Miras hukuku › Mirasçılar › Ölüme bağlı tasarruflar
Vasiyeti yerine getirme görevlisi
Kısaca
TMK m.550, mirasbırakanın vasiyetname ile bir veya birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisi atayabilmesini, görevlinin fiil ehliyeti şartını, görevin sulh hâkimince bildirilmesi ve on beş günlük kabul/red süresini ve görevlinin uygun bir ücret isteyebilmesini düzenler.
Kapsam
Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.550–556 hükümlerini kapsar.
TMK m.550 — Atanma ve ehliyet
Madde, mirasbırakanın vasiyetname ile bir veya birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisi atayabilmesini, görevlinin fiil ehliyeti şartını, görevin sulh hâkimince bildirilmesi ve on beş günlük kabul/red süresini ve görevlinin uygun bir ücret isteyebilmesini düzenler. Madde, vasiyeti yerine getirme görevlisinin atanmasında ve göreve ilişkin temel çerçevede, mirasbırakan ile vasiyeti yerine getirme görevlisi arasındaki ilişkide uygulanır. Madde, görevlinin görevlerini ve yetkilerini düzenlemez (m.552). Görevin sona ermesini (m.554, m.555) ve görevlinin sulh hâkimi denetimini düzenlemez. Ücretin tespiti, mirasbırakanın ücret belirlemesi ve ücret artırım isteği de bu maddede yer almaz (m.550 fıkrasının sınırlı hükmü dışında kalan ayrıntılar başka düzenlemelere bırakılmıştır). Ölüme bağlı tasarrufun geçerlilik ve iptal sebepleri (m.557) ile vasiyetnamenin şekil koşulları da bu maddenin konusu değildir.
Atanma ve ehliyet: hangi kavramlar bilinmeli?
- Vasiyeti yerine getirme görevlisi
- Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufunda açıkladığı son arzularının yerine getirilmesi için atadığı kişidir. Görev, mirasçıların yerine geçen bir temsil ilişkisi değil, mirasbırakanın isteğinin yerine getirilmesine yönelen özel bir görevdir.
- Fiil ehliyeti
- Kişinin kendi hareketleriyle hak edinebilme ve borç altına girebilme yeteneğidir. Madde bakımından önemli olan, görevlinin göreve başladığı andaki fiil ehliyetidir; atanma anındaki ehliyet tek başına yeterli değildir.
- Görevin bildirilmesi
- Sulh hâkiminin atanan kişiye görevini bildirmesi işlemidir. Bu bildirimle on beş günlük kabul veya red süresi başlar.
- Kabul edilmiş sayılma
- Atanan kişinin on beş gün içinde kabul veya reddini sulh hâkimine bildirmemesi hâlinde görevin kabul edilmiş sayılmasıdır. Bu, sessizliğe bağlanmış bir hukuki sonuçtur.
- Uygun ücret
- Görevlinin hizmetinin karşılığı olarak isteyebileceği bedeldir. Ücretin miktarı, madde metninde belirtilmemiş olup, hizmetin niteliğine göre belirlenir.
Atanma ve ehliyet: hangi şartlar aranır?
- Atamanın mirasbırakanın vasiyetnamesi ile yapılması gerekir; bir veya birden çok kişi atanabilir.
- Atanan kişinin göreve başladığı sırada fiil ehliyetine sahip olması gerekir.
- Atanan kişiye görevin sulh hâkimi tarafından bildirilmesi gerekir.
- Atanan kişinin bildirim tarihinden başlayarak on beş gün içinde kabulünü ya da reddini sulh hâkimine bildirmesi gerekir; bildirilmezse görev kabul edilmiş sayılır.
- Görevlinin hizmeti karşılığında uygun bir ücret isteyebilmesi için hizmetin yapılmış olması gerekir.
Atanma ve ehliyet: hangi sonuçları doğurur?
- Atanan kişi on beş gün içinde kabul ettiğini sulh hâkimine bildirirse görevi üstlenmiş olur.
- Atanan kişi on beş gün içinde reddettiğini sulh hâkimine bildirirse görev üstlenilmemiş olur.
- Atanan kişi süre içinde bildirimde bulunmazsa görev kabul edilmiş sayılır.
- Göreve başlama anında fiil ehliyeti bulunmayan kişi görevi yerine getiremez.
- Görevli, hizmetinin karşılığında uygun bir ücret isteyebilir; ücretsiz bu işi yapmaya zorlanamaz.
- Madde yalnızca atanma ve kabul koşullarını düzenlediğinden, görevlinin görevlerine ilişkin sonuçlar m.552 kapsamında ayrıca değerlendirilir.
Fiil ehliyeti atanma anı ile göreve başlama anı arasındaki fark nedir?
Atanma anında ehliyet aranmaz; atanan kişi ehliyetli olmak zorunda değildir.
Göreve başladığı andaki fiil ehliyeti aranır.
Atanma anında ehliyetsiz olan kişi, göreve başlayana kadar ehliyet kazanırsa atanmasında sakınca yoktur; göreve başlama anında ehliyetsiz olan kişi göreve başlayamaz.
Kabul ile sessizlik arasındaki fark nedir?
Atanan kişi on beş gün içinde kabul veya red beyanını sulh hâkimine bildirir.
Atanan kişi süre içinde hiçbir bildirim yapmaz.
Bildirim yapılırsa görev bu beyana göre belirlenir; sessiz kalınırsa görev kabul edilmiş sayılır ve bu durum aksi ispat edilemeyen bir karinedir.
Görevli olarak atanma ile ücret isteme hakkı arasındaki fark nedir?
Görevlinin hizmeti karşılığında uygun ücret isteme hakkı vardır.
Görevlinin ücretsiz bu işi yapmaya zorlanamayacağı kabul edilir.
Görevli ücret talep edebilir; ancak bu hak, ücretsiz görev yapma yükümlülüğünün doğmaması anlamına gelir.
Atanma ve ehliyet: sık yapılan hatalar nelerdir?
- On beş günlük süreyi, bildirimin yapıldığı tarih yerine fiilen göreve başlandığı tarihten saymak; süre bildirim tarihinden başlar.
- Atanma anındaki fiil ehliyetini yeterli görmek; madde göreve başlama anındaki ehliyeti arar.
- Ücret hakkını, görevlinin görevini yerine getirmek için zorunlu bir yükümlülük olarak yorumlamak; ücret bir hak olup görevlinin ücretsiz çalışmaya zorlanamaması ile birlikte okunmalıdır.
- Madde metninde yer almayan bir ücret miktarı ya da oranı aramak; madde yalnız uygun ücret ölçütü koymaktadır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Göreve başlama anındaki fiil ehliyetinin aranması, atanma anındaki ehliyetin değil görevin başladığı andaki ehliyetin esas alınması gerektiğine dayandırılmaktadır. (7. Hukuk Dairesi, 2022/6407 E., 2023/5980 K., 05.12.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Vasiyeti yerine getirme görevlisi atamasının varlığını ve geçerliliğini ileri süren taraf, atamanın vasiyetname ile yapıldığını vasiyetnamenin aslı veya örneği ile ispatlar.
- Görevlinin göreve başladığı sırada fiil ehliyetine sahip olduğunu iddia eden taraf, bu hususu ehliyet belgesi ile ispatlar; ehliyetsizliği ileri süren taraf da bunu ispatla yükümlüdür.
- Görevin sulh hâkimi tarafından bildirildiği ve on beş günlük sürenin işlediği, sulh hâkimliği kayıtlarıyla ispat edilir; bildirimin yapılmadığını ileri süren taraf bunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Görevlinin süre içinde kabul ya da red bildirimi yapmadığı hâlde görevin kabul edilmiş sayıldığı iddiası, sessizlik karinesine dayanır; karine aksi ispat edilemez olduğu için karşı taraf bu sonucu çürütemez.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.552: Görevlinin mirasbırakanın son arzularını yerine getirmek için yapacağı işlemleri belirler; bu maddedeki atanma ve kabulden sonra görevin kapsamını tayin eder.
- 4721 m.554: Görevlinin istifa ile görevinden ayrılmasını ve uygunsuz zamanda bırakamayacağını düzenler; kabulden sonraki görev sonunu belirler.
- 4721 m.555: Sulh hâkiminin görevlinin görevine son verme yetkisini ve itiraz yolunu düzenler.
- 4721 m.557: Vasiyeti yerine getirme görevlisini atayan ölüme bağlı tasarrufun geçersizliği hâlinde atamanın da hükümsüz olacağını belirler.
- 4721 m.551: Birden çok görevli atanmasında görevin birlikte yürütülmesi ve görevliden birinin görevi kabul etmemesi hâlini düzenler.
TMK m.551 — Birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisi
Birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisinin atanmış olduğu hallerde, bu görevlilerin görevi birlikte mi yoksa ayrı ayrı mı yürüteceğini, bunlardan birinin görevi kabul etmemesi veya görevinin sona ermesi halinde diğerlerinin görevine devam edip etmeyeceğini ve acele hallerde her birinin tek başına işlem yapıp yapamayacağını düzenler. Kişisel kapsamı, birden fazla görevlinin aynı vasiyetnamede atandığı miras bırakanların tasarrufları ve bu tasarruflara bağlı görevlilerdir. Görevlilerin atanma şekli, kabulü, görev ve yetkileri, görevin sona ermesi ve denetimi bu maddede düzenlenmez; bunlar sırasıyla atama ve kabul (m.550), görev ve yetkiler (m.552), tereke malları üzerindeki tasarruf (m.553), görevin sona ermesi (m.554-555) ve sorumluluk ile hesap verme konularında ilgili maddelerde yer alır. Art vasiyeti yerine getirme görevlisi atanmasının koşulları da bu maddenin kapsamı dışındadır.
Birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Birlikte görev yürütme
- Birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisinin, aksi tasarruftan ya da işin niteliğinden anlaşılmadıkça görevi ortak olarak yürütmesidir. Bu kural varsayılan düzen niteliğindedir ve miras bırakanın farklı bir düzen kurmasıyla kalkabilir.
- Acele hal
- Birlikte hareket etmek üzere atanmış görevlilerin dahi, gecikmesinde sakınca bulunan işlerde tek başına gerekli işlemi yapabilmesini sağlayan istisnai durumdur. Hangi işlemin acele sayılacağı somut olaya göre değerlendirilir.
- Art vasiyeti yerine getirme görevlisi
- Atanmış görevlinin, göreve başladıktan sonra herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi halinde devreye girmek üzere atanan başka görevlidir. Bu madde ise aynı anda atanan birden çok görevliyi düzenler; art atama ile karıştırılmamalıdır.
- Tasarrufta aksi öngörü
- Miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufunda, görevlilerin birlikte hareket etmesini ya da birinin görevinin sona ermesi halinde diğerlerinin devam etmesini belirli biçimde düzenlemesidir. Bu öngörü, kanundaki varsayılan düzenin yerine geçer.
Birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisi: hangi şartlar aranır?
- Birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisinin aynı ölüme bağlı tasarrufla birlikte atanmış olması gerekir.
- Miras bırakanın tasarrufunda ya da işin niteliğinde görevlilerin ayrı ayrı hareket etmesine ilişkin aksi bir anlayış bulunmamalıdır; aksi halde görevliler görevi birlikte yürütür.
- Görevlilerden biri görevi kabul etmez ya da edemez veya herhangi bir sebeple görevi sona ererse, miras bırakanın tasarrufunda aksi bir düzen bulunmamalıdır; aksi halde diğerleri göreve devam eder.
- Birlikte hareket edecek görevlilerin istisna olarak tek başına işlem yapabilmesi için acele bir durumun bulunması gerekir.
Birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisi: hangi sonuçları doğurur?
- Birden çok görevli atanmış ve aksi bir düzen yoksa, görev birlikte yürütülür ve işlemler ortak karar ile yapılır.
- Görevlilerden biri görevi kabul etmez veya edemez ya da görevi herhangi bir nedenle sona ererse, kalan görevliler miras bırakanın aksi öngörüsü yoksa göreve devam eder.
- Miras bırakan görevlilerin her birinin hangi işi yapacağını belirlemişse, birlikte hareket zorunluluğu ortadan kalkar ve her görevli kendi işini yürütür.
- Acele hallerde her görevli gerekli işlemi tek başına yapabilir; bu yetki birlikte hareket öngörüsünü ortadan kaldırmaz.
- Kuralın tasarrufla değiştirilebilmesi nedeniyle bu hüküm emredici değildir; miras bırakan aksini öngörebilir.
- Miras bırakanın görevlilerin birlikte hareket etmesini ya da birinin görevsizliğinde diğerlerinin devamını açıkça öngörmesi, maddenin varsayılan düzenini geçersiz kılar.
Birlikte yürütme ile her birinin ayrı yetkisi arasındaki fark nedir?
Görevlilerin tasarrufta veya işin niteliğinde aksi anlaşılmadığı sürece görevi birlikte yürütmesi, varsayılan düzendir.
Miras bırakanın her görevlinin hangi işi yapacağını belirlediği hallerde birlikte hareket zorunluluğu kalkar; her biri kendisine verilen görevi yerine getirir.
Ayrı görev dağılımı yapılmışsa her görevli kendi işinden tek başına sorumlu olur; birlikte hareket halinde ise zarardan hepsi müteselsil sorumludur.
Görevlilerden birinin görevsizliği ile tüm görevlilerin görevsizliği arasındaki fark nedir?
Görevlilerden birinin göreve gelmemesi ya da görevinin sona ermesi halinde diğerleri göreve devam eder.
Tasarrufta bu duruma ilişkin aksi bir öngörü varsa, diğerlerinin devamı o öngörüye göre belirlenir.
Kalan görevliler, miras bırakan aksini öngörmediği sürece görevi tek başına sürdürür; aksi öngörü varsa görev o düzene göre yürür.
Birlikte hareket ile acele hal arasındaki fark nedir?
Görevliler birlikte hareket etmek üzere atanmışsa, genel kural ortak karardır.
Acele hallerde her görevli gerekli işlemi tek başına yapabilir.
Acil işlemlerde ortak karar beklenmez; olağan işlemlerde birlikte hareket gerekir.
Birden çok vasiyeti yerine getirme görevlisi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Birlikte yürütme kuralını emredici sanıp, miras bırakanın görev dağılımı yaptığı hallerde de ortak karar aramak.
- Acele hal istisnasını genişleterek her olağan işlemi tek başına yapılabilir saymak.
- Bir görevlinin görevinin sona ermesi halinde kalan görevlilerin göreve devam ettiğini, miras bırakanın aksi öngörüsünü gözden kaçırarak kabul etmek.
- Art vasiyeti yerine getirme görevlisi atanmasını bu maddedeki birden çok eş zamanlı görevli düzeniyle karıştırmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Miras bırakanın görevlilerin ayrı görev dağılımı yaptığı hallerde birlikte hareket zorunluluğunun kalktığı ve her görevlinin kendi işinden sorumlu olduğu kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Birlikte yürütme kuralının dışına çıkıldığını ileri süren taraf, miras bırakanın tasarrufunda ayrı görev dağılımı veya farklı bir düzen bulunduğunu vasiyetname ile ispatlamakla yükümlüdür.
- Görevlilerin birlikte hareket etmediği yönündeki iddia, işlemin ortak karar olmadan yapıldığını gösteren belgeler ve vasiyetnamenin metni ile ispat edilir.
- Acele hal iddiası, işlemin gecikmesinde sakınca bulunduğunu gösteren somut durumla ispat edilir; bu yükü işlemi yapan görevli taşır.
- Görevlinin kabul etmediği ya da görevinin sona erdiği iddiası, sulh hâkimine yapılan bildirim veya sona erme olayını gösteren belgelerle ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.550: Görevlinin atanması, kabulü, ücret hakkı ve ehliyet koşullarını düzenler; bu madde ile birlikte okunduğunda kabul etmeyen görevlinin durumu belirlenir.
- 4721 m.552: Görevlilerin genel görev ve yetkilerini düzenler; birlikte yürütme ve acele hal işlemleri bu görev kapsamında uygulanır.
- 4721 m.554: Görevin ölüm veya geçersizlik nedeniyle kendiliğinden sona ermesini düzenler; görevlilerden birinin görevinin sona ermesi halinin dayanağıdır.
- 4721 m.555: Sulh mahkemesinin görevliyi görevden almasının sebeplerini düzenler; görevlilerden birinin görevine sona verilmesi halinde bu madde uygulanır.
TMK m.552 — Genel olarak
Madde, vasiyeti yerine getirme görevlisinin genel görev ve yetkisini ve bu görevin yedi başlık halinde sayılan özel görevlerini düzenler: terekenin listelenmesi, yönetimi ve zilyetliğin devri, tereke alacaklarının tahsili ve borçların ödenmesi, vasiyetlerin yerine getirilmesi, paylaşım planı, miras ortaklığını temsil ve dava bildirimi. Madde, mirasbırakanın aksine düzenleme yapmadığı veya görevi sınırlamadığı hallerde uygulanır ve görevlinin mirasçılara karşı dayanağı, mirasbırakanın son arzusudur. Madde, görevlinin atanmasını, atama ehliyetini ve görevin sona ermesini düzenlemez (m.554, m.555). Tereke mallarının satışı ve sınırlı ayni hak kurulması için sulh hâkiminin yetkisi ile görevlinin sorumluluğu ve hesap verme yükümlülüğü ayrı maddelerde yer alır (m.553, m.593). Ölüme bağlı tasarrufa konulan koşul ve yüklemeler ile bunların yerine getirilmesi de bu maddenin kapsamı dışındadır (m.527 ve sonrası).
Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?
- Vasiyeti yerine getirme görevlisi
- Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufuyla veya kanunun öngördüğü şekilde atanarak son arzularının yerine getirilmesini üstlenen kişidir. Görevi, mirasbırakanın tasarrufunda belirlenen sınırlar içinde kalır.
- Tereke
- Mirasbırakanın ölümü ile mirasçılara geçen ve henüz paylaşılmamış malvarlığının bütünüdür. Görevlinin yönetim ve listeleme görevi bu malvarlığı üzerinedir.
- Miras ortaklığı
- Birden fazla mirasçının terekede paylaşılmamış ortak hak sahibi olarak bulunduğu hukuki yapıdır. Görevli, tereke ile ilgili dava ve takiplerde bu ortaklığı temsil eder.
- Paylaşım planı
- Terekenin mirasçılar arasında nasıl bölüneceğini gösteren görevli tarafından hazırlanan plandır. Plan, mirasçıların paylaşım hakkını ortadan kaldırmaz; hazırlanması görevlinin işlevidir.
- Müdahil olarak katılma
- Mirasçıların açtığı davaya, görevi ile ilgili ölçüde, görevlinin taraf olarak dahil olmasıdır. Katılma yalnız görevle ilgili konularla sınırlıdır.
Genel olarak: hangi şartlar aranır?
- Mirasbırakanın tasarrufunda vasiyeti yerine getirme görevlisine aksini öngören bir düzenleme veya sınırlı bir görev verilmemiş olmalıdır.
- Görevli, göreve başladıktan sonra gecikmeksizin terekedeki malların, hakların ve borçların listesini düzenlemelidir; olanak varsa mirasçılar liste düzenlenirken hazır bulundurulmalıdır.
- Görevli, yönetimin gerektirdiği ölçüde tereke mallarının zilyetliğinin kendisine devredilmesini istemelidir.
- Görevli, tereke alacaklarını tahsil etmeli ve tereke borçlarını ödemelidir.
- Görevli, mirasbırakanın vasiyetlerini yerine getirmelidir.
- Görevli, terekenin paylaşılması için bir plan hazırlamalıdır.
- Görevli, tereke ile ilgili dava ve takiplerde miras ortaklığını temsil etmelidir; mirasçıların açtığı davalarda ise yalnız görevi ile ilgili olanlara müdahil olarak katılabilir.
- Görevli, açtığı veya aleyhine açılan dava ve takipleri mirasçılara bildirmelidir.
Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?
- Görevli, mirasbırakanın tasarrufundaki sınırlamalar dışında kalan tüm son arzuların yerine getirilmesi için işlem yapmakla yetkilidir.
- Görevli, göreve başladıktan sonra gecikmeksizin tereke listesini düzenlemek zorundadır; liste düzenlenirken olanak varsa mirasçılar hazır bulundurulur.
- Görevlinin zilyetlik isteği, yönetimin gerektirdiği ölçüde ve tereke mallarıyla sınırlıdır.
- Görevli, açtığı veya aleyhine açılan davaları ve takipleri mirasçılara bildirmekle yükümlüdür; bildirim yapılmazsa bu yükümlülüğün ihlali doğar.
- Mirasbırakan görevi sınırlamışsa görevli bu sınırın dışına çıkamaz.
Genel yetki ile özel görevler arasındaki fark nedir?
Birinci fıkradaki genel yetki, mirasbırakanın son arzularının yerine getirilmesi için gerekli bütün işlemleri kapsar.
İkinci fıkradaki yedi bent, genel yetkinin örnekleyici olarak sayılmış hâlidir ve sınırlayıcı değildir.
Yedi bentte sayılmayan ama son arzuların yerine getirilmesi için gerekli bir işlem de görevli tarafından yapılabilir.
Mirasbırakanın düzenlemesi ile kanun düzenlemesi arasındaki fark nedir?
Mirasbırakan tasarrufunda görevi açıkça düzenlemiş veya sınırlamışsa görevli bu düzenlemeyle bağlıdır.
Mirasbırakan görevi düzenlememişse görevli madde metnindeki genel yetki ve yedi bentteki görevler çerçevesinde hareket eder.
Tasarruftaki sınırlama, kanundaki görev kapsamını daraltır; sınırlama yoksa kanuni görev tamamen geçerlidir.
Tereke malları ile miras ortaklığının mirasçıları arasındaki fark nedir?
Görevlinin tereke yönetimi ve dava temsili gibi görevleri, görev alanına giren hususlarda mirasçıların yetkisini ortadan kaldırır.
Mirasçılar görevliyi her zaman sulh mahkemesine şikâyet edebilir ve hesap istenebilir; görevlinin mirasçılardan talimat alması ise gerekmez.
Mirasçılar görev alanında doğrudan talimat veremez; denetim yolu sulh mahkemesidir.
Dava açma ile dava katılma arasındaki fark nedir?
Tereke ile ilgili dava ve takiplerde görevli miras ortaklığını temsil eder.
Mirasçıların açtığı davalara yalnız görevi ile ilgili olduğu ölçüde müdahil olarak katılabilir.
Görevli, mirasçıların açtığı her davaya değil, yalnız görevini ilgilendiren davalara katılabilir.
Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Görevlinin mirasçılardan talimat alarak hareket edebileceğini varsaymak; görev alanında mirasçıların talimatı bağlayıcı değildir.
- Yedi bentteki görevleri sınırlayıcı sanmak; bentler örnekleyicidir, genel yetki daha geniştir.
- Mirasçıların açtığı her davaya görevlinin müdahil olarak katılabileceğini düşünmek; katılma yalnız görevle ilgili davalarla sınırlıdır.
- Görevlinin tereke malının devrini mirasçılardan değil doğrudan kendisine yapılmasını talep edebileceğini unutmak; devir isteği yönetimin gerektirdiği ölçüdedir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Görevlinin m.552 kapsamında mirasçılardan talimat alarak hareket etmediği, mirasçıların yalnız sulh mahkemesi yoluyla denetim istediği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2022/6407 E., 2023/5980 K., 05.12.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Görevlinin atanmış olduğunu ve görevin kapsamını kendisi ileri sürer; bunu ölüme bağlı tasarruf veya mahkeme kararı ile ispatlar.
- Mirasbırakanın tasarrufunda görevin sınırlandığını ileri süren taraf, bu sınırlamayı ölüme bağlı tasarrufla ispatlamakla yükümlüdür; sınırlama yazılı tasarrufla ispatlanır.
- Listenin düzenlendiği, mirasçıların hazır bulunduğu veya bulundurulmadığı tutanakla ispatlanır; mirasçıların bu noktada şikâyeti varsa görevli yapılan işlemleri belgelemekle yükümlüdür.
- Bildirim yükümlülüğüne uyulduğunu iddia eden görevli, davaların mirasçılara bildirildiğini yazılı belgeyle ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.553: Tereke mallarının devri veya bunlar üzerinde sınırlı ayni hak kurulması için sulh hâkiminin yetki vermesini öngörür; m.552'deki yönetim ve devir yetkisinin sınırını çizer.
- 4721 m.554: Vasiyeti yerine getirme görevlisinin görevinin hangi hâllerde kendiliğinden sona ereceğini düzenler; görevin varlığı ön koşulu bakımından m.552'yi tamamlar.
- 4721 m.555: Sulh mahkemesinin görevliye son verebileceği hâlleri düzenler; m.552'deki görevlerin devamını sınırlar.
- 4721 m.593: Resmi yönetim ve tereke yöneticisine ilişkin hükümleri içerir; m.552'deki görevlerin bir kısmı bu bağlamda da uygulanır.
- 4721 sayılı Kanun: Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufunda koşul ve yüklemeye bağlama yetkisi, görevlinin yerine getireceği son arzuları belirler.
TMK m.553 — Tereke malları üzerinde tasarruf
Bu madde, vasiyeti yerine getirme görevlisinin tereke mallarını devretmesi veya bunlar üzerinde sınırlı ayni haklar kurması için sulh hâkiminden yetki alma zorunluluğunu düzenler ve olağan giderleri karşılayan tasarruflar için bu zorunluluğun bulunmadığını belirtir. Hüküm, mirasbırakanın vasiyeti yerine getirme görevlisine tereke üzerinde tasarruf yetkisi bakımından yaptığı sınırlamalar ile sulh hâkiminin yetki verme usulü için uygulanır. Madde, vasiyeti yerine getirme görevlisinin görev ve yetkilerini (m.552), tereke yönetiminin resmen yürütülmesini (m.592-593), mirasçıların tasarruf yetkisini ve iyiniyetli üçüncü kişinin korunmasını düzenlemez; bunlar ilgili maddelerde yer alır.
Tereke malları üzerinde tasarruf: hangi kavramlar bilinmeli?
- Vasiyeti yerine getirme görevlisi
- Mirasbırakanın vasiyetnamesinde belirlediği ya da hâkimin atadığı, terekenin yönetimi ve vasiyetin yerine getirilmesi görevini üstlenen kişidir. Görevin kapsamı, tasarruf yetkisinin sınırını da belirler.
- Tasarruf (devir ve sınırlı ayni hak kurma)
- Bir malın mülkiyetinin başkasına geçirilmesi ya da o mal üzerinde intifa, rehin gibi sınırlı ayni hakların kurulmasıdır. Madde bu işlemleri, vasiyeti yerine getirme görevlisi açısından sulh hâkiminin yetkisine bağlar.
- Olağan giderler
- Terekenin yönetimi için zorunlu ve sıradan nitelikteki harcamalardır. Bu giderleri karşılayacak ölçüdeki tasarruflar için sulh hâkiminden yetki alınması gerekmez; ölçü, giderin olağan niteliğine göre belirlenir.
- Sulh hâkiminin yetki vermesi
- Sulh hâkiminin, vasiyeti yerine getirme görevlisinin belirli bir tasarruf işlemini yapmasına izin vermesidir. Hâkim, olanak bulunduğu takdirde mirasçıları dinledikten sonra karar verir.
- Taahhüt
- Mirasbırakanın, terekeye dahil bir malın devrini ya da o mal üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasını vasiyetnamesinde üstlenmesidir. Taahhüt varsa, bu tasarruf için sulh hâkiminin yetkisi aranmaz.
Tereke malları üzerinde tasarruf: hangi şartlar aranır?
- Tasarrufun konusunun terekeye dahil bir mal olması ya da bu mal üzerinde sınırlı ayni hak kurulması gerekir.
- Mirasbırakanın bu tasarrufu taahhüt etmiş olmaması gerekir; taahhüt varsa sulh hâkiminin yetkisi aranmaz.
- Tasarrufun vasiyeti yerine getirme görevlisi tarafından yapılması gerekir.
- Tasarruf olağan giderleri karşılayacak ölçüde değilse, sulh hâkiminden yetki alınması zorunludur.
- Hâkimin yetki verirken olanak bulunduğu takdirde mirasçıları dinlemesi gerekir; mirasçıların dinlenmesi olanaksızsa hâkim bu olmadan karar verebilir.
- Olağan giderleri karşılayacak ölçüdeki tasarruflar için yetki alınmasına gerek yoktur.
Tereke malları üzerinde tasarruf: hangi sonuçları doğurur?
- Sulh hâkiminin yetkisi alınmadan yapılan, olağan gider niteliğinde olmayan devir veya sınırlı ayni hak kurma işlemi, yetki koşulu gerçekleşmediği için hükme aykırıdır.
- Mirasbırakanın taahhüdü varsa, vasiyeti yerine getirme görevlisi sulh hâkiminden yetki almadan bu taahhüde uygun tasarruf yapabilir.
- Olağan giderleri karşılayan tasarruflar için yetki alınmasına gerek bulunmadığından, bu tasarruflar yetki yokluğu gerekçesiyle geçersiz sayılmaz.
- Hâkim yetki vermeden önce olanak varsa mirasçıları dinlemek zorundadır; bu adım atlanarak verilen yetki, usule aykırılık taşır.
- Madde, sulh hâkiminin yetki vermesinin hangi şartlarda reddedileceğini veya hangi ölçütle verileceğini ayrıntılı göstermez; bu ölçüt hâkimin takdirindedir.
- Madde emredici nitelik taşıyan bir yetki kuralı içerir; mirasbırakan bu zorunluluğu taahhüt yoluyla ortadan kaldırabilir.
Olağan giderleri karşılayan tasarruf ile diğer tasarruflar arasındaki fark nedir?
Olağan giderleri karşılayacak ölçüdeki tasarruflar, vasiyeti yerine getirme görevlisi tarafından sulh hâkiminin yetkisi alınmadan yapılabilir.
Bunun dışında kalan devir ve sınırlı ayni hak kurma işlemleri, sulh hâkiminin yetki vermesine bağlıdır.
Yetki alınmadan yapılan olağan gider niteliğindeki tasarruf geçerlidir; olağan giderin dışındaki bir devir ise yetki olmadan yapıldığında hükme aykırılık doğurur.
Mirasbırakanın taahhüdü ile taahhüdün bulunmaması arasındaki fark nedir?
Mirasbırakan terekeye dahil malların devrini veya sınırlı ayni hak kurulmasını taahhüt etmişse, bu taahhüt sulh hâkiminin yetki vermesi koşulunu ortadan kaldırır.
Mirasbırakan böyle bir taahhütte bulunmamışsa, devir ve sınırlı ayni hak kurma işlemleri için sulh hâkiminin yetkisi aranır.
Taahhüt varsa vasiyeti yerine getirme görevlisi bu taahhüde uygun olarak işlem yapabilir; taahhüt yoksa hâkim yetkisi gerekir.
Tereke malları üzerinde tasarruf: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Olağan giderlerin kapsamını geniş yorumlayarak büyük ölçekli bir satışı yetki gerektirmeyen olağan tasarruf saymak; bu sınır dar yorumlanmalıdır.
- Mirasbırakanın taahhüdünü yalnız sözlü beyan ile kabul ederek sulh hâkiminin yetkisini gereksiz görmek; taahhüdün varlığı ispatlanmalıdır.
- Yetki kararının mirasçıların dinlenmeden verilebileceğini düşünmek; olanak bulunduğu takdirde dinleme zorunludur.
- Sulh hâkiminin yetkisini, vasiyetnamenin geçerlilik sorunu ile karıştırmak; yetki incelemesi ile geçerlilik incelemesi ayrı konulardır.
- Mirasçıların tereke malını devretme yetkisi olduğunu varsayarak yetki almadan işlem yapmak; m.553 mirasçılara değil vasiyeti yerine getirme görevlisine bu yetki sınırını koyar ve mirasçılar tasarruf yetkisine sahip değildir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Vasiyeti yerine getirme görevlisinin yetkisini aşan bir taşınmaz satışında, üçüncü kişinin iyiniyetine dayanarak m.1023'ten yararlanamayacağı, çünkü iyiniyetin tapu kaydına değil görevlinin yetkisine ilişkin olduğu görüşü ileri sürülmektedir.
- Vasiyeti yerine getirme görevlisinin görevi kapsamındaki bir taşınmazın mirasçılar tarafından satılması halinde ise tapu kaydına güvenen üçüncü kişinin korunacağı kabul edilmektedir.
- Vasiyetnamenin şekil şartlarına aykırılık ve mirasbırakanın tasarruf ehliyeti tartışmaları, m.553'ün kendisinden çok vasiyetnamenin geçerliliği ile ilgilidir; bu nedenle mahkemelerin tasarruf yetkisi incelemesi ile geçerlilik incelemesini ayırdığı görülmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Sulh hâkiminden yetki alınmadan yapılan devir veya sınırlı ayni hak kurma işleminin geçerliliğini tartışan taraf, işlemin olağan gider sınırında kalmadığını ve yetki alınmadığını ispatlamakla yükümlüdür; bunu yetki kararının bulunmaması ve tapu kaydı ile gösterir.
- Yapılan işlemin olağan giderleri karşılayacak ölçüde olduğunu ileri süren taraf, bu iddiasını harcama belgeleri ve terekenin yönetimine ilişkin kayıtlarla ispatlamalıdır.
- Mirasbırakanın taahhüdünü ileri süren taraf, taahhüdün vasiyetnamede bulunduğunu yazılı belgeyle ispatlamak zorundadır; taahhüt ispatlanamazsa yetki zorunluluğu geçerli kalır.
- Sulh hâkiminin mirasçıları dinlemediği iddiasını ileri süren taraf, dinlemenin olanaklı olduğunu ve yapılmadığını ispatlamalıdır.
- İyiniyetli üçüncü kişinin m.1023 ya da ilgili hükümlerden yararlanmak istemesi halinde, iyiniyetini ve tapu kaydına güvendiğini ispatlaması gerekir; karşı taraf görevlinin yetkisinin bilindiğini ileri sürerek bu savunmayı çürütebilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.552: Vasiyeti yerine getirme görevlisinin görev ve yetkilerini düzenler; m.553 bu görevlinin tasarruf yetkisine sınır koyar.
- 4721 sayılı Kanun m.592: Mirasın resmen yönetilmesi halinde mirasçıların tereke malları üzerinde tasarruf yapamayacağını belirtir; m.553 bu yönetim düzeninde yetki verme usulünü tamamlar.
- 4721 sayılı Kanun m.593: Resmen yönetimde sulh hâkiminin ve yöneticinin işlemlerine vesayet hükümlerinin uygulanacağını düzenler; m.553'teki yetki verme işlemi bu çerçevede yapılır.
- 4721 sayılı Kanun m.1023: İyiniyetli üçüncü kişinin tapu siciline güvenerek kazanımını korur; yetkisiz tasarruf sonucunda bu korumanın uygulanıp uygulanmayacağı tartışmasında m.553 ile ilgilidir.
TMK m.554 — Görevin sona ermesi
Bu madde, vasiyeti yerine getirme görevlisinin görevinin hangi hallerde kendiliğinden sona ereceğini, görevden istifa edebilmesini ve görevin uygunsuz bir zamanda bırakılamayacağı kuralını düzenler. Madde, mirasçının değil, vasiyetnamede atanan vasiyeti yerine getirme görevlisi bakımından uygulanır. Madde, görevlinin görevini tamamlamasıyla sona ermesini düzenlemez. Görevden alınmayı ve sulh hâkimi tarafından görevine son verilmesini düzenlemez (m.555). Görev sona erdikten sonra hesap verme ve yeni görevlinin atanmasına kadar yapılacak zorunlu işleri düzenlemez (m.555 ve ilgili hükümler). Atanmanın geçersizliğinin ileri sürülmesi, iptal davası ve zamanaşımı gibi usul yönlerini düzenlemez.
Görevin sona ermesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Vasiyeti yerine getirme görevlisi
- Miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufuyla atadığı ve vasiyetnamenin hükümlerini yerine getirmekle görevlendirilen kişidir. Görevi, atanmasını geçersiz kılan bir sebep ortaya çıktığında kendiliğinden sona erer.
- Görevden çekilme beyanı
- Görevlinin sulh hâkimine yapacağı bir beyanla görevinden ayrılma iradesini bildirmesidir. Bu beyanla görev, sulh hâkimine yapılan beyan anında sona erer ve görevlinin istifası niteliği taşır.
- Uygunsuz zaman
- Görevlinin bırakılmasının, vasiyetin yerine getirilmesini aksatacak veya zarar doğuracak bir anda gerçekleşmesidir. Hangi anın uygunsuz olduğu somut olaya göre belirlenir.
Görevin sona ermesi: hangi şartlar aranır?
- Vasiyeti yerine getirme görevlisinin kendisini atayan ölüme bağlı tasarrufun geçersizliği ya da görevlinin ölümü gibi bir sebep bulunmalıdır; bu hâlde görev kendiliğinden sona erer ve ayrıca bir karar aranmaz.
- Atamayı geçersiz kılan sebebin ölüme bağlı tasarrufun iptali ile ortaya çıkmış olması gerekir; geçersizlik iddiası ve iptal hükmü olmadan görev sona ermez.
- Görevlinin görevinden ayrılmak istemesi hâlinde sulh hâkimine yapılacak bir beyan bulunmalıdır.
- Bırakma beyanı uygunsuz bir zamanda yapılmamalıdır; uygunsuz zamanda yapılan bırakma geçerli değildir ve görevli görevine devam etmek zorundadır.
Görevin sona ermesi: hangi sonuçları doğurur?
- Ölüm veya atanmayı geçersiz kılan bir sebep varsa görev kendiliğinden sona erer.
- Görevlinin ölümü, atanmasını geçersiz kılan sebep kadar, görevi kendiliğinden sona erdirir.
- Görevli sulh hâkimine yapacağı beyanla görevinden ayrılabilir; görev bu beyanla sona erer.
- Görev uygunsuz bir zamanda bırakılamaz; uygunsuz zamanda yapılan bırakma beyanı görevi sona erdirmez ve görevlinin görevine devam etmesi gerekir.
- Görevlinin uygunsuz zamanda bırakması hâlinde, bu durumdan doğan zararın tazmini gündeme gelebilir.
Kendiliğinden sona erme ile hâkime beyanla ayrılma arasındaki fark nedir?
Ölüm veya atamanın geçersizliği gibi sebeplerde görev, hiçbir beyan ya da karar olmaksızın kendiliğinden sona erer.
İstifa hâlinde görevlinin sulh hâkimine yapacağı beyan gerekir; görev bu beyanla sona erer.
Kendiliğinden sona ermede işlem gerekmez; istifada ise beyanın sulh hâkimine ulaşması ve zamanının uygun olması gerekir.
Vasiyetnamenin geçersizliği ile görevlinin istifası arasındaki fark nedir?
Ölüme bağlı tasarrufun geçersizliği görevlinin iradesinden bağımsız bir sebeptir.
İstifa görevlinin iradesine dayanır ve sulh hâkimine beyanla gerçekleşir.
Geçersizlik sebebi görevi iradi bir işlem olmadan sona erdirir; istifa ise uygunluk denetimine tabidir.
Görevin sona ermesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Görevlinin ölümü veya atamanın geçersizliği hâlinde sulh hâkiminden görevden alma kararı beklemek; bu hâllerde görev kendiliğinden sona erer.
- Vasiyetnamenin geçersizliğini, iptal kararı olmadan görevin sona erdiği sonucuna bağlamak; kanun metni ve uygulama iptal kararını aramaktadır.
- Hâkime beyanla ayrılmayı görevden alma ile karıştırmak; beyan görevlinin iradesine dayanır, görevden alma ise sulh hâkiminin kararıdır (m.555).
- Uygunsuz zaman kuralını yalnız kabul edilebilir zaman olarak değerlendirip, uygunsuz zamanda yapılan bırakmanın görevi sona erdirmediğini gözden kaçırmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Metinde vasiyeti yerine getirme görevlisinin atanmasını geçersiz kılan sebebin varlığında görevin kendiliğinden sona ereceği belirtilmekte olup, bu sebebin ortaya çıkmasıyla birlikte ayrıca bir karar verilmesi gerektiği yolunda bir hüküm bulunmamaktadır.
- Vasiyetnamenin iptal edilmesi hâlinde, iptal edilen vasiyetnamede atanmış görevlinin görevinin sona ereceği kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2023/1587 E., 2023/1934 K., 15.06.2023; 3. Hukuk Dairesi, 2022/6274 E., 2022/8937 K., 24.11.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Görevin kendiliğinden sona erdiğini ileri süren taraf, atamayı geçersiz kılan ölüme bağlı tasarrufun geçersizliğini ya da bu tasarrufun iptal edildiğini ispatlamalıdır; iptal kararı ve kesinleşme şerhi bu konuda temel delildir.
- Görevlinin ölümü, nüfus kaydı ile ispatlanır.
- Görevlinin sulh hâkimine görevinden ayrılma beyanında bulunduğunu ileri süren taraf, beyanın yapıldığını ve tarihini belgeyle ispatlamalıdır.
- Bırakma beyanının uygunsuz bir zamanda yapıldığını ileri süren taraf, bu zamanın vasiyetin yerine getirilmesi bakımından neden uygunsuz olduğunu somut olayda ortaya koymalıdır; zararın varlığı ve miktarı da ayrıca ispatlanmalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.555: Görevlinin sulh hâkimi tarafından görevden çekilmesi veya görevine son verilmesi hallerini düzenler; bu madde ise görevlinin kendi iradesiyle ayrılmasını ve kendiliğinden sona ermeyi düzenler.
- 4721 m.418: Vasilik engellerini düzenler; vasiyeti yerine getirme görevlisi bakımından ilgisi, görevin sona ermesine ilişkin benzer mantığın vesayetten uyarlanmasıdır.
TMK m.555 — Denetlenmesi
Vasiyeti yerine getirme görevlisinin görevini yerine getirirken sulh hâkiminin denetimine tabi olmasını, hâkimin şikâyet üzerine ya da re'sen gerekli önlemleri almasını, görevlinin yetersizlik, kötüye kullanma veya ağır ihmal hâllerinde görevine sulh hâkimince son verilmesini ve bu karara karşı asliye mahkemesine itiraz yolunu düzenler. Hükümler vasiyeti yerine getirme görevlisi bakımından uygulanır. Görevlinin atanmasını, görev ve yetkilerini, yükümlülüklerini ve ücretini bu madde düzenlemez (ilgili hükümler m.544 ve devamı). Vasiyetnamenin iptali ve geçerliliği bu maddenin konusu değildir (m.532 ve devamı). Görevlinin sorumluluğu ile tereke mallarının devri ve tasfiyesi bu maddede düzenlenmemiştir.
Denetlenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Vasiyeti yerine getirme görevlisi
- Miras bırakanın vasiyetnamesindeki son istekleri yerine getirmekle görevlendirilen kişidir. Görevlinin kim olduğu ve atanma usulü bu maddenin konusu değildir.
- Sulh hâkiminin denetimi
- Görevlinin görevini yerine getirirken sulh hâkiminin gözetim ve müdahale yetkisi altında bulunmasıdır. Denetim görevlinin görevi sürdüğü müddetçe devam eder.
- Re'sen önlem
- Hâkimin bir talep olmaksızın, kendiliğinden almaya yetkili olduğu koruyucu tedbirdir. Şikâyet bulunması bu yetkinin ön koşulu değildir.
- Görevine son verme
- Sulh hâkiminin, görevlinin yetersizliği, görevi kötüye kullanması veya ağır ihmali tespit edildiğinde onu görevden uzaklaştırmasıdır. Bu karar, görevlinin tebliğ edilmesiyle ilgili hukuki sonuç doğurur.
- İtiraz
- Görevine son verme kararına karşı, tebliğden itibaren on beş gün içinde asliye mahkemesine yapılan başvurudur. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.
Denetlenmesi: hangi şartlar aranır?
- Vasiyeti yerine getirme görevlisinin bulunması ve görevini yerine getirmesi gerekir; denetim bu görev süresince işler.
- Denetim için bir şikâyet bulunması zorunlu değildir, hâkim re'sen de harekete geçebilir.
- Görevine son verilebilmesi için görevlinin yetersiz olduğu, görevini kötüye kullandığı veya ağır ihmal gösterdiğinin tespit edilmesi gerekir.
- Görevine son verme kararı sulh hâkimi tarafından verilmelidir.
- Kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde asliye mahkemesine itiraz edilmesi gerekir.
Denetlenmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Görevlinin yetersizliği, kötüye kullanma veya ağır ihmali tespit edilirse sulh hâkimi görevine son verir.
- Görevine son verme kararına karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde asliye mahkemesine itiraz edilebilir.
- İtiraz üzerine asliye mahkemesinin verdiği karar kesindir.
- Yetersizlik, kötüye kullanma veya ağır ihmal tespit edilmediği sürece görevine son verme kararı verilemez; hâkimin gözetimi ise sürer.
- Hâkim şikâyet üzerine ya da re'sen gereken önlemleri alır.
Şikâyet üzerine önlem ile re'sen önlem arasındaki fark nedir?
Bir ilgilinin şikâyeti üzerine hâkimin harekete geçmesi.
Şikâyet olmadan hâkimin kendiliğinden harekete geçmesi.
Her iki hâlde de hâkim gereken önlemleri alır; şikâyet yalnızca harekete geçirme yoludur, önlemin kapsamını daraltmaz.
Gerekli önlem ile görevine son verme arasındaki fark nedir?
Hâkimin denetim kapsamında aldığı genel önlemler.
Yetersizlik, kötüye kullanma veya ağır ihmal tespitine bağlı olarak görevin sona erdirilmesi.
Görevine son verme yalnızca maddede sayılan üç hâlin tespitiyle mümkündür; her önlem bu hâle bağlı değildir.
Sulh hâkimi kararı ile asliye mahkemesi kararı arasındaki fark nedir?
Görevine son verme kararını veren sulh hâkiminin işlemi.
Bu karara karşı yapılan itirazda asliye mahkemesinin vereceği karar.
İtiraz üzerine verilen karar kesindir; başka bir kanun yolu öngörülmemiştir.
Denetlenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Şikâyet olmadan hâkimin harekete geçemeyeceğini düşünmek; hâkim re'sen de önlem alabilir.
- Görevine son verme kararına karşı itiraz süresini tebliğ tarihi yerine kararın verildiği tarihten saymak; süre tebliğden başlar.
- İtiraz üzerine verilen asliye mahkemesi kararına karşı yeniden kanun yoluna başvurulabileceğini düşünmek; karar kesindir.
- Sulh hâkiminin denetiminin yalnızca görevine son verme hâlinde söz konusu olduğunu sanmak; denetim görev süresince devam eder.
Nasıl ispat edilir?
- Görevlinin yetersizliği, kötüye kullanması veya ağır ihmali hakkında karar alınmasını isteyen taraf, bu hâllerin varlığını ispat yükü altındadır.
- Şikâyet üzerine başlatılan denetimde şikâyet sahibi, şikâyetinin dayanağını ortaya koymalıdır; re'sen önlemde hâkim kendiliğinden araştırma yapar.
- Görevlinin savunması, yetersizlik veya ihmal iddiasını çürütmek amacıyla belge ve tanıklarla ispat edilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.544: Vasiyeti yerine getirme görevlisinin atanmasına ve görevine ilişkin genel hükümlere ilişkin olduğu düzenlenmiş bir madde; bu madde denetim ve görevine son verme yönünü düzenler.
- 4721 m.532: Vasiyetnamenin şekil ve geçerlilik koşullarına ilişkin olup, bu maddenin konusu olan görevli denetimine doğrudan etkisi yoktur.
TMK m.556 — Sorumluluğu
Madde, vasiyeti yerine getirme görevlisinin (vasiyet ifa memurunun) görevini yerine getirirken uyması gereken özen yükümlülüğünü ve bu görevlinin ilgililere karşı vekil gibi sorumluluğunu düzenler. Madde, vasiyet ifa görevlisinin görev kapsamındaki davranışlarından doğan sorumluluğu kapsar. Görevlinin atanmasına, görevden alınmasına, görevin kapsamına ve ayrıntılı ifa usulüne ilişkin hükümler bu maddede yer almaz; bunlar TMK'nın vasiyet ifa görevlisine ilişkin diğer maddelerinde düzenlenmiştir. Görevlinin ücretini, ödül ve masraf talebini düzenlemez. Vasiyetnamenin geçerliliğini, vasiyetçinin iradesinin yorumunu ve mirasçılık sıfatının tespitini düzenlemez. Vasiyet ifa görevlisinin görevini yerine getirmemesinin yaptırımları ile görevden alınma hallerini de bu maddede aramak gerekmez.
Sorumluluğu: hangi kavramlar bilinmeli?
- Vasiyeti yerine getirme görevlisi
- Vasiyetçinin son irade açıklamasını yerine getirmekle görevlendirdiği ya da kanunun öngördüğü şekilde bu göreve atanan kişidir. Görevin kaynağı vasiyetname veya mahkeme atamasıdır.
- Özen yükümlülüğü
- Görevlinin görevini yerine getirirken gösterilmesi gereken dikkat ve itina düzeyidir. Bu düzey, işin niteliğine ve görevlinin konumuna göre değerlendirilir ve yalnızca niyet ya da kastla sınırlı değildir.
- Vekil gibi sorumluluk
- Görevlinin, ilgililere karşı bir vekilin sorumluluğu gibi sorumlu tutulmasıdır. Vekil gibi sorumluluk, görevlinin görevini yerine getirirken işlediği hatalardan doğan zararlarda, vekalet ilişkisine benzer biçimde hesap verme ve tazmin borcunu ifade eder.
- İlgililer
- Vasiyetin ifasından hukuki menfaati bulunan kişilerdir. Mirasçılar ve vasiyet alacaklıları bu kapsama girer; kimin ilgili sayılacağı vasiyetin içeriğine göre belirlenir.
Sorumluluğu: hangi şartlar aranır?
- Vasiyeti yerine getirme görevlisi sıfatının bulunması gerekir; görev vasiyetnameden ya da mahkeme atamasından kaynaklanmalıdır.
- Görevlinin görevini yerine getirirken özen göstermesi gerekir.
- Görevlinin ilgililere karşı zarar doğuran bir ihlali bulunmalıdır.
- Görevlinin ihlali ile zarar arasında illiyet bağı bulunmalıdır.
- Sorumluluğun doğması için görevlinin bu özen yükümlülüğüne aykırı davranması aranır; sorumluluk, görevlinin bir vekil gibi hesap verme ve tazmin borcunu doğurur.
Sorumluluğu: hangi sonuçları doğurur?
- Görevli özen yükümlülüğüne aykırı davranır ve bundan zarar doğarsa ilgililere karşı sorumlu olur.
- Görevli, görevini özenle yerine getirdiğini ispat ederse sorumluluğu ortadan kalkar veya zayıflar.
- Görevlinin ilgililere karşı vekil gibi sorumluluğu, görevlinin ilgililere karşı hesap verme ve zararı tazmin etme borcunu doğurur.
- Görevlinin özen göstermediği bir hal olmadıkça, sadece görevin yerine getirilmemesi tek başına sorumluluk doğurmaz; zarar ve illiyet bağı gerekir.
- Madde hükmü emredici nitelik taşır; görevlinin bu sorumluluğunu sözleşmeyle tamamen ortadan kaldıran bir kayıt açıkça geçersiz sayılmalıdır.
Görevlinin özen yükümlülüğü ile görevlinin kusuru arasındaki fark nedir?
Madde, görevlinin özen yükümlülüğünü açıkça düzenler ve bu yükümlülüğe aykırılığı sorumluluğun temeli sayar.
Görevlinin sorumluluğunun kusur esasına dayandığı anlamına gelen ayrı bir kusur hükmü maddede yer almaz; özen yükümlülüğünün ihlali değerlendirmesi yapılır.
Özen ihlalinin varlığı, sorumluluğun ana değerlendirme ölçütü olur ve ispat yükü buna göre dağılır.
Görevli ile ilgililer arasındaki ilişki ile genel haksız fiil sorumluluğu arasındaki fark nedir?
Görevlinin ilgililere karşı sorumluluğu, vekil gibi sorumluluk olarak madde ile düzenlenmiştir.
Genel haksız fiil hükümleri, bu özel ilişkiye doğrudan uygulanan bir çerçeve değildir; görevlinin sorumluluğu öncelikle bu maddeye göre belirlenir.
Sorumluluğun kapsamı ve niteliği vekalet ilişkisine benzer biçimde değerlendirilir.
Sorumluluğu: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Görevlinin sorumluluğunu genel haksız fiil hükümlerinden değerlendirmek; bu özel ilişkinin asıl dayanağı olan vekil gibi sorumluluğu gözden kaçırmak.
- Özen yükümlülüğünü yalnızca niyet ya da kastla sınırlı görmek; özen yükümlülüğü daha geniş bir dikkat düzeyini ifade eder.
- Görevlinin sorumluluğunu zararın varlığından bağımsız saymak; zarar ve illiyet bağı aranmadan tazmin hükmü uygulamak.
Nasıl ispat edilir?
- Vasiyeti yerine getirme görevlisinin özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve bu nedenle zarar doğduğunu ileri süren ilgili, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
- Görevlinin atanmış olduğu ve görevi kabul ettiği, vasiyetname veya mahkeme kararı ile ispatlanır.
- Görevli, özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve zararın kendi kusurundan doğmadığını savunursa bu savunmayı ispatla yükümlüdür.
- Zararın miktarı ile görevlinin ihlali ile zarar arasındaki illiyet bağı, ilgilinin göstereceği belgeler ve delillerle ortaya konur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.556: Maddenin kendi metnidir; görevlinin özen ve vekil gibi sorumluluğu bu hükümde düzenlenmiştir.
Konuda geçen kararlar
5 karar- 7. Hukuk Dairesi, 2023/4090 E., 2024/1381 K., 07.03.2024İlgili madde: m.556
- 7. Hukuk Dairesi, 2022/7224 E., 2024/849 K., 15.02.2024İlgili madde: m.556
- 7. Hukuk Dairesi, 2022/6407 E., 2023/5980 K., 05.12.2023İlgili madde: m.550, m.552
- 3. Hukuk Dairesi, 2023/1587 E., 2023/1934 K., 15.06.2023İlgili madde: m.554
- 3. Hukuk Dairesi, 2022/6274 E., 2022/8937 K., 24.11.2022İlgili madde: m.554
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 5. Miras Hukuku bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış