Miras hukuku › Mirasçılar › Ölüme bağlı tasarruflar
Ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisi
Kısaca
TMK m.557, ölüme bağlı bir tasarrufun (vasiyetname veya miras sözleşmesi) dava yoluyla iptali için dört sebebi sayar: tasarruf ehliyetsizliği, irade sakatlığı (yanılma, aldatma, korkutma, zorlama), içeriğin, koşulların veya yüklemelerin hukuka ya da ahlâka aykırılığı ve kanuni şekle uyulmaması.
Kapsam
Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.557–571 hükümlerini kapsar.
- TMK m.557Sebepleri
- TMK m.558Dava hakkı
- TMK m.559Hak düşürücü süreler
- TMK m.560Genel olarak
- TMK m.561Saklı paylı mirasçılar lehine kazandırmalar
- TMK m.562Mirasçının alacaklılarının hakları
- TMK m.563Genel olarak
- TMK m.564Bölünmez mal vasiyetinde
- TMK m.565
- TMK m.566
- TMK m.567Hayat sigortalarında
- TMK m.568İntifa hakkı veya irat bakımından
- TMK m.569Artmirasçı bakımından
- TMK m.570Tenkiste sıra
- TMK m.571Hak düşürücü süreler
TMK m.557 — Sebepleri
TMK m.557, ölüme bağlı bir tasarrufun (vasiyetname veya miras sözleşmesi) dava yoluyla iptali için dört sebebi sayar: tasarruf ehliyetsizliği, irade sakatlığı (yanılma, aldatma, korkutma, zorlama), içeriğin, koşulların veya yüklemelerin hukuka ya da ahlâka aykırılığı ve kanuni şekle uyulmaması. Ayrıca iptal davasının tamamı mı yoksa yalnız kazandırmanın mı iptal edileceğini ve iptal davasının kimler tarafından açılabileceğini düzenler. Maddenin kapsamı, ölüme bağlı tasarrufun kendiliğinden geçersiz olmadığı ve iptal davası açılmadıkça geçerliliğini koruduğu ilkesiyle sınırlıdır. Madde, mirasbırakanın ölümünden sonra mirasçılar ve vasiyet alacaklıları bakımından uygulanır. Madde, iptal davasının zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri (m.558), hükümsüzlük def'i (m.558), tenkis davası (m.560 vd.) ve ölüme bağlı tasarrufun geri alınması (m.542 ve devamı) konularını düzenlemez.
Sebepleri: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ölüme bağlı tasarruf
- Mirasbırakanın ölümünden sonra hüküm doğurması amaçlanan hukuki işlemdir. Vasiyetname ve miras sözleşmesi bu kapsamdadır.
- Tasarruf ehliyeti
- Ölüme bağlı tasarruf yapabilmek için aranan ehliyettir. Tasarruf anında bulunmaması, m.557/1 kapsamında iptal sebebi oluşturur.
- İptal davası
- Ölüme bağlı tasarrufun geçerliliğini, madde metninde sayılan sebeplerle mahkeme kararıyla ortadan kaldırmayı amaçlayan dava türüdür. Tasarruf kendiliğinden hükümsüz değildir.
- Kazandırma yapılan kişi
- Tasarrufla kendisine, eşine veya hısmına kazandırma yapılan kişidir. Bu kişilerin tasarrufun düzenlenmesine katılmasının yol açtığı sakatlık halinde iptal kazandırma ile sınırlı kalır.
- Vasiyet alacaklısı
- Mirasçı atanmaksızın belirli bir malın kazandırıldığı kişidir. Madde metni bakımından iptal davası açma ehliyeti bulunan kişiler arasındadır.
Sebepleri: hangi şartlar aranır?
- Ölüme bağlı bir tasarrufun bulunması gerekir; vasiyetname veya miras sözleşmesi bu kapsamda olmalıdır.
- Dört iptal sebebinden en az birinin somut olayda gerçekleşmiş olması gerekir: tasarruf anında ehliyetsizlik, yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama, içeriğin hukuka veya ahlâka aykırılığı ya da kanuni şekle uyulmaması.
- İptal davasını açan kişinin tasarrufun iptalinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı olması gerekir.
- Kazandırma yapılan kişiler (kendisine, eşine veya hısmına) tasarrufun düzenlenmesine katılmışsa ve bu katılma sakatlığa yol açmışsa, iptal yalnız bu kazandırmaya yönelir; tasarrufun tamamı iptal edilmez.
- Dava, tasarrufun tamamının veya bir kısmının iptali için açılabilir; iptal kapsamı davacının talebi ve sebebiyle sınırlıdır.
Sebepleri: hangi sonuçları doğurur?
- Sebeplerden biri gerçekleşirse ölüme bağlı tasarruf iptal davasıyla ortadan kaldırılabilir; tasarruf kendiliğinden hükümsüz olmaz.
- İptal davası açılmadıkça veya iptal kararı verilmedikçe ölüme bağlı tasarruf geçerliliğini sürdürür.
- Tasarrufun yalnız kazandırma yapılan kişilerin katılmasından doğan sakatlığı varsa iptal yalnız o kazandırmaya yönelir.
- Sebeplerden hiçbiri gerçekleşmezse iptal davası reddedilir ve tasarruf geçerli kalır.
- Dava tasarrufun tamamı veya bir kısmı için açılabilir.
Ehliyetsizlik ile ırade sakatlığı arasındaki fark nedir?
Ehliyetsizlik, mirasbırakanın tasarruf anında ölüme bağlı tasarruf yapma ehliyetine sahip olmamasıdır (m.557/1).
Irade sakatlığı, ehliyet bulunmakla birlikte iradenin yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama ile oluşmasıdır (m.557/2).
Her iki hal de iptal sebebidir; ancak ehliyetsizlikte tasarruf anındaki ehliyet eksikliği, irade sakatlığında ise iradenin oluşum biçimi incelenir.
İçerik aykırılığı ile şekil noksanı arasındaki fark nedir?
İçerik aykırılığı, tasarrufun içeriğinin, bağlandığı koşulların veya yüklemelerin hukuka ya da ahlâka aykırı olmasıdır (m.557/3).
Şekil noksanı, tasarrufun kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmasıdır (m.557/4).
Her ikisi de iptal sebebidir. Şekil noksanında önce tahvil (çevirme) olanağı araştırılır; içerik aykırılığında tahvil söz konusu değildir.
Tasarrufun tamamı ile yalnız kazandırma arasındaki fark nedir?
Tasarrufun tamamı iptal edilebilir; bu, genel iptal sebeplerinin doğrudan sonucudur.
Kazandırma yapılan kişilerin tasarrufun düzenlenmesine katılmasıyla sakatlık doğmuşsa yalnız o kazandırma iptal edilir.
Kazandırmanın sakatlığı tasarrufun geri kalanını etkilemez; diğer kazandırmalar geçerliliğini korur.
Sebepleri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Ölüme bağlı tasarrufun kendiliğinden hükümsüz olduğunu kabul etmek; oysa tasarruf iptal davası açılmadıkça geçerlidir.
- Dört iptal sebebini genel hükümsüzlük sebepleriyle karıştırmak; ölüme bağlı tasarruflarda iptal yolu, sağlar arası işlemlerdeki kesin hükümsüzlükten ayrıdır.
- Irade sakatlığında hatanın esaslı olmasını aramak; vasiyetnamede her türlü hata, illiyet bağı şartıyla iptal sebebidir.
- Kazandırma yapılan kişilerin katılmasından doğan sakatlıkta tasarrufun tamamını iptal etmek; iptal yalnız o kazandırmayla sınırlıdır.
- Şekil noksanında tahvil olanağını araştırmadan doğrudan iptal kararı vermek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Vasiyetnamenin iptal sebepleri Yargıtay tarafından sınırlı sayılı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/656 E., 2024/469 K., 25.09.2024)
- Vasiyetnamenin içeriği, bağlandığı koşullar ve yüklemelerinin hukuka aykırılığı, mirasbırakanın tasarruf anında eyleminin sonuçlarını kavrayabilecek yeterlilikte olup olmadığı tartışılarak değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/53 E., 2024/464 K., 25.09.2024)
- Vasiyetnamenin iradeyi sakatlayarak düzenlendiği ileri sürülüyorsa, bu sebep m.557 kapsamında somut olarak incelenmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/351 E., 2025/602 K., 08.10.2025)
- Vasiyetnamenin iptali davasında, dayanılan sebep ile saklı payın zedelenmesi iddiası ayrı değerlendirilmekte; saklı payın zedelenmesi tenkis yoluna girmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/351 E., 2025/602 K., 08.10.2025)
- Vasiyetnamenin m.557/1 ve m.557/3 bentlerine dayanılarak iptal talebinde, fiil ehliyeti ve içerik aykırılığı birlikte ileri sürülebilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/334 E., 2024/1014 K., 21.02.2024)
Nasıl ispat edilir?
- İptal davasını açan mirasçı veya vasiyet alacaklısı, ileri sürdüğü iptal sebebinin tasarruf anında gerçekleştiğini ispatla yükümlüdür.
- Tasarruf anındaki ehliyetsizlik, tıbbi kayıtlar ve bilirkişi raporu ile ispatlanır; ehliyetin varlığı karşı tarafça ileri sürülebilir.
- Irade sakatlığı (yanılma, aldatma, korkutma, zorlama) tanık, yazışma ve belgelerle ispatlanır; ispat yükü davacıdadır.
- Şekil noksanı, vasiyetnamenin resmi biçimde düzenlenip düzenlenmediğinin belgeyle incelenmesiyle ortaya konur.
- Vasiyetnameyi savunan taraf, tasarrufun geçerli olduğunu, sakatlığın bulunmadığını veya sonradan düzeltildiğini ileri sürerse bu savunmayı ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.558: İptal davası açma hakkının hak düşürücü süreleri ve hükümsüzlük def'inin her zaman ileri sürülebilmesi bu maddede düzenlenmiştir. m.557'deki iptal sebeplerine dayanan davanın süresini belirler.
- 4721 m.502: Ölüme bağlı tasarruf yapma ehliyetinin kriterlerini belirler; m.557/1 bağlamında ehliyetsizliğin ölçütüdür.
- 4721 m.503: Ölüme bağlı tasarruf yapma ehliyetini düzenler; m.557/1 kapsamındaki ehliyetsizlik halinin ölçütünü tamamlar.
- 4721 m.559: Ölüme bağlı tasarrufların iptali davasında yetkili mahkemeyi ve davanın açılma yerini düzenler.
- 4721 m.578: Aldatma ve korkutma ile yapılmış veya geri alınmış ölüme bağlı tasarrufların yoksunluk sonuçlarını düzenler; m.557/2 ile karşılaştırmalı olarak incelenir.
TMK m.558 — Dava hakkı
TMK m.558, ölüme bağlı tasarrufların iptali davasının kimler tarafından açılabileceğini, dava konusunun tamamı ya da bir kısmıyla sınırlanıp sınırlanmayacağını ve hısımlara kazandırmalarda iptalin yalnız bu kazandırmalarla sınırlı kalmasını düzenler. Dava, tasarrufun iptalinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı bakımından uygulanır. Maddede iptal davasının açılma süresi, iptal sebeplerinin ayrıntılı dökümü, iptalin hukuki sonuçları ve tenkis yolu düzenlenmez; bu konular ölüme bağlı tasarrufların iptali hükümlerinin diğer maddelerinde yer alır (m.557, m.559, m.560).
Dava hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ölüme bağlı tasarruf
- Miras bırakanın ölümünden sonra hüküm doğuracak şekilde yaptığı vasiyet gibi işlemler. Bu maddedeki iptal davası, bu tür tasarrufların iptalini konu alır.
- Tasarrufun iptalinde menfaati bulunan mirasçı
- Tasarrufun iptali sonucunda hukuki durumu iyileşecek olan mirasçıdır. Davayı açma yetkisi bu menfaate bağlıdır, sadece mirasçı sıfatı yeterli değildir.
- Vasiyet alacaklısı
- Miras bırakanın vasiyet yoluyla kendisine bir alacak tanıdığı kişidir. Bu sıfatla iptal davası açabilmesi için tasarrufun iptalinde menfaati bulunması gerekir.
- Hısım ve eş lehine kazandırma
- Ölüme bağlı tasarrufla miras bırakanın eşine veya hısımlarına yapılan kazandırmadır. Bu kişiler, tasarrufun düzenlenmesine katılmalarının yol açtığı sakatlık nedeniyle iptal kapsamına girer.
- Sakatlık
- Tasarrufun düzenlenmesine katılan kişinin bu katılımı nedeniyle tasarrufun geçerliliğini etkileyen durumdur. Maddenin üçüncü fıkrası bakımından, iptalin yalnız kazandırmalarla sınırlı kalmasının dayanağıdır.
Dava hakkı: hangi şartlar aranır?
- Davacının, tasarrufun iptalinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı sıfatını taşıması gerekir.
- Dava konusu ölüme bağlı tasarrufun bulunması gerekir; dava bu tasarrufun tamamının veya yalnız bir kısmının iptaline yönelik olabilir.
- Hısımlara, eşe veya kendilerine kazandırma yapılan kişilerin tasarrufun düzenlenmesine katılmaları sonucu bir sakatlığın bulunduğu ileri sürülüyorsa, iptal kapsamı yalnız bu kazandırmalarla sınırlı tutulmalıdır; tasarrufun tamamı iptal edilemez.
Dava hakkı: hangi sonuçları doğurur?
- Dava, tasarrufun iptalinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından açılabilir.
- Dava ölüme bağlı tasarrufun tamamının iptaline yönelebilir.
- Dava ölüme bağlı tasarrufun yalnız bir kısmının iptaline yönelebilir.
- Hısım, eş veya kendisine kazandırma yapılan kişilerin tasarrufun düzenlenmesine katılmalarının yol açtığı sakatlığa dayanılıyorsa, tasarrufun tamamı değil yalnız bu kazandırmalar iptal edilir.
- Menfaati bulunmayan kişi bu davayı açamaz.
Tasarrufun tamamı ile yalnız kazandırmalar arasındaki fark nedir?
Dava genel olarak ölüme bağlı tasarrufun tamamının ya da bir kısmının iptaline yönelebilir.
Sakatlık, tasarrufun düzenlenmesine katılan hısım, eş veya kendisine kazandırma yapılan kişinin katılımından kaynaklanıyorsa dava yalnız bu kazandırmalara yönelir.
İkinci halde tasarrufun geri kalan kısmı geçerliliğini korur ve iptal yalnız ilgili kazandırmalarla sınırlı kalır.
Mirasçı ile vasiyet alacaklısı arasındaki fark nedir?
Mirasçı, tasarrufun iptalinde menfaati bulunduğunu göstermek suretiyle dava açabilir.
Vasiyet alacaklısı, vasiyet alacağının tasarruf nedeniyle zarar görmesi halinde dava açabilir.
Her iki sıfat da yalnız menfaat varlığı ile dava açma yetkisi doğurur; sıfatın kendisi tek başına yeterli değildir.
Dava hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Mirasçı sıfatının tek başına yeterli olduğunu sanmak; davacının ayrıca tasarrufun iptalinde menfaatinin bulunduğunu göstermesi gerekir.
- Sakatlık nedeniyle iptali tasarrufun tamamına uygulamak; m.558 üçüncü fıkrası iptali yalnız ilgili kazandırmalarla sınırlar.
- Maddede düzenlenmeyen iptal sebeplerini ve dava süresini bu maddeye dayandırmak; bu konular m.557 ve m.559'da aranmalıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Dava hakkının menfaat sahibine tanındığı ve dava açan kişinin menfaatini ispat etmesi gerektiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/3922 E., 2025/2507 K., 08.05.2025)
- İptal davasının kapsamının tasarrufun tamamı ile sınırlı olmadığı, sakatlık nedeniyle yalnız kazandırmaların iptal edilebileceği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/4654 E., 2025/2660 K., 15.05.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2024/461 E., 2024/5485 K., 05.12.2024)
- Ölüme bağlı tasarrufların iptali hükümlerinin m.557 ile m.559 arasında birlikte değerlendirildiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/4654 E., 2025/2660 K., 15.05.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2024/256 E., 2024/5436 K., 03.12.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Davacı, tasarrufun iptalinde menfaatinin bulunduğunu ispatla yükümlüdür; mirasçılık belgesi veya vasiyet alacağına ilişkin belge bu amaçla kullanılabilir.
- Tasarrufun düzenlenmesine katılan kişinin sakatlığa yol açtığını iddia eden taraf, bu sakatlığı ispat etmelidir.
- Tasarrufun geri kalan kısmının geçerliliğini savunan taraf, sakatlığın yalnız kazandırmalarla sınırlı olduğunu göstermelidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.557: Ölüme bağlı tasarrufların iptali hükümlerinin genel koşullarını düzenler; m.558 bu genel çerçevenin dava hakkı ve iptal kapsamına ilişkin bölümünü tamamlar.
- 4721 m.559: Ölüme bağlı tasarrufun iptali davasında iptal sebeplerini ayrıntılı olarak düzenler; m.558'deki sakatlığa dayanan iptal kapsamının uygulanmasında başvurulan hükümdür.
- 4721 m.560: Ölüme bağlı tasarrufun iptali davasının sonuçlarını ve iptal edilen kazandırmalara ilişkin hükümleri düzenler; m.558'in kapsamında açılan davanın sonucunu belirler.
TMK m.559 — Hak düşürücü süreler
Madde, ölüme bağlı tasarrufların (vasiyetname ve diğer tasarruflar) iptali davasının açılma süresini ve bu davanın hak düşürücü süreye bağlanmasının sonuçlarını düzenler. Düzenleme, mirasçılık sıfatı taşıyan ya da iptal davası açma hakkına sahip kişiler ile tasarrufun hükümsüzlüğünü ileri süren taraflar için geçerlidir. Maddenin ikinci fıkrası, hükümsüzlük iddiasının def'i yoluyla her zaman ileri sürülebileceğini belirtir. Maddede iptal davasının hangi tasarruflar bakımından ve hangi ölçütle açılacağı, iptal sebepleri, tenkis davası ve mirasın reddi düzenlenmez (m.557, m.558, m.560, m.510-512 ve m.606 ile ilgili konular ayrı maddelerde yer alır). Ayrıca davanın usulü, yetki ve görev kuralları ile hükümsüzlük davasının kendine özgü hükümleri bu maddede düzenlenmez.
Hak düşürücü süreler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Hak düşürücü süre
- Süre dolduğunda hakkın kendiliğinden sona erdiği, hâkimin de bunu re'sen dikkate aldığı süredir. Bu maddede iptal davası hakkı bu tür bir süreye bağlanmıştır; süre durmaz ve kesilmez.
- İyiniyetli davalı
- Tasarrufun iptal sebebini bilmeden, yani hakkın kendisine geçtiği durumda bilmeyerek hareket eden davalıdır. Bu ayrım, on yıllık ile yirmi yıllık sürenin hangisinin uygulanacağını belirler.
- İptal sebebi
- Ölüme bağlı tasarrufun iptalini doğuran hukuki sebeptir. Davacının bu sebebi öğrenmesi, sürenin başlangıcını oluşturur.
- Hükümsüzlük def'i
- Tasarrufun geçersizliğinin dava yoluyla değil, karşı tarafın savunması olarak ileri sürülmesidir. Bu savunma hak düşürücü sürenin geçmiş olması halinde de süresiz biçimde kullanılabilir.
- Ölüme bağlı tasarruf
- Vasiyetname ve miras sözleşmesi gibi kişinin ölümünden sonra hüküm doğuran işlemlerdir. Madde yalnızca bu tasarrufların iptali davasını düzenler.
Hak düşürücü süreler: hangi şartlar aranır?
- Dava açma hakkının doğması için davacının bir ölüme bağlı tasarrufa karşı iptal sebebi bulunması gerekir.
- Bir yıllık sürenin işlemeye başlaması için davacının hem iptal sebebini hem de kendisinin hak sahibi olduğunu öğrenmiş olması gerekir.
- Dava, bir yıllık süre içinde açılmalıdır; süre geçtikten sonra açılan dava hak düşürücü süre nedeniyle düşer.
- On yıllık veya yirmi yıllık mutlak üst sınır bakımından davalının iyiniyetli olup olmadığı belirlenmelidir.
- Vasiyetnamelerde bu üst sınır, vasiyetnamenin açılma tarihinden; diğer tasarruflarda ise mirasın geçmesi tarihinden başlamalıdır.
- Hükümsüzlük def'i ileri sürülecekse, bu savunma için herhangi bir süre aranmaz.
Hak düşürücü süreler: hangi sonuçları doğurur?
- Bir yıllık süre dolmuşsa dava hakkı düşer ve dava açılamaz.
- Vasiyetnamede açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinden itibaren on yıl geçmişse ve davalı iyiniyetliyse dava hakkı düşer.
- İyiniyetli olmayan davalıya karşı yirmi yıl geçmişse dava hakkı düşer.
- Hükümsüzlük def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir; bu savunma süreye tabi değildir.
- Süreler içinde dava açılırsa tasarrufun iptaline karar verilebilmesi için diğer koşulların da gerçekleşmesi gerekir.
Öğrenme tarihi ile üst sınır tarihi arasındaki fark nedir?
Bir yıllık süre, davacının iptal sebebini ve hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten işler.
On veya yirmi yıllık üst sınır ise tasarrufun türüne göre vasiyetnamenin açılma veya mirasın geçme tarihinden işler.
Davacı öğrenme tarihini kaçırmasa bile, üst sınır dolduğunda dava açılamaz. Öğrenme tarihi ile üst sınır tarihi birlikte değerlendirilir.
İyiniyetli davalı ile iyiniyetli olmayan davalı arasındaki fark nedir?
İyiniyetli davalıya karşı süre on yıldır.
İyiniyetli olmayan davalıya karşı süre yirmi yıldır.
Aynı tasarrufta davalılar arasında iyiniyet durumuna göre farklı üst süreler işler.
Vasiyetname ile diğer tasarruflar arasındaki fark nedir?
Vasiyetnamede üst sınır, vasiyetnamenin açılma tarihinden başlar.
Diğer tasarruflarda üst sınır, mirasın geçmesi tarihinden başlar.
Başlangıç anı tasarruf türüne göre değiştiğinden hesaplanan son gün de farklı olur.
İptal davası ile def'i yoluyla hükümsüzlük arasındaki fark nedir?
İptal davası açma hakkı yukarıdaki süreler içinde dava ile kullanılmalıdır.
Hükümsüzlük def'i için bir süre öngörülmemiştir.
Süreler geçmiş olsa bile, tasarrufa karşı dava dışında savunma olarak hükümsüzlük ileri sürülebilir.
Hak düşürücü süreler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Bir yıllık sürenin murisin ölümü ile başladığını varsaymak; başlangıç, davacının iptal sebebini ve hak sahibi olduğunu öğrendiği andır. (7. Hukuk Dairesi, 2024/3648 E., 2025/2309 K., 29.04.2025)
- On yıllık üst sınırı iyiniyetli olmayan davalılara da uygulamak; iyiniyetsiz davalıya karşı süre yirmi yıldır.
- Vasiyetname ile diğer tasarrufların başlangıç tarihini karıştırmak; vasiyetnamede açılma tarihi, diğer tasarruflarda mirasın geçme tarihi esas alınır.
- Hükümsüzlük def'inin de süreye bağlı olduğunu düşünmek; def'i her zaman ileri sürülebilir.
- Süreyi zamanaşımı gibi değerlendirip durma ve kesilme imkanı tanımak; bu süre hak düşürücüdür ve durmaz, kesilmez.
- Üst sınır ile bir yıllık süreyi birbirinden bağımsız görmek; her iki süre de ayrı ayrı kontrol edilmelidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Bir yıllık sürenin başlangıcında davacının hem iptal sebebini hem de hak sahibi olduğunu öğrenmesi birlikte aranmakta; murisin ölümünün tek başına başlangıç sayılmadığı kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/3648 E., 2025/2309 K., 29.04.2025)
- Davacının iptal sebebini murisin ölümünden önce öğrenmiş olsa bile, bir yıllık sürenin ölümle başlamadığı ve bu nedenle sürenin davacının öğrenme tarihinden işlediği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/3648 E., 2025/2309 K., 29.04.2025)
- Bir yıllık süre içinde açılmayan iptal davalarında, dava açılma tarihinin hesaplanması sırasında süre durması veya uzaması gibi işlemlerin dikkate alındığı; sürenin geçtiğinin hâkim tarafından kendiliğinden gözetildiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/1174 E., 2025/4923 K., 24.11.2025)
- Bir yıllık hak düşürücü süre geçmişse, davanın esastan reddine karar verilmesi uygulamada yerleşik olarak kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2023/5861 E., 2024/4575 K., 16.10.2024)
- Ölüme bağlı tasarrufun iptali davasında miras hukuku ve iptal sebeplerine ilişkin davaların da bu madde kapsamında değerlendirildiği uygulama görülmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/53 E., 2024/464 K., 25.09.2024; 7. Hukuk Dairesi, 2024/2557 E., 2024/3759 K., 11.09.2024; 7. Hukuk Dairesi, 2023/113 E., 2024/112 K., 11.01.2024)
Nasıl ispat edilir?
- İptal davasını açan davacı, dava açma tarihinin bir yıllık süre içinde bulunduğunu ispatlamakla yükümlüdür; açılış tarihi dava dilekçesi ve harç makbuzu ile belgelenir.
- Davacı, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu hangi tarihte öğrendiğini ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat tanık ve yazılı belgelerle yapılabilir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/3648 E., 2025/2309 K., 29.04.2025)
- Davalı, süre dolumunu ve iyiniyetini savunmakla yükümlüdür; iyiniyetli olmadığı iddiası karşı taraf tarafından ispatlanmalıdır.
- Hükümsüzlük def'i ileri süren taraf, tasarrufun geçersizliğini savunma olarak ileri sürerken süre bakımından bir ispat yükü taşımaz.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.559: Maddenin ikinci fıkrası ile birlikte düzenlenen hükümsüzlük def'i yoluyla ileri sürme hakkı, süre rejiminin dışında tutulmuştur.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu: Ölüme bağlı tasarruflarda iptal sebeplerini ve tenkis davasını düzenleyen maddeler ile birlikte okunmalıdır; metin bu konularda ayrıca atıf yapmaz.
TMK m.560 — Genel olarak
TMK m.560, saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçıların, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarını tenkis davasıyla ileri sürebilmelerini düzenler; ayrıca yasal mirasçıların paylarına ilişkin tasarruf kurallarının nasıl yorumlanacağını (yalnız paylaştırma kuralı sayılması) belirler. Davacı sıfatı (saklı paylı mirasçılar ve istisnai olarak alacaklılar/iflas masası), tenkis davasının süresi ve zamanaşımı/hak düşürücü süreler ile tenkis def'inin her zaman ileri sürülebilmesi bu maddenin konusudur. Tenkis sıralaması (m.570), geri verme yükümlülüğü (m.566) ve alacaklıların dava hakkına ilişkin ayrıntılar (m.562) bu maddede düzenlenmez; tenkisin sıra, hesap ve iade boyutları ayrı maddelerde yer alır.
Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?
- Tenkis davası
- Saklı paylarını karşılayamayan mirasçının, mirasbırakanın tasarruf edebileceği oranı aşan kazandırmaların bu oranda etkisiz kılınmasını isteyebildiği yenilik doğurucu dava türüdür. Karar, mirasın açıldığı tarihe geriye etkili sonuç doğurur.
- Saklı pay
- Kanunun yasal mirasçılara ayırdığı ve mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufla ya da sağlar arası kazandırmayla ortadan kaldıramadığı miras payıdır. Hangi mirasçıların saklı paylı olduğu ve oranı kanunun ilgili maddelerinde belirlenir.
- Tasarruf edilebilir kısım
- Mirasbırakanın saklı payları zedelemeden ölüme bağlı tasarrufla dilediği gibi kullanabileceği terekenin bölümüdür. Tenkis, bu kısmı aşan kazandırmalar için söz konusu olur.
- Tenkis defi
- Tenkis iddiasının dava yoluyla değil, kendisine karşı açılan bir davada savunma olarak ileri sürülmesidir. Madde, bu iddianın her zaman ileri sürülebileceğini öngörür.
- Aciz vesikası
- Alacaklının borçlu hakkında ödemeden aciz belgesi almasıdır. İstisnai olarak alacaklıların tenkis davası açabilmesi için mirasın açıldığı tarihte bulunmalıdır.
- Yasal mirasçıların paylarına ilişkin tasarruf kuralı
- Mirasbırakanın yasal mirasçıların paylarını belirlemek için yaptığı düzenlemedir. Aksi tasarruftan anlaşılmadıkça yalnız paylaştırma kuralı sayılır; kazandırma niteliği taşımaz.
Genel olarak: hangi şartlar aranır?
- Davacının saklı paylı mirasçı olması ve saklı payının karşılığını alamamış bulunması gerekir.
- Mirasbırakanın ölüme bağlı veya sağlar arası bir tasarrufla, tasarruf edebileceği kısmı aşan bir kazandırma yapmış olması gerekir.
- Mirasbırakanın ölmüş olması ve tenkis davasının bu tarihten sonra açılması gerekir.
- Yasal mirasçıların paylarına ilişkin tasarruf kuralının, mirasbırakanın başka bir arzusunu gösteren açık bir ifade taşımaması gerekir; aksi halde yalnız paylaştırma kuralı sayılır.
- Alacaklıların ya da iflas idaresinin dava açabilmesi için saklı paylı mirasçının iflasının ya da alacaklının aciz vesikasının bulunması, ayrıca ihtar ve süre koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
- Tenkis davasının süre içinde açılması gerekir.
Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?
- Saklı payı zedelenen mirasçı, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan kazandırmaların tenkisini dava ederse, kazandırma saklı payı aşan kısım oranında etkisizleşir.
- Tenkise tabi birden fazla ölüme bağlı tasarruf varsa, saklı pay sahibi mirasçıya yapılan kazandırmanın saklı payı aşan kısmı ile saklı pay sahibi olmayanlara yapılan kazandırmalar orantılı olarak tenkis edilir.
- Tenkis davasında kural olarak saklı paylı mirasçılar aktif dava ehliyetine sahiptir; alacaklılar yalnız istisnai koşullarda dava açabilir.
- Mirasçının iflasında iflas idaresi veya ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklılar, mirasçının dava açmaması hâlinde alacaklarını elde etmek için gereken oranda dava açabilir.
- Süre geçince tenkis davası açma hakkı düşer; tenkis iddiası ise defi yoluyla her zaman ileri sürülebilir.
- Bir tasarrufun iptali öncekinin yürürlüğe girmesini sağlarsa, süreler iptal kararının kesinleşmesi tarihinde işlemeye başlar.
- Yasal mirasçıların paylarına ilişkin tasarruf kuralları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça yalnız paylaştırma kuralı sayılır ve bu kurallar tenkise konu olmaz.
Saklı paylı mirasçı ile alacaklı veya iflas masası arasındaki fark nedir?
Saklı paylı mirasçı, kendi saklı payının zedelenmesi nedeniyle doğrudan tenkis davası açar.
Alacaklı ya da iflas idaresi, mirasçının alacaklısı sıfatıyla ve yalnız istisnai hallerde dava açar.
Alacaklılar, mirasçının iflasında veya mirasın geçtiği tarihte aciz vesikası bulunan alacaklıların ihtarına rağmen mirasçının dava açmamasında söz konusu olur; alacaklının dava hakkı yalnız alacağını elde etmek için gereken oranla sınırlıdır.
Vasiyetname ile diğer ölüme bağlı tasarruflar arasındaki fark nedir?
Vasiyetnamelerde süre, vasiyetnamenin açılma tarihinden başlar.
Diğer tasarruflarda süre mirasın açıldığı tarihten başlar.
Her iki durumda da on yıllık üst sınır, başlangıç tarihine göre hesaplanır; başlangıç tarihleri arasında fark oluşabilir.
Yasal mirasçının payına ilişkin tasarruf ile kazandırma niteliğinde tasarruf arasındaki fark nedir?
Yasal mirasçıların paylarına ilişkin tasarruf kuralları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça yalnız paylaştırma kuralı sayılır.
Mirasbırakanın başka bir arzusu tasarruf metninden anlaşılıyorsa, tasarruf kazandırma niteliği taşıyabilir.
Paylaştırma kuralı sayılan düzenleme tenkis konusu olmaz; kazandırma niteliği ancak tasarruftan anlaşılırsa tenkis edilebilir.
Bir tasarrufun iptali ile öncekinin yürürlüğe girmesi arasındaki fark nedir?
Bir tasarrufun iptali öncekinin yürürlüğe girmesini sağlarsa süreler, iptal kararının kesinleşme tarihinde işlemeye başlar.
Diğer hallerde süreler, sürenin genel başlangıç tarihlerine göre işler.
Başlangıç anı kesinleşme tarihine kayar.
Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tenkis davasını ölüm öncesi bir tarihte açılabilir saymak; dava yalnız mirasbırakanın ölümünden sonra açılabilir.
- Alacaklıların aciz vesikasını miras açıldıktan sonra almış olmasına rağmen dava açabileceğini düşünmek; aciz vesikasının mirasın açıldığı tarihte bulunması gerekir.
- Yasal mirasçıların paylarına ilişkin her tasarruf kuralını kazandırma saymak; aksi tasarruftan anlaşılmadıkça yalnız paylaştırma kuralıdır ve tenkise konu olmaz.
- Vasiyetnamelerde on yıllık süreyi mirasın açıldığı tarihten saymak; vasiyetnamelerde süre vasiyetnamenin açılma tarihinden başlar.
- Bir yıllık süreyi öğrenme tarihinden değil mirasın açılmasından saymak; bir yıl öğrenme tarihinden, on yıl ise açılma tarihinden başlar.
- Tenkis defi için de süre aramak; tenkis iddiası defi yoluyla her zaman ileri sürülebilir.
- Saklı paylı mirasçıların ihtiyati tedbir talep edebileceğini düşünmek; bu hak tanınmamıştır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Tenkis davası kural olarak yalnızca mirasbırakanın öldüğü tarihten sonra açılabilir; ölüm öncesinde saklı paylı mirasçıların tenkis davası açması ve ihtiyati tedbir istemesi kabul edilmemektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/380 E., 2024/192 K., 24.04.2024)
- Muvazaaya dayalı iptal davası ile tenkis davası birbirinden farklı nitelikte davalar olup, mirasçı her ikisini birlikte veya kademeli olarak açabilir; biri açılması diğerinden feragat sayılmaz. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/53 E., 2024/464 K., 25.09.2024)
- Tenkis davasında davacının talebi, sağlar arası kazandırma fiilen yapılmışsa tenkisle birlikte eda talebini de kapsar kabul edilmektedir ve bu uygulama Yargıtayca benimsenmiştir. (7. Hukuk Dairesi, 2023/1930 E., 2024/2549 K., 13.05.2024)
- Tenkis davasında davalı, mirasçı olsun olmasın, kazandırmanın yapıldığı kişidir; davalı olan mirasçı ölmüşse mirasçıları davalı olur. (7. Hukuk Dairesi, 2023/882 E., 2024/1548 K., 14.03.2024)
- Tenkis davasının davacısı yalnızca saklı paylı mirasçıdır; tenkis davası açma hakkı her saklı paylı mirasçıyı koruyan kişisel bir haktır ve davayı her mirasçı diğerlerinden bağımsız açabilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1177 E., 2023/1237 K., 13.12.2023)
Nasıl ispat edilir?
- Tenkis davasını açan saklı paylı mirasçı, saklı payının zedelendiğini ve kazandırmanın tasarruf edilebilir kısmı aştığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Mirasbırakanın ölüm tarihi ve terekenin ölüm günündeki değeri, tasarruf edilebilir kısmın ve saklı payın hesaplanmasında belgelerle ispatlanır.
- Yasal mirasçıların paylarına ilişkin düzenlemenin kazandırma niteliği taşıdığını iddia eden taraf, bunu tasarruf metninden anlaşılan açık bir arzu ile ispatlamakla yükümlüdür; tasarruf metninin dışındaki tanık beyanları ya da hatıra defteri bu amaçla kullanılamaz.
- Alacaklı veya iflas idaresi olarak dava açan taraf, mirasçının iflasını ya da mirasın açıldığı tarihte alınmış aciz vesikasını ve gerekli ihtarı belgelerle ispatlamakla yükümlüdür.
- Tenkis davasının süresinde açıldığını, hakkın düşmediğini ve sürenin başlangıç tarihini ispat yükü davacıdadır; davalı tenkis iddiasını defi yoluyla her zaman ileri sürebilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.506: Saklı pay oranlarını belirler; tenkis hesabında bu oranlara bakılır. Madde metninde açıkça anılmamakla birlikte tenkis davasının zorunlu bağlı olduğu bir hükümdür.
- 4721 m.562: Saklı paylı mirasçıların alacaklılarının istisnai olarak tenkis davası açmasına ilişkin koşulları düzenler; m.560/3-4 bu hükmün kapsamındaki durumları belirler.
- 4721 m.566: Tenkis kararının sonucunda kazandırma konusunun geri verilmesi yükümlülüğünü düzenler; tenkis davasının sonuçlarını tamamlar.
- 4721 m.570: Birden fazla kazandırma tenkis edilirken uygulanacak sırayı belirler; m.560'taki orantılı tenkis kuralını tamamlar.
- 4721 m.571: Tenkis defi ve tenkis davasına karşı ileri sürülen savunmalar bakımından m.560/son ile birlikte uygulanır.
TMK m.561 — Saklı paylı mirasçılar lehine kazandırmalar
TMK m.561, saklı pay sahibi mirasçılara yapılan ölüme bağlı kazandırmaların tenkise tabi olmasında, yani tasarruf edilebilir kısmı aşan kazandırmaların hangi oranda indirileceğinde uygulanacak orantılama kuralını düzenler. Birinci fıkra tek bir ölüme bağlı tasarruf bakımından, ikinci fıkra birden fazla tenkise tabi ölüme bağlı tasarruf bulunması halinde saklı pay sahibi mirasçıya yapılan kazandırma ile saklı pay sahibi olmayan kişilere yapılan kazandırmaların birlikte nasıl tenkis edileceğini kapsar. Madde, saklı pay sahibi mirasçılara ve ölüme bağlı tasarruf yapan mirasbırakana uygulanır. Tenkis davasının açılma koşulları ve süreleri (m.560), tenkis sırası (m.570), sağlararası kazandırmaların tenkisi (m.562–565) ve denkleştirme (m.495 ve devamı) düzenlemez; bunlar ilgili maddelerde yer alır.
Saklı paylı mirasçılar lehine kazandırmalar: hangi kavramlar bilinmeli?
- Saklı pay
- Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufla dahi ortadan kaldıramayacağı, yasal mirasçılar için korunan paydır. Oranları kanunda belirlenmiştir ve saklı paylı mirasçılar kanunda sayılanlardır.
- Tasarruf edilebilir kısım
- Mirasbırakanın saklı paylar dışında kalan ve ölüme bağlı tasarrufla serbestçe kazandırabileceği terekenin bölümüdür. Mirasçısı bulunmayan mirasbırakanda bu kısım tüm tereke olur.
- Tenkis
- Ölüme bağlı kazandırmaların tasarruf edilebilir kısmı aşan bölümünün, saklı payı zedelenen mirasçının talebi üzerine indirilmesidir. Tenkis yalnız saklı payı ihlal eden kazandırma kadar yapılır.
- Orantılı tenkis
- Tenkise tabi kazandırmaların her birinden, bu kazandırmaların saklı payı aşan kısımlarının toplamına oranla aynı paydan indirim yapılmasıdır. Her lehdarın indirim miktarı, kendi aşan kısmının aynı orandaki karşılığıdır.
- Saklı pay sahibi olmayan kimse
- Mirasbırakanın yasal mirasçısı olmayan ya da saklı payı bulunmayan kişidir; örneğin kardeşler, büyük ana ve büyük baba zümresi veya komşu gibi üçüncü kişiler. Bu kişilere yapılan kazandırmalar da ikinci fıkrada tenkis kapsamına girer.
Saklı paylı mirasçılar lehine kazandırmalar: hangi şartlar aranır?
- Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufla saklı paylı mirasçıya veya başkasına kazandırmada bulunmuş olması gerekir.
- Ölüme bağlı kazandırmaların toplamının tasarruf edilebilir kısmı aşmış olması gerekir.
- Kazandırmanın saklı pay sahibi mirasçıya yapılması halinde, o mirasçının saklı payını aşan kısmın bulunması gerekir; saklı payı aşmayan kazandırma tenkise tabi tutulmaz.
- Birden fazla tenkise tabi ölüme bağlı tasarruf bulunması halinde, saklı pay sahibi mirasçıya yapılan kazandırmanın saklı payı aşan kısmı ile saklı pay sahibi olmayan kişilere yapılan kazandırmaların birlikte ele alınması gerekir.
- Tenkisin, tenkise tabi kazandırmalar arasında orantılı olarak yapılması gerekir; tenkis yükü tek bir lehdara yüklenemez.
- Tenkis davasının ilgili mirasçı tarafından açılmış olması gerekir.
Saklı paylı mirasçılar lehine kazandırmalar: hangi sonuçları doğurur?
- Saklı payı zedelenen mirasçı, tenkis davası açarak ölüme bağlı kazandırmaların saklı payını aşan kısmının indirilmesini isteyebilir.
- Tenkis, her lehdarın saklı payı aşan kazandırma kısmına orantılı olarak yapılır; tenkisi gereken toplam tutar bu kısımlara dağıtılır.
- Saklı payı aşmayan kazandırmalar bu madde uyarınca tenkise tabi değildir.
- Mirasbırakanın tasarruf oranını aşan kazandırmalar toplamı tek başına tenkis için yeterli değildir; tenkis, saklı pay ihlali üzerinden yapılır.
- Saklı pay sahibi mirasçılara yapılan kazandırmalar birlikte, mirasçıların saklı payları karşılanıyorsa, tenkise yer bulunmayabilir.
- Kazandırmaların tenkisi, tasarruf edilebilir kısmı aşan kazandırmaların saklı payı aşan kısmını hedef aldığından, mirasbırakanın tasarruf oranını aşmasının tek başına tenkis sonucu doğurmadığı durumlar bulunabilir.
Tek ölüme bağlı tasarruf ile birden fazla ölüme bağlı tasarruf arasındaki fark nedir?
Yalnız bir ölüme bağlı tasarrufla saklı pay zedelenmişse, tasarrufla yapılan kazandırmanın saklı payı aşan kısmı orantılı olarak tenkis edilir.
Birden fazla tenkise tabi ölüme bağlı tasarruf varsa, saklı pay sahibi mirasçıya yapılan aşan kısım ile saklı pay sahibi olmayanlara yapılan kazandırmalar birlikte orantılı tenkise tabi tutulur.
İkinci fıkrada saklı pay sahibi olmayanlara yapılan kazandırmalar da tenkis yükünü paylaşır; bu kişiler tenkisten muaf değildir.
Saklı pay sahibi mirasçıya yapılan kazandırma ile saklı pay sahibi olmayan kişiye yapılan kazandırma arasındaki fark nedir?
Saklı pay sahibi mirasçıya yapılan kazandırmada tenkis, yalnızca mirasçının saklı payını aşan kısım üzerinden yapılır.
Saklı pay sahibi olmayan kişiye yapılan kazandırmada saklı pay kavramı söz konusu olmadığından kazandırmanın tamamı tenkis havuzuna girer.
Mirasçıya yapılan kazandırmanın saklı payı aşmayan kısmı korunur; üçüncü kişiye yapılan kazandırma ise tamamen tenkis oranında indirilir.
Genel tenkis oranı ile m.561 özel orantılama arasındaki fark nedir?
Genel hesaplamada tenkis, her kazandırmanın miktarı oranında yapılır.
m.561'de tenkis, kazandırmaların saklı payı aşan kısımları oranında yapılır.
Lehine büyük kazandırma yapılan kişi daha fazla, küçük kazandırma alan saklı pay sahibi mirasçı ise daha az tenkis edilir; böylece saklı pay sahibi mirasçılar daha çok korunur.
Saklı paylı mirasçılar lehine kazandırmalar: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tasarruf edilebilir kısmın aşılmasını yeterli görüp, her kazandırmanın saklı payı aşan kısmını hesaplamadan tenkis oranını tüm kazandırmalara genel miktar oranında uygulamak.
- Saklı pay sahibi olmayan kişilere yapılan kazandırmayı ikinci fıkra kapsamı dışında bırakmak ve tenkisten muaf saymak.
- Saklı payı aşmayan mirasçıya yapılan kazandırmayı da tenkis havuzuna katmak.
- Mirasçıya yapılan kazandırmanın saklı payına mahsubunu gözden kaçırarak aşan kısmı olduğundan büyük göstermek.
- Tek bir ölüme bağlı tasarruf ile birden fazla tasarruf halinde uygulanacak hesap yönteminin aynı olduğunu varsaymak.
- Tenkis oranını hesaplarken kazandırmaların saklı payı aşan kısımlarının toplamı yerine kazandırmaların ham toplamını esas almak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ölüme bağlı tasarrufların kendi içinde orantılı tenkis edilmesi kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/3533 E., 2025/2496 K., 08.05.2025)
- Tenkiste hangi kazandırmanın önce indirileceği, m.570'teki sıralamaya göre belirlenmektedir; tenkis yalnız saklı payı ihlal edilen mirasçıya yapılan kazandırmanın aşan kısmı üzerinden hesaplanmaktadır. (7. Hukuk Dairesi, 2025/2959 E., 2025/4559 K., 23.10.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2025/135 E., 2025/3843 K., 24.09.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2024/3184 E., 2025/1634 K., 24.03.2025)
- Tenkis davası, saklı payları zedeleyen ölüme bağlı kazandırmaların tasarruf edilebilir sınıra çekilmesi amacıyla açılan yenilik doğurucu bir davadır ve m.560-562 bütünlüğü içinde uygulanmaktadır. (8. Hukuk Dairesi, 2024/3884 E., 2025/4447 K., 03.06.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2025/800 E., 2025/1375 K., 10.03.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Tenkis talebinde bulunan saklı paylı mirasçı, mirasbırakanın ölüme bağlı kazandırmada bulunduğunu, bu kazandırmanın tasarruf edilebilir kısmı aştığını ve kendi saklı payının zedelendiğini ispatla yükümlüdür.
- Ölüme bağlı kazandırmaların varlığı ve miktarı, vasiyetname ve tereke belgeleriyle ispatlanır; saklı payın hesabında terekenin değeri bilirkişi incelemesiyle belirlenebilir.
- Lehdarlar, kendilerine yapılan kazandırmanın saklı payı aşmadığını veya kazandırmanın tenkise tabi olmadığını ileri sürerek savunma yapabilir; bu savunmanın ispat yükü kendilerindedir.
- Saklı pay sahibi mirasçıya yapılan kazandırmanın saklı payına mahsup edildiği iddiası, mahsubu ileri süren tarafça ispatlanır.
- Mirasbırakanın tasarruf oranını aştığını gösteren miktar hesabı, tüm ölüme bağlı kazandırmaların toplanmasıyla yapılır; tek başına bu toplamın aşılması tenkis için yeterli değildir (7. Hukuk Dairesi, 2024/3533 E., 2025/2496 K., 08.05.2025).
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.560: Tenkis davasının kimler tarafından ve hangi süreyle açılabileceğini düzenler; m.561'deki orantılama bu davanın sonucunda uygulanır.
- 4721 sayılı Kanun m.562: Saklı paylı mirasçıların alacaklılarının tenkis davası açma hakkını düzenler; m.561'in uygulanmasında alacaklının tenkis talebi bu maddeye dayanır.
- 4721 sayılı Kanun m.563: Mirasçı atama ve ölüme bağlı tasarruflarla edinilen kazandırmaların orantılı tenkisine ilişkin kuralı tamamlar; m.561 ile birlikte uygulanır.
- 4721 sayılı Kanun m.565: Sağlararası kazandırmaların tenkisine ilişkindir; m.561'deki orantılama tenkis sırasında bu kazandırmalarla birlikte değerlendirilir.
- 4721 sayılı Kanun m.570: Tenkis sırasını belirler; m.561 ile birlikte uygulanır, sıralamaya göre önce ölüme bağlı tasarruflar tenkis edilir.
TMK m.562 — Mirasçının alacaklılarının hakları
TMK m.562, saklı paylı mirasçının alacaklılarının ve iflas masasının, mirasbırakanın saklı payları zedeleyen tasarrufları nedeniyle tenkis davası açabilmesinin koşullarını düzenler. Madde, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşması hâlinde iflas idaresi veya alacaklıların bu davayı hangi oran ve süre içinde açabileceğini, ayrıca mirasçılıktan çıkarılanın çıkarma tasarrufuna itiraz etmemesi hâlini kapsar. Kural, saklı paylı mirasçının iflası hâlinde iflas dairesine ve ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklılara tanınmıştır. Madde, tenkis davasının esasına (hesaplama, indirilecek kazandırmalar, iade şekli), tenkis davasının genel koşullarına ve saklı pay oranlarına ilişkin hükümleri düzenlemez (m.560, m.561, m.563-571). Mirastan çıkarmanın kendi koşulları (m.510 vd.) ile ödemeden aciz belgesine dayanan mirastan koruyucu çıkarmanın ayrıntıları ve mirasın reddine karşı alacaklıların korunması (m.617 vd. ölçüsünde, m.618) bu maddenin konusu değildir. Ayrıca alacaklıların dava hakkının sona ermesine ilişkin usul ayrıntıları ve dava açılmadan önce ihtar ile süre verilmesinin şekli bu maddede ayrıca düzenlenmemiştir.
Mirasçının alacaklılarının hakları: hangi kavramlar bilinmeli?
- Tenkis davası
- Mirasbırakanın saklı payı zedeleyen ölüme bağlı veya sağlararası tasarruflarının, saklı pay sınırına kadar indirilmesini isteyen yenilik doğurucu dava olarak tanımlanır. Bu maddede dava, saklı paylı mirasçının alacaklılarınca veya iflas idaresince ikincil olarak açılabilir.
- Saklı paylı mirasçı
- Kanunun saklı pay ayırdığı alt soy, anne, baba ve sağ kalan eşten olup tenkis hakkının asıl sahibidir. Bu kişinin tenkis davası açmaması, alacaklıların bu maddeye dayanarak dava açmasının ön koşulunu oluşturur.
- Ödemeden aciz belgesi
- Saklı paylı mirasçıya karşı alacağın icra yoluyla tahsil edilemediğini gösteren belgedir. Bu belge, alacaklının tenkis davası açma hakkının doğması için aranan temel unsurdur ve yalnızca belgede yazılı alacak tutarı ile sınırlı bir hak doğurur.
- İhtar
- Alacaklıların, saklı paylı mirasçıdan tenkis davası açmasını talep ettikleri yazılı bildirimdir. Mirasçıya tanınan süre bu ihtarla birlikte işler ve süre içinde dava açılmazsa alacaklılara dava hakkı doğar.
- Mirasçılıktan çıkarma tasarrufu
- Mirasbırakanın, saklı payı olan bir mirasçıyı kanuni sebeplere dayanarak mirastan çıkarmak için yaptığı ölüme bağlı tasarruftur. Maddenin ikinci fıkrası, bu çıkarmaya karşı mirasçının itiraz etmemesi hâlinde de alacaklıların dava açabileceğini düzenler.
Mirasçının alacaklılarının hakları: hangi şartlar aranır?
- Mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan bir ölüme bağlı veya sağlararası tasarrufunun bulunması ve bu tasarrufun saklı payı zedelemesi gerekir.
- Tenkis davasını açma hakkına sahip saklı paylı mirasçının iflas etmiş olması ya da mirasçının kendisine karşı ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklıların bulunması gerekir.
- Alacaklının, saklı paylı mirasçıya tenkis davası açması için ihtarda bulunmuş olması ve mirasçının bu ihtara rağmen süre içinde dava açmamış olması gerekir.
- Dava hakkını kullanan iflas idaresinin veya alacaklıların yalnızca kendi alacaklarının elde edilmesi için gerekli oranda tenkis isteyebilmesi gerekir.
- Mirasbırakanın tasarrufu zedelenen mirasçının alacaklısı için tenkis davası sonucunda ulaşılacak miktar, alacaklının alacağı ile sınırlı olmalıdır.
- Mirasçılıktan çıkarılanın çıkarma tasarrufuna itiraz etmemesi hâlinde de aynı koşullarla dava açılabilmesi için mirasçının itirazda bulunmadığının tespit edilmesi gerekir.
Mirasçının alacaklılarının hakları: hangi sonuçları doğurur?
- Saklı paylı mirasçı ihtara rağmen süre içinde tenkis davası açmazsa iflas idaresi veya alacaklılar, alacaklarının elde edilmesi için gerekli oranda dava açabilir.
- Mirasçı süre içinde dava açarsa alacaklıların bu maddeye dayanan dava hakkı doğmaz.
- Alacaklılar yalnızca kendi alacaklarını elde etmek için gerekli oranda tenkis isteyebilir; tasarrufun tamamını tenkis ettiremezler.
- Mirasçılıktan çıkarılanın çıkarma tasarrufuna itiraz etmemesi hâlinde iflas idaresi veya alacaklılar aynı koşullarla tenkis davası açabilir.
- Sürenin geçirilmesi, saklı paylı mirasçının hakkını ortadan kaldırmaz; alacaklılar yalnızca kendi dava hakları ölçüsünde işlem yapabilir.
İflas idaresi ile alacaklılar arasındaki fark nedir?
İflas idaresi, saklı paylı mirasçının iflası hâlinde iflas masası adına dava açar ve masanın alacakları ile sınırlı tenkis isteyebilir.
Alacaklılar, mirasçının iflası olmaksızın ödemeden aciz belgesine sahip oldukları için tek tek dava açar.
İki yolun koşulları ve yetkilisi farklıdır; iflas masası dava açarken masaya giren bütün alacakların toplamı kadar tenkis isteyebilir.
Mirasbırakanın tasarrufuna itiraz ile itiraz etmeme (mirasçılıktan çıkarma) arasındaki fark nedir?
Mirasçı, mirasçılıktan çıkarma tasarrufuna süresinde itiraz ederse alacaklılar bu yolla dava açamaz.
Mirasçı itiraz etmemişse ikinci fıkra uyarınca alacaklılar aynı koşullarla tenkis davası açabilir.
İtiraz etmeme, alacaklılara ek dava yolu açar; itiraz varsa ikinci fıkra uygulanmaz.
Saklı paylı mirasçının dava açma durumu ile alacaklıların dava hakkı arasındaki fark nedir?
Saklı paylı mirasçı kendisi dava açarsa alacaklıların bu maddeye dayanarak dava açma hakkı kalmaz.
Saklı paylı mirasçı ihtara rağmen süre içinde dava açmazsa alacaklılar ya da iflas idaresi dava açabilir.
Alacaklıların dava hakkı, mirasçının tenkis davası açmaması koşuluna bağlıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Tenkis davasının kural olarak saklı paylı mirasçılar tarafından açıldığı, alacaklıların bu dava hakkına ancak m.562'de öngörülen koşullarda sahip olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/351 E., 2025/602 K., 08.10.2025)
- Alacaklıların tenkis davası açabilmesi için saklı paylı mirasçıdan ödemeden aciz belgesi alınması ve ihtara rağmen mirasçının dava açmaması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2020/540 E., 2021/1223 K., 14.10.2021)
- Tenkis davasının yenilik doğurucu bir dava olduğu ve saklı payı zedeleyen tasarrufların yasal sınıra çekilmesini amaçladığı kabul edilmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2024/3884 E., 2025/4447 K., 03.06.2025)
- Tenkis davasına ilişkin hükümlerin m.560 ila m.571 arasında düzenlendiği ve bu davanın dava şartlarının m.562 ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/1687 E., 2025/5211 K., 08.12.2025)
- Tenkis davasının saklı payı zedeleyen ölüme bağlı ve sağlararası kazandırmalara karşı açılabildiği ve bu davanın saklı pay sahibinin karşılığı alamaması hâline dayandığı kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/4725 E., 2025/2611 K., 14.05.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Tenkis davasını açan alacaklı veya iflas idaresi, saklı paylı mirasçının ödemeden aciz belgesi bulunduğunu ve ihtarda bulunduğunu ispatlamak zorundadır; ödemeden aciz belgesi, icra dairesinden alınan resmi belge ile ispatlanır.
- Mirasbırakanın saklı payı zedeleyen tasarrufu ve bu tasarrufun tasarruf edilebilir kısmı aştığı, tereke ve kazandırma belgeleri ile ispatlanır; ispat yükü davacı alacaklıdadır.
- Alacaklının ihtarda bulunduğunu ve mirasçıya süre verildiğini ispat etmesi gerekir; mirasçının süre içinde dava açmadığı, dava dosyası ve mahkeme kayıtlarıyla ortaya konur.
- Mirasçının dava açtığını ya da m.562 kapsamında bir dava açılmasının engellendiğini ileri sürmesi hâlinde, bu savunmayı mirasçı ispatlamakla yükümlüdür.
- Mirasçılıktan çıkarma tasarrufuna itiraz edilmediği iddiasını ileri süren alacaklı, itirazın yapılmadığını belgeyle ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.560: Tenkis davasının genel koşullarını ve saklı paylı mirasçının dava hakkını düzenler; m.562 bu hakkın alacaklılara genişletilmesi hâlini düzenler.
- 4721 sayılı Kanun m.561: Tenkisin hangi kazandırmalara uygulanacağını ve sıralamasını düzenler; alacaklıların dava konusu bu sıraya göre belirlenir.
- 4721 sayılı Kanun m.563: Tenkis sonucunda yapılacak iadenin şeklini ve sınırını düzenler; alacaklıların elde edeceği miktar bu hükmün sınırına tabidir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.105: Ödemeden aciz belgesinin düzenlenmesini düzenler; m.562'de anılan aciz belgesi bu kanun hükmüne dayanır.
TMK m.563 — Genel olarak
TMK m.563, tenkisin hangi kazandırmalara ve hangi sırayla uygulanacağını düzenler. Birinci fıkra, mirasçı atanması veya diğer ölüme bağlı tasarrufla yapılan kazandırmaların tamamında tenkisin orantılı yapılmasını öngörür. İkinci fıkra, ölüme bağlı tasarrufla kazandırma alan kişinin yükümlü olduğu vasiyet borçlarının da aynı oranda tenkis edilmesini isteyebilmesini düzenler. Madde, tenkis davasının açılma koşullarını, saklı pay hesabını ve tenkise tabi kazandırmaların tespitini düzenlemez (m.560-571 ve m.557-559 kapsamındadır). Mirasçılık ilişkisinden doğan sağlararası kazandırmaların denkleştirilmesi (mirasta iade) ile tenkis arasındaki ayrım da bu maddenin konusu değildir. Ölüme bağlı tasarrufların geçerlilik koşulları ve iptali de bu maddenin kapsamı dışındadır.
Genel olarak: hangi kavramlar bilinmeli?
- Tenkis
- Mirasbırakanın saklı pay sahiplerinin haklarını zedeleyen ölüme bağlı veya sağlararası kazandırmalarının yasal sınıra indirilmesidir. Tenkis yenilik doğurucu bir sonuç taşır ve dava yoluyla gerçekleşir.
- Ölüme bağlı tasarruf
- Mirasbırakanın ölümünden sonra hüküm ve sonuç doğuran işlemleridir. Bu maddede mirasçı atanması ve diğer ölüme bağlı tasarruflar (ör. vasiyet) bu kapsama girer.
- Orantılı tenkis
- Tenkise tabi kazandırmaların her birinin, kendi değeri oranında aynı yüzde ile indirilmesidir. Kazandırmalar arasında sıralama yapılmaz; aksi mirasbırakanın arzusundan anlaşılmadıkça tüm kazandırmalar birlikte indirilir.
- Vasiyet borçları
- Ölüme bağlı tasarrufla kazandırma alan kişinin, mirasbırakanın vasiyetiyle üzerine yüklenen edimlerdir. Tenkis hâlinde bu borçların da aynı oranda indirilmesi talep edilebilir.
- Mirasbırakanın arzusu
- Tasarrufun metninden anlaşılan, tenkis sırasında kazandırmaların farklı sırayla indirilmesini isteyen irade beyanıdır. Bu irade açıkça anlaşılmadıkça orantılılık kuralı geçerlidir.
Genel olarak: hangi şartlar aranır?
- Tenkisin konusunun, mirasçı atanması veya diğer bir ölüme bağlı tasarrufla elde edilen kazandırmalar olması gerekir.
- Mirasbırakanın tasarrufundan, kazandırmaların farklı bir sırayla tenkis edilmesini istediği anlaşılmamalıdır.
- Tenkis, kazandırmaların tamamında orantılı olarak yapılmalıdır.
- Vasiyet borçlarının tenkisini talep edecek kişi, ölüme bağlı tasarrufla kazandırma elde etmiş ve bazı vasiyetleri yerine getirmekle yükümlü kılınmış olmalıdır.
- Vasiyet borçlarının aynı oranda tenkisi isteneceği zaman, kazandırmanın da tenkise tabi tutulması gerekir.
Genel olarak: hangi sonuçları doğurur?
- Tenkis gerektiğinde tüm ölüme bağlı kazandırmalar aynı oranda indirilir ve hiçbir kazandırma diğerine göre öncelik kazanmaz.
- Mirasbırakanın tasarrufundan farklı bir irade anlaşılırsa tenkis o iradeye göre yapılır ve orantılılık kuralı uygulanmaz.
- Vasiyet yükümlüsü, kazandırmanın tenkise tabi tutulması hâlinde, vasiyet borçlarının da aynı oranda tenkis edilmesini isteyebilir.
- Vasiyet borçlarının tenkisi isteme hakkı, mirasbırakanın farklı arzusu tasarruftan anlaşılmazsa doğar; anlaşılırsa bu hak kullanılamaz.
- Yükümlü kişi vasiyet borçlarının tenkisini talep etmezse, borçlar tam olarak ödenmek zorunda kalır.
Mirasçı atanması ile diğer ölüme bağlı tasarruf arasındaki fark nedir?
Mirasçı atanması, mirasçının mirasın tamamında veya payında hak sahibi olmasını sağlayan tasarruftur.
Diğer ölüme bağlı tasarruf, vasiyet alacaklısına belirli bir mal veya değer bırakan tasarruftur.
Her iki türde de kazandırmalar birlikte değerlendirilir ve orantılı tenkis uygulanır; birinci fıkra iki türü ayırmaz.
Orantılı tenkis ile mirasbırakanın farklı arzusu arasındaki fark nedir?
Orantılı tenkis, tasarrufta farklı bir irade yoksa tüm kazandırmaların aynı oranda indirilmesidir.
Mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılması hâlinde, tenkis o iradeye göre yapılır.
Tasarrufta farklı bir sıra ya da öncelik anlaşılıyorsa orantılılık kuralı uygulanmaz; yalnız o irade esas alınır.
Kazandırmanın tenkisi ile vasiyet borçlarının tenkisi arasındaki fark nedir?
Kazandırmanın tenkisi, kazandırma alanın elde ettiği malvarlığı değerinin indirilmesidir.
Vasiyet borçlarının tenkisi, kazandırma alanın yüklendiği vasiyet edimlerinin indirilmesidir.
İkinci fıkradaki talep, kazandırmanın tenkise tabi tutulması şartına bağlıdır; kazandırma tenkis edilmeden vasiyet borçlarının indirilmesi talep edilemez.
Genel olarak: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tenkisi kazandırmalar arasında sıra gözeterek yapmak; oysa mirasbırakanın farklı bir arzusu anlaşılmadıkça tüm kazandırmalar orantılı indirilir.
- Vasiyet borçlarının tenkisini kazandırmanın tenkise tabi tutulması şartına bağlamadan talep etmek; ikinci fıkra bu şartı açıkça koşul olarak öngörür.
- Mirasbırakanın farklı arzusunu tasarrufun dışında bir delille (tanık, varsayım) belirlemek; irade tasarruftan anlaşılmalıdır.
- Mirasta denkleştirme (iade) ile tenkisi birbirine karıştırmak; bu iki kurum farklı koşullara ve sonuçlara tabidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Ölüme bağlı tasarruflar, kanunun ilgili hükümleri uyarınca kendi içinde orantılı olarak tenkis edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/3533 E., 2025/2496 K., 08.05.2025)
- Tenkis davası yenilik doğurucu bir dava olarak kabul edilmekte ve tenkise ilişkin m.560-571 hükümleri bütün olarak uygulanmaktadır. (8. Hukuk Dairesi, 2024/3884 E., 2025/4447 K., 03.06.2025)
- Tenkise tabi kazandırmalar ile mirasta denkleştirme (iade) davaları ayrı kurumlar olarak ele alınmakta ve birbirine karıştırılmamaktadır. (5. Hukuk Dairesi, 2024/10629 E., 2025/2728 K., 03.03.2025)
- Tenkise ilişkin hükümlerin uygulanmasında m.557, 558, 559 ve 563 maddeleri birlikte değerlendirilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2022/7254 E., 2024/826 K., 14.02.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Tenkis talebinde bulunan saklı pay sahibi, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruflarının varlığını ve değerini ispat yükü altındadır; tasarrufun tümü yazılı belgeyle (vasiyetname, mirasçılık belgesi) kanıtlanır. (7. Hukuk Dairesi, 2024/3533 E., 2025/2496 K., 08.05.2025)
- Mirasbırakanın tasarrufundan farklı bir irade anlaşıldığını ileri süren taraf, bu iradeyi tasarrufun metninden ispatlamakla yükümlüdür.
- Vasiyet yükümlüsü, vasiyet borçlarının tenkisini isterken kendisine yüklenen vasiyet borçlarını ve kazandırmanın tenkise tabi olduğunu belgelerle ispatlamalıdır.
- Kazandırmanın tenkise tabi tutulmadığını ileri süren taraf, bu savunmasını ispatlamak zorundadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.560-571: Tenkis davasının açılması, tenkise tabi kazandırmaların tespiti ve tenkis sürecinin genel düzenlemesini içerir; m.563 bu sürecin oranlama kuralını belirler.
- 4721 sayılı Kanun m.557-559: Saklı pay hesabı ve tenkise tabi kazandırmaların tespitine ilişkin hükümler içerir; m.563 bu kazandırmaların tenkisinin nasıl yapılacağını düzenler.
TMK m.564 — Bölünmez mal vasiyetinde
TMK m.564, değerinde azalma olmaksızın bölünemeyen belirli bir malın vasiyetinin tenkise tabi olması hâlinde vasiyet alacaklısının seçimlik haklarını ve tenkis hesabının karar günündeki değere göre para olarak nasıl yapılacağını düzenler. Hüküm, ölüme bağlı tasarruf yoluyla yapılan belirli mal vasiyetine uygulanır ve fıkranın üçüncü cümlesi uyarınca sağlararası kazandırmaların tenkisinde de aynen geçerlidir. Maddenin kapsamına girmeyen bölünebilir mallar, para veya misli eşya vasiyetleri ile tenkis oranının hesaplanması, tenkise tabi tasarrufların belirlenmesi ve tenkis davasının usulü düzenlemez (m.560-563, m.565-571). Bölünme niteliğinin tespiti ve paylaştırma kuralları da bu maddenin dışında kalır (m.653).
Bölünmez mal vasiyetinde: hangi kavramlar bilinmeli?
- Belirli mal vasiyeti
- Mirasbırakanın terekesindeki ferden belirlenmiş bir malın bir kişiye bırakılmasıdır. Vasiyet alacaklısı bu malın mülkiyetini veya intifasını talep eder; mirasçı atamadan ayrı bir kazandırmadır.
- Değerinde azalma olmaksızın bölünemeyen mal
- Parçalara ayrıldığında toplam değerinin önemli ölçüde düşeceği ya da fiziken ya da hukuken bölünmesi mümkün olmayan maldır. Madde bu niteliği malın kendi yapısına bakarak belirler.
- Tenkis
- Saklı paylı mirasçıların saklı paylarını zedeleyen ölüme bağlı veya sağlararası kazandırmaların, yasal sınıra kadar indirilmesidir. Tenkisi gereken kısım, zedelenen saklı payın tamamlanmasına yetecek miktardır.
- Seçimlik hak
- Vasiyet alacaklısının, malın kendisinde kalması ile tasarruf edilebilir kısmın bedelini talep etmesi arasında seçim yapabilme hakkıdır. Yenilik doğurucu bir haktır; karşı tarafa ulaştıktan sonra geri alınamaz.
- Karar günündeki değer
- Para ödemesine karar verilen tutarın, mahkeme kararının verildiği tarihteki piyasa değeridir. Tenkis hesabı bu tarihe göre yapılır.
Bölünmez mal vasiyetinde: hangi şartlar aranır?
- Ölüme bağlı tasarrufla belirli bir malın bir kişiye bırakılmış olması gerekir.
- Bırakılan malın değerinde azalma olmaksızın bölünemez nitelikte bulunması gerekir.
- Vasiyetin saklı paylı mirasçının saklı payını zedelemesi ve tenkise tabi olması gerekir.
- Vasiyet alacaklısının seçimlik hakkını kullanması gerekir; bu hak karşı tarafa ulaştığında geri alınamaz.
- Malın vasiyet alacaklısında kalması hâlinde tenkisi gereken kısmın değerinin ödenmesi gerekir.
- Malın tenkis sebebiyle vasiyet borçlusuna verilmesi gereken hâlde, tasarruf oranı içinde kalan kısmın karar günündeki değerinin para olarak ödetilmesine karar verilmesi gerekir.
- Sağlararası kazandırmanın tenkisinde de aynı kuralların uygulanmasını engelleyen bir durum bulunmaması gerekir.
Bölünmez mal vasiyetinde: hangi sonuçları doğurur?
- Vasiyet alacaklısı tenkisi gereken kısmın değerini ödeyerek malın verilmesini isterse malın kendisinde kalır ve tenkis edilen kısım para olarak ödenir.
- Vasiyet alacaklısı tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan parayı isterse malı vasiyet borçlusuna ya da terekeye bırakır.
- Malın tenkis sebebiyle vasiyet borçlusuna verilmesi gereken hâlde, tasarruf oranı içinde kalan kısmın karar günündeki değeri para olarak ödetilir.
- Malın tenkisi gerektirmeyen hâllerde, yani tasarruf oranı içinde kalan mal için bu kurallar uygulanmaz.
- Seçim hakkı karşı tarafa ulaştıktan sonra geri alınamaz.
- Bu kurallar sağlararası kazandırmaların tenkisinde de aynen uygulanır.
- Malın bölünebilir olduğu ve sabit tenkis oranında paylaştırılabildiği hâlde m.564 uygulanmaz; paylaştırma esastır.
Malın kendisinde kalması ile malı bırakıp para talep etmesi arasındaki fark nedir?
Vasiyet alacaklısı tenkisi gereken kısmın değerini nakden öderek malın verilmesini ister.
Vasiyet alacaklısı malı vasiyet borçlusuna veya terekeye bırakır ve tasarruf edilebilir kısmın değerini para olarak talep eder.
Her iki seçenek de birbirinin yerine geçmez; seçim yenilik doğurucu olup geri alınamaz.
Bölünemeyen mal ile bölünebilen mal arasındaki fark nedir?
Değerinde azalma olmaksızın bölünemeyen mal, tenkis oranında aynen paylaştırılamaz.
Bölünebilen mal ise sabit tenkis oranında paylaştırılır ve kıymetine noksan gelmeksizin mirasçılar arasında bölünür.
Bölünebilen malda m.564 uygulanmaz ve paylaştırma sağlanır; bölünemeyen malda vasiyet alacaklısına seçim hakkı tanınır.
Malın vasiyet alacaklısında kalması ile tenkis sebebiyle borçluya verilmesi arasındaki fark nedir?
Malın vasiyet alacaklısında kalması hâlinde tenkisi gereken kısmın değeri ödenir.
Malın tenkis sebebiyle vasiyet borçlusuna verilmesi gereken hâlde tasarruf oranı içinde kalan kısmın değeri ödetilir.
Her iki hâlde de ödenecek para karar günündeki değere göre belirlenir.
Vasiyet alacaklısı tek ile birden fazla saklı paylı mirasçı tenkis davası açmış arasındaki fark nedir?
Tenkis davası açan mirasçı varsa yalnız o mirasçının yararlanacağı tenkis miktarı para olarak ödenerek malın tümü talep edilebilir.
Dava açmayan mirasçılar tenkis hükmünden yararlanamaz.
Vasiyet alacaklısı, davacı mirasçının payını nakden ödeyip malın tamamını alabildiği için bu durum onun lehine sonuç doğurur.
Ölüme bağlı tasarruf ile sağlararası kazandırma arasındaki fark nedir?
Ölüme bağlı belirli mal vasiyetinin tenkisinde m.564 doğrudan uygulanır.
Sağlararası kazandırmanın tenkisinde de m.564 üçüncü fıkra uyarınca aynı kurallar geçerlidir.
Bağış niteliğindeki tasarruf da bölünemeyen bir mal ise aynı seçim ve hesap kuralına tabi olur.
Bölünmez mal vasiyetinde: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Bölünemez malı, bölünebilir mal gibi sabit tenkis oranında paylaştırmaya çalışmak; önce malın gerçekten bölünemeyeceği araştırılmalıdır.
- Seçim hakkını mahkemenin re'sen kullanacağını varsaymak; hak vasiyet alacaklısına aittir ve kullanımı beyana bağlıdır.
- Ödenecek parayı tenkis tarihindeki değere göre hesaplamak; m.564 karar günündeki değeri esas alır.
- Dava açmayan saklı paylı mirasçıyı da tenkis sonucundan yararlandırmak; hüküm yalnızca dava açanlar için geçerlidir.
- Tenkis oranını tasarruf edilebilir kısmın değeri ile karıştırmak; ödenecek miktar tenkis oranına göre tespit edilir.
- Sağlararası kazandırmada m.564 kurallarını uygulamamak; üçüncü fıkra bu kuralın aynen geçerli olduğunu belirtir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Tenkis davasında davalıya tasarruf nisabı miktarını nakden alma ya da tenkisi gereken miktarın değerini verip malı talep etme seçimlik hakkının tanındığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2009/528 E., 2010/77 K., 17.02.2010)
- Bölünemez malda seçim hakkının ancak tenkisi gereken kısmın değeri ödenerek kullanılabileceği, bu hakkın davalının beyanıyla kullanıldığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2009/528 E., 2010/77 K., 17.02.2010)
- Tenkise konu malın sabit tenkis oranında bölünüp bölünemeyeceğinin araştırılmasının gerekip gerekmediği, m.564 uygulanıp uygulanmayacağını belirlediği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2025/44 E., 2026/16 K., 21.01.2026)
- Bölünemeyen bir taşınmazın tek bina olarak bulunduğu hâllerde m.564 uyarınca tenkis edilebileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1177 E., 2023/1237 K., 13.12.2023)
- Tenkis hükmünden yalnızca dava açan saklı paylı mirasçının yararlanacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2009/528 E., 2010/77 K., 17.02.2010)
- Ödenecek nakdin karar günündeki fiyatlar dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/3533 E., 2025/2496 K., 08.05.2025)
- Tenkis sebebiyle ödenecek tutarın, saklı payı zedeleyen kısmın bu rakam üzerinden hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/3533 E., 2025/2496 K., 08.05.2025)
- Tenkis davasının yenilik doğurucu, öncesine etkili bir dava olduğu ve m.560-571 hükümlerinde düzenlendiği kabul edilmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2024/3884 E., 2025/4447 K., 03.06.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Tenkis davasını açan saklı paylı mirasçı, zedelenmeyi ve tenkisi gereken miktarı ispatla yükümlüdür.
- Malın bölünüp bölünemeyeceği, değeri ve tenkis oranı bilirkişi raporu ile tespit edilir.
- Vasiyet alacaklısının seçim hakkını kullandığını, beyanının karşı tarafa ulaştığını ispatlaması gerekir; yazılı beyan bu bakımdan ispat aracıdır.
- Tasarruf nisabına göre tenkisi gereken kısmın değeri ile karar günündeki değer, tanık ve bilirkişi delilleriyle belirlenir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.560: Tenkis davasının konusunu ve saklı paylı mirasçının zedelenme hesabını düzenler; m.564 ile birlikte tenkisin yapılış biçimini tamamlar.
- 4721 m.565: Tenkis hükümlerinin sağlararası kazandırmalara uygulanmasını düzenler; m.564 üçüncü fıkra bu kuralı tekrar eder.
- 4721 m.653: Bölünemeyen eşyanın paylaştırılmasında hakimin yetkisini düzenler; bölünemeyen mal bakımından paylaştırma kurallarının ayrımını gösterir.
TMK m.565
TMK 565. madde, saklı pay oranını zedeleyen karşılıksız kazandırmaların ve ölüme bağlı tasarrufların tenkise tabi olduğu hâlleri dört bentte sayar. Birinci bentte mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya yapılan sağlararası kazandırmalar, ikinci bentte miras haklarının ölümden önce tasfiyesi amacıyla yapılanlar, üçüncü bentte serbestçe dönme hakkı saklı tutulan ya da ölümden önceki bir yıl içinde yapılan bağışlamalar, dördüncü bentte saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yapılan kazandırmalar düzenlenir. Madde, mirasbırakanın saklı paylı mirasçılarına karşı açılan tenkis davasının konusunu belirler ve bu bentlerin kapsamına giren kazandırmaların hangi koşullarda tenkise tabi olduğunu gösterir. Madde, tenkis davasının usulünü, tenkis hesabının ayrıntılarını, iade yükümlüsünün iyi niyet korumasını (m.566) ve tenkis davasının zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerini düzenlemez; bunlar ilgili maddelerde yer alır. Geri verme borcu başlığı madde metninde yalnızca başlık olarak bulunur ve ayrıca bir hüküm içermez.
m.565: hangi kavramlar bilinmeli?
- Tenkis
- Saklı pay oranını zedeleyen karşılıksız kazandırma veya ölüme bağlı tasarrufun, saklı paylı mirasçının talebiyle, zedeleyen ölçüde etkisiz kılınmasıdır. Tenkis, tasarrufun tamamen geçersiz olması anlamına gelmez; yalnızca saklı payı zedeleyen kısmı kapsar.
- Sağlararası kazandırma
- Mirasbırakanın sağlığında, karşılıksız olarak bir kişiye malvarlığı değeri sağladığı işlemlerdir. Madde, bu kazandırmaların tümünü değil, dört bentte sayılan gruplara girenlerini tenkise tabi tutar.
- Ölüme bağlı tasarruf
- Mirasbırakanın ölümünden sonra hüküm doğuran, vasiyetname veya miras sözleşmesi gibi yolla yapılan tasarruflardır. Bu tasarruflar, saklı payı zedeleyen ölçüde tenkise tabidir.
- Saklı pay
- Kanunen belirli saklı paylı mirasçılara ayrılan, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruflarıyla ortadan kaldıramadığı miras payının asgari kısmıdır. Maddede bu oran bağlamında 'saklı pay kurallarını etkisiz kılma' ifadesi geçer.
- Mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçı
- Mirasçılık sıfatı, mirasbırakandan önce ölme, mirastan feragat, ortadan kaldırma veya yoksunluk gibi nedenlerle sona ermiş olan yasal mirasçıdır. Birinci bent, bu kişiye miras payına mahsuben yapılan sağlararası kazandırmaları kapsar.
- Açık olan kazandırma
- Madde metninde, saklı payı etkisiz kılma amacının açıkça ortaya konulduğu kazandırmayı ifade eder. Bu amaç, kazandırmanın şekline değil, mirasbırakanın kastına bağlıdır.
- Serbestçe dönme hakkı saklı tutulan bağışlama
- Bağışlayanın, bağışladığı şeyi dilediği zaman geri alma yetkisini kendisinde tuttuğu bağışlamadır. Üçüncü bent, bu tür bağışlamaları ölümden önceki bir yıl sınırına bakmaksızın tenkise tabi kılar.
m.565: hangi şartlar aranır?
- Kazandırmanın karşılıksız (sağlararası veya ölüme bağlı) olması gerekir; karşılıklı bir edim taşıyan işlem bu maddenin kapsamında değildir.
- Kazandırmanın dört bentten birinde sayılan gruplardan birine girmesi gerekir.
- Birinci bent kapsamındaki kazandırmada, kazandırılan kişinin mirasbırakanın yasal mirasçısı olup mirasçılık sıfatını kaybetmiş bulunması ve kazandırmanın bu miras payına mahsuben yapılmış olması gerekir.
- Birinci bentteki kazandırmanın altsoya malvarlığı devri, borçtan kurtarma veya alışılmışın dışında verilen çeyiz ya da kuruluş sermayesi biçiminde olması gerekir; ayrıca geri verilmemek kaydıyla yapılmış olması gerekir.
- İkinci bentte kazandırmanın miras haklarının ölümden önce tasfiyesi maksadıyla yapılmış olması gerekir.
- Üçüncü bentte bağışlamanın serbestçe dönme hakkı saklı tutularak yapılmış olması ya da mirasbırakanın ölümünden önceki bir yıl içinde yapılmış olması gerekir; âdet üzere verilen hediyeler bu kapsam dışındadır.
- Dördüncü bentte kazandırmanın mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılma amacıyla ve açık olarak yapılmış olması gerekir.
- Kazandırmanın saklı pay oranını zedelemesi, yani saklı paylı mirasçının payını eksiltmesi gerekir; zedelemeyen kazandırma tenkise konu olmaz.
- Tenkis talebinin saklı paylı mirasçı tarafından ileri sürülmesi gerekir.
m.565: hangi sonuçları doğurur?
- Birinci, ikinci ve dördüncü bentlerde sayılan karşılıksız kazandırmalar, saklı payı zedeledikleri ölçüde tenkise tabidir.
- Üçüncü bentte sayılan bağışlamalar, dönme hakkı saklı tutulmuşsa veya mirasbırakanın ölümünden önceki bir yıl içinde yapılmışsa tenkise tabidir.
- Ölümden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler tenkise tabi değildir.
- Dördüncü bent kapsamındaki kazandırmanın tenkisi için saklı payı etkisiz kılma amacının açık olması gerekir; bu hâlde bir yıllık sınır aranmaz.
- Tenkis sonucunda kazandırma tümüyle geçersiz olmaz; saklı payı zedeleyen kısım geri alınır.
- Kazandırma saklı payı zedelemiyorsa madde kapsamında tenkis edilmez.
- Maddede tenkis hakkının kime ait olduğu ve iade yükümlülüğünün kapsamı açıkça belirtilmemiş; bunlar m.566 ve tenkise ilişkin diğer hükümlerle birlikte uygulanır.
Birinci bent ile dördüncü bent arasındaki fark nedir?
Birinci bent, belirli bir kişi grubuna (mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçı) ve belirli bir kazandırma türüne bağlıdır; kazandırmanın amacı ayrıca aranmaz.
Dördüncü bent, kazandırmanın türü aranmaksızın saklı pay kurallarını etkisiz kılma amacına bağlıdır.
Birinci bentte amaç aranmadan tenkis mümkündür; dördüncü bentte amacın açık olarak ortaya konulması şarttır.
Üçüncü bent (bir yıl kuralı) ile dördüncü bent arasındaki fark nedir?
Üçüncü bentte bağışlama, ölümden önceki bir yıl içinde yapılmışsa ya da dönme hakkı saklı tutulmuşsa tenkise tabidir.
Dördüncü bent, bir yıllık sınıra bağlı değildir ve bağışlama dışında yapılan kazandırmalara da uygulanabilir.
Bir yıldan eski bir bağışlama, dönme hakkı saklı tutulmamışsa ancak dördüncü bent kapsamında, yani saklı payı etkisiz kılma kastı ispatlanarak tenkise tabi olur.
Âdet üzere verilen hediye ile bağışlama arasındaki fark nedir?
Âdet üzere verilen hediyeler, ölümden önceki bir yıl içinde yapılsalar bile üçüncü bent kapsamı dışındadır.
Âdet dışı yapılan bağışlamalar, bir yıl içinde yapılmışsa üçüncü bent kapsamına girer.
Aynı kazandırmanın âdete uygun olup olmadığı, tenkis tabi olup olmadığını belirler.
Birinci bent: sağlararası kazandırma ile alışılmış çeyiz ve kuruluş sermayesi arasındaki fark nedir?
Birinci bent, altsoya yapılan malvarlığı devri ve borçtan kurtarma gibi kazandırmaları tenkise tabi kılar.
Alışılmış çeyiz ve kuruluş sermayesi, birinci bent kapsamında tenkise tabi değildir.
Yalnızca alışılmışın dışında verilen çeyiz ve kuruluş sermayesi tenkis edilebilir.
m.565: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Dördüncü bentteki açık kastı, birinci veya üçüncü bentteki sınırlarla karıştırmak; kastın aranmadığı hallerde bile kast aramak.
- Bir yıllık süreyi tüm bağışlamalara uygulamak; oysa bu süre yalnızca üçüncü bentte söz konusudur ve dördüncü bent kapsamındaki kazandırmalar bu süreye bağlı değildir.
- Âdet üzere verilen hediyeleri, tutarına bakmaksızın tenkis kapsamında saymak.
- Birinci bentte geri verme borcunu ve tenkis hesabını bu maddenin kendi hükmü sanmak; bunlar ilgili diğer maddelerde yer alır.
- Karşılıklı (ivazlı) işlemleri tenkis kapsamında saymak; madde karşılıksız kazandırmalara ilişkindir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Dördüncü bentteki açık kazandırma değerlendirilirken yargı, kazandırmanın türünden çok mirasbırakanın kastına bakar; kastın yalnızca kazandırmada bulunan mirasbırakanda aranması yeterli görülmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1177 E., 2023/1237 K., 13.12.2023)
- Bir yıldan eski bağışlamalar, saklı payı etkisiz kılma kastı varsa dördüncü bent kapsamında tenkis edilebilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1177 E., 2023/1237 K., 13.12.2023)
- Sağlararası kazandırmalardan yalnızca maddede sayılan gruplardan birine girenlerin tenkise tabi tutulduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/380 E., 2024/192 K., 24.04.2024)
- Görünüşte satış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesi olarak gösterilen muvazaalı kazandırmalarda, saklı payı etkisiz kılma kastı ispatlanmışsa dördüncü bent uygulanmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2010/360 E., 2010/372 K., 07.07.2010)
- Mirasbırakanın ölümünden bir yıldan fazla önce yapılan kazandırmanın, saklı payı etkisiz kılma kastıyla yapıldığının somut delille gösterilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/1827 E., 2021/625 K., 27.05.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Tenkis talebinde bulunan saklı paylı mirasçı, kazandırmanın madde kapsamındaki gruplardan birine girdiğini ve saklı payını zedelediğini ispatla yükümlüdür.
- Birinci, ikinci ve üçüncü bentlerde tarihsel ve türsel unsurlar (kazandırma tarihi, mirasbırakanın ölüm tarihi, bağışlama niteliği) belgelerle, özellikle tapu kaydı ve sözleşme metniyle ispatlanır.
- Dördüncü bentte açık kastın ispatı yükü tenkis talep edene aittir; kastın ispatı çoğunlukla karine, olaylar ve mirasbırakanın kazandırma dışında makul bir sebebinin bulunmaması gibi dolaylı delillerle yapılır.
- Kazandırmanın alışılmış çeyiz veya âdet üzere hediye olduğunu ileri süren karşı taraf, bu niteliği ispatla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.566: Tenkise tabi kazandırmayı iade yükümlüsünün iyi niyetini koruyan kurallar bu madde ile birlikte uygulanır; m.565 tenkisin konusunu, m.566 iade sorumluluğunu düzenler.
- 4721 sayılı Kanun: Tenkis davasının usulü, zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri ile geri verme borcunun kapsamı kanunun ilgili diğer hükümlerinde düzenlenmiştir.
TMK m.566
TMK m.566, tenkise tabi bir kazandırmayı yapılmış olan kişinin, yani kazandırmadan yararlanan tarafın geri verme yükümlülüğünün kapsamını düzenler. Düzenlediği konular, iyiniyetli yararlanıcının sorumluluğu ile iyiniyetsiz yararlanıcının sorumluluğu ve miras sözleşmesiyle elde edilen kazandırmada karşılığın tenkis oranında geri istenebilmesidir. Hüküm, tenkis davasında iade yükümlüsü konumundaki kişiye uygulanır. Maddede süre bulunmamaktadır. Tenkis davasının açılma koşulları ve dava hakkının süresi (m.560-565 kapsamındaki hükümler, özellikle tenkis davasına ilişkin genel düzenlemeler) bu maddede düzenlenmez. Kazandırma kavramının kendisi, tenkise tabi kazandırmaların hesaplanması ve tenkis oranının belirlenmesi de bu maddenin konusu değildir. Kanunun zilyedin geri verme borcuna ilişkin genel hükümleri ise bu maddenin dışında kalır.
m.566: hangi kavramlar bilinmeli?
- Tenkise tabi kazandırma
- Mirasbırakanın saklı pay sahibi mirasçıların saklı paylarını zedeleyecek biçimde yaptığı, ölüme bağlı tasarruf dışındaki sağlararası ya da miras sözleşmesiyle yaptığı kazandırmadır. Kazandırmanın tenkise tabi olup olmadığı, saklı payın zedelenip zedelenmediğine bağlıdır.
- İyiniyetli yararlanıcı
- Tenkise tabi kazandırmayı elde ettiği sırada, kazandırmanın tenkise konu olduğunu ve kazandırmanın saklı payı zedelediğini bilmeyen kişidir. İyiniyet, kazandırmanın alındığı andaki durumdan değerlendirilir.
- Miras sözleşmesiyle kazandırma
- Mirasbırakanın, miras sözleşmesi yoluyla bir kişiye karşılık alarak yaptığı kazandırmadır. Bu kazandırmada yararlanıcı, mirasbırakana bir karşılık vermiş olur.
- Tenkis oranı
- Kazandırmanın saklı payı zedeleyen kısmının kazandırmanın tamamına oranıdır. Miras sözleşmesi halinde yararlanıcı, karşılığın bu oran kadarını geri isteyebilir.
- İyiniyetli olmayan zilyet
- Malın kendisine ait olmadığını bilen veya bilebilecek durumda olan zilyettir. Bu kavram, iyiniyetsiz yararlanıcının geri verme borcunun belirlenmesinde, zilyedin geri verme borcuna ilişkin genel hükümlere atıf yoluyla kullanılır.
m.566: hangi şartlar aranır?
- Kazandırmanın tenkise tabi olması gerekir: kazandırma saklı payı zedeleyen bir kazandırma olmalıdır.
- Yararlanıcının iyiniyetli olması gerekir; iyiniyet, kazandırma anında mevcut olmalıdır.
- Mirasın geçmesi anında yararlanıcının elinde kalan kazandırma bulunmalıdır; iyiniyetli yararlanıcı yalnız bu kalan kısmı geri vermekle yükümlüdür.
- İyiniyetli olmayan yararlanıcı için iyiniyetsiz zilyedin geri verme borcuna ilişkin hükümler uygulanmalıdır.
- Miras sözleşmesiyle elde edilen kazandırma söz konusuysa, yararlanıcının mirasbırakana verdiği karşılık bulunmalıdır; bu karşılığın geri istenebilmesi için tenkis oranının belirlenmiş olması gerekir.
m.566: hangi sonuçları doğurur?
- İyiniyetli yararlanıcı, mirasın geçmesi anında kazandırmadan elinde kalan kısmı geri vermekle yükümlüdür.
- İyiniyetli yararlanıcı, kazandırmadan tüketmiş, kaybetmiş veya değerini yitirmiş kısmı geri vermekle yükümlü değildir.
- İyiniyetsiz yararlanıcı, iyiniyetsiz zilyedin geri verme borcuna ilişkin hükümlere göre sorumlu olur; bu sorumluluk iyiniyetli yararlanıcıya göre daha ağırdır.
- Miras sözleşmesiyle elde edilen kazandırma tenkise tabi tutulmuşsa, yararlanıcı mirasbırakana verdiği karşılığın tenkis oranı kadarını geri isteyebilir.
- Miras sözleşmesi dışındaki kazandırmalarda karşılık geri isteme hakkı bulunmaz.
İyiniyetli ile iyiniyetsiz yararlanıcı arasındaki fark nedir?
İyiniyetli yararlanıcı, kazandırma anında tenkise konu olduğunu bilmeyen kişidir.
İyiniyetsiz yararlanıcı, kazandırmanın tenkise konu olduğunu bilen veya bilmesi gereken kişidir.
İyiniyetli yararlanıcı yalnız mirasın geçmesi anında elinde kalanı geri verir. İyiniyetsiz yararlanıcı, iyiniyetsiz zilyedin geri verme borcu hükümlerine göre sorumlu olur.
Genel kazandırma ile miras sözleşmesiyle kazandırma arasındaki fark nedir?
Miras sözleşmesiyle elde edilen kazandırmada yararlanıcı, mirasbırakana bir karşılık vermiştir.
Diğer kazandırmalarda yararlanıcının mirasbırakana karşılık vermesi söz konusu değildir.
Miras sözleşmesi halinde yararlanıcı, verdiği karşılığın tenkis oranı kadarını geri isteyebilir. Diğer kazandırmalarda böyle bir geri isteme hakkı bulunmaz.
m.566: sık yapılan hatalar nelerdir?
- İyiniyetli yararlanıcının sorumluluğunu, kazandırmanın tamamını geri verme yükümlülüğü gibi değerlendirmek; iyiniyetli yararlanıcı yalnız elinde kalanı geri verir.
- İyiniyetsiz yararlanıcıya da iyiniyetli yararlanıcıya tanınan sınırlı sorumluluğu uygulamak; iyiniyetsiz yararlanıcı zilyedin geri verme borcu hükümlerine tabidir.
- Miras sözleşmesi dışındaki kazandırmalarda da karşılığın tenkis oranında geri istenebileceğini kabul etmek; bu hak yalnız miras sözleşmesiyle elde edilen kazandırmaya özgüdür.
- Tenkis oranını kazandırmanın değeri ile saklı payın değerini karıştırarak hesaplamak; oran, saklı payı zedeleyen kısmın kazandırmanın tamamına oranı olarak belirlenmelidir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Tenkis davasının iade yükümlüsü olan yararlanıcının iyiniyetinin varlığı, iyiniyetli yararlanıcının sorumluluğunun sınırını belirler; iyiniyetin varlığı kazandırma anındaki duruma göre değerlendirilmektedir. (1. Hukuk Dairesi, 2019/4289 E., 2020/4730 K., 05.10.2020)
- Tenkis hükümlerinin, koşulların varlığı halinde, tenkise tabi işlemlere karşı uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. (1. Hukuk Dairesi, 2019/4289 E., 2020/4730 K., 05.10.2020; 1. Hukuk Dairesi, 2015/16924 E., 2018/15652 K., 18.12.2018)
- Tenkis davasında iade ve denkleştirme davalarının, m.560 ile m.571 arasındaki hükümler uyarınca açıldığı ve bu hükümlerin yenilik doğurucu nitelikte olduğu kabul edilmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2024/3884 E., 2025/4447 K., 03.06.2025; 5. Hukuk Dairesi, 2024/10629 E., 2025/2728 K., 03.03.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2023/3984 E., 2024/4580 K., 16.10.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Tenkis davasını açan tarafın, kazandırmanın saklı payı zedelediğini ve kazandırmanın tenkise tabi olduğunu ispatlaması gerekir.
- Yararlanıcının iyiniyetli olduğunu iddia eden taraf, kazandırma anında iyiniyet bulunduğunu ispatlamalıdır; iyiniyetin varlığı iddiası ispat yükü altındadır.
- Miras sözleşmesi halinde yararlanıcı, verdiği karşılığı ve tenkis oranını ispatlamakla yükümlüdür.
- Karşılığın varlığı ve değeri, belge ve bilirkişi incelemesi ile ispatlanabilir; yazılı belgeler bu konuda öncelik taşır.
- Mirasın geçmesi anında yararlanıcının elinde kalan kısmın ispatı, kazandırmanın değerinin ve kalan kısmın belirlenmesi bakımından önemlidir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.560: Tenkis davasına ilişkin genel hükümlerin başlangıcıdır; m.566, tenkise tabi kazandırmayı yapılmış olan kişinin iade yükümlülüğünü düzenlediği için bu tenkis sisteminin içinde yer alır.
- 4721 sayılı Kanun m.563: Tenkis davasında iade ve sorumluluk ilişkilerinin kıyas yoluyla uygulanabilen hükümlerinden biridir; m.566 ile birlikte uygulama alanı bulur.
- 4721 sayılı Kanun m.567: Tenkise tabi kazandırmanın iadesine ilişkin devamındaki hüküm olup m.566 ile birlikte iade yükümlüsünün sorumluluğunu tamamlar.
- 4721 sayılı Kanun m.570: Tenkis davasının sonuçlarına ilişkin hükümlerden olup m.566'daki iade yükümlülüğü ile birlikte değerlendirilir.
TMK m.567 — Hayat sigortalarında
Madde, mirasbırakanın kendi ölümünde ödenmek üzere üçüncü kişi lehine yaptığı hayat sigortasının veya bu sigorta alacağı üzerindeki hakkın, belirli hâllerde ivazsız olarak üçüncü kişiye geçirilmesinin tenkise tabi tutulacak değerini düzenler: sigorta lehdarının sonradan belirlenmesi, sigortacıya karşı istem hakkının sağlararası ya da ölüme bağlı tasarrufla devri ve bu hâllerde terekeye eklenecek tutarın ölüm anındaki satınalma değeri. Kurala, mirasbırakanın kendi hayatı üzerine yaptırdığı ve ölümde ödenecek sigortalar bakımından uygulanır. Madde, sigorta alacağının lehdara doğrudan ödenmesini düzenlemez (m.601); tenkis davasının açılması, tenkis hesabının yapılması ve hak sahiplerinin sorumluluğu ile zamanaşımı ve hak düşürücü süreler de bu maddede yer almaz (m.560-571 arası tenkis hükümleri). Hayat sigortasında ödemenin ölüme bağlanmadığı, belirli bir süre sonunda hayatta kalmaya bağlı sigortaların tenkise tabi olup olmadığı da bu maddenin kapsamı dışında bırakılmış, ayrıca yorumla çözülmesi gereken bir konudur.
Hayat sigortalarında: hangi kavramlar bilinmeli?
- Hayat sigortası lehdarı
- Sigorta bedelinin ölüm hâlinde kendisine ödeneceği üçüncü kişidir. Lehdar, sözleşmede doğrudan gösterilebileceği gibi sonradan da belirlenebilir; bu hâlde mirasbırakanın sözleşmede saklı tuttuğu yetkiye dayanması gerekir.
- Satınalma değeri
- Tenkise tabi tutulacak tutarın ölçüsüdür. Mirasbırakanın ölüm anında hayatta olup poliçeyi sigortacıya iade etseydi alabileceği iade karşılığına karşılık gelir; lehdarın alacağı sigorta tazminatı değildir.
- Sigortacıya karşı istem hakkı
- Sigorta sözleşmesinden doğan ve sigortacıdan sigorta bedelinin talep edilmesini sağlayan haktır. Madde, bu hakkın ivazsız devrini ayrıca tenkis konusu yapar.
- İvazsız kazandırma
- Karşılığında bir edim alınmaksızın yapılan devirdir. Devrin bir bedel karşılığında yapılması hâlinde madde uygulanmaz; bu, hak satımı niteliğinde bir işlem olarak değerlendirilir.
- Sağlararası ve ölüme bağlı tasarruf
- Sağlararası tasarruf, mirasbırakanın sağlığında yaptığı devir işlemidir; ölüme bağlı tasarruf ise vasiyet yoluyla yapılan kazandırmadır. Madde her iki yolu da aynı şekilde kapsar.
Hayat sigortalarında: hangi şartlar aranır?
- Sigorta sözleşmesinin mirasbırakanın kendi ölümünde ödenmek üzere, üçüncü kişi lehine yapılmış olması gerekir.
- Lehdarın sözleşmede gösterilmiş olması ya da mirasbırakanın sonradan belirlemesi gerekir; sonradan belirleme, sözleşmede saklı tutulmuş bir hakka dayanmalıdır.
- Sigortacıya karşı istem hakkının sağlararası veya ölüme bağlı tasarrufla üçüncü kişiye devredilmiş olması gerekir.
- Devrin karşılıksız, yani ivazsız olması gerekir; bir bedel karşılığı yapılan devir kurala girmez.
- Sigorta ödemesinin mirasbırakanın ölümüne bağlanmış olması gerekir; belirli bir tarihte hayatta olmaya bağlı sigortalar ile mirasbırakan dışındaki bir kişinin ölümüne bağlı sigortalar bu kapsama girmez.
Hayat sigortalarında: hangi sonuçları doğurur?
- Şartlar gerçekleştiğinde terekeye eklenecek tutar, sigorta bedelinin tamamı değil, mirasbırakanın ölüm anındaki satınalma değeridir.
- Satınalma değeri, mirasbırakan ölüm anında hayatta olup poliçeyi sigortacıya iade etseydi alabileceği iade karşılığıdır.
- Ödenen primin en az bir yıllık süre ödenmemişse poliçe iade hakkı doğmadığından, mirasbırakan bu süreden önce ölmüşse terekeye eklenecek bir satınalma değeri oluşmaz.
- Devrin bedel karşılığı yapılması hâlinde madde uygulanmaz ve tutar terekeye eklenmez.
- Ölüme bağlanmamış sigortalar ile mirasbırakan dışındaki bir kişinin ölümüne bağlı sigortalar bakımından tutar terekeye eklenmez.
- Tenkis sonucu, lehdarın lehine yapılan kazandırma kadar tenkis edilebilir; bu kazandırmaya ilişkin ayrıntılar tenkis hükümlerinde düzenlenmiştir.
Sözleşmede lehdar gösterme ile sonradan lehdar belirleme arasındaki fark nedir?
Lehdar sigorta sözleşmesinde doğrudan yazılmıştır ya da mirasbırakan sözleşmede saklı tuttuğu yetkiye dayanarak lehdarı sonradan belirlemiştir.
Lehdar, sözleşmede saklı tutulmuş bir yetki bulunmaksızın sonradan belirlenmiştir.
İlk hâlde madde uygulanır; ikinci hâlde lehdar belirlemesinin geçerliliği tartışmalı kalır ve hükmün işlemesi için saklı yetkinin varlığı aranır.
Sağlararası devir ile ölüme bağlı tasarrufla devir arasındaki fark nedir?
Mirasbırakan sigorta alacağını sağlığında bir üçüncü kişiye temlik eder.
Mirasbırakan sigorta hakkını vasiyetname ile üçüncü kişiye bırakır.
Her iki hâlde de devir ivazsız ise tutar tenkise tabi olur; devrin yapılış biçimi kuralın uygulanmasını değiştirmez.
İvazsız devir ile bedel karşılığı devir arasındaki fark nedir?
Devir karşılıksızdır; üçüncü kişi hakkı bir bedel ödemeden kazanmıştır.
Devir, peşin para gibi bir ivaz karşılığında yapılmıştır.
İvazlı devir bir hak satımı niteliği taşır ve tenkise tabi değildir; yalnız muvazaa veya karma bağışlama niteliği bulunursa ayrı değerlendirilir.
Ölümde ödenecek sigorta ile belirli bir süre sonra hayatta kalmaya bağlı sigorta arasındaki fark nedir?
Ödeme mirasbırakanın ölümüne bağlanmıştır.
Ödeme mirasbırakanın belirli bir tarihte hayatta olmasına bağlanmıştır.
Yalnız ilk hâlde madde uygulanır; ikinci hâlde sigorta bedeli tenkise tabi değildir.
Mirasbırakanın kendi hayatı ile başkasının hayatı üzerine sigorta arasındaki fark nedir?
Sigortalı mirasbırakanın kendisidir.
Sigortalı mirasbırakandan başka bir kişidir.
Yalnız mirasbırakanın kendi ölümünde ödenen sigortalar bu kapsamdadır; başkasının ölümüne bağlanan sigortalar tenkise tabi değildir.
Hayat sigortalarında: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Sigorta bedelinin tamamını terekeye eklemek; madde yalnız ölüm anındaki satınalma değerini öngörür.
- Satınalma değerini lehdarın alacağı sigorta tazminatı ile karıştırmak; iki tutar farklıdır.
- Belirli bir süre sonra hayatta kalmaya bağlı sigortayı ölüme bağlı sigorta gibi değerlendirip tenkise tabi tutmak.
- Bedel karşılığı yapılan devri ivazsız devir gibi ele almak ve tenkise tabi saymak.
- Sözleşmede saklı tutulmamış bir yetkiyle sonradan belirlenen lehdarı geçerli saymak.
- Poliçe iade hakkının doğmadığı bir süre içinde ölen mirasbırakan için satınalma değeri hesaplamak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Sigorta bedelinin tamamının değil, ölüm anındaki satınalma değerinin terekeye eklenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/2959 E., 2025/4559 K., 23.10.2025)
- Hayat sigortası satınalma bedelinin terekeye eklenmesi, sigortanın yapıldığı yer ve tarihten bağımsız olarak tenkis hesabına dahil edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/2959 E., 2025/4559 K., 23.10.2025)
- Tenkise tabi tutarın terekeye eklenmesinde bu madde ile birlikte tenkis hükümlerinin birlikte uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2024/3884 E., 2025/4447 K., 03.06.2025; 5. Hukuk Dairesi, 2024/10629 E., 2025/2728 K., 03.03.2025)
- Mirasta denkleştirme ve tenkis davalarının 560-571 maddeleri çerçevesinde açıldığı ve bu maddenin o davaların parçası olduğu kabul edilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2024/10629 E., 2025/2728 K., 03.03.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2023/3984 E., 2024/4580 K., 16.10.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Tenkis talep eden saklı paylı mirasçı, mirasbırakanın sigorta sözleşmesini, lehdarın kim olduğunu ve devir işleminin varlığını ispatla yükümlüdür; sigorta poliçesi ve sözleşme metni temel delil olur.
- Sigorta bedelinin ölüm anındaki satınalma değerinin tespiti, sigorta şirketinden alınacak bilgi ve bilirkişi incelemesiyle yapılır.
- Devrin ivazsız olduğunu iddia eden taraf bu iddiayı ispatlamalıdır; devrin bir bedel karşılığında yapıldığını savunan taraf, bedeli ödeme belgesi ile ispatlar.
- Lehdarın sonradan belirlenmesi hâlinde, mirasbırakanın sözleşmede saklı tutulmuş bir yetkiye dayandığını savunan taraf bu yetkiyi sözleşme metninden ispatlar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.601: Sigorta vasiyetinde lehdarın sigortacıya karşı doğrudan istem hakkını düzenler. Madde 567 ise aynı durumda tenkise tabi tutarın hesabını belirler.
- 4721 m.509: Sigorta lehdarının hakkının doğrudan sigortacıya karşı ileri sürülebilmesini düzenler; madde 567'nin lehdar hakkının niteliğini anlamak için bağlantılıdır.
- 4721 m.560: Tenkis davasının ve tenkis hükümlerinin genel çerçevesini oluşturur; terekeye eklenen tutarın tenkis sürecinde nasıl kullanılacağı bu hükümlere göre belirlenir.
- 4721 sayılı Kanun: Tenkis hükümleri 560-571 maddeleri arasında düzenlenmiştir; madde 567 bu bütünün bir parçasıdır.
TMK m.568 — İntifa hakkı veya irat bakımından
Madde, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufla mirasçılarına veya başkalarına bıraktığı bir intifa hakkı ya da irat borcunun, tahmini devam süreleri sermayeye çevrildiğinde tasarruf edilebilir kısmı aşması hâlinde mirasçılara tanınan tenkis veya bedel ödeyerek kaldırma talebini düzenler. Hak, mirasçıların tümüne, yani saklı paylı mirasçılara tanınmış bir korumadır. Maddede mirasbırakanın tasarruf serbestisinin sınırı ile ölüme bağlı tasarrufların genel tenkis rejimi de dolaylı olarak yer alır. Madde, intifa hakkının ve irat borcunun içeriğini, sona erme koşullarını ve tenkis davasının genel usulünü düzenlemez; bunlar Medeni Kanunun intifa hakkına ilişkin hükümlerinde (m.794 vd.) ve tenkis davasına ilişkin genel hükümlerde (m.560 vd.) yer alır. Mirasçıların bu talebi, tenkis davasının süresi ve usulü gibi konular da bu maddede düzenlenmez.
İntifa hakkı veya irat bakımından: hangi kavramlar bilinmeli?
- Tasarruf edilebilir kısım
- Mirasbırakanın saklı paylı mirasçıların saklı paylarını aşmadan ölüme bağlı tasarrufla serbestçe bırakabileceği miras payı kısmıdır. Madde, intifa hakkı ya da irat borcunun bu kısmı aşıp aşmadığını belirlemek için kullanılan ölçüttür.
- Sermayeye çevirme
- Dönemsel bir yararlanmanın, tahmin edilen devam süresi boyunca ödenecek toplam değerinin bugünkü tek bir sermaye tutarına indirgenmesidir. Kıymet hesabı, intifa hakkı veya irat borcunun ölçülmesinde esas alınan yöntemdir.
- İntifa hakkı
- Sahibine bir eşyayı kullanma ve ürünlerinden yararlanma yetkisi veren sınırlı aynî haktır. Madde bakımından, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufla bu hakkı bir kişi lehine bırakması tenkise konu olabilir.
- İrat borcu
- Bir kişinin, karşılığında belirli dönemsel edimlerde bulunmayı üstlendiği borçtur. Madde, mirasbırakanın terekesini bu tür bir borçla yükümlü kılmasını da tenkis kapsamına alır.
- Tenkis
- Saklı paylı mirasçıların saklı paylarını ihlal eden ölüme bağlı tasarrufların, saklı pay oranında indirilmesidir. Madde, intifa hakkı ve irat borcu bakımından bu yolu, tasarruf edilebilir kısmı vererek kaldırma seçeneğiyle birlikte sunar.
İntifa hakkı veya irat bakımından: hangi şartlar aranır?
- Mirasbırakanın ölüme bağlı bir tasarrufla bir intifa hakkı veya irat borcu kurmuş olması gerekir.
- Bu yükümlülüğün, tahmin edilen devam sürelerine göre sermayeye çevrildiğinde tasarruf edilebilir kısmı aşması gerekir.
- Yükümlülüğün yalnız intifa hakkı veya irat borcu ile sınırlı olması, mirasbırakanın terekesini de bu yükümlülükle yüklemiş olması gerekir.
- Mirasçıların saklı paylı mirasçı olması ve talepte bulunmaları gerekir.
- Talep, yükümlülüğün tenkisi ya da tasarruf edilebilir kısmın verilerek yükümlülüğün kaldırılması biçiminde olmalıdır; bu seçimlik talep, tasarruf edilebilir kısmın verilmesi karşılığında yapılır.
İntifa hakkı veya irat bakımından: hangi sonuçları doğurur?
- Mirasçılar talepte bulunduğunda, intifa hakkı veya irat borcu tasarruf edilebilir kısmı aşan ölçüde tenkis edilir.
- Mirasçılar tasarruf edilebilir kısmı vererek yükümlülüğün kaldırılmasını isterse, terekeyi yükümlü kılan intifa hakkı veya irat borcu sona erdirilir.
- Tasarruf edilebilir kısım içinde kalan yükümlülük bakımından madde uygulanmaz ve mirasçılar bu yolla talepte bulunamaz.
- Madde, saklı pay sahibi olmayan kişilerin talepte bulunmasını öngörmez.
Tenkis ile tasarruf edilebilir kısmın verilmesi arasındaki fark nedir?
Mirasçı, yükümlülüğün tenkisini isteyebilir; bu hâlde intifa hakkı veya irat borcu tasarruf edilebilir kısmın dışında kalan ölçüde indirilir.
Mirasçı, tasarruf edilebilir kısmı vererek yükümlülüğün tümden kaldırılmasını da isteyebilir.
Mirasçı iki seçenek arasında seçim yapabilir; hangi seçeneğin uygulanacağı mirasçının talebine bağlıdır.
Tasarruf edilebilir kısmı aşan yükümlülük ile aşmayan yükümlülük arasındaki fark nedir?
Sermayeye çevrilmiş değer tasarruf edilebilir kısmı aşıyorsa tenkis ve kaldırma talebi doğar.
Sermayeye çevrilmiş değer tasarruf edilebilir kısım içinde kalıyorsa madde kapsamındaki tenkis talebi doğmaz.
Yalnız aşan kısım tenkis konusu olabilir; aşmayan kısım mirasbırakanın tasarruf serbestisi içinde kalır.
İntifa hakkı veya irat bakımından: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tahmin edilen devam sürelerini sermayeye çevirme hesabında yapmamak; yükümlülüğün miktarını nominal değeriyle değerlendirmek.
- Tasarruf edilebilir kısmı hesaplarken saklı payları dikkate almamak.
- Mirasçının seçimlik talebini tenkis ile kaldırmayı birbirine karıştırmak; tenkis ile kaldırma arasındaki sonucu ayırt etmemek.
- Tasarruf edilebilir kısım içinde kalan yükümlülüğü de tenkis konusu saymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Tenkis hükümlerinin, ölüme bağlı tasarruflar yoluyla yapılan kazandırmalarda saklı pay ihlali bulunması hâlinde uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. (1. Hukuk Dairesi, 2019/4289 E., 2020/4730 K., 05.10.2020; 1. Hukuk Dairesi, 2015/16924 E., 2018/15652 K., 18.12.2018)
- Tenkis davası ile ilgili hükümlerin yasal sınıra çekilmeyi amaçlayan, yenilik doğurucu (inşai) nitelikte davalar olduğu kabul edilmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2024/3884 E., 2025/4447 K., 03.06.2025)
- Tenkis hükümlerinin, mirasbırakanın kazandırmalarını yasal sınıra çekmeyi amaçladığı ve bu hükümlerin 560 ila 571. maddeler arasında düzenlendiği kabul edilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2024/10629 E., 2025/2728 K., 03.03.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2023/3984 E., 2024/4580 K., 16.10.2024; 1. Hukuk Dairesi, 2023/2730 E., 2024/4098 K., 04.06.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Talepte bulunan mirasçı, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufla intifa hakkı veya irat borcu kurduğunu ve bunun tasarruf edilebilir kısmı aştığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Sermayeye çevirme hesabı için tahmin edilen devam süreleri ve kıymet hesabı gerekir; bu hesap bilirkişi incelemesiyle yapılır.
- Tasarruf edilebilir kısmın hesaplanması için terekenin değeri ve saklı pay oranları ispat konusudur; bu bilgiler tapu, banka ve miras belgeleriyle ortaya konur.
- Karşı taraf, yükümlülüğün tasarruf edilebilir kısım içinde kaldığını veya sermayeye çevirme hesabının hatalı yapıldığını ileri sürerse bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.560: Tenkis davasına ilişkin genel hükümleri içerir; m.568 bu genel rejimin intifa hakkı ve irat borcuna özgü bir uygulamasıdır.
- 4721 sayılı Kanun m.571: Tenkis hükümlerinin uygulanmasına ilişkin sınırları düzenleyen genel hükümler arasında yer alır; m.568 ile birlikte okunur.
- 4721 sayılı Kanun m.794: İntifa hakkının tanımını ve kapsamını düzenler; m.568'deki intifa hakkı kavramı bu hükümlere dayanır.
- 4721 sayılı Kanun: İntifa hakkı ve irat borcu bakımından sermayeye çevirme ve tasarruf edilebilir kısım ölçütleri Kanunun ilgili genel hükümlerinden okunur.
TMK m.569 — Artmirasçı bakımından
Bu madde, mirasbırakanın artmirasçı atama yoluyla saklı payı zedelenen mirasçının tenkis isteme hakkını düzenler. Madde, önmirasçının saklı payı bakımından artmirasçı atamanın sınırını ve bu sınırın yaptırımını (tenkis davası) belirler. Kişisel kapsamı, saklı paylı mirasçı olarak önmirasçıdır. Artmirasçı atamanın kuruluş şartlarını, önmirasçı ve artmirasçının iktisabını, güvence yükümünü ve artmirasçı atamanın geçerlilik koşullarını düzenlemez (m.522, m.523, m.524, m.525). Dereceli artmirasçılık yasağını ve bu yasağın ihlalini düzenlemez (m.521). Tenkis davasının genel esaslarını, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerini, tenkise tabi kazandırmaların sıralamasını ve iade yükümünü düzenlemez (m.560-571 ve m.565 ve m.570 gibi ilgili hükümler).
Artmirasçı bakımından: hangi kavramlar bilinmeli?
- Artmirasçı atama
- Mirasbırakanın, atadığı önmirasçıyı belirli bir ecel veya şart gerçekleşince mirası bir başkasına (artmirasçıya) devretmekle yükümlü kılmasıdır. Ölüme bağlı tasarrufla yapılır ve iki mirasçı arasında sıralı bir ikame kurar.
- Önmirasçı
- Artmirasçı atamada mirası önce kazanan ve sonra artmirasçıya geçirmekle yükümlü olan kişidir. Mirası atanmış mirasçı gibi kazanır ve tereke borçlarından külli halef sıfatıyla sorumludur.
- Artmirasçı
- Önmirasçıdan mirası, ecelin veya şartın gerçekleşmesi üzerine devralacak olan kişidir. Mirasbırakanın külli halefi olup önmirasçının değil, mirasbırakanın mirasçısıdır.
- Saklı pay
- Kanunun mirasçılar için mirasbırakanın tasarruflarına karşı güvence altına aldığı, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufla bu paydan yoksun bırakamayacağı miras payıdır.
- Tenkis
- Saklı payı zedeleyen ölüme bağlı tasarrufların veya sağlararası kazandırmaların, saklı payı aşan kısmının yenilik doğurucu bir dava ile geri alınmasıdır. Bu maddede, artmirasçı atamanın saklı payı aşan kısmına uygulanır.
Artmirasçı bakımından: hangi şartlar aranır?
- Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufla bir mirasçıyı önmirasçı, başka bir kişiyi artmirasçı olarak atamış olması gerekir.
- Artmirasçı atamanın ön mirasçının saklı payını etkilemesi hâlinde, önmirasçının saklı paylı mirasçı olması gerekir.
- Mirasbırakanın tasarrufu, önmirasçının saklı payı üzerinde artmirasçılık yoluyla tasarruf etmiş olmalıdır; bu durumda saklı payı zedelenen mirasçı tenkis isteyebilir.
- Tenkis, yalnızca saklı payı aşan kısım bakımından istenebilir; tasarrufun saklı payın içinde kalan kısmı tenkise tabi değildir.
- Tenkis davasının açılması için saklı payı zedelenen mirasçının dava açma hakkı ve aktif dava ehliyeti bulunmalıdır.
Artmirasçı bakımından: hangi sonuçları doğurur?
- Artmirasçı atama saklı payı zedelediği ölçüde, saklı payı aşan kısım bakımından tenkise tabi olur.
- Saklı paylı mirasçı önmirasçı ise, saklı payı üzerindeki artmirasçılık tasarrufu saklı payı ölçüsünde tenkis edilir.
- Tenkis davası açılmadığı sürece tasarruf hükmünü sürdürür; mirasçı dava açmazsa artmirasçıya geçiş engellenmez.
- Saklı payı zedelenmeyen mirasçılar veya saklı payı olmayan kişiler bakımından bu madde kendiliğinden bir sonuç doğurmaz.
- Tenkis hükmü yerine getirildiğinde, saklı payın dışındaki kısım artmirasçıya geçer; saklı payı oluşturan kısım önmirasçıda kalır.
Önmirasçının saklı payı ile saklı pay dışında kalan miras arasındaki fark nedir?
Önmirasçının saklı payı, kanunen güvence altına alınmış ve artmirasçılık yoluyla devredilemeyen kısımdır.
Saklı payın dışında kalan, mirasbırakanın serbestçe tasarruf edebildiği kısım ise artmirasçı atamaya konu olabilir.
Artmirasçı atama saklı payı bakımından hüküm ifade etmez; saklı payı aşan kısım bakımından geçerlidir ve tenkis yoluyla kısmen iptal edilir.
Tenkis ile artmirasçı atamanın kendiliğinden hükümsüzlüğü arasındaki fark nedir?
Madde, saklı payı zedelenen mirasçının tenkis isteyebileceğini öngörür; bu yenilik doğurucu bir dava hakkıdır.
Eski MK 511 metninde ise tasarruf mirasçının mahfuz hissesine taalluk ettiği nisbette batıl sayılmıştı.
Yeni düzenlemede tasarruf kendiliğinden batıl olmaz; hüküm ancak saklı payı zedelenen mirasçının tenkis davası açmasıyla sonuç doğurur.
Artmirasçı bakımından: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Artmirasçı atamanın tamamen hükümsüz olduğunu kabul etmek; oysa madde yalnızca saklı payı aşan kısmın tenkisine olanak tanır.
- Tenkis davasını kendiliğinden işleyen bir sonuç olarak görmek; tenkis, saklı paylı mirasçının açacağı dava ile gerçekleşir.
- Eski MK 511 ile yeni m.569 arasındaki farkı göz ardı etmek; eski hükümde tasarrufun batıl sayılması ifade edilmişti.
- Artmirasçı atamanın saklı payın dışındaki kısmını da tenkise tabi tutmak; tenkis yalnızca saklı payı zedeleyen kısım bakımından istenebilir.
- Önmirasçının saklı payı dışındaki kısmı için tenkis davası açmak; bu madde yalnızca saklı pay zedelenmesi hâlini düzenler.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargı kararları, artmirasçı atamanın saklı payı zedeleyen kısmının tenkise tabi olduğunu ve tenkis davasının yenilik doğurucu (inşai) nitelikte bir dava olduğunu kabul etmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2024/3884 E., 2025/4447 K., 03.06.2025)
- Tenkis hükümlerinin, 560 ila 571. maddeler arasındaki genel tenkis rejimi çerçevesinde uygulandığı kabul edilmektedir. (1. Hukuk Dairesi, 2019/4289 E., 2020/4730 K., 05.10.2020; 1. Hukuk Dairesi, 2015/16924 E., 2018/15652 K., 18.12.2018)
- Mirasın iadesine (mirasta denkleştirme) ilişkin davaların da 560 ila 571. maddelerdeki hükümlerle birlikte değerlendirildiği kabul edilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2024/10629 E., 2025/2728 K., 03.03.2025)
- Tenkis hükümlerinin, ilgili kararlarda, koşulların varlığı hâlinde işlemlere karşı uygulanacağı belirtilmektedir. (1. Hukuk Dairesi, 2019/4289 E., 2020/4730 K., 05.10.2020)
- Kararlar, tenkis davasında 560 ila 571. maddelerin bütünlüğünü esas almakta ve madde metnini bu bütünlük içinde yorumlamaktadır. (7. Hukuk Dairesi, 2023/3984 E., 2024/4580 K., 16.10.2024; 1. Hukuk Dairesi, 2023/2730 E., 2024/4098 K., 04.06.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Tenkis davasını açan saklı paylı mirasçı, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufunun varlığını ve saklı payını zedelediğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Artmirasçı atamanın varlığı, vasiyetname veya ölüme bağlı tasarruf belgesiyle ispat edilir; yazılı belge bu konuda en güçlü delildir.
- Saklı payın hesaplanması için terekenin değeri ve mirasçılık sıfatı ispat edilmelidir; bu konuda tereke tespiti ve resmi kayıtlar kullanılır.
- Karşı taraf, tasarrufun saklı payı zedelemediğini veya tenkise tabi kısmın bulunmadığını ileri sürerse, bu savunmasını ispatla yükümlüdür.
- Tenkis davasında davalı durumundaki artmirasçı, kendi hakkına ilişkin iddialarını ve önmirasçının tasarruflarını ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.524: Önmirasçının mirası atanmış mirasçılar gibi kazandığını ve artmirasçıya geçirme yükümlülüğü ile sahip olduğunu düzenler; bu maddedeki önmirasçı kavramının dayanağıdır.
- 4721 sayılı Kanun m.521: Artmirasçılığın dereceli olarak sınırlandığını ve aynı yükümlülüğün artmirasçıya yüklenemeyeceğini düzenler; tenkis konusu tasarrufun geçerlilik sınırını belirler.
- 4721 sayılı Kanun m.522: Ecel veya şart gerçekleşmeden önmirasçının ölmesi hâlinde mirasın önmirasçının mirasçılarına geçişini düzenler; tenkisin kapsamı bakımından ilgilidir.
- 4721 sayılı Kanun m.523: Artmirasçıyı korumak için önmirasçıya güvence gösterme yükümünü ve bu yükümden muafiyeti düzenler.
- 4721 sayılı Kanun m.525: Artmirasçının geçiş anında hayatta olmasını ve mirası iktisap koşullarını düzenler; artmirasçı atamanın işleyişinde tamamlayıcıdır.
TMK m.570 — Tenkiste sıra
TMK m.570, tenkiste uygulanacak sırayı düzenler. Ölüme bağlı tasarruflar ile sağlararası kazandırmalar arasındaki sıra ve sağlararası kazandırmaların kendi aralarındaki (en yeni tarihliden en eskiye doğru) sıra belirlenir. Ayrıca kamu tüzel kişilerine, kamuya yararlı derneklere ve vakıflara yapılan kazandırmaların en son sıraya konulması kuralı getirilmiştir. Madde, saklı payın hesaplanmasını, tenkise tabi kazandırmaların değerini ve tenkis davasının usulünü düzenlemez; bu konular tenkis davasını ve saklı pay hesabını düzenleyen maddelerde yer alır (m.560-571 arasındaki hükümler). Denkleştirme alacağı ve mirasta denkleştirme (m.370-371, m.495 vd. kapsamında ilgili hükümler) tenkis sırasından ayrı bir kurumdur ve bu maddenin konusu değildir. Maddenin hangi kazandırmanın tenkise tabi olduğunu belirleyen hükümleri (m.565 ve sonrası) da bu madde kapsamında değildir.
Tenkiste sıra: hangi kavramlar bilinmeli?
- Tenkis
- Saklı pay sahiplerinin haklarını korumak için mirasbırakanın saklı pay oranını aşan tasarruflarının yasal sınıra indirilmesidir. Tenkis, saklı pay tamamlanıncaya kadar uygulanır; saklı payı tamamlayacak miktar aşılmadan başka kazandırma tenkis edilmez.
- Ölüme bağlı tasarruf
- Mirasbırakanın ölümüyle hüküm ve sonuç doğuran, vasiyet gibi tasarruflardır. Tenkis sırasında ilk sırada yer alırlar.
- Sağlararası kazandırma
- Mirasbırakanın sağlığında, karşılıksız olarak yaptığı ve tenkise tabi tutulan kazandırmalardır. Tenkiste ölüme bağlı tasarruflardan sonra ve kendi aralarında tarih sırasına göre ele alınır.
- Kamuya yararlı dernek ve vakıf
- Kamu yararına çalışan ve kamu yararına kazandırma sayılan tüzel kişilerdir. Kazandırmanın bu sınıfa girmesi, yapıldığı kişinin niteliğine bakılarak belirlenir; kazandırmanın öznel amacı belirleyici değildir.
- Kamu tüzel kişisi
- Kanunla veya kanunun verdiği yetkiyle kurulan, kamu otoritesine sahip ve kamu hizmeti yürüten tüzel kişilerdir. Bu kazandırmalar da son sıraya konulur.
Tenkiste sıra: hangi şartlar aranır?
- Tenkis yapılabilmesi için saklı payın tamamlanmamış olması ve tasarruf oranının aşılmış bulunması gerekir.
- Tenkis, önce ölüme bağlı tasarruflardan yapılmalıdır; bu tasarruflar saklı payı tamamlamaya yetmiyorsa sağlararası kazandırmalara geçilir.
- Sağlararası kazandırmalar birden fazla ise en yeni tarihlisinden en eskisine doğru geriye gidilerek tenkis edilmelidir.
- Kamu tüzel kişilerine, kamuya yararlı dernek ve vakıflara yapılan ölüme bağlı tasarruflar ve sağlararası kazandırmalar en son sırada tenkis edilmelidir.
- Tenkis, önceki sıradaki kazandırma tamamen tenkis edilmeden sonraki sıradakine geçilmemelidir.
Tenkiste sıra: hangi sonuçları doğurur?
- Tenkis sırası kanundaki sıraya uygun olarak uygulanır ve bu sıra emredicidir; mirasbırakan vasiyetnameyle sırayı değiştiremez.
- Mirasbırakanın serbestçe dönebileceği kazandırmalar, yasal sıradan önce tenkis edilmesi kararlaştırılmış olabilir.
- Sağlararası kazandırma ile ölüme bağlı tasarruf arasında, yeni tarihli sağlararası kazandırma önce tenkis edilir ancak sıra kuralına aykırı kayıtlar geçerli sayılmaz.
- Kamu yararına kazandırmalar, saklı payın azaltılmasına bağlı özel bir indirim olmaksızın en son sırada tenkis edilir.
- Kamu yararına kazandırma son sıraya konulduğu için önce diğer kazandırmaların tamamı tenkis edilmelidir; diğer kazandırma tamamen tenkis edilmeden kamu yararına olana geçilmez.
- Hangi kazandırmanın daha yeni tarihli olduğu belirlenemiyorsa orantılı tenkis yapılır.
Ölüme bağlı tasarruf ile sağlararası kazandırma arasındaki fark nedir?
Ölüme bağlı tasarruflar, mirasbırakanın ölümüyle hüküm doğuran vasiyet gibi işlemlerdir.
Sağlararası kazandırmalar, mirasbırakanın sağlığında yaptığı karşılıksız kazandırmalardır.
Tenkiste önce ölüme bağlı tasarruflar, onlar yetmezse sağlararası kazandırmalar ele alınır.
Sağlararası kazandırmalar arasında tarih: fark nedir?
Daha yeni tarihli sağlararası kazandırma.
Daha eski tarihli sağlararası kazandırma.
Önce yeni tarihli kazandırma tenkis edilir, eski tarihli ancak onun yetmemesi halinde tenkis edilir.
Genel kazandırma ile kamu yararına kazandırma arasındaki fark nedir?
Alelade kazandırmalar, kamu tüzel kişisi, kamuya yararlı dernek veya vakıf dışındaki kişilere yapılan kazandırmalardır.
Kamu tüzel kişilerine, kamuya yararlı dernek ve vakıflara yapılan kazandırmalar.
Kamu yararına kazandırmalar, ölüme bağlı veya sağlararası olmasına bakılmaksızın en son sırada tenkis edilir.
Kazandırmanın kamu yararına sayılması için amaç ile kişi arasındaki fark nedir?
Kazandırmanın yapıldığı kişinin kamu tüzel kişisi, kamuya yararlı dernek veya vakıf olması.
Kazandırmanın öznel amacının kamu yararı olması.
Kazandırma, yapıldığı kişiye göre kamu yararına sayılır; öznel amaç belirleyici değildir ve son sıraya bu nedenle konulur.
Kamuya yararlı vakıf olacak vakıf ile kurulmuş ve vergi muafiyeti alınmış vakıf arasındaki fark nedir?
Vasiyetle kurulması istenen vakıf, tenkis davası açıldığında henüz kurulmamış veya vergi muafiyeti kararı alınmamışsa.
Tenkis davası açılmadan önce vakıf kurulmuş ve Bakanlar Kurulu kararıyla vergi muafiyeti alınmışsa.
Muafiyet kararı alınmamışsa hâkim bekletici mesele yapar; muafiyet alınırsa son sıraya konulur, alınamazsa diğer ölüme bağlı kazandırmalarla orantılı tenkis edilir.
Tenkiste sıra: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Sağlararası kazandırmaları tarih sırasını dikkate almadan, aynı anda ya da rastgele tenkis etmek; kuralın gerektirdiği en yeni tarihliden en eskiye doğru sırayı uygulamamak.
- Ölüme bağlı tasarrufları son sıraya koymak; sıra ölüme bağlı tasarruflardan başlar ve yalnızca kamu yararına olanlar son sırada yer alır.
- Kamu yararına kazandırmayı öznel amaca bakarak belirlemek; belirleyici olan kazandırmanın yapıldığı kişidir.
- Mirasbırakanın vasiyetnamede tenkis sırasını değiştirmesini geçerli saymak; sıra emredicidir ve bu tür kayıtlar dikkate alınmaz.
- Kamuya yararlı vakıf olacak vakıfta muafiyet kararı alınmamışken, kazandırmayı hemen son sıraya koymak; hâkim bekletici mesele yapmalıdır.
- Hangi kazandırmanın daha yeni tarihli olduğu belirlenemiyorsa sıraya göre tenkis etmek; bu durumda orantılı tenkis yapılır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Tenkis sırasını düzenleyen m.570 hükümlerinin emredici olduğu kabul edilmektedir; mirasbırakanın vasiyetle bu sırayı değiştirmesi mümkün değildir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/3533 E., 2025/2496 K., 08.05.2025)
- Kamu yararına kazandırmaların son sırada tenkis edilmesinde kazandırmanın yapıldığı kişi esas alınır, kazandırmadaki öznel amaca bakılmaz. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/351 E., 2025/602 K., 08.10.2025)
- Mirasbırakanın serbestçe dönebileceği kazandırmaların yasal sıradan önce tenkis edilmesinin kararlaştırılabileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/351 E., 2025/602 K., 08.10.2025)
- Tenkis davası kamu yararına kazandırmalarla ilgili olarak açılmışsa, vakfın kurulup vergi muafiyeti alınıp alınmadığının bekletici mesele yapılması gerekir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/351 E., 2025/602 K., 08.10.2025)
- Tenkis davası, yenilik doğurucu (inşai) nitelikte bir davadır ve m.560-571 hükümleri çerçevesinde görülür. (8. Hukuk Dairesi, 2024/3884 E., 2025/4447 K., 03.06.2025)
- Tenkis sırasının uygulanması, mirasta denkleştirme ve iade davalarıyla birlikte değerlendirilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2024/10629 E., 2025/2728 K., 03.03.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Tenkis davasını açan saklı paylı mirasçı, tasarruf oranının aşıldığını ve saklı payının zedelendiğini ispatla yükümlüdür.
- Ölüme bağlı tasarrufların (vasiyetname) ve sağlararası kazandırmaların tarihi, tapu kaydı, banka dekontu veya senet gibi yazılı belgelerle ispatlanır.
- Kazandırmanın kamu tüzel kişisine, kamuya yararlı dernek veya vakfa yapıldığını iddia eden taraf, bu niteliği belgelemelidir.
- Kamuya yararlı vakıf için Bakanlar Kurulu vergi muafiyeti kararı, bu kararın varlığı resmi belgeyle ispatlanır. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/351 E., 2025/602 K., 08.10.2025)
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.560: Tenkis davasının ve tenkise tabi kazandırmaların genel çerçevesini oluşturan hükümler arasındadır; m.570 bu çerçeve içinde tenkisin sırasını belirler.
- 4721 sayılı Kanun m.565: Tenkise tabi kazandırmaların ve mirasbırakanın serbestçe dönebileceği kazandırmaların ayrımına ilişkin hükümler, tenkiste sıra için ön sorudur.
- 4721 sayılı Kanun m.571: Tenkis davasına ve tenkis sonucuna ilişkin hükümler; m.570 uyarınca belirlenen sıranın uygulanmasını tamamlar.
- 4721 sayılı Kanun m.370-371: Altsoyun denkleştirme alacağına ilişkindir; tenkis sırasıyla doğrudan bağlı değildir, yalnızca mirasta denkleştirme ile karıştırılmamalıdır.
TMK m.571 — Hak düşürücü süreler
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 571. maddesi, saklı pay sahiplerinin tenkis davası açma hakkının ne kadar süreyle kullanılabileceğini ve bu hakkın hangi koşullarda def'i yoluyla ileri sürülebileceğini düzenler. Sürenin iki farklı başlangıç anı, bir yıllık öğrenme süresi ile on yıllık azami süre ve bir tasarrufun iptalinin bir öncekinin yürürlüğe girmesini sağlaması hâlindeki süre başlangıcı bu maddenin konusudur. Madde, saklı pay sahibi mirasçılar ile ölüme bağlı tasarruflar ya da sağlararası kazandırmalar yapılmış olması hâlinde uygulanır. Tenkis davasının hangi tasarruflara karşı açılabileceği ve tenkisin hesaplanma yöntemi (m.560 vd.) bu maddede düzenlenmez. Zamanaşımı kesilmesi ve durması (TBK m.154 vd.), olağan dava ve usul süreleri ile eski hale getirme (HMK ve TBK hükümleri) bu maddenin kapsamı dışındadır.
Hak düşürücü süreler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Tenkis davası
- Saklı payları zedelenen mirasçının, ölüme bağlı tasarruflar veya sağlararası kazandırmalar yoluyla zedelenen payını geri kazanmak için açtığı yenilik doğuran dava olarak tanımlanır. Dava ile tasarrufun geçersizliği değil, kazandırmanın saklı pay sınırına çekilmesi amaçlanır.
- Saklı pay
- Kanunun, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufla bile ortadan kaldıramadığı, yasal mirasçılara ayırdığı paydır. Saklı payın zedelenip zedelenmediği, tasarrufun ölçülmesiyle belirlenir.
- Hak düşürücü süre
- Süre dolunca hakkın kendisinin sona erdiği süredir. Bu süre durmaz, kesilmez ve hâkim tarafından re'sen dikkate alınır.
- Zedelenmenin öğrenilmesi
- Mirasçının saklı payının zedelendiğini bilmesi anıdır. Yalnızca tasarrufun varlığını bilmek yeterli olmayabilir; zedelenmenin de bilinmesi gerekir.
- İptal kararının kesinleşmesi
- Bir tasarrufun iptaliyle önceki tasarrufun yürürlüğe girmesi hâlinde sürenin işlemeye başladığı andır. Kararın kesinleşmesi, kararın verilmesinden farklı bir andır.
- Def'i yoluyla ileri sürme
- Tenkis iddiasının, saklı pay sahibi tarafından dava açmadan, bir davaya karşı savunma olarak ortaya konulmasıdır. Bu yol süre sınırına tabi değildir.
Hak düşürücü süreler: hangi şartlar aranır?
- Tenkis davasını açacak kişinin saklı pay sahibi mirasçı olması ve payının mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufu ya da sağlararası kazandırması ile zedelenmiş bulunması gerekir.
- Bir yıllık sürenin işlemeye başlaması için mirasçının saklı payının zedelendiğini öğrenmiş olması gerekir.
- Dava hakkının kullanımı için her hâlde on yıllık azami süre aşılmamış olmalıdır; vasiyetnamelerde süre vasiyetnamenin açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılma tarihinden hesaplanır.
- Bir tasarrufun iptali önceki tasarrufun yürürlüğe girmesini sağlıyorsa sürenin başlaması için iptal kararının kesinleşmesi beklenmelidir.
- Tenkis iddiasının def'i yoluyla ileri sürülmesi için yukarıdaki süre sınırlarının aşılmamış olması aranmaz; def'i her zaman ileri sürülebilir.
Hak düşürücü süreler: hangi sonuçları doğurur?
- Bir yıllık süre dolarsa tenkis davası açma hakkı düşer ve saklı pay sahibi dava yoluyla tenkis isteyemez.
- On yıllık azami süre dolarsa, zedelenmenin öğrenilip öğrenilmediğine bakılmaksızın dava hakkı düşer.
- Süreler dolduğunda hak düştüğünden, süre dolmadan yapılan dava hakkının kullanımı dışında hakkın korunması için süreyi durduran ya da kesen bir yol yoktur.
- Bir tasarrufun iptali önceki tasarrufu yürürlüğe sokuyorsa süreler iptal kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar.
- Tenkis iddiası def'i yoluyla ileri sürülürse bu süreler işlemez ve iddia her zaman öne sürülebilir; saklı pay sahibi, kendisine karşı açılan davada tenkisi def'i olarak savunabilir.
Tenkis davası ile tenkis def'i arasındaki fark nedir?
Dava yoluyla tenkis, saklı pay sahibinin bir yıllık ve azami on yıllık süreye tabidir.
Def'i yoluyla tenkis, bir davaya karşı savunma olarak ileri sürülür ve süreye bağlı değildir.
Süre dolmuş olsa bile saklı pay sahibi, kendisine karşı açılan bir davada tenkis iddiasını def'i olarak ileri sürebilir.
Öğrenme süresi ile azami süre arasındaki fark nedir?
Bir yıllık süre, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden başlar.
On yıllık süre, vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından başlar.
Her iki süreden hangisi önce dolarsa dava hakkı düşer; öğrenme tarihi ne olursa olsun on yıl geçince hak sona erer.
Vasiyetname ile diğer tasarruflar arasındaki fark nedir?
Vasiyetnamede on yıllık süre, vasiyetnamenin açılma tarihinden işler.
Diğer tasarruflarda on yıllık süre, mirasın açılma tarihinden işler.
İki tasarruf türünde azami sürenin başlangıç anı farklıdır; hesaplama tasarrufun niteliğine göre yapılmalıdır.
Doğrudan tasarruf ile iptal sonrası yürürlüğe giren tasarruf arasındaki fark nedir?
Doğrudan zedeleyen tasarrufta süreler öğrenme ve açılma tarihinden başlar.
Bir tasarrufun iptali önceki tasarrufun yürürlüğe girmesini sağlarsa süreler iptal kararının kesinleşmesinden başlar.
İptal davası sürecinde süre işlemez; sürenin başlangıcı iptal kararının kesinleşme tarihine kayar.
Hak düşürücü süreler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Bir yıllık süreyi tasarrufun yapıldığı ya da ölümün gerçekleştiği tarihten saymak; süre öğrenme anından başlar.
- On yıllık azami süreyi öğrenme tarihinden saymak; bu süre vasiyetnamede açılma, diğer tasarruflarda mirasın açılma tarihinden başlar.
- Vasiyetnamede azami süreyi mirasın açılma tarihinden hesaplamak; vasiyetnamede süre vasiyetnamenin açılma tarihinden işler.
- Tenkis davasında süreyi zamanaşımı gibi kesilebilir ya da durabilir saymak; süre hak düşürücüdür ve kesilmez, durmaz.
- Def'i yoluyla tenkis iddiasında da süre sınırı uygulamak; def'i her zaman ileri sürülebilir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Tenkis davasında bir yıllık süre, mirasçının zedelenmeyi öğrendiği tarihten değil, öğrenmenin dava ile ispat edildiği anda değerlendirilmektedir; öğrenme tarihi somut olayda belirlenir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/351 E., 2025/602 K., 08.10.2025)
- Bir yıllık süre hak düşürücü nitelikte kabul edilmekte, süre dolduğunda hâkim bunu kendiliğinden dikkate almaktadır. (7. Hukuk Dairesi, 2025/2843 E., 2026/490 K., 02.02.2026)
- Tenkis davası yenilik doğurucu (inşai) bir dava olarak nitelendirilmekte ve bu davaya ilişkin süre sınırları bu niteliğe göre uygulanmaktadır. (8. Hukuk Dairesi, 2024/3884 E., 2025/4447 K., 03.06.2025)
- Vasiyetnamenin iptali davası açılmış olsa bile tenkis için öngörülen bir yıllık sürenin dolup dolmadığı ayrıca değerlendirilmektedir; iptal davasının açılması tenkis süresini kendiliğinden kesmemektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/351 E., 2025/602 K., 08.10.2025)
- Tenkis davasının süre sınırları, dava açılış tarihi itibarıyla somut olayda ayrıca hesaplanmaktadır. (7. Hukuk Dairesi, 2024/449 E., 2024/2550 K., 13.05.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Tenkis davasını açan saklı pay sahibi, bir yıllık sürenin başlangıcı olan öğrenme anını ve dava açılış tarihini ispatlamakla yükümlüdür.
- Öğrenme tarihi, yazılı belge, vasiyetnamenin tebliği ya da tanık beyanı ile ispatlanabilir; tarafların kesin bir kayıt yoksa somut olaydaki tüm delillere göre değerlendirme yapılır.
- Süre dolmuş olduğunu savunan karşı taraf, öğrenme tarihinin dava açılışından bir yıl öncesine dayandığını ve on yıllık sürenin dolduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Bir tasarrufun iptalinin önceki tasarrufun yürürlüğe girmesini sağladığını iddia eden taraf, iptal kararının kesinleşme tarihini belgeyle ispatlamalıdır.
- Tenkis iddiasının def'i olarak ileri sürülmesi hâlinde süre sınırı aranmaz; def'i sahibi yalnızca tenkis gerektiren zedelenmeyi ispat etmekle yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.560: Tenkis davasına konu olan ölüme bağlı tasarrufların ve sağlararası kazandırmaların saklı pay sınırına çekilmesinin temel düzenlemesidir; 571. madde bu davanın süresini belirler.
- 4721 sayılı Kanun m.506: Saklı pay sahiplerinin kimler olduğunu ve paylarının miktarını belirler; zedelenmenin varlığı bu payın ölçüsüne göre saptanır.
- 4721 sayılı Kanun m.565: Ölüme bağlı tasarruflarda tenkis davasının hangi tasarruflar bakımından ve hangi sıra ile uygulanacağını düzenler; süre başlangıcı ile birlikte değerlendirilir.
- 4721 sayılı Kanun m.571: Maddenin kendi metninde yer alan bu hükümler, tenkis davası ile birlikte süre sınırlarının niteliğini belirler.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir yıl | m.559 | İptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden,… |
| on yıl | m.559 | İptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden,… |
| yirmi yıl | m.559 | İptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden,… |
| bir yıl | m.565 | Mirasbırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar ve ölümünden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışında yapmış olduğu bağışlamalar, 4. |
| bir yıl | m.571 | Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer. |
| on yıl | m.571 | Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
48 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2025/44 E., 2026/16 K., 21.01.2026İlgili madde: m.564
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/351 E., 2025/602 K., 08.10.2025İlgili madde: m.557, m.560, m.562, m.570, m.571
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/656 E., 2024/469 K., 25.09.2024İlgili madde: m.557
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/53 E., 2024/464 K., 25.09.2024İlgili madde: m.557, m.558, m.559, m.560
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/380 E., 2024/192 K., 24.04.2024İlgili madde: m.560, m.565
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/1177 E., 2023/1237 K., 13.12.2023İlgili madde: m.560, m.564, m.565
- Hukuk Genel Kurulu, 2020/540 E., 2021/1223 K., 14.10.2021İlgili madde: m.557, m.562
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/1827 E., 2021/625 K., 27.05.2021İlgili madde: m.565
- Hukuk Genel Kurulu, 2011/515 E., 2011/605 K., 12.10.2011İlgili madde: m.565
- Hukuk Genel Kurulu, 2010/648 E., 2010/684 K., 22.12.2010İlgili madde: m.565
Diğer 38 karar
- Hukuk Genel Kurulu, 2010/360 E., 2010/372 K., 07.07.2010İlgili madde: m.565, m.567
- Hukuk Genel Kurulu, 2009/528 E., 2010/77 K., 17.02.2010İlgili madde: m.564
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/2843 E., 2026/490 K., 02.02.2026İlgili madde: m.571
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/1687 E., 2025/5211 K., 08.12.2025İlgili madde: m.562
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/1174 E., 2025/4923 K., 24.11.2025İlgili madde: m.559
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/2959 E., 2025/4559 K., 23.10.2025İlgili madde: m.561, m.567
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/2911 E., 2025/4184 K., 09.10.2025İlgili madde: m.562
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/135 E., 2025/3843 K., 24.09.2025İlgili madde: m.561
- 8. Hukuk Dairesi, 2024/3884 E., 2025/4447 K., 03.06.2025İlgili madde: m.561, m.562, m.563, m.564, m.566, m.567, m.568, m.569, m.570, m.571
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/4654 E., 2025/2660 K., 15.05.2025İlgili madde: m.558
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/4725 E., 2025/2611 K., 14.05.2025İlgili madde: m.562
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/3922 E., 2025/2507 K., 08.05.2025İlgili madde: m.558
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/3533 E., 2025/2496 K., 08.05.2025İlgili madde: m.561, m.563, m.564, m.570
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/3648 E., 2025/2309 K., 29.04.2025İlgili madde: m.559
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/3184 E., 2025/1634 K., 24.03.2025İlgili madde: m.561
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/800 E., 2025/1375 K., 10.03.2025İlgili madde: m.561
- 5. Hukuk Dairesi, 2024/10629 E., 2025/2728 K., 03.03.2025İlgili madde: m.563, m.566, m.567, m.568, m.569, m.570
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/4289 E., 2025/137 K., 09.01.2025İlgili madde: m.570
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/461 E., 2024/5485 K., 05.12.2024İlgili madde: m.558
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/256 E., 2024/5436 K., 03.12.2024İlgili madde: m.558
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/4052 E., 2024/5349 K., 28.11.2024İlgili madde: m.564
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/3862 E., 2024/5037 K., 18.11.2024İlgili madde: m.570
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/1914 E., 2024/4728 K., 22.10.2024İlgili madde: m.558
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/4796 E., 2024/4696 K., 21.10.2024İlgili madde: m.557
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/5861 E., 2024/4575 K., 16.10.2024İlgili madde: m.559
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/3984 E., 2024/4580 K., 16.10.2024İlgili madde: m.563, m.566, m.567, m.568, m.569
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/2557 E., 2024/3759 K., 11.09.2024İlgili madde: m.559
- 1. Hukuk Dairesi, 2023/4070 E., 2024/4305 K., 10.06.2024İlgili madde: m.571
- 1. Hukuk Dairesi, 2023/2730 E., 2024/4098 K., 04.06.2024İlgili madde: m.563, m.566, m.567, m.568, m.569
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/1930 E., 2024/2549 K., 13.05.2024İlgili madde: m.560
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/449 E., 2024/2550 K., 13.05.2024İlgili madde: m.571
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/489 E., 2024/2131 K., 22.04.2024İlgili madde: m.571
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/882 E., 2024/1548 K., 14.03.2024İlgili madde: m.560
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/334 E., 2024/1014 K., 21.02.2024İlgili madde: m.557
- 7. Hukuk Dairesi, 2022/7254 E., 2024/826 K., 14.02.2024İlgili madde: m.563
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/113 E., 2024/112 K., 11.01.2024İlgili madde: m.559
- 1. Hukuk Dairesi, 2019/4289 E., 2020/4730 K., 05.10.2020İlgili madde: m.566, m.568, m.569
- 1. Hukuk Dairesi, 2015/16924 E., 2018/15652 K., 18.12.2018İlgili madde: m.566, m.568, m.569
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 5. Miras Hukuku bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış