Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu
Çeşitli ve son hükümler
Kısaca
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.76, sendikanın faaliyetinin durdurulması hâlinde sendikanın yedinci ila on ikinci bölümlerde düzenlenen işlemler ve uygulamalarının durdurma kararıyla birlikte askıya alınmasını ve sendika yeniden faaliyete geçtiğinde bu işlemlerin kaldığı yerden devam etmesini düzenler.
Kapsam
Bu konu, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.76–83 hükümlerini kapsar.
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.76Sendikanın faaliyetinin durdurulması
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.77Tutanaklar ve sicil
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.78Ceza hükümleri
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.79Görevli ve yetkili mahkeme
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.80Diğer kanunların uygulanması
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.81Yürürlükten kaldırılan hükümler
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.82Yürürlük
- Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.83Yürütme
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.76 — Sendikanın faaliyetinin durdurulması
Madde, sendikanın faaliyetinin durdurulması hâlinde sendikanın yedinci ila on ikinci bölümlerde düzenlenen işlemler ve uygulamalarının durdurma kararıyla birlikte askıya alınmasını ve sendika yeniden faaliyete geçtiğinde bu işlemlerin kaldığı yerden devam etmesini düzenler. Kurala, faaliyeti durdurulan sendikanın tüzel kişiliği, kendisine ait işlemler ve uygulamalar bakımından uygulanır. Maddenin kendisi faaliyetin durdurulma nedenlerini, durdurmanın usulünü, kayyım atanmasını ve durdurma sürecindeki malvarlığı yönetimini düzenlemez (4721 sayılı Kanun ile 6356 sayılı Kanun m.31 ve m.45 ilgili kısımları) ve bu konular ayrı hükümlerde yer alır. Kapatma davasının açılmasını, mahkemenin tedbir kararını ve durdurma süresinin sonunda sendikanın yeniden faaliyete geçme koşullarını da bu madde belirlemez.
Sendikanın faaliyetinin durdurulması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Faaliyetin durdurulması
- Mahkeme kararıyla sendikanın faaliyetlerinin geçici olarak durdurulmasıdır. Tüzel kişilik sona ermez, yalnızca faaliyet yürütülemez hâle gelir. Bu durumun ne zaman ve hangi nedenlerle verilebileceği madde metninde yer almaz.
- Askıya alma
- Durdurma kararıyla birlikte, sendikanın yedinci ila on ikinci bölümlerdeki işlemlerinin ve uygulamalarının geçici olarak işlemez hâle gelmesidir. İşlemler ortadan kalkmaz, yalnızca hukuki etkisi durur.
- Kaldığı yerden devam
- Sendikanın yeniden faaliyete geçmesi hâlinde askıya alınan işlemlerin, askıya alındığı andaki durumdan itibaren yeniden işlemesidir. Askıda kalan süre, işlemin hükümsüz kalmasına yol açmaz.
Sendikanın faaliyetinin durdurulması: hangi şartlar aranır?
- Sendikanın faaliyetinin mahkeme kararıyla durdurulmuş olması gerekir.
- Durdurulan faaliyetin, madde kapsamındaki yedinci ila on ikinci bölümlerde düzenlenen işlemler ve uygulamalarla ilgili olması gerekir.
- Durdurma kararıyla birlikte söz konusu işlem ve uygulamaların askıya alınması gerekir.
- Sendikanın faaliyete geçmesi ile askıdaki işlemlerin kaldığı yerden devam etmesi gerekir.
Sendikanın faaliyetinin durdurulması: hangi sonuçları doğurur?
- Durdurma kararı verildiğinde yedinci ila on ikinci bölümlerdeki işlemler ve uygulamalar durdurma kararıyla birlikte askıya alınır.
- Askıya alınan işlemler ve uygulamalar, durdurma süresince hukuki etki doğurmaz.
- Sendika yeniden faaliyete geçtiğinde askıdaki işlemler kaldığı yerden devam eder; bunlar baştan yapılmaz.
- Madde, durdurma kararının verilmemiş olması hâlinde uygulanmaz.
Askıya alınan işlemler ile tüzel kişilik arasındaki fark nedir?
Faaliyet durdurulduğunda askıya alınan işlemler ve uygulamalar, yedinci ila on ikinci bölümlerde düzenlenen işlemlerdir.
Tüzel kişilik ise durdurma sırasında devam eder ve bu madde kapsamında askıya alınmaz.
Sendikanın tüzel kişiliği devam ederken yalnızca madde kapsamındaki işlemlerin hukuki etkisi durur. Kayyım ve malvarlığı yönetimi ayrı bir rejime tabidir.
Sendikanın faaliyetinin durdurulması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Durdurma kararının sendikanın tüzel kişiliğini sona erdirdiğini sanmak; tüzel kişilik devam eder, yalnızca faaliyet durur.
- Askıya alınan işlemlerin durdurma süresince sıfırlanacağını ya da iptal olacağını varsaymak; işlemler askıda kalır ve kaldığı yerden devam eder.
- Maddenin tüm sendika işlemlerini kapsadığını düşünmek; kapsam yalnızca yedinci ila on ikinci bölümlerdeki işlemler ve uygulamalardır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Faaliyeti durdurulan sendikanın tüzel kişiliğinin devam ettiği ve bu süre içinde faaliyet yürütemediği kabul edilmektedir.
- Durdurma süresince sendikanın malvarlığının kayyım tarafından yönetildiği ve sendikanın yeniden faaliyete geçebilmesi için genel kurul yapılmasının sağlandığı kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Faaliyetin durdurulduğunu ve durdurma kararının askıya alma kapsamını ileri süren taraf, mahkeme kararının varlığını ve tarihini belgeyle ispatlamalıdır.
- Askıya alınan işlemlerin hangileri olduğu, yedinci ila on ikinci bölümlerdeki düzenlemeye bakılarak belirlenir; bu konuda ispat yükü işlemi ileri süren tarafta olur.
- Sendikanın faaliyete geçtiğini ve askıdaki işlemlerin devam ettiğini iddia eden taraf, sendikanın yeniden faaliyete geçtiğini mahkeme kararı veya genel kurul kararı gibi resmi belgelerle ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 sayılı Kanun m.31: Sendika ve konfederasyonların kapatılması ve faaliyetlerinin durdurulmasına ilişkin ana düzenlemedir; maddede anılan durdurma kararının dayanağıdır.
- 6356 sayılı Kanun m.7: Tüzük ve belgelerdeki kanuna aykırılık nedeniyle mahkemenin faaliyeti durdurma kararı verebilmesinin usul ve sınırlarını düzenler.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.77 — Tutanaklar ve sicil
Madde, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'nün toplu iş sözleşmesi tutanak ve yazılarını Bakanlığa göndermesi için tanınan süreyi ve Bakanlığın tuttuğu toplu iş sözleşmesi sicilinin işleyişini düzenler; sicile kaydedilmiş metnin metin uyuşmazlığında esas alınacağı kuralını koyar. Hüküm, toplu iş sözleşmesi tarafları, görevli makam olan Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ve Bakanlık bakımından uygulanır. Madde, toplu iş sözleşmesinin yazılı şekli ve tevdi yükümlülüğünün kendisini (m.48) ile yetki ve toplu görüşme süreçlerini düzenlemez. Sicil usul ve esaslarının ayrıntısı ile yetki belgesi ve hükümsüzlük davası (m.44, m.45) madde kapsamı dışındadır. Sicilin tutulmasına ilişkin yönetmelik de bu maddenin değil, maddenin yollamasıyla çıkarılan düzenlemenin konusudur.
Tutanaklar ve sicil: hangi kavramlar bilinmeli?
- Toplu iş sözleşmesi sicili
- Bakanlığın toplu iş sözleşmelerini kayıt altına almak için tuttuğu kayıt defteridir. Sicile kaydedilen metin, uyuşmazlık halinde esas alınan metin olma niteliğini taşır. Sicilin tutulma usul ve esasları Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
- Tutanak ve yazıların tevdii
- Toplu iş sözleşmesi taraflarının görevli makama verdiği tutanak ve yazılardır. Görevli makam olan Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, bu belgeleri aldığı tarihten itibaren Bakanlığa gönderir.
- Esas alınan metin
- Toplu iş sözleşmesinin metni hakkında taraflar arasında anlaşmazlık çıktığında, Bakanlık sicilinde kayıtlı olan metindir. Sicil kaydı, metnin o haliyle uyuşmazlıkta belirleyici olmasını sağlar.
Tutanaklar ve sicil: hangi şartlar aranır?
- Taraflar arasında toplu iş sözleşmesinin metni hakkında bir anlaşmazlığın çıkmış olması gerekir.
- Metnin Bakanlık sicilinde kayıtlı bulunması gerekir; sicilin dayanağı olarak görevli makamın tutanak ve yazıyı üç iş günü içinde Bakanlığa göndermiş olması gerekir.
- Anlaşmazlık sırasında karşılaştırılacak metnin sicile kaydedilmiş metin olduğu tespit edilmelidir.
Tutanaklar ve sicil: hangi sonuçları doğurur?
- Görevli makam tutanak ve yazıları üç iş günü içinde Bakanlığa göndermelidir.
- Görevli makam bir nüshasını dosyasında saklamalıdır.
- Toplu iş sözleşmesi metninde anlaşmazlık çıkarsa Bakanlıkça sicile kaydedilmiş metin esas alınır.
- Sicilin tutulmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Görevli makamın gönderme yükümlülüğü ile bakanlığın sicil tutma görevi arasındaki fark nedir?
Görevli makam, tutanak ve yazıları almasından itibaren üç iş günü içinde Bakanlığa gönderir ve bir nüshasını dosyasında saklar.
Bakanlık, toplu iş sözleşmeleri için sicil tutar ve sicilin usul ve esaslarını yönetmelikle düzenler.
Görevli makamın süreye bağlı gönderme işlemi ile Bakanlığın kayıt işlevi birbirine bağlıdır; sicilin işleyişi bu süre içindeki gönderime dayanır.
Tutanaklar ve sicil: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Sicile kaydedilmiş metin ile taraflar arasında imzalanan nüshaları aynı belge saymak; uyuşmazlıkta esas alınan metnin sicildeki metin olduğunu gözden kaçırmak.
- Görevli makamın üç iş günlük gönderme süresini, tutanağın taraflarca imzalandığı tarihten değil de Bakanlığa ulaştığı tarihten saymak; süre başlangıcı görevli makamın aldığı tarihtir.
- Sicil usul ve esaslarını madde metninde var sanmak; bunlar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliğe bırakılmıştır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, toplu iş sözleşmesinin yazılı şekil koşulunun geçerlilik koşulu olduğunu kabul etmekte; tevdi ve sicil yükümlülüklerinin yerine getirilmemesinin sözleşmenin geçerliliğini etkilemediğini belirtmektedir. (10. Daire, 2017/2598 E., 2022/3435 K., 22.06.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Sicile kaydedilmiş metnin esas alınması kuralı nedeniyle, metin anlaşmazlığında sicil kaydını ileri süren taraf, kayıtlı metnin ne olduğunu sicil belgesiyle ispat etmelidir.
- Karşı taraf, sicile kaydedilen metnin dışında bir metne dayandığını iddia ediyorsa, bu iddiasını yazılı belgelerle ispat etmelidir.
- Görevli makamın üç iş günlük gönderme süresine uyup uymadığı, tutanak ve yazıların alındığı tarih ile Bakanlığa gönderme tarihi karşılaştırılarak ortaya konulur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 m.48: Toplu iş sözleşmesinin dört nüsha düzenlenmesi, iki nüshasının görevli makama tevdi edilmesi ve işyerinde asılması yükümlülüklerini düzenler; bu maddedeki tevdi ve gönderme zincirinin kaynağıdır.
- 6356 m.44: Yetki belgesinin verilmesini düzenler; yetki sürecinin ön koşulu olduğundan sicile kaydedilecek sözleşmenin bağlamını oluşturur.
- 6356 m.45: Yetki şartlarına sahip olunmadan yapılan sözleşmenin hükümsüzlük davasını düzenler; sicil kaydının bu davadan ayrı bir uyuşmazlık yolu olduğunu gösterir.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.78 — Ceza hükümleri
Madde, 6356 sayılı Kanun'a aykırılık hâllerinde uygulanacak idari para cezalarını ve bu cezalara bağlı bir sendika organı görevi yasağını düzenler. Fiiller dört grupta toplanır: sendika kurucusu olma şartına ilişkin gerçeğe aykırı beyan, seçim ve oylama hilesi, üye kaydı ve üyelikten ayrılmaya zorlama, siyasi parti adlarının kullanılması, kanuni olmayan grev ve lokavt ile bunların uygulanması, mahkeme yasağına rağmen grev ve lokavt, grevde işçi çalıştırma ve grev gözcülüğü. Cezayı verme yetkisi ile yaptırımların ne zaman ve hangi kişiler için uygulanacağı da bu maddede yer alır. Maddenin uygulandığı kişiler, fiili işleyen sendika yetkilileri, işveren, işveren vekili, işçiler ve grev gözcüleridir. Madde, sendikal güvence ve sendikal tazminat gibi iş sözleşmesi sonuçlarını düzenlemez (m.25). Kanuni grev ve lokavtın şartlarını ve usulünü düzenlemez (m.60 ve devamı). Grev sırasında işverenin işçi alma yasağının kendisini düzenlemez (m.68). Sendika üyeliğine ve yetkiye ilişkin hükümler de bu maddenin konusu değildir (m.6, m.14, m.17, m.19, m.26, m.28).
Ceza hükümleri: hangi kavramlar bilinmeli?
- İdari para cezası
- Maddede öngörülen yaptırımın niteliğidir ve cezai bir hüküm değil, idari bir yaptırımdır. Fiili işleyen herkes hakkında, fiil daha ağır bir cezayı gerektirmediği sürece uygulanır.
- Fiilin daha ağır bir cezayı gerektirmesi (subsidiarite)
- Bazı bentlerde ceza, fiilin daha ağır bir ceza gerektirmediği takdirde uygulanır. Bu durumda madde kendi cezasını değil, daha ağır cezayı gerektiren hükmü uygular.
- Bağış miktarı
- Sendika bağış kurallarına aykırılığın tekrarı hâlinde, d bendinde ayrıca uygulanan bir ek yaptırım miktarıdır. Madde metninde miktarı tanımlanmamıştır.
- Kanuni olmayan grev
- Kanunda grev veya lokavt için öngörülen şartlar gerçekleşmeden alınan ya da kanuni olarak alınmış olsa bile kanuna uygun olmayan usul ve esaslarla uygulanan grev ve lokavttır. Madde (e), (f) ve (g) bentlerinde bu ayrım yapılır.
- Sendika organlarında görev yasağı
- Birinci fıkranın (a) ve (d) bentlerindeki fiilleri işleyenlere, idari yaptırım kararının kesinleşmesinden itibaren uygulanan ve sendika organlarında görev alınmasını engelleyen tedbirdir.
Ceza hükümleri: hangi şartlar aranır?
- Fiilin birinci fıkranın bentlerinden birinde sayılan davranışlardan biri olması gerekir.
- Fiilin, daha ağır bir cezayı gerektiren bir suç veya idari yaptırım oluşturmaması gerekir; bu bentlerde fiil daha ağır cezayı gerektirmediği takdirde ceza uygulanır.
- Üye kaydı bentlerinde, 17. maddeye aykırı kayıt veya 19. maddeye aykırı zorlama yapılmış olması ve her bir üyelik için ayrı ceza doğması gerekir.
- Grev ve lokavt bentlerinde, kanuni şartların gerçekleşmemesi, kanuni kararın kanuna aykırı uygulanması ya da mahkeme yasağına rağmen eylemin sürmesi gibi bir ayrılmanın bulunması gerekir.
- Bentlerde öngörülen idari para cezası, belirtilen miktar ya da her bir işçi veya üyelik için ayrı miktar üzerinden uygulanır.
- Yaptırım, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürünce gerekçe gösterilerek verilmelidir (3. fıkra).
Ceza hükümleri: hangi sonuçları doğurur?
- Fiil birinci fıkranın (a) bendine uyuyorsa, daha ağır bir ceza gerektirmediği takdirde yediyüz Türk Lirası idari para cezası uygulanır.
- Üye kaydı (c bendi) hâlinde her bir üyelik için ayrı ayrı yediyüz Türk Lirası ceza doğar.
- Kanun dışı greve katılan ve devam eden işçiler (f bendi) yediyüz Türk Lirası ile cezalandırılır.
- Grev veya lokavta karar verenler ile uygulanmasını zorlayanlar (e bendi) beşbin Türk Lirası ile cezalandırılır; bu fiiller daha ağır bir cezayı gerektirmiyorsa uygulanır.
- Grev sırasında 68. madde hükmüne aykırı olarak grevdeki işçilerin yerine işçi koyan işveren veya işveren vekili, koyduğu her işçi için binbeşyüz Türk Lirası ceza öder (i bendi).
- İşçi sendikasının üyesi olmayan grev gözcüleri ve 73. maddeye aykırı davranan grev gözcüleri binbeşyüz Türk Lirası ile cezalandırılır (j bendi).
- Birinci fıkranın (a) ve (d) bentlerindeki fiilleri işleyenler, kesinleşmeden itibaren beş yıl sendika organlarında görev alamaz (2. fıkra).
- İdari para cezaları, gerekçesi belirtilerek Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü tarafından verilir (3. fıkra).
- Birinci fıkranın bentlerinde öngörülen cezalar belirli miktarlardır; ancak uygulamada bu tutarların güncel karşılığı, yeniden değerleme kapsamındaki belirlemeye tabi olabilir.
Kanuni grev ile kanun dışı grev arasındaki fark nedir?
Kanuni grev, Kanunda öngörülen şartlar ve usulle yapılan ve hukuka uygun sayılan grevdir.
Kanun dışı grev, Kanunda öngörülen şartlar gerçekleşmeden veya usule uyulmadan yapılan grevdir.
Kanun dışı greve katılan ve devam edenler (f bendi) yediyüz Türk Lirası idari para cezasına tabi olur; kanuni grevde bu ceza söz konusu değildir.
Kanuni grev kararının kanuna aykırı uygulanması ile mahkeme yasağına rağmen grev arasındaki fark nedir?
Kanuni bir kararın bu Kanunda yazılı usul ve esaslar dışında uygulanması (g bendi) hâlinde, kararı uygulayanlar ve uygulanmasını zorlayanlar cezalandırılır.
Mahkeme kararıyla sürekli veya geçici olarak yasaklanmış grev ya da lokavtın kararının kaldırılmaması veya uygulamaya devam edilmesi (ğ bendi) durumunda ceza uygulanır.
Her iki durumda da beşbin Türk Lirası idari para cezası öngörülmüştür; ğ bendi mahkeme yasağına aykırılık hâlini ayrıca düzenler.
Grev kararına karar verenler (e) ile greve katılanlar (f, h) arasındaki fark nedir?
Kanuni şartlar gerçekleşmeden alınan grev ya da lokavt kararına karar verenler, uygulayanlar ve katılanları (e bendi) düzenlenmiştir.
Greve katılan işçiler ile greve katılıp işyerinden ayrılmayanlar (f ve h bentleri) ayrı olarak düzenlenmiştir.
Karar verenler ve zorlayanlar beşbin Türk Lirası; katılan işçiler ise yediyüz Türk Lirası ile cezalandırılır; h bendinde ayrılmama hâli ayrıca yediyüz Türk Lirası olarak düzenlenmiştir.
Grevde işçi alan işveren (i) ile izinsiz işçi alan işveren (ı) arasındaki fark nedir?
Grev sırasında 68. madde hükmüne aykırı olarak, grevdeki işçilerin yerine işçi koyan işveren veya işveren vekili (i bendi).
65. maddede belirtilen izni almadan yeni işçi alan işveren (ı bendi).
İlk halde her işçi için binbeşyüz Türk Lirası, ikinci halde her işçi için yediyüz Türk Lirası idari para cezası uygulanır.
Üye kaydı (c bendi) ile sendika kurucu beyanı (a bendi) arasındaki fark nedir?
17. maddeye aykırı olarak üye kaydeden ya da 19. maddeye aykırı olarak üye kalmaya veya ayrılmaya zorlayanlar (c bendi).
6. maddede belirtilen kurucu olabilme şartlarına ilişkin gerçeğe aykırı beyanda bulunanlar (a bendi).
c bendinde her bir üyelik için yediyüz Türk Lirası; a bendinde yediyüz Türk Lirası uygulanır. Yalnız a ve d bentlerindeki fiiller için 2. fıkra uyarınca sendika organlarında görev yasağı gelir.
Siyasi parti adı kullanımı (ç) ile seçim hilesi (b) arasındaki fark nedir?
26. maddenin altıncı fıkrasına aykırı hareket eden ya da siyasi parti ad, amblem, rumuz veya işaretlerinin kullanılmasına karar veren veya kullananlar (ç bendi).
14. maddeye göre yapılan seçim oylamalarına ve sayım ve dökümüne hile karıştıranlar (b bendi).
İki bentte de beşbin Türk Lirası idari para cezası uygulanır; bu bentler aynı miktarda olsa da fiilleri farklıdır.
Kurucu beyanı yaptırımı (a) ile kurumsal bağış ihlali (d) arasındaki fark nedir?
Gerçeğe aykırı beyanda bulunma (a bendi) için yediyüz Türk Lirası ceza uygulanır.
28. maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına aykırılık (d bendi) hâlinde, sorumlular binbeşyüz Türk Lirası ve tekrarı hâlinde ayrıca bağış miktarı kadar ceza öder.
d bendinde tekrar hâlinde ek bir miktar uygulandığı için, bu bent a bendinden farklı bir ek yaptırım rejimine tabidir; her iki bentte de 2. fıkra gereğince organ görevi yasağı gelir.
Ceza hükümleri: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Kanun dışı grev ile kanuni grev kararının kanuna aykırı uygulanmasını aynı bent altında saymak; bunlar f ve g bentlerinde ayrı düzenlenmiştir.
- Grev sırasında işveren tarafından işçi alınmasını 68. madde yerine 78. maddenin i bendi ile değil, başka bir yaptırımla cezalandırmak.
- Üye kaydı cezasını tek bir ceza olarak uygulamak; c bendinde her bir üyelik için ayrı ceza doğar.
- Daha ağır bir cezayı gerektiren fiilde 78. maddenin bentlerini kendiliğinden uygulamak; bu bentler yalnız daha ağır ceza gerektirmediği hâlde uygulanır.
- Görev yasağını tüm idari yaptırımlar için uygulamak; 2. fıkra yalnız a ve d bentleri için geçerlidir.
- İdari para cezası ile sendikal tazminatı aynı şey saymak; biri idari yaptırım, diğeri iş sözleşmesi sonucudur.
- Ceza miktarını madde metnindeki taban tutardan hesaplamak; uygulamada güncel tutar esas alınmalıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Sendikal nedenle iş sözleşmesinin feshi uyuşmazlıklarında idari para cezası ile sendikal tazminat ayrı değerlendirilmekte; ceza kararı iş mahkemesinin sendikal tazminat hükmünü doğrudan etkilememektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2025/5325 E., 2025/6644 K., 22.09.2025)
- Kanun dışı grev ve iş bırakma eylemine katılanlar hakkında (g) ve (h) bentlerinin birlikte uygulandığı kabul edilmektedir. (22. Hukuk Dairesi, 2017/31145 E., 2017/9461 K., 25.04.2017)
- Madde 19 ihlali ile üye kalmaya zorlama fiili, c bendi kapsamında değerlendirilmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2024/740 E., 2024/4754 K., 29.04.2024)
- Madde 78 kapsamında idari para cezası verilmesi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ilgili il müdürlüğünün yetkisi olarak kabul edilmektedir; yetkili merci Ankara Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü olarak uygulanmaktadır. (İkinci Bölüm, 2018/9222 E., 12.07.2023)
- Madde 78 atfıyla 6. madde kapsamında idari para cezası verilmesi hâlinde, uyuşmazlıkta 6356 sayılı Kanun'un 79. maddesi uyarınca görevli mahkeme ayrı belirlenmektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2024/6767 E., 2025/84 K., 06.01.2025)
- Madde 68 ile bağlantılı olarak 78. maddenin 1. fıkrasının (i) bendi uygulanmakta; işverenin grev sırasında işçi çalıştırması ayrı bir idari yaptırım konusu olmaktadır. (9. Hukuk Dairesi, 2024/14182 E., 2025/137 K., 09.01.2025)
Nasıl ispat edilir?
- İdari para cezasının dayanağı olan fiili idare ileri sürer; fiilin hangi bente girdiğini tutanak, bildirim ve ilgili belgelerle ortaya koyar. (İkinci Bölüm, 2018/9222 E., 12.07.2023)
- Grev veya lokavtın kanuni olup olmadığı, karar ve uygulamanın usulüne uygunluğu yönünden ispat yükü idaredetir; kararın kanuni şartlara uygunluğunu kanıtlamak için işçi veya sendika taraf da belge sunabilir.
- Üye kaydı ve üye kalmaya zorlama fiillerinde, kaydın yapıldığını ve zorlamanın gerçekleştiğini gösteren yazılı kayıt, tutanak veya tanık beyanı kullanılır; bu fiillerin ispatı idaredir.
- Grev gözcüsü veya işçinin sendika üyeliği durumu, üyelik kaydı ve sendika belgesiyle kanıtlanır; üyelik iddiası sürdüren taraf belgeyi sunmakla yükümlüdür.
- Görev yasağı (2. fıkra) yönünden, idari yaptırım kararının kesinleşme tarihi belgelenmelidir; kesinleşme tarihi bu yasağın başlangıcını belirler.
- Cezayı yerinde etkili kılmak için gerekçeli karar yazılmış olmalıdır; gerekçesiz karar yaptırımın geçerliliğini etkiler (3. fıkra).
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 m.6: Sendika kurucusu olabilme şartlarını düzenler; a bendindeki gerçeğe aykırı beyanın konusunu oluşturur.
- 6356 m.14: Sendika yetki ve seçim oylamalarını düzenler; b bendindeki hile fiilinin ilgili olduğu oylamaları belirler.
- 6356 m.17: Üye kaydına ilişkin usul ve sınırları düzenler; c bendindeki kayıt yasağının kaynağıdır.
- 6356 m.19: Üye kalmaya veya ayrılmaya zorlamayı yasaklar; c bendindeki zorlama fiilinin kaynağıdır.
- 6356 m.26: Siyasi parti ad ve işaretlerinin kullanımını düzenler; ç bendindeki fiillerin dayanağıdır.
- 6356 m.28: Sendika bağışlarına ilişkin kuralları düzenler; d bendindeki ihlal ve tekrar hâlinin kaynağıdır.
- 6356 m.60: Kanuni grev ve lokavtın şartlarını düzenler; e, f, g bentlerinde karşılaştırma ölçütüdür (kapsam alanında belirtilen 60. madde yalnız kanuni grev usulü için dolaylı kullanılmıştır).
- 6356 m.65: Grev sırasında izin alınarak yeni işçi alınmasını düzenler; ı bendinin kaynağıdır.
- 6356 m.68: Grev sırasında işveren tarafından işçi alma sınırlarını düzenler; i bendinin dayanağıdır.
- 6356 m.73: Grev gözcülerinin görev ve sınırlarını düzenler; j bendindeki yaptırımın dayanağıdır.
- 6356 sayılı Kanun: Maddenin atıf yaptığı tüm hükümler bu Kanun kapsamında yorumlanır; ancak sendikal güvence ve tazminat hükümleri ayrıca 25. madde kapsamındadır.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.79 — Görevli ve yetkili mahkeme
Madde, 6356 sayılı Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda hangi mahkemenin görevli ve yetkili olduğunu düzenler. Genel kural olarak bu uyuşmazlıkların iş davalarına bakmakla görevli ve yetkili mahkemelerde görüleceğini belirtir; kanunun yedinci ila on birinci bölümlerinden doğan uyuşmazlıklarda ise görevli makamın bulunduğu yer mahkemesini yetkili kılar. Kişi bakımından değil, kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: yetki tespiti başvurusu ve bildirim usulü (m.42), yetki tespitine itiraz ve bu itirazın süresi ile usulü (m.43), itirazın duruşmasız mı duruşmalı mı çözüleceği ve Yargıtay temyiz süreleri (m.43 ile m.41'in ilgili hükümleri), iş mahkemelerinin genel görev alanı (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu) ve iş davalarında genel yetki kuralları (7036 sayılı Kanun m.6 ile 6100 sayılı Kanun m.6 ve m.9).
Görevli ve yetkili mahkeme: hangi kavramlar bilinmeli?
- Görevli iş mahkemesi
- Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklara bakmakla yükümlü olan iş mahkemesidir. Maddeye göre bu uyuşmazlıklar iş davalarına bakmakla görevli mahkemelerde görülür. Görev, uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir; taraflar arasındaki iş ilişkisinin varlığı tek başına belirleyici değildir.
- Görevli makam
- 6356 sayılı Kanun'un yedinci ila on birinci bölümlerinin uygulanmasında yetkili mahkemeyi belirleyen idari birimdir. Kanunun 2. maddesinin birinci fıkrasının c bendine göre, işyeri toplu iş sözleşmesinde işyerinin, işletme toplu iş sözleşmesinde işletme merkezinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü; birden fazla il müdürlüğü yetki alanına giren işyerlerini kapsayan grup toplu iş sözleşmesinde Bakanlık görevli makamdır.
- Yetkili mahkeme
- Aynı görevli mahkemeler arasında davanın hangi yer mahkemesinde görüleceğini belirleyen mahkemedir. Madde, yedinci ila on birinci bölümlerden doğan uyuşmazlıklarda bu yeri görevli makamın bulunduğu yer olarak belirler.
- Yedinci ila on birinci bölümler
- Kanunun toplu iş sözleşmesine ilişkin bölümleridir. Bu bölümlerden doğan uyuşmazlıklarda yetki, görevli makamın bulunduğu yerdeki mahkemeye aittir; diğer bölümlerden doğan uyuşmazlıklarda ise genel yetki kuralları geçerlidir.
Görevli ve yetkili mahkeme: hangi şartlar aranır?
- Uyuşmazlığın 6356 sayılı Kanun'un uygulanmasından doğmuş olması gerekir.
- Görevin iş mahkemesine ait olması için uyuşmazlığın iş davası niteliğinde bulunması gerekir.
- Yedinci ila on birinci bölümlerden birinin uygulanmasından doğan uyuşmazlık bulunduğunda, yetkili mahkemenin görevli makamın bulunduğu yer mahkemesi olduğu kabul edilmelidir.
- Görevli makamın bulunduğu yerin belirlenmesinde, kanunun 2. maddesinin birinci fıkrasının c bendindeki ayrım esas alınmalıdır.
Görevli ve yetkili mahkeme: hangi sonuçları doğurur?
- Yedinci ila on birinci bölümlerden doğan uyuşmazlık görevli makamın bulunduğu yer mahkemesinde açılmalıdır; aksi halde yetkisizlik kararı verilmesi gerekir.
- Yetki kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkeme yetkisizliği taraf itirazı beklemeden kendiliğinden gözetmelidir ve bu hususta yanılgıya düşülerek esas hakkında karar verilmesi bozma sebebi sayılmaktadır.
- Uyuşmazlığın diğer bölümlerden doğması hâlinde bu madde yetki kuralı getirmez; genel yetki kuralları uygulanır.
- Görevli makamın bulunduğu yer belirlenirken işyeri ve işletme ayrımı yanlış yapılırsa yetkili mahkeme de yanlış belirlenmiş olur.
Genel görev ile özel yetki arasındaki fark nedir?
Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, iş davalarına bakmakla görevli mahkemede görülür. Bu, görev kuralıdır ve uyuşmazlığın niteliğine bağlıdır.
Yedinci ila on birinci bölümlerden doğan uyuşmazlıklar için yetki, görevli makamın bulunduğu yer mahkemesine aittir. Bu, yetki kuralıdır ve konusu bölümün yerine göre belirlenir.
Görevli makamın bulunduğu yer mahkemesi dışındaki bir iş mahkemesinde açılan dava, bu bölümlerden doğuyorsa yetki itirazıyla karşılaşır.
Yedinci-on birinci bölümler ile diğer bölümler arasındaki fark nedir?
Yedinci ila on birinci bölümlerden doğan uyuşmazlıklarda yetki, görevli makamın bulunduğu yer mahkemesindedir.
Diğer bölümlerden doğan uyuşmazlıklarda madde özel bir yetki kuralı koymaz; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.6 ve 6100 sayılı Kanun'daki genel yetki kuralları uygulanır.
Aynı kanunun uygulanmasından doğan iki uyuşmazlıkta yetkili mahkeme farklı belirlenebilir.
İşyeri ile işletme toplu iş sözleşmesi arasındaki fark nedir?
İşyeri toplu iş sözleşmesinde görevli makam, işyerinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüdür.
İşletme toplu iş sözleşmesinde görevli makam, işletme merkezinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüdür.
Yetki, işyeri ile işletme arasındaki ayrıma göre farklı bir yer mahkemesine işaret eder; bu nedenle uyuşmazlığın işyeri mi işletme mi düzeyinde olduğu önce belirlenmelidir.
Tek il ile birden fazla il grup toplu iş sözleşmesi arasındaki fark nedir?
Aynı Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü yetki alanındaki işyerlerini kapsayan grup toplu iş sözleşmesinde, bu işyerlerinin bağlı bulunduğu il müdürlüğü görevli makamdır.
Birden fazla il müdürlüğü yetki alanındaki işyerlerini kapsayan grup toplu iş sözleşmesinde görevli makam Bakanlıktır.
Bakanlığın bulunduğu yer mahkemesi yetkili olur; yalnızca il müdürlüğü yerinde açılan dava yetki bakımından sorunlu hale gelebilir.
Görevli ve yetkili mahkeme: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yedinci ila on birinci bölümlerden doğan uyuşmazlıkta genel yetki kuralına göre davalının yerleşim yeri mahkemesini yetkili saymak.
- İşletme düzeyinde yapılan yetki tespitini grup toplu iş sözleşmesi yetkisi saymak ve bu nedenle iş mahkemelerinin yetkisiz olduğuna karar vermek.
- Yetki kuralının kamu düzenine ilişkin olduğunu göz ardı edip taraf itirazı yapılmadığı için yetkisizliği gözetmemek.
- Yetkisizlik bulunmasına rağmen davanın esasına girip karar vermek; bu durum bozma sebebidir.
- Görevli makamı belirlerken işyeri ile işletme ayrımını yapmadan doğrudan il müdürlüğünü esas almak.
- Maddeyi tüm bölümler için yetki kuralı saymak; madde yalnızca yedinci ila on birinci bölümler için özel yetki getirir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yetki tespitine itirazların, işyeri ya da işletme düzeyinde yetki bulunup bulunmadığına bakılarak görevli makamın bulunduğu yer iş mahkemesinde açılması gerektiği kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2024/10174 E., 2024/11734 K., 16.09.2024; 9. Hukuk Dairesi, 2023/18838 E., 2023/17845 K., 23.11.2023)
- Yetki kuralının mahkeme tarafından kendiliğinden gözetilmesi gerektiği ve yetkisizlik halinde davanın esasına girilmeden yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2024/10174 E., 2024/11734 K., 16.09.2024; 9. Hukuk Dairesi, 2023/17063 E., 2023/13955 K., 09.10.2023)
- Aynı işverene ait birden çok işyeri için verilen yetki kararına yönelik itirazın, grup toplu iş sözleşmesi yetkisine itiraz olarak nitelendirilip yetkisizlik kararı verilmesinin hatalı olduğu, bunun işletme düzeyindeki yetki tespiti olarak değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2024/10174 E., 2024/11734 K., 16.09.2024)
- Yetki tespitine itirazların bir kısmının, süreye veya üye sayısına ilişkin olması hâlinde kesin nitelikte kabul edilebileceği; bu niteliğin mahkemece ve Yargıtayca belirleneceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/2460 E., 2015/2404 K., 04.11.2015)
Nasıl ispat edilir?
- Görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi için davayı açan taraf, uyuşmazlığın hangi bölümden kaynaklandığını ve görevli makamın hangisi olduğunu dayanaklarıyla ortaya koymalıdır.
- Görevli makamın bulunduğu yer, Bakanlığın tespit yazısı, yetki belgesi ve işyeri veya işletme bilgisi gibi belgelerle ortaya konur.
- İşletme veya işyeri ayrımında, ticaret sicil kayıtları, işletme merkezinin tespitine dair belgeler ve bilirkişi raporu kullanılabilir.
- Yetki itirazını yapan taraf, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ileri sürüyorsa bunu yazılı belgeyle destekler; mahkeme bu hususu kendiliğinden inceler.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 m.2: Görevli makamın hangi il müdürlüğü veya Bakanlık olduğunu, işyeri, işletme ve grup toplu iş sözleşmesi ayrımına göre belirler. Yetki yerinin tespitinde esas alınan kuraldır.
- 6356 m.34: İşletme ve işyeri düzeyinde yetki kurallarını düzenler; işletme merkezinin yetkiyle bağlantısı bakımından maddeyle birlikte değerlendirilir.
- 6356 m.42: Yetki tespiti başvurusunun Bakanlığa yapılması ve tespitin bildirilmesi sürecini düzenler; görevli makamın tespit işlemini yaptığı aşamadır.
- 6356 m.43: Yetki tespitine karşı itirazı düzenler; bu itirazlar madde 79 uyarınca iş mahkemesinde görülür.
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu: İş mahkemelerinin genel görev alanını ve iş davalarında yetki kurallarını düzenler; madde 79'un görev kuralına dayanak sağlayan genel çerçevedir.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.80 — Diğer kanunların uygulanması
Madde, 6356 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlar (sendika ve konfederasyonlar) ile toplu iş sözleşmelerine ilişkin boşlukların hangi kanunlarla doldurulacağını düzenler. Birinci fıkra kuruluşlar bakımından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerini, ikinci fıkra toplu iş sözleşmeleri bakımından 4721 sayılı Kanun, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve iş sözleşmesini düzenleyen diğer kanunların aykırı olmayan hükümlerini yollama yoluyla uygulanabilir kılar. Üçüncü fıkra ise bu Kanunun uygulanmasına ilişkin tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na göre yapılacağını belirtir. Madde, sendika ve konfederasyonların kuruluş ve iç işleyişinin esasını, toplu iş sözleşmesinin kişiler bakımından uygulanma alanını ve yetkiyi düzenlemez; bunlar 6356 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde yer alır. Ayrıca bu maddeye dayanılarak uygulanan bir kanunun tek başına kendi gerekçesiyle değerlendirilmesi, madde metninde yer almayan konularda Dernekler Kanunu'nun tüm hükümlerinin otomatik uygulanması anlamına gelmez.
Diğer kanunların uygulanması: hangi kavramlar bilinmeli?
- Kuruluş
- Bu Kanunda sendika ve konfederasyonları ifade eden genel addır. Madde 80 bakımından kuruluş hakkındaki boşluk doldurma, sendikalar ve konfederasyonlar bakımından ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
- Yollama
- Bir kanun hükmünün, kendi düzenlemediği bir konuda başka bir kanunun hükmünü uygulanabilir kılmasıdır. Yollama yapılan hükmün uygulanabilmesi için 6356 sayılı Kanunda o konuda hüküm bulunmaması ve yollanan hükmün bu Kanuna aykırı olmaması gerekir.
- Aykırı olmayan hüküm
- Yollanan kanunun, 6356 sayılı Kanunun öngördüğü düzenleme ile çelişmeyen hükümleridir. Çelişen hükümler yollama kapsamı dışında kalır ve yalnızca 6356 sayılı Kanun uygulanır.
- Toplu iş sözleşmesi
- İşçi sendikası ile işveren ya da işveren sendikası arasında çalışma koşullarını düzenleyen sözleşmedir. Madde 80/2 bakımından bu sözleşmelerin boşluklarında 6098 sayılı Borçlar Kanunu ve iş sözleşmesi mevzuatı yollama yoluyla uygulanır.
- Tebligat
- Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin bildirimlerin usulüdür. Üçüncü fıkraya göre, Kanunda aksi öngörülmedikçe 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılır.
Diğer kanunların uygulanması: hangi şartlar aranır?
- Olayın 6356 sayılı Kanunda hüküm bulunmayan bir konuya ilişkin olması gerekir.
- Kuruluşlar bakımından uygulanacak hükmün 4721 sayılı Kanun veya 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun hükmü olması ve bu Kanuna aykırı olmaması gerekir.
- Toplu iş sözleşmesi bakımından uygulanacak hükmün 4721 sayılı Kanun, 6098 sayılı Borçlar Kanunu ya da iş sözleşmesini düzenleyen diğer bir kanunun hükmü olması ve bu Kanuna aykırı olmaması gerekir.
- Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin tebligatın yapılmasında, Kanunda aksi bir düzenleme bulunmaması gerekir; aksi halde 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır.
Diğer kanunların uygulanması: hangi sonuçları doğurur?
- Bu Kanunda hüküm bulunmayan bir kuruluş konusunda, 4721 sayılı Kanun ve 5253 sayılı Dernekler Kanununun aykırı olmayan hükümleri uygulanır.
- Bu Kanunda hüküm bulunmayan bir toplu iş sözleşmesi konusunda, 4721 sayılı Kanun, 6098 sayılı Borçlar Kanunu ve iş sözleşmesini düzenleyen diğer kanunların aykırı olmayan hükümleri uygulanır.
- Yollanan hükümlerin 6356 sayılı Kanuna aykırı olan kısmı uygulanmaz; bu durumda Kanunun kendi düzenlemesi esas alınır.
- Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin tebligat, Kanunda aksi öngörülmediği sürece 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır.
- Madde yollama niteliğindedir; kendi başına bir yükümlülük veya hak kurmaz, yalnızca boşlukları doldurur.
Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra kuruluşları (sendika ve konfederasyonları) düzenler ve yollama yapılan kanunlar Medeni Kanun ile Dernekler Kanunudur.
İkinci fıkra toplu iş sözleşmelerini düzenler ve yollama yapılan kanunlar 4721 sayılı Kanun, 6098 sayılı Borçlar Kanunu ile iş sözleşmesi mevzuatıdır.
Kuruluşa ilişkin bir boşlukta Dernekler Kanunu veya Medeni Kanun, toplu iş sözleşmesine ilişkin bir boşlukta ise Borçlar Kanunu veya iş sözleşmesi mevzuatı başvuru kaynağı olur. Bu ayrım, hangi kanunun hangi konuda yollama yapılacağını belirler.
Yollama ile tebligat hükmü arasındaki fark nedir?
Birinci ve ikinci fıkra, boşluk doldurma için yollama yapar.
Üçüncü fıkra, usul bakımından genel bir yollama yapar ve tebligatı 7201 sayılı Kanuna bağlar.
Tebligat konusunda öncelik 6356 sayılı Kanunun kendi düzenlemesindedir; yalnızca aksi öngörülmediği ölçüde 7201 sayılı Kanun uygulanır.
Diğer kanunların uygulanması: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Birinci fıkradaki yollamayı toplu iş sözleşmelerine, ikinci fıkradaki yollamayı kuruluşlara uygulamak; her fıkranın kendi konusunu düzenlediğini gözden kaçırmak.
- Dernekler Kanununun tüm hükümlerinin sendikalara doğrudan uygulanacağını düşünmek; yalnızca 6356 sayılı Kanunda hüküm bulunmayan ve aykırı olmayan kısım uygulanır.
- 6356 sayılı Kanunda açıkça düzenlenmiş bir konuda yollama yapmaya çalışmak; önce Kanunun kendi hükmüne bakılmalıdır.
- Tebligat konusunda 7201 sayılı Kanunu, 6356 sayılı Kanunun kendi tebligat hükmünün önüne koymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargıtay, 80. maddenin birinci fıkrasındaki atıfla Dernekler Kanunu ve Medeni Kanun hükümlerinin ancak 6356 sayılı Kanunda gerçekten boşluk bulunduğunda uygulanabileceğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/776 E., 2023/1205 K., 06.12.2023)
- Yargıtay, madde kapsamında yollanan bir hükmün, 6356 sayılı Kanunun öngördüğü özel düzenlemeye aykırı olması halinde uygulanmayacağını kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/476 E., 2019/1419 K., 19.12.2019)
- Yargıtay, maddenin uygulamasını kuruluşların davalarında ve üyelerin dava açma yetkisine ilişkin uyuşmazlıklarda 80. maddeye dayanarak değerlendirmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2025/8310 E., 2025/10291 K., 24.12.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Boşluk doldurma iddiasını ileri süren taraf, 6356 sayılı Kanunda o konuda açık bir hüküm bulunmadığını ispatlamakla yükümlüdür; bu, kanun metninin incelenmesiyle yapılır.
- Yollanan hükmün uygulanabilmesi için, o hükmün 6356 sayılı Kanuna aykırı olmadığının ortaya konulması gerekir; aykırılığı ileri süren taraf bunu ispatlar.
- Tebligatın 7201 sayılı Kanuna göre yapıldığı iddiası, tebligat belgeleriyle ispatlanır; tebligatın usulsüzlüğünü ileri süren taraf bunu belgelerle ortaya koyar.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun: Hem kuruluşlara hem toplu iş sözleşmelerine boşluk doldurma kaynağı olarak yollanan genel özel hukuk kanunudur; Kanunun tamamına yapılan bir yollamadır.
- 5253 sayılı Kanun: Dernekler Kanunu olarak, yalnızca kuruluşlar bakımından ve bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri ölçüsünde uygulanır.
- 6098 sayılı Kanun: Türk Borçlar Kanunu olarak, toplu iş sözleşmesi bakımından ikinci fıkra kapsamında aykırı olmayan hükümleri uygulanır.
- 7201 sayılı Kanun: Tebligat Kanunu olarak, bu Kanunun uygulanmasına ilişkin tebligatın usulünü belirler ve yalnızca aksi öngörülmediği ölçüde uygulanır.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.81 — Yürürlükten kaldırılan hükümler
Madde, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinin ikinci fıkrasının (A) bendini yürürlükten kaldırmaktadır ve diğer mevzuattaki bu kanunlara yapılan atıfların 6356 sayılı Kanuna yapılmış sayılmasını öngörmektedir. Maddenin konusu yürürlükten kaldırma ve atıfların devridir; sendikaların kuruluşu, üyeliği, toplu iş sözleşmesi veya grev süreçlerinin esasına ilişkin hükümler bu maddede düzenlenmez. Bu konular 6356 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde yer alır. Maddenin yürürlük tarihi ve geçici hükümler de bu maddenin kapsamında değildir. Madde, kanun yürürlüğe girdikten sonra eski kanunlara yapılan atıfların yeni kanuna yönlendirilmesi bakımından tüm mevzuata uygulanır.
Yürürlükten kaldırılan hükümler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yürürlükten kaldırma
- Bir kanun hükmünün geleceğe dönük olarak yürürlükten çıkarılması işlemidir. Madde, sayılan üç kanunu ve İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinin ikinci fıkrasının (A) bendini bu yolla ortadan kaldırmıştır.
- Atıf
- Bir kanunun başka bir kanun hükmüne ad veya numara ile başvurmasıdır. Yürürlükten kaldırılan kanunlara yapılan atıflar, maddenin ikinci fıkrası uyarınca yeni kanuna yapılmış sayılır.
- Diğer mevzuat
- Kanun, tüzük, yönetmelik ve benzeri düzenlemelerin tümünü ifade eder. İkinci fıkra, bu düzenlemelerde 2821 ve 2822 sayılı kanunlara yapılan atıfların tek tek değiştirilmesini gerektirmeden yeni kanuna yönlendirilmesini sağlar.
Yürürlükten kaldırılan hükümler: hangi şartlar aranır?
- Yürürlükten kaldırılacak hükmün, maddede açıkça sayılan kanun veya bentte bulunması gerekir; sayılmayan bir kanun bu maddeyle yürürlükten kalkmaz.
- Diğer mevzuatta 2821 veya 2822 sayılı kanuna yapılan bir atıfın bulunması gerekir; bu atıf, 6356 sayılı Kanuna yapılmış sayılır.
- Atıfın yapıldığı düzenlemenin, yürürlükten kaldırılan kanunun yerini alan konuda olması gerekir ki atıf anlam kazansın.
Yürürlükten kaldırılan hükümler: hangi sonuçları doğurur?
- 2821 sayılı Sendikalar Kanunu, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu ile 5521 sayılı Kanunun 1. maddesinin ikinci fıkrasının (A) bendi bu maddeyle yürürlükten kalkmıştır.
- Diğer mevzuatta 2821 ve 2822 sayılı kanunlara yapılan atıflar, 6356 sayılı Kanuna yapılmış sayılır.
- Atıf devri sayesinde, eski kanunlara başvuran tüzük, yönetmelik ve diğer düzenlemeler kendiliğinden yeni kanuna bağlanır.
- Maddenin ikinci fıkrası atıfları yalnızca 2821 ve 2822 sayılı kanunlara ilişkindir; diğer yürürlükten kaldırılan hükümlere yapılan atıflar bu fıkra kapsamında değerlendirilmez.
Yürürlükten kaldırma ile atıfın devri arasındaki fark nedir?
Birinci fıkra, eski kanunların doğrudan yürürlükten çıkarılmasını düzenler.
İkinci fıkra, diğer mevzuattaki atıfların değiştirilmesini değil, yeni kanuna yapılmış sayılmasını düzenler.
Birinci fıkra kanunu ortadan kaldırır, ikinci fıkra ise onu başvuru zincirinde yerine koyar. Mevzuatın ayrıca tadil edilmesi gerekmez.
5521 sayılı Kanunun 1. maddesi ile 2821/2822 sayılı Kanunlar: fark nedir?
5521 sayılı Kanunun 1. maddesinin ikinci fıkrasının (A) bendi kısmen yürürlükten kaldırılmıştır.
2821 ve 2822 sayılı kanunlar tamamen yürürlükten kaldırılmıştır.
Bentte yer alan hüküm sınırlı kalır; tam kanun iptali değildir. Atıf devri ise yalnızca 2821 ve 2822 için öngörülmüştür.
Yürürlükten kaldırılan hükümler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- 5521 sayılı Kanunun tamamının yürürlükten kalktığını sanmak; madde yalnızca 1. maddenin ikinci fıkrasının (A) bendini kaldırmıştır.
- Atıfların 6356 sayılı Kanuna geçtiğini, sendikalara ilişkin tüm eski kanunların yerine geçtiği biçiminde genişletmek; ikinci fıkra yalnızca 2821 ve 2822 sayılı kanunlara yapılan atıfları kapsar.
- Atıfın 6356 sayılı Kanunun aynı numaralı maddesine denk düştüğünü varsaymak; atıfın içeriğinin yeni kanunun ilgili maddesinde aranması gerekir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Uygulamada, yürürlükten kaldırılan 2822 sayılı Kanunun hükümlerine ilişkin eski tarihli kararların, maddenin ikinci fıkrası gereğince 6356 sayılı Kanun üzerinden değerlendirildiği görülmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/880 E., 2021/950 K., 07.07.2021; Hukuk Genel Kurulu, 2017/883 E., 2021/951 K., 07.07.2021; 4. Hukuk Dairesi, 2017/831 E., 2020/329 K., 03.02.2020)
- Yargıtay kararlarında, 2822 sayılı Kanunun aynı konudaki hükümlerinin 6356 sayılı Kanunla birlikte devam ettiği ve kararların bu yeni düzenleme ışığında verildiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2783 E., 2017/1427 K., 22.11.2017)
- Maddenin ikinci fıkrası, eski kanuna yapılan atıfların yeni kanuna geçirilmesini sağlayarak mevzuatta boşluk oluşmasını önlemektedir. (4. Hukuk Dairesi, 2017/831 E., 2020/329 K., 03.02.2020)
Nasıl ispat edilir?
- Yürürlükten kaldırılan kanun hükmüne dayanan tarafın, o hükmün 6356 sayılı Kanunla değiştiğini ve yerine geçen düzenlemeyi göstermesi gerekir; bu, resmî metinlerle kolayca ispatlanır.
- Diğer mevzuatta yer alan bir atfın 6356 sayılı Kanuna yapılmış sayılması bir hukuki sonuç olduğundan, atfın bulunduğu düzenlemenin metni delil olarak sunulur.
- Karşı tarafın, atfın kapsam dışı olduğunu ya da yürürlükten kaldırılan hükmün başka bir kanunla yeniden düzenlendiğini ileri sürmesi halinde bunu ispat yükü ona aittir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.31: Sendika ve konfederasyonların tüzel kişiliğinin sona ermesi hallerini düzenler. Yürürlükten kaldırılan 2821 sayılı Kanunun bu konudaki hükümleri yerine geçen kuraldır.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.82 — Yürürlük
Madde, 6356 sayılı Kanun'un yürürlük maddesidir; kanunun hangi tarihte yürürlüğe gireceğini belirler ve kanunun yayımı tarihini yürürlük anı olarak bağlar. Maddenin kişi bakımından bir sınırlaması yoktur; kanunun tüm kapsamı için geçerlidir. Madde, kanunun içeriğindeki hak ve yükümlülükleri düzenlemez; yürürlük tarihi dışındaki konular kanunun diğer maddelerinde yer alır. Sendika kuruluşu, yetki, toplu iş sözleşmesinin yapılması ve sona ermesi, sendika güvenceleri ile geçiş hükümleri (örneğin yürürlükten kaldırılan 2821 ve 2822 sayılı Kanunlara yapılan atıfların karşılığı) bu maddede değil, kanunun ilgili maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun yürürlükten kaldırma ve atıfların yeni kanuna yapılmış sayılması hükmü de 81. maddededir.
Yürürlük: hangi kavramlar bilinmeli?
- Yürürlük
- Kanunun bağlayıcı hukuki etkiye kavuştuğu andır. Bu madde yürürlüğün başlangıcını belirler; kanunun içeriğindeki hükümlerin uygulanabilir hale geldiği tarihi gösterir.
- Yayım tarihi
- Kanunun Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihtir. Maddede yürürlük bu tarihe bağlanmıştır; yayım tarihi dışında ek bir erteleme veya şart öngörülmemiştir.
Yürürlük: hangi şartlar aranır?
- Kanunun Resmî Gazete'de yayımlanmış olması gerekir; yürürlük, yayım tarihine bağlıdır.
- Yürürlüğe giriş için maddede ayrıca bir erteleme süresi veya ek şart öngörülmemiştir; kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürürlük: hangi sonuçları doğurur?
- Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve kanunun diğer hükümleri bu tarihten itibaren uygulanabilir hale gelir.
- Maddede bir erteleme süresi bulunmadığından, yürürlük için ayrı bir bekleme süresi aranmaz.
- Yürürlük maddesi bir hak veya yükümlülük kurmadığından, bu madde tek başına bir sendikaya, işverene ya da işçiye doğrudan bir hak tanımaz.
Yürürlük: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Yürürlük maddesini bir erteleme hükmü olarak yorumlamak; bu maddede ertelenme yoktur, kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
- Yürürlük tarihini, kanunun 7 Kasım 2012 tarihli yürürlük tarihiyle karıştırmak; bu madde yürürlük tarihini bir takvim gününe değil yayım anına bağlar ve uygulayanın yayım tarihini Resmî Gazete'den tespit etmesi gerekir.
- Yürürlük maddesinden kanunun içeriğindeki bir süre veya hakkın varlığı sonucunu çıkarmaya çalışmak; bu madde yalnızca yürürlük anını belirler.
Nasıl ispat edilir?
- Kanunun yürürlük tarihi, Resmî Gazete'deki yayım tarihi kaydıyla belirlenir; yürürlüğü ileri süren tarafın bu kaydı sunması yeterlidir.
- Bir hükmün kanunun yürürlüğünden önceki bir olaya uygulanıp uygulanmayacağı tartışmasında, olayın tarihi ile yayım tarihinin karşılaştırılması gerekir; bu karşılaştırmanın ispat yükü, olaya dayanan tarafa aittir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 6356 m.81: Yürürlükten kaldırılan 2821 ve 2822 sayılı Kanunlara yapılan atıfların bu Kanuna yapılmış sayılmasını düzenler; yürürlük sonrasında mevzuattaki karşılığı belirler.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.83 — Yürütme
Madde, 6356 sayılı Kanun'un 83. maddesi olup Kanunun yürütülmesine ilişkindir; Bakanlar Kurulunu Kanun hükümlerinin yürütücüsü olarak görevlendirir. Madde, Kanunun hangi hükmünün hangi tarihte yürürlüğe gireceğini, yürürlük tarihine ilişkin düzenlemeleri ya da geçici hükümleri içermez. Kanunun uygulanmasına ilişkin ayrıntılı yönetmelik ve usul düzenlemeleri de madde kapsamında yer almaz. Yürürlük tarihine ilişkin kayıt yalnızca maddenin altındaki bilgi notunda yer alır ve bu not normatif bir hüküm oluşturmaz. Maddenin uygulanması Bakanlar Kurulunun yetkisine bağlı olup bireysel hak ya da yükümlülük doğurmaz.
Yürütme: hangi sonuçları doğurur?
- Madde bir yürütme yetkisi tanımaktadır; Bakanlar Kurulu Kanunun hükümlerini uygulamak üzere yetkilendirilmiştir.
- Maddenin altındaki bilgi notu, Kanunun 83. maddesinin 2/1/2018 tarihinde yürürlüğe girdiğini belirtmektedir; bu not kanun metninin parçası olarak bağlayıcı bir hüküm oluşturmaz.
Yürütme: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddeyi, Kanunun yürürlük tarihini ya da geçici bir hükmü düzenleyen madde olarak okumak; madde yalnızca yürütme yetkisini düzenler.
- Maddenin altındaki yürürlük bilgi notunu kanun hükmü gibi ele almak; bu not kanun metninin normatif kısmı değildir.
Nasıl ispat edilir?
- Madde yalnızca yetki verici bir hüküm içerdiğinden, bireysel bir talebe dayanak olarak ileri sürülmesi beklenmez; ispat yükü uygulamada bu maddeye dayanan bir taraf açısından doğmaz.
- Maddenin altındaki yürürlük notunun doğruluğu, 696 sayılı KHK ve 7079 sayılı Kanun metinleri üzerinden resmi kaynaklardan kontrol edilebilir.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| üç iş günü | m.77 | (1) Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü bu Kanun gereğince kendisine tevdi edilen tutanak ve yazıları aldığı tarihten başlayarak üç iş günü içinde Bakanlığa gönderir. |
| beş yıl | m.78 | (2) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentlerinde belirtilen fiilleri işleyenler, idari yaptırım kararının kesinleşmesinden itibaren beş yıl süreyle sendika organlarında görev alamaz. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
26 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2022/776 E., 2023/1205 K., 06.12.2023İlgili madde: m.80
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/880 E., 2021/950 K., 07.07.2021İlgili madde: m.81
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/883 E., 2021/951 K., 07.07.2021İlgili madde: m.81
- Hukuk Genel Kurulu, 2019/476 E., 2019/1419 K., 19.12.2019İlgili madde: m.80
- Hukuk Genel Kurulu, 2016/2316 E., 2017/1461 K., 29.11.2017İlgili madde: m.79
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/2783 E., 2017/1427 K., 22.11.2017İlgili madde: m.81
- Hukuk Genel Kurulu, 2013/2460 E., 2015/2404 K., 04.11.2015İlgili madde: m.79
- 9. Hukuk Dairesi, 2025/8310 E., 2025/10291 K., 24.12.2025İlgili madde: m.80
- 9. Hukuk Dairesi, 2025/5325 E., 2025/6644 K., 22.09.2025İlgili madde: m.78
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/14182 E., 2025/137 K., 09.01.2025İlgili madde: m.78
Diğer 16 karar
- 5. Hukuk Dairesi, 2024/6767 E., 2025/84 K., 06.01.2025İlgili madde: m.78
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/14320 E., 2024/16176 K., 16.12.2024İlgili madde: m.80
- 9. Hukuk Dairesi, 2024/10174 E., 2024/11734 K., 16.09.2024İlgili madde: m.79
- 5. Hukuk Dairesi, 2024/740 E., 2024/4754 K., 29.04.2024İlgili madde: m.78
- 9. Hukuk Dairesi, 2023/18838 E., 2023/17845 K., 23.11.2023İlgili madde: m.79
- 9. Hukuk Dairesi, 2023/13466 E., 2023/17839 K., 23.11.2023İlgili madde: m.80
- 9. Hukuk Dairesi, 2023/17063 E., 2023/13955 K., 09.10.2023İlgili madde: m.79
- 10. Daire, 2017/2598 E., 2022/3435 K., 22.06.2022İlgili madde: m.77
- 9. Hukuk Dairesi, 2021/11835 E., 2021/16749 K., 21.12.2021İlgili madde: m.80
- 4. Hukuk Dairesi, 2017/831 E., 2020/329 K., 03.02.2020İlgili madde: m.81
- 22. Hukuk Dairesi, 2017/31145 E., 2017/9461 K., 25.04.2017İlgili madde: m.78
- 19. Ceza Dairesi, 2015/13772 E., 2016/19393 K., 09.06.2016İlgili madde: m.81
- 7. Hukuk Dairesi, 2014/7783 E., 2014/11617 K., 29.05.2014İlgili madde: m.81
- Genel Kurul, 2020/34550 E., 15.02.2024İlgili madde: m.79
- İkinci Bölüm, 2018/9222 E., 12.07.2023İlgili madde: m.78
- Birinci Bölüm, 2014/15831 E., 20.09.2017İlgili madde: m.82
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 2.4. Grev ve Lokavt bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış