Çevre Kanunu
Fonun kurulması ve fondan yararlanma, cezai hükümler
Kısaca
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 18. maddesi, çevre katkı payının kapsamını, tahsil edilecek tutarların hesaplanma oranlarını, tahsilatın hangi hesaba ve hangi zamanda aktarılacağını, bu gelirlerin tahsilinde uygulanacak usulü ve Cumhurbaşkanına oranları indirme veya yükseltme yetkisini düzenler. 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesi, çevre mevzuatına aykırılıkların idari para cezası ile yaptırıma bağlandığı idari nitelikteki cezaları düzenler.
Kapsam
Bu konu, Çevre Kanunu m.17–27 hükümlerini kapsar.
- Çevre Kanunu m.18Çevre katkı payı alınması, diğer gelirler ve bütçe ödenekleri
- Çevre Kanunu m.20İdari nitelikteki cezalar
- Çevre Kanunu m.23Fiillerin tekrarı
- Çevre Kanunu m.24İdari cezalarda yetki
- Çevre Kanunu m.25İdarî yaptırımların uygulanması, tahsil usûlü ve itiraz
- Çevre Kanunu m.26Adlî nitelikteki cezalar
- Çevre Kanunu m.27Diğer kanunlarda yazılı cezalar
Yürürlükten kaldırılmış: m.17, m.19, m.21, m.22.
Çevre Kanunu m.18 — Çevre katkı payı alınması, diğer gelirler ve bütçe ödenekleri
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 18. maddesi, çevre katkı payının kapsamını, tahsil edilecek tutarların hesaplanma oranlarını, tahsilatın hangi hesaba ve hangi zamanda aktarılacağını, bu gelirlerin tahsilinde uygulanacak usulü ve Cumhurbaşkanına oranları indirme veya yükseltme yetkisini düzenler. Ayrıca çevre katkı payı gelirleri ile diğer çevresel gelirlerin bütçeye nasıl gelir kaydedileceğini ve bu gelirlere karşılık çevre amaçlı harcamalar için bütçede ödenek öngörülmesini kapsar. Hüküm, ithal edilen kontrole tabi yakıt ve atıkların, hurdaların ve büyükşehir belediyelerinin su ve kullanılmış suları uzaklaştırma bedellerinin tahsilinde uygulanır. Maddenin kendisi, ödeme yükümlülüğünün ayrıntılı usul ve esaslarını düzenlemez; bunlar yönetmelikle belirlenir (m.18 son fıkra). Gelirlerin tahsilinde takip usulü (6183 sayılı Kanun), kirleten öder ilkesinin genel çerçevesi ve ödeneklerin harcanma usulü ile yönetmelik hükümleri bu maddenin kapsamı dışındadır.
Çevre katkı payı alınması, diğer gelirler ve bütçe ödenekleri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Çevre katkı payı
- Madde kapsamında ithalatçıdan veya su bedelini tahsil eden idarelerin ilgili bedellerinden tahsil edilen, çevre kirliliğinin önlenmesi ve iyileştirilmesi amacına bağlı zorunlu ödemedir. Bağış veya katkı niteliği taşımaz, kanun gereği tahsil edilir.
- CIF bedeli
- İthal edilen malın sigorta ve navlun dahil varış noktası değeridir. Çevre katkı payı oranları, yakıt ve atıklar ile hurdalar için bu değer üzerinden hesaplanır.
- Kontrole tabi yakıt ve atık
- İthaline izin verilen, ancak ithalatı kontrol altında tutulan yakıt ve atık türleridir. Yalnızca ithaline izin verilen mallar için (a) bendindeki oran uygulanır.
- Kullanılmış suları uzaklaştırma bedeli
- Büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon idarelerinin tahsil ettiği, kullanılmış suların uzaklaştırılmasına ilişkin bedeldir. Bu bedelin yüzde biri (b) bendi kapsamında çevre katkı payına konu olur.
- Kanunî oran
- Kanunda öngörülen (a) ve (b) bentlerindeki asgari ve azami oranlardır. Cumhurbaşkanı bu oranları sıfıra kadar indirebilir ya da kanunî orana kadar yükseltebilir.
- Çevre gelirleri hesabı
- Ek 11 ve ek 13 üncü maddeler kapsamındaki gelirler ile hibe, yardım, bağış, kredi geri dönüşleri ve kredi faizlerinin yatırıldığı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesabıdır.
Çevre katkı payı alınması, diğer gelirler ve bütçe ödenekleri: hangi şartlar aranır?
- İthalatın, ithaline izin verilen kontrole tabi yakıt veya atık ya da hurda kapsamında olması gerekir; bu durumda CIF bedelinin (a) bendinde belirlenen oranı tahsil edilir.
- Büyükşehir belediyesinin su ve kanalizasyon idaresi tarafından su ve kullanılmış suları uzaklaştırma bedeli tahsil edilmiş olmalıdır; bu durumda bedelin yüzde biri çevre katkı payı olarak alınır.
- Tahsil edilen tutarlar ilgililerce en geç ertesi ayın onbeşine kadar ilgili mal saymanlığı hesabına aktarılmalıdır.
- Aktarılan tutarlar bütçeye gelir kaydedilmelidir.
- Tahsilatta 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanmalıdır; yani gelirler amme alacağı usulüyle takip edilir.
- Oranların değiştirilmesi için Cumhurbaşkanının kararı gerekir; bu yetki yalnızca (a) ve (b) bentlerindeki oranlar için kullanılabilir.
Çevre katkı payı alınması, diğer gelirler ve bütçe ödenekleri: hangi sonuçları doğurur?
- İthaline izin verilen kontrole tabi yakıt ve atıklarda CIF bedelinin yüzde biri, hurdalarda binde beşi çevre katkı payı olarak tahsil edilir.
- Büyükşehir belediyesi su ve kanalizasyon idaresinin tahsil ettiği su ve kullanılmış suları uzaklaştırma bedelinin yüzde biri çevre katkı payı olarak tahsil edilir.
- Tahsil edilen tutarlar en geç ertesi ayın onbeşine kadar ilgili mal saymanlığı hesabına aktarılır ve bütçeye gelir kaydedilir.
- Ek 11 ve ek 13 üncü maddeler kapsamındaki gelirler, hibe, yardım ve bağışlar, kredi anapara geri dönüşleri ve kredi faizleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesabına yatırılır ve bütçeye gelir kaydedilir.
- Bu maddede sayılan gelirlerin tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
- Cumhurbaşkanı, (a) ve (b) bentlerindeki oranları ayrı ayrı veya topluca sıfıra kadar indirebilir ya da kanunî oranına kadar yükseltebilir.
- Atıksu arıtımı, atık bertarafı, katı atık geri kazanım tesisleri, ölçüm ağı, gürültü, Çevresel Etki Değerlendirmesi, biyolojik çeşitlilik, iklim değişikliği, çevre eğitimi ve benzeri çalışmalar için Bakanlık bütçesine tahmini gelirler karşılığı ödenek öngörülür.
- Gelirlerin tahsili ve ödeneklerin kullanımına ilişkin usul ve esaslar, Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Kontrole tabi yakıt ve atık ile hurda arasındaki fark nedir?
Kontrole tabi yakıt ve atıkların ithalinde CIF bedelinin yüzde biri alınır.
Hurdaların ithalinde CIF bedelinin binde beşi alınır.
Aynı ithalat işlemi için farklı oran uygulanır; hangi malın hangi bentte sayıldığının belirlenmesi hesabın doğruluğunu belirler.
İthalat bedeli ile su ve kullanılmış su bedeli arasındaki fark nedir?
İthalatta matrah CIF bedelidir ve gümrük aşamasında hesaplanır.
Su bedelinde matrah büyükşehir belediyesinin tahsil ettiği su ve kullanılmış suları uzaklaştırma bedelidir.
Tahsil yeri, matrah ve sorumlu idare farklıdır; (a) ve (b) bentleri birbirinden bağımsız uygulanır.
Oranların indirilmesi ile kanunî orana yükseltilmesi arasındaki fark nedir?
Cumhurbaşkanı (a) ve (b) oranlarını sıfıra kadar indirebilir.
Cumhurbaşkanı oranları kanunî orana kadar yükseltebilir.
Oran kanunî oranın üstüne çıkarılamaz ve sıfırın altına indirilemez; yetki iki yönlüdür.
Gelir ile gider tarafı (m.18 üçüncü ve dördüncü fıkra) arasındaki fark nedir?
Tahsil edilen gelirler bütçeye kaydedilir ve ilgili hesaplara aktarılır.
Bakanlık bütçesine, tahmin edilen gelirler karşılığı ödenek öngörülür ve bu ödenek çevre amaçlı harcamalara ayrılır.
Gelir ile ödenek arasında doğrudan bağ kurulur; ödeneğin kullanımı ayrı yönetmelik usulüne tabidir.
Çevre katkı payı alınması, diğer gelirler ve bütçe ödenekleri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Hurda ithalatında binde beşlik oranı, kontrole tabi yakıt ve atıklar için geçerli olan yüzde bir oranıyla karıştırmak; her malın hangi bentte sayıldığını önce belirlemek gerekir.
- Kanunda yazan taban oranı güncel tutar gibi uygulamak; (a) ve (b) oranları Cumhurbaşkanı kararıyla değiştirilmiş olabilir, bu nedenle güncel oran kararına bakmak gerekir.
- Cumhurbaşkanının yetkisini oranı sıfırın altına indirmek ya da kanunî oranın üstüne çıkarmak olarak yorumlamak; yetki yalnızca sıfır ile kanunî oran arasında kullanılabilir.
- Su bedelinde matrahı ithalattaki CIF bedeli gibi hesaplamak; (b) bendi büyükşehir su idaresinin tahsil ettiği bedelin yüzde birini ifade eder.
- Tahsilatı ertesi ayın onbeşinden sonra yapılan aktarımı hak düşürücü süre olarak değerlendirmek; metin bunu açıkça düzenlemez, düzenleyici bir yükümlülük olarak ele alınmalıdır.
- Ek 11 ve ek 13 üncü madde gelirlerini ilgili il ya da belediye hesabına yatırmak; bu gelirler Bakanlık Merkez Saymanlık hesabına yatırılır.
- Gelirlerin tahsilinde 6183 sayılı Kanun yerine genel vergi usulünü uygulamak; m.18 açıkça 6183 sayılı Kanunu uygular.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Çevre katkı payı, ithalatta CIF bedeline oranla hesaplanır ve gümrük aşamasında tahsil edilir; ithalatçının yapmış olduğu ödemenin dayanağı kontrol belgeleri ile belgelendirilir. (7. Daire, 2021/1550 E., 2021/3049 K., 14.09.2021)
- Kontrole tabi yakıt ve atık ithalatında hangi malın bu kapsama girdiğine dair ithalat kararları ve tebliğler uygulamada tartışma konusu olmuştur. (7. Daire, 2019/5032 E., 2021/2436 K., 21.05.2021)
- Çevre katkı payı tahsilatına ilişkin işlemlerin hukuka uygunluğu, yönetmelik ve kontrol belgelerine uygunluk aranarak incelenmektedir. (7. Daire, 2023/3199 E., 2023/4309 K., 13.11.2023)
- Madde metni 2018 değişikliğinden önceki kararlarda farklı yorumlanmış olabilir; değişiklik öncesi tarihli kararların gelir kalemleri bakımından dikkatle değerlendirilmesi gerekir. (7. Daire, 2001/3284 E., 2002/2008 K., 21.05.2002)
- Anayasa Mahkemesi ya da Danıştay kararları ile m.18'in belirli fıkralarının iptal edilmesi, iptal edilen kısmın uygulanmadığı anlamına gelir. (7. Daire, 2020/1958 E., 2022/5099 K., 14.12.2022; 7. Daire, 2020/3600 E., 2022/5100 K., 14.12.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Çevre katkı payını talep eden idare, ithalatın kontrole tabi yakıt, atık veya hurda kapsamında olduğunu ve CIF bedelini gösteren gümrük beyannamesi ile ithalat belgelerini ortaya koymakla yükümlüdür.
- Ödemeyi yapan ithalatçı, ödediği tutarı tahsilat makbuzu veya banka dekontu ile ispatlar; ödemenin yapılmadığını ileri süren idare bunu tahsilat kayıtlarıyla göstermelidir.
- Malın hangi kapsama girdiğine ilişkin uyuşmazlıkta, ithalat kontrol belgesi ve ilgili mevzuat yazılı delil olarak esas alınır.
- Su bedeli bakımından tahsil edilen tutarın büyükşehir belediyesinin su ve kanalizasyon idaresi tarafından alındığı, fatura ve tahsilat kayıtları ile ispat edilir.
- Tahsil edilen tutarın ertesi ayın onbeşine kadar mal saymanlığı hesabına aktarıldığını, aktarım kayıtları ile ispat etmek idarenin yükümlülüğündedir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun: Çevre katkı payının tahsilatında uygulanacak takip ve tahsil usulünü belirler; m.18 bu usulü açıkça uygular.
Çevre Kanunu m.20 — İdari nitelikteki cezalar
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesi, çevre mevzuatına aykırılıkların idari para cezası ile yaptırıma bağlandığı idari nitelikteki cezaları düzenler. Madde; motorlu taşıtların egzoz emisyonu, izne tâbi ve izne tâbi olmayan tesisler, katı yakıt, Çevresel Etki Değerlendirmesi, atık yönetimi, gürültü ve titreşim, denizlerin, göllerin ve akarsuların kirletilmesi, toprağa atık verme, biyolojik çeşitlilik, anız yakma, kum-çakıl alımı, çevre yönetimi hizmetleri, tehlikeli atık ve kimyasallar, ambalaj ile depozito gibi çok sayıda fiil için cezaları sıralar. Maddenin uygulanması, fiilin sahibine, tesis işletenine, gemi veya araç sahibine ve ilgili yükümlüye göre değişir. Madde, fiilin suç oluşturması hâlinde Türk Ceza Kanunu ve diğer kanunların hükümlerini saklı tutar; bu hâllerde ceza hukuku yolu da açıktır. Maddenin kendisi suç tanımlamaz, cezaların belirlenmesini ve artırılmasını düzenler, ancak yaptırım usulünü düzenlemez; usul ve tutanak düzeni ile itiraz yolu maddenin dışında, Kanunun 24 ve 25. maddelerinde yer alır.
İdari nitelikteki cezalar: hangi kavramlar bilinmeli?
- İdari para cezası
- Çevre mevzuatına aykırı fiil için idare tarafından verilen parasal yaptırımdır. Bu madde kapsamında verilen cezalar suç niteliğinde değildir, ancak fiilin suç oluşturması hâlinde ayrıca ceza hukuku hükümleri saklıdır.
- İzne tâbi tesis
- Hava kirliliği, su kirliliği gibi yönlerden önemli etkisi bulunduğu için kurulması ve işletilmesi yönetmelikle izne bağlanan tesislerdir. Yetkili makamdan izin alınmadan kurulan, işletilen veya izin değişikliği yapılmadan değiştirilen tesisler için madde (b) bendindeki ceza uygulanır.
- Güncel parasal tutar
- Maddede yer alan tutarlar kanundaki taban değerlerdir ve her yıl yeniden değerleme oranında artırılır. Uygulamada cezanın hesabında maddenin son hâlindeki güncel tutar esas alınır.
- Groston
- Gemi ve tankerlerin büyüklüğünü ifade eden ölçü birimidir. Denize boşaltım cezaları, geminin groston değerine göre kademeli olarak hesaplanır.
- Ceza puanı
- Çevre yönetimi hizmeti veren kişilerin yükümlülüklere uymamaları hâlinde biriktirdikleri puandır. Puanın belli eşiklere ulaşması yeterlik belgesinin askıya alınmasına veya iptaline yol açar.
- Çevre yönetimi hizmeti
- Ek 2. maddede düzenlenen, çevre yönetim birimi kurulması, çevre danışmanlığı hizmeti alınması ve çevre mühendisi bulundurulmasına ilişkin yükümlülüklerdir.
İdari nitelikteki cezalar: hangi şartlar aranır?
- Fiilin, maddenin hangi bendinde yer alan yasak, yükümlülük veya standarta aykırı olduğu tespit edilmelidir; her bent ayrı bir fiili ve ayrı bir cezayı düzenler.
- Fiil, ilgili yönetmelikte veya Kanunda öngörülen belge, izin, önlem veya standart ihlal edilerek işlenmiş olmalıdır.
- Tesisler bakımından, izin gerektiren tesisin izin olmadan kurulması, işletilmesi veya izin olmadan değiştirilmesi gerekir; izin gerektirmeyen tesislerde ise yönetmelikle belirlenen standarda aykırı emisyona neden olunması aranır.
- Fiilin konutlarla ilgili işlenmesi hâlinde, cezanın konut veya bağımsız bölüm başına uygulanabilmesi için bu özel hâlin gerçekleşmiş olması gerekir.
- Fiilin suç oluşturup oluşturmadığı belirlenmelidir; suç oluşturuyorsa Türk Ceza Kanunu ve diğer kanunların hükümleri saklı kalır.
- Bent düzeyinde öngörülen cezanın hesabı için, fiilin ait olduğu bentteki tutar güncel değer üzerinden uygulanmalıdır.
İdari nitelikteki cezalar: hangi sonuçları doğurur?
- Madde metnindeki her bent için öngörülen idari para cezası, ilgili fiilin işlenmesi hâlinde uygulanır; ceza, yetkili makamın idari yaptırım kararı ile verilir.
- Konutlarla ilgili olarak işlenen bazı fiillerde ceza, konut veya bağımsız bölüm başına ayrıca uygulanır.
- (b) ve (c) bentlerinde öngörülen cezalar, (d) bendinde sayılan özel durumlarda bir kat artırılarak uygulanır.
- (ı) bendi kapsamında bir fiilin tehlikeli madde veya atık deşarjı olması hâlinde, petrol ve türevleri kategorisindeki ceza on kat olarak uygulanır.
- Kirliliği gemi veya deniz aracının kendi imkânlarıyla giderdiğinin tespit edilmesi hâlinde ı bendindeki idari para cezası üçte bir oranında uygulanır.
- Cezanın derhal ve defaten ödenmemesi veya yeterli teminat gösterilmemesi hâlinde gemi ve deniz vasıtaları liman yetkilisine teslim edilerek seyrüseferden ve faaliyetten men edilir.
- Bu maddede öngörülen cezalar Özel Çevre Koruma Bölgelerinde iki kat olarak uygulanır.
- Maddede öngörülen ceza tutarlarını on katına kadar artırma yetkisi Cumhurbaşkanına aittir.
- Fiilin suç oluşturması hâlinde, idari para cezası yanında Türk Ceza Kanunu ve diğer kanunların ilgili hükümleri saklıdır.
Tesis izne tâbi ile izne tâbi değil arasındaki fark nedir?
Yönetmelikle kurulması ve işletilmesi izne tâbi tutulan tesisler, yetkili makamdan izin alınmadan kurulur, işletilir veya izin olmadan değiştirilir.
İzne tâbi olmayan tesislerde ise, işletme sırasında yönetmelikle belirlenen standarda aykırı emisyona neden olunur.
İzne tâbi tesis için (b) bendinde 24.000 TL, emisyon sınırı aşılırsa 48.000 TL; izne tâbi olmayan tesis için (c) bendinde 6.000 TL ceza uygulanır.
Emisyon sınırı aşılmadan izinsiz işletme ile emisyon sınırının aşılması arasındaki fark nedir?
İzin alınmadan kurulan veya işletilen tesiste emisyon miktarı yönetmelikle belirlenen sınırların altında kalır.
Aynı tesiste emisyon miktarı yönetmelikle belirlenen sınırları aşar.
Birinci durumda 24.000 TL, ikinci durumda 48.000 TL idari para cezası verilir.
Motorlu taşıt emisyon ölçümü yaptırmama ile standarda aykırı emisyon arasındaki fark nedir?
Egzoz gazı emisyon ölçümü yaptırmayan motorlu taşıt sahibi.
Aracın yönetmelikle belirlenen standartlara aykırı emisyona sebep olması hâlinde motorlu taşıt sahibi.
Birinci durumda 1.250 TL (güncel 17.957 TL), ikinci durumda 2.500 TL (güncel 35.936 TL) ceza uygulanır.
Genel ceza ile konutlarda işlenen fiil arasındaki fark nedir?
Fiilin genel olarak işlenmesi hâlinde madde metninde sayılan standart ceza uygulanır.
Fiilin konutlarla ilgili olarak işlenmesi hâlinde, ısıtılan konut veya bağımsız bölüm sayısına göre ceza uygulanır.
(c) bendinin konut ilgili hükmünde ceza bağımsız bölüm başına hesaplanır; cezai sorumluluk toplu ısıtmada yöneticiye, ferdi ısıtmada konutu kullanana aittir.
Sıradan ihlal ile (d) bendi kapsamında özel önem taşıyan bölge veya kritik meteorolojik durum arasındaki fark nedir?
Fiil olağan zaman ve yerde işlenir.
Fiil hava kirliliği yönünden özel önem taşıyan bölgede, kirliliğin ciddi boyutlara ulaştığı zaman ve yerde veya kritik meteorolojik şartlarda işlenir ya da mahalli çevre kurulu kararlarına uyulmaz.
(b) ve (c) bentlerinde öngörülen cezalar bir kat artırılarak uygulanır.
Tanker deşarjı (ı-1, ı-2, ı-3) ile gemi ve deniz aracı için genel denize boşaltım (ı-4) arasındaki fark nedir?
Petrol türevleri veya kirli balast tahliyesi yapan tanker ve gemiler, grostona bağlı kademeli tutarlar üzerinden cezalandırılır.
Evsel atıksu, yıkama suyu veya katı atık denize boşaltan gemilerde, 18 grostona kadar olanlar dâhil, tutar groston kademesine göre belirlenir.
Her kategori için ayrı groston ve tutar kademeleri uygulanır; 100.000 grostonu aşan gemilerde ceza 100.000 groston esas alınarak hesaplanır.
İdari nitelikteki cezalar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Bentler arasında karışıklık yapmak; izne tâbi tesis cezası (b) ile izne tâbi olmayan tesis cezası (c) bendini birbirine karıştırmak.
- Madde metnindeki tutarı güncel değer yerine taban olarak uygulamak; her yıl yeniden değerlenen güncel tutar esas alınmalıdır.
- Konut ceza hükmünü genel fiile uygulayıp konut veya bağımsız bölüm sayısına göre hesap yapmamak.
- Gemi deşarj cezasında groston kademesini yanlış uygulamak; 100.000 grostonu aşan gemilerde cezayı büyüklüğü tam hesaplamak yerine 100.000 groston esas almamak.
- (d) bendindeki artırımı yalnızca (b) ve (c) bentleriyle sınırlı tutmamak; artırımın kapsamını (a), (ı) ve diğer bentlere de genişletmek.
- Suç oluşturan fiilde yalnız idari para cezasıyla yetinmek; madde metninde saklı tutulan ceza hukuku yolunu gözden kaçırmak.
- Ceza puanı ve yeterlik belgesi sonuçlarını, puanın eşiklerine bakmadan doğrudan uygulamak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Egzoz gazı emisyonu, izne tâbi tesis ve gemi denize boşaltımı gibi kalemlerde uygulamada hangi bentin uygulanacağının doğru belirlenmesi esastır; bentler arasında geçiş yapılamaz. (4. Daire, 2024/1235 E., 2025/4118 K., 30.06.2025)
- Ceza tutarlarının hesaplanmasında, dosyadaki eski tarihli kararlarda görülen tutarların değişiklik öncesi değerler olduğu dikkate alınmalı, güncel tutar esas alınmalıdır. (Danıştay 14. Daire Başkanlığı, 2015/3716 E., 2016/669 K., 04.02.2016; İdare Dava Daireleri Kurulu, 2025/1799 E., 2025/1946 K., 16.10.2025)
- Atık ile ilgili cezalarda (r) bendi ve (v) bendi arasında fiilin niteliğine göre ayrım yapılır; tehlikeli atık deşarjında (v) bendi uygulanır. (İkinci Bölüm, 2020/39066 E., 17.09.2025)
- Kırmızı ışık, kaynak, eski kayıt veya belgeye dayalı tespitlerin dosyada somut olarak ortaya konulması gerektiği kabul edilmektedir. (4. Daire, 2023/12160 E., 2025/2873 K., 05.05.2025)
- Atık taşıma ve bertaraf faaliyetlerinde ceza, izin ve belge yükümlülüklerinin hangi fiilden kaynaklandığının ayrıca gösterilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (4. Daire, 2025/3936 E., 2025/4940 K., 30.09.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Cezayı uygulayan idare, fiilin işlendiğini ve hangi bente girdiğini tutanakla ortaya koymakla yükümlüdür; tutanak ispatın temel aracıdır.
- Tesis izni, yetki belgesi, katılım payı veya ön bildirim gibi belgelerin bulunmaması, idarenin tespit ettiği bir eksiklik olarak kabul edilir; belgenin varlığını iddia eden taraf onu ispatlamalıdır.
- Emisyon sınırının aşılması, atık deşarjı veya kirliliğin giderilmesi gibi teknik hususlarda ölçüm raporu, bilirkişi incelemesi ve fotoğraf gibi teknik deliller esas alınır.
- Kirliliği kendi imkânlarıyla giderdiğini ileri süren gemi veya deniz aracı işletenin, bu durumu belgeyle ispat etmesi gerekir; bu durumda ceza üçte bir oranında uygulanır.
- Konutlarla ilgili cezalarda, konutların sayısı ve bağımsız bölüm sayısı tapu kaydı veya yönetim belgesi ile ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2872 sayılı Kanun m.24: Bu maddeye göre verilen idari para cezalarına karşı açılacak davaların Bakanlığa karşı açılacağını düzenler.
- 2872 sayılı Kanun m.25: İdari yaptırım kararlarının tutanağa dayanması, tebliğ edilmesi ve tebliğden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilmesi usulünü düzenler.
- 2872 sayılı Kanun m.27: Çevre Kanunu'nda öngörülen fiiller için verilen idari cezanın, diğer kanunlardaki cezaların uygulanmasına engel olmadığını belirtir.
- 2872 sayılı Kanun m.11: Atık alım, ön arıtma, arıtma veya bertaraf tesislerinin kurulmasına ilişkin yükümlülük getirir; (f) bendindeki cezanın fiilidir.
- 2872 sayılı Kanun m.12: Bildirim ve bilgi verme yükümlülüğünü düzenler; (g) bendindeki cezanın fiilidir.
- 2872 sayılı Kanun m.13: Mali sorumluluk sigortasını düzenler; (p) bendinin dayanağıdır.
- 2872 sayılı Kanun m.14: Gürültü ve titreşime ilişkin yönetmelikle belirlenen önlemleri düzenler; (h) bendindeki ceza bu hükme bağlıdır.
- 2872 sayılı Kanun m.9: Koruma esaslarını ve biyolojik çeşitlilik yasaklarını düzenler; (k) ve (n) bentlerinin dayanağıdır.
- 2872 sayılı Kanun ek 2. madde: Çevre yönetimi hizmetini düzenler; (m) bendi ve eklenen ceza puanı hükmü bu maddeye bağlıdır.
- 2872 sayılı Kanun ek 1. madde: Anız yakma yasağı ve kum-çakıl alımına ilişkin esasları düzenler; (l) bendi bu maddeye bağlıdır.
- 2872 sayılı Kanun ek 4. madde: Egzoz gazı emisyon ölçümünü düzenler; (a) bendinin ilk fıkrası bu maddeye bağlıdır.
- 2872 sayılı Kanun ek 8. madde: Çevre mevzuatı uyarınca çıkarılan yönetmeliklerin uygulanmasını düzenler; (i) bendinin dayanağıdır.
- 2872 sayılı Kanun ek 9. madde: (c) bendinin ikinci paragrafında sayılan aykırılığın dayanağıdır.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu: Fiilin suç oluşturması hâlinde, özellikle belgede sahtecilik hükümleri madde metninde saklı tutulan ceza hukuku yolunu oluşturur.
Çevre Kanunu m.23 — Fiillerin tekrarı
Madde, 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamındaki idari para cezalarının tekerrür hâlinde artırılmasını düzenler. Artırımın koşulunu (aynı fiilin üç yıl içinde tekrarı) ve artırım oranını (birinci tekrarda bir kat, ikinci ve sonraki tekrarlarda iki kat) belirler. Kanunda öngörülen idari para cezalarının tamamına, yani çevresel kabahatlere uygulanır. Maddenin uygulanması bakımından tarafları, cezanın muhatabı olan gerçek ve tüzel kişiler oluşturur. Madde, cezanın miktarını ve kabahatlerin tanımını düzenlemez; bu konular ilgili maddelerde (ör. 20. ve 21. maddeler) yer alır. Cezaya itiraz, tebliğ ve tahsil usulü ile idari para cezasına karşı yargı yolu da bu maddenin kapsamına girmez.
Fiillerin tekrarı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Tekerrür
- Aynı nitelikteki fiilin, önceki cezaya konu fiilin işlenmesinden sonra üç yıl içinde yeniden işlenmesidir. Tekerrürün oluşup oluşmadığı, fiilin işlenme tarihleri esas alınarak belirlenir.
- Birinci tekrar
- Üç yıllık süre içinde ilk kez aynı fiilin yeniden işlenmesidir. Bu hâlde verilecek ceza bir kat artırılır.
- İkinci ve müteakip tekrar
- Birinci tekrardan sonra üç yıl içinde yeniden işlenen fiildir. Bu hâlde ceza iki kat artırılarak verilir.
- Fiilin işlenmesi
- Üç yıllık sürenin başlangıcını oluşturan andır. Süre, cezayı gerektiren fiilin işlendiği tarihten itibaren işler.
Fiillerin tekrarı: hangi şartlar aranır?
- Kanunda öngörülen bir idari para cezasının verilmesini gerektiren bir fiilin işlenmiş olması gerekir.
- Aynı kişi bakımından, daha önce cezayı gerektiren bir fiilin işlenmiş ve bu fiile dayanarak ceza verilmiş olması aranır; fiilin işlenme tarihi üç yıllık süre içinde kalmalıdır.
- Yeni fiilin, önceki fiilin işlenmesinden itibaren üç yıl içinde işlenmiş olması gerekir; süre aşıldığında artırım uygulanamaz.
- Artırım, birinci tekrarda bir kat, ikinci ve müteakip tekrarlarda iki kat olarak yapılır; bu oranlar dışında bir artırım yapılamaz.
Fiillerin tekrarı: hangi sonuçları doğurur?
- Üç yıl içinde aynı fiilin ilk kez tekrarlanması hâlinde verilecek idari para cezası bir kat artırılarak uygulanır.
- Birinci tekrardan sonra üç yıl içinde yeniden tekrarlanan fiilde ceza iki kat artırılarak verilir.
- Tekerrüre esas fiilin işlenme tarihinden itibaren üç yıl geçmişse artırım yapılmaz ve ceza temel miktar üzerinden verilir.
- Tekerrür koşulları oluşmadığında uygulanacak ceza, ilgili kabahat maddesinde öngörülen temel miktardır.
Birinci tekrar ile ikinci ve müteakip tekrar arasındaki fark nedir?
Üç yıl içinde ilk kez tekrar eden fiil birinci tekrar sayılır.
Birinci tekrardan sonra üç yıl içinde yeniden işlenen fiil ikinci ve müteakip tekrar sayılır.
Birinci tekrarda ceza bir kat, ikinci ve sonraki tekrarlarda iki kat artırılarak verilir.
Üç yıl içinde tekrar ile üç yıl geçtikten sonra tekrar arasındaki fark nedir?
Yeni fiil, önceki fiilin işlenmesinden itibaren üç yıl içinde işlenmişse artırım koşulu oluşur.
Yeni fiil üç yıllık süreden sonra işlenmişse madde kapsamındaki tekerrür söz konusu değildir.
Süre içinde işlenen fiilde artırım yapılır; süre geçmişse ceza kendi miktarıyla verilir.
Aynı fiil ile farklı nitelikte fiil arasındaki fark nedir?
Artırımın konusu, önceki cezaya esas olan fiilin tekrarıdır.
Farklı bir çevresel kabahatin işlenmesi, madde anlamında tekerrür oluşturmaz.
Farklı fiil nedeniyle önceki ceza gerekçesiyle artırım yapılamaz; her fiil için kendi cezası verilir. (Bu ayrım uygulamada tekerrürün kapsamı bakımından önem taşır.)
Fiillerin tekrarı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tekerrür süresini cezanın tebliği veya kesinleşmesi tarihinden saymak; süre fiilin işlendiği tarihten başlar.
- Üç yıl sınırını gün ve ay hesabıyla değil, yaklaşık olarak almak; süre dolduğunda artırım yapılamaz.
- Farklı bir çevresel kabahati aynı fiil gibi değerlendirerek tekerrür uygulamak; madde yalnız aynı fiilin tekrarına uygulanır.
- Birinci tekrarda iki kat, ikinci tekrarda bir kat uygulamak; oranlar tersine yazılamaz.
- Madde metnindeki 'bir kat' ve 'iki kat' ifadelerini, cezanın iki katı ya da üç katı olarak yanlış anlamak; artırım temel cezanın üzerine eklenir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Tekerrür hesabında, artırımın dayanağı olan önceki tespit tarihinin esas alındığı kabul edilmektedir; ilk tespit ile yeni fiil arasındaki süre üç yıl sınırına göre incelenir. (6. Daire, 2020/3466 E., 2022/10495 K., 30.11.2022)
- Artırımın, kabahatin yasal dayanağı ile birlikte gösterildiği ve 20. maddenin ilgili bendiyle birlikte 23. maddeye dayanılarak yapıldığı kabul edilmektedir. (4. Daire, 2024/880 E., 2025/2179 K., 08.04.2025; 4. Daire, 2024/3156 E., 2024/7323 K., 12.12.2024)
- Temel para cezası ile artırımın ayrı ayrı hesaplandığı ve artırımın temel cezanın üzerine uygulandığı kabul edilmektedir. (4. Daire, 2024/799 E., 2025/443 K., 15.01.2025)
- Tekerrür uygulamasının, özel çevre bölgesi gibi ayrı bir artırım nedeniyle birlikte yapılabildiği görülmektedir. (4. Daire, 2024/799 E., 2025/443 K., 15.01.2025)
- Tekerrür uygulanabilmesi için önceki işlemin kesinleşmiş olmasının aranıp aranmadığı, kararlar arasında her zaman açık değildir; bu hususta somut dosya incelenmelidir. (4. Daire, 2024/3156 E., 2024/7323 K., 12.12.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Artırımı talep eden idare, tekerrür koşulunu ispatlamakla yükümlüdür; önceki tespit tutanağı ve idari yaptırım kararı bu amaçla kullanılır. (6. Daire, 2020/3466 E., 2022/10495 K., 30.11.2022)
- Üç yıllık sürenin hesabında, önceki fiilin işlendiği tarih ile yeni fiilin işlendiği tarih esas alınır; bu tarihler denetim tutanağı ile ortaya konur. (6. Daire, 2020/3466 E., 2022/10495 K., 30.11.2022)
- Tekerrürü iddia eden idare, önceki cezanın kendisine yönelik bir kayda dayandığını, dolayısıyla ilgili kişinin aynı fiil nedeniyle ceza aldığını belgelemelidir. (4. Daire, 2024/3156 E., 2024/7323 K., 12.12.2024)
- Muhatap, tekerrüre esas fiilin farklı nitelikte olduğunu veya üç yıllık sürenin geçtiğini savunursa bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2872 sayılı Kanun m.20: Çevresel kabahatleri ve bunlara karşılık gelen idari para cezalarını düzenler. Madde 23'teki artırım, bu maddelerde öngörülen cezalara uygulanır.
- 2872 sayılı Kanun m.21: Cezanın belirlenmesi ve idari para cezası miktarlarına ilişkin hükümleri içerir; artırım bu miktarlar üzerinden hesaplanır.
Çevre Kanunu m.24 — İdari cezalarda yetki
Madde, Çevre Kanunu kapsamındaki idari yaptırım kararlarını verme yetkisinin kimde olduğunu, bu yetkinin devredilen kurum ve mercilerce nasıl kullanılacağını, idari para cezalarının gelir ve ödenek düzenini, idari para cezalarına karşı açılacak davanın hangi idareye yöneltileceğini ve biyolojik çeşitliliğe ilişkin bazı yaptırımların Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından uygulanmasını düzenler. Maddenin uygulanması Bakanlık merkez ve taşra teşkilatı ile 12. maddenin birinci fıkrası uyarınca denetim yetkisi verilen kurum ve mercileri kapsar. Madde, yaptırımın dayanağı olan fiilleri ve bu fiillere uygulanacak idari para cezası miktarlarını düzenlemez (m.20). Denetleme elemanlarınca tutanak düzenlenmesi ve yaptırım kararına karşı dava süresi düzenlenmez (m.25). Çevre kirliliği fiilleri ile diğer kanunlardaki cezaların birlikte uygulanabilmesi düzenlenmez (m.27). Denetim yetkisinin devrine ilişkin esaslar da bu maddede yer almaz (m.12).
İdari cezalarda yetki: hangi kavramlar bilinmeli?
- İdari yaptırım kararı
- Çevre Kanunu'nda öngörülen ihlallere karşılık idare tarafından verilen, idari para cezası gibi yaptırımları içeren karardır. Maddenin kapsamı bu kararları verme yetkisi ile sınırlıdır.
- Yetki devri
- Denetim yetkisinin 12. maddenin birinci fıkrası uyarınca kurum ve mercilere verilmesidir. Bu devir, yaptırım kararı verme yetkisinin de bu kurum ve mercilerce kullanılabilmesi sonucunu doğurur.
- Taşra teşkilatı
- Bakanlığın illerdeki örgütüdür. Maddeye göre genel ve yerel idari yaptırım kararlarını çevre ve şehircilik il müdürleri verir.
- Biyolojik çeşitliliğin tahribi
- Madde 9/1-a'ya aykırı olarak biyolojik çeşitliliğin tahrip edilmesidir. Bu fiil, 20. maddenin birinci fıkrası (k) bendi kapsamında yaptırıma bağlanmıştır ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yaptırıma tabi tutulur.
İdari cezalarda yetki: hangi şartlar aranır?
- İdari yaptırım kararının, Çevre Kanunu'nda öngörülen bir ihlal için verilmesi gerekir.
- Kararı verecek makam Bakanlık, 12. maddeye göre denetim yetkisi devredilmiş kurum veya merci ya da bu maddede sayılan Bakanlık birimleri olmalıdır.
- Merkez teşkilatında karar genel müdür, taşra teşkilatında çevre ve şehircilik il müdürü tarafından verilmelidir.
- Biyolojik çeşitliliğin tahribi, sulak alan usul ve esaslarına veya (f) bendindeki esas ve yasaklamalara aykırılık gibi ihlaller için yaptırım, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü belirlediği usul ve esaslar dahilinde taşra birimleri eliyle uygulanmalıdır.
- Devredilen kurum veya merciler tarafından verilen idari para cezalarının yüzde ellisi ilgili kurumun bütçesine, yüzde ellisi genel bütçeye gelir kaydedilmelidir.
İdari cezalarda yetki: hangi sonuçları doğurur?
- Bu Kanunda öngörülen idari yaptırım kararları Bakanlık tarafından verilir.
- 12. maddenin birinci fıkrası uyarınca denetim yetkisi devredilen kurum ve mercilerce de yaptırım kararı verilebilir.
- Devredilen kurum ve mercilerce verilen idari para cezalarının yüzde ellisi ilgili kurumun bütçesine, yüzde ellisi genel bütçeye gelir kaydedilir.
- Bakanlık kendi denetimleri için bütçesinde, genel bütçeye gelir kaydedilecek idari para cezalarına karşılık gelen ödeneği öngörür.
- Bu Kanun uyarınca uygulanacak idari para cezalarına karşı açılacak davalar Bakanlığa karşı açılır.
- Biyolojik çeşitliliğin tahrip edilmesi ve ilgili (e) ve (f) bendi ihlallerinde yaptırım, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü taşra birimlerince uygulanır ve bu yaptırımlara karşı dava Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne karşı açılır.
- Madde, idari para cezası miktarlarını belirlemez; bunlar 20. maddede düzenlenir.
Bakanlık ile devredilen kurum ve merci arasındaki fark nedir?
Bakanlık, Çevre Kanunu kapsamındaki yaptırım yetkisinin asli sahibidir ve kararlarını merkez ile taşra teşkilatı eliyle verir.
12. maddeye göre denetim yetkisi devredilen kurum ve mercilerin yaptırım yetkisi ise devrin kapsamı ile sınırlıdır.
Devredilen kurum tarafından verilen idari para cezasının yüzde ellisi kendi bütçesine, yüzde ellisi genel bütçeye gelir kaydedilir. Bakanlık kararlarında bu paylaşım uygulanmaz.
Genel ve yerel yaptırım ile biyolojik çeşitlilik yaptırımı arasındaki fark nedir?
Genel yaptırım kararları Bakanlık merkez teşkilatında genel müdürler, taşra teşkilatında il müdürleri tarafından verilir.
Biyolojik çeşitliliğe ilişkin yaptırım, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün belirlediği usul ve esaslara göre kendi taşra birimleri tarafından uygulanır.
Bu iki grupta yaptırımı uygulayan makam ve bütçe farklıdır. Biyolojik çeşitlilik yaptırımlarına karşı açılacak dava Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne karşı açılır, diğer idari para cezalarına karşı dava ise Bakanlığa karşı açılır.
İdari cezalarda yetki: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Bakanlık dışındaki her kurumun kendi başına yaptırım yetkisi olduğunu varsaymak; yetki yalnızca 12. maddeye göre devredilmiş kurum ve mercilere tanınmıştır.
- Devredilen kurumun verdiği para cezasında gelirin tamamını o kurumun bütçesine yazmak; gelirin yarısı genel bütçeye aktarılmalıdır.
- Biyolojik çeşitlilik yaptırımına karşı davayı Bakanlığa karşı açmak; bu hâlde dava Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne karşı açılır.
- Madde 24'ten para cezası miktarını ya da dava süresini çıkarmaya çalışmak; bunlar sırasıyla 20. ve 25. maddelerde düzenlenir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Danıştay kararlarında, madde kapsamındaki para cezalarının Bakanlık veya yetki devredilen kurum adına verildiği ve dava açılırken bu idarelerin muhatap alındığı görülmektedir. (Danıştay 14. Daire Başkanlığı, 2016/909 E., 2017/462 K., 02.02.2017; 6. Daire, 2021/7643 E., 2023/4655 K., 16.05.2023; 6. Daire, 2022/52 E., 2022/4587 K., 12.04.2022)
- Deniz kirliliği nedeniyle belediye başkanlığınca 2872 sayılı Kanunun 22 ve 24. maddelerine dayanılarak verilen para cezalarına ilişkin davalarda, madde 24 yetki ve dayanak olarak birlikte gösterilmiştir. (6. Daire, 2001/2332 E., 2003/1487 K., 11.03.2003; 6. Daire, 2001/1795 E., 2003/1486 K., 11.03.2003)
- Danıştay, 24. maddenin devredilen kurumların yaptırım yetkisine dayanak olduğunu ve bu kurumların kararlarının 12. madde ile birlikte değerlendirildiğini kabul etmektedir. (6. Daire, 2022/52 E., 2022/4587 K., 12.04.2022; 6. Daire, 2022/1595 E., 2023/5381 K., 31.05.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Yaptırım kararının yetkili makamca verildiğini ileri süren idare, yetkinin dayanağını ve kararın bu makamca alındığını belgelerle ispatlamalıdır. Yetki devrine dayanılıyorsa devir işleminin varlığı idarece ortaya konur.
- Biyolojik çeşitlilik yaptırımında idarenin Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü taşra birimi olduğu ve ilgili usul ve esasa uygun hareket ettiği ispat edilmelidir.
- Tutanak, yaptırımın dayanağı olan ihlali gösteren belgedir; tutanağın varlığı ve içeriği idare tarafından ortaya konur, ihlalin varlığını ise idare ispat eder.
- Muhatap yanlışlığı savunması yapan davacı, kararı veren makamın yetkisiz olduğunu ve dava muhatabının Bakanlık veya ilgili Genel Müdürlük olması gerektiğini belgeyle göstermelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2872 sayılı Kanun m.12: Denetim yetkisinin hangi kurum ve mercilere devredileceğini belirler. Bu maddeye göre yetki devredilen kurumlar, bu maddedeki yaptırım yetkisini kullanabilir.
- 2872 sayılı Kanun m.20: Yaptırım gerektiren fiilleri ve idari para cezası miktarlarını düzenler. Madde 24, bu fiiller için verilecek kararların yetkisini ve gelirini düzenler.
- 2872 sayılı Kanun m.9: Biyolojik çeşitliliğin tahribi yasağını (1. fıkra a bendi) içerir. Madde 24'ün Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü yetkisi bu yasağa dayanır.
- 2872 sayılı Kanun m.25: İdari yaptırım kararlarına karşı dava açma süresini ve tutanağın yetkili makamlara sunulmasını düzenler. Madde 24'teki dava muhatabı kuralı bu kararlara uygulanır.
- 2872 sayılı Kanun m.27: İdari yaptırımların diğer kanunlardaki cezaların uygulanmasına engel olmadığını düzenler. Madde 24'teki yetki düzeniyle birlikte okunur.
Çevre Kanunu m.25 — İdarî yaptırımların uygulanması, tahsil usûlü ve itiraz
Madde, Çevre Kanunu kapsamındaki idari yaptırımların uygulanmasında izlenecek usulü düzenler: denetleme elemanlarınca tutanak tanzimi, tutanağın yaptırım yetkilisine intikali, yaptırım kararının tebliği, bu karara karşı dava açma süresi ve dava açılmasının tahsili durdurmaması, idari para cezalarının tahsil usulü ile makbuz uygulaması ve yönetmelikle düzenlenecek usul ve esaslar. Kanunda öngörülen idari yaptırımlara ilişkin fiiller bakımından, denetleme elemanları ile yaptırım kararını veren merciler arasındaki ilişkiyi kapsar. Maddede yaptırımın türü ve miktarı, yaptırım gerektiren fiiller (m.20 ve devamı), idari para cezası tutarlarının hesabı ve kabahatler hukukundaki itiraz yolu düzenlenmez. Bu konular 2872 sayılı Kanunun 20. maddesinde, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nda ve ilgili yönetmelikte yer alır. Ayrıca bu madde, idare mahkemesi dışındaki yargı yollarını ve dava dilekçesine ilişkin usul kurallarını düzenlemez.
İdarî yaptırımların uygulanması, tahsil usûlü ve itiraz: hangi kavramlar bilinmeli?
- Tutanak
- Kanunda öngörülen idari yaptırımı gerektiren fiil hakkında yetkili denetleme elemanlarınca düzenlenen belgedir. Yaptırım kararının dayanağını oluşturur ve yaptırım yetkilisine gönderilir.
- İdari yaptırım kararı
- Tutanağı değerlendirerek gerekli yaptırımı belirleyen, yetkili merciin verdiği karardır. Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgiliye tebliğ edilir ve bu tebliğ tarihinden itibaren dava süresi işlemeye başlar.
- Denetleme elemanı
- Kanun kapsamındaki denetimi yapmakla yetkilendirilmiş ve tutanak tanzim eden görevlidir. Yaptırım kararını kendisi vermez; tutanağı bağlı olduğu ve yaptırım yetkisi bulunan mercie intikal ettirir.
- Yetkili merci
- Tutanağı değerlendirip idari yaptırım kararını veren mercidir. Denetim yetkisinin devredildiği kurum ve mercilerle, Bakanlık gibi kurumlar bu niteliği taşıyabilir; yetkinin kaynağı m.24 ve m.20 ile birlikte belirlenir.
- Dava açılmasının tahsili durdurmaması
- İdare mahkemesinde iptal davası açılmış olması, verilen cezanın tahsil edilmesini engellemez. Yani yargısal denetim tahsil işlemini kendiliğinden durdurmaz.
- Makbuz karşılığı tahsil
- İdari para cezalarının, Maliye Bakanlığından izin alınarak Bakanlıkça bastırılıp dağıtılan makbuz karşılığında alınmasıdır.
İdarî yaptırımların uygulanması, tahsil usûlü ve itiraz: hangi şartlar aranır?
- Yaptırımı gerektiren bir fiilin işlendiği tespit edilmiş olmalıdır; bu tespit yetkili denetleme elemanınca tutanakla yapılmalıdır.
- Tutanak, denetleme elemanlarının bağlı bulunduğu ve idari yaptırım kararı vermeye yetkili olan mercie intikal ettirilmelidir.
- Yetkili merci tutanağı değerlendirmeli ve gerekli idari yaptırım kararını vermelidir.
- İdari yaptırım kararı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgiliye tebliğ edilmelidir.
- Tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılmalıdır; bu süre geçtikten sonra dava açılması mümkün değildir.
- İdari para cezası ödenecekse, tahsilin Maliye Bakanlığından izin alınarak bastırılıp dağıtılan makbuz karşılığında yapılması gerekir.
İdarî yaptırımların uygulanması, tahsil usûlü ve itiraz: hangi sonuçları doğurur?
- Denetleme elemanınca tutanak düzenlenmesi, yaptırım kararının verilmesinin ön koşuludur; tutanağa dayanılmadan yaptırım kararı verilmesi usule uygun olmaz.
- Yaptırım kararı tebliğ edildikten sonra otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir.
- Dava açılması cezanın tahsilini durdurmaz; tahsil dava sürerken devam eder.
- Süresinde dava açılmazsa yaptırım kararı kesinleşir ve tahsil edilebilir hâle gelir.
- İdari para cezasının tahsili 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerine göre yapılır.
- Ceza vermeye yetkili kurum ve merciler tahsilatı, Maliye Bakanlığından izin alınarak bastırılan ve dağıtılan makbuz karşılığında yapar; makbuz dışında tahsilat usule uygun değildir.
Tutanak ile idari yaptırım kararı arasındaki fark nedir?
Tutanak, denetleme elemanının fiili tespit ettiği belgedir ve yaptırımı kendisi uygulamaz.
Yaptırım kararı, yetkili merciin tutanağı değerlendirdikten sonra verdiği ve ilgiliye tebliğ edilen işlemdir.
Dava süresi tutanakla değil, tebliğ edilen yaptırım kararıyla başlar. Tutanağın kendisine karşı otuz günlük dava süresi işlemez.
Dava açılması ile tahsilin durdurulması arasındaki fark nedir?
İdare mahkemesinde dava açılması, yaptırım kararının iptali istemini doğurur.
Dava açılması, verilen cezanın tahsilini durdurmaz.
Dava açılmış olsa bile para cezası tahsil edilebilir; dava sonucunda iptal edilirse ödenen tutar ayrıca değerlendirilir.
Kanunun tahsil hükmü ile kabahatler Kanunu hükmü arasındaki fark nedir?
Madde, tahsil usulü bakımından 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerinin uygulanacağını belirtir.
Madde, makbuzun Maliye Bakanlığı iznine ve Bakanlık tarafından bastırılıp dağıtılmasına bağlandığını düzenler.
Tahsil usulü Kabahatler Kanunu'na göre, tahsilde kullanılacak makbuz ise bu madde uyarınca belirlenir.
İdarî yaptırımların uygulanması, tahsil usûlü ve itiraz: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tutanağı yaptırım kararı gibi değerlendirip otuz günlük dava süresini tutanak tarihinden saymak; süre tebliğ tarihinden başlar.
- Dava açılmasını tahsili durduran bir sebep saymak; m.25 ikinci fıkra açıkça tahsilin durmayacağını düzenler.
- Tahsil usulünü Çevre Kanunu'nun kendi hükmünde aramak; tahsil usulü için madde Kabahatler Kanunu'nu uygulanacak kanun olarak gösterir.
- Tebliğ usulünü Tebligat Kanunu dışında bir usule bağlamak; m.25 tebliği 7201 sayılı Kanun'a göre yapılacak olarak belirler.
- Makbuz karşılığı olmayan tahsilatı usulüne uygun saymak; tahsilatın makbuza bağlı olduğu hükmü açıktır.
- Yönetmelik kurallarını kanunun kendisi gibi uygulamak; ihlal tespiti ve ceza kesme usulleri Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir ve bu yönetmelik kanunun sınırları içinde kalmalıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yaptırım kararına karşı açılan davanın, idari para cezasının tahsilini durdurmadığı kabul edilmektedir. (6. Daire, 2020/4179 E., 2022/4945 K., 19.04.2022; 6. Daire, 2019/16046 E., 2022/3400 K., 22.03.2022)
- Çevre para cezasının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için kesinleşmiş bir amme alacağının bulunmasının zorunlu olmadığı kabul edilmektedir; m.25 ikinci fıkra dava açılmasının tahsili durdurmadığını öngörmektedir. (6. Daire, 2019/13200 E., 2021/14777 K., 30.12.2021)
- Dava açılmış olması tek başına tahsil işleminin hukuka aykırı olduğu sonucunu doğurmaz; dava derdest iken ödeme emri düzenlenmesi hukuka aykırılık sayılmamaktadır. (Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/8422 E., 2016/5175 K., 03.11.2016)
- Otuz günlük sürenin tebliğ tarihinden başladığı, tebliğ tarihinin dava açma süresinin başlangıcı olarak esas alındığı kabul edilmektedir. (Danıştay 14. Daire Başkanlığı, 2015/3716 E., 2016/669 K., 04.02.2016)
- Madde m.25 ikinci fıkrasına dayanılarak dava açılması, idari yargı yolunun uygulamada ayrıca kullanılabileceğini gösterir. (6. Daire, 2019/13589 E., 2021/3676 K., 11.03.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Yaptırım kararının tebliğ tarihini ve dava açma süresini ileri süren taraf, tebliğ belgesi ile bu tarihi ispatlamalıdır; uygulamada süre, tebliğ belgesindeki tarihe göre hesaplanır.
- Denetleme elemanı tutanağı, fiilin işlendiğinin temel delilidir; tutanağın yaptırım mercine intikal ettirildiği, mercin tutanağı değerlendirdiği ayrıca belgelenmelidir.
- Yaptırım kararının dayanağı olan tutanağın usulüne uygun düzenlenmediğini iddia eden taraf, bu iddiayı ispatlamalıdır; tutanağın varlığı ve içeriği idarenin yazılı belgesiyle ortaya konur.
- Dava açılmış olmasının tahsili durdurmadığı kuralı nedeniyle, tahsilin dava sürerken yapıldığını iddia eden taraf bu durumu ödeme belgeleriyle ispat eder.
- Makbuz karşılığı tahsilat yapıldığını ileri süren idare, tahsilatın Bakanlıkça bastırılan ve dağıtılan makbuzla yapıldığını belgelemelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2872 sayılı Kanun m.20: Kanunda öngörülen idari yaptırımların türlerini ve miktarlarını belirleyen maddedir; bu maddedeki fiiller için m.25 usulü uygulanır.
- 2872 sayılı Kanun m.24: Çevre Kanunu uyarınca uygulanacak idari para cezalarına karşı açılacak davaların Bakanlığa karşı açılacağını düzenler; m.25'teki idare mahkemesi dava süresinin davalı yönünü belirler.
- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu: İdari para cezalarının tahsil usulü bakımından bu madde açıkça bu kanunu uygulanacak kanun olarak gösterir.
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu: İdari yaptırım kararının ilgiliye tebliğ usulünü belirler; tebliğ tarihi dava süresinin başlangıcıdır.
- 2872 sayılı Kanun m.27: Çevre Kanunu'nda öngörülen idari cezaların diğer kanunlardaki cezaların uygulanmasına engel olmadığını düzenler; m.25 usulünün ayrı bir yaptırım rejimini kurduğunu tamamlar.
Çevre Kanunu m.26 — Adlî nitelikteki cezalar
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 12. maddesindeki bildirim ve bilgi verme yükümlülüğüne aykırı olarak yanlış ve yanıltıcı bilgi verilmesini suç olarak düzenler. Maddenin ikinci fıkrası, Kanunun uygulanmasında yanlış ve yanıltıcı belge düzenleyen ve kullananların TCK'daki belgede sahtecilik hükümlerine tabi tutulmasını öngörür. Üçüncü fıkra, çevresel etki değerlendirmesine ilişkin yargı ihtilaflarında sürecin yargılama sonuna kadar durmasını düzenler. Madde, idari para cezası ve idari yaptırım usulünü, çevresel kabahatleri ve bunların denetimini düzenlemez. Kişiye göre uygulama alanı, Kanunun 12. maddesi kapsamındaki bildirim yükümlüleriyle sınırlıdır. Belgede sahtecilik suçunun unsurları (TCK m.204 ve m.207) ile zamanaşımı (TCK m.66) ayrı maddelerde yer alır ve bu madde onları kendisi düzenlemez.
Adlî nitelikteki cezalar: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yanlış ve yanıltıcı bilgi
- Gerçeğe uymayan ya da ilgilinin gerçek durumu yanlış algılamasına yol açan bilgidir. Madde, bu bilginin 12. maddede öngörülen bildirim ve bilgi verme yükümlülüğü kapsamında verilmesini arar.
- Bildirim ve bilgi verme yükümlülüğü
- 2872 sayılı Kanunun 12. maddesinde düzenlenen, ilgililerin çevreyi etkileyebilecek faaliyetlere ilişkin bilgi vermesi gereken yükümlülüktür. Bu madde, yalnızca bu yükümlülük kapsamında verilen bilgiler bakımından suç oluşturur.
- Yanlış ve yanıltıcı belge
- Kanunun uygulanmasında düzenlenen, gerçeğe aykırı içerik taşıyan belgedir. Fıkra, bu belgeyi düzenleyen ve kullananları TCK'daki belgede sahtecilik hükümlerine bağlar.
- Çevresel etki değerlendirmesi süreci
- Projenin çevreye etkilerinin önceden değerlendirildiği idari süreçtir. Üçüncü fıkra, bu süreçle ilgili yargı ihtilaflarında sürecin yargılama sonuna kadar durmasını öngörür.
Adlî nitelikteki cezalar: hangi şartlar aranır?
- Failin 2872 sayılı Kanunun 12. maddesi kapsamında bir bildirim veya bilgi verme yükümlülüğü bulunmalıdır.
- Fail, bu yükümlülüğe aykırı olarak yanlış veya yanıltıcı bilgi vermiş olmalıdır.
- Yanlış ve yanıltıcı belge düzenlenmesi veya kullanılması halinde, bu eylemin TCK'daki belgede sahtecilik suçunun unsurlarını da taşıması gerekir.
- Çevresel etki değerlendirmesine ilişkin bir ihtilafın yargıya intikal etmiş olması gerekir ki üçüncü fıkradaki durma hükmü uygulansın.
Adlî nitelikteki cezalar: hangi sonuçları doğurur?
- Bildirim yükümlülüğüne aykırı olarak yanlış ve yanıltıcı bilgi veren kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Yanlış ve yanıltıcı belge düzenleyen veya kullanan kişi hakkında TCK'daki belgede sahtecilik hükümleri uygulanır.
- Yanlış ve yanıltıcı belge düzenleme eyleminde, belgenin resmi veya özel niteliğine göre TCK m.204 ya da m.207 uygulanır.
- Çevresel etki değerlendirmesine ilişkin ihtilaf yargıya intikal ettiğinde, çevresel etki değerlendirmesi süreci yargılama sonuna kadar durur.
- Bildirim yükümlülüğü kapsamına girmeyen bir bilgi verilmesi bu maddedeki suçu oluşturmaz.
- Bu madde idari para cezası veya idari yaptırım öngörmez; idari yaptırımlar Kanunun 20. ve 25. maddelerine göre ayrıca değerlendirilir.
Bilgi verme ile belge düzenleme arasındaki fark nedir?
Bildirim yükümlülüğü kapsamında sözlü veya yazılı yanlış bilgi verilmesi, birinci fıkra kapsamındadır.
Kanunun uygulanmasında yanlış ve yanıltıcı belge düzenlenmesi veya kullanılması, ikinci fıkra kapsamındadır.
Birinci fıkraya göre altı aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülür. İkinci fıkra ise belgeyi düzenleyen ve kullananı TCK'daki belgede sahtecilik hükümlerine bağlar, dolayısıyla cezalandırma TCK'ya göre belirlenir.
Yanlış bilgi ile yanıltıcı belge (ikinci fıkra) ile TCK'daki resmi ve özel belgede sahtecilik arasındaki fark nedir?
Kanun, bu fıkrada ayrı bir suç tanımı yapmaz; belgenin türüne göre TCK m.204 (resmi belge) ya da m.207 (özel belge) uygulanır.
Belgenin resmi veya özel niteliği, uygulanacak TCK hükmünü belirler.
Resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik farklı TCK maddelerine tabidir; bu nedenle cezanın ve zamanaşımının belirlenmesi belgenin niteliğine göre değişir.
Kişisel suç ile çevresel ihtilaf süreci arasındaki fark nedir?
Birinci ve ikinci fıkra, suç oluşturan fiilleri ve failleri düzenler.
Üçüncü fıkra, çevresel etki değerlendirmesi sürecini yargılama bakımından durdurur.
Üçüncü fıkra bir ceza yaptırımı değil, yargılama sırasında idari sürecin durmasını öngören usuli bir hükümdür.
Adlî nitelikteki cezalar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Birinci fıkradaki suçu, 12. maddedeki bildirim yükümlülüğü dışında kalan genel yanlış beyanlarla karıştırmak; suç yalnızca bu yükümlülük kapsamındaki bilgiler için oluşur.
- İkinci fıkrayı bağımsız bir suç tanımı saymak; fıkra TCK'daki belgede sahtecilik hükümlerine yollama yapar ve uygulanacak hüküm TCK'dadır.
- Resmi ve özel belgede sahteciliği aynı maddeye bağlamak; resmi belge TCK m.204, özel belge TCK m.207 kapsamındadır.
- Üçüncü fıkrayı bir ceza yaptırımı gibi yorumlamak; fıkra yalnızca yargılama sırasında çevresel etki değerlendirme sürecinin durmasını düzenler.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Bu madde kapsamındaki suçta, uygulamada zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun m.66 üzerinden, yaptırımın türü ve üst sınırına göre belirlendiği kabul edilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2024/10190 E., 2024/17718 K., 24.12.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Birinci fıkradaki suçta ispat yükü, yanlış ve yanıltıcı bilginin 12. maddedeki bildirim yükümlülüğü kapsamında verildiğini ortaya koyan iddia makamındadır.
- Bildirim yükümlülüğünün varlığı ve bilginin yanlışlığı, ilgili bildirim formu, başvuru dosyası ve karşılaştırmalı teknik belgelerle ispatlanır.
- İkinci fıkra kapsamında belgenin yanlış ve yanıltıcı olduğu, belgenin resmi veya özel niteliği ile birlikte ispat edilmelidir.
- Sanığın, bilginin doğru olduğu veya yükümlülüğün bulunmadığı yönündeki savunması, sanık tarafından ileri sürülür; bu savunmanın dayanağını belgeyle ortaya koyması beklenir.
- Üçüncü fıkradaki durma hükmünün uygulanması için çevresel etki değerlendirmesi ihtilafının yargıya intikal ettiğini gösteren dava dosyası yeterlidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2872 sayılı Kanun m.12: Birinci fıkradaki suçun dayandığı bildirim ve bilgi verme yükümlülüğünü düzenler. Bu yükümlülüğe aykırılık, suçun temel unsurudur.
- 5237 sayılı Kanun m.204: Resmi belgede sahtecilik suçunu düzenler. İkinci fıkra, resmi nitelikteki yanlış belge bakımından bu hükme yollama yapar.
- 5237 sayılı Kanun m.207: Özel belgede sahtecilik suçunu düzenler. İkinci fıkra, özel nitelikteki yanlış belge bakımından bu hükme yollama yapar.
- 5237 sayılı Kanun m.66: Suçun zamanaşımı süresini belirler. Uygulamada, bu maddenin suçu bakımından zamanaşımı TCK m.66 üzerinden hesaplanır.
- 2872 sayılı Kanun m.20: İdari nitelikteki çevresel kabahatleri düzenler. Bu madde ile aynı fiil için idari yaptırım ve ceza sorumluluğu birlikte değerlendirilebilir.
- 2872 sayılı Kanun m.25: İdari yaptırım kararlarının tutanak ve usulüne ilişkin hükümleri içerir. Üçüncü fıkradaki çevresel etki değerlendirmesi ihtilafı bakımından idari sürecin ayrı yürütüldüğünü gösterir.
Çevre Kanunu m.27 — Diğer kanunlarda yazılı cezalar
Madde, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nda öngörülen fiiller hakkında verilecek idari nitelikteki cezaların, aynı fiiller için diğer kanunlarda öngörülen cezaların uygulanmasına engel olmayacağını düzenler. Maddenin konusu idari cezalar ile diğer kanunlardaki cezaların birlikte uygulanabilirliğidir. Madde, idari para cezalarının miktarını, ihlalin tespit usulünü, yetkili merciyi ve idari yaptırıma karşı dava yolunu düzenlemez; bunlar Çevre Kanunu'nun 24, 25 ve 20. maddelerinde yer alır. Kabahatler Kanunu'nun 15. maddesi ile ilişkisi ve aynı fiilin cezai yaptırıma tabi tutulmasının koşulları da bu maddenin kapsamı dışındadır. Madde, Çevre Kanunu kapsamındaki fiillere uygulanır.
Diğer kanunlarda yazılı cezalar: hangi kavramlar bilinmeli?
- İdari nitelikteki ceza
- Çevre Kanunu'nda öngörülen, idare tarafından verilen para cezası gibi yaptırımlardır. Bu yaptırımlar yargı kararıyla değil idari işlemle uygulanır.
- Diğer kanunlardaki cezalar
- Aynı fiil bakımından başka bir kanunda öngörülmüş yaptırımlardır. Bu cezalar idari nitelikte olabileceği gibi cezai nitelikte de olabilir; madde bu ayrımı yapmaz.
- Cezaların birlikte uygulanması
- Bir fiil için hem Çevre Kanunu'na göre idari ceza verilmesi hem de diğer kanun uyarınca ceza öngörülmesi halinde ikisinin birlikte uygulanabilmesidir. Madde bu birlikteliğin önünü açar.
Diğer kanunlarda yazılı cezalar: hangi şartlar aranır?
- Fiilin 2872 sayılı Kanun'da yazılı bir fiil olması gerekir.
- Aynı fiil için diğer bir kanunda da bir ceza öngörülmüş olması gerekir.
- Çevre Kanunu'na göre verilen idari nitelikteki cezanın, diğer kanundaki cezanın uygulanmasını engellememesi gerekir.
Diğer kanunlarda yazılı cezalar: hangi sonuçları doğurur?
- Çevre Kanunu'nda yazılı bir fiil için idari ceza verilmesi, aynı fiil için diğer kanunda öngörülen cezanın uygulanmasını engellemez.
- Maddenin bu düzenlemesi, Kabahatler Kanunu'nun 15. maddesindeki 'yalnızca suçtan dolayı yaptırım uygulanır' kuralına bir istisna getirdiği biçiminde yorumlanmaktadır.
- Madde, idari cezanın verilmesini sonuçlandırmaz; cezanın verilebilmesi için ayrı olarak Çevre Kanunu'ndaki usul ve yetkinin işlemesi gerekir.
İdari ceza ile diğer kanundaki ceza arasındaki fark nedir?
Çevre Kanunu'nda öngörülen idari nitelikteki ceza, idare tarafından verilir.
Diğer kanunda öngörülen ceza, o kanunun kendi usulüyle uygulanır.
Madde uyarınca iki yaptırım birbirini dışlamaz; ikisi birlikte uygulanabilir.
Diğer kanunlarda yazılı cezalar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddeyi, idari cezanın her zaman diğer kanun cezasıyla birlikte uygulanacağı biçiminde okumak; madde yalnızca engel olmama kuralı koyar, uygulanmasını zorunlu kılmaz.
- Maddeyi, Çevre Kanunu'nun 24. maddesindeki dava açma yetkisini düzenlediği sanmak; dava ve usul kuralları başka maddelerdedir.
- Maddenin tüm kabahatleri kapsadığını düşünmek; madde yalnız Çevre Kanunu'nda yazılı fiillere uygulanır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Madde, Çevre Kanunu'nda yazılı bir fiil için idari para cezası verilmesi halinde diğer kanundaki cezanın da uygulanabileceğini kabul eden bir yaklaşım benimsenmektedir. (İkinci Bölüm, 2020/39066 E., 17.09.2025; 4. Ceza Dairesi, 2013/12287 E., 2014/36810 K., 22.12.2014)
- Madde, Kabahatler Kanunu'nun 15. maddesindeki, aynı fiilin hem kabahat hem suç olması halinde yalnız suçtan yaptırım uygulanacağı kuralına istisna oluşturduğu yönünde değerlendirilmektedir. (4. Ceza Dairesi, 2013/12287 E., 2014/36810 K., 22.12.2014)
- Uygulamada maddenin kapsamına giren bir fiilin Çevre Kanunu'nun 20. maddesi kapsamında mı, yoksa başka bir idari düzenlemede mi değerlendirildiği tartışmalıdır. (6. Daire, 2019/9565 E., 2020/9892 K., 21.10.2020)
Nasıl ispat edilir?
- İdari cezanın verildiğini kanıtlamak isteyen idare, Çevre Kanunu'na göre düzenlenen tutanağı ve idari yaptırım kararını ortaya koymakla yükümlüdür.
- Aynı fiil için diğer kanunda da ceza öngörüldüğünü ileri süren taraf, ilgili kanun hükmünü ve fiilin bu hükme uyduğunu ispatlamalıdır.
- Fiilin hem Çevre Kanunu'nda hem de diğer kanunda aynı fiil olarak düzenlendiği, tutanak ve fiile ilişkin belgelerle gösterilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 2872 sayılı Kanun m.20: Çevresel kabahatleri ve bunlara karşılık gelen idari cezaları düzenler. Madde 27, bu fiiller için verilen idari cezanın diğer kanun cezalarını engellemediğini belirtir.
- 2872 sayılı Kanun m.24: İdari para cezalarına karşı Bakanlığa karşı dava açılmasını düzenler; madde 27 ile birlikte idari yaptırımın yargısal denetimini gösterir.
- 2872 sayılı Kanun m.25: İdari yaptırım kararının tutanağa dayanmasını ve idare mahkemesinde dava açma süresini düzenler.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| dört yıl | m.20 | (Ek paragraf:7/5/2026-7579/8 md.) Ayrıca çevre yönetimi hizmeti verenlere, esasları ilgili yönetmelikte belirlenen yükümlülükleri yerine getirmedikleri takdirde ceza puanı uygulanır, uygulanan ceza puanının dört yıl içerisinde 100 puana… |
| iki yıl | m.20 | Uygulanan ceza puanının dört yıl içinde 200 puana ulaşması durumunda yeterlik belgesi iki yıl süreyle iptal edilir. n) Bu Kanunun 9 uncu maddesi uyarınca belirlenen koruma esaslarına aykırı olarak içme ve kullanma suyu koruma alanlarına,… |
| altmış gün | m.20 | Bu alanlarda Kanuna ve yönetmeliklere aykırı olarak yapılan yapılar 3194 sayılı İmar Kanununda belirlenen esaslara göre yıktırılır. o) Bu Kanunun 11 inci maddesinde öngörülen acil durum plânlarını yönetmelikle belirlenen usûl ve esaslara… |
| üç yıl | m.23 | (Değişik : 26/4/2006-5491/15 md.) Bu Kanunda belirtilen idarî para cezaları, bu cezaların verilmesini gerektiren fiillerin işlenmesinden itibaren üç yıl içinde birinci tekrarında bir kat, ikinci ve müteakip tekrarında iki kat artırılarak… |
| otuz gün | m.25 | İdarî yaptırım kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir. |
| altı aydan | m.26 | (Değişik: 26/4/2006-5491/18 md.) Bu Kanunun 12 nci maddesinde öngörülen bildirim ve bilgi verme yükümlülüğüne aykırı olarak yanlış ve yanıltıcı bilgi verenler, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
| bir yıla | m.26 | (Değişik: 26/4/2006-5491/18 md.) Bu Kanunun 12 nci maddesinde öngörülen bildirim ve bilgi verme yükümlülüğüne aykırı olarak yanlış ve yanıltıcı bilgi verenler, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
39 karar- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2025/1799 E., 2025/1946 K., 16.10.2025İlgili madde: m.20
- 4. Daire, 2025/3936 E., 2025/4940 K., 30.09.2025İlgili madde: m.20
- 4. Daire, 2024/1235 E., 2025/4118 K., 30.06.2025İlgili madde: m.20
- 4. Daire, 2023/12160 E., 2025/2873 K., 05.05.2025İlgili madde: m.20
- 4. Daire, 2024/880 E., 2025/2179 K., 08.04.2025İlgili madde: m.23
- 4. Daire, 2024/799 E., 2025/443 K., 15.01.2025İlgili madde: m.23
- 4. Ceza Dairesi, 2024/10190 E., 2024/17718 K., 24.12.2024İlgili madde: m.26
- 4. Daire, 2024/3156 E., 2024/7323 K., 12.12.2024İlgili madde: m.23
- 4. Daire, 2023/11674 E., 2023/7067 K., 14.12.2023İlgili madde: m.27
- 7. Daire, 2023/3199 E., 2023/4309 K., 13.11.2023İlgili madde: m.18
Diğer 29 karar
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2022/3412 E., 2023/1595 K., 05.07.2023İlgili madde: m.26
- 6. Daire, 2022/1595 E., 2023/5381 K., 31.05.2023İlgili madde: m.24
- 6. Daire, 2021/7643 E., 2023/4655 K., 16.05.2023İlgili madde: m.24
- 7. Daire, 2020/1958 E., 2022/5099 K., 14.12.2022İlgili madde: m.18
- 7. Daire, 2020/3600 E., 2022/5100 K., 14.12.2022İlgili madde: m.18
- 6. Daire, 2020/10233 E., 2022/10494 K., 30.11.2022İlgili madde: m.23
- 6. Daire, 2020/3466 E., 2022/10495 K., 30.11.2022İlgili madde: m.23
- 6. Daire, 2020/4179 E., 2022/4945 K., 19.04.2022İlgili madde: m.25
- 6. Daire, 2022/52 E., 2022/4587 K., 12.04.2022İlgili madde: m.24
- 6. Daire, 2019/16046 E., 2022/3400 K., 22.03.2022İlgili madde: m.25
- 6. Daire, 2019/2579 E., 2022/3148 K., 16.03.2022İlgili madde: m.26
- 6. Daire, 2019/13200 E., 2021/14777 K., 30.12.2021İlgili madde: m.25
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2021/2413 E., 2021/3361 K., 27.12.2021İlgili madde: m.26
- İdare Dava Daireleri Kurulu, 2021/170 E., 2021/1578 K., 23.09.2021İlgili madde: m.26
- 7. Daire, 2021/1550 E., 2021/3049 K., 14.09.2021İlgili madde: m.18
- 6. Daire, 2019/12706 E., 2021/7626 K., 02.06.2021İlgili madde: m.23
- 7. Daire, 2019/5032 E., 2021/2436 K., 21.05.2021İlgili madde: m.18
- 6. Daire, 2019/13589 E., 2021/3676 K., 11.03.2021İlgili madde: m.25
- 6. Daire, 2019/9565 E., 2020/9892 K., 21.10.2020İlgili madde: m.27
- Danıştay 14. Daire Başkanlığı, 2016/909 E., 2017/462 K., 02.02.2017İlgili madde: m.24
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2015/8422 E., 2016/5175 K., 03.11.2016İlgili madde: m.25
- Danıştay 14. Daire Başkanlığı, 2015/3716 E., 2016/669 K., 04.02.2016İlgili madde: m.20, m.25
- 4. Ceza Dairesi, 2013/12287 E., 2014/36810 K., 22.12.2014İlgili madde: m.27
- 6. Daire, 2001/2332 E., 2003/1487 K., 11.03.2003İlgili madde: m.24
- 6. Daire, 2001/1795 E., 2003/1486 K., 11.03.2003İlgili madde: m.24
- 7. Daire, 2001/3284 E., 2002/2008 K., 21.05.2002İlgili madde: m.18
- İkinci Bölüm, 2020/39066 E., 17.09.2025İlgili madde: m.20, m.27
- İkinci Bölüm, 2017/39159 E., 28.01.2020İlgili madde: m.27
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/3424 E., 2023/522 K., 11.05.2023İlgili madde: m.26
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 07.05.2026 (m.20).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 4. Çevre Kanunu - 2 bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış