TTK › Ticaret şirketleri › Kollektif şirket › Tasfiye

Tasfiye işleri ve defter tutma yükümlülüğü

TTK m.286–291Ticaret Hukuku

Kısaca

TTK m.286, tasfiye memurlarının tasfiye hâlindeki şirketin mal ve haklarını koruma ve tasfiyeyi en kısa sürede bitirme yönündeki genel yükümlülüğünü düzenler.

Kapsam

Bu konu, Türk Ticaret Kanunu m.286–291 hükümlerini kapsar.

TTK m.286 — Koruma önlemleri

Madde, tasfiye memurlarının tasfiye hâlindeki şirketin mal ve haklarını koruma ve tasfiyeyi en kısa sürede bitirme yönündeki genel yükümlülüğünü düzenler. Kolektif şirket, adi kurucularda tasfiye ve diğer şirket türlerinde tasfiye memurlarına uygulanır. Madde, tasfiye memurlarının somut koruma tedbirlerini, defter tutma yükümlülüğünü, envanter ve bilanço düzenlemesini, sorumluluğu ve ücretini düzenlemez. Başlangıç envanteri ve bilançosu (m.287), defter tutma (m.288), tasfiye memurlarının sorumluluğu (m.285) ve ücret ile yetkiler (m.285 ve ilgili hükümler) ayrı maddelerde yer alır.

Koruma önlemleri: hangi kavramlar bilinmeli?

Tasfiye memuru
Tasfiye hâlindeki şirketin tasfiyesini yürüten, şirketi dışarıya karşı temsil eden kişidir. Tasfiye memuru ortaklar arasından ya da ortak olmayan biri arasından seçilebilir.
Basiretli iş adamı ölçütü
Tasfiye memurunun özen borcunun ölçüsüdür. Tasfiye memurunun kişisel bilgi ve alışkanlıklarına değil, benzer durumda makul ve dikkatli bir iş adamının göstereceği özene bakılır.
Tasfiye hâli
Şirketin sona ermesinden sonra, mal ve hakların paraya çevrilmesi, borçların ödenmesi ve kalanın ortaklara dağıtılması aşamasıdır. Şirketin tüzel kişiliği tasfiye tamamlanıncaya kadar devam eder.

Koruma önlemleri: hangi şartlar aranır?

  • Tasfiye memurunun tasfiye hâlindeki bir şirket için atanmış olması gerekir.
  • Tasfiye memuru, şirketin bütün mal ve haklarının korunması için gerekli önlemleri almalıdır.
  • Bu önlemler alınırken basiretli bir iş adamının göstereceği özen gösterilmelidir.
  • Tasfiye memuru tasfiyeyi olabildiğince kısa sürede bitirmelidir.
  • Tasfiye memuru, bu yükümlülükleri sırf ortak olmadığı için ya da ücret almadığı için daraltamaz.

Koruma önlemleri: hangi sonuçları doğurur?

  • Tasfiye memuru özen yükümlülüğünü yerine getirmezse, bu yükümlülüğün ihlali nedeniyle sorumluluğu doğar.
  • Tasfiyenin gereksiz yere uzaması, tasfiye memurunun yükümlülüğüne aykırılık oluşturur.
  • Madde emredici niteliktedir; şirket sözleşmesiyle ya da ortakların kararıyla bu özen ölçütü tasfiye memurunun aleyhine daraltılamaz.

Tasfiye memurunun özen borcu ile ortakların veya tasfiye memurunun genel özen anlayışı arasındaki fark nedir?

Tasfiye memuru, şirketin mal ve haklarını korumak için basiretli bir iş adamı gibi davranmakla yükümlüdür; bu ölçüt objektif bir özen ölçütüdür.

Tasfiye memurunun ortak olup olmamasına bakılmaksızın aynı özen ölçütü uygulanır; ortaklar arasından seçilen memur için ücret kuralı ayrıca düzenlenmiştir (m.286 metninde yok, ilgili TTK hükmünde).

Ortak olan ya da olmayan her tasfiye memuru, ücret alıp almadığına bakılmaksızın aynı özen standardına tabidir.

Koruma önlemleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Tasfiye memurunun özen ölçütünü kişisel bilgi düzeyine göre belirlemek; ölçüt objektif basiretli iş adamı standardıdır.
  • Ortak olmayan tasfiye memurunun yükümlülüğünü ücret alacağı için daha hafif saymak; yükümlülük ücret durumundan bağımsızdır.
  • Tasfiye süresinin uzamasını yalnız piyasa koşullarına bağlamak; tasfiyeyi olabildiğince kısa sürede bitirme yükümlülüğü tasfiye memurunun kendi davranışını da kapsar.

Nasıl ispat edilir?

  • Tasfiye memurunun özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını ileri süren taraf (şirket, ortak veya alacaklı), somut ihlali ve zararı ispatla yükümlüdür.
  • Tasfiye memurunun basiretli bir iş adamı gibi davrandığını göstermek için envanter, bilanço, defterler ve yapılan işlemlere ilişkin belgeler delil olarak kullanılabilir.
  • Tasfiye memuru, yaptığı işlemlerin özen ölçütüne uygun olduğunu belgelerle gösterme durumundadır; defter ve belgelerin eksik tutulması aleyhine yorumlanabilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 m.285: Tasfiye memurlarının atadıkları ve hizmete aldıkları kişilerin kusurlu davranışlarından da sorumlu olduğunu düzenler; m.286 yükümlülüğünün ihlali bu sorumluluğun dayanağı olabilir.
  • 6102 m.287: Tasfiye memurlarının göreve başlar başlamaz başlangıç envanteri ve bilanço düzenlemesini öngörür; m.286 bakımından koruma tedbirlerinin ilk adımıdır.
  • 6102 m.288: Tasfiye memurlarının tasfiye işlemlerinin güvenliği için defter tutma yükümlülüğünü düzenler; m.286'daki koruma yükümlülüğünün bir parçasıdır.

TTK m.287 — Başlangıç envanteri ve bilançosu

Madde, tasfiye memurlarının şirketin sona ermesinin ardından yapacakları ilk işlemleri düzenler: şirket işlerini görenlerin çağrılarak envanter ile bilançonun birlikte düzenlenmesini ve bu belgelerin imzalanmasını, tasfiye memurlarının uzman yardımı alabilmesini ve envanter ile bilançonun imzasından sonra şirketin mallarına, belgelerine ve defterlerine el konulmasını kapsar. Kime uygulandığı bakımından, tasfiye memurları ile onların çağırdığı şirket işlerini yönetenler ve şirket işlerini görenler ilgilidir. Maddede tasfiye memurunun atanma ya da seçilme usulü, tasfiyenin genel işleyişi, tasfiye bilançosunun kesinleşmesi ve bunların sonucunda ortaklara dağıtım düzenlenmez (m.278 ve devamı ile ilgili maddeler). Şirketin sona ermesinin nedenleri ve tescil yükümlülüğü de bu maddenin konusu değildir (m.155 ve m.ilgili tasfiye hükümleri). Tasfiye memurlarının sorumluluğu ve envanterdeki hatalardan doğan zararlar da bu maddede yer almaz.

Başlangıç envanteri ve bilançosu: hangi kavramlar bilinmeli?

Envanter
Şirketin malvarlığını, alacaklarını, borçlarını ve diğer finansal kalemlerini tek tek gösteren belgedir. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memurlarının el koymasının dayanağı bu belgedir.
Tasfiye bilançosu (açılış niteliğinde)
Şirketin sona erdiği andaki finansal durumunu gösteren bilançodur. Envanterle birlikte düzenlenir ve şirket işlerini yönetenler tarafından imzalanır.
Şirket işlerini görenler
Şirketin sona ermesinden önce veya sonra şirket işlerini fiilen yürüten kişilerdir. Tasfiye memurları bunları envanter ve bilanço işlemine çağırır; gelmeyenler bakımından tasfiye memurları yalnız başına işlem yapabilir.
Uzman yardımı
Tasfiye memurlarının, şirket mallarına değer biçmek için başvurabileceği bilirkişi niteliğindeki kişilerdir. Başvuru tasfiye memurunun takdirine bağlıdır; zorunlu değildir.
El koyma
Envanter ve bilançonun imzalanmasından sonra tasfiye memurlarının şirketin malları, belgeleri ve defterleri üzerinde fiilen egemenlik kurmasıdır.

Başlangıç envanteri ve bilançosu: hangi şartlar aranır?

  • Şirketin sona ermiş olması gerekir; tasfiye memurlarının bu tarihten sonra görevine başlamış olması aranır.
  • Tasfiye memurlarının önceden seçilmiş olmaları halinde işlem, şirketin sona ermesini hemen izleyen günlerde yapılmalıdır.
  • Tasfiye memurlarının ortaklarca seçilmiş veya mahkemece atanmış olmaları halinde işlem, seçim veya atamadan hemen sonra yapılmalıdır.
  • Şirket işlerini görenler çağrılmalı; gelmedikleri takdirde tasfiye memurları envanter ve bilançoyu yalnız başlarına düzenleyebilir.
  • Şirket mallarına değer biçilmesi gerekiyorsa tasfiye memurları uzmanlara başvurabilir; bu tasarruf isteğe bağlıdır.
  • Düzenlenen envanter ve bilanço, tasfiye memurlarının önünde şirket işlerini yönetenler tarafından imzalanmalıdır.
  • El koyma işlemi, envanter ve bilançonun imzalanmasından sonra yapılmalıdır; envanterde yazılı bütün mallar, belgeler ve defterler kapsama girer.

Başlangıç envanteri ve bilançosu: hangi sonuçları doğurur?

  • Envanter ve bilanço, tasfiye memurlarının önünde şirket işlerini yönetenler tarafından imzalanınca el koyma işlemine geçilebilir.
  • Envanterde yazılı bütün mallar, belgeler ve defterler tasfiye memurlarının el koymasına tabidir.
  • Şirket işlerini görenlerin çağrıya uymaması envanter ve bilançonun düzenlenmesini engellemez; tasfiye memurları yalnız başına düzenler.
  • Uzman görüşü alınmaksızın düzenlenen envanter ve bilanço da geçerli sayılır, çünkü uzman başvurusu isteğe bağlıdır.
  • Envanter ve bilanço imzalanmadan el koyma yapılamaz; el koyma bu belgelerin tamamlanmasına bağlıdır.
  • Şirket işlerini yönetenlerin imzadan kaçınması hâlinde madde metninde açık bir yaptırım yer almaz; bu durumda tasfiye memurlarının el koyma yetkisi doğmaz.

Önceden seçilmiş tasfiye memuru ile sonradan seçilmiş veya atanmış tasfiye memuru arasındaki fark nedir?

Tasfiye memurları önceden, yani ana sözleşme veya esas sözleşme ile seçilmişse işlem şirketin sona ermesini hemen izleyen günlerde yapılır.

Tasfiye memurları şirketin sona ermesinden sonra ortaklarca seçilmiş veya mahkemece atanmışsa işlem seçim veya atamadan hemen sonra yapılır.

Her iki halde de işlemin yapılma zamanı farklı tetikleyici olaya bağlanmıştır; madde kesin bir gün sayısı koymaz.

Şirket işlerini görenler gelmiş ile gelmemiş arasındaki fark nedir?

Çağrılan şirket işlerini görenler geldiğinde envanter ve bilanço onlarla birlikte düzenlenir.

Gelmedikleri takdirde tasfiye memurları envanter ve bilançoyu yalnız başlarına düzenler.

Çağrıya uyulmaması işlemi engellemez; tasfiye memurları tek başına belge düzenleyebilir.

Envanter ve bilanço ile el koyma arasındaki fark nedir?

Envanter ve bilanço düzenlenip imzalanmadan tasfiye memurları şirketin mallarına ve defterlerine el koyamaz.

Envanter ve bilançonun imzalanmasından sonra tasfiye memurları envanterde yazılı mallar, belgeler ve defterler üzerinde el koyma yetkisi kazanır.

El koyma yetkisi, belgelerin imzalanmasına bağlıdır; imza sırası işlemin geçerlilik sırasını belirler.

Zorunlu değerleme ile isteğe bağlı değerleme arasındaki fark nedir?

Tasfiye memurları mallara değer biçilmesi için uzman çağırmak zorunda değildir.

Tasfiye memurları gerek gördüklerinde uzmanlara başvurabilir.

Uzman başvurusu tasfiye memurunun takdirine bağlıdır; başvurulmaması maddeye aykırılık oluşturmaz.

Başlangıç envanteri ve bilançosu: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Uzman başvurusunu zorunlu saymak; madde metni tasfiye memurlarına bunu takdir yetkisi olarak bırakmıştır.
  • Şirket işlerini görenlerin gelmemesini envanter ve bilançonun düzenlenmesini durduran bir engel saymak; madde yalnız başına düzenleme yetkisi tanır.
  • Envanter ve bilanço imzalanmadan el koymanın yapılabileceğini düşünmek; el koyma imzadan sonra başlar.
  • Önceden seçilmiş ve sonradan seçilmiş tasfiye memurları için aynı süreyi ya da aynı tetikleyici olayı uygulamak; madde iki halde farklı başlangıç anı öngörür.
  • Envanter kapsamı dışında kalan malvarlığı unsurlarına el koymanın mümkün olduğunu düşünmek; el koyma envanterde yazılı mallarla sınırlıdır.

Nasıl ispat edilir?

  • Envanter ve bilançonun düzenlenme tarihi ve düzenleyenler, belgelerin tutanak veya imzalı metin olarak tasfiye memurlarında bulunmasıyla ispatlanır; ispat yükü, işlemin usulüne uygun yapıldığını ileri süren tasfiye memurundadır.
  • Şirket işlerini görenlerin çağrıldığı, gelmediği ya da katıldığı çağrı yazısı ve tebliğ belgeleriyle gösterilir; çağrının yapılmadığını iddia eden taraf bunu ispatlamakla yükümlüdür.
  • El koymanın envanter ve bilançonun imzalanmasından sonra yapıldığı, el koyma tutanağı ile ispatlanır; el koymanın önce yapıldığını ileri süren taraf bu iddiayı kanıtlamalıdır.
  • Uzman başvurusunun yapılıp yapılmadığı, uzman raporu veya başvuru yazısıyla ispatlanır; uzman raporu bulunmaması, envanterin geçersizliği için tek başına yeterli değildir.
  • Envanterdeki malların gerçek değerinin tartışılması hâlinde bilirkişi incelemesi ve ilgili muhasebe kayıtları delil olarak kullanılabilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.226: Madde gerekçesine göre 287. madde bu hükmün dili güncelleştirilerek alınmış halidir; eski hüküm bakımından karşılaştırma için kullanılır.

TTK m.288 — Defterler

Madde, tasfiye memurlarının tasfiye işlemlerinin güvenliğini sağlamak için gereken defterleri tutma yükümlülüğünü düzenler. Hangi defterlerin tutulacağını, defterlerin açılış ve kapanış onayını, saklama süresini ve defter kayıtlarının ispat gücünü bu madde kendisi belirlemez. Madde, tasfiye memurunu, tasfiye sürecine özgü defter yükümlülüğü bakımından bağlar; tasfiye dışındaki tacirlerin genel defter tutma yükümlülüğü bu maddenin konusu değildir (TTK m.64). Tasfiye memurunun görev ve sorumluluğu ile hesap verme yükümü de bu maddenin kapsamına girmez (TTK m.350 ve devamı, m.536 ve devamı, ilgili tasfiye hükümleri). Defterlerin genel tutulma kuralları, onay ve saklama yükümlülükleri de ayrı maddelerde düzenlenmiştir.

Defterler: hangi kavramlar bilinmeli?

Tasfiye memuru
Şirketin sona erme sürecinde, şirketin işlerini tasfiye amacıyla yürüten ve şirketi temsil eden kişidir. Görevi, şirketin dağıtım öncesi borçlarını ödemek ve kalan malvarlığını paylaştırmaktır.
Tasfiye işlemlerinin güvenliği
Tasfiye sırasında yapılan işlemlerin sonradan izlenebilmesi, kayda geçirilmesi ve doğrulanabilmesi anlamına gelir. Madde bu amaca hizmet eden defterleri tutma yükümlülüğünü öngörür.
Gereken defterler
Tasfiye işlemlerinin güvenliğini sağlamaya elverişli olan ve somut tasfiye işlemine göre belirlenen defterlerdir. Maddede defterlerin tek tek sayıldığı bir liste yoktur; hangi defterin gerekli olduğu tasfiyenin niteliğine göre belirlenir.

Defterler: hangi şartlar aranır?

  • Tasfiye memurunun atanmış ve görevine başlamış olması gerekir.
  • Tasfiye işlemlerinin güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli görülen defterlerin tutulması zorunludur.
  • Defter tutma yükümlülüğü, tasfiye süresince kesintisiz olarak devam etmelidir.

Defterler: hangi sonuçları doğurur?

  • Tasfiye memuru gerekli defterleri tutmazsa, tasfiye işlemlerinin güvenliği sağlanamaz ve bu durum tasfiye memurunun sorumluluğuna yol açabilir.
  • Defterler tutulmuş olsa bile, tasfiye işlemlerinin güvenliğini sağlamaya elverişli değilse yükümlülük yerine getirilmiş sayılmaz.
  • Madde emredici niteliktedir; tasfiye memuru bu yükümlülüğü sözleşme veya genel kurul kararıyla ortadan kaldıramaz.

Tasfiye memuru ile tacir olarak genel defter yükümlülüğü arasındaki fark nedir?

Tasfiye memurunun yükümlülüğü, tasfiye işlemlerinin güvenliği amacına bağlıdır ve tasfiye sürecine özgüdür.

Tacirin genel defter yükümlülüğü, ticari işletmenin faaliyetine ve tacir sıfatına bağlıdır (TTK m.64).

Tasfiye memuru, tasfiye işlemleri için ayrıca gereken defterleri tutmakla yükümlüdür; bu yükümlülük, şirketin genel defter tutma yükümlülüğünün yerine geçmez, ona ek olarak doğar.

Defterler: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Tasfiye memurunun defter yükümlülüğünü, tacirin genel defter yükümlülüğüyle aynı kapsamda saymak; oysa madde tasfiye işlemlerinin güvenliği amacına bağlıdır.
  • Maddede sayılmayan belirli defter türlerini bu maddeden zorunlu saymak; hangi defterin gerekli olduğu somut tasfiyeye göre belirlenir.
  • Maddenin süre veya onay koşulu öngördüğünü varsaymak; madde bu konularda sessizdir.

Nasıl ispat edilir?

  • Tasfiye memurunun defter tutma yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri süren taraf, bu iddiasını ispatlamakla yüklüdür.
  • Tutulan defterlerin varlığı ve içeriği, ilgili defterlerin kendisiyle ispatlanır; defter yokluğu ise tanık ve belgelerle gösterilebilir.
  • Defterlerin tasfiye işlemlerinin güvenliğini sağlamaya elverişli olup olmadığı, tasfiyenin niteliği ve tutulan kayıtlar birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 m.64: Tacirlerin genel defter tutma yükümlülüğünü düzenler; tasfiye memurunun tuttuğu defterler, bu genel çerçevenin tasfiye sürecine uyarlanmış hâlidir.
  • 6102 m.350: Anonim şirketin tasfiyesine ilişkin hükümleri içerir; tasfiye memurunun görev ve sorumluluğunun kaynağıdır.

TTK m.289 — Son bilanço

Madde, tasfiye sonunda tasfiye memurlarının ortaklara bilanço düzenleyip tebliğ etme yükümlülüğünü ve bu bilançoya karşı ortakların itiraz süresini düzenler. Ayrıca ortakların kendilerine düşen payları almaktan kaçınması halinde payların, ortakların ayrı ayrı adına, madde metninde gösterilen bankalardan birine yatırılmasını öngörür. Hüküm, tasfiye sürecini tamamlayan tasfiye memurları ile tasfiyesi yapılan anonim şirketin ortakları bakımından uygulanır. Madde, tasfiye sırasındaki envanter ve başlangıç bilançosunu düzenlemez (m.287). Tasfiye memurlarının genel özen yükümlülüğü ve defter tutma görevi bu maddede yer almaz (m.286, m.288). Tasfiye sırasında paraların bankaya yatırılmasını düzenleyen hüküm (m.296) ile geçici dağıtma (m.299) ve tasfiyenin kapanışı ile belgelerin saklanması (m.290) bu maddenin dışındadır.

Son bilanço: hangi kavramlar bilinmeli?

Tasfiye sonu bilançosu
Tasfiye tamamlanırken tasfiye memurlarınca düzenlenen ve ortakların sermaye, kâr ve zarar paylarını ile diğer haklarını gösteren bilançodur. Şirket sözleşmesine veya kanuna göre hazırlanır.
Kesinleşme
Bilançonun ortaklara tebliğinden sonra bir ay içinde mahkemeye başvurularak itiraz edilmemesi halinde bilançonun kesin hale gelmesidir. Bu durumda bilanço tartışmaya kapalı hale gelir.
Ortağın payını almaktan kaçınması
Bilanço kesinleştikten sonra ortağın kendisine düşen payı teslim alması için başvurmaması ya da almaktan imtina etmesidir. Bu hal, payın bankaya yatırılması usulünü tetikler.
Ortak adına yatırma
Paya hak kazanan her ortağın payının, onun adına ayrı ayrı olacak şekilde madde metninde gösterilen bankalardan birine yatırılmasıdır. Yatırma, tasfiye memurlarının yükümlülüğüdür.

Son bilanço: hangi şartlar aranır?

  • Şirketin sona erdiğini ve tasfiyenin sonuna gelindiğini gösteren tasfiye sürecinin tamamlanmış olması gerekir.
  • Tasfiye memurlarının ortakların sermaye ile kâr ve zarardaki paylarını ve diğer haklarını gösteren bir bilanço düzenlemesi gerekir; bilanço şirket sözleşmesine veya kanun hükümlerine göre hazırlanmalıdır.
  • Bilançonun ortaklara tebliğ edilmesi gerekir.
  • Ortakların tebliğden itibaren bir ay içinde mahkemeye başvurarak itiraz etmemesi gerekir; bu süre geçmeden bilanço kesinleşmez.
  • Ortakların kendilerine düşen payları almaktan kaçınmış olması gerekir.
  • Payların, her ortağın adına ayrı ayrı olacak şekilde, madde metninde gösterilen bankalardan birine yatırılması gerekir.

Son bilanço: hangi sonuçları doğurur?

  • Ortaklar bir ay içinde mahkemeye başvurarak itiraz etmezlerse bilanço kesinleşir.
  • Süresinde itiraz edilirse bilançonun mahkemece incelenmesi söz konusu olur ve bilanço kesinleşmez.
  • Ortaklar kendilerine düşen payları almaktan kaçındıkları takdirde, tasfiye memurları bu payları her ortağın ayrı ayrı adına madde metninde gösterilen bankalardan birine yatırır.
  • Bankaya yatırma yükümlülüğü tasfiye memurlarınındır; ortağın payını almaması, tasfiye memurlarını bu yükümlülükten kurtarmaz.

Bilançoya itiraz ile kesinleşme arasındaki fark nedir?

Ortak bilançoya itiraz ederse, süre içinde mahkemeye başvurarak itirazını ileri sürer.

Ortak bir ay içinde itiraz etmezse bilanço kesinleşir.

Kesinleşen bilanço, ortakların paylarının hesaplanmasında esas alınır; itiraz edilirse bilanço mahkemede tartışmaya açılır.

Payı teslim alan ortak ile payını almaktan kaçınan ortak arasındaki fark nedir?

Ortak kendisine düşen payı teslim alır.

Ortak payını almaktan kaçınır.

Almaktan kaçınan ortağın payı, tasfiye memurlarınca onun adına bankaya yatırılır ve ortak bu paya bankadan ulaşır.

Son bilanço: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Bir aylık itiraz süresini, bilançonun düzenlenmesi tarihinden değil ortaklara tebliğ tarihinden saymak.
  • Ortağın payını almaması halinde payı tasfiye memurlarının kendi hesabında tutması; payın madde metninde gösterilen bankalardan birine ortak adına yatırılması gerekir.
  • Payların toplu olarak tek bir hesapta yatırılması; her ortağın payı adına ayrı ayrı yatırılmalıdır.
  • Bilançonun kesinleşmesini itiraz süresinin dolmasıyla değil, mahkeme kararıyla aramak; itiraz edilmezse kesinleşme kendiliğinden gerçekleşir.

Nasıl ispat edilir?

  • Bilançonun ortaklara tebliğ edildiğini ispat yükü tasfiye memurlarındadır; tebliğ tarihi, süre başlangıcı için belirleyicidir.
  • İtirazın süresinde yapıldığını ispat yükü itiraz eden ortaktadır; mahkemeye başvuru tarihi bir ay süresinin korunduğunu gösterir.
  • Ortağın payını almaktan kaçındığını ispat yükü tasfiye memurlarındadır; tebligata rağmen payın teslim alınmadığı yazılı belge ile gösterilebilir.
  • Payın ortak adına bankaya yatırıldığını ispat yükü tasfiye memurlarındadır; bankadan alınan yatırma belgesi bu işlemi gösterir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 m.296: Payların yatırılacağı bankaların hangi bankalar olduğunu gösterir; ikinci fıkradaki yatırma işleminin yeri bu maddeyle belirlenir.
  • 6102 m.286: Tasfiye memurlarının genel özen yükümlülüğünü düzenler; bilanço düzenleme ve payları yatırma görevleri bu genel yükümlülüğün parçası olarak değerlendirilir.
  • 6102 m.290: Tasfiyenin sonunda belge ve defterlerin saklanmasını düzenler; tasfiye sonu işlemleriyle birlikte okunur.
  • 6102 m.299: Tasfiye sırasında yapılacak geçici dağıtmayı düzenler; tasfiye sonu bilançosundan önceki paylaştırma aşamasıdır.

TTK m.290 — Saklama zorunluluğu

Madde, tasfiye sona erdiğinde şirketin belgelerinin ve defterlerinin saklanmasına ilişkin yükümlülüğü düzenler ve bu konuda 82. maddedeki genel saklama hükmüne atıf yapar. Madde, tasfiye süreci içinde defter ve belgelerin nasıl tutulacağını, hangi belgelerin hangi sürede saklanacağını ve saklama yükümlülüğünün kimin üzerinde olacağını kendisi ayrıca düzenlemez. Tasfiye sırasında tasfiye memurlarının görevleri ve hesap verme yükümlülüğü (m.) ile tasfiye sonrası tescil ve ilan işlemleri, ayrıca saklama süresinin hesaplanmasına ilişkin ayrıntılar bu maddede yer almaz; bunlar için 82. maddeye bakılması gerekir.

Saklama zorunluluğu: hangi kavramlar bilinmeli?

Tasfiyenin sona ermesi
Şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlanarak tüzel kişiliğin sona erme aşamasına gelmesi anıdır. Madde, saklama yükümlülüğünün bu andan itibaren doğduğunu ifade eder; tasfiye sürecinin kendisi için değil, sonu için bir referans noktasıdır.
Belgeler ve defterler
Şirketin ticari hayatından doğan ticari defterler ile ticari işlemlere ilişkin belgeleri ifade eder. Maddenin kapsamı, 82. maddede tanımlanan belge ve defterlerle sınırlıdır.

Saklama zorunluluğu: hangi şartlar aranır?

  • Tasfiyenin sona ermiş olması gerekir.
  • Saklanacak belgelerin ve defterlerin 82. maddede sayılan türlerden olması gerekir.
  • Saklama işleminin 82. maddede öngörülen usul ve süreye uygun olarak yerine getirilmesi gerekir.

Saklama zorunluluğu: hangi sonuçları doğurur?

  • Tasfiye sona erdiğinde belgeler ve defterler 82. maddedeki hükümlere göre saklanır.
  • Saklama yükümlülüğünün kimin tarafından ve hangi yerde yerine getirileceği, bu madde yerine 82. maddedeki düzenlemeye göre belirlenir.
  • Madde kendi başına bir süre veya yaptırım öngörmediğinden, aykırılık halinde sonuç 82. maddedeki hükümlerden türetilir.

Tasfiye sırasında ile tasfiye sonrası saklama arasındaki fark nedir?

Tasfiye devam ederken belgelerin tutulması ve korunması, tasfiye sürecinin kendi düzeni içinde yürütülür.

Tasfiyenin sona ermesiyle birlikte saklama yükümlülüğü başlar ve bu madde uyarınca 82. maddedeki kurallara tabi olur.

Yükümlülüğün kapsamı ve süresi bakımından 82. maddedeki sürelerin ve yöntemlerin uygulanması, tasfiyenin sona ermesine bağlanmış olur.

Saklama zorunluluğu: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Maddeyi tek başına okuyup saklama süresini bu maddeden çıkarmaya çalışmak; süre ve usul kuralları 82. maddededir.
  • Tasfiye sırasındaki belge yükümlülüğü ile tasfiye sonrasındaki saklama yükümlülüğünü birbirinden ayırmamak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargı kararlarında bu maddenin doğrudan uygulanmasına dair bir açıklama bulunmamaktadır; uygulama, tasfiye sonrası saklama yükümlülüğünün 82. maddeye göre yerine getirilmesi üzerinden yürümektedir.

Nasıl ispat edilir?

  • Tasfiyenin sona erdiğini ve belgelerin saklandığını iddia eden taraf, bu hususları ispatlamakla yükümlüdür.
  • Ticari defter ve belgelerin varlığı ile bunların 82. maddede öngörülen şekilde saklandığı, ilgili kayıtlar ve belgelerle ispatlanır.
  • Saklama yükümlülüğünün yerine getirilmediğini ileri süren taraf, bu eksikliği ortaya koymakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 m.82: Tasfiye sonrası belge ve defterlerin saklanmasına ilişkin asıl hükmü içerir; bu madde ona atıf yaparak aynı yükümlülüğü tasfiye sonrası döneme bağlar.

TTK m.291 — Tasfiyenin amacı

TTK m.291, tasfiye memurlarının görev ve yetkilerinin genel çerçevesini çizer. Tasfiye memurlarının, şirketin faaliyette iken başlanmış ama bitirilmemiş işleri tamamlamasını, borçları ödemesini, alacakları toplamasını (gerekirse yargı yoluyla), varlıkları paraya çevirmesini ve net varlığı elde etmesini düzenler. Hüküm, tasfiye sürecindeki kollektif şirketin tasfiye memurları için olduğu kadar, kanunda tasfiyeye ilişkin hükümlerin uygulandığı diğer şirket türleri için de genel yetki kuralı niteliğindedir. Tasfiye memurlarının atanması ve azli (m.287 öncesi düzenlemeler ile TTK m.289 ve ilgili hükümler), ücret, temsil yetkisi, envanter ve bilanço yükümlülükleri, satış usulleri ve tasfiyenin kapanışı bu maddede düzenlenmez; bunlar ayrı maddelerde yer alır (ör. tasfiye memurlarının seçimi ve atanması, ücret, koruma tedbirleri, defter tutma, satış usulü ve son bilanço düzenlemesi). Tasfiye halindeki şirketin tüzel kişiliğinin devamı ve ehliyetinin sınırı da bu maddenin konusu değildir (TTK m.269 ve m.293 ile ilgilidir)."

Tasfiyenin amacı: hangi kavramlar bilinmeli?

Tasfiye memuru
Şirketin tasfiye sürecinde şirketi yöneten ve tasfiye işlemlerini yürüten kişidir. Ortak olabileceği gibi ortak olmayan biri de olabilir; atanma biçimi tasfiye memurunun niteliğine göre değişir.
Faaliyet döneminden kalan iş ve işlemler
Şirketin normal faaliyeti sırasında başlanmış, fakat fesih veya sona erme anında henüz tamamlanmamış işlemlerdir. Tasfiye memurları bu işleri tamamlamakla yükümlüdür; tasfiye sürecinde yeni iş almak ise bu kapsamda değerlendirilmez.
Net varlık
Şirketin malvarlığından borçların düşülmesiyle kalan tutardır. Tasfiyenin nihai hedefi olarak düzenlenmiştir ve ortaklara dağıtılacak tutarı belirler.
Yargı yolu ile alacağın toplanması
Şirketin alacaklarının dava veya icra yoluyla tahsil edilmesidir. Tasfiye memurları bu yetkiyi tasfiye amacıyla kullanır; kendiliğinden alacak yaratamazlar.

Tasfiyenin amacı: hangi şartlar aranır?

  • Şirketin sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmiş ve tasfiye aşamasına geçilmiş olması gerekir.
  • Tasfiye memurunun bu sıfatla atanmış olması, yani sözleşmeyle, ortakların oybirliğiyle ya da mahkeme kararıyla belirlenmiş bulunması gerekir.
  • İşlemin tasfiye amacına yönelik olması, yani faaliyet döneminden kalan işleri tamamlamaya, borçları ödemeye, alacakları toplamaya, varlıkları paraya çevirmeye veya net varlığı elde etmeye hizmet etmesi gerekir.
  • Tasfiye amacı dışına çıkan ve tasfiyeye yarar olmayan işlemlerin yapılmaması gerekir; tasfiye memurunun yetkisi bu amaçla sınırlıdır.

Tasfiyenin amacı: hangi sonuçları doğurur?

  • Tasfiye memurları, faaliyet döneminden kalan işleri tamamlamak ve şirketin borç ile taahhütlerini yerine getirmek zorundadır.
  • Tasfiye memurları, alacakları toplamak ve gerektiğinde yargı yolu ile almakla yükümlüdür.
  • Tasfiye memurları, varlıkları paraya çevirmek ve net varlığı elde etmek için yarayan bütün işlemleri yapmakla yetkili ve zorunludur.
  • Tasfiye amacı dışına çıkan işlemler şirketi bağlamaz; bu tür işlemi yapan kişi yetkisiz temsilci gibi sorumlu olur.
  • Tasfiye memurunun yetkisi emredici olarak yorumlanmalıdır; sözleşmeyle bu görevlerin kaldırılması ya da sınırlandırılması, maddenin genel çerçevesi gereği, dış ilişkide üçüncü kişilere karşı geçerli değildir.

Faaliyetten kalan işler ile yeni işler arasındaki fark nedir?

Faaliyet döneminde başlanmış ve sonuçlandırılmamış işlemler tasfiye memurlarının tamamlama yükümlülüğü kapsamındadır.

Tasfiye sürecinde yeni iş ve işlemler ise yalnızca tasfiyeye yardımcı nitelikte ve uzun süreli olmayan türden olabilir.

Yeni bir işe girişmek, bu maddenin tanıdığı yetkinin dışına çıkar ve tasfiye amacıyla bağdaşmazsa şirketi bağlamaz; işlemi yapan kişi yetkisiz temsilci sorumluluğuna girer. (11. Hukuk Dairesi, 2022/230 E., 2023/3449 K., 01.06.2023)

Yargı yolu dışı ile yargı yolu ile alacak tahsili arasındaki fark nedir?

Alacakların gönüllü ödemeyle veya uzlaşmayla toplanması tasfiye memurunun olağan işlemidir.

Ödemenin sağlanamadığı hallerde tasfiye memuru alacağı yargı yoluyla takip edebilir.

Dava açma yetkisi, tasfiye memurunun yetkilerinin bu maddede açıkça düzenlenen bir parçasıdır; uygulamada acele hallerde dava açma yetkisi bu çerçevede değerlendirilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/230 E., 2023/3449 K., 01.06.2023)

Tasfiyenin amacı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Tasfiye memurunun yetkisini sadece borç ödeme ile sınırlı görmek; m.291 alacakların toplanmasını ve gerekirse yargı yolunu da kapsar.
  • Tasfiye sürecinde yeni iş almayı, faaliyet dönemi işlerinin tamamlanmasıyla aynı yetki çerçevesinde saymak; yeni işler yalnızca tasfiyeye yardımcı ve uzun süreli olmayan türden olabilir.
  • Tasfiye memurunun şirketi dış ilişkide temsil yetkisini, maddenin tanıdığı yetkiyle karıştırmak; temsil ve atanma ayrı maddelerde düzenlenmiştir.
  • Tasfiye memurunun yetkisini sadece ortakların kararına bağlı görmek; m.291 genel yetkiyi doğrudan tanır, ancak sınırları diğer maddelerce belirlenir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Tasfiye memurunun acele hallerde dava açma yetkisinin, m.291'deki alacakları yargı yoluyla alma yetkisi kapsamında değerlendirilmesi ve davanın reddinin hatalı kabul edilmesi gerektiği yönünde görüşler benimsenmiştir. (11. Hukuk Dairesi, 2022/230 E., 2023/3449 K., 01.06.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Tasfiye memurunun yetkisini kullandığını ileri süren taraf, bu sıfatı ve atanma biçimini (sözleşme, ortak kararı, mahkeme kararı ve ticaret siciline tescil) ispatlamakla yükümlüdür.
  • İşlemin tasfiye amacına yönelik olduğunu iddia eden taraf, bu iddiayı işlemin niteliğine ilişkin belgelerle ispat eder; örneğin faaliyet döneminden kalan bir sözleşmeye dayanan tahsilat veya borç ödemesi belgeleri.
  • Tasfiye amacı dışında yapıldığını ileri süren karşı taraf, işlemin tasfiyeyle ilgisini çürütmekle yükümlüdür; bu durumda ilgili yazışma ve ortak kararları delil olarak kullanılabilir.
  • Tasfiye memurunun kendi eylemlerinden doğan zarar nedeniyle açılan davada, zararın ve nedensellik bağının ispatı davacıya aittir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun m.286: Tasfiye memurlarının basiretli iş adamı gibi davranma ve tasfiyeyi en kısa sürede bitirme yükümlülüğünü düzenler; m.291 yetkilerinin kullanılış biçimini belirler.
  • 6102 sayılı Kanun m.287: Tasfiye memurlarının başlangıç envanteri ve bilanço düzenleme yükümlülüğünü içerir; m.291'deki varlıkları paraya çevirme ve net varlığı elde etme yetkilerinin ön adımıdır.
  • 6102 sayılı Kanun m.288: Tasfiye memurlarının tasfiye defterlerini tutma yükümlülüğünü düzenler; m.291'deki işlemlerin izlenebilirliğini sağlar.
  • 6102 sayılı Kanun m.294: Varlıkların satış usulünü ve ortakların oybirliğiyle satış biçimini belirler; m.291'deki paraya çevirme yetkisinin sınırını çizer.
  • 6102 sayılı Kanun m.295: Toptan satış için ortakların oybirliğini veya mahkeme kararını şart koşar; m.291'deki genel yetkinin sınırlandığı bir hâldir.
  • 6102 sayılı Kanun m.269: Tasfiye halindeki şirketin tüzel kişiliğinin ehliyetinin tasfiye amacıyla sınırlı olarak devam ettiğini düzenler; m.291 yetkilerinin kapsamını bu sınır belirler.

Süreler

SüreMaddeHüküm
bir aym.289Ortaklar bir ay içinde mahkemeye başvurarak itiraz etmezlerse, bilanço kesinleşir.

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

2 karar
  1. 11. Hukuk Dairesi, 2022/230 E., 2023/3449 K., 01.06.2023
    İlgili madde: m.291
  2. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2017/1050 E., 2019/180 K., 06.03.2019
    İlgili madde: m.286

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 6. Adi, Kollektif, Komandit Şirket bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış