldurmuş olması ve Türk vatandaşı bulunması gerekir.
- Adayın en az ilkokul mezunu olmaması, kısıtlı bulunması, askerlikle ilişiği bulunması veya kamu hizmetinden yasaklı olması engeldir.
- Taksirli suçlar hariç olmak üzere toplam bir yıl veya daha fazla hapis ya da ağır hapis cezasına hüküm giymiş olunmaması gerekir; bu cezanın tek bir kararda verilmesi zorunlu değildir.
- Fıkra ikinde sayılan yüz kızartıcı suçlar, kaçakçılık, ihalelere ve alım satımlara hile karıştırma, devletin gizli bilgilerini ifşa etme, terör eylemlerine katılma ve bu eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından birinden hüküm giymemiş olunması gerekir; bu engel affa uğramış olunsa da devam eder.
- Hakim, savcı, yüksek yargı organı mensubu, yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanı, YÖK üyesi, memur statüsündeki kamu görevlisi, işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlisi ve Silahlı Kuvvetler mensubunun aday olabilmesi için görevinden çekilmiş olması gerekir.
Milletvekili seçilme yeterliliği: hangi sonuçları doğurur?
- Yaş ve vatandaşlık şartını taşıyan, engel bulunmayan kişi milletvekili seçilebilir.
- On sekiz yaşını doldurmamış kişi milletvekili seçilemez.
- En az ilkokul mezunu olmayan, kısıtlı olan, askerlikle ilişiği bulunan veya kamu hizmetinden yasaklı olan kişi milletvekili seçilemez.
- Taksirli suç dışında toplam bir yıl veya daha fazla hapis, ya da ağır hapis cezasına hüküm giymiş kişi milletvekili seçilemez.
- Fıkra ikinde sayılan suçlardan birinden hüküm giymiş kişi, affa uğramış olsa bile milletvekili seçilemez.
- Hakim, savcı ve fıkra ikinde sayılan diğer görevlilerden görevinden çekilmemiş olan, milletvekili adayı olamaz ve milletvekili seçilemez.
- Tutukluluk, tek başına milletvekili seçilmeye engel değildir; engel, kesinleşmiş mahkumiyet hükmüdür.
Taksirli suç ile kasıtlı suç arasındaki fark nedir?
Kasıtlı suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezası, seçilme yeterliliğini ortadan kaldırır.
Taksirli suçtan verilen bir yıl veya daha fazla hapis cezası bu engeli oluşturmaz.
Taksirli suç hükümlüsü, cezası ne olursa olsun, aday olabilir.
Hapis cezası ile ağır hapis cezası arasındaki fark nedir?
Ağır hapis cezasına hüküm giymiş olmak, cezanın süresine bakılmaksızın engeldir.
Hapis cezasında engel, toplam bir yıl veya daha fazla olmasına bağlıdır.
Ağır hapis hükümlüsü için bir yıllık eşik aranmaz; hapis hükümlüsü için eşik aşılmalıdır.
Fıkra birinci engeller ile fıkra ikinci yüz kızartıcı suç engeli arasındaki fark nedir?
Bir yıl veya daha fazla hapis ya da ağır hapis cezası, genel mahkumiyet engelidir.
Yüz kızartıcı ve belirli suçlar, fıkrada sayılan suçlardan birine özgüdür.
Affa uğramış olma, yalnızca genel mahkumiyet engelini ortadan kaldırır; fıkra ikinde sayılan suçlarda engel devam eder.
Genel kural ile kamu görevlisi aday olma kuralı arasındaki fark nedir?
Fıkra birinci, herkes için geçerli genel yeterlilik şartlarını düzenler.
Fıkra ikinci, belirli kamu görevlileri bakımından aday olma ve seçilme engelini düzenler.
Hakim, savcı ve diğer sayılan görevliler görevden çekilmedikçe aday olamaz; diğer kişiler için bu şart aranmaz.
Milletvekili seçilme yeterliliği: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Affa uğramış olmayı, fıkra ikinde sayılan suçlar bakımından mahkumiyet engelini ortadan kaldıran bir neden saymak.
- Taksirli suçtan verilen cezayı da bir yıllık eşiğe dahil etmek.
- Toplam bir yıl eşiğini, tek bir kararda bir yıl ceza aranması olarak yorumlamak; birden fazla hükümdeki toplam dikkate alınır.
- Tutukluluğu ya da ilk derece mahkumiyetini, kesinleşmiş mahkumiyet gibi engel saymak.
- Yüz kızartıcı suçları, madde metnindeki 'gibi' ifadesinden hareketle sınırsız genişletmek; liste sınırlı kabul edilmektedir.
- Kamu hizmetinden yasaklılık engelini, kanunda tanımı bulunmadığı halde uygulanabilir sayıp bu kişileri doğrudan engellenmiş saymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Milletvekili seçilme yeterliliğine engel olan mahkumiyetin, hükmün kesinleşmesiyle doğduğu kabul edilmektedir. (14. Ceza Dairesi, 2016/1995 E., 2016/2794 K., 22.03.2016)
- Mahkumiyetin kesinleşmemiş olması halinde tutukluluk veya ilk derece mahkumiyeti engel oluşturmaz.
- Yüz kızartıcı suçların madde metninde sayılanlarla sınırlı olduğu kabul edilmektedir.
- Affın, Anayasa m.76/2'de sayılan suçlar bakımından mahkumiyet engelini ortadan kaldırmadığı kabul edilmektedir.
- Kısıtlılık engelinin, mahkeme kararıyla kısıtlanmış olma ile sınırlı olduğu kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Milletvekili adaylığına engel olan mahkumiyeti ileri süren taraf (örneğin YSK veya ilgili kişi), kesinleşmiş mahkumiyet hükmünü ispatlamalıdır.
- Kesinleşmiş mahkumiyet, mahkeme ilamı ve kesinleşme şerhi ile ispatlanır.
- Kısıtlılık, mahkeme kararı ile ispatlanır; aday, kısıtlı olmadığını belgeyle gösterebilir.
- Eğitim durumu, diploma veya öğrenim belgesi ile ispatlanır.
- Askerlikle ilişik olmadığı ya da kamu görevinden çekildiği iddiası, ilgili resmi belgelerle ispat edilir; belgenin bulunmaması aday aleyhine sonuç doğurur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2839 sayılı Kanun: Milletvekili Seçimi Kanunu, seçilme yeterliliğini ayrıntılı düzenler ve affa uğramış olsa bile engel sayılan suçları tek tek sayar. Anayasa'nın 76. maddesini uygular ve tamamlar.
- 4721 sayılı Kanun: Türk Medeni Kanunu, kısıtlama (hacir) kavramının dayanağıdır ve kısıtlılık engelinin kapsamını belirler.
- 5237 sayılı Kanun: Türk Ceza Kanunu, taksirli suç, kasıtlı suç ve hapis ile ağır hapis cezası ayrımlarının dayanağıdır.
- 2709 sayılı Kanun: Anayasa m.77, milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçim dönemini düzenler; m.76 ile birlikte seçilme sürecini oluşturur.
- 2709 sayılı Kanun: Anayasa m.84/2, kesinleşmiş mahkumiyetin seçimden sonra doğurduğu milletvekilliğinin düşmesi sonucunu düzenler; m.76 ile bağlantılıdır.
Anayasa m.77 — Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanının seçim dönemi
Madde, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin beş yılda bir aynı günde yapılmasını, süresi biten milletvekilinin yeniden seçilebilmesini ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde birinci oylamada gerekli çoğunluk sağlanamazsa ikinci oylamanın yapılmasını düzenler. Kurallar seçim dönemi ve seçimlerin birlikte yapılması bakımından Meclis üyeleri ile Cumhurbaşkanına, seçim dönemi bakımından da Cumhurbaşkanlığı seçimine uygulanır. Madde, milletvekili seçilme yeterliliğini (m.76), Cumhurbaşkanı adaylığı ve seçilme usulünü ayrıntılı olarak (m.101), seçimlerin yenilenmesi kararını (m.116), seçimlerin ertelenmesini ve ara seçimleri (m.78) düzenlemez. Seçimlerin başlangıcı, aday gösterme ve seçim takvimi ile Cumhurbaşkanı görev süresinin hesabı da bu maddede değil, ilgili kanunlarda ve diğer anayasa maddelerinde yer alır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanının seçim dönemi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Seçim dönemi
- Meclis ve Cumhurbaşkanının görev süresini belirleyen beş yıllık dönemdir. Normal seçim dönemi, görev süresinin dolmasıyla başlayan dönemdir ve seçimin sonucu yeni dönemin başlangıcı olur.
- Aynı günde yapılan seçim
- TBMM genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçiminin aynı oy verme gününde birlikte yapılmasıdır. Bu birlikteliğin kaynağı madde metninde açıkça yer alan kuraldır ve seçim dönemlerinin eşitlenmesini sağlar.
- Yeniden seçilebilirlik
- Görev süresi biten milletvekilinin yeni dönemde yeniden milletvekili seçilebilmesidir. Madde bu hak için bir üst sınır koymaz; ancak adaylık ve seçilme yeterliliği koşulları (m.76) saklıdır.
- İkinci oylama
- Cumhurbaşkanı seçiminde birinci oylamada gerekli çoğunluk sağlanamadığında uygulanan ikinci aşamadır. Usulü madde metninde doğrudan değil, 101 inci maddeye yollama ile belirlenir.
- Gerekli çoğunluk
- Birinci oylamada Cumhurbaşkanı seçilmek için aranan oy oranıdır. Madde bu oranı kendisi belirlemez; 101 inci maddedeki usule atıf yapar.
Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanının seçim dönemi: hangi şartlar aranır?
- Seçimlerin beş yıllık dönem sonunda yenilenmesi gerekir; bu dönem sonu hem Meclis hem Cumhurbaşkanlığı için aynı olmalıdır.
- Meclis ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin aynı oy verme gününde yapılması zorunludur.
- Süresi biten milletvekilinin yeniden seçilebilmesi için seçilme yeterliliğini taşıması gerekir; bu yeterlilik m.76 hükümleriyle sınırlıdır.
- Cumhurbaşkanı seçiminde birinci oylamada gerekli çoğunluğun sağlanamaması halinde ikinci oylama yapılması gerekir.
- İkinci oylamanın usulü 101 inci maddede gösterilen şekilde uygulanmalıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanının seçim dönemi: hangi sonuçları doğurur?
- Beş yıl dolduğunda TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri aynı günde birlikte yapılır.
- Süresi biten milletvekili, yeniden seçilme yeterliliğini taşıdığı sürece yeni dönemde yeniden aday olabilir ve seçilebilir.
- Süresi biten milletvekili, m.76 kapsamındaki yasaklı suçlardan birinden hüküm giymiş ise yeniden seçilemez.
- Birinci oylamada Cumhurbaşkanı seçimi için gerekli çoğunluk sağlanırsa ikinci oylama yapılmaz.
- Birinci oylamada gerekli çoğunluk sağlanamazsa 101 inci maddedeki usule göre ikinci oylama yapılır.
- Seçimlerin birlikte yapılması kuralına uyulmaması, anayasal bir yenileme sorunu doğurur ve bu durum madde metninde ayrıca düzenlenmemiştir.
Normal seçim dönemi ile seçimlerin yenilenmesi arasındaki fark nedir?
Beş yıllık görev süresinin dolmasıyla yapılan normal seçim, madde metnindeki beş yıl ve aynı gün kuralının kapsamındadır.
Görev süresi dolmadan yenilenen seçim, madde metninde yer almaz ve m.116 kapsamında ayrı bir karara bağlıdır.
Madde 5 yıllık düzenli seçim dönemini kurar; erken yenileme koşulları ve sonuçları m.116'ya göre belirlenir.
Milletvekili yeniden seçilebilirliği ile seçilme yeterliliği arasındaki fark nedir?
Süresi biten milletvekilinin yeniden seçilebilmesi, madde metninde sayı sınırı konulmadan düzenlenmiştir.
Yeniden seçilmek isteyen kişinin m.76 kapsamındaki suç veya meslek yasakları nedeniyle seçilme yeterliliğini kaybetmiş olması da mümkündür.
Süresi biten milletvekili, sınırsız olarak yeniden seçilebilir; ancak m.76 yasağı bulunan kişi seçilemez.
Birinci oylama ile ikinci oylama arasındaki fark nedir?
Birinci oylamada gerekli çoğunluğun sağlanması Cumhurbaşkanının seçilmesi için yeterlidir.
Birinci oylamada gerekli çoğunluğun sağlanamaması, ikinci oylamayı tetikler.
Birinci oylamada çoğunluk sağlanırsa ikinci oylama yapılmaz; sağlanamazsa 101 inci maddedeki usulle ikinci oylama yapılır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanının seçim dönemi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Beş yıllık seçim dönemini 2017 öncesindeki dört yıllık Cumhurbaşkanlığı süresiyle karıştırmak; güncel metinde Cumhurbaşkanı için de beş yıl esastır.
- Yeniden seçilebilirliği sınırsız saymak; süresi biten milletvekili m.76 yasaklarına tabi olduğu sürece seçilemez.
- İkinci oylamanın usulünü m.77'de aramak; usul m.101'de gösterilmiştir, m.77 yalnızca ikinci oylamanın yapılacağını söyler.
- Seçimlerin birlikte yenilenmesi kararını m.77'ye dayandırmak; bu karar m.116 kapsamındadır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Madde metnindeki beş yıllık seçim dönemi, 2017 değişikliğinden önce Cumhurbaşkanı için dört yıl olarak yorumlanmıştır; bu eski yoruma dayanan karar güncel metne uygulanmamalıdır. (2007/72 E., 2007/68 K., 05.07.2007)
Nasıl ispat edilir?
- Seçimlerin beş yılda bir aynı günde yapıldığını ileri süren taraf, ilgili seçim tarihlerini ve Yüksek Seçim Kurulu kararını belgeyle ispatlar.
- Süresi biten milletvekilinin yeniden seçilebilmesi konusunda, adayın m.76 kapsamında yasaklı bir suçtan hüküm giymediği adli sicil kaydı ile ispatlanır.
- Birinci oylamada gerekli çoğunluğun sağlanamadığı iddiası, Yüksek Seçim Kurulunun oy sonuç tutanağı ile ispatlanır.
- Seçim dönemi başlangıcına ilişkin uyuşmazlıkta, bir önceki seçim tarihi ve dönemin sona erdiği tarih resmi kayıtlarla belirlenir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2709 m.76: Milletvekili seçilme yeterliliğini düzenler; süresi biten milletvekilinin yeniden seçilebilmesi bu yeterliliğe bağlıdır.
- 2709 m.101: Cumhurbaşkanı seçiminde ikinci oylamanın usulünü belirler; madde metni bu usule doğrudan yollama yapar.
- 2709 m.116: TBMM genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçiminin birlikte yenilenmesi kararını düzenler; beş yıllık dönem dışındaki yenilemeyi kapsar.
- 2709 m.78: Savaş nedeniyle seçimlerin ertelenmesini ve ara seçimleri düzenler; seçim dönemi dışındaki istisnai durumları kapsar.
Anayasa m.78 — Seçimlerin geriye bırakılması ve ara seçimler
Madde, TBMM'nin seçimlerini savaş hâlinde bir yıl geriye bırakma yetkisini, TBMM üyeliklerinde boşalma hâlinde yapılacak ara seçimin koşul ve sürelerini ve bir ilin veya seçim çevresinin TBMM'de hiç temsilcisinin kalmaması hâlinde yapılacak ara seçimi düzenler. Kurallar Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği ve seçim takvimi bakımından uygulanır. Maddede seçim dönemi, genel seçim tarihleri ve üyelik boşalmasının türü ile sayısı önemlidir. Seçimlerin yönetimi ve denetimi (m.79), Yüksek Seçim Kurulunun teşkili, seçim takvimi ve seçim kanununun usul hükümleri bu maddede düzenlenmez; bunlar Anayasa m.79 ile 2839 sayılı Milletvekili Seçim Kanunu'nda yer alır. Cumhurbaşkanlığı seçiminin yenilenmesi (m.116) ve TBMM seçimlerinin yenilenmesi kararı (m.77) da bu maddenin kapsamı dışındadır.
Seçimlerin geriye bırakılması ve ara seçimler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Geriye bırakma
- Savaş sebebiyle yeni seçimin yapılamayacak olması hâlinde TBMM'nin seçimi bir yıl ileri almasıdır. Sebep savaştır; savaş dışı bir gerekçeyle seçim ertelenemez.
- Ara seçim
- TBMM üyeliklerinde boşalma olduğunda, boşalan sandalyeleri doldurmak için yapılan seçimdir. Her seçim döneminde kural olarak bir kez yapılabilir ve genel seçimden otuz ay geçmeden yapılamaz.
- Üye tamsayısının yüzde beşi
- Boşalan üyelik sayısının bu oranı bulması hâlinde ara seçimin üç ay içinde yapılmasına karar verilebilen eşiktir. Oran, TBMM üye tamsayısı üzerinden hesaplanır.
- Genel seçim
- TBMM üyelerinin seçim dönemi sonunda birlikte yenilendiği seçimdir. Ara seçimin otuz aylık ve son bir yıllık yasakları bu seçim tarihine göre hesaplanır.
- Üyesinin kalmaması
- Bir ilin veya seçim çevresinin TBMM'de hiç milletvekilinin bulunmaması durumudur. Bu hâlde ara seçim, yukarıdaki sınırlamalara bağlı olmadan yapılır.
Seçimlerin geriye bırakılması ve ara seçimler: hangi şartlar aranır?
- Savaş sebebiyle yeni seçimin yapılmasına imkân görülmemesi gerekir; bu hâlde TBMM seçimlerin bir yıl geriye bırakılmasına karar verebilir.
- Geriye bırakma sebebi ortadan kalkmamışsa, erteleme kararındaki usule göre işlem tekrarlanabilir.
- TBMM üyeliklerinde boşalma olması gerekir; bu hâlde ara seçime gidilir.
- Ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılabilir ve genel seçimden otuz ay geçmeden ara seçime gidilemez; bu sınır, boşalan üyelik sayısı üye tamsayısının yüzde beşini bulan hâllerde uygulanmaz ve bu hâlde ara seçim üç ay içinde yapılmasına karar verilir.
- Genel seçimlere bir yıl kala ara seçim yapılamaz; bu yasağın istisnası, bir ilin veya seçim çevresinin TBMM'de hiç üyesinin kalmamasıdır.
- Bir ilin veya seçim çevresinin TBMM'de üyesinin kalmaması hâlinde, boşalmayı takip eden doksan günden sonraki ilk Pazar günü ara seçim yapılır; bu hâlde otuz aylık ve son bir yıllık sınırlamalar uygulanmaz.
Seçimlerin geriye bırakılması ve ara seçimler: hangi sonuçları doğurur?
- Savaş sebebiyle seçim yapılamıyorsa TBMM seçimleri bir yıl geriye bırakabilir; savaş dışı bir sebeple erteleme yapılamaz.
- Geriye bırakma sebebi ortadan kalkmamışsa, erteleme kararındaki usule göre işlem yinelenebilir.
- Boşalan üyelik sayısı yüzde beşe ulaşmamışsa ve genel seçimden otuz ay geçmemişse ara seçim yapılamaz.
- Boşalan üyelik sayısı üye tamsayısının yüzde beşini bulursa ara seçimin üç ay içinde yapılmasına karar verilir.
- Genel seçimlere bir yıl kala ara seçim yapılamaz; yalnız temsilcisi kalmayan il veya seçim çevresi bu yasağın dışındadır.
- Bir ilin veya seçim çevresinin TBMM'de üyesi kalmadığında ara seçim boşalmayı takip eden doksan günden sonraki ilk Pazar günü yapılır.
- Doksan günlük hâlde, 2002 değişikliğiyle eklenen fıkra uyarınca, Anayasa m.127/3 hükmü uygulanmaz.
- Ara seçimler her seçim döneminde bir kez yapılabilir; ara seçim yapılmadan önce TBMM'nin karar vermesi gerekir, aksi hâlde yüzde beş eşiği tek başına ara seçimi zorunlu kılmaz.
Savaş nedeniyle geriye bırakma ile ara seçim arasındaki fark nedir?
Savaş nedeniyle geriye bırakma, genel seçimlerin ertelenmesidir ve yalnız savaş sebebine dayanır.
Ara seçim, TBMM üyeliklerinde boşalma sonrası tek tek sandalyelerin doldurulmasıdır.
Geriye bırakma TBMM'nin kararıyla bir yıl ileri alınır; ara seçim ise yukarıdaki sürelere bağlı olarak yapılır.
Genel ara seçim sınırı ile üye tamsayısının yüzde beşi arasındaki fark nedir?
Boşalan üyelik sayısı yüzde beşe ulaşmamışsa ara seçim genel seçimden otuz ay geçmeden yapılamaz.
Boşalan üyelik sayısı üye tamsayısının yüzde beşini bulursa otuz aylık sınır aranmaz.
Eşiğin altında kalan boşalmalarda otuz ay beklenir; eşiğe ulaşan boşalmalarda ara seçim üç ay içinde yapılmasına karar verilir.
Otuz aylık sınır ile ilin veya seçim çevresinin temsilcisinin kalmaması arasındaki fark nedir?
Genel ara seçim kuralında otuz ay ve son bir yıl sınırları geçerlidir.
Bir ilin veya seçim çevresinin TBMM'de hiç üyesi kalmadığında bu sınırlar uygulanmaz.
Bu hâlde ara seçim, boşalmayı takip eden doksan günden sonraki ilk Pazar günü yapılır; son bir yıl içinde de yapılabilir.
TBMM kararı ile YSK'nin kararı arasındaki fark nedir?
Genel ara seçimlerde ara seçim kararı TBMM tarafından parlamento kararı biçiminde alınır.
Bir ilin veya seçim çevresinin temsilcisinin kalmaması hâlinde ara seçim için TBMM kararı aranmaz.
Bu son hâlde karar YSK tarafından alınır; TBMM'nin takdir yetkisi kullanılmaz.
Ara seçim ile anayasa m.77 seçimlerin yenilenmesi arasındaki fark nedir?
Ara seçim, tek tek boşalmaları doldurur ve kendi sınırlarına tabidir.
Seçimlerin yenilenmesi, TBMM'nin tamamının görevini sona erdiren ayrı bir kurumdur ve bu maddede düzenlenmez.
İki kurum birbirine karıştırılmamalı; ara seçim sayısal sınırlara, yenileme ise m.77'ye tabidir.
Seçimlerin geriye bırakılması ve ara seçimler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Savaş dışındaki bir sebeple seçimin ertelenebileceğini varsaymak; geriye bırakma yalnız savaş sebebine bağlıdır.
- Yüzde beş eşiğini üye tamsayısı yerine kullanılan üye sayısı üzerinden hesaplamak; oran TBMM üye tamsayısı üzerinden alınır.
- Ara seçimin üç ay içinde yapılmasına karar verilmesini, TBMM kararı olmadan YSK'nin kendiliğinden yapabileceğini sanmak.
- Bir ilin veya seçim çevresinin temsilcisi kalmadığında da otuz aylık ve son bir yıllık sınırların uygulanacağını düşünmek; bu hâlde sınırlar uygulanmaz.
- Doksan günlük hâlde ara seçim kararını TBMM'nin alacağını varsaymak; bu hâlde karar YSK tarafından alınır.
- Seçimlerin yenilenmesi (m.77) ile ara seçimi karıştırmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- TBMM'nin ara seçim kararı almadan YSK'nin kendiliğinden seçim takvimini başlatamayacağı kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Ara seçim kararının alındığını ve tarihini TBMM kararı ile ispatlamak gerekir; bu kararın bulunmaması durumunda kararın varlığını iddia eden taraf ispat yükü altındadır.
- Bir ilin veya seçim çevresinin TBMM'de üyesinin kalmadığını, boşalma tarihini ve boşalmayı takip eden doksan gün süresini gösteren resmi kayıtlar ile YSK kararları ispat aracıdır.
- Genel seçim tarihi ile boşalan üyelik sayısını ispat etmek için TBMM tutanakları ve seçim sonuçlarına ilişkin resmi belgeler kullanılır.
- Savaş sebebiyle geriye bırakma iddiasında, seçimin yapılamayacağını gösteren fiili ve hukuki durum ispat konusu olur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2709 m.79: Seçimlerin yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılmasını düzenler; ara seçimin yönetimi bu hükme bağlıdır.
- 2709 m.77: TBMM seçimlerinin yenilenmesi kararını düzenler; m.78 ile karıştırılmamalıdır.
- 2709 m.96: Ara seçim ve geriye bırakma kararlarının karar yeter sayısını belirler; bu maddede ayrı yeter sayı öngörülmediği için basit çoğunluk aranır.
- 2709 m.127: Son fıkrada belirtilen ara seçimde m.127/3 hükmünün uygulanmayacağını belirtir.
- 2839 sayılı Milletvekili Seçim Kanunu: Seçim takviminin açılış ve kapanış tarihleri ile oy verme gününün nasıl belirleneceğini düzenler.
Anayasa m.79 — Seçimlerin genel yönetim ve denetimi
Anayasa m.79, seçimlerin yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılması ilkesini ve bu denetimi yürüten Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) oluşumunu, görevlerini ve kararlarının kesinliğini düzenler. Düzenlediği konular; seçimlerin yargısal genel yönetim ve denetimi, YSK'nın görevleri (seçim işlemlerini yönetme ve yaptırma, seçim uyuşmazlıklarını ve itirazları kesin karara bağlama, TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçim tutanaklarını kabul etme), YSK'nın üye sayısı, seçim yöntemi ve başkan seçimi, ad çekme yoluyla yedek üye ayrılması ile kararlara karşı başka mercie başvurulamaması hükmüdür. Maddenin uygulandığı kişi ve kurum YSK ile seçim işleridir. Madde; diğer seçim kurullarının (il ve ilçe seçim kurulları) ayrıntılı görev ve yetkilerini düzenlemez, bunlar kanuna bırakılmıştır (298 sayılı Kanun). Milletvekilinin seçilme koşulları ve seçimlerin yapılış takvimi bu maddede yer almaz (m.67, m.68 ilgili hükümler). Anayasa değişikliklerinin halkoylamasına ve Cumhurbaşkanı seçiminin genel yönetimine ilişkin cümle, milletvekili seçimine uygulanan hükümlere atıfta bulunur. YSK kararlarının Anayasa Mahkemesi denetimine tabi olup olmadığı ise bu maddenin kapsamı dışındadır ve yargısal denetim tartışması ayrı başlık altında ele alınmalıdır.
Seçimlerin genel yönetim ve denetimi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Seçimlerin yargı organlarının genel yönetim ve denetimi
- Seçim sürecinin idari ya da siyasi organlara bırakılmayıp yargı organlarının, özellikle YSK'nın, yönlendirdiği ve gözettiği sistemdir. Amacı seçimlerin serbestliğini ve dürüstlüğünü sağlamaktır.
- Yüksek Seçim Kurulu (YSK)
- Seçimlerin genel yönetimini ve denetimini yapan, yedi asıl ve dört yedek üyeden oluşan kuruldur. Hem seçim işlerini yönetir hem de seçim uyuşmazlıklarını kesin karara bağlar.
- Ad çekme
- Yargıtay ve Danıştay'dan seçilmiş üyeler arasından, her gruptan ikişer yedek üyenin kura ile belirlenmesi yöntemidir. YSK Başkanı ve Başkanvekili ad çekmeye girmez.
- Seçim tutanağı kabulü
- TBMM üyeleri ile Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin tutanakların YSK tarafından onaylanmasıdır. Bu işlem seçilmenin resmen tespiti niteliğindedir.
- Kararın kesinliği
- YSK kararlarına karşı başka bir merciye başvurulamamasıdır. Maddenin metni idari ve yargısal nitelikteki kararları ayırmaksızın bu kesinliği öngörür.
Seçimlerin genel yönetim ve denetimi: hangi şartlar aranır?
- Seçimlerin yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılması için YSK'nın seçim sürecinin başlangıcından bitimine kadar bu yetkiyi kullanması gerekir.
- YSK'nın yedi asıl ve dört yedek üyeden oluşması, altı üyenin Yargıtay Genel Kurulunca, beş üyenin Danıştay Genel Kurulunca kendi üyeleri arasından seçilmesi gerekir.
- Seçimin, üye tamsayısının salt çoğunluğunun gizli oyu ile yapılması zorunludur.
- YSK Başkanı ve Başkanvekilinin salt çoğunluk ve gizli oyla üyeler arasından seçilmesi gerekir.
- Yargıtay ve Danıştay'dan seçilen üyeler arasından ad çekme ile ikişer yedek üye ayrılmalıdır; YSK Başkanı ve Başkanvekili ad çekmeye girmemelidir.
- Seçim süresince ve seçimden sonra ortaya çıkan seçim konulu yolsuzluk, şikayet ve itirazlar YSK tarafından incelenip kesin karara bağlanmalıdır.
- TBMM üyeleri ile Cumhurbaşkanlığı seçim tutanaklarının YSK tarafından kabul edilmesi gerekir.
- YSK kararlarına karşı başka bir merciye başvuru yapılmamalıdır; bu kesinlik kuralı, yargı yoluna ayrı bir başvuruya izin vermez.
Seçimlerin genel yönetim ve denetimi: hangi sonuçları doğurur?
- YSK seçimlerin başlamasından bitimine kadar seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğüyle ilgili işlemleri yapar ya da yaptırır.
- Seçim süresince ve seçimden sonra ortaya çıkan seçim konulu yolsuzluk, şikayet ve itirazlar YSK tarafından kesin karara bağlanır.
- YSK kararlarına karşı başka bir merciye başvurulamaz; bu kararlar yargı yoluna başvurularak kaldırılamaz.
- TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçim tutanaklarının YSK tarafından kabul edilmesi, seçilmenin resmen tespiti niteliğindedir.
- Anayasa değişikliklerine ilişkin halkoylaması ve Cumhurbaşkanı seçiminin genel yönetimi milletvekili seçimine ilişkin hükümlere göre yürütülür.
- Diğer seçim kurullarının görev ve yetkileri kanunla düzenlenir; bu alanda kanun koyucu yetkilidir.
- YSK'nın oluşumuna ilişkin sayısal kurallara aykırı bir kurulun oluşturulması anayasaya aykırılık doğurur.
Yargıtay üyeleri ile danıştay üyeleri arasındaki fark nedir?
Altı asıl üye Yargıtay Genel Kurulunca kendi üyeleri arasından seçilir.
Beş asıl üye Danıştay Genel Kurulunca kendi üyeleri arasından seçilir.
Her iki gruptan ad çekme ile ikişer yedek üye ayrılır; yedek üyeler de kendi kurumlarından gelir.
YSK Başkanı ve Başkanvekili ile diğer üyeler arasındaki fark nedir?
Başkan ve Başkanvekili, üyeler arasından salt çoğunluk ve gizli oyla seçilir.
Diğer üyeler, kendi kurumlarının genel kurulunca seçilir ve yedek üye kurasına girer.
Başkan ve Başkanvekili ad çekme ile yedek üye ayrılmasına tabi tutulmaz.
Milletvekili seçimi ile cumhurbaşkanlığı seçimi arasındaki fark nedir?
TBMM üyelerinin seçim tutanaklarının kabulü YSK'ya aittir.
Cumhurbaşkanlığı seçim tutanaklarının kabulü de YSK'ya aittir.
Her iki seçim türünde de YSK tutanakları kabul eder; anayasa değişikliği halkoylaması ve Cumhurbaşkanı seçimi genel yönetimi milletvekili seçimine ilişkin hükümlere göre yürür.
YSK ile diğer seçim kurulları arasındaki fark nedir?
YSK, m.79 uyarınca anayasal düzeyde kurulmuş ve görevleri anayasada sayılmış kuruldur.
İl ve ilçe seçim kurulları, anayasanın öngördüğü ancak görev ve yetkileri kanunla belirlenen kurullardır.
Diğer seçim kurullarının yetkileri kanunla düzenlenir; bu kurulların kararlarına karşı yargı yolu ayrıca tartışılır, m.79/2 son cümlesi doğrudan YSK kararlarını kapsar.
Seçimlerin genel yönetim ve denetimi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- YSK'nın kararlarının idari ya da yargısal nitelikte olmasına göre kesinliğin değiştiğini düşünmek; m.79/2 her iki nitelik için kesinliği öngörür.
- Yedek üyelerin tamamının ad çekmeyle belirlendiğini sanmak; yalnız Yargıtay ve Danıştay'dan seçilen üyeler arasından ikişer yedek ayrılır.
- YSK Başkanı ve Başkanvekilinin ad çekmeye girdiğini varsaymak; metin bunların ad çekmeye girmeyeceğini açıkça belirtir.
- Diğer seçim kurullarının görev ve yetkilerini doğrudan m.79'dan çıkarmak; bunlar kanunla düzenlenir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- YSK'nın kararlarının kesinliği, idari ve yargısal ayrımı yapılsa bile, başka bir mercie başvurulamaması yönünde yorumlanmaktadır. (8. Daire, 1995/1345 E., 1995/1735 K., 30.05.1995)
- YSK kararlarının yargısal denetiminin Danıştay'da yapılamayacağı, m.79/2 son cümlesi gereğince kesinlik ilkesinin uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. (8. Daire, 1995/1345 E., 1995/1735 K., 30.05.1995)
Nasıl ispat edilir?
- YSK kararının kesin olduğunu ileri süren taraf, kararın YSK tarafından verildiğini ve konusunun m.79 kapsamındaki bir seçim işlemi ya da uyuşmazlığı olduğunu belgelerle ortaya koymalıdır.
- Seçim tutanaklarının kabulüne ilişkin iddiada, YSK kararı ve ilgili seçim tutanağı belgesiyle ispat yapılır.
- YSK üyelerinin seçimine ilişkin iddialarda, Yargıtay ve Danıştay genel kurul kararları ile ad çekme tutanakları belge olarak sunulur.
- YSK kararlarının yargı yoluna taşınamayacağı savunması, kararın m.79/2 kapsamında olduğunu gösteren belgelerle yapılır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2709 sayılı Anayasa m.67: Seçim hakkı ve seçimlerin yargı organlarının yönetimi ilkesiyle ilişkilidir; m.79 seçim yönetiminin kurumsal çerçevesini çizer.
- 2709 sayılı Anayasa m.80: Seçilen milletvekillerinin milleti temsil etmesi ilkesi, seçim tutanaklarının kabulünün sonucunu oluşturur.
- 2709 sayılı Anayasa m.81: Seçilen TBMM üyelerinin göreve başlamadan önce andiçmesi, seçim sürecinin tamamlanmasından sonraki aşamadır.
- 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun: Madde metninde anılan diğer seçim kurullarının (il ve ilçe seçim kurulları) görev ve yetkilerini düzenler.
Anayasa m.80 — Milletin temsili
Madde, TBMM üyelerinin hangi iradeyi temsil ettiğini belirler: seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün milleti temsil ederler. Maddenin düzenlediği konu, milletvekilinin temsil sıfatının kapsamı ve bu kapsamın sonucu olan temsili vekâlet ilkesidir. Madde, milletvekillerinin seçmenlerle ilişkisi bakımından TBMM üyelerinin tamamına uygulanır. Madde, milletvekilliği sıfatının kazanılmasını, andiçmeyi, bağdaşmayan işleri, yasama sorumsuzluğunu ve dokunulmazlığı, milletvekilliğinin düşmesini ve mali haklarını düzenlemez (m.75, m.81, m.82, m.83, m.84, m.86). Milletvekilliğinin sona ermesi ve seçmenlerin milletvekilini azletmesine ilişkin usul de bu maddede yer almaz (m.84).
Milletin temsili: hangi kavramlar bilinmeli?
- Bütün milletin temsili ilkesi
- Milletvekilinin, seçim bölgesinden ve kendisini seçenlerden bağımsız olarak tüm milletin yararını gözeterek hareket etmesini ifade eden anayasal ilkedir. Milletvekili, parti veya seçmen talimatıyla bağlı bir delege değildir.
- Temsili vekâlet teorisi
- Milletvekilinin seçmenlerin hukuken bağlayıcı emir ve talimatlarına bağlı olmadığı, temsilin seçmenlerle sınırlı bir vekâlet ilişkisi olmadığı teoridir. Türk Anayasası bu teoriyi benimsemiştir ve emredici vekâlet teorisini reddeder.
- Emredici vekâlet
- Seçmenlerin milletvekiline hukuken bağlayıcı talimat verebildiği ve vekilin bu talimata uymak zorunda olduğu teoridir. Madde bu teoriyi dışlar.
- Azil (recall)
- Seçmenlerin seçilmiş milletvekilini yasama dönemi içinde görevden alması anlamına gelir. Temsili vekâlet ilkesinin sonucu olarak Türkiye'de seçmenlerin böyle bir yetkisi yoktur.
Milletin temsili: hangi şartlar aranır?
- Milletvekilinin, seçildiği bölgeyi temsil etmekle sınırlı kalmayıp tüm milleti temsil ettiği kabul edilmelidir.
- Milletvekilinin kendisini seçenlerin istek ve talimatlarıyla hukuken bağlı tutulmadığı gözetilmelidir.
- Milletvekilinin seçmenler tarafından yasama dönemi içinde azledilemeyeceği dikkate alınmalıdır.
- Milletvekilinin serbest iradesiyle karar verebilmesi için seçmen talimatlarının hukuki bağlayıcılığı bulunmamalıdır; seçmenlerin bu talepleri yalnızca siyasi nitelikte iletmesi mümkündür.
Milletin temsili: hangi sonuçları doğurur?
- Seçmenler milletvekiline hukuken bağlayıcı emir ve talimat veremez.
- Seçmenler milletvekilini yasama dönemi içinde azledemez.
- Milletvekili, seçildiği bölge veya kendisini seçenler yerine tüm milletin yararını gözeterek karar verir.
- Milletvekilinin istifa etme hakkı mevcuttur; bu hak temsil ilkesi ile çelişmez.
- Seçmenlerin isteklerini milletvekiline iletmesi mümkündür, ancak bu iletim hukuki bağlayıcılık doğurmaz.
- Milletvekilinin partisinden istifa etmesi veya parti değiştirmesi, milletvekilliği sıfatını etkilemez.
Bütün milletin temsili ile bölge veya seçmen temsili arasındaki fark nedir?
Milletvekili tüm milleti temsil eder ve kararını ulusal yarar ekseninde alır.
Milletvekili seçim bölgesinin veya kendisini seçenlerin çıkarını ön planda tutar ve onların talimatına bağlıdır.
Anayasa birincisini benimsemiştir; ikinci model bağlayıcı nitelik taşıyan talimat ve azil yetkisine dayandığı için Türkiye'de geçerli değildir.
Temsili vekâlet ile emredici vekâlet arasındaki fark nedir?
Seçmen milletvekiline hukuken bağlayıcı talimat veremez; vekil, bağımsız iradesiyle karar verir.
Seçmen milletvekiline bağlayıcı talimat verebilir ve vekil bu talimata uymak zorundadır.
Türkiye'de emredici vekâlet yasaktır; seçmenlerin talimatı yalnızca bilgilendirici ve siyasi nitelikte kalır.
Seçmenin isteğini iletmesi ile seçmenin talimat vermesi arasındaki fark nedir?
Seçmen görüş, istek ve beklentilerini milletvekiline iletebilir; bu iletim serbesttir.
Seçmenin talimatı milletvekilini hukuken bağlar ve uyulması zorunlu olur.
Yalnız birincisi hukuka uygundur; ikincisi maddenin koruduğu bağımsızlığa aykırıdır ve hukuki sonuç doğurmaz.
Milletvekili istifası ile seçmen azli arasındaki fark nedir?
Milletvekili kendi iradesiyle milletvekilliğinden istifa edebilir.
Seçmenler, yasama dönemi içinde milletvekilini görevden alamaz.
İstifa hakkı bulunduğu için milletvekilinin görevi sona erdirilebilir; azil yetkisi olmadığı için seçmen bunu sağlayamaz.
Milletin temsili: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Milletvekilinin seçim bölgesini temsil ettiğini, bölge çıkarını öncelikli sayan bir yorum yapmak; madde bütün milleti temsil ettiği için bu yorum yanlıştır.
- Seçmenlerin milletvekiline emir ve talimat verebileceğini veya onu azledebileceğini varsaymak; madde bu yetkileri dışlar.
- Milletvekilinin partisinden istifa etmesini veya parti değiştirmesini milletvekilliğinin sona ermesi olarak değerlendirmek; bu durum temsil sıfatını etkilemez, ayrıca m.84'teki düşme hallerine bakmak gerekir.
- Seçmen isteklerini iletmesini bağlayıcı talimat saymak; istek iletilebilir, ancak hukuki bağlayıcılık doğurmaz.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Temsili vekâlet ilkesinin, milletvekilinin parti veya seçmen talimatlarına karşı serbest iradesini koruyan bir ilke olarak anlaşıldığı kabul edilmektedir.
- Milletvekilinin partisinden istifa etmesi veya parti değiştirmesinin milletvekilliği sıfatını etkilemediği kabul edilmektedir.
- Seçmenlerin milletvekiline isteklerini iletmesinin demokratik sürecin bir parçası olduğu, ancak bağlayıcı talimat niteliği taşımadığı kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Milletvekilinin seçmen talimatıyla hareket etmeye zorlandığını ileri süren taraf, bu zorlamanın varlığını ve hukuki bağlayıcılık iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.
- Seçmenin milletvekiline bağlayıcı talimat verdiği iddiası, yazılı talimat veya bağlayıcılığı gösteren belgeyle ispatlanabilir; sözlü ve siyasi nitelikteki istekler hukuki bağlayıcılık doğurmaz.
- Milletvekilinin istifa ettiği veya parti değiştirdiği iddiası, istifa dilekçesi, parti üyelik kaydı veya TBMM kayıtlarıyla ispatlanır.
- Milletvekilinin azledildiği iddiası ileri sürülürse, bu iddiayı ileri süren taraf azil yetkisinin varlığını hukuki dayanakla göstermek zorundadır; madde bu yetkiyi tanımaz.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2709 sayılı Kanun m.81: Andiçme yükümlülüğünü düzenler. Andın, milletvekilinin tüm milleti gözeterek görev yapması ilkesiyle bağlantılı olduğu belirtilir, ancak andiçmenin milletvekilliği sıfatını kazandırmadığı kabul edilir.
- 2709 sayılı Kanun m.84: Milletvekilliğinin düşmesi hallerini düzenler. Seçmenin azil yetkisi bulunmadığı için milletvekilliğinin sona ermesi bu maddede sayılan hallerle sınırlıdır.
- 2709 sayılı Kanun m.75: TBMM'nin genel oyla seçilen milletvekillerinden oluştuğunu düzenler; bütün milletin temsili ilkesi bu seçilmiş milletvekillerinin konumuna uygulanır.
Anayasa m.81 — Andiçme
Madde, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin göreve başlarken yapacakları andın metnini düzenler. Andın içeriği, devletin bağımsızlığı ve bölünmez bütünlüğü, milletin egemenliği, hukuk devleti, demokratik ve laik cumhuriyet, Atatürk ilke ve inkılapları, insan haklarına saygı ve Anayasaya sadakat gibi ilkeleri kapsar. Madde, andın ulusal egemenlik ilkesini ve Anayasaya bağlılığı kapsayacak biçimde kurulmasını öngörür ve bu yükümlülüğün kime yönelik olduğunu belirtir. Andın yerine getirilme usulünü, andiçmeyen milletvekilinin görev başlatamayacağı sonucunu ve Meclis içtüzüğündeki ayrıntıları düzenlemez (İçtüzük ve Anayasa hükümlerinin bu konudaki uygulaması ayrıca değerlendirilir). Milletvekilliğiyle bağdaşmayan işleri (m.82), yasama sorumsuzluğunu ve yasama dokunulmazlığını (m.83) ve milletvekilliğinin düşmesini (m.84) bu madde düzenlemez.
Andiçme: hangi kavramlar bilinmeli?
- And (andiçme)
- Milletvekilinin göreve başlarken Anayasada belirtilen metni söyleyerek üstlendiği manevi bağlılık taahhüdüdür. Andın metni madde metninde tam olarak verilmiştir.
- Milletvekilliği sıfatı
- Seçimle kazanılan bir sıfattır ve andiçmeye bağlı değildir. Andiçmemiş olmak sıfatı ortadan kaldırmaz; ancak göreve başlamayı engeller.
- Anayasaya sadakat
- Andın son bölümünde yer alan, milletvekilinin Anayasa düzenine bağlılığını ifade eden yükümlülüktür.
- Milletin kayıtsız ve şartsız egemenliği
- Egemenliğin millete ait olması ve hiçbir kişi, zümre veya organa devredilemez nitelikte bulunması ilkesidir; andın temel öğelerinden biridir.
Andiçme: hangi şartlar aranır?
- Andiçme işleminin, milletvekilinin göreve başladığı sırada ve madde metnindeki biçimde yapılması gerekir.
- And metninin, madde metninde yazılı ifadelerle birebir söylenmesi ve "büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine andiçerim" sözleriyle tamamlanması gerekir.
- Andın içeriğinde yer alan ilkelerin (devletin varlığı ve bağımsızlığı, bölünmez bütünlük, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliği, hukukun üstünlüğü, demokratik ve laik cumhuriyet, Atatürk ilke ve inkılapları, insan haklarından yararlanma ülküsü ve Anayasaya sadakat) korunacağının taahhüt edilmesi gerekir.
Andiçme: hangi sonuçları doğurur?
- Milletvekili, usulüne uygun olarak andiçmeden Meclis çalışmalarına katılamaz ve kanun teklifi veya önerge veremez.
- Andiçmemiş milletvekili, milletvekili sıfatından doğan dokunulmazlık ve maaş gibi haklarını korur; andiçme eksikliği bu hakları kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
- Andın metni eksik veya farklı ifade edilirse usulüne uygun andiçme gerçekleşmemiş sayılır.
Milletvekilliği sıfatı ile göreve başlama arasındaki fark nedir?
Milletvekilliği sıfatı seçimle kazanılır ve andiçmeye bağlı değildir.
Göreve başlama, andiçme işlemine bağlıdır; andiçmemiş milletvekili Meclis çalışmalarına katılamaz.
Andiçmemiş milletvekili dokunulmazlık ve maaş gibi sıfatından doğan haklardan yararlanmaya devam eder, ancak kanun teklifi verme, önerge verme ve komisyon çalışmalarına katılma gibi görevleri yerine getiremez.
Mazeretsiz andiçmeyen ile mazeretle andiçmeyen arasındaki fark nedir?
Mazeretsiz olarak andiçmeye gelmeyen veya usulüne uygun andiçmeyen milletvekili, göreve başlamamış sayılır.
Meşru bir mazeretle andiçmeye gelinemeyen durumda ise milletvekili göreve başlamamış sayılmaz.
Mazeretsiz andiçmeyen milletvekili beş birleşim sürdüğünde milletvekilliği devamsızlık nedeniyle düşürülebilir.
Andiçme: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Andiçmenin milletvekilliği sıfatını kazandırdığını sanmak; milletvekilliği seçimle kazanılır, andiçme yalnızca göreve başlamayı sağlar.
- Andiçmemiş milletvekilinin dokunulmazlıktan da yoksun kaldığını varsaymak; andiçmemiş milletvekili dokunulmazlıktan yararlanmaya devam eder.
- Andın metninde yer alan ilkeleri eksik veya değiştirilmiş biçimde söylemeyi usulüne uygun kabul etmek; andın metni madde metnindeki biçimde söylenmelidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Andiçmemiş milletvekilinin dokunulmazlıktan ve maaştan yararlanmaya devam ettiği kabul edilmektedir; andiçme eksikliği sıfatı ortadan kaldırmaz.
Nasıl ispat edilir?
- Andiçmenin yapıldığını ispat yükü, andiçmenin tutanağa geçirilmesi yoluyla Meclis kayıtlarıyla ortaya konur; resmi tutanak en güçlü delildir.
- Mazeretsiz andiçmeye gelmeme veya usulüne uygun andiçmeme iddiası, Meclis tutanakları ve yoklama kayıtlarıyla ispatlanır.
- Andiçmemiş olduğunu ileri süren taraf, andiçmenin yapılmadığını Meclis kayıtlarıyla göstermek zorundadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2709 sayılı Kanun m.80: Milletin temsili ilkesini düzenler; andın Anayasaya sadakat taahhüdü ile birlikte okunduğunda milletvekilinin bütün milleti temsil ettiği ilkesi andın içeriğine yansır.
- 2709 sayılı Kanun m.82: Milletvekilliğiyle bağdaşmayan işleri düzenler; andın ardından yürütülen görevlerin sınırını belirler, ancak bu madde andiçme ile değil bağdaşmazlıkla ilgilidir.
- 2709 sayılı Kanun m.83: Yasama dokunulmazlığını düzenler; andiçmemiş milletvekilinin dokunulmazlıktan yararlanmaya devam ettiğini gösteren ilişkili hükümdür.
Anayasa m.82 — Üyelikle bağdaşmayan işler
Madde, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin hangi kamu ve özel kuruluşlarda görev alamayacağını, kimin vekili olamayacağını, hangi işleri kabul edemeyeceğini ve hangi geçici görevleri alamayacağını düzenler. Ayrıca yürütme organının teklif, inha, atama veya onamasına bağlı işlerle görevlendirilme yasağını ve milletvekilliğiyle bağdaşmayan diğer görev ve işlerin kanunla belirlenmesi yetkisini içerir. Kural, TBMM üyeleri için geçerlidir. Düzenlemediği konular arasında milletvekilliğinin düşmesi usulü (m.84), yasama dokunulmazlığı (m.83), milletvekilliği ile bağdaşmayan işlerin ayrıntısını belirleyen 3069 sayılı Kanun ve bağdaşmazlığa aykırılığın yaptırımı bulunur; bu konularda ayrıca ilgili kanun ve Anayasa maddelerine bakılmalıdır.
Üyelikle bağdaşmayan işler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yasama bağdaşmazlığı (teşrii imtizaçsızlık)
- Milletvekilliği sıfatının belirli kamu görevleri, özel görevler ve işlerle birlikte yürütülememesi durumudur. Madde, bu bağdaşmazlığın kapsamını Anayasada ve kanunla belirler.
- Yönetim ve denetim kurulu
- Maddede sayılan tüzel kişilerin yönetim organı ile denetim organıdır. Milletvekilinin bu kurullarda görev alması, madde kapsamındaki kuruluşlar bakımından yasaktır.
- Taahhüt işi
- Bir kişinin belirli bir iş yapma karşılığında üstlendiği edimdir. Madde, milletvekilinin bu tür işleri doğrudan veya dolaylı olarak kabul etmesini yasaklar.
- Yürütme organının teklif, inha, atama veya onaması
- Bir işin yürütme organının iradesine bağlı olarak verilmesi, onaylanması ya da atanması anlamına gelir. Bu tür işler, Resmî veya özel olsun, milletvekiline verilemez.
- Geçici görev
- Bakanlar Kurulunca verilen, belirli konuda ve sınırlı süreli görevdir. Mülga ikinci cümleden sonra bu tür geçici görevlere ilişkin kayıt metinde yer almamaktadır.
Üyelikle bağdaşmayan işler: hangi şartlar aranır?
- Milletvekilinin, madde sayılan kamu tüzel kişilerinde, devletin veya kamu tüzel kişilerinin doğrudan ya da dolaylı katıldığı teşebbüs ve ortaklıklarda, kanunla özel gelir kaynakları ve özel imkânları sağlanmış kamu yararına dernekler ile devletten yardım alan ve vergi muafiyeti bulunan vakıflarda, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında, sendikalarda ve bunların üst kuruluşlarında görev almaması gerekir.
- Milletvekilinin, madde sayılan kuruluşların yönetim ve denetim kurullarında görev almaması ve bu kuruluşların vekili olmaması gerekir.
- Milletvekilinin herhangi bir taahhüt işini doğrudan veya dolaylı olarak kabul etmemesi gerekir.
- Milletvekilinin temsilcilik veya hakemlik yapmaması gerekir.
- Milletvekilinin, yürütme organının teklif, inha, atama veya onamasına bağlı Resmî veya özel herhangi bir işle görevlendirilmemesi gerekir.
- Milletvekilliği ile bağdaşmayan diğer görev ve işlerin kanunla düzenlenmiş olması gerekir; bu düzenleme Anayasa değişikliği gerektirmeden kanunla yapılabilir.
Üyelikle bağdaşmayan işler: hangi sonuçları doğurur?
- Madde kapsamındaki kuruluşlarda yönetim veya denetim kurulunda görev alan milletvekili, bu yasağa aykırı davranmış olur; yaptırım ve milletvekilliğinin düşmesi usulü Anayasanın 84. maddesi ile ilgilidir.
- Milletvekili, sayılan kuruluşların vekili olamaz; vekillik ilişkisi kurması bu yasağı ihlal eder.
- Milletvekili herhangi bir taahhüt işini doğrudan veya dolaylı olarak kabul ederse madde ihlal edilmiş olur.
- Yürütme organının teklif, inha, atama veya onamasına bağlı bir iş verildiğinde, bu iş Resmî veya özel nitelikte olsa dahi milletvekili görevlendirilemez.
- Bakanlar Kurulunca verilecek geçici bir görevin kabulü ayrı bir hükümle düzenlenmiş olup, metinde mülga ikinci cümlede yer alan ve Meclisin kararına bağlı olan kayıt artık yürürlükte değildir.
- Milletvekilliğiyle bağdaşmayan diğer görev ve işler kanunla düzenlendiğinde, bu görev veya işlerin kabulü de bağdaşmazlık oluşturur.
- Madde hükümleri emredicidir; bunlara aykırı sözleşme veya kayıt hükümsüzdür.
Devlet ve kamu tüzel kişileri ile özel hukuk kuruluşları arasındaki fark nedir?
Devlet ve diğer kamu tüzel kişilerinde ve bunlara bağlı kuruluşlarda görev alma yasağı, kamu kurumu niteliğini taşıyan yapılarla sınırlı değildir.
Dernek, vakıf, sendika gibi özel hukuk tüzel kişilerinde yasak, yalnızca madde metninde sayılan belirli kurumlar ve belirli koşullar (kanunla özel gelir kaynakları ve imkânların sağlanması, devletten yardım alınması, vergi muafiyeti, kamu kurumu niteliği) bakımından geçerlidir.
Her özel hukuk tüzel kişisinde değil, yalnızca metinde belirtilen nitelikteki kuruluşlarda milletvekili görev alamaz.
Yönetim kurulu görevi ile vekillik, taahhüt ve temsilcilik-hakemlik arasındaki fark nedir?
Yönetim ve denetim kurullarında görev alma ile bu kuruluşların vekili olma yasağı, kuruluşun organ yapısına bağlı bir yasaktır.
Taahhüt işi, temsilcilik ve hakemlik yasağı ise kuruluşun organ yapısına bakılmaksızın iş ilişkisine dayanır.
Bir kuruluşta organ görevi bulunmasa bile taahhüt işi kabul edilirse veya temsilcilik ya da hakemlik yapılırsa yasak ihlal edilmiş olur.
Yürütme organının işi ile kanunla bağdaşmazlık arasındaki fark nedir?
Yürütme organının teklif, inha, atama veya onamasına bağlı işler Anayasanın ikinci fıkrasında doğrudan yasaklanmıştır.
Milletvekilliğiyle bağdaşmayan diğer görev ve işler ise kanunla belirlenir.
Yürütme iradesine bağlı işler Anayasa gereği yasaktır; diğer bağdaşmazlıklar kanunun belirlediği ölçüde geçerlidir.
Üyelikle bağdaşmayan işler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Anayasanın 82. maddesindeki yasağı, sadece kamu kurumlarıyla sınırlı sanmak; metinde sayılan özel hukuk kuruluşları da kapsama girer ve yalnızca belirli koşullar altında yasak uygulanır.
- Yönetim kurulu görevi olmadan da taahhüt işi, temsilcilik veya hakemlik yasağının ihlal edilebileceğini gözden kaçırmak.
- Yürütme organının teklif, inha, atama veya onamasına bağlı işleri, yalnızca Resmî işlerle sınırlı saymak; metin 'resmî veya özel herhangi bir iş' der.
- Mülga ikinci cümleyi (Meclis kararına bağlı geçici görev kaydı) hâlâ yürürlükteymiş gibi uygulamak; 21/1/2017 tarihli değişiklikle bu kayıt metinden çıkarılmıştır.
- Milletvekilliği ile bağdaşmayan işlerin tamamını Anayasa maddesinde aramak; diğer bağdaşmazlıklar kanunla belirlenir.
- Milletvekilliğinin düşme usulünü bu maddenin içinde aramak; yaptırım 84. maddede düzenlenmiştir.
Nasıl ispat edilir?
- Bağdaşmazlık iddiasını ileri süren taraf, milletvekilinin ilgili kuruluşta görev aldığını, vekil olduğunu, taahhüt işi kabul ettiğini ya da temsilcilik veya hakemlik yaptığını ispatla yükümlüdür; bu, tescil kayıtları, sözleşme ve görev belgeleriyle gösterilebilir.
- Yürütme organının teklif, inha, atama veya onamasına bağlı bir işle görevlendirme iddiasında, işin yürütme iradesine bağlı olduğunu gösteren atama veya onay belgesi ispat aracıdır.
- Milletvekilinin dolaylı taahhüt işi iddiasında, işin fiilen başka bir kişi üzerinden yürütüldüğünü gösteren deliller (yazışma, ödeme kayıtları, tanık beyanları) önem taşır; savunma tarafı bu iddiayı çürütmekle yükümlüdür.
- Milletvekilliğiyle bağdaşmayan diğer görev ve işlerde, ilgili kanunun bu işi kapsadığını ortaya koymak gerekir; kanunun kapsamı ispat konusu değil, hukuki değerlendirme konusudur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2709 sayılı Kanun m.84: Bağdaşmazlık hükümlerine aykırı davranışın yaptırımını, yani milletvekilliğinin düşmesi usulünü düzenler. Bu madde ile birlikte okunmalıdır.
- 2709 sayılı Kanun m.83: Yasama sorumsuzluğu ve yasama dokunulmazlığını düzenler; yasama bağdaşmazlığı ile karıştırılmamalıdır.
- 3069 sayılı TBMM Üyeliği ile Bağdaşmayan İşler Hakkında Kanun: Anayasanın son fıkrası uyarınca milletvekilliği ile bağdaşmayan diğer görev ve işleri ayrıntılı olarak belirleyen kanundur.
- 2709 sayılı Kanun m.106: Milletvekilliği ile Cumhurbaşkanı yardımcılığı ve bakanlık arasındaki bağdaşmazlığı düzenler; bu bağdaşmazlık madde kapsamı dışında ayrıca belirlenmiştir.
Anayasa m.83 — Yasama dokunulmazlığı
Anayasanın 83. maddesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin iki ayrı bağışıklık rejimini düzenler: birinci fıkrada yasama sorumsuzluğu (oy, söz ve düşüncelerden dolayı Meclis dışında sorumsuzluk), ikinci ve üçüncü fıkralarda yasama dokunulmazlığı (suç isnadıyla tutulma, sorguya çekilme, tutuklanma ve yargılanma yasağı; ceza hükmünün infazının üyelik sona erene kadar ertelenmesi; tekrar seçilenler bakımından dokunulmazlığın yeniden kaldırılması) ile siyasi parti gruplarında dokunulmazlık görüşmesi yasağını. Madde, TBMM üyelerine uygulanır. Üyelik sıfatının kazanılması, dokunulmazlığın kaldırılmasına ilişkin Meclis usulü (Karma Komisyon, Genel Kurul oylaması, Anayasa Mahkemesi'ne itiraz) ve yasama dokunulmazlığının kaldırılmasının sonuçları maddede ayrıca düzenlenmez; bunlar İçtüzük ve ilgili kanun hükümlerine bırakılmıştır. Milletvekili seçilmeye engel hallere ve milletvekilliğinin sona ermesine ilişkin kurallar Anayasa'nın 76. ve 84. maddelerinde yer alır.
Yasama dokunulmazlığı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yasama sorumsuzluğu
- Milletvekilinin Meclis çalışmaları sırasında yaptığı oy, söz ve düşünce açıklamalarından dolayı hukuki ve cezai sorumluluğa çekilememesidir. Korumanın kapsamı oy, söz ve düşünce ile sınırlıdır; bu nitelikte olmayan fiiller (örneğin yaralama veya öldürme) korumanın dışındadır.
- Yasama dokunulmazlığı
- Milletvekilinin suç isnadıyla tutulması, sorguya çekilmesi, tutuklanması ve yargılanmasının Meclis kararına bağlanmasıdır. Yalnızca ceza kovuşturmasına karşı koruma sağlar ve geçicidir; yasama sorumsuzluğundan ayrı bir kurumdur.
- Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali
- Dokunulmazlığın kendiliğinden işlemediği istisnalardan biridir. Bu halde yetkili makam durumu hemen ve doğrudan doğruya TBMM'ye bildirmek zorundadır; Meclis kararı aranmaksızın işlem yapılabilir.
- Anayasa m.14 halleri
- Anayasanın 14. maddesinde sayılan, devletin bütünlüğünü bozmayı, Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı, temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya geniş biçimde sınırlanmasını amaçlayan faaliyetlerdir. Dokunulmazlığın istisnası olabilmesi için seçimden önce soruşturmaya başlanmış olması gerekir.
- İnfaza karşı koruma
- Milletvekili hakkındaki kesinleşmiş bir ceza hükmünün infazının, üyelik sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesidir. Bu koruma yalnızca milletvekili seçilmeye engel olmayan mahkumiyetler için geçerlidir.
Yasama dokunulmazlığı: hangi şartlar aranır?
- Yasama sorumsuzluğunun doğması için eylemin Meclis çalışmaları sırasında yapılmış olması gerekir.
- Yasama sorumsuzluğunun doğması için eylemin oy, söz veya düşünce açıklaması niteliğinde olması gerekir.
- Yasama sorumsuzluğunun doğması için o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisçe, oy, söz veya düşüncenin Meclis dışında tekrarlanmamasına ilişkin başka bir karar alınmamış olması gerekir.
- Yasama dokunulmazlığının doğması için milletvekilinin seçimden önce veya sonra bir suç işlediğinin ileri sürülmüş olması gerekir.
- Dokunulmazlığın kapsamındaki işlemlerin (tutma, sorguya çekme, tutuklama, yargılama) yapılabilmesi için Meclisin kararının alınmış olması gerekir.
- Ağır cezayı gerektiren suçüstü halinde veya seçimden önce soruşturmaya başlanmış olmak kaydıyla Anayasa m.14 hallerinde dokunulmazlık uygulanmaz; ancak yetkili makamın durumu hemen ve doğrudan doğruya TBMM'ye bildirmesi zorunludur.
- Seçimden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün infazı için üyelik sıfatının sona ermesi beklenmelidir; bu süre içinde zamanaşımı işlemez.
- Tekrar seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için Meclisin yeniden dokunulmazlığı kaldırması gerekir.
Yasama dokunulmazlığı: hangi sonuçları doğurur?
- Milletvekili hakkında suç isnadıyla Meclis kararı alınmadan tutma, sorguya çekme, tutuklama veya yargılama yapılamaz.
- Dokunulmazlığın kaldırılmasına karar verilirse milletvekili tutulabilir, tutuklanabilir, sorguya çekilebilir ve yargılanabilir; bu karar milletvekilliğini sona erdirmez.
- Seçimden önce veya sonra verilmiş ceza hükmünün infazı üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır ve bu süre içinde zamanaşımı işlemez.
- Ağır cezayı gerektiren suçüstü halinde veya Anayasa m.14 hallerinde yetkili makam durumu hemen ve doğrudan doğruya TBMM'ye bildirmek zorundadır.
- Tekrar seçilen milletvekili hakkında Meclis yeniden dokunulmazlığı kaldırmadıkça soruşturma veya kovuşturma yapılamaz.
- Sorumsuzluk kapsamındaki bir oy, söz veya düşünce nedeniyle hukuki veya cezai sorumluluk doğmaz.
- Yaralama veya öldürme gibi oy, söz ve düşünce niteliği taşımayan fiiller yasama sorumsuzluğu kapsamında değildir ve bu fiiller için sorumluluk doğar.
- Siyasi parti gruplarınca yasama dokunulmazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz; bu yasağa aykırı işlem hükümsüz kabul edilir.
Yasama sorumsuzluğu ile yasama dokunulmazlığı arasındaki fark nedir?
Yasama sorumsuzluğu (1. fıkra), oy, söz ve düşünceden dolayı hukuki ve cezai sorumluluğu kapsar ve Meclis dışında tekrarlanmasına karar verilmedikçe kalıcıdır.
Yasama dokunulmazlığı (2. ve 3. fıkra), suç isnadıyla yapılan tutma, sorguya çekme, tutuklama ve yargılamaya karşı yalnızca ceza kovuşturması yönünde geçici bir korumadır.
Sorumsuzluk kaldırılamaz ve milletvekilliği sona erdikten sonra da devam eder; dokunulmazlık ise Meclis kararıyla kaldırılabilir ve milletvekilliği ile sınırlıdır.
Ağır cezayı gerektiren suçüstü ile seçimden önce soruşturmaya başlanmış Anayasa m.14 hali arasındaki fark nedir?
Ağır cezayı gerektiren suçüstü halinde dokunulmazlık işlemez.
Anayasa m.14 hallerinde ise seçimden önce soruşturmaya başlanmış olması aranır.
Bu iki halde Meclis kararı aranmadan işlem yapılabilir; yetkili makam yine de durumu hemen ve doğrudan doğruya TBMM'ye bildirmek zorundadır.
Seçimden önce veya sonra işlenen suç ile tekrar seçilen milletvekili arasındaki fark nedir?
Milletvekilinin seçimden önce veya sonra işlediği suçta dokunulmazlık hem seçim öncesi hem seçim sonrası suçlar için geçerlidir.
Tekrar seçilen milletvekili hakkında ise soruşturma ve kovuşturma, Meclisin yeniden dokunulmazlığı kaldırmasına bağlıdır.
Önceki dönemde dokunulmazlığı kaldırılmış olan kişi yeniden seçilirse, yeni dönemde dokunulmazlık yeniden doğar ve Meclis yeniden karar vermelidir.
Ceza hükmünün verilmesi ile infaza karşı koruma arasındaki fark nedir?
Dokunulmazlık, ceza kovuşturmasını durdurur.
İnfaza karşı koruma ise verilmiş bir ceza hükmünün infazını erteler.
Hükmün infazı üyelik sona erene kadar ertelenir, ancak yalnızca milletvekili seçilmeye engel olmayan mahkumiyetler için geçerlidir.
Yasama dokunulmazlığı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yasama sorumsuzluğunu oy, söz ve düşünce dışındaki fiillere, örneğin Meclis içinde yapılan bir yaralamaya, teşmil etmek.
- Yasama dokunulmazlığını kalıcı bir sorumsuzluk gibi yorumlamak; dokunulmazlığın Meclis kararıyla kaldırılabildiğini ve milletvekilliği sona erince geçtiğini gözden kaçırmak.
- Yasama sorumsuzluğunu, Meclis dışında tekrarlanmasına karar verilmiş olsa bile korunuyormuş gibi görmek; Meclisçe karar alınmışsa koruma bu sözler bakımından ortadan kalkar.
- Ağır cezayı gerektiren suçüstü halinde Meclis kararı aramak; bu halde işlem yapılabilir, yalnızca TBMM'ye derhal bildirim zorunludur.
- Tekrar seçilen milletvekili için önceki dönemdeki kaldırma kararının yeni dönemde de geçerli olduğunu varsaymak; yeni dönemde Meclisin yeniden karar vermesi gerekir.
- Dokunulmazlığı kovuşturma ile soruşturmayı birbirine karıştırmak; soruşturma işlemleri (deliller toplanması, iddianame düzenlenmesi) yapılabilir, kovuşturma ise durdurulur.
- Dokunulmazlığı hukuk davalarında da uygulamak; yasama dokunulmazlığı ceza yargılamasına ilişkindir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yasama dokunulmazlığının kapsamı, kaldırılmadıkça ceza yargılaması ile sınırlı tutulmakta; hukuk mahkemelerinde milletvekillerine karşı hukuk davası açılabileceği kabul edilmektedir. (İkinci Bölüm, 2013/9895 E., 02.01.2014)
- Yasama dokunulmazlığı bulunan sanık hakkında kamu davası yönünden durma kararı verilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (1. Ceza Dairesi, 2023/6809 E., 2024/1719 K., 14.03.2024)
- Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen milletvekilinin, Meclisin kararı olmadıkça tutulamayacağı, sorguya çekilemeyeceği, tutuklanamayacağı ve yargılanamayacağı hükmünün uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. (2. Daire, 2002/1232 E., 2003/31 K., 15.01.2003)
- Yasama dokunulmazlığı kapsamında olmayan fiiller bakımından yasama sorumsuzluğunun uygulanmayacağı kabul edilmektedir. (Birinci Bölüm, 2013/9894 E., 02.01.2014)
- Ağır cezayı gerektiren suçüstü halinde yasama dokunulmazlığının uygulanmayacağı ve bu konuda 14. madde hallerinin ayrıca aranması gerektiği kabul edilmektedir. (3. Ceza Dairesi, 2023/22679 E., 2025/11023 K., 15.04.2025; 3. Ceza Dairesi, 2023/12643 E., 2025/7518 K., 11.03.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Dokunulmazlığın varlığını ileri süren milletvekili, milletvekilliği sıfatını ve seçim tarihini gösteren resmi belgelerle (TBMM kayıtları, seçim kurulu kararı) bu durumu ispatlar.
- Sorumsuzluk savunmasını ileri süren taraf, eylemin Meclis çalışmaları sırasında ve oy, söz veya düşünce niteliğinde yapıldığını Meclis tutanakları ile ispatlar.
- Meclisçe Meclis dışında tekrarlanmama yönünde karar alındığını ileri süren taraf bu kararı Genel Kurul veya Başkanlık Divanı kayıtlarıyla ispatlar; böyle bir karar yoksa sorumsuzluk savunması devam eder.
- Ağır cezayı gerektiren suçüstü halini ileri süren yetkili makam, durumu TBMM'ye bildirdiğini bildirim belgesiyle ispatlar.
- Seçimden önce soruşturmaya başlanmış olma koşulu, soruşturma kaydıyla ispatlanır; bu kayıt yoksa Anayasa m.14 istisnasına dayanılamaz.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2709 sayılı Kanun m.14: Anayasanın 14. maddesinde sayılan hallerin dokunulmazlığın istisnası olarak uygulanmasına kaynaklık eder; seçimden önce soruşturmaya başlanmış olma koşulu bu maddeye bağlıdır.
- 2709 sayılı Kanun m.76: Milletvekili seçilmeye engel mahkumiyetleri düzenler; infazın ertelenmesinin yalnızca seçilmeye engel olmayan mahkumiyetler bakımından geçerli olmasının dayanağıdır.
- 2709 sayılı Kanun m.84: Milletvekilliği sıfatının sona ermesini düzenler; infazın ertelenmesinin bağlandığı üyelik sona erme anının belirlenmesinde ilgilidir.
Anayasa m.84 — Milletvekilliğinin düşmesi
Anayasa'nın 84. maddesi, milletvekilliğinin yasama dönemi içinde hangi hallerde sona ereceğini düzenler: istifa, kesin hüküm giyme ve kısıtlanma, milletvekilliğiyle bağdaşmayan bir görev veya hizmette ısrar ve Meclis çalışmalarına devamsızlık. Her hal için düşme anının ve karar usulünün farklı olduğu, maddenin dört fıkrasına ayrı ayrı yansıdığı bir düzenlemedir. Madde TBMM üyelerine uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: yasama dokunulmazlığının kaldırılması ve buna karşı iptal başvurusu (m.83, m.85), milletvekilliğinin Cumhurbaşkanı seçilme veya Bakan/Cumhurbaşkanı Yardımcısı atanması yoluyla sona ermesi (m.101, m.106), ödenek ve yolluk işleri (m.86) ile düşme kararlarının Anayasa Mahkemesi'nde iptali (m.85).
Milletvekilliğinin düşmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Üyeliğin düşmesi
- Milletvekilinin yasama dönemi sürerken milletvekilliği sıfatını kendiliğinden ya da Meclis kararıyla yitirmesidir. Düşme, dönem sonu dışında bir nedenle sıfatın sona ermesini ifade eder.
- Başkanlık Divanı tespiti
- İstifanın geçerli olup olmadığının TBMM Başkanlık Divanınca belirlenmesidir. Genel Kurul kararı bu tespitten sonra verilir.
- Kesin hüküm
- Milletvekili seçilmeye engel bir suçtan dolayı verilmiş ve kesinleşmiş mahkeme kararıdır. Milletvekilliğinin düşmesi için her kesin ceza hükmü yeterli değildir; suçun seçilmeye engel nitelikte olması gerekir.
- Milletvekilliğiyle bağdaşmayan görev veya hizmet
- Anayasa'nın 82. maddesinde sayılan, milletvekilliği ile birlikte yürütülemeyecek görev ve hizmetlerdir. Bu görevin sürdürülmesinde ısrar edilmesi düşme nedenidir.
- Devamsızlık
- Bir ay içinde özürsüz veya izinsiz olarak toplam beş birleşim gününde Meclis çalışmalarına katılmamaktır. Eşik toplam birleşim gün sayısı ile belirlenir, ardışıklık aranmaz.
- Üye tamsayısının salt çoğunluğu
- Meclis üye tam sayısının yarısından bir fazlasıdır. Toplantıya katılanların çoğunluğu bu oranın yerine geçmez.
Milletvekilliğinin düşmesi: hangi şartlar aranır?
- İstifa halinde, istifa dilekçesinin TBMM Başkanlık Divanınca geçerli bulunmuş olması gerekir ve düşme TBMM Genel Kurulunun kararıyla kararlaştırılır.
- Kesin hüküm veya kısıtlama halinde, bu husustaki kesin mahkeme kararının Genel Kurula bildirilmiş olması gerekir; ayrıca Genel Kurul oylaması aranmaz.
- Bağdaşmayan görev veya hizmette ısrar halinde, yetkili komisyonun bu durumu tespit eden raporunun bulunması ve Genel Kurulun gizli oyla karar vermesi gerekir.
- Devamsızlık halinde, bir ay içinde özürsüz veya izinsiz olarak toplam beş birleşim gününde katılmamanın Meclis Başkanlık Divanınca tespit edilmesi gerekir.
- Devamsızlık halinde Genel Kurulun üye tam sayısının salt çoğunluğunun oyu bulunmalıdır; karar verilmesi zorunlu değildir, Genel Kurul bu yetkiyi kullanabilir.
Milletvekilliğinin düşmesi: hangi sonuçları doğurur?
- İstifa eden milletvekilinin istifası Başkanlık Divanınca geçerli bulunup Genel Kurulca kararlaştırılana kadar milletvekilliği sıfatı devam eder.
- Kesin hüküm veya kısıtlama kararı Genel Kurula bildirildiğinde milletvekilliği, Genel Kurul oylaması olmaksızın kendiliğinden sona erer.
- Bağdaşmayan görevde ısrar halinde Genel Kurulun gizli oyla düşme kararı vermesi üzerine milletvekilliği sona erer.
- Bir ay içinde beş birleşim günü özürsüz veya izinsiz katılmama Başkanlık Divanınca tespit edilir ve Genel Kurul salt çoğunlukla düşme kararı verebilir.
- Devamsızlık tespit edilmiş olsa bile Genel Kurul düşme kararı vermek zorunda değildir.
İstifa ile kesin hüküm veya kısıtlanma arasındaki fark nedir?
İstifada düşme, istifa dilekçesinin Başkanlık Divanınca geçerli bulunması ve Genel Kurul kararıyla gerçekleşir.
Kesin hüküm veya kısıtlamada düşme, kesin mahkeme kararının Genel Kurula bildirilmesiyle kendiliğinden gerçekleşir.
İstifada Genel Kurul oylaması zorunludur; kesin hüküm ve kısıtlamada oylama yapılmaz.
Bağdaşmayan görev ile devamsızlık arasındaki fark nedir?
Bağdaşmayan görevde düşme, yetkili komisyon raporu üzerine Genel Kurulun gizli oyuyla kararlaştırılır.
Devamsızlıkta düşme, Başkanlık Divanının tespiti üzerine Genel Kurulun üye tam sayısının salt çoğunluğuyla karar verilebilir.
Bağdaşmayan görevde oylama gizlidir, devamsızlıkta açık oylama usulü bu maddede belirtilmemiştir ve karar verilmesi isteğe bağlıdır.
İstifa karar yeter sayısı ile devamsızlık karar yeter sayısı arasındaki fark nedir?
Anayasa'da özel karar yeter sayısı öngörülmeyen istifada basit çoğunluk yeterlidir.
Devamsızlıkta üye tam sayısının salt çoğunluğu aranır.
Devamsızlık kararı, istifa kararına göre daha ağır bir çoğunlukla alınır.
Kesin hüküm ile milletvekilliğiyle bağdaşmayan görev arasındaki fark nedir?
Kesin hükümde düşme için seçilmeye engel bir suçtan dolayı kesinleşmiş hüküm gerekir.
Bağdaşmayan görevde ise ilgili görevin sürdürülmesinde ısrar gerekir.
İki halde de düşme nedeni farklıdır; birinde mahkeme kararı, ötekinde komisyon raporu esas alınır.
Milletvekilliğinin düşmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kesin hüküm giyme halinde mahkeme kararının verildiği veya kesinleştiği tarihi düşme anı saymak; düşme anı, kararın Genel Kurula bildirildiği andır.
- Kesin hüküm veya kısıtlama halinde Genel Kurul oylaması yapmak; bu halde oylama aranmaz.
- Her kesin mahkumiyeti düşme nedeni saymak; yalnızca milletvekili seçilmeye engel bir suçtan dolayı kesin hüküm düşme nedenidir.
- Devamsızlıkta ardışık beş gün aramak; metin toplam beş birleşim gününü öngörür.
- Devamsızlık tespitinin ardından Genel Kurulun düşme kararı vermesini zorunlu saymak; metin 'verilebilir' demektedir.
- Bağdaşmayan görevde oylamayı açık yapmak; bu hal için oylama gizli oydur, devamsızlık için de bu maddede oylama usulü belirtilmemiştir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İstifa nedeniyle düşme kararında Anayasa 84/1'de özel karar yeter sayısı öngörülmediğinden basit çoğunluk ve açık oylama yeterli kabul edilmektedir.
- Kesin hüküm ve kısıtlama halinde düşme anı, mahkeme kararının verildiği veya kesinleştiği an değil, Genel Kurula bildirildiği andır ve bu halde ayrıca oylama yapılmaz.
- Anayasa Mahkemesine başvuru, düşmenin yürürlüğünü durdurmaz; düşme kararıyla milletvekilliği sıfatı kararın verildiği anda sona erer.
Nasıl ispat edilir?
- Milletvekilliğinin düşmesini ileri süren taraf, istifa için Başkanlık Divanı tespitini ve Genel Kurul kararını, kesin hüküm veya kısıtlama için kesin mahkeme kararının Genel Kurula bildirildiğini belgeyle ispatlamalıdır.
- Bağdaşmayan görev halinde yetkili komisyonun tespit raporu ve Genel Kurul gizli oy tutanağı, devamsızlık halinde Başkanlık Divanı tespiti ve birleşim yoklama kayıtları ile ispatlanır.
- Devamsızlık nedeniyle düşme iddiasında, milletvekilinin katılmamasının özürlü veya izinli olduğunu ileri süren taraf, bu savunmasını mazeret belgesi ile ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2709 sayılı Kanun m.82: Milletvekilliğiyle bağdaşmayan görev ve hizmetleri belirler; m.84/3 bu görevlerde ısrar halinde düşmeyi düzenler.
- 2709 sayılı Kanun m.83: Yasama dokunulmazlığı düzenler; dokunulmazlığın kaldırılması milletvekilliğini sona erdirmez, bu nedenle m.84 ile karıştırılmamalıdır.
- 2709 sayılı Kanun m.85: m.84'e göre verilen düşme kararlarının Anayasa Mahkemesinde iptali için 7 günlük başvuru süresini ve 15 günlük karar süresini düzenler.
- 2709 sayılı Kanun m.101: Milletvekilinin Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde üyeliğin sona ereceğini düzenler; m.84 bu hali saymaz.
- 2709 sayılı Kanun m.106: Milletvekilinin Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakan olarak atanması halinde üyeliğin kendiliğinden sona ereceğini düzenler.
Anayasa m.85 — İptal istemi
Madde, yasama dokunulmazlığının kaldırılması kararı ile milletvekilliğinin düşmesi kararına karşı Anayasa Mahkemesine iptal başvurusunun yolunu, başvuru hakkını, başvuru süresini ve Anayasa Mahkemesinin karar süresini düzenler. Başvuru hakkı, karara konu olan milletvekili dışında herhangi bir milletvekiline de tanınmıştır. Madde yalnızca 84. maddenin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarına göre verilen kararlar bakımından uygulanır; Meclis Genel Kurulunun karar yeter sayısı ve oylama usulü, bu maddenin değil 84. maddenin ve İçtüzüğün konusudur. Maddenin 84. maddenin ikinci fıkrasına göre verilen kararları kapsamadığı açıktır; Anayasa Mahkemesine başvurulabilmesi için kararın bu fıkralardan birine dayanması gerekir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararının sonuçları, iptal kararının yürürlüğe girişi ve iptal davasının genel usulü, Anayasanın 152 ve 153. maddelerinde ve Anayasa Mahkemesi Kanununda düzenlenmiştir.
İptal istemi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yasama dokunulmazlığının kaldırılması
- Milletvekilinin dokunulmazlığının Meclis Genel Kurulu kararıyla ortadan kaldırılmasıdır. Madde metni bu kararın 84. maddenin birinci fıkrasına dayanmasını gerektirir.
- Milletvekilliğinin düşmesi
- Milletvekilinin sıfatının sona ermesidir. Maddede yer alan düşme yalnızca 84. maddenin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarına göre verilmiş kararlar için iptal yoluna konu olur.
- İptal başvurusu
- Meclis Genel Kurulu kararının Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinden iptalinin istenmesidir. Başvuru bir dava niteliğinde olup başvuranın sıfatı madde metninde açıkça belirtilmiştir.
- Herhangi bir milletvekili
- Karar hakkında iptal başvurusunda bulunabilecek, kararın muhatabı olmayan milletvekilleridir. Başvuru yetkisi yalnızca ilgili milletvekiline ait değildir.
İptal istemi: hangi şartlar aranır?
- Kararın, yasama dokunulmazlığının kaldırılması veya milletvekilliğinin düşmesi niteliğinde ve 84. maddenin birinci, üçüncü veya dördüncü fıkralarına dayanan bir Meclis Genel Kurulu kararı olması gerekir.
- Başvuranın ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili olması gerekir.
- Başvurunun, Meclis Genel Kurulu kararının alındığı tarihten başlayarak yedi gün içinde yapılması gerekir.
- Başvurunun, kararın Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasına dayanması gerekir.
- Anayasa Mahkemesinin iptal istemini on beş gün içinde kesin karara bağlaması gerekir.
- Başvurunun yapılması kararın yürürlüğünü durdurmaz; milletvekilliği sıfatı kararın verildiği an sona erer.
İptal istemi: hangi sonuçları doğurur?
- İptal başvurusu yapılmadan yedi gün geçerse, milletvekilliğinin düşmesi veya dokunulmazlığın kaldırılması kesinleşir.
- Başvuru yapılması kararın yürürlüğünü durdurmaz; milletvekilliği sıfatı karar anında sona erer.
- Anayasa Mahkemesi kararı iptal yönünde verirse, düşme kararı geçmişe etkili olarak ortadan kalkar ve milletvekili sıfatını yeniden kazanır.
- Anayasa Mahkemesi iptal istemini on beş gün içinde karara bağlamazsa, bu durum kararı verme yetkisini ortadan kaldırmaz.
- Kararın 84. maddenin ikinci fıkrasına dayanması halinde bu madde uyarınca iptal başvurusu yapılamaz.
Yasama dokunulmazlığının kaldırılması ile milletvekilliğinin düşmesi arasındaki fark nedir?
Yasama dokunulmazlığının kaldırılması kararı, milletvekilinin dokunulmazlığını ortadan kaldırır ve milletvekilliği sıfatını etkilemez.
Milletvekilliğinin düşmesi kararı, milletvekilliği sıfatını sona erdirir.
Maddede her iki karar da aynı süre ve aynı merci bakımından düzenlenmiştir. Başvuru süresi ve karar süresi her iki karar türünde yedi gün ve on beş gündür.
84. maddenin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile ikinci fıkrası arasındaki fark nedir?
Birinci, üçüncü ve dördüncü fıkralara dayanan kararlar bu madde kapsamındadır.
Ikinci fıkraya göre verilen kararlar bu maddenin kapsamı dışında kalır.
Bu kapsam dışındaki kararlar bakımından 85. maddeye göre Anayasa Mahkemesine iptal başvurusu yapılamaz.
İlgili milletvekili ile bir diğer milletvekili arasındaki fark nedir?
Kararın muhatabı olan milletvekili başvuruda bulunabilir.
Kararın muhatabı olmayan herhangi bir milletvekili de başvuruda bulunabilir.
Başvuru yetkisi karar muhatabına münhasır değildir; başvuran sıfatı açısından herhangi bir milletvekili yeterlidir.
İptal istemi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kararın Resmi Gazetede yayımlanma tarihini süre başlangıcı olarak almak; süre Meclis Genel Kurulu kararının alındığı tarihten başlar.
- Yedi günlük sürenin iş günü veya takvim dışı hesaplanacağını varsaymak; madde yalnızca gün sayısını öngörmektedir.
- Başvuru yapıldığında kararın yürürlüğünün durduğunu sanmak; başvuru kararın yürürlüğünü durdurmaz.
- 84. maddenin ikinci fıkrasına dayanan bir karar için 85. madde uyarınca başvuru yapılabileceğini varsaymak.
- Başvuru yetkisini yalnızca karar muhatabı milletvekili ile sınırlandırmak; herhangi bir milletvekili başvurabilir.
Nasıl ispat edilir?
- Başvuranın milletvekili sıfatı, Meclis Genel Kurulu kararının tarihi ve başvurunun bu tarihten itibaren yedi gün içinde yapıldığı ispat yükü başvurandadır.
- Karar tarihi, Meclis tutanakları ve Genel Kurul kararı ile belirlenir.
- Kararın 84. maddenin birinci, üçüncü veya dördüncü fıkralarına dayandığını gösteren belge başvuran tarafından sunulmalıdır.
- Kararın aykırılık iddiası, başvuru dilekçesinde Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırılığın somut olarak belirtilmesiyle ileri sürülür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2709 sayılı Kanun m.84: Yasama dokunulmazlığının kaldırılması ve milletvekilliğinin düşmesi kararlarının verildiği maddedir. 85. madde yalnızca bu maddenin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarına göre verilen kararları kapsar.
- 2709 sayılı Kanun m.152: Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarına ilişkin genel usulü düzenler. Madde 85 kapsamındaki başvuru da bu genel hükümlere tabidir.
- 2709 sayılı Kanun m.153: İptal kararının yürürlüğe girişi ve sonuçlarını düzenler. Anayasa Mahkemesi iptal kararı verirse bu madde uygulanır.
Anayasa m.86 — Ödenek ve yolluklar
Anayasa'nın 86. maddesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek, yolluk ve emeklilik işlemlerinin kanunla düzenlenmesini, ödeneğin aylık tutarı ile yolluğun üst sınırlarını, milletvekillerine ödenen ödenek ve yolluklar ile T.C. Emekli Sandığı'ndan bağlanan emekli aylığı ve benzeri ödemelerin birlikte yürümesini ve ödeneklerin önceden ödenmesine ilişkin azami süreyi düzenler. Madde, TBMM üyeleri ile bunların emeklilerini T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirir ve üyeliği sona erenlerin isteği halinde bu ilgilerin devam edeceğini öngörür. Madde yalnız milletvekillerinin mali statüsünü kapsar; milletvekilliğinin düşmesi (m.84), yasama dokunulmazlığı ve iptal istemi (m.85), kanun yapma yetkisi (m.87) ve kanun teklifi (m.88) bu maddenin dışındadır. Ödeneklerin vergilendirilmesi, bütçeden karşılanma usulü ve ayrıntılı emeklilik kuralları da maddede değil, ilgili kanunda düzenlenir.
Ödenek ve yolluklar: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ödenek
- Milletvekiline görevi karşılığı kanunla belirlenen aylık ödemedir. Aylık tutarı, en yüksek Devlet memurunun almakta olduğu miktarı aşamaz.
- Yolluk
- Milletvekilinin görevi nedeniyle yaptığı yer değiştirme ve konaklama gibi harcamalar için ödenen tutardır. Toplam tutarı ödeneğin yarısını geçemez.
- En yüksek Devlet memuru
- Ödenek tavanını belirleyen ölçüttür. Tavan, bu memurun aldığı miktarla sınırlıdır ve kıyas, ödeneğin aylık tutarı üzerinden yapılır.
- Emekli aylığı ve benzeri ödemeler
- T.C. Emekli Sandığı tarafından milletvekiline veya emeklisine bağlanan gelirlerdir. Madde, bu ödemelerin ödenek ve yolluklarla birlikte alınmasına engel olmadığını düzenler.
- Önceden ödeme
- Ödenek ve yolluğun ait olduğu dönemden önce, en çok üç aylığına kadar ödenmesidir. Üç aylık sınırı aşan önceden ödeme bu hüküm kapsamında değildir.
Ödenek ve yolluklar: hangi şartlar aranır?
- Ödeneğin ve yolluğun kanunla düzenlenmiş olması gerekir; ödenek, yolluk ve emeklilik işlemleri Anayasa gereği kanunla belirlenir.
- Ödeneğin aylık tutarı, en yüksek Devlet memurunun almakta olduğu miktarı aşmamalıdır.
- Yolluk, ödenek miktarının yarısını aşmamalıdır.
- Milletvekilinin T.C. Emekli Sandığı'ndan emekli aylığı veya benzeri ödeme alması, ona ödenecek ödenek ve yolluğun kesilmesini gerektirmez.
- Ödenek ve yolluklar en çok üç aylığı önceden ödenebilir; bu sınırın ötesinde önceden ödeme yapılamaz.
- Üyeliği sona erenlerin isteği bulunmalıdır ki T.C. Emekli Sandığı ile ilgileri devam etsin.
Ödenek ve yolluklar: hangi sonuçları doğurur?
- Ödenek tutarı, en yüksek Devlet memurunun aylık tutarını aşarsa madde ile çelişen bir düzenleme ortaya çıkar; bu durumda kanunun Anayasa'ya aykırılığı tartışılabilir.
- Yolluk tutarı ödeneğin yarısını aşarsa madde ile çelişen bir ödeme söz konusu olur.
- Milletvekilinin emekli aylığı alması, ödenek ve yolluğun kesilmesini gerektirmez; ödemeler birlikte yapılır.
- Üyeliği sona eren milletvekilinin isteği halinde T.C. Emekli Sandığı ile ilgisi devam eder; istek yoksa devam etmez.
- Ödenek ve yolluğun üç aydan fazlası önceden ödenemez; bu sınırın aşılması Anayasa'nın bu hükmüne aykırıdır.
- Madde, ödeneğin ve yolluğun ölçüsünü ve ödenme biçimini doğrudan belirler; ayrıntılı rakamlar ise kanunla düzenlenir.
Ödenek ile yolluk arasındaki fark nedir?
Ödenek, milletvekilinin görevi karşılığı aylık olarak ödenen gelirdir ve kendi tavanı en yüksek Devlet memurunun aylık tutarıdır.
Yolluk, görevin gereği yapılan harcamalara yönelik ödemedir ve tavanı ödeneğin yarısıdır.
Yolluk, ödenek miktarına bağlı olarak hesaplanır; yolluk tutarı ödeneğin yarısını aştığında madde gereği tavan aşılmış olur.
Emekli aylığı ile ödenek ve yolluk arasındaki fark nedir?
T.C. Emekli Sandığı'ndan bağlanan emekli aylığı ve benzeri ödemeler, sandığın milletvekiline ya da emeklisine yaptığı bağlamadır.
Ödenek ve yolluk, milletvekilliği görevinden doğan ödemelerdir.
Milletvekiline emekli aylığı bağlanmış olması, ödenek ve yolluğun kesilmesi için neden değildir; iki ödeme birlikte yürür.
Üyeliği devam eden ile üyeliği sona eren arasındaki fark nedir?
Üyeliği devam eden milletvekilleri ve emeklileri, T.C. Emekli Sandığı ile madde gereği ilgilendirilir.
Üyeliği sona erenler, yalnız istekleri halinde sandıkla ilgileri devam eden kişilerdir.
Üyeliği sona eren kişinin sandıkla ilgisi kendiliğinden devam etmez; isteği aranır.
Önceden ödeme sınırı içinde ile sınır dışında arasındaki fark nedir?
En çok üç aylık ödeneğin ve yolluğun önceden ödenmesi, madde kapsamında yapılan işlemdir.
Üç aylığı aşan önceden ödeme, maddenin izin verdiği sınırın dışında kalır.
Üç aydan fazla önceden ödeme, Anayasa'nın 86. maddesine dayanamaz.
Ödenek ve yolluklar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Ödeneğin aylık tutarını, en yüksek Devlet memurunun aylık tutarı yerine başka bir üst sınırla karşılaştırmak; madde tavanı en yüksek Devlet memurunun aldığı miktar olarak belirler.
- Yolluğu ödenek tutarının yarısı yerine ödeneğin tamamı üzerinden hesaplamak; madde yarı tavanı koyar.
- Emekli aylığı bağlanmış milletvekilinin ödenek ve yolluğunu kesmek; madde bu ödemelerin birlikte yürümesini öngörür.
- Üyeliği sona eren kişinin sandıkla ilgisinin kendiliğinden sürdüğünü varsaymak; madde istek koşulunu öngörür.
- Önceden ödeme sınırını üç aydan fazla kabul etmek; madde en çok üç aylık ödemeye izin verir.
Nasıl ispat edilir?
- Ödenek veya yolluk tutarının Anayasa'ya uygun olduğunu ileri süren kişi, bu tutarın en yüksek Devlet memurunun aylık tutarını veya ödeneğin yarısını aşmadığını ilgili bordro ve kanun hükmüyle ispatlar.
- Milletvekilinin emekli aylığı alıyor olması ile ödenek ve yolluğun kesilmediği, T.C. Emekli Sandığı'nın bağlama kararı ve ödeme kayıtlarıyla ispatlanır.
- Üyeliği sona eren kişinin sandıkla ilgisinin devam ettiği iddiasını ileri süren, bu yönde yazılı bir istekte bulunduğunu belgelemelidir.
- Önceden ödemenin üç aylık sınır içinde kaldığı, ödeme tarihleri ve dönem bilgileriyle ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2709 m.86: Maddenin kendisidir; ödenek ve yolluk sınırlarını, emekli aylığı ile birlikteliği ve önceden ödeme üst sınırını koyar.
- 2709 m.84: Milletvekilliğinin düşmesi hallerini düzenler; üyeliği sona eren kişinin mali haklarının hangi andan itibaren sona erdiğini belirlemek için gerekir.
- 2709 m.85: Yasama dokunulmazlığı ve üyeliğin düşmesine ilişkin iptal istemi yolunu düzenler; madde 86 ile doğrudan bağlantılı değildir ancak üyelik sonrası statü bakımından yan yana okunur.
- 2709 m.87: TBMM'nin genel görev ve yetkilerini düzenler; ödeneklerin kanunla belirlenmesi, bu yetkinin bir parçası olarak okunur.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir yıl | m.76 | En az ilkokul mezunu olmayanlar, kısıtlılar, askerlikle ilişiği olanlar, kamu hizmetinden yasaklılar, taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar; zimmet, ihtilas, irtikap,… |
| beş yılda | m.77 | (Değişik: 21/1/2017-6771/4 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri beş yılda bir aynı günde yapılır. |
| bir yıl | m.78 | Savaş sebebiyle yeni seçimlerin yapılmasına imkan görülmezse, Türkiye Büyük Millet Meclisi, seçimlerin bir yıl geriye bırakılmasına karar verebilir. |
| otuz ay | m.78 | Ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden otuz ay geçmedikçe ara seçime gidilemez. |
| üç ay | m.78 | Ancak, boşalan üyeliklerin sayısı, üye tamsayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay içinde yapılmasına karar verilir. |
| doksan günden | m.78 | (Ek fıkra: 27/12/2002-4777/2 md.) Yukarıda yazılı hallerden ayrı olarak, bir ilin veya seçim çevresinin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde üyesinin kalmaması halinde, boşalmayı takip eden doksan günden sonraki ilk Pazar günü ara seçim… |
| bir ay | m.84 | Meclis çalışmalarına özürsüz veya izinsiz olarak bir ay içerisinde toplam beş birleşim günü katılmayan milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, durumun Meclis Başkanlık Divanınca tespit edilmesi üzerine, Genel Kurulca üye… |
| yedi gün | m.85 | (Değişik: 23/7/1995-4121/10 md.) Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine 84 üncü maddenin birinci, üçüncü veya dördüncü fıkralarına göre karar verilmiş olması hallerinde, Meclis Genel Kurulu kararının… |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
11 karar- 2007/72 E., 2007/68 K., 05.07.2007İlgili madde: m.77
- 1987/9 E., 1987/15 K., 18.06.1987İlgili madde: m.75
- 3. Ceza Dairesi, 2023/22679 E., 2025/11023 K., 15.04.2025İlgili madde: m.83
- 3. Ceza Dairesi, 2023/12643 E., 2025/7518 K., 11.03.2025İlgili madde: m.83
- 3. Ceza Dairesi, 2021/6496 E., 2024/9381 K., 17.07.2024İlgili madde: m.82
- 1. Ceza Dairesi, 2023/6809 E., 2024/1719 K., 14.03.2024İlgili madde: m.83
- 14. Ceza Dairesi, 2016/1995 E., 2016/2794 K., 22.03.2016İlgili madde: m.76
- 2. Daire, 2002/1232 E., 2003/31 K., 15.01.2003İlgili madde: m.83
- 8. Daire, 1995/1345 E., 1995/1735 K., 30.05.1995İlgili madde: m.79
- İkinci Bölüm, 2013/9895 E., 02.01.2014İlgili madde: m.83
Diğer 1 karar
- Birinci Bölüm, 2013/9894 E., 02.01.2014İlgili madde: m.83
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 21.01.2017 (m.77).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 3.1. Yasama - 1982 Anayasası Hükümleri bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış