GVK › Verginin tarhı

Özel haller ve münferit beyanname, verginin nispeti, tarh muamelesi

GVK m.101–110Vergi ve Vergi Usul HukukuSon değişiklik: 22.12.2021 (m.108)

Kısaca

GVK m.101, dar mükellefiyete tabi gerçek kişilerden yıllık beyanname vermeye mecbur olmayanların, Türkiye'de elde ettikleri belirli kazanç ve iratlar için münferit beyanname verme yükümlülüğünü düzenler. GVK m.102, münferit beyannamede bulunması gereken asgari bilgileri sayar: mükellefin kimliği ve adresi, vergi dairesi ve mükellef hesap numarası, beyannameyi başkası verdiyse onun kimliği, muamelenin tarihi veya tarihleri, elde edilen kazancın türü ve tutarı.

Kapsam

Bu konu, Gelir Vergisi Kanunu (GVK) m.101–110 hükümlerini kapsar.

Yürürlükten kaldırılmış: m.110.

GVK m.101 — Münferit beyannamenin verilmesi

Madde, dar mükellefiyete tabi gerçek kişilerden yıllık beyanname vermeye mecbur olmayanların, Türkiye'de elde ettikleri belirli kazanç ve iratlar için münferit beyanname verme yükümlülüğünü düzenler. Bildirim yeri (gayrimenkulün bulunduğu yer, malın elden çıkarıldığı yer, işletmenin bulunduğu yer, faaliyetin yapıldığı yer, ödemenin yapıldığı yer gibi) ile bildirim süresini ve telif/patent haklarının satışı gelirinde bildirimin ihtiyari olmasını kapsar. Kazanç türlerinin tanımı ve vergilendirme esasları düzenlemez (m.11 ve izleyen maddeler); dar mükellefiyet kapsamı ve Türkiye'de elde edilen kazanç kavramı düzenlemez (m.7 ve m.8); yıllık beyanname verme yükümlülüğü ve bu yükümlülüğün şekli düzenlemez (m.88 ve izleyen maddeler); tevkif suretiyle vergilendirme düzeni düzenlemez (m.94 ve izleyen maddeler).

Münferit beyannamenin verilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Dar mükellefiyet
Türkiye'de tam mükellefiyete tabi olmayan, yani Türkiye'de yerleşmemiş gerçek kişilerin Türkiye'de elde ettikleri kazançlar bakımından vergi yükümlüsü olmasıdır. Madde bu kişilerin yalnızca yıllık beyanname vermeye mecbur olmayanlarına uygulanır.
Münferit beyanname
Yıllık gelir beyannamesinden ayrı olarak, belirli bir kazanç veya iradın doğduğu işlem için ayrıca verilen bildirimdir. Yalnızca maddede sayılan kazanç ve iratlar için, sayılan yer ve sürede verilir.
Elden çıkarma
Gayrimenkul, menkul mal veya hakların devir ya da başka bir yolla mülkiyet ya da kullanım hakkının sahipliğinden çıkmasını ifade eder. Maddenin 1. ve 2. bentlerinde kazancın bildirim yerini belirlemek için kullanılır.
Arızi işlem
Ticari, zirai veya mesleki bir faaliyet olarak sürekli ve düzenli yürütülmeyen, tesadüfen yapılan işlemdir. Bent 4 kapsamında, arızi işlemlerden elde edilen kazançlar bildirim yerini belirler.
Telif ve patent hakkı satışı
Telif veya patent haklarının devri karşılığında elde edilen gelirdir. Tamamı üzerinden tevkifatla vergisi ödenmişse münferit beyanname verilmesi ihtiyaridir.
Tevkif suretiyle vergi
Ödemeyi yapan kişinin, ödemeden vergi kesip ilgili vergi dairesine aktarması yoluyla vergilendirmedir. Maddenin son fıkrasında ihtiyari bildirim şartı olarak yer alır.

Münferit beyannamenin verilmesi: hangi şartlar aranır?

  • Mükellefin dar mükellefiyete tabi bir gerçek kişi olması gerekir.
  • Mükellefin yıllık beyanname vermeye mecbur olmaması gerekir; bu durumda münferit beyanname yükümlülüğü doğar.
  • Gelirin, maddede sayılan bentlerden birinin kapsamına girmesi gerekir (gayrimenkul, menkul mal veya hak elden çıkarma, işletmenin durdurulması veya terki, arızi ticari veya serbest meslek işi, terk edilen işle ilgili sonradan elde edilen kazanç, tevkif edilmemiş menkul sermaye iradı, Türkiye'de yapılan ödemeler veya Maliye Bakanlığınca belirlenen haller).
  • Bildirimin, kazancın bentte gösterilen yerdeki vergi dairesine münferit beyanname ile yapılması gerekir.
  • Serbest meslek kazancında bildirim süresi, faaliyetin sona erdiği tarihten itibaren 15 gün içinde işlemelidir; diğer kazanç ve iratlarda ise bu kazanç ve iratların iktisap tarihinden itibaren 15 gün içinde işlemelidir.
  • Telif ve patent haklarının satışından ibaret gelirde, gelirin tamamı üzerinden tevkifatla vergi ödenmiş olması gerekir; bu halde münferit beyanname verilmesi ihtiyaridir.

Münferit beyannamenin verilmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Maddenin birinci fıkrasında sayılan kazanç ve iratlar için dar mükellefin yıllık beyanname yerine münferit beyanname vermesi zorunludur.
  • Münferit beyanname, kazancın bentte gösterilen yerdeki vergi dairesine verilir.
  • Serbest meslek kazancında beyanname, faaliyetin sona erdiği tarihten itibaren 15 gün içinde; diğer kazanç ve iratlarda ise iktisap tarihinden itibaren 15 gün içinde verilmelidir.
  • Telif ve patent haklarının satışından ibaret olup tamamı üzerinden tevkifatla vergi ödenmiş gelirler için münferit beyanname verilmesi isteğe bağlıdır; verilmemesi vergi kaybı ya da yaptırım doğurmaz.
  • Yükümlü, süresinde münferit beyanname vermezse yükümlülük ihlali oluşur ve buna bağlı yaptırım uygulanabilir.
  • Telif ve patent dışındaki gelirlerde tevkifatla vergi ödenmiş olması, bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; madde bu ayrımı yapmaz.

Serbest meslek kazancı ile diğer kazanç ve irat arasındaki fark nedir?

Serbest meslek faaliyetinden elde edilen kazançlarda süre, faaliyetin sona erdiği tarih esas alınarak işler.

Diğer kazanç ve iratlarda süre, kazanç ve iradın iktisap edildiği tarih esas alınarak işler.

Her iki durumda da bildirim süresi 15 gündür, ancak başlangıç anı farklıdır.

Gayrimenkul elden çıkarma ile menkul mal ve hak elden çıkarma arasındaki fark nedir?

Gayrimenkul elden çıkarmasından doğan kazançta bildirim yeri gayrimenkulün bulunduğu yerdir (bent 1).

Menkul mal ve hak elden çıkarmasından doğan kazançta bildirim yeri mal ve hakların Türkiye'de elden çıkarıldığı yerdir (bent 2).

Bildirim yetkili vergi dairesi, varlığın türüne göre belirlenir.

Tevkif edilmiş telif-patent geliri ile tevkif edilmemiş diğer gelir arasındaki fark nedir?

Telif ve patent haklarının satışından ibaret olup tamamı üzerinden tevkifatla vergisi ödenmiş gelirlerde münferit beyanname verilmesi ihtiyaridir.

Maddenin birinci fıkrasında sayılan diğer kazançlar için bildirim zorunludur.

Telif ve patent geliri için beyanname vermemek yaptırım doğurmaz; diğer kazançlarda vermemek yükümlülük ihlali olur.

Münferit beyannamenin verilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Telif ve patent satışı gelirini de zorunlu bildirim kapsamında saymak; bu gelirde bildirim ihtiyaridir.
  • Serbest meslek kazancında 15 günün başlangıcını kazancın iktisap tarihi olarak almak; bu kazançta başlangıç faaliyetin sona erdiği tarihtir.
  • Bildirimi kazancın elde edildiği yerdeki değil, mükellefin ikametgâhındaki vergi dairesine yapmak; yer, bentte gösterilen yere göre belirlenir.
  • Kanundaki bent sayısını ya da bentlerin kapsamını genişletmek; bent 6 yalnızca Maliye Bakanlığınca belirlenen hallere yetki verir.
  • Tevkifatla vergi ödenmiş olmasını her türlü gelir için bildirim yükümlülüğünü kaldıran bir neden saymak; bu hüküm yalnızca telif ve patent satışı gelirine özgüdür.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemelerin, dar mükellefin Türkiye'deki bir kazancın vergilendirilmesini tartışırken bu maddeyi bildirim yükümlülüğünün kapsamı için referans aldığı görülmektedir. (3. Daire, 2008/4763 E., 2010/1884 K., 31.05.2010)

Nasıl ispat edilir?

  • Münferit beyanname verme yükümlülüğünü ileri süren vergi idaresi, mükellefin dar mükellefiyete tabi olduğunu, yıllık beyanname vermeye mecbur olmadığını ve kazancın maddedeki bentlerden birine girdiğini ispatlamakla yükümlüdür.
  • Kazancın hangi tarihte iktisap edildiği veya serbest meslek faaliyetinin ne zaman sona erdiği, sözleşme, tapu kaydı, fatura veya ödeme belgesi gibi yazılı belgelerle ispatlanır.
  • Telif ve patent satışı geliri için ihtiyari bildirim iddiasını ileri süren mükellef, gelirin tamamı üzerinden tevkifat yapıldığını ve bu tevkifatın ilgili belgesini ibraz ile ispat eder.
  • Mükellefin bildirimi süresinde verdiğini savunması halinde, bildirimin tarihi ve verildiği vergi dairesi belgeyle ispatlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 193 sayılı Kanun m.101: Kendi metnindeki düzenlemedir; bentler, süreler ve ihtiyari bildirim hükmü bu maddede yer alır.

GVK m.102 — Münferit beyannamenin muhteviyatı

GVK m.102, münferit beyannamede bulunması gereken asgari bilgileri sayar: mükellefin kimliği ve adresi, vergi dairesi ve mükellef hesap numarası, beyannameyi başkası verdiyse onun kimliği, muamelenin tarihi veya tarihleri, elde edilen kazancın türü ve tutarı. Madde münferit beyanname için geçerlidir ve beyanname içeriğini düzenler; beyanname verme yükümlülüğünü, beyanname verme süresini ve verginin nispetini düzenlemez. Verginin nispeti Beşinci Bölüm başlığı altında yer alır ancak madde metninde oran veya tarife bulunmamaktadır. Beyanname verme zamanı ve yükümlülüğü ile tarh, tahakkuk ve ceza hükümleri GVK'nın diğer maddelerinde yer alır.

Münferit beyannamenin muhteviyatı: hangi kavramlar bilinmeli?

Münferit beyanname
Tek bir muameleye veya tek bir kazanca ilişkin olarak verilen beyanname türüdür. Madde, bu beyannamenin asgari içeriğini belirler.
Mükellef hesap numarası
Mükellefin vergi idaresindeki kaydını gösteren numaradır. Maddenin birinci bendinde adı, unvanı, adresi ve bağlı olduğu vergi dairesi ile birlikte gösterilmesi istenir.
Beyannameyi veren
Beyannamenin mükellef adına Türkiye'de başka bir kişi tarafından verilmesi halinde, o kişidir. Bu kişinin adı, soyadı, varsa unvanı ve adresi beyannamede gösterilir.
Muamele
Kazancı doğuran işlem veya olaydır. Madde, muamelenin yapıldığı tarih veya tarihlerin beyannamede yazılmasını ister.
Kazancın nev'i
Elde edilen kazancın hangi gelir türüne girdiğini gösteren niteliğidir. Kazancın kaynağının ve türünün ayrı ayrı belirtilmesi gerekir.

Münferit beyannamenin muhteviyatı: hangi şartlar aranır?

  • Münferit beyanname verilirken mükellefin adı ve soyadı, varsa unvanı ile adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve mükellef hesap numarası gösterilmelidir.
  • Beyanname mükellef adına Türkiye'de başka bir kişi tarafından verilmişse, beyannameyi verenin adı ve soyadı, varsa unvanı ile adresi gösterilmelidir.
  • Muamelenin yapıldığı tarih veya tarihler beyannamede gösterilmelidir.
  • Elde edilen kazançların türü beyannamede gösterilmelidir.
  • Elde edilen kazançların tutarı beyannamede gösterilmelidir.
  • Bu bilgilerden herhangi biri eksik bırakılmamalıdır; madde yalnızca asgari içeriği saydığından, ek bilgi istenip istenmeyeceği diğer hükümlere bağlıdır.

Münferit beyannamenin muhteviyatı: hangi sonuçları doğurur?

  • Beyanname bu maddede sayılan bilgilerden birini içermiyorsa, madde eksik beyanı açıkça geçersiz saymaz; eksikliğin sonucu GVK'nın beyanname ve usul hükümlerinden çıkar.
  • Beyanname mükellef adına başkası tarafından verilmişse, veren kişinin kimliği gösterilmediği takdirde beyanname madde bakımından eksik sayılır.
  • Beyanname muamelenin tarih veya tarihlerini göstermiyorsa, kazancın hangi döneme ait olduğu belirsiz kalır ve bu belirsizlik beyannamenin eksikliği olarak değerlendirilir.

Mükellef adına verilen beyanname ile mükellefin kendisi tarafından verilen beyanname arasındaki fark nedir?

Beyanname mükellef adına Türkiye'de başka bir kişi tarafından veriliyorsa, beyannameyi verenin kimliği de gösterilir.

Beyannameyi mükellefin kendisi veriyorsa, ikinci bent kapsamında ayrıca bir veren bilgisi yazılmaz.

Yalnızca ikinci hal için beyannameyi verenin kimlik ve adres bilgisi zorunlu olur.

Mükellef kimliği ile muamele ve kazanç bilgisi arasındaki fark nedir?

Birinci bent mükellefin kimliğini ve vergi kaydını gösterir.

Üçüncü, dördüncü ve beşinci bentler muamelenin tarihini, kazancın türünü ve tutarını gösterir.

Beyanname hem kimin adına verildiğini hem de hangi muamele ve kazanca ilişkin olduğunu ortaya koymak zorundadır; birinin eksikliği ötekini telafi etmez.

Münferit beyannamenin muhteviyatı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Münferit beyannamede yalnızca kazanç tutarını yazıp muamelenin tarihini atlamak; beşinci bent ile üçüncü bent birlikte uygulanmalıdır.
  • Beyannameyi başkası verdiğinde veren kişinin adresini yazmamak; ikinci bent bu bilgiyi açıkça ister.
  • Mükellef hesap numarasını vergi dairesi bilgisinden ayrı düşünüp birinci bentteki bilgilerden birini eksik bırakmak.

Nasıl ispat edilir?

  • Beyannamede bu bilgilerin yer aldığını ortaya koymak, beyanname veren mükellefin veya vergi idaresinin ispat yükü altındadır; beyannamenin kendisi bu konuda birincil belgedir.
  • Mükellef hesap numarası ve vergi dairesi bilgisi, vergi kaydına ilişkin idari kayıtlarla karşılaştırılarak doğrulanabilir.
  • Beyannameyi verenin mükellef adına hareket ettiğini gösteren vekâlet veya yetki belgesi, veren kişinin sıfatını ispatlamak için kullanılır.

GVK m.103 — (Gelir idaresi başkanlığı) seri no: 332 gelir vergisi genel tebliği ile 2026 takvim yılında

Madde, gelir vergisine tabi gelirlerin hangi artan oranlı tarife dilimleriyle ve hangi oranlarla vergilendirileceğini düzenler; dilim tutarları ile dilim oranları maddenin tarifesinde yer alır. Gelir vergisi mükelleflerinin, yani gelir vergisine tabi gelir elde eden gerçek kişilerin vergilendirilmesi bakımından uygulanır; ücret gelirlerine ilişkin parantez içindeki ayrı tutarlar da bu tarifenin parçasıdır. Madde, vergi kesintisi yapılacak hâllerin ve tevkifatın usulünü düzenlemez; beyanname verme yükümlülüğü, matrahın tespiti ve gelir türlerine göre istisnalar ayrı maddelerdedir (ör. 193 sayılı Kanun m.94 ve sonrası, m.86 ve sonrası). Kurumlar vergisi, damga vergisi ve ücret dışı gelirlerin kesinti oranları bu maddenin kapsamında değildir. Maddenin geçmiş yıllara ilişkin yeniden değerleme uygulaması da bu metinde yer almaz.

(Gelir idaresi başkanlığı) seri no: 332 gelir vergisi genel tebliği ile 2026 takvim yılında: hangi kavramlar bilinmeli?

Artan oranlı tarife
Matrahın dilimlere bölünerek her dilimin ayrı bir oranla vergilendirildiği, dilim oranlarının matrah büyüdükçe yükselen sistemdir. Vergi, matrahın tamamına tek oranla değil her dilime düşen kısma uygulanan oranla hesaplanır.
Matrah dilimi
Tarifede belirli bir tutar aralığını gösteren bölümdür. Her dilimin alt ve üst sınırı maddede yazılıdır ve dilim tutarları maddede parantez içinde ayrıca gösterilen ücret gelirlerine ilişkin tutarlarla birlikte okunur.
Kümülatif vergi tutarı
Bir dilim sınırına kadar olan matrah kısmının, önceki dilimlerin oranlarıyla hesaplanmış toplam vergisidir. Tarifedeki sabit tutarlar bu birikmiş vergiyi gösterir ve üst dilimde yalnız o dilimin fazlası için oran uygulanır.
Ücret geliri
Maddede parantez içinde ayrı dilim tutarlarının uygulandığı gelir türüdür. Ücret gelirlerinde dilim sınırları diğer gelirlerden farklı olduğu için hangi gelirin ücret olduğunun belirlenmesi vergilendirme sonucunu değiştirir.

(Gelir idaresi başkanlığı) seri no: 332 gelir vergisi genel tebliği ile 2026 takvim yılında: hangi şartlar aranır?

  • Gelirin gelir vergisine tabi olması gerekir; vergi, tarifeye göre yalnız gelir vergisine tabi gelirler üzerinden alınır.
  • Gelirin ücret geliri olup olmadığı belirlenmelidir; ücret gelirlerinde parantez içindeki ayrı dilim tutarları, diğer gelirlerde ana tutarlar esas alınır.
  • Matrah, tarifenin dilimlerine sırayla yerleştirilmelidir; her dilime düşen kısım yalnız o dilimin oranıyla vergilendirilir.
  • Matrahın hangi dilime girdiği, dilim üst sınırı aşılıp aşılmadığına göre belirlenmelidir; üst sınırın altında kalan kısım önceki dilimin oranına tabi tutulmaz.
  • Hesaplanan toplam vergi, ilgili dilimin sabit tutarı ile o dilimin fazlasına uygulanan oranın toplamı olarak bulunur.

(Gelir idaresi başkanlığı) seri no: 332 gelir vergisi genel tebliği ile 2026 takvim yılında: hangi sonuçları doğurur?

  • Gelir vergisine tabi gelirler, maddedeki tarifeye göre dilim dilim hesaplanarak vergilendirilir.
  • Matrah en düşük dilimin üst sınırına kadar ise yalnız o dilime tanımlanan oran uygulanır.
  • Matrah bir dilimin üst sınırını aşarsa, sınırın üstündeki kısım bir sonraki dilimin oranına tabi tutulur ve birikmiş vergi sabit tutar olarak eklenir.
  • Ücret gelirlerinde parantez içindeki tutarlar uygulanır; bu tutarlarla hesaplanan vergi, tarifenin ana tutarlarıyla hesaplanandan farklıdır.
  • Üst dilim sınırı aşılmadığı sürece daha yüksek dilimin oranı o matraha uygulanmaz.

Ücret geliri ile diğer gelirler arasındaki fark nedir?

Ücret gelirleri, parantez içinde gösterilen ayrı dilim tutarlarına göre vergilendirilir.

Ücret dışındaki gelirlerde ana dilim tutarları esas alınır.

Aynı matrah tutarı için ücret olup olmamasına göre farklı dilim sınırı ve farklı sabit vergi tutarı çıkar.

Birinci dilim ile üst dilimler arasındaki fark nedir?

İlk dilimde matrahın tamamı, ilk dilimin oranıyla vergilendirilir.

Üst dilimlerde yalnız dilim sınırını aşan kısım, o dilimin oranına tabi tutulur ve önceki dilimlerin vergisi sabit tutar olarak eklenir.

Üst dilime geçen matrahın tamamına daha yüksek oran uygulanmaz; yalnız aşan kısım yüksek orana tabi olur.

Son dilim ile ara dilimler arasındaki fark nedir?

Son dilimde, dilim üst sınırı bulunmayıp sınır üstü tutarın tamamı tek oran ile vergilendirilir.

Ara dilimlerde dilim üst sınırı vardır ve yalnız o aralıktaki kısım ilgili orana tabi tutulur.

Son dilimde hesaplama sabit tutar ile üst sınır farkına değil, dilim üstündeki tüm fazlaya oran uygulanarak yapılır.

(Gelir idaresi başkanlığı) seri no: 332 gelir vergisi genel tebliği ile 2026 takvim yılında: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Ücret gelirlerinde parantez içindeki tutarlar yerine ana tutarları kullanmak; ücret gelirinin dilim sınırları diğer gelirlerden ayrı olduğu için hesap sonucu değişir.
  • Matrahın tamamını, ulaştığı dilimin oranıyla hesaplamak; artan oranlı sistemde yalnız dilim fazlasına o oran uygulanır.
  • Önceki dilimlerin birikmiş vergisini sabit tutar olarak eklememek; üst dilim hesabı sabit tutar ile fazla kısım toplamı olarak yapılır.
  • Son dilimde üst sınır olmadığı için sınır farkı hesabına girmek; son dilimde sınır üstü tutarın tamamına oran uygulanır.
  • Madde metnindeki eski tutarları güncel tarife yerine yazmak; parantez içindeki tutarlar ve ana tutarlar güncel değişiklik metninden alınmalıdır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler, vergi kesintisinin artan oranlı tarifeye göre yapılması gerektiğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/660 E., 2022/1574 K., 22.11.2022; Hukuk Genel Kurulu, 2017/2116 E., 2021/536 K., 29.04.2021)
  • Ücret gelirlerinde ayrı dilim tutarlarının uygulanması gerektiği, ücret dışı gelirlerde ise ana tutarların esas alındığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2116 E., 2021/536 K., 29.04.2021)
  • Tarifeye en üst dilim eklenmesinin 2019 yılı beyannamelerine uygulanması ihtirazi kayıtla yapılan beyannamelerde tartışma konusu olmuştur; uygulamada 500.000 TL üzerindeki matrahın %40 oranına tabi tutulması, yasal değişiklik sonrası ayrı bir dilim olarak ele alınmıştır. (3. Daire, 2022/1782 E., 2024/5889 K., 14.11.2024; 3. Daire, 2023/4808 E., 2023/5602 K., 14.12.2023; 3. Daire, 2021/3192 E., 2023/5286 K., 06.12.2023)
  • Hukuk Genel Kurulu, ücret gelirlerinde tarifenin ilgili dilim tutarına göre hesaplama yapılmasını uygulamanın temeli olarak almaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2116 E., 2021/536 K., 29.04.2021)

Nasıl ispat edilir?

  • Vergi kesintisinin doğruluğunu iddia eden taraf, gelirin türünü (ücret ya da diğer gelir) ve matrah tutarını belgelerle ispatlar; ücret geliri olduğunu iddia eden işveren bordrosu ve tevkifat belgeleriyle gösterir.
  • Matrahın dilimlere göre bölünmesi ve hesaplanan verginin doğruluğu, tarifedeki tutarlar esas alınarak yapılan hesapla ortaya konur; bu hesabın yanlışlığını iddia eden taraf farklı hesabı kanıtlar.
  • Ücret gelirinde parantezli tutarın uygulandığını iddia eden taraf, gelirin ücret niteliğini ve ilgili yılı belgelerle gösterir.
  • Dilim tutarının hangi yıla ait olduğu ve yeniden değerleme dikkate alınmış mı sorusu, karşı tarafın iddiası üzerine yazılı belgeyle değerlendirilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2116 E., 2021/536 K., 29.04.2021)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu: Maddenin bağlı olduğu kanunun tamamıdır; gelir vergisine tabi gelir kavramı ve matrahın tespiti bu kanunun diğer hükümlerinde düzenlenmiştir.

GVK m.104 — Verginin hesaplanması

Madde, yıllık gelir vergisinin hesaplanma yöntemini ve ücretlerde aylık ile gündelik vergi tutarının yıllık vergiden nasıl türetileceğini düzenler. Yıllık vergi, vergiye tabi gelirlerin yıllık toplamından 31. maddedeki indirimler düşüldükten sonra 103. maddedeki nispetlerin uygulanmasıyla bulunur. Ücret gelirlerinde aylık ve gündelik vergi, yıllık verginin sırasıyla 12 ve 30'a bölünmesiyle hesaplanır. Madde gelir vergisi mükellefleri ile vergiye tabi gelir elde eden herkes bakımından uygulanır. Madde, 103. maddedeki vergi tarifesinin kendisini, 31. maddedeki indirimlerin kalemlerini, stopaj yoluyla kesintinin yapılma usul ve zamanını, beyanname verme yükümlülüğünü ve vergi kesintisine ilişkin cezaları düzenlemez (m.103, m.31, m.94, m.97 ve izleyen maddeler).

Verginin hesaplanması: hangi kavramlar bilinmeli?

Yıllık gelir vergisi matrahı
Vergiye tabi gelirlerin yıl içindeki toplamından 31. maddedeki indirimlerin düşülmesiyle bulunan tutardır. Vergi, bu tutar üzerinden 103. maddedeki nispetlerle hesaplanır.
Yıllık vergi
Yıllık matrah üzerine 103. maddedeki artan oranlı tarifenin uygulanmasıyla bulunan vergi tutarıdır. Ücretlerde aylık ve gündelik verginin hesaplanmasında temel alınır.
Aylık vergi
Ücret gelirlerinde yıllık verginin 12'ye bölünmesiyle elde edilen tutardır. Ücretin aylık ödeme dönemine ait vergi yükünü gösterir.
Gündelik vergi
Ücret gelirlerinde aylık verginin 30'a bölünmesiyle bulunan tutardır. Gündelik ücret ödenen hallerde kullanılan bir hesap birimidir.

Verginin hesaplanması: hangi şartlar aranır?

  • Vergiye tabi gelirlerin yıllık toplamının belirlenmesi gerekir.
  • Bu toplamdan 31. maddedeki indirimlerin düşülerek yıllık matrahın bulunması gerekir.
  • Yıllık matraha 103. maddedeki nispetlerin uygulanarak yıllık verginin hesaplanması gerekir.
  • Ücret gelirinde aylık vergi hesaplanacaksa yıllık verginin 12'ye bölünmesi gerekir.
  • Ücret gelirinde gündelik vergi hesaplanacaksa aylık verginin 30'a bölünmesi gerekir.

Verginin hesaplanması: hangi sonuçları doğurur?

  • Yıllık gelir vergisi, vergiye tabi gelirlerin yıllık toplamından 31. maddedeki indirimler düşüldükten sonra 103. maddedeki nispetlerin uygulanmasıyla hesaplanır.
  • Ücret gelirlerinde aylık vergi, yıllık verginin 12'ye bölünmesiyle hesaplanır.
  • Ücret gelirlerinde gündelik vergi, aylık verginin 30'a bölünmesiyle hesaplanır.
  • Madde, yıllık matrahtan indirim sonrası kalan tutarın hesabını gösterir; indirim kalemlerinin kendisi bu maddede yer almaz.
  • Madde ücret dışı gelirler için aylık veya gündelik vergi öngörmez.

Yıllık vergi ile aylık vergi arasındaki fark nedir?

Yıllık vergi, bir takvim yılındaki tüm vergiye tabi gelirin matrahı üzerinden hesaplanır.

Aylık vergi, yıllık verginin 12'ye bölünmesiyle yalnızca ücret gelirleri için türetilir.

Ücretlerde ödeme dönemine ait vergi tutarı aylık vergiyle belirlenir; yıllık beyan ve nihai hesap yıllık vergi üzerinden yapılır.

Aylık vergi ile gündelik vergi arasındaki fark nedir?

Aylık vergi, yıllık verginin 12'ye bölünmesiyle bulunur.

Gündelik vergi, aylık verginin 30'a bölünmesiyle bulunur.

Gündelik ücret ödemelerinde vergi, aylık verginin otuzda birine göre hesaplanır.

Ücret geliri ile diğer vergiye tabi gelirler arasındaki fark nedir?

Ücret gelirinde madde, aylık ve gündelik vergi için ayrı bölme kuralı getirir.

Diğer gelir türlerinde madde bu bölme kuralını öngörmez; yalnızca yıllık vergi hesabı geçerlidir.

Aylık ve gündelik vergi hesabı yalnızca ücretlerde yapılır.

Verginin hesaplanması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Aylık vergiyi yıllık matrah üzerinden doğrudan 103. maddedeki nispetlerle hesaplamak; önce yıllık vergi bulunup sonra 12'ye bölünmelidir.
  • Gündelik vergiyi aylık vergiyi 30'a bölmek yerine başka bir gün sayısına bölmek; madde 30 gün esasını açıkça kullanır.
  • Yıllık matrahtan 31. maddedeki indirimleri düşmeden vergiyi hesaplamak.
  • Aylık ve gündelik vergi bölme kuralını ücret dışı gelirlere de uygulamak; madde bu bölme kuralını yalnızca ücretler için öngörür.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Kararlarda, ücret ödemelerinde işverenin vergiyi nakden veya hesaplama sırasında ödenecek miktar üzerinden kesmek zorunda olduğu kabul edilmektedir. (12. Hukuk Dairesi, 2022/9149 E., 2023/1980 K., 23.03.2023; 12. Hukuk Dairesi, 2018/7462 E., 2019/10840 K., 20.06.2019)
  • Kararlarda, kesilmesi gereken gelir vergilerinin ilgili kamu idaresine ödenmesi yükümlülüğünün borçlu işverene ait olduğu kabul edilmektedir. (Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/480 E., 2022/52 K., 31.01.2022)
  • Kararlarda, ücret gelirinden yapılacak kesintinin 61., 94. ve 103. maddelerle birlikte değerlendirildiği görülmektedir; 104. maddenin hesap kuralı bu bütünün parçası olarak uygulanmaktadır. (9. Hukuk Dairesi, 2024/4880 E., 2024/9645 K., 12.06.2024; 9. Hukuk Dairesi, 2024/3409 E., 2024/9463 K., 10.06.2024)

Nasıl ispat edilir?

  • Vergi tutarının doğru hesaplandığını ileri süren taraf, yıllık vergiye tabi gelirin toplamını ve 31. maddedeki indirimleri belgeyle göstermelidir.
  • Ücret gelirinde aylık veya gündelik vergi iddiası, yıllık verginin tespit edildiği hesap belgeleriyle ispatlanır.
  • İşverenin kesinti yapmadığı veya eksik kestiği iddiasında ispat yükü, ücret ödemesinin tutarını ve kesintinin yapılmadığını gösteren kayıtlar üzerinden taraflara düşer. (3. Daire, 2023/10242 E., 2024/5610 K., 05.11.2024)
  • Karşı taraf, ödemenin vergiye tabi olmadığını ya da indirimin uygulanması gerektiğini ileri sürerse bunu belgeyle ispatlamalıdır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 193 sayılı Kanun m.103: Yıllık matraha uygulanacak artan oranlı gelir vergisi nispetlerini içerir; madde 104 hesabın bu nispetlerle yapılacağını söyler.
  • 193 sayılı Kanun m.31: Yıllık matrahtan düşülecek indirimleri düzenler; madde 104 bu indirimlerin düşülmesini hesabın ilk adımı olarak öngörür.

GVK m.105

Bu madde, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Tarh muamelesi" başlıklı altıncı bölümünün başlığını taşımakta, ancak madde metni yalnızca "Mülga: 4/12/1985-3239/138 md." notundan ibarettir. Madde yürürlükten kaldırılmış olup tarh yerine ilişkin bir hüküm içermemektedir. Maddenin uygulanabileceği bir yükümlülük, süre, usul veya yaptırım bulunmamaktadır. Tarh yerinin belirlenmesi, tarh usulü ve bu konuya ilişkin hükümler maddede yer almamakta, bu madde bakımından bir kişi veya işlem grubuna uygulanabilir bir düzenleme kurulmamaktadır. Maddenin ne zaman ve hangi ilişkilere uygulanacağını belirleyen bir kapsam da bulunmamaktadır.

m.105: hangi sonuçları doğurur?

  • Madde 4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanun'un 138. maddesiyle mülga edilmiş olup yürürlükte bir hükmü bulunmamaktadır.
  • Maddenin mülga edilmesi nedeniyle bu madde kapsamında bir tarh yeri belirleme, tarh muamelesi veya buna bağlı bir yaptırım uygulanamaz.

m.105: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Bölüm başlığındaki "Tarh muamelesi" ifadesinden bu maddede tarh usulüne ilişkin bir hüküm bulunduğunu varsaymak; madde metni mülga olduğu için bu varsayım yanlıştır.
  • Mülga maddeyi yürürlükteki bir tarh hükmü gibi uygulamak ya da bu maddeye dayanarak tarh yerini belirlemeye çalışmak.

Nasıl ispat edilir?

  • Maddenin mülga olduğu, madde metnindeki "Mülga: 4/12/1985-3239/138 md." notundan anlaşılmaktadır; bu husus resmi mevzuat kaynağından kontrol edilmelidir.
  • Mülga bir maddeye dayanılarak yapılan bir tarhiyatta, dayanağın yürürlükte olmadığını ileri süren taraf bu durumu mevzuat kaynağıyla ispatlar; tarhı yapan idare ise dayandığı hükmün geçerliliğini göstermekle yükümlüdür.
  • Tarh yeri ve tarh usulüne ilişkin bir uyuşmazlıkta, ilgili hükmün yürürlükteki karşılığı aranmalı ve bu karşılık için madde metni ile değişiklik kayıtları birlikte değerlendirilmelidir.

GVK m.106

GVK m.106, gelir vergisinin hangi vergi dairesince tarh edileceğini, yani yetkili tarh dairesini belirler. Genel kural mükellefin ikametgahının bulunduğu mahal vergi dairesidir. Madde üç istisnai hal düzenler: iş yeri ve ikametgahın ayrı vergi dairesi bölgelerinde bulunması, gezici çalışan tacir ve serbest meslek erbabının kazançları ile dar mükellefiyetli kişiler. Maddenin uygulandığı kişiler gelir vergisi mükellefleridir. Vergi tahsil usulünü, ceza yetkisini ve itiraz ile dava yollarını düzenlemez; bunlar Vergi Usul Kanunu'nda yer alır.

m.106: hangi kavramlar bilinmeli?

Mahal vergi dairesi
Mükellefin ikametgahının bulunduğu yerde kurulu vergi dairesidir. Gelir vergisinin genel tarh yetkisi bu daireye aittir. Mükellefin ikametgahı kavramı, Medeni Kanun'daki yerleşim yeri esasına göre belirlenir.
İş yeri
Mükellefin kazanç elde ettiği faaliyetin yürütüldüğü yerdir. İkametgahtan farklı bir vergi dairesi bölgesinde bulunuyorsa birinci bentteki istisna devreye girer. Bentin uygulanması için iş yerinin ikametgahla aynı bölgede olmaması gerekir.
Gezici çalışan
Faaliyetini belirli bir işyerinde değil, çeşitli yerlerde yürüten ticaret veya serbest meslek erbabıdır. İkinci bent yalnız bu kazanç sahipleri için geçerlidir. Bu kişilerin ikametgahının bulunduğu yerin vergi dairesi tarhta yetkili değilse faaliyet yerindeki daire yetkili olur.
Dar mükellefiyet
Türkiye'de tam mükellefiyete tabi olmayan, yalnız Türkiye'de elde ettiği kazançlar bakımından vergilendirilen kişilerdir. Üçüncü bent bunların vergisinin, beyanname verdikleri yerin vergi dairesince tarh edilmesini öngörür.

m.106: hangi şartlar aranır?

  • Gelir vergisinin tarhı için önce mükellefin ikametgahının bulunduğu mahal vergi dairesinin yetkili olup olmadığına bakılmalıdır.
  • İş yeri ile ikametgahın ayrı vergi dairesi bölgelerinde bulunması hâlinde, Maliye Bakanlığının uygun görmesi ve mükellefe önceden bildirilmesi birlikte aranmalıdır; bu koşullar gerçekleşirse vergi iş yerinin bulunduğu daireden tarh edilir.
  • Gezici çalışan ticaret veya serbest meslek erbabının vergisinde, ikametgahın bulunduğu yerin vergi dairesi tarh yetkisine sahip olmamalıdır; bu durumda vergi faaliyetin icra edildiği yerin vergi dairesince tarh edilir.
  • Dar mükellefiyete tabi kişinin vergisinde, beyannamesini vermeye mecbur olduğu yer esas alınır.

m.106: hangi sonuçları doğurur?

  • Mükellefin ikametgahı ile iş yeri aynı vergi dairesi bölgesindeyse vergi ikametgah dairesince tarh edilir.
  • İş yeri ve ikametgah ayrı bölgelerdeyse ve Bakanlık uygun görmüş, mükellefe önceden bildirilmişse vergi iş yerinin bulunduğu dairece tarh edilir.
  • Bakanlık onayı veya mükellefe önceden bildirim eksikse iş yeri dairesi yetki kazanmaz ve tarh ikametgah dairesince yapılır.
  • Gezici çalışan ticaret veya serbest meslek erbabının ikametgah dairesi tarh yetkisine sahipse ikinci bent uygulanmaz; sahip değilse faaliyetin icra edildiği yerin vergi dairesi yetkilidir.
  • Dar mükellefin vergisi beyanname verme yükümlülüğünün doğduğu yerin vergi dairesince tarh edilir.

Genel hal ile iş yeri istisnası arasındaki fark nedir?

Mükellefin ikametgahının bulunduğu mahal vergi dairesi genel yetkili dairedir.

İş yeri ve ikametgah ayrı vergi dairesi bölgelerindeyse iş yerinin bulunduğu daire yetkili olabilir.

İş yeri dairesinden tarh için Maliye Bakanlığının uygun görüşü ve mükellefe önceden bildirim gerekir; bu koşul yoksa ikametgah dairesi yetkilidir.

Sabit iş yeri ile gezici faaliyet arasındaki fark nedir?

Sabit bir iş yeri üzerinden faaliyet gösteren mükellef birinci bent kapsamında değerlendirilir.

Gezici çalışan ticaret veya serbest meslek erbabı faaliyetini çeşitli yerlerde yürütür.

Gezici çalışanda ikinci bent devreye girer; ikametgah dairesi tarh etmemişse faaliyetin yapıldığı yer daire yetkili olur. Birinci bentteki Bakanlık onayı burada aranmaz.

Tam mükellef ile dar mükellef arasındaki fark nedir?

Tam mükellef gelir vergisinde ikametgah esasına göre tarh yapılır.

Dar mükellef Türkiye'de tam mükellefiyete tabi değildir ve kazancı yalnız Türkiye kaynaklıdır.

Dar mükellefin vergisi, ikametgah yerine beyanname verdiği yerin vergi dairesince tarh edilir.

m.106: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Genel kuralı unutup iş yeri dairesini kendiliğinden yetkili saymak; birinci bentte Maliye Bakanlığı onayı ile mükellefe önceden bildirim koşullarının ikisinin de aranması gerektiğini gözden kaçırmak.
  • Gezici çalışan istisnasını her serbest meslek erbabına uygulamak; ikinci bent yalnız gezici çalışan ticaret ve serbest meslek kazançlarını kapsar ve ikametgah dairesinin tarh etmemiş olması şartına bağlıdır.
  • Dar mükellefin vergisini ikametgah esasına göre tarh etmek; dar mükellefiyette yetkili daire beyanname verme yükümlülüğünün doğduğu yerin dairesidir.
  • Maddeye ait tahsil, haciz veya ceza yetkisini bu madde ile çözmeye çalışmak; bu madde yalnız tarh yetkisini düzenler.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler gelir vergisinin tarh yetkisinde genel kuralın ikametgah dairesi olduğunu, istisnaların ise sınırlı yorumlanması gerektiğini kabul etmektedir. (4. Daire, 2005/1332 E., 2006/244 K., 22.02.2006)
  • Dar mükellefiyette tarhın, Türkiye'de elde edilen gelir üzerinden yapılan tevkifat ve tahakkuk işlemleriyle bağlantılı olarak, vergiyi ilgili kişiler adına tarh ve tahakkuk ettirmeye yetkili daireler tarafından yapıldığı kabul edilmektedir. (4. Daire, 2021/8152 E., 2021/7527 K., 29.11.2021)

Nasıl ispat edilir?

  • Tarh yetkisinin iş yeri dairesine geçtiğini ileri süren idare, iş yeri ile ikametgahın ayrı bölgelerde olduğunu ve Maliye Bakanlığı onayı ile mükellefe önceden bildirimin yapıldığını belgeyle ispatlamakla yükümlüdür.
  • Mükellefin ikametgahı nüfus kaydı ve adres bildirimi ile belirlenir; bu belgeler ikametgah dairesinin yetkisi konusunda esas delildir.
  • Gezici faaliyetin hangi yerlerde yürütüldüğü ve ikametgah dairesinin tarh yetkisi bulunup bulunmadığı, ilgili daire kayıtları ve mükellefin faaliyet belgeleriyle ispatlanır.
  • Dar mükellefiyette beyanname verme yükümlülüğünün doğduğu yer, verilen beyanname veya bildirim kayıtlarıyla ispatlanır; mükellef yetki itirazında bu yeri ayrıca ileri sürebilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 193 sayılı Kanun m.106: Maddenin kendisidir; genel tarh yetkisini ve üç istisnayı düzenler.
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu: Tarh, tahakkuk ve ceza usulünü düzenler; vergi cezalarının hangi daire tarafından uygulanacağı VUK'a bağlıdır, bu madde tarh yetkisini belirler.

GVK m.107 — Tarhiyatın muhatabı

Madde, gelir vergisinin hangi kişi adına tarh edileceğini belirler; kural olarak verginin tarhı vergiye mükellef gerçek kişi adına yapılır. Maddenin asıl işlevi, bu kuralın yanında hangi hâllerde mükellef dışındaki kişilerin tarhiyata muhatap tutulacağını sıralamaktır: küçük ve kısıtlıların kanuni temsilcileri, verginin tevkifat yoluyla alınması hâlinde mükellef hesabına tevkifat yapmakla yükümlü olanlar ile dar mükellefiyette daimi temsilci veya kazanç ve irat sağlayan yabancı kişi. Madde, mükellefiyetin varlığını, matrah ve vergi miktarının belirlenmesini, tahakkuk ve tahsil usullerini düzenlemez; bunlar Gelir Vergisi Kanunu'nun diğer maddeleri ile Vergi Usul Kanunu'nda yer alır. Tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin tüzel kişinin borçlarından sorumluluğu bu maddenin değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinin konusudur. Tasarrufun iptali davalarında kimlerin davalı gösterileceği ve ödeme yükümlülükleri de bu maddenin kapsamı dışındadır.

Tarhiyatın muhatabı: hangi kavramlar bilinmeli?

Tarhiyata muhatap tutulma
Verginin tarh işleminin, mükellef dışında bir kişiye yöneltilmesi anlamına gelir. Muhatap tutulan kişi vergiyi kendi adına değil, mükellefin hesabına ya da onun yerine ödemekle yükümlü olur.
Dar mükellefiyet
Türkiye'de sınırlı vergi yükümlülüğü bulunan, yani vergiye yalnızca Türkiye'deki kazanç ve iratları bakımından tabi olan gerçek kişilerdir. Madde bu kişiler bakımından dördüncü bentte özel bir muhatap belirler.
Daimi temsilci
Dar mükellefin Türkiye'de bulunan ve onun adına hareket eden temsilcisidir. Birden fazla daimi temsilci varsa tarhiyat tarihine kadar mükellefin seçtiği kişi muhatap olur, seçim yapılmamışsa temsilcilerden herhangi biri muhatap tutulur.
Tevkifat
Verginin, ödemeyi yapan kişi tarafından mükellefin ödeyeceği gelirden kesilerek devlete aktarılması yöntemidir. Tevkifatla vergi alınan hâlde tevkifatı yapmakla yükümlü olan kişi de tarhiyata muhatap tutulur.
Kanuni temsilci
Küçük ve kısıtlının kanun gereği temsil eden kişisidir. Kanuni temsilcinin muhatap tutulması, mükellefin ehliyet eksikliği nedeniyle işlemlerini onun yürütmesinden kaynaklanır.

Tarhiyatın muhatabı: hangi şartlar aranır?

  • Verginin, vergiye mükellef gerçek kişi adına tarh edilmesi gerekir; bu kural maddenin temel hükmüdür.
  • Mükellef küçük veya kısıtlı ise tarhiyat, mükellefin nam ve hesabına hareket eden kanuni temsilciye yöneltilmelidir.
  • Verginin tevkif suretiyle alınması hâlinde, mükellef hesabına tevkifat yapmaya mecbur olan kişiye tarhiyat yapılmalıdır.
  • Dar mükellefiyette mükellefin Türkiye'de daimi temsilcisi varsa tarhiyat bu temsilciye yöneltilmelidir; birden fazla temsilci varsa mükellefin tayin ettiği, tayin yoksa tarhiyat tarihine kadar temsilciler arasından herhangi biri muhatap olur.
  • Dar mükellefin daimi temsilcisi yoksa, kazanç ve iratları yabancı kişiye sağlayan kişiye tarhiyat yapılmalıdır.

Tarhiyatın muhatabı: hangi sonuçları doğurur?

  • Mükellef gerçek kişi adına tarh edilen verginin muhatabı, madde kapsamında sayılan kişiler dışında mükelleftir.
  • Küçük ve kısıtlının kanuni temsilcisine yapılan tarhiyat, mükellefin nam ve hesabına yapılmış sayılır.
  • Tevkifat yoluyla alınan vergide tevkifatı yapmakla yükümlü kişiye tarhiyat yapılır ve bu kişi mükellef hesabına tevkifat yapmaya mecbur olur.
  • Dar mükellefiyette daimi temsilci bulunuyorsa tarhiyat ona yapılır; bulunmuyorsa kazanç ve iratları yabancı kişiye sağlayan kişi muhatap tutulur.
  • Madde tarhiyata muhatap tutulan kişiye ödeme yükümlülüğü yükler, ancak bu sorumluluğun kapsamını ve iç ilişkiyi belirlemez.

Tam ehliyetli mükellef ile küçük ve kısıtlı mükellef arasındaki fark nedir?

Tam ehliyetli gerçek kişi mükellefin kendisi olarak tarhiyata muhatap olur.

Küçük veya kısıtlı mükellefte muhatap, mükellefin kanuni temsilcisidir.

Ehliyet eksikliği olan mükellefe doğrudan tarh yapılmaz; tarhiyat temsilciye yöneltilir.

Tevkifatlı gelir ile tevkifatsız gelir arasındaki fark nedir?

Verginin tevkif yoluyla alındığı hâlde, tevkifatı yapmakla yükümlü olan kişi muhatap tutulur.

Tevkifat yoluyla alınmayan gelirde muhatap mükelleftir.

Tevkifatı yapan kişi, mükellef hesabına tarhiyata muhatap olur.

Daimi temsilcisi olan dar mükellef ile olmayan dar mükellef arasındaki fark nedir?

Dar mükellefin Türkiye'de daimi temsilcisi varsa muhatap bu temsilcidir.

Daimi temsilci yoksa muhatap, kazanç ve iratları yabancı kişiye sağlayandır.

Dördüncü bent içinde sıralama vardır; önce daimi temsilci, bulunmazsa ödeyen kişi muhatap olur.

Birden fazla daimi temsilci hâli ile tek daimi temsilci hâli arasındaki fark nedir?

Birden fazla temsilci varsa muhatap, mükellefin tayin ettiği temsilcidir.

Tek temsilci varsa muhatap o kişidir.

Mükellefin tayini yapılmadan tarhiyat tarihine gelinmişse, temsilcilerden herhangi biri muhatap olabilir.

Tarhiyatın muhatabı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Küçük veya kısıtlı mükellefe doğrudan tarh yapmak; tarhiyatın kanuni temsilciye yöneltilmesi gerekir.
  • Dar mükellefte daimi temsilci varken yabancı kişiye ya da ödeyene tarhiyat yapmak; önce daimi temsilci muhatap olur.
  • Birden fazla daimi temsilci varken tarhiyatı rastgele birine yöneltmek; önce mükellefin tayin ettiği temsilci aranmalıdır.
  • Tevkifat yapmakla yükümlü kişiyi, tevkifat yapılmamışsa da muhatap saymak; muhatap olma kuralı tevkifatın varlığına bağlıdır.
  • Tüzel kişinin kanuni temsilcisinin sorumluluğunu GVK m.107'ye dayandırmak; bu sorumluluk 213 sayılı Kanun m.10 ve 6183 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinden doğar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Tasarrufun iptali davalarında, 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu tutulan kişilerin davalı gösterilmesi gerektiği kabul edilmektedir.
  • Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararında, tüzel kişinin kanuni temsilcilerinin sorumluluğunun 213 sayılı Kanun'un 10. maddesine göre belirleneceği vurgulanmıştır.
  • Limited şirket temsilcilerinin, ödenmemiş şirket kamu borçlarından sermaye payı oranında ve Vergi Usul Kanunu 10/II ile 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca sorumlu tutulduğu kabul edilmektedir.
  • Tüzel kişilerin yasal temsilcilerinin, tüzel kişinin ödenmeyen vergi borçlarından sorumlu olduğu kabul edilmektedir.

Nasıl ispat edilir?

  • Tarhiyata muhatap olan kişinin GVK m.107 kapsamında olduğunu ileri süren idare, mükellefin küçük veya kısıtlı olduğunu, kanuni temsilcinin bulunduğunu ve bu kişiye tarhiyat yapıldığını belgelerle ortaya koymalıdır; nüfus kaydı ve vesayet kararı bu amaçla kullanılabilir.
  • Dar mükellefte daimi temsilcinin varlığı, Türkiye'de kayıtlı temsilci bildirimi, ticaret sicili veya vergi dairesi kayıtları ile ispatlanır; daimi temsilci bulunmadığını savunan taraf bu durumu ispatlamakla yükümlüdür.
  • Tevkifatı yapmakla yükümlü kişinin tevkifat yaptığı ödeme belgeleri ile ispatlanır; tevkifatın yapılmadığını savunan kişi bu savunmasını kendisi ispatlamalıdır.
  • Muhatap olan kişi, tarhiyata karşı açtığı davada kendisinin mükellef sayılmadığını veya sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürüyorsa bu iddiayı kendisi ispat eder.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.107: Madde kendi metninde dört hâlde muhatap belirler; bu hâllerin dışındaki tarhiyat mükellef gerçek kişiye yapılır.
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.10: Tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin tüzel kişinin ödenmeyen vergi borçlarından sorumluluğunu düzenler; bu sorumluluk GVK m.107'nin kapsamına girmez ancak uygulamada sıkça birlikte tartışılır.
  • 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun m.35: Limited şirket ortaklarının şirket kamu borçlarından sorumluluğunu düzenler; GVK m.107 ile aynı konuyu değil, farklı bir sorumluluğu ele alır.

GVK m.108 — Vergilendirme dönemi

GVK m.108, gelir vergisinde vergilendirme döneminin ne olduğunu belirler; kural olarak geçmiş takvim yılıdır. Maddenin düzenlediği haller üç gruba ayrılır: mükellefiyetin takvim yılı içinde sona ermesi, tevkifat yoluyla ödenen vergilerde tevkifatın ilgili olduğu dönemlerin vergilendirme dönemi sayılması ve münferit beyannameyle bildirilecek gelirlerde gelirin iktisap tarihinin esas alınması. Kişi bakımından mükellefler ve stopaj ile münferit beyanname kapsamındaki istihkak sahipleri için uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: gelirin vergiye tabi olması ve matrahın belirlenmesi (GVK m.6 vd.), yıllık beyanname verme yükümlülüğü ve süresi (GVK m.92 vd.), tevkifat yapma yükümlülüğü ve tevkifat oranları (GVK m.94 vd.) ile vergi ödeme süreleri (GVK m.120 vd.).

Vergilendirme dönemi: hangi kavramlar bilinmeli?

Vergilendirme dönemi
Gelirin vergilendirilmesinde esas alınan zaman dilimidir ve kural olarak geçmiş takvim yılıdır. Madde, bu genel kuraldan ayrılan hâlleri sınırlı olarak sayar.
Mükellefiyetin kalkması
Mükellefin vergi yükümlülüğünün takvim yılı içinde sona ermesidir. Bu halde dönem, yılbaşından mükellefiyetin kalktığı tarihe kadar olan süreye indirgenir.
Tevkifat yoluyla ödenen vergi
Vergi ödeyecek kişinin geliri ödeyen tarafından kesilip ilgili vergi dairesine aktarıldığı vergilendirme biçimidir. İstihkak sahibinin ayrıca yıllık beyanname vermemesi hâlinde, kesilen vergi yıllık verginin yerine geçer.
İstihkak sahibi
Geliri hak ettiği için vergi kesintisine tabi tutulan kişidir. Yıllık beyanname verme yükümlülüğünün olup olmadığına göre maddenin 4. fıkrasındaki sonuç değişir.
Münferit beyanname
Yıllık beyannameden ayrı olarak, belirli gelirlerin tek tek bildirilmesi için verilen beyannamedir. Bu gelirlerde vergilendirme dönemi yerine gelirin iktisap tarihi esas alınır.
İktisap tarihi
Gelirin mükellefin malvarlığına girdiği tarihtir. Münferit beyanname kapsamındaki gelirlerde vergilendirme döneminin yerini alır.

Vergilendirme dönemi: hangi şartlar aranır?

  • Gelir vergisi yükümlülüğünün bir takvim yılı içinde sona ermesi hâlinde, vergilendirme döneminin yılbaşı ile mükellefiyetin kalkması tarihi arasındaki süreye indirgenmesi gerekir.
  • Tevkifat yoluyla ödenen vergilerde, istihkak sahiplerinin ayrıca yıllık beyanname vermeye mecbur olmaması gerekir.
  • Tevkifatın ilgili olduğu dönemlerin vergilendirme dönemi sayılması ve kesilen veya kesilmesi gereken verginin yıllık verginin yerine geçmesi için bu koşul sağlanmalıdır.
  • Münferit beyanname ile bildirilmesi gereken gelirlerin vergilendirilmesinde, yıllık vergilendirme dönemi yerine gelirin iktisap tarihinin esas tutulması gerekir.
  • Mükellefiyetin takvim yılı içinde kalkmamış olması ve tevkifat veya münferit beyanname hâlinin bulunmaması hâlinde, genel kural olan geçmiş takvim yılının uygulanması gerekir.

Vergilendirme dönemi: hangi sonuçları doğurur?

  • Mükellefiyet takvim yılı içinde kalkmışsa vergilendirme dönemi yılbaşından kalkış tarihine kadar geçen süreye bağlanır.
  • Tevkifatla ödenen vergilerde istihkak sahibi yıllık beyanname vermek zorunda değilse tevkifatın ilgili olduğu dönemler vergilendirme dönemi sayılır.
  • Bu durumda kesilen veya kesilmesi gereken vergiler yıllık verginin yerine geçer ve ayrıca yıllık vergi hesabı yapılmaz.
  • Münferit beyanname kapsamındaki gelirlerde vergilendirme dönemi yerine gelirin iktisap tarihi esas alınır.
  • Yukarıdaki hâllerin dışında vergilendirme dönemi geçmiş takvim yılıdır.

Mükellefiyetin takvim yılı içinde kalkması ile genel kural arasındaki fark nedir?

Mükellefiyet yıl içinde sona ermişse dönem yılbaşından kalkış tarihine kadar kısalır.

Mükellefiyet yıl boyunca sürmüşse dönem geçmiş takvim yılıdır.

Kısalan dönemde beyan ve vergi hesabı bu kısa süreye göre yapılır.

Tevkifatla ödenen vergi ile yıllık beyanname veren istihkak sahibi arasındaki fark nedir?

İstihkak sahibi ayrıca yıllık beyanname vermeye mecbur değilse tevkifatın ilgili olduğu dönemler vergilendirme dönemi sayılır.

İstihkak sahibi ayrıca yıllık beyanname vermekle yükümlüyse bu hüküm uygulanmaz, genel dönem esas alınır.

Yalnız tevkifatla vergilenen istihkak sahibinde kesilen vergi yıllık verginin yerine geçer ve ayrıca yıllık beyanname verilmez.

Münferit beyanname ile yıllık beyanname kapsamındaki gelirler arasındaki fark nedir?

Münferit beyanname ile bildirilmesi gereken gelirlerde vergilendirme dönemi yerine gelirin iktisap tarihi esas alınır.

Yıllık beyannameye dahil gelirlerde vergilendirme dönemi geçmiş takvim yılıdır.

Münferit gelirin vergisi iktisap tarihine göre ayrı bir dönem içinde hesaplanır.

Vergilendirme dönemi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Tevkifatla vergilenen istihkak sahibinin ayrıca yıllık beyanname vermek zorunda olup olmadığını kontrol etmeden, tevkifatı yıllık verginin yerine geçmiş saymak.
  • Münferit beyanname kapsamındaki geliri yıllık beyannameye dahil ederek geçmiş takvim yılına göre hesaplamak.
  • Mükellefiyetin takvim yılı içinde kalkan hâlde dönemi yine tam takvim yılı olarak almak.
  • Maddenin 2. ve 3. fıkralarının mülga olduğunu gözden kaçırıp bu fıkralara dayanmak.

Nasıl ispat edilir?

  • Mükellefiyetin takvim yılı içinde kalktığını ileri süren tarafın, kalkış tarihini gösteren belge ile ispat yükü vardır.
  • Tevkifatın yapıldığını ve istihkak sahibinin yıllık beyanname verme yükümlülüğü bulunmadığını ileri süren tarafın, tevkifat belgesi ile ispat yükü vardır.
  • Münferit beyanname kapsamındaki gelirin iktisap tarihini ileri süren tarafın, sözleşme, ödeme veya kayıt belgeleri ile ispat yükü vardır.

GVK m.109 — Tarh zamanı

Bu madde, gelir vergisinin tarh edilmesinin zamanını düzenler. Beyanname verilmesi gereken hallerde, beyannamenin verildiği günde ya da posta ile gönderilmişse vergi dairesine ulaştığı tarihi izleyen yedi gün içinde tarhın yapılacağını hükme bağlar. Madde, beyanname verilmesi gereken mükellefler bakımından uygulanır. Maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları 22/12/2021 tarihli 7349 sayılı Kanunla mülga edilmiştir. Madde, gelir vergisinin matrah ve miktarının tespitini, tahakkuk ve tahsil usullerini, beyannamenin verilme yükümlülüğünü ve tarh zamanaşımını düzenlemez; bunlar başka maddelerde yer alır (ör. VUK ve 213 sayılı Kanun hükümleri).

Tarh zamanı: hangi kavramlar bilinmeli?

Tarh
Vergi dairesinin vergi tutarını ve bu tutarın borç olarak doğduğunu resmen belirlemesi işlemidir. Bu madde tarhın yapılacağı süreyi belirler, tarhın içeriğini ya da usulünü düzenlemez.
Beyanname verilmesi icabeden haller
Mükellefin vergi beyannamesi vermekle yükümlü olduğu durumlardır. Beyanname verilmesi gerekmeyen hallerde bu maddedeki yedi günlük tarh süresi işlemez.
Vergi dairesine geliş tarihi
Beyannamenin posta ile gönderilmesi hâlinde, beyannamenin tarh yetkisi olan vergi dairesine ulaştığı tarihtir. Postaya verildiği tarih esas alınmaz.

Tarh zamanı: hangi şartlar aranır?

  • Mükellefin beyanname verilmesini gerektiren bir hal bulunmalıdır.
  • Beyanname, verildiği günde tarh edecek vergi dairesine elden verilmiş olmalı ya da posta ile gönderilmişse vergi dairesine ulaştığı tarihten itibaren hesaplanmalıdır.
  • Tarh, beyannamenin verildiği günde veya vergi dairesine geldiği tarihi izleyen yedi gün içinde yapılmalıdır.

Tarh zamanı: hangi sonuçları doğurur?

  • Beyanname verilmesi icabeden hallerde tarh, beyannamenin verildiği günde veya posta ile gönderilmişse vergi dairesine geldiği tarihi izleyen yedi gün içinde yapılır.
  • Beyanname verilmesi icabetmeyen hallerde bu maddedeki yedi günlük tarh süresi uygulanmaz.
  • Maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları 22/12/2021 tarihinde mülga edildiğinden, bu fıkralarda öngörülen tarh zamanı artık madde metninde yer almamaktadır.

Elden verilen beyanname ile posta ile gönderilen beyanname arasındaki fark nedir?

Beyanname doğrudan vergi dairesine elden verildiğinde tarh süresinin başlangıcı verildiği gündür.

Beyanname posta ile gönderildiğinde süre, postaya verildiği tarihten değil, vergi dairesine geldiği tarihten başlar.

Posta ile gönderilen beyannamede tarh süresi, dairenin evrağı aldığı tarihi izleyen yedi gün olarak hesaplanır.

Tarh zamanı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Posta ile gönderilen beyannamede süreyi postaya verildiği tarihten saymak; süre vergi dairesine geliş tarihinden başlar.
  • Maddenin mülga ikinci ve üçüncü fıkralarını hâlâ yürürlükte sanmak; güncel metinde yalnız birinci bent bulunmaktadır.
  • Yedi günlük süreyi beyanname verilmesi gerekmeyen hallere de uygulamak.

Nasıl ispat edilir?

  • Beyannamenin verildiği tarihi ispat yükü, beyannameyi veren mükelleftedir; elden verilmişse dairenin giriş kaydı, posta ile gönderilmişse postanın vergi dairesine ulaştığını gösteren kayıt esas alınır.
  • Vergi dairesine geliş tarihinin tespiti, dairenin evrak giriş kaydı ile belgelenir.
  • Tarhın yedi gün içinde yapılıp yapılmadığı, tarh işleminin tarihinden anlaşılır; süre aşımı iddiasını ileri süren taraf bunu belgelerle ortaya koymalıdır.

Süreler

SüreMaddeHüküm
15 günm.101Bu kazanç ve iratlardan serbest meslek faaliyetlerine ilişkin olanların beyannamelerinin bu faaliyetlerin sona erdiği bu kazanç dışındaki diğer kazanç ve iratlarla ilgili beyannamelerin ise bu kazanç ve iratların iktisap olunduğu tarihten…
yedi günm.109Beyanname verilmesi icabeden hallerde, beyannamenin verildiği günde, beyanname posta ile gönderilmişse, vergiyi tarh edecek daireye geldiği tarihi takibeden yedi gün içinde;

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

18 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2021/660 E., 2022/1574 K., 22.11.2022
    İlgili madde: m.103
  2. Hukuk Genel Kurulu, 2017/2116 E., 2021/536 K., 29.04.2021
    İlgili madde: m.103
  3. 3. Daire, 2022/1782 E., 2024/5889 K., 14.11.2024
    İlgili madde: m.103
  4. 3. Daire, 2023/10242 E., 2024/5610 K., 05.11.2024
    İlgili madde: m.104
  5. 9. Hukuk Dairesi, 2024/4880 E., 2024/9645 K., 12.06.2024
    İlgili madde: m.104
  6. 9. Hukuk Dairesi, 2024/3409 E., 2024/9463 K., 10.06.2024
    İlgili madde: m.104
  7. 3. Daire, 2023/4808 E., 2023/5602 K., 14.12.2023
    İlgili madde: m.103
  8. 3. Daire, 2021/3192 E., 2023/5286 K., 06.12.2023
    İlgili madde: m.103
  9. 12. Hukuk Dairesi, 2022/9149 E., 2023/1980 K., 23.03.2023
    İlgili madde: m.104
  10. 4. Daire, 2021/876 E., 2022/3275 K., 25.05.2022
    İlgili madde: m.107
Diğer 8 karar
  1. 4. Daire, 2020/2389 E., 2021/11455 K., 29.12.2021
    İlgili madde: m.103
  2. 4. Daire, 2021/8152 E., 2021/7527 K., 29.11.2021
    İlgili madde: m.106
  3. 12. Hukuk Dairesi, 2018/7462 E., 2019/10840 K., 20.06.2019
    İlgili madde: m.104
  4. 3. Daire, 2008/4763 E., 2010/1884 K., 31.05.2010
    İlgili madde: m.101
  5. 4. Daire, 2005/1332 E., 2006/244 K., 22.02.2006
    İlgili madde: m.106
  6. Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2002/356 E., 2003/5 K., 31.01.2003
    İlgili madde: m.107
  7. 4. Daire, 1987/998 E., 1989/1819 K., 17.04.1989
    İlgili madde: m.105
  8. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/480 E., 2022/52 K., 31.01.2022
    İlgili madde: m.104

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 22.12.2021 (m.108).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 4. Gelir Vergisi Kanunu bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış