VUK › Mükellefin ödevleri › Bildirmeler

İşe başlama ve değişiklikler

VUK m.153–159Vergi ve Vergi Usul HukukuSon değişiklik: 28.07.2024 (m.153/A)

Kısaca

VUK m.153, işe başlama bildirimini kimlerin, hangi hallerde vergi dairesine yapacağını düzenler: vergiye tabi ticaret ve sanat erbabı, serbest meslek erbabı, kurumlar vergisi mükellefleri ile kolektif ve adi şirket ortakları ile komandit şirketlerin komandite ortakları.

Kapsam

Bu konu, Vergi Usul Kanunu m.153–159 hükümlerini kapsar.

VUK m.153 — İşe başlamayı bildirme

Madde, işe başlama bildirimini kimlerin, hangi hallerde vergi dairesine yapacağını düzenler: vergiye tabi ticaret ve sanat erbabı, serbest meslek erbabı, kurumlar vergisi mükellefleri ile kolektif ve adi şirket ortakları ile komandit şirketlerin komandite ortakları. Ticaret sicili memurluklarının, kurumlar vergisi mükellefi olup Türk Ticaret Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca tescil için başvuran mükelleflerin başvuru evraklarının bir suretini vergi dairesine yazılı veya elektronik ortamda intikal ettirmesini ve bu durumda bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmiş sayılmasını da düzenler. Bildirimin içeriğini, bildirim süresini, bildirimin yapılacağı vergi dairesinin belirlenmesini ve bildirim yapılmamasının yaptırımını düzenlemez; bunlar Vergi Usul Kanunu'nun usulsüzlük ve bildirim hükümlerinde yer alır (m.117 ve m.114 kapsamındaki diğer düzenlemeler). Ticaret sicili memurlarının elektronik intikal usul ve esaslarını da bu madde kendisi belirlemez, Maliye Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı müştereken belirler. Vergi mükellefiyetinin başlangıcı ve vergi kanunlarındaki diğer yükümlülükler madde kapsamında değildir.

İşe başlamayı bildirme: hangi kavramlar bilinmeli?

İşe başlama bildirimi
Mükellefiyetin doğduğu, yani faaliyete başlanan tarihin vergi dairesine bildirilmesi işlemidir. Maddede bildirim süresi veya biçimi yer almaz; bunlar ilgili usul hükümlerinden okunur.
Vergiye tabi ticaret ve sanat erbabı
Gelir Vergisi Kanunu anlamında ticari veya zirai faaliyet yahut sanat faaliyeti yürüten ve vergiye tabi kazanç elde eden gerçek kişilerdir. Bu kişiler serbest meslek erbabından ayrı olarak sayılmıştır.
Serbest meslek erbabı
Serbest meslek faaliyeti yürüten gerçek kişilerdir. Madde bu kategoriyi ticaret ve sanat erbabından ayrı bir bent olarak sayar.
Komandite ortak
Komandit şirkette sınırlı sorumlu ortaktır. Madde yalnızca komandite ortakları bildirim yükümlüsü sayar; komanditer ortakların bu bentte ayrıca anılması, komandit şirketin kendisinin de maddenin kapsamında olduğunu göstermez.
Ticaret sicili memurluğu
Tescil işlemlerini yürüten memurluktur. Ek fıkra uyarınca, kurumlar vergisi mükellefi olup tescil için başvuran mükelleflerin başvuru evrakının bir suretini vergi dairesine intikal ettirir.
Başvuru evrakı intikali
Ticaret sicili memurluğunun, tescil başvurusuna ait evrakın bir suretini ilgili vergi dairesine yazılı veya elektronik ortamda göndermesidir. Bu intikal, mükellefin işe başlama bildirimi yerine geçer.

İşe başlamayı bildirme: hangi şartlar aranır?

  • Kişinin, 153. maddenin birinci fıkrasındaki kategorilerden birine girmesi gerekir: vergiye tabi ticaret veya sanat erbabı, serbest meslek erbabı, kurumlar vergisi mükellefi ya da kolektif veya adi şirketin ortağı ya da komandit şirketin komandite ortağı olmalıdır.
  • Kişi bu sıfatla işe başlamış olmalıdır; yani faaliyete başlanmış olmalıdır. Madde yalnızca 'işe başlayanları' kapsar, faaliyet öncesi hazırlık işlemlerini kapsamaz.
  • Kurumlar vergisi mükellefi için ek bir yol öngörülmüştür: Ticaret sicili memurluğu tescil başvurusunda bulunan kurumlar vergisi mükellefinin başvuru evrakını vergi dairesine intikal ettirirse, bu mükellef bakımından bildirim yükümlülüğü yerine getirilmiş sayılır.
  • Ticaret sicili memurluğu intikal yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmelidir. Yerine getirmezse usulsüzlük cezası hükümleri ticaret sicili memurları hakkında uygulanır.
  • Elektronik intikal yapılacaksa, usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca müştereken belirlenmiş olmalıdır.

İşe başlamayı bildirme: hangi sonuçları doğurur?

  • Maddede sayılan kişi işe başladığında bildirim yükümlülüğü doğar ve bu yükümlülük vergi dairesine bildirimle yerine getirilir.
  • Kurumlar vergisi mükellefi tescil için başvurduğunda ve ticaret sicili memurluğu başvuru evrakının bir suretini vergi dairesine intikal ettirdiğinde, mükellefin bildirim yükümlülüğü yerine getirilmiş sayılır.
  • Ticaret sicili memurluğu bu intikali süresinde yapmazsa, işe başlamanın zamanında bildirilmemesine ilişkin usulsüzlük cezası ticaret sicili memurları hakkında uygulanır.
  • Maddede sayılmayan kişiler (örneğin komanditer ortaklar, anonim şirket ortakları) bu madde uyarınca işe başlama bildirimi yükümlüsü değildir.
  • Elektronik intikalin usul ve esasları, Maliye Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca müştereken belirlenir; madde bu esasların içeriğini kendisi düzenlemez.

Ticaret ve sanat erbabı ile serbest meslek erbabı arasındaki fark nedir?

Vergiye tabi ticari veya sanat faaliyeti yürüten gerçek kişiler, birinci bentte sayılır.

Serbest meslek faaliyeti yürüten gerçek kişiler, ikinci bentte ayrıca sayılır.

İki kategori ayrı bentlerde sayıldığı için her biri kendi sıfatıyla bildirim yükümlüsüdür. Madde iki grup arasında bildirim bakımından bir ayrım yapmaz.

Kurumlar vergisi mükellefi (genel hal) ile kurumlar vergisi mükellefi (ticaret sicili intikali hali) arasındaki fark nedir?

Kurumlar vergisi mükellefi, işe başladığında kendisi vergi dairesine bildirimde bulunur (üçüncü bent).

Tescil için başvuran kurumlar vergisi mükellefinin başvuru evrakı ticaret sicili memurluğunca vergi dairesine intikal ettirilirse, mükellef ayrıca bildirim yapmaz.

Ticaret sicili intikali yapıldığında mükellefin bildirim yükümlülüğü yerine getirilmiş sayılır. Intikal yapılmadığında mükellef bildirim yükümlülüğünden kurtulmaz; ticaret sicili memurluğu hakkında ise usulsüzlük cezası uygulanır.

Kolektif ve adi şirket ortağı ile komandit şirketin komandite ortağı arasındaki fark nedir?

Kolektif ve adi şirketlerde ortaklar, şirketin ortağı olarak dördüncü bentte bildirim yükümlüsüdür.

Komandit şirkette yalnızca komandite ortaklar bildirim yükümlüsüdür; komanditer ortaklar bu bent kapsamında sayılmamıştır.

Komandit şirketin ortakları arasında bildirim yükümlülüğü yalnızca komandite ortaklara yüklenmiştir. Komanditer ortağın bu madde uyarınca bildirim yükümü yoktur.

İşe başlamayı bildirme: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Komanditer ortağı da komandite ortak gibi bu madde kapsamında bildirim yükümlüsü saymak; madde yalnızca komandite ortakları sayar.
  • Ticaret sicili intikalinin bildirim yükümlülüğünü tamamen ortadan kaldırdığını, intikal yapılmasa bile mükellefi sorumsuz saymak; intikal yapılmadığında mükellef yükümlülüğünden kurtulmaz.
  • Anonim şirket ortaklarını veya tüm kurumlar vergisi mükelleflerini maddede sayılan bildirim yükümlüsü gibi değerlendirmek; ilgili kategoriler sınırlıdır ve kurumlar vergisi mükellefi için ayrıca yalnızca ticaret sicili intikali kuralı bulunur.
  • Ticaret sicili memurluğunun ek fıkrada öngörülen intikal yükümlülüğünü, sadece bir idari işlem sayarak yaptırımsız görmek; süresinde yerine getirilmemesi usulsüzlük cezasına bağlanmıştır.
  • Ek fıkranın 2016 değişikliğinden önceki metnine dayanarak elektronik intikali kapsam dışı saymak; 15/7/2016 tarihli değişiklikle elektronik ortamda intikal açıkça düzenlenmiştir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Ticaret sicili memurluğunun intikal yükümlülüğü, mükellefin bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırdığından, uygulamada bu intikalin varlığı ilgili vergi dairesi kayıtlarında aranmaktadır. (3. Daire, 2023/9760 E., 2025/3827 K., 10.10.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Kurumlar vergisi mükellefinin, ticaret sicili intikali üzerine bildirim yükümlülüğünün yerine getirildiğini ileri sürmesi halinde, bu iddiasını ticaret sicili kayıtlarına ve intikal evrakına dayanarak ispat eder.
  • Vergi dairesi, mükellefin işe başlama bildiriminde bulunmadığını ileri sürerse, bildirimin yapılmadığını ve ticaret sicili intikalinin de gerçekleşmediğini ilgili kayıt ve evraklarla göstermek zorundadır.
  • Ticaret sicili memurluğunun intikali süresinde yapmadığı iddiasında, usulsüzlük cezasının uygulanması için intikalin zamanında yapılmadığının vergi dairesi tarafından ortaya konması gerekir.
  • Komandit şirket ortağının bu madde kapsamında olup olmadığı, ortağın sıfatının (komandite veya komanditer) tescil kayıtlarıyla ispatlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 213 sayılı Kanun m.117: Ek fıkrada anılan usulsüzlük cezası hükümlerinin dayanağıdır; işe başlamanın zamanında bildirilmemesi bu hükümler kapsamında yaptırıma bağlanır. Metinde açıkça anılmamakla birlikte bu bağlantı zorunludur. Ancak atıf numarasını doğrulamadan kullanılmamalıdır.
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu: Ek fıkradaki 'Türk Ticaret Kanununun 27 nci maddesi' atfının kaynağıdır; tescil için başvuru yapılan hükmü belirler. Kanunun tamamı değil bu madde kastedilmektedir.

VUK m.153/A — Teminat uygulaması

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesi, başkaca ticari, zirai veya mesleki faaliyeti bulunmayan ve münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiği vergi incelemesiyle tespit edilen kişiler adına yeni mükellefiyet tesisinin şartlarını, bu şartların sağlanmaması hâlinde alınacak teminatı, teminatın iadesini, teminatın paraya çevrilmesini ve sahte belge düzenleme fiiline iştirak eden meslek mensupları hakkındaki geçici mesleki faaliyetten alıkoyma ile meslekten çıkarma yaptırımlarını düzenler. Kişi bakımından, ticari şirket yönetici ve ortakları, adi ortaklık ortakları, şahıs işletmesi sahipleri, serbest meslek erbapları ve tüzel kişiliği olmayan teşekkül idarecileri gibi ilgili kişileri kapsar. Mükellefiyetin terkin edilmesinin usulünü (m.160), sahte belge düzenleme suçunu (m.359) ve vergi borcunun tahsil usulünü (6183 sayılı Kanun) düzenlemez; bunlar başka hükümlerde yer alır. Ayrıca 3568 sayılı Kanun'daki meslek mensupluğu disiplin usulü bu maddenin kapsamı dışındadır.

Teminat uygulaması: hangi kavramlar bilinmeli?

Mükellefiyet tesisi
Vergi dairesinin kişiyi vergi yükümlüsü olarak kayda alması işlemidir. Bu madde, sahte belge amaçlı kayıtlarda yeni mükellefiyetin, ilgili kişilerin teminat göstermesine bağlanmasını düzenler.
İşe başlama bildirimi
Bir faaliyete başlandığını vergi dairesine bildiren işlemdir. Madde uyarınca, mükellefiyeti terkin edilenler adına yeniden mükellefiyet tesis edilebilmesi için ilgili kişilerin bu bildirimi yapması ve teminat göstermesi gerekir.
Terkin
Mükellefiyet kaydının vergi dairesince silinmesidir. Madde, sahte belge düzenleme amacıyla kayıt tesis ettirenlerin mükellefiyetinin terkin edildiği hâlleri konu alır.
Teminat
Maddede belirtilen sahte belgelerde yer alan toplam tutarın yüzde on oranında gösterilen güvencedir. Teminatın tutarı, sahte belgenin nev'ine göre 6183 sayılı Kanun'un 10. maddesi birinci fıkra (1), (2) ve (3) bentlerindeki belgelerle sınırlıdır.
Müşterek ve müteselsil sorumluluk
Mükellefin vergi borcundan ilgili kişinin de birlikte ve tamamen sorumlu tutulmasıdır. Üçüncü fıkra uyarınca, altmış günlük süre içinde şartlar yerine getirilmez ve statü sona erdirilmezse bu sorumluluk doğar.
Geçici mesleki faaliyetten alıkoyma
Sahte belge düzenleme fiiline iştirak eden 3568 sayılı Kanun kapsamındaki meslek mensubuna uygulanan üç yıllık yaptırımdır. Fiilin münhasıran ya da fiile iştirakle işlenmesine göre ayrım yapılır.

Teminat uygulaması: hangi şartlar aranır?

  • Mükellefiyeti vergi incelemesine yetkili kişilerce düzenlenen raporla sahte belge amaçlı olduğu tespit edilmiş ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediği raporda belirtilmiş olmalıdır.
  • Mükellefiyet kaydının vergi dairesince terkin edilmiş olmalıdır.
  • İşe başlama bildiriminde bulunan kişi, birinci fıkrada sayılan kişilerden biri olmalıdır: serbest meslek erbabı, şahıs işletmesi sahibi, adi ortaklık ortağı, ticaret şirketinde şirket, kanuni temsilci, yönetim kurulu üyesi, asgari yüzde on sermaye sahibi, ya da bunların ortağı veya yönetiminde bulunduğu teşebbüs ya da tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare eden kişi, veya raporda fiilin işlenmesinde bilfiil bulunduğu tespit edilen kişi.
  • Mükellefiyet tesis edilebilmesi için, işe başlama bildiriminde bulunanların ve mükellefiyeti terkin edilenlerin tüm vergi borçlarının ödenmiş olması şarttır.
  • Sahte belgelerde yer alan toplam tutarın yüzde on tutarında teminat verilmiş olmalıdır; bu tutar, 6183 sayılı Kanun'un 10. maddesi birinci fıkra (1), (2) ve (3) bentlerindeki nev'iden düzenlenmiş belgelerde, güncel tutar esas alınarak belirlenen alt ve üst sınır arasında olmalıdır.
  • Teminat, mükellefiyet tesisi öncesinde, işe başlama bildirimiyle birlikte gösterilmelidir.

Teminat uygulaması: hangi sonuçları doğurur?

  • Birinci fıkradaki şartlar sağlanırsa, ilgili kişiler adına mükellefiyet tesis edilebilir.
  • Şartların sağlanmaması hâlinde mükellefiyet tesis edilmez ve işe başlama bildirimi kabul edilmez.
  • Üçüncü fıkraya göre altmış gün içinde şartlar yerine getirilmez ve statü devam ettirilirse, teminat isteme tarihindeki tüm tahakkuk etmiş vergi borçları mükellef ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu kişilerden takip ve tahsil edilir.
  • Altmış gün içinde statü sona erdirilmek üzere yasal girişim başlatılmış ve muteber vesikalarla ispat edilmişse, bu mükellefler müşterek ve müteselsil sorumluluğa tutulmaz.
  • Altmış günden sonra statünün sona erdirilmesi hâlinde alınmış teminat, talep üzerine, başka vergi borcu yoksa iade edilir.
  • Teminatın alındığı tarihten sonra tahakkuk eden ve süresinde ödenmeyen vergi borçları teminatın yüzde onunu aşarsa, teminat paraya çevrilerek 6183 sayılı Kanun'un 47. maddesi uyarınca borçlara mahsup edilir ve teminat tamamlattırılır.
  • Meslek mensubu fiile iştirak ederse üç yıl geçici mesleki faaliyetten alıkonur; fiilin tekrar işlenmediği anlaşılırsa, tekrar faaliyete girmek için bir ay içinde teminat istenir.
  • Fiil beşinci fıkra kapsamında tespit edilirse, meslek mensubu hakkında meslekten çıkarma cezası uygulanır.
  • Teminat iadesinde ve yaptırımlarda 3568 sayılı Kanun'daki usuller uygulanır.
  • Sahte belge düzenleme fiilini işleyenler, sahte veya yanıltıcı belge kullanımı hariç, Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslara göre duyurulur; bu duyurular vergi mahremiyetinin ihlali sayılmaz.

Birinci fıkra kapsamı ile dördüncü fıkra kapsamı arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra, mükellefiyeti terkin edilen ve raporla sahte belge amaçlı tespit edilen kişiler için yeni mükellefiyette teminat koşulunu düzenler.

Dördüncü fıkra, birinci fıkrada sayılanlar dışında, 359. madde kapsamındaki fiili işlediği kesinleşen kişilerden ve tüzel kişilik bünyesinde işlenen fiillerde ilgililerden teminat istenmesini düzenler.

Birinci fıkrada yeni mükellefiyet için tam ödeme ve teminat şartı aranır; dördüncü fıkrada ise vergi dairesinin ıttılaı ve yazılı talep üzerine altmış gün içinde teminat gösterilmesi istenir.

Adi ortaklık ile ticaret şirketi ortak ve yöneticileri arasındaki fark nedir?

Adi ortaklıkta her ortak, birinci fıkrada doğrudan sayılmıştır.

Ticaret şirketinde yalnız şirket, kanuni temsilci, yönetim kurulu üyesi ve asgari yüzde on sermayeye sahip kişiler sayılmıştır.

Ticaret şirketinde sayılan kişi dışında kalan ortaklar bakımından bu madde teminat yükümlülüğü doğurmaz.

Meslek mensubu ile diğer ilgili kişiler arasındaki fark nedir?

3568 sayılı Kanun kapsamındaki meslek mensupları, beşinci ve altıncı fıkraya göre fiile iştirak etmeleri hâlinde yaptırıma tabi tutulur.

Diğer ilgili kişiler, fiilin münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla işlenmiş olmasına bağlı olarak teminat yükümlülüğü altına girer.

Meslek mensubu için geçici mesleki faaliyetten alıkoyma ya da meslekten çıkarma yaptırımı uygulanır; diğer kişiler için teminat ve mükellefiyet sonuçları doğar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Teminat tutarının sınırları, güncel yeniden değerleme ile belirlenen tutarlar esas alınarak hesaplanır; madde metnindeki taban tutarlar bu hesapta doğrudan kullanılmamalıdır.

Nasıl ispat edilir?

  • Mükellefiyetin sahte belge amaçlı tesis edildiğini, vergi incelemesine yetkili kişilerce düzenlenen rapor ile vergi idaresi ispat eder.
  • Teminat gösterme yükümlülüğünün yerine getirildiğini ilgili kişi, teminat makbuzu veya banka teminat mektubu gibi belgelerle ispat eder.
  • Altmış günlük süre içinde statü sona erdirilmek üzere girişim başlatıldığını, ilgili mükellef muteber vesikalarla ispat eder; aksi hâlde müşterek ve müteselsil sorumluluk doğar.
  • Fiilin tekrar işlenmediğini vergi idaresi, süre sonunda tespit eder; işlendiği iddiası vergi idaresinin rapor ile ispatına bağlıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6183 sayılı Kanun m.10: Teminat tutarının hesabında esas alınan belge nev'ini belirler; birinci fıkra (1), (2) ve (3) bentleri teminatın kapsamını çizer.
  • 6183 sayılı Kanun m.47: Teminat paraya çevrildiğinde borçlara mahsup usulünü düzenler.
  • 213 sayılı Kanun m.160: Mükellefiyetin terkininin usulünü düzenler; üçüncü fıkrası, fiilin işlendiğinin tespiti hâlinde mükellefiyetin terkinini bu maddeye bağlar.
  • 213 sayılı Kanun m.359: Sahte belge düzenleme ve kullanma fiillerini tanımlar; teminatın iadesi ve yaptırım bu fiillerin işlenip işlenmediğine bağlanmıştır.
  • 3568 sayılı Kanun: Serbest muhasebeci mali müşavirlik meslek mensuplarının disiplin ve meslekten çıkarma usullerini düzenler; geçici alıkoyma ve meslekten çıkarma yaptırımlarında uygulanır.

VUK m.154 — Tüccarlarda işe başlamanın belirtileri

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 154. maddesi, tüccarlar bakımından "işe başlama" anının hangi hallerde gerçekleştiğini belirler. Bu tespit, vergi yükümlülüklerinin başlangıcı bakımından kullanılacak bir ölçüttür. Madde, iş yeri açma, ticaret siciline veya mesleki bir teşekkülle kaydolma ve basit usulde vergilendirilen tüccarlar için işle bilfiil uğraşmaya başlama hallerini sayar. Madde, işe başlama tarihinin hangi belgeyle ispatlanacağını, işletmenin tescil veya ilan süresini ve tacir sıfatının kazanılmasını düzenlemez; bunlar Türk Ticaret Kanunu'nun tacir ve tescil hükümlerinde yer alır. Ayrıca maddenin gerçek kişi ile tüzel kişi tacirler arasında bir ayrım yapmadığı, ancak kapsamının yalnızca tüccarlarla sınırlı olduğu anlaşılmalıdır.

Tüccarlarda işe başlamanın belirtileri: hangi kavramlar bilinmeli?

İşe başlama
Tüccar için vergi bakımından faaliyetin başladığı an olup madde 154'te üç hal sayılarak belirlenir. Bu üç halden birinin gerçekleşmesi yeterlidir.
İş yeri açma
Belli bir yerde bilfiil ticari veya sınai faaliyete geçilmesidir. Bir yerin tutulmuş olması ya da içinde tertibat ve tesisat yapılıyor olması tek başına iş yerinin açıldığını göstermez.
Ticaret siciline veya mesleki teşekküle kayıt
İş yeri açılmamış olsa bile tüccarın ticaret siciline ya da mesleki bir teşekküle kaydolmasıdır. Bu hal tek başına işe başlama sayılır; ayrıca faaliyetin fiilen yürütülmesi aranmaz.
Basit usulde tespit edilen kazanç
Kazancın basit usulde belirlendiği tüccarlar bakımından işe başlamanın ölçütü, işle bilfiil uğraşmaya başlanmasıdır. Bu hal için bir iş yeri açılması zorunlu değildir.

Tüccarlarda işe başlamanın belirtileri: hangi şartlar aranır?

  • Tüccar sıfatının bulunması ve bir iş yeri açılması halinde, o yerde belli bir ticari veya sınai faaliyetin bilfiil başlatılmış olması gerekir.
  • Bir yerin yalnızca tutulmuş olması veya içinde tertibat ve tesisat yapılıyor olması işe başlama sayılmaz; olumsuz koşul olarak bu durumların bulunmaması gerekir.
  • İş yeri açılmamış olsa bile tüccarın ticaret siciline ya da mesleki bir teşekküle kaydolması, işe başlama için yeterli bir hal olarak aranır.
  • Kazançları basit usulde tespit edilen tüccarlar bakımından işle bilfiil uğraşmaya başlanmış olması gerekir.

Tüccarlarda işe başlamanın belirtileri: hangi sonuçları doğurur?

  • Üç halden herhangi biri gerçekleştiğinde tüccar için işe başlama gerçekleşmiş sayılır.
  • İş yeri açılmış ise, o yerde bilfiil ticari veya sınai faaliyete geçilmesiyle işe başlama gerçekleşir.
  • Yalnızca yerin tutulması veya tertibat ve tesisat yapılması işe başlama sonucunu doğurmaz.
  • Ticaret siciline veya mesleki teşekküle kayıt yapılmışsa, iş yeri açılmamış olsa bile işe başlama gerçekleşir.
  • Kazancı basit usulde tespit edilen tüccar, işle bilfiil uğraşmaya başladığında işe başlamış sayılır.
  • Maddede sayılan hallerin hiçbiri gerçekleşmemişse işe başlama sonucu doğmaz.

İş yeri açma ile hazırlık işlemleri arasındaki fark nedir?

Belli bir yerde bilfiil ticari veya sınai faaliyete geçilmesi iş yeri açma sayılır.

Yerin tutulması, tertibat ve tesisat yapılması gibi hazırlık işlemleri iş yeri açma sayılmaz.

Hazırlık aşamasındaki harcamalar işe başlama tarihini kaydırmaz; işe başlama tarihi fiilî faaliyetin başladığı andır.

Ticaret siciline / mesleki teşekküle kayıt / Fiilî faaliyet: fark nedir?

Sicil veya mesleki teşekküle kayıt, iş yeri açılmamış olsa bile işe başlama sayılır.

Fiilî faaliyete geçilmesi iş yeri açma yoluyla gerçekleşir.

Kayıt yapılmışsa faaliyet fiilen başlamamış olsa da madde 154 bakımından işe başlama gerçekleşmiş olur.

Basit usul ile diğer tüccarlar arasındaki fark nedir?

Kazancı basit usulde tespit edilen tüccarlar için işle bilfiil uğraşmaya başlamak yeterli kabul edilir.

Diğer tüccarlar bakımından madde yalnızca iş yeri açma ve kayıt hallerini sayar.

Basit usulde kazanç tespit edilen tüccarda iş yeri açılmadan da işe başlama gerçekleşebilir.

Tüccarlarda işe başlamanın belirtileri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Bir yerin kiralanmasını veya tesisat kurulmasını iş yeri açma saymak; maddenin açık hükmüne göre bu işlemler işe başlamayı göstermez.
  • İş yeri açılmadan yapılan ticaret siciline veya mesleki teşekküle kaydı, fiilî faaliyet olmadığı gerekçesiyle işe başlama saymamak; madde 154/2 bu halde işe başlamayı kabul eder.
  • Basit usulde kazanç tespit edilen tüccar için iş yeri açılmasını aramak; madde 154/3 bu halde işle bilfiil uğraşmanın yeterli olduğunu öngörür.
  • Bilfiil faaliyet ile hazırlık işlemlerini karıştırmak; işe başlama tarihi fiilî faaliyetin başladığı andır.
  • Madde 154'ü tacir sıfatının kazanılması ile aynı şey saymak; madde yalnızca vergi bakımından işe başlamayı düzenler.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • İş yerinin açılıp açılmadığı, yerin fiilen ticari faaliyette kullanılıp kullanılmadığına bakılarak belirlenmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/184 E., 2024/77 K., 14.02.2024; 4. Daire, 2016/10735 E., 2020/3953 K., 19.10.2020)

Nasıl ispat edilir?

  • İşe başlama tarihini ileri süren tarafın, iş yerinde bilfiil faaliyete geçildiğini ispatlaması gerekir; bu ispat yükü iddiayı ileri süren tarafa aittir.
  • İş yeri açılması iddiası, faaliyeti gösteren fatura, sevk irsaliyesi, işyeri kira ve ruhsat belgeleri, personel kayıtları ve banka hareketleriyle ispatlanabilir.
  • Ticaret siciline veya mesleki teşekküle kayıt iddiası, sicil kaydı ve teşekül kayıt belgesiyle ispatlanır; bu belgeler resmi kayıt olduğu için kayıt tarihini kesin olarak gösterir.
  • Yalnızca yer kiralanmış veya tesisat yapılmış olduğunu öne süren mükellef, bu hazırlıkların faaliyete geçilmediğini karşı taraf lehine ispatlamak zorunda değildir; ancak faaliyetin başladığını ileri süren taraf bunu ispatlamalıdır.
  • Basit usul iddiasında, işle uğraşmaya başlandığı tarihi gösteren belgeler ve kayıtlar ispat aracıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.177: Basit usulde vergilendirmenin sınırlarını düzenler; madde 154/3 bakımından basit usul tespitinin hangi kazanç üzerinden yapıldığını belirlemek için gerekir.
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.12: Tacir sıfatının kazanılmasını düzenler; VUK 154'teki işe başlama halleri, tacirlik sıfatının ortaya çıktığı andan ayrı bir vergi kavramıdır ancak tacir kavramına bağlıdır.
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.40: Ticaret siciline tescil ve ilan yükümlülüğünü düzenler; madde 154/2'deki kayıt halinin hukuki çerçevesini oluşturur.

VUK m.155 — Serbest meslek erbabında işe başlamanın belirtileri

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 155. maddesi, serbest meslek erbabının mesleki faaliyete "işe başlama" anını belirleyen halleri düzenler. Madde, özel iş yeri açmayı, mesleki alamet asmayı, mesleki faaliyeti ilan etmeyi ve mesleki teşekküle kaydolmayı sayar; mesleki teşekküle kaydolanların bilfiil faaliyette bulunmayacaklarını bildirimlerinde açıklamalarını da öngörür. Hüküm serbest meslek erbabı bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: serbest meslek erbabının tanımı (4369 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun ilgili maddesi kapsamında yer alan genel tanım ile 5510 sayılı... değil; yalnız 5806 sayılı... değil) ve bunun dışındaki tacir ya da esnaf ayrımı (Ticaret Kanunu ve esnaf mevzuatı), faaliyetin bildirim yükümlülüğü ve süresi (VUK m.160 ve m.161), faaliyetin sona ermesi ve bildirimi (VUK m.155 dışında, ilgili usul hükümleri).

Serbest meslek erbabında işe başlamanın belirtileri: hangi kavramlar bilinmeli?

İşe başlama
Serbest meslek erbabının mesleki faaliyetine fiilen başladığını gösteren, madde metninde sayılan hallerden birinin gerçekleşmesidir. Maddede sayılan hallerden birinin varlığı, faaliyetin fiilen icrasını beklemeksizin işe başlamayı gösterir.
Serbest meslek erbabı
Bir hizmet akdine dayanmadan, kendi kişisel sorumluluğu altında mesleki faaliyette bulunan kişidir. Madde bu kişilerin işe başlama anını belirlemek için kullanılır.
Mesleki teşekkül
Serbest meslek erbabının kayda alındığı meslek kuruluşudur. Kayıt, maddenin dördüncü bendinde işe başlama sayılır; kayıtlı kişinin bilfiil faaliyette bulunmaması ayrı bir bildirim konusu olur.
Mesleki alamet
Çalışılan yerde mesleki faaliyette bulunulduğunu gösteren tabela, levha ve benzeri işaretlerdir. Maddenin ikinci bendi kapsamında, alameti asmak tek başına işe başlama sayılır.

Serbest meslek erbabında işe başlamanın belirtileri: hangi şartlar aranır?

  • Kişinin serbest meslek erbabı sıfatı taşıyor olması gerekir; hüküm yalnız bu sıfat bakımından uygulanır.
  • Maddede sayılan dört halden en az birinin gerçekleşmiş olması gerekir: özel iş yeri açma, mesleki alamet asma, sürekli mesleki faaliyet ilanı yapma veya mesleki teşekküle kaydolma.
  • Mesleki teşekküle kaydolan kişi, görevi veya durumu gereği bilfiil faaliyette bulunmayacaksa bu durumu bildirimde açıklamalıdır.

Serbest meslek erbabında işe başlamanın belirtileri: hangi sonuçları doğurur?

  • Maddede sayılan hallerden birinin gerçekleşmesi, serbest meslek erbabı için işe başlama sayılır ve buna bağlı vergi yükümlülükleri doğar.
  • Mesleki teşekküle kaydolan ancak görevi veya durumu gereği bilfiil faaliyette bulunmayan kişi, bildiriminde bunu açıklar; bu açıklama faaliyetsizliğin kayda geçmesini sağlar.
  • Madde metnindeki hallerden hiçbiri gerçekleşmemişse işe başlama kabul edilmez; ancak bu sonuç, madde metninde açıkça yazılmamış, sadece sayılan hallerden hareketle çıkarılmıştır.

Özel iş yeri açma ile alamet asma arasındaki fark nedir?

Muayenehane, yazıhane, atelye gibi özel iş yeri açmak (birinci bent) ya da çalışılan yere tabela, levha asmak (ikinci bent).

Mesleki faaliyetin fiilen yürütülmesi; madde bu hallerde faaliyetin sonucunu değil, işe başlamanın göstergesini aramaktadır.

Bu hallerin gerçekleşmesi işe başlama sayılır; faaliyetin ayrıca yürütülmüş olması gerekmez.

Mesleki teşekküle kayıt ile bilfiil faaliyet arasındaki fark nedir?

Mesleki teşekküle kaydolmak (dördüncü bent) işe başlama sayılır.

Kayıtlı kişilerden görevi veya durumu gereği bilfiil faaliyette bulunmayacak olanlar bildirimde bunu açıklar.

Kayıt tek başına işe başlama sayılır; bilfiil faaliyetsizlik ise bildirimde belirtilerek ayrıca kayda alınır.

Sürekli ilan ile tabela benzeri alamet arasındaki fark nedir?

Her ne şekilde olursa olsun devamlı olarak mesleki faaliyette bulunulduğunu gösteren ilan (üçüncü bent).

Çalışılan yere asılan alamet (ikinci bent); fiziksel yer ile bağlantılıdır.

İlan şekli serbesttir; hangi araçla yapıldığı önemli değildir, yeter ki devamlılık ve mesleki nitelik taşısın.

Serbest meslek erbabında işe başlamanın belirtileri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Dört bentten yalnız birinin gerçekleşmesini, serbest meslek erbabı olma koşuluna ek olarak iki belirti aranmadan yeterli saymak; ikinci fıkra mantığında serbest meslek erbabı sayılma için çoğu hallerde en az iki belirti aranır.
  • Mesleki faaliyetin fiilen yürütülmüş olmasını işe başlama için aramak; madde faaliyetin başladığını gösteren hallerin varlığına bakar, faaliyetin sonucuna değil.
  • Mesleki teşekküle kaydı olan herkesi bilfiil faaliyette bulunan saymak; görevi veya durumu gereği faaliyetsiz olanların bildirimde bunu açıklaması gerekir.
  • Şahsi sorumluluk altında ve işverene tabi olmaksızın yapılan hizmeti tespit etmeden, sadece belirtilerin varlığıyla serbest meslek faaliyetini kabul etmek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Bir serbest meslek faaliyetinde ikinci bentteki alametin asılması ile dördüncü bentteki kayıt birlikte bulunduğunda, işe başlamanın dört belirtiden birinin varlığı yeterli sayılmaktadır. (3. Daire, 1995/2744 E., 1995/4358 K., 21.12.1995; 3. Daire, 1994/4941 E., 1995/1782 K., 07.06.1995)
  • Rehber, ebe, sünnetçi, sağlık memuru ve arzuhalci gibi meslek sahipleri bakımından madde, işe başlama belirtilerinden en az ikisinin bulunmasını aramakta; belirtilerden yalnız birini taşıyan kişi serbest meslek erbabı sayılmamaktadır. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2019/1516 E., 2020/451 K., 11.03.2020)
  • Serbest meslek faaliyetinin varlığı, işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına verilen hizmetle belirlenmekte; bu nitelik taşıyan kişide işe başlama belirtileri karine olarak değerlendirilmektedir. (4. Daire, 2021/6929 E., 2022/465 K., 02.02.2022)
  • Faaliyeti bırakan mükellefin 155, 160, 161 ve 168. maddelerdeki bildirim yükümlülüğünü süresinde yerine getirmesi gerekmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2019/394 E., 2019/872 K., 13.11.2019)

Nasıl ispat edilir?

  • İşe başlama tarihinin tespitinde, maddede sayılan hallerden birinin gerçekleştiğini ileri süren idare ya da tarafın bu hali ispatlaması gerekir; iş yeri, tabela veya ilan gibi fiziksel ve görünür belgelerle ispat yapılır.
  • Serbest meslek erbabı sıfatının varlığını ileri süren taraf, hizmetin işverene tabi olmaksızın kendi nam ve hesabına verildiğini ispatlamalıdır. (4. Daire, 2021/6929 E., 2022/465 K., 02.02.2022)
  • Kişi, işe başlama belirtilerinden en az ikisinin bulunmadığını ileri sürüyorsa bu iddiayı ispatlamalıdır; belirtilerin birden fazla olması durumunda savunma yükü değişir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2019/1516 E., 2020/451 K., 11.03.2020)
  • Mesleki teşekküle kaydın bulunduğu, ancak bilfiil faaliyet yürütülmediği iddiası, kişinin bildirimde bu durumu açıklamış olmasıyla ispatlanır; açıklama yapılmamışsa iddia zayıflar.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.160: Serbest meslek erbabının işe başlama ve faaliyeti bırakma bildirimlerinin yapılmasına ilişkin usulü düzenler; işe başlama anını belirleyen bu madde ile birlikte uygulanır.
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.161: Bildirimin süresine ve yapılmamasının sonuçlarına ilişkin hükümleri içerir; m.155'te sayılan hallerin gerçekleşmesi üzerine bu süre işler.

VUK m.156 — İş yeri

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 156. maddesi, "işyeri" kavramını tanımlar. Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerlerin örnekleri (mağaza, yazıhane, imalathane, depo, otel, tarla, bağ, dalyan, maden, taş ocağı, inşaat şantiyesi gibi) madde metninde sayılmıştır. Madde, kanunun işyerine bağladığı vergisel ve idari sonuçların hangileri olduğunu belirtmez; bu sonuçlar ilgili maddelerde düzenlenir. Madde, gerçek kişi veya tüzel kişi ayrımı yapmadan her mükellef bakımından yerin işyeri sayılıp sayılmayacağını ölçütle belirler. Madde, işyerinin vergi yükümlülüğünü, bildirim ve defter yükümlülüğünü doğrudan düzenlemez (m.156 kendi sonuçlarını bağlamaz). Mükellefiyetin başlangıcı ve bildirim yükümlülüğü, defter tutma zorunluluğu ve işyeri açılış bildirimi ile ilgili hükümler bu maddede yer almaz. İşyerinin mahiyetine ilişkin vergi ve ticaret hukuku ayrımları (örneğin İİK m.280 kapsamındaki ticari işletme devri) bu maddenin konusu değildir.

İş yeri: hangi kavramlar bilinmeli?

İşyeri
Ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen ya da bu faaliyetlerde kullanılan yerdir. Tanım faaliyetin niteliğine bağlıdır; yerin büyüklüğü, donanımı veya mülkiyetinin kime ait olduğu tanımın unsuru değildir.
Tahsis
Yerin fiilen bir faaliyet için ayrılmış olmasıdır. Tahsis, faaliyetin yerde fiilen yürütülmesi bakımından aranır; yerin hukuki olarak faaliyete ayrılmış olması tek başına yeterli sayılmaz.
Ticari, sınai, zirai veya mesleki faaliyet
Maddenin işyerini belirleyen faaliyet türleridir. Madde bu faaliyetlerin tanımını yapmaz; faaliyetin hangi kanuna göre nitelendiği ayrıca değerlendirilir.

İş yeri: hangi şartlar aranır?

  • Yerin ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyete tahsis edilmiş olması veya bu faaliyette kullanılması gerekir.
  • Yerin söz konusu faaliyetin icrası için fiilen kullanılıyor olması gerekir; faaliyetin yerde yürütüldüğü ortaya konulmalıdır.
  • Faaliyetin ticari, sınai, zirai veya mesleki nitelikte olması gerekir; özel amaçlı kullanım bu kapsamda değerlendirilmez.

İş yeri: hangi sonuçları doğurur?

  • Yer madde kapsamındaki bir faaliyete tahsis edilmiş veya bu faaliyette kullanılıyorsa işyeri sayılır ve buna bağlanan vergisel sonuçlar doğar.
  • Yer yalnızca özel amaçla kullanılıyorsa, madde anlamında işyeri sayılmaz.
  • Madde, işyeri sayılmanın sonuçlarını kendisi düzenlemez; sonuçlar ilgili vergi ve idari hükümlerden doğar.

Fiziki yer ile sanal alan arasındaki fark nedir?

Mağaza, yazıhane, imalathane gibi somut, mekânsal bir yer ile dalyan, maden, taş ocağı gibi arazi üzerindeki yerler madde metninde açıkça sayılmıştır.

İnternet sitesi, alan adı gibi fiziki bir mekâna bağlı olmayan dijital varlıklar madde metninde sayılmamıştır.

Madde metni fiziki yerleri sayar. Dijital bir varlığın işyeri sayılıp sayılmayacağı, kararlarda madde metninin genişletilerek yorumlanmasıyla tartışılmaktadır. Bu nedenle sanal alanın işyeri sayılması madde metninin açık sözüne değil, yorumuna dayanır.

Ticari faaliyet ile özel kullanım arasındaki fark nedir?

Bir faaliyetin ticari, sınai, zirai veya mesleki nitelik taşıması halinde yer, bu faaliyete tahsis edilmiş veya bu faaliyette kullanılmış sayılır.

Yerin yalnızca özel, kişisel amaçla kullanılması halinde madde kapsamına girmez.

Yer madde kapsamına girdiğinde işyeri sayılır; girmediğinde işyeri sayılmaz. Ayrım, yerin fiili kullanım amacına göre yapılır.

İş yeri: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde metnindeki sayılı örnekleri kapalı liste sanmak; madde faaliyet ölçütünü esas aldığı için sayılmayan yerlerin de kapsama girebileceğini gözden kaçırmak.
  • İnternet sitesi gibi dijital varlıkları, madde metninde açıkça yer almadığı halde otomatik olarak işyeri saymak; bu sonuç yorumla ulaşılan bir sonuçtur ve tartışmalıdır.
  • Yerin mülkiyetini veya büyüklüğünü işyeri ölçütü saymak; madde yalnızca faaliyetle bağlantıyı aramaktadır.
  • Yerin fiilen faaliyette kullanılmadığı hallerde yalnızca hukuki tahsisi yeterli saymak; fiili kullanım unsurunun varlığı ayrıca aranmalıdır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Dijital bir ortamın, örneğin bir internet sitesinin, madde anlamında işyeri sayılıp sayılamayacağı tartışmalıdır; kararlarda sitenin ticari faaliyetin yürütüldüğü bir yer olarak değerlendirildiği ve bu nedenle işyeri olarak kabul edildiği görülmektedir. (4. Daire, 2022/1275 E., 2022/4860 K., 20.09.2022; 4. Daire, 2022/829 E., 2022/4863 K., 20.09.2022; 4. Daire, 2022/3112 E., 2022/4861 K., 20.09.2022)
  • Kararlarda, faaliyetin internet üzerinden yürütülmesinin işyeri niteliğini ortadan kaldırmadığı ve ticari kazancın varlığının aranması gerektiği vurgulanmaktadır. (4. Daire, 2022/826 E., 2022/4862 K., 20.09.2022; 4. Daire, 2022/831 E., 2022/4864 K., 20.09.2022)
  • Kararlarda, işyeri kavramının madde metninde sayılan fiziki yerlerle sınırlı tutulmadığı, ticari faaliyetin tahsis edildiği her yerin kapsama alındığı yorumu benimsenmektedir. (4. Daire, 2022/832 E., 2022/4865 K., 20.09.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Yerin işyeri sayılmasını ileri süren taraf, yerin ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyete tahsis edildiğini veya bu faaliyette kullanıldığını ispatlamalıdır.
  • Yerin fiili kullanımı; sözleşme, ruhsat, faaliyet belgesi, tapu kaydı, fotoğraf, keşif ya da tanık beyanı ile ortaya konulabilir.
  • Dijital bir varlığın işyeri sayılması iddiasında, faaliyetin o varlık üzerinden yürütüldüğü ve ticari kazanç elde edildiği ayrıca ispatlanmalıdır.
  • Karşı taraf yerin özel amaçla kullanıldığını ileri sürerse bu savunmasını kullanım amacını gösteren belgelerle ispatlamalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6183 sayılı Kanun: Madde metninde bu kanuna atıf yoktur; ilişki kurulmamıştır.

VUK m.157 — Adres değişikliklerinin bildirilmesi

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 101. maddesinde yazılı bilinen iş yeri adreslerini değiştiren mükelleflerin yeni adreslerini vergi dairesine bildirme yükümlülüğünü düzenler. Madde, mükellefin adres değişikliğini bildirmemesinin hukuki sonucunu düzenlemez; bu sonuç vergi usulü tebligatı ve tebligat hükümleri bakımından başka mevzuatta aranmalıdır. Düzenlemediği konular arasında tebligatın eski adrese yapılıp yapılmayacağı (7201 sayılı Tebligat Kanunu m.35), adres kayıt sistemindeki adrese tebligat (7201 sayılı Tebligat Kanunu m.21/2), vergi ceza hükümleri ve 101. maddede kayıt altına alınacak adreslerin tanımı yer alır. Madde yalnızca 101. maddede bildirilen iş yeri adresleri bakımından uygulanır.

Adres değişikliklerinin bildirilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Bilinen iş yeri adresi
213 sayılı Kanun'un 101. maddesi uyarınca vergi dairesine bildirilmiş olan iş yeri adresidir. Madde 157 yalnızca bu adresler için yeni adres bildirimi yükümlülüğü doğurur.
Adres değişikliği
Mükellefin 101. maddede bildirdiği iş yeri adresinin farklı bir yere taşınmasıdır. Madde metni değişikliğin hangi usulle yapılacağını ve kimin tespit edeceğini belirtmez.
Yeni adres bildirimi
Değişen iş yeri adresinin vergi dairesine yazılı olarak bildirilmesi işlemidir. Madde metni bildirim şeklini ve süresini belirtmez.

Adres değişikliklerinin bildirilmesi: hangi şartlar aranır?

  • Mükellefin 101. maddede yazılı bilinen iş yeri adreslerinden birini değiştirmiş olması gerekir.
  • Değiştirilen adresin, vergi dairesine daha önce bildirilmiş iş yeri adresi olması gerekir.
  • Mükellefin yeni adresini vergi dairesine bildirmesi gerekir; bildirim yükümlülüğü değişiklik sonrasında doğar.

Adres değişikliklerinin bildirilmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Mükellef iş yeri adresini değiştirdiğinde yeni adresini vergi dairesine bildirmekle yükümlüdür.
  • Madde metninde bildirim için süre belirtilmediğinden, bildirimin hangi süre içinde yapılacağı bu maddeden çıkarılamaz.
  • Madde yalnızca bildirim yükümlülüğünü düzenler; bildirim yapılmadığında doğacak tebligat sonuçları ve idari yaptırımlar bu maddede yer almaz.

Bilinen iş yeri adresi ile diğer adresler arasındaki fark nedir?

101. maddede bildirilmiş iş yeri adresleri, madde 157 kapsamındadır.

Bildirilmemiş veya 101. maddenin kapsamı dışındaki adresler için madde 157 bildirim yükümlülüğü getirmez.

Yalnızca bilinen iş yeri adresindeki değişiklik bu maddeye göre bildirilmek zorundadır.

Adres değişikliklerinin bildirilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde 157'de bildirim süresi bulunduğunu varsaymak; madde metninde bir süre yoktur.
  • Bildirim yükümlülüğünü, 101. maddede bildirilmemiş adresler için de uygulamak.
  • Bildirilmemiş adres değişikliğinin tebligat geçersizliği sonucunu doğrudan bu maddeye dayandırmak; sonuç Tebligat Kanunu hükümlerinden ve vergi usulü tebligat düzenlemesinden değerlendirilmelidir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Adres değişikliğinin vergi dairesine bildirilmemesi halinde, tebligatın bilinen son adrese yapılıp yapılmadığı ve mükellefin adres değişikliğinden haberdar olup olmadığı somut olayda araştırılmaktadır. (11. Ceza Dairesi, 2011/6037 E., 2013/4731 K., 21.03.2013)
  • Vergi usulü tebligatının geçerliliği bakımından mükellefin 157. madde uyarınca bildirim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, belgelerdeki adres kayıtları ve tebliğ alındısı birlikte değerlendirilerek incelenmektedir. (11. Ceza Dairesi, 2010/3202 E., 2012/3146 K., 08.03.2012)
  • Yargı kararlarında, tebliğ alındısında yazılı adresin mükellefin bildirdiği adres olup olmadığı ve adres değişikliğinin vergi dairesine bildirilip bildirilmediği ayrı ayrı tartışılmaktadır. (3. Daire, 2023/5863 E., 2024/3843 K., 07.06.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Adres değişikliğini bildirme yükümlülüğünün yerine getirildiğini iddia eden taraf, bildirimin yapıldığını yazılı belgeyle ispatlamalıdır.
  • Vergi dairesinin bildirim almadığını iddia ettiği durumda, bildirimin bulunmadığı kayıt ve dosya belgeleriyle ortaya konmalıdır.
  • Tebliğ alındısında yazılı adresin mükellefin bildirdiği adres olup olmadığı, tebliğ evrakı ve mükellef kayıtları karşılaştırılarak belirlenir. (11. Ceza Dairesi, 2010/3202 E., 2012/3146 K., 08.03.2012)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 213 sayılı Kanun m.101: Bilinen iş yeri adreslerinin bildirilmesini düzenler; madde 157 bu bildirilmiş adresler için yeni adres yükümlülüğü getirir.
  • 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.35: Adres değiştiren muhataba yeni adresini bildirme yükümlülüğü getiren ve bildirilmemesi halinde tebligatın eski adrese yapılacağını düzenleyen genel tebligat hükmüdür; vergi usulü tebligatında bu madde ile birlikte değerlendirilir.
  • 213 sayılı Kanun m.102: Vergi usulü tebligatının yapılmasını düzenleyen hükümdür; adres değişikliği bildirilmediğinde tebligatın hangi adrese yapılacağı bakımından değerlendirme gerektirir.

VUK m.158 — İş değişikliklerinin bildirilmesi

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 158. maddesi, işe başlayarak vergi dairesine bildirimde bulunmuş mükelleflerin, işlerinde meydana gelen ve vergisel durumlarını etkileyen değişiklikleri vergi dairesine bildirme yükümlülüğünü düzenler. Yükümlülük, yeni bir vergiye tabi olma, mükellefiyet şeklinde değişiklik ve mükellefiyetten muaflığa geçme hallerini kapsar. Madde, bildirim yapılacak süreyi, bildirimin şeklini ve yaptırımı düzenlemez; bu konular ilgili diğer hükümlerde yer alır. Madde işe başlama bildirimi yükümlülüğünü (VUK m.153 ve devamı), vergi cezalarını ve bildirimin ihmalinden doğan vergi kayıplarının tarhını da kapsamaz.

İş değişikliklerinin bildirilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Mükellef
Vergi kanunlarına göre vergi borçlu olan veya vergi sorumlusu sayılan gerçek veya tüzel kişidir. Maddenin uygulanması için mükellefin daha önce işe başladığını bildirmiş olması gerekir.
Mükellefiyet şeklinde değişiklik
Mükellefin vergilendirme usulünün veya tabi olduğu vergilendirme esasının değişmesidir. Madde, bu değişikliğin işlerde meydana gelen bir değişiklikten doğmasını şart koşar.
Mükellefiyetten muaflık
Mükellefin vergi yükümlülüğünden kurtulmasını sağlayan durumdur. Mükellefiyetten muafiyete geçiş de bildirim yükümlülüğü doğurur.
Yeni bir vergiye tabi olma
Mükellefin daha önce tabi olmadığı bir vergi türü bakımından vergi yükümlülüğü doğmasıdır. Yeni verginin doğmasına yol açan işteki değişiklik bildirilmelidir.

İş değişikliklerinin bildirilmesi: hangi şartlar aranır?

  • Mükellefin daha önce işe başladığını bildirmiş olması gerekir; madde yalnızca bu bildirimi yapmış mükelleflere uygulanır.
  • İşlerinde, üç bentte sayılan hallerden birini doğuracak şekilde bir değişiklik meydana gelmiş olmalıdır: yeni bir vergiye tabi olma, mükellefiyet şeklinde değişiklik veya mükellefiyetten muaflığa geçme.
  • Değişikliğin vergi dairesine bildirilmesi gerekir; bildirim yükümlülüğü, değişikliğin gerçekleşmesiyle birlikte doğar.

İş değişikliklerinin bildirilmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Maddede sayılan hallerden biri gerçekleşirse, mükellef değişikliği vergi dairesine bildirmekle yükümlü olur.
  • Değişiklik, mükellefi işe başlama bildirimine ilişkin yükümlülüğe bağlı olarak bildirmeye zorunlu kılar; bildirim yapılmazsa yükümlülük ihlal edilmiş olur.
  • Madde, işle ilgili olmayan veya yukarıdaki üç hal dışında kalan değişiklikleri bildirim yükümlülüğüne bağlamaz.
  • Bildirim yükümlülüğünün ihlali, maddenin kendisinde öngörülmüş bir yaptırım taşımaz; yaptırım ve vergi sonuçları diğer hükümlere göre belirlenir.

Yeni vergiye tabi olma ile mükellefiyet şeklinde değişiklik arasındaki fark nedir?

Mükellefin daha önce tabi olmadığı bir vergiye tabi olması, yeni vergi yükümlülüğü doğurur.

Mükellefin halen tabi olduğu vergi içinde vergilendirme şeklinin değişmesidir (örneğin defter tutma esasından başka bir esasa geçmek).

Her iki hal de bildirim yükümlülüğü doğurur; ancak birincisinde yeni bir vergi türü, ikincisinde mevcut vergi içinde usul değişir.

Mükellefiyet değişikliği ile mükellefiyetten muaflık arasındaki fark nedir?

Mükellefiyet değişikliğinde mükellef vergi yükümlülüğünü sürdürür, yalnızca şekli değişir.

Muaflıkta mükellef vergi yükümlülüğünden tamamen çıkar.

Her ikisi de bildirim yükümlülüğü doğurur; muaflık hâlinde yükümlülük sona erer, şekil değişikliğinde yükümlülük devam eder.

İş değişikliklerinin bildirilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Maddeyi işe başlama bildirimi yükümlülüğüyle karıştırmak; 158. madde yalnızca daha önce bildirim yapmış mükellefler için değişiklik bildirimini düzenler.
  • Her türlü işteki değişikliği bildirim kapsamında saymak; yalnızca üç bentte sayılan hallerin bildirim yükümlülüğü doğurduğunu gözden kaçırmamak gerekir.
  • Muaflığa geçişi mükellefiyet şekli değişikliği gibi değerlendirmek; muaflık, vergi yükümlülüğünün tamamen sona ermesi olduğundan ayrı bir bent olarak ele alınmalıdır.

Nasıl ispat edilir?

  • Bildirim yükümlülüğünün ihlalini ileri süren idare, mükellefin işinde 158. maddedeki hallerden birinin gerçekleştiğini ve bildirilmediğini ispat etmelidir.
  • İşe başlama bildirimi ve sonrasındaki değişikliklere ilişkin belgeler, mükellefin işinde değişiklik olduğunu gösteren kayıtlar ve sözleşmeler ispatta kullanılabilir.
  • Mükellef, değişikliğin bildirildiğini veya maddedeki hallerden birinin gerçekleşmediğini belgelerle savunabilir; bu savunmayı da ispatla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 213 sayılı Kanun m.153: İşe başlama bildirimini düzenler; 158. maddedeki değişiklik bildirimi bu ilk bildirime bağlı ek bir yükümlülüktür.

VUK m.159 — İşletmede değişikliğin bildirilmesi

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 159. maddesi, aynı teşebbüs veya işletmeye bağlı iş yerlerinin sayısında meydana gelen artış ve azalışların mükellefler tarafından vergi dairesine bildirilmesi yükümlülüğünü düzenler. Madde, bildirim yükümlüsü olarak mükellefleri esas alır ve iş yeri sayısındaki her değişikliği kapsar. Maddenin bildirimin şekli, süresi, içeriği ve bildirim yapılmamasının idari yaptırımı hakkında bir hüküm içermediği metinden anlaşılmaktadır. Ticari işletmenin devri, ticaret şirketlerinin tür değiştirmesi ve iş yerinin vergi kaydı ile ilgili diğer usul kuralları bu maddede düzenlenmez.

İşletmede değişikliğin bildirilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Aynı teşebbüs veya işletme
Tek bir mükellefe ya da tek bir ekonomik birime bağlı faaliyetlerin bütünüdür. Maddenin bildirim yükümlülüğü, iş yerlerinin bu teşebbüs veya işletme çatısı altında toplanmasına bağlıdır. Farklı mükelleflere ait iş yerlerinin sayısındaki değişiklik bu kapsamda değerlendirilmez.
İş yeri
Mükellefin faaliyetini yürüttüğü yerdir. Maddede iş yerinin tanımı yapılmamıştır; kavramın kapsamı metinden değil, vergi mevzuatının genel yorumundan belirlenir.

İşletmede değişikliğin bildirilmesi: hangi şartlar aranır?

  • Aynı teşebbüs veya işletmeye dahil bir iş yerinin sayısında artış veya azalış meydana gelmiş olmalıdır.
  • Bu değişikliğin mükellefin kendi teşebbüsü veya işletmesi içinde gerçekleşmiş olması gerekir.
  • Değişikliğin mükellef tarafından vergi dairesine bildirilmesi gerekir.

İşletmede değişikliğin bildirilmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Iş yeri sayısında artış veya azalış olduğunda mükellef bunu vergi dairesine bildirmekle yükümlüdür.
  • Madde, bildirim yapılmaması halinde uygulanacak yaptırımı metninde belirtmemektedir; bu konu başka hükümlerle değerlendirilir.

İşletmede değişikliğin bildirilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Aynı teşebbüs veya işletmeye dahil olmayan iş yerlerini bu maddenin kapsamına dahil etmek; madde yalnızca aynı teşebbüs veya işletme içindeki değişiklikleri düzenler.
  • Maddenin bildirim süresi öngördüğünü varsaymak; metinde süre belirtilmemiştir.

Nasıl ispat edilir?

  • Bildirim yükümlülüğünün yerine getirildiğini ispat yükü mükelleftedir; bildirimin vergi dairesine yapıldığını gösteren belge mükellef tarafından sunulmalıdır.
  • İş yeri sayısındaki artış veya azalışın gerçekleştiğini ortaya koymak için kira sözleşmesi, ruhsat veya benzeri belgeler kullanılabilir; bu belgelerle değişikliğin varlığı ispatlanır.

Süreler

SüreMaddeHüküm
altmış günm.153/A(Değişik üçüncü fıkra:28/7/2024-7524/5 md.) Birinci fıkrada sayılanların, mükellefiyeti bulunan adi ortaklık, ticaret şirketleri ve tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin kanuni temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, idarecisi, asgari % 10…
Altmış günlükm.153/AAltmış günlük süre içinde, şartların yerine getirilmemesi ve sayılan kişilerin statülerinin devam ettirilmesi halinde, birinci fıkrada sayılan kişilerin teminat isteme tarihi itibarıyla tahakkuk etmiş tüm vergi borçları, mükellef müşterek…
üç yılm.153/A(İptal üçüncü ve dördüncü cümleler: Anayasa Mahkemesinin 22/3/2023 Tarihli ve E: 2022/108, K: 2023/55 sayılı Kararı ile.) 3568 sayılı Kanun kapsamında faaliyette bulunan meslek mensuplarından bu maddenin birinci fıkrasında sayılan haller…
bir aym.153/ASürenin sonunda, meslek mensubunun tekrar faaliyete başlamak istemesi halinde kendisinden bir ay içinde 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan nev’iden 75.000 (440.000) Türk…
beş yılm.153/A(Mülga cümle:28/7/2024-7524/5 md.) Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda sayılan hallerde teminat alınmasını takip eden takvim yılının başından itibaren üç yıl içinde, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanılması hariç…

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

22 karar
  1. 3. Daire, 2023/9760 E., 2025/3827 K., 10.10.2025
    İlgili madde: m.153
  2. 3. Daire, 2024/2339 E., 2025/3821 K., 10.10.2025
    İlgili madde: m.153
  3. 3. Daire, 2023/1455 E., 2025/3284 K., 18.09.2025
    İlgili madde: m.153
  4. 9. Daire, 2023/1289 E., 2025/3518 K., 16.09.2025
    İlgili madde: m.153
  5. 3. Daire, 2023/2293 E., 2025/2572 K., 28.05.2025
    İlgili madde: m.153
  6. Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2024/587 E., 2025/362 K., 21.05.2025
    İlgili madde: m.153
  7. 3. Daire, 2023/5863 E., 2024/3843 K., 07.06.2024
    İlgili madde: m.157
  8. Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/184 E., 2024/77 K., 14.02.2024
    İlgili madde: m.154
  9. 4. Daire, 2022/1275 E., 2022/4860 K., 20.09.2022
    İlgili madde: m.156
  10. 4. Daire, 2022/829 E., 2022/4863 K., 20.09.2022
    İlgili madde: m.156
Diğer 12 karar
  1. 4. Daire, 2022/3112 E., 2022/4861 K., 20.09.2022
    İlgili madde: m.156
  2. 4. Daire, 2022/826 E., 2022/4862 K., 20.09.2022
    İlgili madde: m.156
  3. 4. Daire, 2022/831 E., 2022/4864 K., 20.09.2022
    İlgili madde: m.156
  4. 4. Daire, 2022/832 E., 2022/4865 K., 20.09.2022
    İlgili madde: m.156
  5. 4. Daire, 2021/6929 E., 2022/465 K., 02.02.2022
    İlgili madde: m.155
  6. 4. Daire, 2016/10735 E., 2020/3953 K., 19.10.2020
    İlgili madde: m.154
  7. Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2019/1516 E., 2020/451 K., 11.03.2020
    İlgili madde: m.155
  8. Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2019/394 E., 2019/872 K., 13.11.2019
    İlgili madde: m.155
  9. 11. Ceza Dairesi, 2011/6037 E., 2013/4731 K., 21.03.2013
    İlgili madde: m.157
  10. 11. Ceza Dairesi, 2010/3202 E., 2012/3146 K., 08.03.2012
    İlgili madde: m.157
  11. 3. Daire, 1995/2744 E., 1995/4358 K., 21.12.1995
    İlgili madde: m.155
  12. 3. Daire, 1994/4941 E., 1995/1782 K., 07.06.1995
    İlgili madde: m.155

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 28.07.2024 (m.153/A).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 1.2. Mükellefin Ödevleri bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış