Eşya hukuku › Sınırlı aynî haklar › İrtifak hakları ve taşınmaz yükü › İntifa hakkı ve diğer irtifak hakları
Defter tutma, tüketilebilen ve değeri biçilen şeyler
Kısaca
TMK m.811, malik veya intifa hakkı sahibinin, intifa hakkına konu malların giderlerini paylaşmak amacıyla noterlikçe resmî defterinin tutulmasını her zaman isteyebilmesini düzenler. TMK m.812, intifa hakkı sahibinin hakkın konusu olan malın muhafazası ve olağan bakımı için gerekli onarım ve yenilemeleri yapma yükümlülüğünü düzenler. TMK m.813, intifa hakkı sahibi ile malik arasında intifa konusu malın giderlerinin, borçlarının ve vergi ve resimlerinin kimin üstleneceğini düzenler.
Kapsam
Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.811–822 hükümlerini kapsar.
TMK m.811 — Defter tutma
Madde, malik veya intifa hakkı sahibinin, intifa hakkına konu malların giderlerini paylaşmak amacıyla noterlikçe resmî defterinin tutulmasını her zaman isteyebilmesini düzenler. Hükümde defter tutma talebinin kime tanındığı ve hangi mallara ilişkin olduğu belirlenmiştir. Maddenin metninde defterin tutulma usulü, defterin kapsamı ve tutulma sonuçları yer almaz. Madde, intifa hakkı sahibinin malın korunmasına ilişkin genel yükümlülüklerinin başlığı altında yer alır; diğer koruma yükümlülükleri ve intifa hakkının sona ermesi sonrası hesap ve iade yükümlülükleri ayrı maddelerde düzenlenmiştir. Defter tutma talebinin yerine getirilmesine ilişkin ayrıntılı usul ile kanunda ayrıca yer alan iflas ve vesayet defterleri bu maddenin kapsamında değildir.
Defter tutma: hangi kavramlar bilinmeli?
- Resmî defter
- Noter tarafından tutulan, malvarlığındaki mal ve hakların kaydedildiği resmî kayıt niteliğindeki defterdir. Madde metni defterin tutulmasını noterlikçe öngörür; defterin içeriği ve usulü maddede ayrıca düzenlenmemiştir.
- İntifa hakkı
- Başkasına ait bir malın kullanılması ve ondan yararlanılması hakkıdır. Bu maddede, intifa hakkına konu olan malların giderlerinin paylaşılması bakımından defter talebinin dayanağı olarak yer alır.
- Malın giderleri
- Malın korunması, bakımı ve işletilmesi için yapılan masraflardır. Maddenin amacı, malik ile intifa hakkı sahibinin bu giderleri paylaşmalarını kolaylaştırmaktır.
Defter tutma: hangi şartlar aranır?
- Talep eden kişinin malik ya da intifa hakkı sahibi olması gerekir.
- Defter tutulmasının istendiği mallar intifa hakkına konu olan mallar olmalıdır.
- Talebin amacı, giderlerin malik ile intifa hakkı sahibi arasında paylaşılmasını sağlamak olmalıdır.
- Talep noterlik aracılığıyla resmî defterin tutulması için yapılmalıdır.
- Talebin yapılması için bir süre ya da ön koşul aranmaz; talep her zaman yapılabilir.
Defter tutma: hangi sonuçları doğurur?
- Talep üzerine malların noterlikçe resmî defteri tutulur ve giderlerin paylaşılması bu kayda dayanılarak yapılabilir.
- Talep, malik ya da intifa hakkı sahibi tarafından yapılmadıkça defter tutulmaz; kendiliğinden defter tutulması bu maddeye dayanmaz.
- Maddede defterin tutulma usulü, defterin içeriği ve tutulma sonucuna ilişkin hüküm bulunmadığından bu hususlar başka kurallara göre belirlenir.
Malik ile intifa hakkı sahibi arasındaki fark nedir?
Malik, intifa hakkına konu malın sahibidir ve mülkiyetten doğan sıfatla talep edebilir.
İntifa hakkı sahibi, malı kullanan ve ondan yararlanan kişidir; giderlerin paylaşılması için talep edebilir.
Her iki taraf da maddede açıkça sayıldığı için ayrı ayrı talep hakkına sahiptir; hangisinin talep ettiği sonucu değiştirmez.
Her zaman talep ile süreye bağlı talep arasındaki fark nedir?
Madde, talebin her zaman yapılabileceğini belirtir.
Dava ya da başvuru yoluyla ileri sürülen bazı haklarda süre sınırı bulunur.
Bu maddede defter tutma talebi için süre sınırı yoktur; talep, intifa hakkı devam ettiği sürece yapılabilir.
Defter tutma: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Maddeyi iflas ya da vesayet defterine ilişkin hükümlerle karıştırmak; bu maddenin yalnız malik ve intifa hakkı sahibine tanıdığı talep hakkını genişletmemek gerekir.
- Defter tutma talebini bir süreye bağlamak; madde talebin her zaman yapılabileceğini açıkça belirtir.
- Defterin tutulma usulünü bu maddeden çıkarmaya çalışmak; madde yalnızca talep hakkını düzenler, usul ayrıca belirlenir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Malik ile intifa hakkı sahibinin defter tutulmasını istemesi için madde, ayrıca bir mahkeme kararı ya da başka bir koşul aramamaktadır; talep doğrudan noterlikçe işleme konu olabilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Defter tutulmasını talep eden kişi, malik ya da intifa hakkı sahibi sıfatını tapu kaydı, intifa hakkını kuran sözleşme veya mahkeme kararı gibi belgelerle ispatlamalıdır.
- İntifa hakkına konu malların varlığı, ilgili tapu kaydı ya da resmi belgelerle gösterilmelidir.
- Defter tutulmasına karşı çıkan kişi, sıfatın ya da hakkın bulunmadığını iddia ediyorsa bunu ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.811: Kendi metninde başka madde anılmamaktadır; maddenin uygulanabilmesi için intifa hakkının varlığı yeterlidir.
TMK m.812
TMK m.812, intifa hakkı sahibinin hakkın konusu olan malın muhafazası ve olağan bakımı için gerekli onarım ve yenilemeleri yapma yükümlülüğünü düzenler. Ayrıca muhafazanın daha önemli işler veya önlemler gerektirmesi hâlinde malike bildirim ve izin usulünü, malikin gerekli işlerden kaçınması hâlinde intifa hakkı sahibinin bu işleri malik hesabına yapabilmesini kapsar. Hüküm, intifa hakkı sahibi ile malik arasındaki ilişkide uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: intifa hakkı sahibinin yaptığı giderlerin tazmini ve eklemelerin söküp alınması (m.801), intifa hakkının kurulması ve sona ermesi (m.795 vd. ve m.801 çevresi), intifa hakkının devri ve kullanım sınırları (m.797 ve m.799 çevresi). Bu konular ilgili maddelerde ayrıca düzenlenmiştir.
m.812: hangi kavramlar bilinmeli?
- İntifa hakkı sahibi
- Başkasına ait bir malı kullanma ve ondan yararlanma hakkına sahip kişidir. Bu madde bakımından muhafaza, olağan bakım ve gerekli onarım yükümlülüğü ona aittir.
- Olağan bakım ve onarım
- Malın muhafazası ve normal kullanımı için sürekli ve küçük ölçekli yapılması gereken işlerdir. Bu işler intifa hakkı sahibinin kendi yükü olup malikten tazmin istenemez.
- Daha önemli işler ve önlemler
- Malın esasını etkileyen, olağan bakımın dışına çıkan ya da malın korunması için alınması gereken büyük ölçekli tedbirlerdir. Bunların yapılması malikin bilgisi ve izni ile gerçekleşir.
- Malikin hesabına yapılan iş
- Malikin yapması gereken bir işin, malik yapmadığında intifa hakkı sahibi tarafından onun adına ve masrafına gerçekleştirilmesidir. Bu, malikin yükümlülüğünü intifa hakkı sahibine yükleyen bir yetkidir.
m.812: hangi şartlar aranır?
- İntifa hakkının bulunması ve konusunun bir mal olması gerekir.
- İşin, malın muhafazası veya olağan bakımı için gerekli bir onarım ya da yenileme olması gerekir; bu hâlde intifa hakkı sahibi işi kendi masrafıyla yapmakla yükümlüdür.
- Muhafaza daha önemli işler veya önlemler gerektiriyorsa intifa hakkı sahibinin bunu malike bildirmesi ve işlerin yapılmasına izin vermesi gerekir.
- Malikin gereken işleri yapmaktan kaçınmış olması hâlinde intifa hakkı sahibinin bu işleri malik hesabına kendisinin yapabilmesi için malikin ihmali bulunmalıdır.
m.812: hangi sonuçları doğurur?
- Olağan bakım ve gerekli onarım ile yenilemelerin masrafı intifa hakkı sahibine aittir ve bu masraflar malikten istenemez.
- Daha önemli işler gerektiğinde intifa hakkı sahibi malike bildirimde bulunmak ve işlerin yapılmasına izin vermekle yükümlüdür.
- Malik gereken işleri yapmaktan kaçınırsa intifa hakkı sahibi bu işleri malik hesabına yapabilir.
- Malikin gereken işleri yapmaktan kaçınması ve intifa hakkı sahibinin bunu yapmaması hâlinde, muhafazanın özen yükümlülüğüne aykırılık ileri sürülebilir.
- Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi intifa hakkı sahibinin malike karşı sorumluluğunu doğurabilir.
Olağan bakım ile daha önemli işler arasındaki fark nedir?
Olağan bakım ve gerekli onarımlar, malın sürekli muhafazası ve normal kullanımına yönelik küçük ölçekli işlerdir.
Daha önemli işler, malın esasını ilgilendiren veya büyük masraf gerektiren ve malik bilgisi ile izni gereken işlerdir.
Olağan bakım intifa hakkı sahibine aittir ve masrafı kendisi üstlenir. Daha önemli işlerde ise malike bildirim ve izin zorunludur.
Malikin kendi yapması ile intifa hakkı sahibinin malik hesabına yapması arasındaki fark nedir?
Malik gereken işleri yapmakta ise yükümlülük ona aittir.
Malik bu işlerden kaçınmışsa intifa hakkı sahibi işi onun hesabına yapabilir.
İhmal hâlinde intifa hakkı sahibi işi yaparak masrafı malik hesabına yüklenebilir.
Olağan bakım gideri ile malikin tazmin yükümlülüğü arasındaki fark nedir?
Olağan bakım ve onarım giderleri intifa hakkı sahibinin yükümlülüğündedir.
Yapmakla yükümlü olmadığı giderler ise malikten vekaletsiz iş görme hükümlerine göre istenebilir.
Olağan bakım masrafları tazmin edilmez; yükümlü olunmayan giderler tazmin edilebilir.
m.812: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Olağan bakım ve onarım giderlerini malikten tazmin istemek; bu masraflar intifa hakkı sahibine aittir.
- Daha önemli işler için malike bildirim ve izin şartını atlayarak işi yapmak.
- Malik ihmal etmeden intifa hakkı sahibinin işi malik hesabına yapabileceğini varsaymak; önce ihmalin varlığı aranmalıdır.
- Yükümlü olunmayan giderler ile olağan bakım giderlerini birbirine karıştırmak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Malikin tazmin borcunun doğup doğmadığı, intifa hakkı sahibinin yaptığı giderin olağan bakım mı yoksa yükümlü olmadığı bir gider mi olduğuna göre belirlenmektedir.
- İntifa hakkı sahibi olağan onarım, normal bakım ve işletme masraflarını tazmin talep edemez; bu masraflar kendisine aittir.
- Yükümlü olmadığı giderler ve eşyada yaptığı yenilikler için malikten vekaletsiz iş görme hükümlerine göre tazminat istenebilmektedir.
- Malikin intifa süresinde yapılan tazmin borcu intifa hakkının sona ermesiyle muaccel olmaktadır; borçlu intifa hakkının sona erdiği anda malik olan kişidir.
Nasıl ispat edilir?
- Olağan bakım ve onarım masrafının intifa hakkı sahibi tarafından karşılandığını ileri süren karşı taraf (malik) bu iddiasını ispatlamalıdır; intifa hakkı sahibinin yaptığı işin yükümlülük kapsamında olduğu tespit edilmelidir.
- Malikin gereken işleri yapmaktan kaçındığını ileri süren intifa hakkı sahibi, bildirimde bulunduğunu ve izin istediğini yazılı belgeyle ya da tanıkla ispatlamalıdır.
- Yapılan işin hesabına ilişkin masrafın malik tarafından tazmin edilmesini isteyen intifa hakkı sahibi, masrafı belgeyle ispatlamalıdır.
- Yapılan masrafın olağan bakım mı yoksa yükümlü olunmayan bir gider mi olduğu, işin niteliği ve bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.801: İntifa hakkı sahibinin yaptığı giderler ve eklemeler için tazmin ve söküp alma hakkını düzenler; m.812'deki yükümlülüklerin dışında kalan giderlerin hukuki sonucunu belirler.
- 4721 m.813: İntifa hakkı sahibinin bakım ve işletme giderlerine ilişkin yükümlülüklerini tamamlar.
- 4721 m.795: İntifa hakkının kurulmasını ve konusunu düzenler; m.812'deki yükümlülüklerin kapsamını belirleyen temel hükümdür.
TMK m.813
TMK m.813, intifa hakkı sahibi ile malik arasında intifa konusu malın giderlerinin, borçlarının ve vergi ve resimlerinin kimin üstleneceğini düzenler. Olağan bakım ve işletme giderleri, güvence altına alınmış borçların faizleri ile vergi ve resimler intifa hakkı sahibine yükletilir; diğer bütün yükümlülükler malike aittir. Vergi ve resimleri malik ödemişse intifa hakkı sahibinin bunu malike tazmin etmesi ve malikin yükümlülüğünü yerine getirmek için malı paraya çevirme yetkisi de bu maddenin konusudur. Kanun, intifa hakkı sahibinin yaptığı yenilik ve eklemelerden doğan tazminat, intifa hakkının kuruluşu ve sona ermesi gibi konuları düzenlemez; bunlar için ilgili hükümlere bakılmalıdır (tazminat ve eklemelerin söküp alınması için m.801 ve m.812 ile ilgili kısım). Maddenin uygulandığı taraflar malik ile intifa hakkı sahibidir.
m.813: hangi kavramlar bilinmeli?
- İntifa hakkı sahibi
- Başkasına ait bir malı kullanma ve ondan yarar sağlama hakkına sahip kişidir. Bu madde bakımından giderlerin büyük kısmını o üstlenir.
- Olağan bakım ve işletme giderleri
- Malın sürekli kullanımından doğan, adi onarım ve normal işletmeye ilişkin masraflardır. Bunlar intifa hakkı sahibine aittir ve kendisi bunların tazminini isteyemez.
- Vergi ve resimler
- Malın sahipliği veya kullanımı nedeniyle devlete ya da kamu idarelerine ödenen mali yükümlülüklerdir. İntifa süresince intifa hakkı sahibi tarafından ödenir.
- Diğer yükümlülükler
- Madde 813 fıkra 1'de sayılanlar dışında kalan, malın asıl sahibine ilişkin borç ve masraflardır. Bunlar kural olarak malike aittir.
- Paraya çevirme
- Malikin, intifa hakkı sahibinin karşılıksız ödeme yapmaması hâlinde intifa konusu malı yükümlülüğün yerine getirilmesi için kısmen ya da tamamen satarak bedelini kullanabilmesidir.
m.813: hangi şartlar aranır?
- Giderin intifa konusu malın olağan bakım ve işletmesine ya da güvence oluşturduğu borçların faizine, vergi ve resimlere ilişkin olması gerekir.
- Bu tür giderler intifa süresince intifa hakkı sahibinin yükümlülüğünde kalır; bunlar için malikten tazminat talep edilemez.
- Vergi ve resimleri malik ödemişse intifa hakkı sahibinin bunları malike tazmin etmesi gerekir.
- Maddede sayılmayan diğer yükümlülüklerin malike ait olduğu kabul edilir; intifa hakkı sahibinin bunlara katılması istemle ve karşılıksız para sağlamakla mümkündür.
- Intifa hakkı sahibi istem üzerine gerekli parayı karşılıksız sağlamazsa, malikin malı kısmen veya tamamen paraya çevirerek yükümlülüğü yerine getirme yetkisi doğar.
m.813: hangi sonuçları doğurur?
- Olağan bakım ve işletme giderleri intifa hakkı sahibine aittir ve malikten geri istenemez.
- Güvence oluşturduğu borçların faizi ile vergi ve resimler intifa süresince intifa hakkı sahibine aittir.
- Malik vergi ve resimleri ödemişse intifa hakkı sahibi bunları malike tazmin etmek zorundadır.
- Maddede sayılmayan diğer yükümlülükler malike aittir.
- Intifa hakkı sahibi, malikin diğer yükümlülüklerini karşılamak için gereken parayı istem üzerine karşılıksız sağlamazsa, malik malı kısmen veya tamamen paraya çevirebilir.
- Maddeye aykırı bir sözleşme kaydı hakkında metinde açık bir düzenleme yoktur; bu konuda yorum gerekir.
Olağan bakım giderleri ile diğer yükümlülükler arasındaki fark nedir?
Olağan bakım ve işletme giderleri ile güvence borçlarının faizi ve vergi ve resimler, intifa hakkı sahibine aittir.
Bu sayılanların dışında kalan yükümlülükler malike aittir.
Maddede sayılan giderler intifa hakkı sahibinden, diğerleri malikten talep edilir.
Vergi ve resimleri malik ödediğinde ile intifa hakkı sahibi ödediğinde arasındaki fark nedir?
Malik vergi ve resimleri ödemişse intifa hakkı sahibi bunları malike tazmin etmek zorundadır.
İntifa hakkı sahibi vergi ve resimleri kendisi ödemişse ayrıca tazmin talebi doğmaz.
Malikin ödediği vergi ve resimler için intifa hakkı sahibine rücu edilir.
Olağan giderler ile olağan dışı yükümlülük arasındaki fark nedir?
Olağan bakım ve işletme giderlerini intifa hakkı sahibi kendi karşılar ve tazminini isteyemez.
Yapmakla yükümlü olmadığı giderler ve eşyada yaptığı yenilikler için malikten vekaletsiz iş görme hükümlerine göre tazminat isteyebilir (m.813 kapsamında değil, ilgili hükümler).
Aynı nitelikteki masraf, yükümlülük kapsamında ise sahibinden alınamaz; kapsam dışında ise tazmin istenebilir.
m.813: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Olağan bakım ve işletme giderlerini malikten tazminat olarak istemek; bu giderler m.813 uyarınca intifa hakkı sahibine aittir.
- Vergi ve resimleri intifa hakkı sahibinin kendi giderleri sayıp malikten tazmin talebini hiç düşünmemek; malik ödemişse tazmin borcu doğar.
- Malikin paraya çevirme yetkisini istem yapılmadan doğrudan kullanabileceğini varsaymak; önce istem ve karşılıksız para sağlanmaması gerekir.
- Maddede sayılmayan diğer yükümlülükleri intifa hakkı sahibine yüklemek; bunlar kural olarak malike aittir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yargı kararlarında, intifa hakkı sahibinin yapmakla yükümlü olduğu adi onarım, normal bakım ve işletme masraflarının tazmin edilemeyeceği, yükümlü olmadığı giderler için ise tazminat istenebileceği kabul edilmektedir.
- Kitapta, intifa süresinde yapılan tazmin borcunun intifa hakkının sona ermesiyle muaccel hâle geldiği ve borçlunun o anda malik olan kişi olduğu belirtilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Malikin, intifa hakkı sahibinin ödemesi gereken bir giderin kendisi tarafından ödendiğini ileri sürmesi hâlinde ispat yükü malikte olup vergi ve resim makbuzları gibi belgelerle ispatlanır.
- Intifa hakkı sahibinin bir giderin olağan bakım veya işletme gideri olduğunu ya da kendisine ait olmadığını savunması hâlinde, bu savunmayı ispat yükü kendisindedir.
- Malikin paraya çevirme yetkisini kullanabilmesi için intifa hakkı sahibine istem yapıldığını ve bu isteme rağmen karşılıksız para sağlanmadığını ispatlaması gerekir; bu ispat yazılı istem ile yapılabilir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.812: İntifa hakkı sahibinin yapmakla yükümlü olduğu giderleri düzenleyerek m.813 ile birlikte bu yükümlülük dağılımını tamamlar.
- 4721 sayılı Kanun m.801: İntifa hakkı sahibinin yaptığı giderlerin tazmini ve eklemelerin söküp alınmasına ilişkin kuralları içerir; m.813'ün kapsamı dışındaki masraflar bakımından uygulanır.
TMK m.814
Madde, intifa hakkı sahibinin intifa konusu malvarlığındaki borçların faizlerini ödeme yükümlülüğünü ve bu yükümlülükten hâkim kararıyla kurtarılabilme imkânını düzenler. Kurtarılma hâlinde intifa hakkının borçların ödenmesinden kalan kısım üzerinde devam edeceği kuralını da içerir. Madde, intifa hakkı sahibi ile intifa konusu malvarlığının borçları arasındaki ilişkiyi kapsar. Sigorta ettirme yükümlülüğünü düzenlemez (m.815 ve devamı). Borçların asıl ödenmesini, intifa hakkının kuruluşunu ve sona ermesini, intifa konusu malvarlığının iadesine ilişkin hükümleri bu maddede aramak gerekmez; bunlar intifa hakkına ilişkin diğer maddelerde yer alır.
m.814: hangi kavramlar bilinmeli?
- İntifa hakkı
- Başkasına ait bir malvarlığından, o malvarlığının özünü tüketmeden yararlanma hakkıdır. Madde, bu hakkın konusu olan malvarlığının borçlarıyla ilgilidir.
- Malvarlığı intifası
- İntifa hakkının konusunu oluşturan, birden çok mal ve hak içeren malvarlığıdır. Borçlar bu malvarlığına bağlı olduğunda madde uygulanır.
- Faiz borçları
- Malvarlığına bağlı borçların doğurduğu faizlerdir. Maddede yalnız bu faizlerin ödenmesi düzenlenmiştir; asıl borcun ödenmesi kapsam dışındadır.
- Haklı gösteren durum ve koşullar
- İntifa hakkı sahibinin faiz ödeme yükümlülüğünden kurtarılmasını haklı kılan olgulardır. Maddede somut bir ölçüt verilmemiş, hâkimin takdirine bırakılmıştır.
m.814: hangi şartlar aranır?
- Bir intifa hakkının bulunması ve bu hakkın konusunu oluşturan malvarlığında borçların bulunması gerekir.
- Borçların faizlerinin intifa hakkı sahibi tarafından ödenmesi yükümlülüğü, kanun gereği doğar.
- Yükümlülükten kurtarılma için intifa hakkı sahibinin talepte bulunması ve durum ile koşulların bu kurtarılmayı haklı göstermesi gerekir.
- Kurtarılmaya karar verilirse, borçların ödenmesinden sonra kalan kısım üzerinde intifa hakkının devam etmesi gerekir.
m.814: hangi sonuçları doğurur?
- İntifa hakkı sahibi, intifa konusu malvarlığındaki borçların faizlerini ödemekle yükümlüdür.
- İntifa hakkı sahibi haklı durum ve koşullar bulunduğunda bu yükümlülükten kurtarılmasını isteyebilir.
- Kurtarılmaya karar verilirse intifa hakkı, borçların ödenmesinden sonra kalan kısım üzerinde devam eder.
- Kurtarılma kararı verilmediği sürece faiz ödeme yükümlülüğü intifa hakkı sahibinde kalır.
Kanuni yükümlülük ile hâkimin kurtarma kararı arasındaki fark nedir?
Kanun gereği intifa hakkı sahibi faizleri öder; bu varsayılan durumdur.
Hâkim, haklı durum ve koşullar bulunduğunda intifa hakkı sahibini bu yükümlülükten kurtarabilir.
Kurtarılma kararı verilmedikçe faiz ödeme yükümlülüğü devam eder; kurtarılma hâlinde intifa hakkı borçların ödenmesinden kalan kısım üzerinde sürer.
Faiz borcu ile asıl borç arasındaki fark nedir?
Madde yalnız borçların faizlerini düzenler.
Asıl borcun ödenmesi maddenin kapsamı dışındadır.
Asıl borcun ödenmesi ve bu borçtan doğan sorumluluk, intifa hakkına ilişkin diğer hükümlere tabidir.
m.814: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Faiz ödeme yükümlülüğünü asıl borcun ödenmesi yükümlülüğüyle karıştırmak; madde yalnız faizleri düzenler.
- Kurtarılmayı kendiliğinden doğan bir hak sanmak; kurtarılma için talep ve hâkim kararı gerekir.
- Kurtarılma kararı sonrasında intifa hakkının tamamen sona erdiğini varsaymak; hak, borçların ödenmesinden kalan kısım üzerinde devam eder.
- Sigorta ettirme yükümlülüğünü bu maddeye bağlamak; o yükümlülük m.815'tedir.
Nasıl ispat edilir?
- Kurtarılma talebinde bulunan intifa hakkı sahibi, durum ve koşulların faiz ödeme yükümlülüğünü haklı gösterdiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Faiz borçlarının varlığı ve miktarı, borçlu ile alacaklı arasındaki sözleşme veya diğer belgelerle ispatlanır.
- Malvarlığının intifa hakkı kapsamında bulunduğu, intifa hakkının kuruluş belgesiyle ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.815: Sigorta ettirme yükümlülüğünü düzenler; bu maddenin ardından gelen ve intifa konusu malvarlığının korunmasına ilişkin ilgili hükümdür.
TMK m.815
TMK m.815, intifa hakkı sahibinin malikin lehine malı sigortalatma yükümlülüğünü ve sigorta primlerini ödeme yükümlülüğünü düzenler. Sigorta yükümlülüğü yerel âdetlere göre iyi yönetimin gereği olduğu hallerde doğar; prim ödemesi ise hem bu hâlde hem de intifa hakkının sigortalı bir mal üzerinde kurulmuş olması hâlinde söz konusudur. Madde, intifa hakkı sahibi ile malik arasındaki ilişkiye uygulanır. Maddenin ait olduğu "Özel hâller" başlığı altında yer alan taşınmazlar ve ürünler gibi alt başlıklar için ek bir hüküm getirmez. Sigortanın hangi risklere karşı yapılacağını, tazminatın kime ödeneceğini ve intifa hakkının sona erdiği hâlde sigorta bedelinin akıbetini düzenlemez (bunlar ilgili intifa hakkı hükümleri ve sigorta hukuku kurallarıyla belirlenir). Intifa hakkının kuruluşu, tesisler ve giderlere ilişkin tazmin konuları da bu maddede yer almaz (m.801, m.812, m.813).
m.815: hangi kavramlar bilinmeli?
- İntifa hakkı sahibi
- Başkasına ait bir malın kullanılması ve yararlarından faydalanılması hakkına sahip kişidir. Malın özünü değil, yararlarını elde eder; bu nedenle sigortalama gibi malı koruma yükümlülükleri bu kişiye yüklenebilir.
- Malik
- İntifa hakkına konu malın mülkiyetine sahip kişidir. Maddede sigortanın lehine yapılacağı taraf olarak geçer.
- İyi yönetim
- Malın yerel âdetlere göre özenle ve ekonomik değerini koruyarak kullanılması anlamına gelir. Sigorta yükümlülüğünün doğup doğmayacağı bu ölçüte bağlıdır.
- Yerel âdet
- Belirli bir yörede yerleşmiş ve genel kabul görmüş uygulamalardır. Sigortanın yapılıp yapılmayacağını belirleyen ölçütlerden biridir.
- Sigorta primi
- Sigorta sözleşmesi gereği sigortacıya ödenen bedeldir. Maddenin ikinci fıkrasında, intifa hakkı sahibinin hakkının devamı süresince bu primleri ödemekle yükümlü olduğu belirtilir.
m.815: hangi şartlar aranır?
- Yerel âdetlere göre iyi bir yönetimin gereği olduğu hâlde intifa hakkı sahibinin malı sigortalatması gerekir; bu koşul gerçekleşmediği sürece sigorta yükümlülüğü doğmaz.
- Sigortanın lehine yapılacağı kişi malik olmalıdır; sigorta malikin yararına yaptırılır.
- Sigortanın yangın ve diğer tehlikelere karşı yapılması gerekir.
- Prim yükümlülüğü için ya sigorta yükümlülüğünün doğmuş olması ya da intifa hakkının sigortalı bir mal üzerinde kurulmuş bulunması gerekir.
- Prim ödeme yükümlülüğü, intifa hakkının devam ettiği süre boyunca sürer.
m.815: hangi sonuçları doğurur?
- Yerel âdetlere göre iyi yönetimin gereği olduğu takdirde intifa hakkı sahibi, malikin lehine malı yangın ve diğer tehlikelere karşı sigorta ettirmekle yükümlü olur.
- Sigorta yükümlülüğü doğduğunda intifa hakkı sahibi, hakkının devamı süresince sigorta primlerini ödemekle yükümlü olur.
- İntifa hakkının sigortalı bir mal üzerinde kurulmuş olması hâlinde, sigorta yaptırma yükümlülüğü doğmasa bile intifa hakkı sahibi hakkının devamı süresince primleri öder.
- Yerel âdetlere göre iyi yönetim gerektirmiyorsa ve malın sigortalı olduğu hâl de yoksa, intifa hakkı sahibinin sigorta yaptırma veya prim ödeme yükümlülüğü doğmaz.
Sigorta yaptırma yükümlülüğü ile sigorta primi ödeme yükümlülüğü arasındaki fark nedir?
Sigortayı yaptırma yükümlülüğü, yerel âdetlere göre iyi yönetimin gerektirdiği hâllerde doğar ve malikin lehine yapılır.
Prim ödeme yükümlülüğü, sigortayı yaptırma yükümlülüğü doğmuşsa ya da intifa hakkı sigortalı bir mal üzerinde kurulmuşsa ortaya çıkar.
Prim ödeme yükümlülüğü, sigorta yaptırma yükümlülüğünden bağımsız olarak da doğabilir; yani intifa hakkı sigortalı bir malın üzerinde kurulmuşsa intifa hakkı sahibi, sigortayı kendisi yaptırmamış olsa bile primleri öder.
m.815: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Sigorta yükümlülüğünü yerel âdetten bağımsız olarak her intifa hakkında kendiliğinden doğmuş saymak; yükümlülük ancak iyi yönetimin gereği olduğu hâllerde doğar.
- Prim ödeme yükümlülüğünü yalnızca sigorta yaptırma yükümlülüğüne bağlamak; intifa hakkının sigortalı bir mal üzerinde kurulması hâlinde sigorta yaptırılmamış olsa da prim ödenmesi gerekebilir.
- Primlerin ödenme süresini sınırlı saymak; yükümlülük intifa hakkının devamı süresince sürer.
Nasıl ispat edilir?
- Sigorta yaptırma yükümlülüğünün doğduğunu, yani yerel âdetlere göre iyi yönetimin gerektirdiğini ileri süren tarafın bunu ispatlaması gerekir; bu hususta yerel âdetin varlığı ve içeriği tanık, bilirkişi veya yerel uygulamaya ilişkin belgelerle ortaya konur.
- Prim ödeme yükümlülüğünün doğduğunu, yani intifa hakkının sigortalı bir mal üzerinde kurulduğunu iddia eden tarafın bu iddiasını tapu, sigorta poliçesi veya benzeri belgelerle ispatlaması gerekir.
- Intifa hakkı sahibinin sigortayı yaptırdığını veya primleri ödediğini savunan kişi, bu ödemeleri makbuz, dekont veya sigorta şirketinin yazılı belgeleriyle ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.801: İntifa hakkı sahibinin yaptığı giderler ve tesisler için tazmin ve söküp alma hakkını düzenler; sigorta giderlerinin hangi çerçevede tazmin edileceğini anlamak için bağlantılıdır.
- 4721 m.812: İntifa hakkı sahibinin adi onarım ve bakım gibi yapmakla yükümlü olduğu giderleri düzenler; prim ödemesinin bu yükümlülük kapsamında değerlendirilmesinde ilgilidir.
- 4721 m.813: İntifa hakkı sahibinin malın korunması ve işletilmesi için yapmakla yükümlü olduğu giderleri belirler; sigorta yükümlülüğünün iyi yönetim ölçütüyle ilişkisini tamamlar.
TMK m.816
TMK m.816, intifa hakkı sahibinin taşınmazdan yararlanırken olağan sınırları aşmamakla yükümlü olmasını ve bu sınır aşılarak elde edilen ürünlerin akıbetini düzenler. Hüküm, bir taşınmaz üzerinde intifa hakkı bulunan kişi ile malik arasındaki ilişkiye uygulanır. Maddenin kendi metninde yer alan özgülenme yönü başlığı, hükmün içeriğini değiştirmez. Bu konular ilgili maddelerde düzenlenmiştir.
m.816: hangi kavramlar bilinmeli?
- İntifa hakkı
- Başkasına ait bir taşınmazı kullanma ve ondan yararlanma hakkıdır. Hak sahibi, malikin mülkiyetini ortadan kaldırmadan taşınmazın ürün ve faydalarından yararlanır.
- Olağan sınırlar
- İntifa hakkı sahibinin taşınmazdan yararlanmasında aşmaması gereken ölçüdür. Yararlanma bu ölçü içinde kaldığında hak sahibi malikin rızasını aramaksızın yararlanmayı sürdürebilir.
- Ölçünün aşılması
- Yararlanmanın olağan sınırların dışına çıkmasıdır. Bu durumda elde edilen ürünler malike ait olur ve hak sahibi bu ürünler üzerinde kazanım hakkı elde etmez.
- Özen yükümlülüğü
- İntifa hakkı sahibinin taşınmazın korunması ve yararlanmanın olağan ölçü içinde tutulması için gösterdiği dikkattir. Hak sahibi bu özeni göstermekle yükümlüdür.
m.816: hangi şartlar aranır?
- Bir taşınmaz üzerinde geçerli bir intifa hakkının bulunması gerekir.
- İntifa hakkı sahibinin taşınmazdan yararlanması olağan sınırlar içinde kalmalıdır.
- İntifa hakkı sahibi yararlanmanın olağan sınırlar içinde kalması için özen göstermekle yükümlüdür.
- Olağan sınır aşılmamalıdır; aşılırsa elde edilen ürünler malike ait olur ve hak sahibinin bunlar üzerinde hak kazanması söz konusu olmaz.
m.816: hangi sonuçları doğurur?
- Yararlanma olağan sınırlar içinde kaldığında, hak sahibi taşınmazın ürün ve faydalarını intifa hakkının kapsamı dahilinde elde eder.
- Olağan sınır aşılarak elde edilen ürünler malike ait olur.
- Ürünlerin malike ait olması, hak sahibinin bunları kendisine ait sayarak tüketmesinin hukuka uygun olmadığı anlamına gelir.
- Hüküm, hak sahibinin özen yükümlülüğünün ihlali halinde malike karşı sorumluluğunu ayrıca doğurabilir; bu sorumluluk madde metninde açıkça düzenlenmemiştir.
Olağan yararlanma ile olağan sınırın aşılması arasındaki fark nedir?
Hak sahibinin taşınmazı olağan ölçüde kullanması ve elde ettiği ürünler, hak sahibinin yararlanma hakkı kapsamında kalır.
Hak sahibinin yararlanmayı olağan ölçünün dışına çıkararak ürün elde etmesi, ölçünün aşılması halidir.
Olağan ölçü içinde elde edilen ürünler hak sahibine aittir; ölçü aşılarak elde edilen ürünler ise malike ait olur.
m.816: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Olağan sınırı, hak sahibinin kişisel kullanım alışkanlığına göre belirlemek; ölçünün objektif olarak taşınmazın niteliğine göre tespit edilmesi gerektiğini gözden kaçırmak.
- Ölçü aşılarak elde edilen ürünlerin hak sahibine ait olduğunu varsaymak; madde metni bu ürünleri malike bağlar.
- Ürünler üzerindeki malik hakkını, ölçü aşımının sonucu olan ürünler dışında geniş yorumlamak.
Nasıl ispat edilir?
- Ölçünün aşıldığını ileri süren malik, olağan sınırın aşıldığını ve ürünlerin bu aşım sonucu elde edildiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Olağan sınırın ne olduğu, taşınmazın niteliği ve önceki kullanım biçimi gibi bilgilerle belirlenir; bu konuda bilirkişi incelemesi yararlı olabilir.
- Hak sahibi, yararlanmasının olağan sınırlar içinde kaldığını savunuyorsa bunu ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun: Maddenin bütününde intifa hakkına ilişkin genel düzenleme bulunmaktadır; m.816 bu düzenlemenin yararlanma sınırına ilişkin hükmüdür.
TMK m.817
TMK m.817, intifa hakkı sahibinin intifa konusu taşınmazın ekonomik özgülenme yönünü malike önemli zarar verecek biçimde değiştirmesini yasaklar ve intifa hakkı sahibine, malike önceden haber vermek ve ekonomik özgülenmede önemli değişiklik yapmamak koşuluyla taş, kireç, mermer ve turba ocakları ile benzerlerini açma yetkisi tanır. Kurallar intifa hakkı sahibi ile malik arasındaki ilişkiye, intifa konusu taşınmaz üzerinde uygulanır. Maddenin ormanlara ilişkin ikinci başlık altında bulunmasına karşın metinde orman işletmesine özgü bir hüküm yer almaz. Maddenin düzenlemediği konular: intifa hakkının kapsamı ve kullanım yetkisi (m.795 vd.), intifa hakkı sahibinin giderleri ve yaptığı yenilikler (m.801 ve m.812-813), intifa hakkının sona ermesi (m.797 vd.) ve intifa hakkının kurulması (m.794 vd.) bu maddede düzenlenmez.
m.817: hangi kavramlar bilinmeli?
- Ekonomik özgülenme
- Taşınmazın ekonomik amacına göre belirlenen kullanım biçimi ve işlevidir. Taşınmazın fiziki yapısının küçük değişmesi bu kavram kapsamında değerlendirilmez; önemli olan, taşınmazın kullanım amacının ve değerinin değişip değişmediğidir.
- Önemli zarar
- Değişikliğin malikin mülkiyetinden doğan menfaatlerini esaslı biçimde azaltmasıdır. Zararın önemli olup olmadığı, değişikliğin taşınmazın ekonomik özgülenmesi üzerindeki etkisine göre ölçülür.
- Taş, kireç, mermer ve turba ocakları
- Taşınmazın yer altı ya da yer üstü kaynaklarının çıkarılmasına yönelik işletmelerdir. Maddede örnek olarak sayılmış olup benzeri ocaklar da bu kapsama girer.
- Önceden haber verme
- İntifa hakkı sahibinin ocak açmadan önce malike bildirimde bulunmasıdır. Maddede bildirim süresi belirtilmemiştir; bildirimin makul bir zamanda yapılması gerekir.
m.817: hangi şartlar aranır?
- İntifa hakkı sahibinin eylemi, intifa konusu taşınmazın ekonomik özgülenme yönünü değiştirmemelidir.
- Yapılan değişiklik malike önemli zarar verecek nitelikte olmamalıdır; taşınmazı yeni bir şekle dönüştürmek ve taşınmazda önemli bir değişiklik yapmak yasaktır.
- Ocak açılacaksa, intifa hakkı sahibi malike önceden haber vermelidir.
- Ocak açılması, taşınmazın ekonomik özgülenme yönünde önemli değişiklik yaratmamalıdır.
- Taş, kireç, mermer ve turba ocakları ile benzerlerinin açılması yalnız bu koşullarla yetki kapsamındadır.
m.817: hangi sonuçları doğurur?
- İntifa hakkı sahibi taşınmazın ekonomik özgülenmesini malike önemli zarar verecek biçimde değiştirirse, bu eylem madde hükmüne aykırı olur ve malik bu eylemin önlenmesini ya da zararının giderilmesini isteyebilir.
- Taşınmazı yeni bir şekle dönüştürmek ya da önemli bir değişiklik yapmak yasaktır.
- Ocak açma yetkisi, malike önceden haber verilmesi ve ekonomik özgülenmede önemli değişiklik yapılmaması koşullarına bağlıdır.
- Koşullara uyulmadan ocak açılırsa, intifa hakkı sahibinin bu eylemi maddeye aykırılık oluşturur.
Genel yasak ile ocak açma istisnası arasındaki fark nedir?
Birinci fıkradaki genel yasak, intifa hakkı sahibinin her türlü ekonomik özgülenme değişikliğini kapsar.
İkinci fıkradaki istisna, yalnız taş, kireç, mermer ve turba ocakları ile benzerlerini kapsar ve iki koşula bağlıdır.
Ocak açma dışındaki değişiklikler birinci fıkra kapsamında yasaklanır; ocak açılmasında ise malike haber verme ve önemli değişiklik yapmama koşulları aranır.
Ekonomik özgülenmeyi değiştirme ile önemli değişiklik yapma arasındaki fark nedir?
Taşınmazı yeni bir şekle dönüştürmek, ekonomik özgülenmesini değiştirmek olarak nitelendirilir.
Önemli değişiklik, taşınmazın fiziki ya da ekonomik yapısında malike zarar verecek ölçüde yapılan değişikliktir.
Her iki hal de yasaktır; ocak açma istisnası bile ekonomik özgülenmede önemli değişiklik yapılmasına izin vermez.
m.817: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Ocak açma istisnasını genel bir yetki gibi değerlendirmek; istisnanın malike haber verme ve önemli değişiklik yapmama koşullarına bağlı olduğunu gözden kaçırmak.
- Madde metninde süre öngörülmemiş olmasına karşın, bildirim için belirli bir gün sayısı aramak.
- Maddeyi yalnız ormanlara özgü bir hüküm sanmak; metin genel intifa hakkı kurallarını taşınmaz üzerinde düzenler.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Yapılan değişikliğin malikin mülkiyetinden doğan menfaatlerini esaslı biçimde azaltıp azaltmadığının, somut olayda bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiği yönünde bir uygulama beklenir.
Nasıl ispat edilir?
- Malik, intifa hakkı sahibinin ekonomik özgülenmeyi önemli ölçüde değiştirdiğini ve bunun kendisine önemli zarar verdiğini ileri sürdüğünde bu iddiayı ispatla yükümlüdür; keşif, bilirkişi raporu ve taşınmazın önceki durumunu gösteren belgeler başlıca delillerdir.
- Ocak açma istisnasına dayanan intifa hakkı sahibi, malike önceden haber verdiğini ve ekonomik özgülenmede önemli değişiklik yapmadığını ispatla yükümlüdür; yazılı bildirim ya da tebligat belgesi bu konuda en güçlü delildir.
- Ocak açılmasının yalnız taş, kireç, mermer ve turba ocakları ya da benzerleri kapsamında kaldığını iddia eden taraf bunu ispatlamalıdır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.795: İntifa hakkı sahibinin kullanım yetkisinin genel çerçevesini çizer; m.817 bu yetkinin sınırını ekonomik özgülenme bakımından belirler.
- 4721 m.801: İntifa hakkı sahibinin yaptığı giderlerin ve eklemelerin tazmini ile sökme hakkını düzenler; ocak açılması sonucunda yapılan yatırımların akıbeti bu hükümle ilişkilidir.
- 4721 m.812: İntifa hakkı sahibinin adi onarım ve normal bakım giderlerini üstlenmesini düzenler; m.817 ile birlikte intifa hakkı sahibinin yükümlülük sınırını belirler.
TMK m.818
Bu madde, orman üzerinde intifa hakkı sahibinin ormandan yararlanma biçimini, işletme planının rolünü ve malik ile intifa hakkı sahibinin plan sırasında haklarının gözetilmesini isteme imkânını düzenler. Ayrıca doğal afet ya da benzeri sebeplerle olağan yararlanmanın önemli ölçüde aşılması hâlinde ormanın nasıl işletileceğini ve aşırı yararlanma bedelinin nasıl değerlendirileceğini belirler. Madde, intifa hakkının kuruluşunu, sona ermesini ve genel hükümlerini düzenlemez (m.794 vd.). Orman işletmesinin idari ve teknik ayrıntıları ile işletme planının hazırlanma usulü özel kanun hükümlerine bırakılmıştır. Malikin ormanı devri veya ipoteği gibi tasarruf işlemleri de bu maddenin konusu değildir (m.794 vd.).
m.818: hangi kavramlar bilinmeli?
- İntifa hakkı
- Bir malın kullanılması ve ürünlerinden yararlanılması hakkını, malikin mülkiyetini elinde tutmasıyla birlikte üçüncü kişiye tanıyan sınırlı aynî haktır. Bu maddede konu, orman üzerindeki intifa hakkıdır.
- İşletme planı
- Ormanın hangi ölçülerde, hangi usulle ve hangi dönemde işletileceğini gösteren, özel kanun hükümlerine göre hazırlanan plandır. Yararlanma bu plana uygun yapılır ve plan olağanüstü durumlarda yeniden düzenlenebilir.
- Olağan yararlanma
- Ormanın verimini azaltmadan, normal koşullarda ve planlanan ölçüde sağlanabilen ürün ve yararlanma miktarıdır. Olağan yararlanmanın aşılıp aşılmadığı, fırtına, kar, yangın, sel, zararlı böcek akını gibi sebeplerin ortaya çıkardığı etkiye bakılarak değerlendirilir.
- Verim noksanı
- Aşırı yararlanma veya doğal olayların ormanın üretken gücünde açtığı eksikliktir. Aşırı yararlanma bedelinin faiziyle birlikte bu eksikliğin giderilmesine ayrılması gerekir.
m.818: hangi şartlar aranır?
- Orman üzerinde geçerli bir intifa hakkının bulunması gerekir; yararlanma hakkı ancak bu hakkın sahibine tanınır.
- Yararlanmanın özel kanun hükümlerine uygun bir işletme planı çerçevesinde yapılması gerekir.
- Plan hazırlanırken malik ile intifa hakkı sahibinin kendi haklarının gözetilmesini isteme imkânı bulunur; bu istek plan yapılırken öne sürülmelidir.
- Fırtına, kar, yangın, sel, zararlı böcek akını veya başka bir sebep yüzünden olağan yararlanmanın önemli ölçüde aşılmış olması gerekir.
- Önemli ölçüde aşırı yararlanma hâlinde orman, kaybı giderek azaltacak biçimde işletilmeli veya işletme planı yeni duruma uygun hâle getirilmelidir.
- Aşırı yararlanma dolayısıyla elde edilen bedel faiz getirecek biçimde yatırılmalı ve verim noksanını gidermeye ayrılmalıdır.
m.818: hangi sonuçları doğurur?
- İntifa hakkı sahibi ormandan yalnız özel kanunlara uygun işletme planı çerçevesinde yararlanabilir.
- Olağan yararlanma önemli ölçüde aşıldığında orman, kaybı giderek azaltacak biçimde işletilir.
- Olağan yararlanma önemli ölçüde aşıldığında işletme planı yeni duruma uygun hâle getirilebilir.
- Aşırı yararlanma nedeniyle elde edilen bedel faiz getirecek şekilde yatırılır.
- Yatırılan bedel verim noksanını gidermeye ayrılır.
- Olağan yararlanmanın aşılmadığı hâllerde bu maddedeki yeniden işletme ve bedel yatırma yükümlülüğü doğmaz.
Olağan yararlanma ile olağanüstü yararlanma arasındaki fark nedir?
Olağan yararlanma, işletme planına uygun ve ormanın verimini koruyan normal kullanımdır.
Olağanüstü yararlanma, fırtına, kar, yangın, sel, zararlı böcek akını gibi sebeplerle olağan yararlanmanın önemli ölçüde aşıldığı hâldir.
Olağanüstü hâlde orman kaybı azaltacak biçimde işletilir ya da plan yeni duruma göre değiştirilir ve aşırı yararlanma bedeli verim noksanına ayrılır.
İntifa hakkı sahibi ile malik arasındaki fark nedir?
İntifa hakkı sahibi, ormandan işletme planı çerçevesinde yararlanan kişidir.
Malik, ormanın mülkiyetini elinde tutan ve intifa hakkı sahibinin kullanımının sınırlandığı kişidir.
Her ikisi de plan yapılırken kendi haklarının gözetilmesini isteyebilir.
Plan öncesi ile plan sonrası olağanüstü durum arasındaki fark nedir?
Plan öncesinde yapılan işletme planı, normal koşullara göre hazırlanır.
Plan yürürlükteyken ortaya çıkan olağanüstü olaylar, planın ölçülerini bozar.
Olağanüstü olaylar nedeniyle plan yeni duruma uygun hâle getirilir ve bedel verim noksanına ayrılır.
m.818: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Olağan yararlanmanın aşılmasını her doğal olaya bağlayıp, olayın ormanda önemli ölçüde zarara yol açıp açmadığını incelememek; ölçüt önemli ölçüde aşılmadır.
- Aşırı yararlanma bedelini faiz getirecek biçimde yatırmak yerine doğrudan kullanmak; bedel verim noksanını gidermeye ayrılmalıdır.
- Madde metnindeki kapsamı intifa hakkının kuruluşu ve sona ermesi ile karıştırmak; bu maddede yalnız orman işletmesine ilişkin kurallar yer alır.
Nasıl ispat edilir?
- Olağan yararlanmanın önemli ölçüde aşıldığını ileri süren taraf, fırtına, kar, yangın, sel veya zararlı böcek akını gibi sebebi ve ormandaki zararın boyutunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Aşırı yararlanma nedeniyle elde edilen bedelin tutarı ve yatırıldığına ilişkin belgeler, bu yükümlülüğün yerine getirildiğini gösterir.
- İşletme planının özel kanuna uygun hazırlandığı ve malik ile intifa hakkı sahibinin haklarının gözetildiği, plan belgesi ile kanıtlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.794: Bu madde ile yazılı genel intifa hakkı düzenlemesi, orman üzerindeki intifa hakkının kuruluşu ve genel hükümleri bakımından tamamlayıcıdır.
TMK m.819 — Tüketilebilen ve değeri biçilen şeyler
Madde, intifa hakkının konusunu oluşturan tüketilebilen şeylerin mülkiyetinin intifa hakkı sahibine geçmesini ve bu şeylerin değerini geri verme sırasında ödeme yükümlülüğünü düzenler. Ayrıca değer biçilerek teslim edilen diğer taşınırlar üzerinde intifa hakkı sahibinin serbest tasarruf yetkisini ve bu yetkinin doğurduğu bedel ödeme yükümlülüğünü, ödemenin aynen ifa yoluyla yapılabilmesini düzenler. Kişiler bakımından intifa hakkı sahibi ile malik arasındaki ilişkiye uygulanır. İntifa hakkının kuruluşunu, kapsamını ve sona ermesini düzenlemez (m.794 vd. ve m.799). Malikin tehlike karşısında güvence isteme hakkı düzenlemez (m.808). Yönetim ve özen yükümlülüğü ile malikin tedbir talebi düzenlemez (m.803). Tüketim ödüncü sözleşmesi de bu maddenin konusu değildir (TBK m.386)."
Tüketilebilen ve değeri biçilen şeyler: hangi kavramlar bilinmeli?
- Tüketilebilen şey
- Özgülenme amacına uygun kullanımda maddi olarak tüketilen ya da elden çıkarılarak ekonomik değerinden yararlanılan taşınır şeydir. Kullanılmakla yalnızca yıpranan mobilya, buzdolabı gibi eşyalar bu kapsama girmez.
- Tüketilebilen şeyin mülkiyetinin geçmesi
- İntifa hakkı sahibinin tüketilebilen şeyin maliki olması anlamına gelir. Taraflar aksini kararlaştırmadıkça bu kural uygulanır ve intifa hakkı sahibi şey üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunabilir.
- Geri verme sırasında o günkü değer
- İntifa hakkı sona erip şey malike geri verilirken, şeyin o andaki değerinin ödenmesi yükümlülüğüdür. Aynen iade değil bedel ödemesi söz konusudur.
- Değer biçilerek teslim edilen taşınır
- Tüketilebilen nitelikte olmayan ancak intifa hakkı sahibine biçilen bir değerle teslim edilen taşınırlardır. Bu taşınırlar üzerinde intifa hakkı sahibi, aksi kararlaştırılmadıkça serbestçe tasarruf edebilir.
- Biçilen değer ödemesi
- Serbest tasarruf yetkisini kullanan intifa hakkı sahibinin, geri verme sırasında taşınırların biçilen değerini malike ödemesidir. Tarım işletmesi gereçleri, hayvan sürüleri, ticari mallar ve benzeri şeylerde aynı cins ve nitelikte eşya vererek bu ödeme yerine getirilebilir.
- Tüketilmez eşya
- Kullanımla yararlanılan ve kullanıldıkça yıpranan ama madde itibarıyla yok olmayan eşyadır. Tüketilebilen şeyden ayrımı özgülenme amacına göre yapılır.
Tüketilebilen ve değeri biçilen şeyler: hangi şartlar aranır?
- Konunun tüketilebilen bir şey olması gerekir; bu nitelik şeyin özgülenme amacına göre belirlenir ve tüketilmez eşya bu kapsamda değerlendirilmez.
- Taraflar intifa hakkı kurulurken ya da sonradan mülkiyetin intifa hakkı sahibine geçmeyeceğini aksi yönde kararlaştırmamış olmalıdır.
- İntifa hakkının sona ermesi ve şeyin malike geri verilmesi gerekir; ödeme yükümlülüğü bu anda doğar.
- Değer biçilerek teslim edilen taşınırlarda, intifa hakkı sahibinin serbest tasarruf yetkisini kullanmış olması gerekir; yetki kullanılmamışsa biçilen değer ödemesi doğmaz.
- Biçilen değer ödemesi yapılırken, tarım işletmesi gereçleri, hayvan sürüleri, ticari mallar veya benzeri şeylerde aynı cins ve nitelikte eşya verilebilir; bu seçimlik bir ödeme biçimidir.
Tüketilebilen ve değeri biçilen şeyler: hangi sonuçları doğurur?
- Tüketilebilen şeyin intifa hakkı sahibine geçmesi halinde intifa hakkı sahibi şeyi bizzat tüketebilir, devredebilir veya ivazlı ya da ivazsız üçüncü kişilere aktarabilir.
- Tüketilebilen şey intifa hakkının sona ermesinde aynen iade edilmez; geri verme sırasında o günkü değerin ödenmesi gerekir.
- Değer biçilerek teslim edilen taşınırlarda tasarruf yetkisi kullanılmadıkça intifa hakkı sahibi bu şeylerin değerini ödemekle yükümlü olmaz; şeyler aynen iade edilir.
- Değer biçilerek teslim edilen taşınır üzerinde tasarruf edildiğinde, bu şeyin biçilen değeri malike borç haline gelir.
- Taşınır mülkiyeti üçüncü kişiye devredilmediği sürece malikte kalır; intifa hakkı sahibinin tasarruf yetkisi bu mülkiyeti kendiliğinden malike geri döndürmez.
- Madde hükmü aksi kararlaştırılabilir niteliktedir; taraflar sözleşmeyle mülkiyet geçişini ya da tasarruf yetkisini değiştirebilir.
- Tüketilebilen şeyin geri verme sırasında değeri, şeyin iade günündeki değer olarak belirlenir.
Tüketilebilen şey ile değer biçilerek teslim edilen taşınır arasındaki fark nedir?
Tüketilebilen şeyde mülkiyet kanun gereği intifa hakkı sahibine geçer ve o günkü değeri ödenir (m.819/I).
Değer biçilerek teslim edilen taşınır tüketilebilen nitelikte olmayabilir; mülkiyet kanun gereği geçmez, mülkiyet malikte kalır (m.819/II).
Birinci halde mülkiyet kendiliğinden intifa hakkı sahibine geçer. İkinci halde intifa hakkı sahibi ancak tasarruf yetkisini kullandığında biçilen değeri ödemekle yükümlü olur.
Aksi kararlaştırılmamış hal ile aksi kararlaştırılmış hal arasındaki fark nedir?
Taraflar aksini kararlaştırmamışsa yukarıdaki kurallar aynen uygulanır.
Taraflar mülkiyetin geçmeyeceğini ya da tasarruf yetkisinin sınırlanacağını kararlaştırmışsa sözleşme kuralı öncelik kazanır.
Sözleşme ile aksi kararlaştırılan hallerde intifa hakkı sahibi bu tasarruf yetkisine sahip olmaz.
Geri verme sırasında değer ödemesi ile aynı cins ve nitelikte eşya verilmesi arasındaki fark nedir?
Ödeme genel olarak para ile yapılır ve geri verme anındaki değer üzerinden hesaplanır.
Tarım gereçleri, hayvan sürüleri, ticari mallar veya benzerlerinde aynı cins ve nitelikte eşya verilebilir.
Bu özel şeylerde para yerine aynı cins eşya verilerek ödeme yapılabilir; bu seçim kanunda yer alan bir ödeme biçimidir.
Tüketilebilen ve değeri biçilen şeyler: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Tüketilebilen şeyi aynen iade etmek yerine geri verme anındaki değeri ödemek gerektiğini gözden kaçırmak.
- Tüketilmez eşyayı (mobilya, otomobil gibi) özgülenme amacına bakmadan tüketilebilen şey saymak.
- Değer biçilerek teslim edilen taşınırlarda mülkiyetin kendiliğinden intifa hakkı sahibine geçtiğini varsaymak; bu kuralın yalnızca tüketilebilen şeylerde geçerli olduğunu gözden kaçırmak.
- Biçilen değer ödemesini, tasarruf yetkisi kullanılmamışken de doğmuş saymak.
- Aynı cins ve nitelikte eşya verme yolunu tüm şeyler için geçerli saymak; bu seçeneğin yalnızca tarım gereçleri, hayvan sürüleri, ticari mallar ve benzeri şeyler için tanındığını gözden kaçırmak.
- Geri verme anındaki değer yerine teslim anındaki değeri esas almak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Tüketilebilen şeylerde intifa hakkı sahibinin mülkiyeti kazandığı ve geri verme sırasında değer ödediği kabul edilmektedir.
- Tüketilebilen şeyin niteliğinin belirlenmesinde eşyanın objektif yapısı değil, özgülenme amacı esas alınmaktadır; amaç tüketim değilse madde kapsamına girmez.
- Değer biçilerek teslim edilen taşınırlarda intifa hakkı sahibinin tasarruf yetkisi bulunduğu, ancak bu yetkinin kullanılmadığı sürece iade yükümlülüğünün aynen olduğu kabul edilmektedir.
- Tasarruf yetkisini kullanan intifa hakkı sahibinin biçilen değeri malike borçlanmış sayıldığı kabul edilmektedir.
Nasıl ispat edilir?
- Mülkiyetin intifa hakkı sahibine geçtiğini ileri süren taraf, şeyin tüketilebilen nitelikte olduğunu ve özgülenme amacının tüketim olduğunu ispatla yükümlüdür; bu, sözleşme ve şeyin niteliği ile ortaya konur.
- Aksi kararlaştırıldığını ileri süren taraf, bu kararın varlığını yazılı sözleşme veya diğer delillerle ispatlamalıdır.
- Değer biçilerek teslim edilmiş olduğunu iddia eden taraf, teslim sırasında düzenlenen değer tespit belgesi ile bu değeri ispatlar.
- İntifa hakkı sahibinin tasarruf yetkisini kullandığını ileri süren malik, devir veya tüketim işlemini ispatlamakla yükümlüdür.
- Geri verme sırasında ödenecek değerin tespitinde iade günündeki değer bilirkişi incelemesi ile belirlenir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.799: İntifa hakkının sona ermesi üzerine sahibinin hakkın konusunu malike geri verme yükümlülüğünü düzenler; m.819'daki ödeme yükümlülüğü bu iadenin içeriğini belirler.
- 4721 m.808: Tüketilebilen şeyin intifa hakkı sahibine geçmesi halinde malikin güvence isteme hakkını düzenler; m.819 ile birlikte bu şeyler için malikin korunma yolunu gösterir.
- 4721 m.803: İntifa hakkı sahibinin özenli yönetim yükümlülüğünü düzenler; tasarruf yetkisinin sınırını belirleyen genel çerçeve olarak uygulanır.
- 4721 m.687: Tüketilmesi için özgülenen şeylerin eklenti sayılmayacağını belirtir; m.819'daki tüketilebilen şey kavramının eklenti ilişkisinden ayrıldığını gösterir.
- 6098 m.386: Tüketim ödüncü sözleşmesinin konusunu tüketilebilen şey olarak belirler; m.819'daki kavramla aynı ayrım ölçütüne dayanır.
TMK m.820
Bu madde, bir alacak üzerindeki intifa hakkının (alacağın getirisini edinme yetkisinin) alacaklı ile intifa hakkı sahibi arasındaki iç ve dış ilişkilerini düzenler. Düzenlenen konular şunlardır: intifa hakkı sahibinin alacağın getirisini edinme yetkisi, borçluya karşı ödeme isteminin ve kıymetli evrak üzerindeki tasarrufların birlikte yapılması, borçlunun ödeme bildiriminin her ikisine yöneltilmesi ve alacağın tehlikeye düşmesi halinde iyi yönetim önlemlerinin ortaklaşa alınması. Hüküm, bir alacak üzerinde intifa hakkı kurulmuş olan alacaklı ve intifa hakkı sahibi bakımından uygulanır. Madde, intifa hakkının kurulma koşullarını, sona ermesini ve tesis edilen hakkın kapsamını düzenlemez (m.799 vd. ve m.801 vd. ilgili hükümlerdir). Alacağın borçlu tarafından ifasının bizzat alacaklıya izin verilmesi yoluyla sağlanmasını da düzenlemez (TBK m.113). Alacağın temliki ve devri ile ilgili hükümler de bu maddenin kapsamı dışındadır.
m.820: hangi kavramlar bilinmeli?
- Alacak üzerinde intifa hakkı
- Bir alacağın sahibinin (alacaklının) sağladığı getiriden yararlanma hakkını başkasına bırakması ile kurulan sınırlı aynî hak türüdür. İntifa hakkı sahibi alacağın kendisini değil, getirisini edinir.
- Getiri
- Alacağın tahsil edilmesi sonucu elde edilen faiz ve benzeri yararlardır. Maddenin ifadesinden anlaşıldığı üzere intifa hakkı sahibi bu getiriyi edinme yetkisine sahiptir.
- Kıymetli evrak üzerindeki tasarruf
- Alacağın bir kıymetli evrakla temsil edilmesi halinde, evrak üzerinde yapılan devir, tahsil veya benzeri işlemlerdir. Bu tasarrufların alacaklı ve intifa hakkı sahibi tarafından birlikte yapılması gerekir.
- Alacağın tehlikeye düşmesi
- Alacağın tahsilinin güçleşmesine veya imkânsızlaşmasına yol açan durumdur. Bu halde alacaklı ve intifa hakkı sahibi birbirinden iyi yönetimin gerektirdiği önlemlerin alınmasına katılmasını isteyebilir.
m.820: hangi şartlar aranır?
- Alacak üzerinde geçerli bir intifa hakkının kurulmuş olması gerekir; bu hak olmadan maddedeki ortak işlem yükümlülüğü doğmaz.
- Borçluya karşı yapılacak ödeme isteminin alacaklı ve intifa hakkı sahibi tarafından birlikte yapılması gerekir.
- Kıymetli evrak üzerindeki tasarrufların alacaklı ve intifa hakkı sahibi tarafından birlikte yapılması gerekir.
- Borçlunun borcunu ödemek üzere yapacağı bildirimin hem alacaklıya hem intifa hakkı sahibine yöneltilmesi gerekir.
- Alacağın tehlikeye düşmüş olması gerekir; bu durumda taraflardan her biri diğerinden iyi bir yönetimin gerektirdiği önlemlere katılmasını isteyebilir.
m.820: hangi sonuçları doğurur?
- Borçluya karşı ödeme isteminin alacaklı ve intifa hakkı sahibi tarafından birlikte yapılmaması halinde, bu tür bir istem hukuki sonuç doğurmayabilir.
- Kıymetli evrak üzerindeki tasarrufların tek başına yapılması, maddenin öngördüğü birlikte yapma koşulunu karşılamaz.
- Borçlunun ödeme bildirimi her iki tarafa yöneltilmezse, borçlu bu bildirimle borçtan kurtulmayı sağlamakta sorun yaşayabilir.
- Alacağın tehlikeye düşmesi halinde taraflardan biri diğerinden iyi yönetim önlemlerine katılmasını isteyebilir ve bu istek üzerine ortak önlemler alınır.
- Alacağın tehlikeye düşmediği hallerde bu maddeye dayanarak ortak önlem alınmasını isteme hakkı doğmaz.
- Madde, intifa hakkı sahibinin alacağın getirisini edinme yetkisini kurar; bu yetkinin kapsamı ve sınırları için ayrıca ilgili hükümlere bakılması gerekir.
- Maddenin hükmü, taraflar arasında aksi yönde kararlaştırılmış olup olmadığına göre değişebilecek bir nitelik taşır; madde metninde açık bir yedek hüküm ifadesi yoktur.
Alacaklının tek başına hareket etmesi ile ortak hareket arasındaki fark nedir?
Alacaklı ya da intifa hakkı sahibi, borçluya karşı ödeme istemini tek başına yapabilir mi sorusu, bu maddede aranır.
Ödeme isteminde ve kıymetli evrak tasarruflarında iki tarafın birlikte hareket etmesi zorunludur.
Tek başına yapılan ödeme isteminin veya kıymetli evrak tasarrufunun, bu maddenin öngördüğü ortaklaşa yapılma koşulunu taşımadığı sonucu çıkar.
Ödeme bildirimi ile ödeme isteminin muhatabı arasındaki fark nedir?
Borçlunun ödeme bildirimi, yalnızca alacaklıya ya da yalnızca intifa hakkı sahibine yapılırsa, bildirimin hukuki etkisi tartışmalıdır.
Bildirimin her ikisine yöneltilmesi gerekir.
Bildirimin her iki tarafa yöneltilmesi, borçlunun ödeme yönünden korunmasını sağlar; tek tarafa yapılan bildirim bu korumayı sağlamaya yeterli görülmez.
Olağan yönetim ile tehlike halinde yönetim arasındaki fark nedir?
Alacak tehlikeye düşmediği sürece ortak önlem alma istemi doğmaz.
Alacak tehlikeye düşerse taraflardan her biri diğerinden iyi yönetim önlemlerine katılmasını isteyebilir.
Tehlike halinde taraflar arasında ortak yönetim yükümlülüğü ortaya çıkar; istenen önlemler iyi bir yönetimin gerektirdikleri ile sınırlıdır.
m.820: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Alacak üzerindeki intifa hakkı ile alacağın kendisinin devrini aynı şey saymak; intifa hakkı sahibi alacağın getirisini edinir, alacağın sahibi olmaz.
- Ödeme isteminin yalnızca alacaklı tarafından yapılabileceğini varsaymak; madde birlikte yapılma koşulu getirmektedir.
- Borçlunun ödeme bildirimini yalnızca alacaklıya yöneltmek ve bu bildirimin tam etkili olduğunu düşünmek.
- Alacağın tehlikeye düşmesi halinde ortak önlem isteminin yalnızca alacaklı tarafından ileri sürülebileceğini sanmak; madde karşılıklı istem hakkı tanır.
- Alacağın tehlikeye düşmediği durumda da ortak önlem istemek; bu isteme yalnızca tehlike halinde hukuki dayanak sağlanır.
Nasıl ispat edilir?
- Borçluya karşı ödeme isteminin birlikte yapıldığını ileri süren taraf, bu hususu ilgili başvuru veya istem belgesiyle ispatlamak zorundadır.
- Kıymetli evrak üzerindeki tasarrufun alacaklı ve intifa hakkı sahibi tarafından birlikte yapıldığını iddia eden taraf, evrak üzerindeki imza ve işlem kayıtlarıyla ispat yükü altındadır.
- Borçlunun ödeme bildiriminin her iki tarafa yöneltildiğini ileri süren borçlu, bildirim belgesi ve tebligat kayıtlarıyla bu hususu ispatlar.
- Alacağın tehlikeye düştüğünü ileri süren taraf, tehlikeyi gösteren somut olgularla bu iddiayı ispatlamak zorundadır.
- Bir alacak üzerinde intifa hakkının varlığı, bu hakkın kurulmasına ilişkin yazılı belgeyle ispatlanır; yazılı belge bulunmaması halinde ispat yükü, hakkı ileri süren tarafa aittir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.799: Alacak üzerindeki intifa hakkının genel tanımı ve kurulmasına ilişkin hükümler bu maddenin uygulanabilmesi için temel niteliktedir.
- 4721 m.801: İntifa hakkı sahibinin hak ve yükümlülüklerini düzenleyen genel hükümdür; bu madde ile birlikte değerlendirilir.
- 4721 m.812: İntifa hakkı sahibinin yapmakla yükümlü olduğu giderleri düzenler; alacak üzerindeki intifa hakkının yönetimi ile ilgili ortak yükümlülüklerle bağlantılıdır.
- 4721 m.813: İntifa hakkı sahibinin yükümlülüklerine ilişkin ilave hükümdür; ortak önlemler bakımından bağlantılıdır.
TMK m.821
TMK m.821, intifa hakkı sahibinin bulunduğu hallarda borçlunun ödemesinin nasıl yapılacağını düzenler. Alacaklı ile intifa hakkı sahibinden yalnız birine ödemeye yetkili kılınmamış borçlunun, borcunu ikisine birlikte ödemesi ya da hâkimin belirleyeceği yere tevdi etmesi zorunluluğu ve ödenen edimin konusunun (özellikle geri ödenecek ana paranın) intifa hakkına tâbi olması hükümleri bu maddededir. Ana paranın güvenilir ve getiri sağlayan bir yere yatırılması talebi de aynı maddede yer alır. Madde, alacaklı ve intifa hakkı sahibi bakımından uygulanır. Madde, intifa hakkının kuruluşunu, intifa hakkı sahibinin tüketilebilen şeyler üzerindeki tasarruf yetkisini (m.819) ve intifa hakkı sahibinin ödeme isteme ve kıymetli evrak üzerindeki tasarruf koşullarını (m.820) düzenlemez; bunlar ilgili maddelerde yer alır. Ödemenin birlikte yapılması ve bildirimin her iki tarafa yöneltilmesi kuralı m.820'de, tüketilebilen şeylerin mülkiyetine ilişkin düzenleme m.819'da yer alır. Devir isteme hakkı başlığı da bu maddenin metninde ayrıca bir düzenleme olarak ele alınmaz.
m.821: hangi kavramlar bilinmeli?
- İntifa hakkı
- Bir şeyin kullanılması ve ürünlerinden yararlanılması yetkisini başkasına tanıyan sınırlı aynî haktır. Madde bağlamında, alacaklı ile birlikte borçlunun ödeme alacaklısı konumunda bulunan kişidir.
- Tevdi
- Borçlunun edimini alacaklıya doğrudan ödemek yerine, hâkimin belirlediği bir yere bırakarak borcundan kurtulması işlemidir. Madde, hâkimin belirleyeceği yere tevdi seçeneğini öngörür.
- Ödemeye yetkili kılınma
- Alacaklı ile intifa hakkı sahibinden birinin, borçludan tek başına ödeme alabilmesi için verilmiş yetkidir. Yetki bulunmuyorsa borçlu ikisine birlikte ödemek veya tevdi etmek zorundadır.
- Geri ödenecek ana para
- Tüketilebilen şeylerin değerinin ya da intifa konusu alacağın geri ödenmesi gereken anapara kısmıdır. Madde, bu paranın intifa hakkına tâbi olacağını söyler.
- Güvenilir ve getiri sağlayan yer
- Ana paranın yatırılabileceği, güvenliği ve getirisi bulunan yatırım alanıdır. Bu yerin seçilmesini alacaklı veya intifa hakkı sahibi talep edebilir.
m.821: hangi şartlar aranır?
- Borçlunun, alacaklı ile intifa hakkı sahibinden yalnız birine ödemeye yetkili kılınmamış olması gerekir.
- Borçlunun borcunu ikisine birlikte ödemesi ya da hâkimin belirleyeceği yere tevdi etmesi zorunluluğu doğmalıdır.
- Yerine getirilen edimin konusu ve özellikle geri ödenecek ana paranın intifa hakkına tâbi olması gerekir.
- Ana paranın güvenilir ve getiri sağlayan bir yere yatırılması için alacaklı veya intifa hakkı sahibinin talepte bulunması gerekir.
- Borçlunun yalnız birine ödeme yapması, bu ödemeyi diğerine karşı borçtan kurtarmaz.
m.821: hangi sonuçları doğurur?
- Borçlu, yetkisi bulunmayan hâlde borcunu ikisine birlikte öderse borcundan kurtulur.
- Borçlu ikisine birlikte ödeme yapmak yerine, hâkimin belirleyeceği yere tevdi ederek borcundan kurtulur.
- Borçlu yetkisi olmadan yalnız birine ödeme yaparsa, bu ödeme diğerine karşı borcu sona erdirmez.
- Geri ödenecek ana para intifa hakkına tâbi olur.
- Alacaklı veya intifa hakkı sahibi talep ederse ana para güvenilir ve getiri sağlayan bir yere yatırılır.
- Madde, yetki bulunmayan borçlunun ödeme usulünü düzenlediğinden, yetkili kılınmış borçlunun bu yükümlülüğü yoktur.
Birlikte ödeme ile tek tarafa ödeme arasındaki fark nedir?
Borçlu, alacaklı ve intifa hakkı sahibine birlikte ödeme yaparsa, her ikisine karşı da borcundan kurtulur.
Borçlu yetkisi olmadan yalnız alacaklıya ya da yalnız intifa hakkı sahibine öderse, bu ödeme diğerine karşı borcu sona erdirmez.
Yetkisiz tek tarafa ödeme, diğer tarafa karşı borcu sona erdirmediğinden borçlu ikinci kez ödemekle yükümlü kalabilir.
Birlikte ödeme ile hâkim eliyle tevdi arasındaki fark nedir?
Borçlu borcunu ikisine birlikte öderek borcundan kurtulabilir.
Borçlu ikisine birlikte ödeme yapamazsa, hâkimin belirleyeceği yere tevdi ederek borcundan kurtulabilir.
Her iki yol da borçlunun kurtulma yollarıdır; tevdi hâkimin belirlediği yere yapılır.
Ana para ile diğer edim konusu arasındaki fark nedir?
Geri ödenecek ana para intifa hakkına tâbi olur.
Ödenen edimin diğer kısımları ile ana para dışındaki unsurlar, maddenin ilk cümlesindeki genel düzenleme kapsamında kalır.
Ana paranın intifa hakkına tâbi olması, alacaklı ve intifa hakkı sahibi arasında paranın kullanım ve getiri düzenini belirler.
Ana paranın yatırılması talebi ile serbest kullanım arasındaki fark nedir?
Alacaklı veya intifa hakkı sahibi, ana paranın güvenilir ve getiri sağlayan bir yere yatırılmasını isteyebilir.
Böyle bir talep yoksa ana para serbest bırakılmaz, madde metni yatırım yerini belirlemez.
Talep üzerine ana paranın güvenli yatırımı yapılır; talep yoksa bu düzenleme uygulanmaz.
m.821: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Borçlunun yetkisi olmadan yalnız alacaklıya ödeme yapmasını yeterli görmek; bu ödemenin intifa hakkı sahibine karşı borcu sona erdirmediğini gözden kaçırmak.
- Birlikte ödeme ile tevdi arasındaki seçimlik yolu birbirinin yerine kullanmak; tevdinin hâkimin belirlediği yere yapılması gerektiğini unutmak.
- Geri ödenecek ana paranın intifa hakkına tâbi olduğunu, ana para dışındaki edimlerle karıştırmak.
- Ana paranın güvenli yatırımının kendiliğinden yapılacağını sanmak; bu düzenlemenin yalnız talep üzerine uygulanacağını gözden kaçırmak.
Nasıl ispat edilir?
- Yetkisiz tek tarafa ödemenin diğer tarafa karşı borcu sona erdirmediğini ileri süren kişi, ödemenin hangi tarafa yapıldığını belgeyle göstermek zorundadır.
- Borçlunun birlikte ödeme yaptığını ya da hâkim eliyle tevdi ettiğini ileri süren borçlu, ödeme makbuzu veya tevdi belgesi ile ispatlar.
- Alacaklı veya intifa hakkı sahibinin yetkili kılınmış olduğunu ileri süren taraf, bu yetkiyi yazılı belgeyle ispatlar.
- Ana paranın güvenilir ve getiri sağlayan bir yere yatırılması talebinde bulunan taraf, bu talebi ve yatırım yerinin uygunluğunu belgeyle gösterir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 sayılı Kanun m.820: Borçlunun ödemesinin alacaklı ve intifa hakkı sahibine birlikte yöneltilmesi gerektiğini düzenler; m.821'deki birlikte ödeme yükümlülüğünün dayanağıdır.
- 4721 sayılı Kanun m.819: Tüketilebilen şeylerin intifa hakkı sahibine geçmesi ve geri verme sırasında değerin ödenmesi kuralını koyar; m.821'deki geri ödenecek ana paranın intifa hakkına tâbi olmasının kaynağıdır.
- 4721 sayılı Kanun m.803: İntifa hakkı sahibinin özenle hareket etme yükümlülüğünü düzenler; ana paranın güvenli yere yatırılması talebinin arka planını oluşturur.
- 4721 sayılı Kanun m.822: İntifa hakkı sahibinin devredilmiş alacak hakkı üzerindeki tasarruf yetkisini düzenler; m.821 ile birlikte alacak üzerindeki ödeme sürecini tamamlar.
TMK m.822
TMK m.822, intifa hakkı sahibinin intifa başlangıcından itibaren üç ay içinde, hakkın konusu olan alacak ve kıymetli evrakın kendisine devrini isteyebilmesini düzenler; bu devrin bedeline ilişkin ödeme borcunu, güvence yükümlülüğünü ve güvence gösterilmeden devrin hüküm ifade etmemesini kurar. Hüküm, intifa hakkı sahibi ile devredeni arasındaki ilişkiye uygulanır. Maddede düzenlenmeyen konular: intifa hakkının kurulması ve sona ermesi (m.795 vd. ve m.797 vd.), tüketilebilir şeylerin intifası ve bu şeylerin değerinin ödenmesi (m.819), intifa hakkı sahibinin borçlu ile alacaklı arasındaki ödeme yetkisi (m.820-821), intifa hakkının devri ve kullanımının başkasına bırakılması (m.806).
m.822: hangi kavramlar bilinmeli?
- İntifa hakkı
- Bir malın veya hakkın kullanılmasını ve ürünlerinden yararlanılmasını başkasının malı üzerinde kişiye tanıyan sınırlı ayni haktır. Hakkın konusu alacak ya da kıymetli evrak da olabilir.
- Alacak ve kıymetli evrakın devri
- İntifa hakkı sahibinin, hakkın konusu olan alacağı ya da kıymetli evrakı kendi adına devraldığı işlemdir. Bu devir intifa hakkı sahibinin talebine bağlıdır ve malike karşı yapılan bir istemdir.
- Devredenin bedel alacağı
- Devir sırasındaki değer tutarında, intifa hakkı sahibinin devredene karşı borçlandığı ödeme yükümlülüğüdür. Miktarı devir anındaki değerle belirlenir.
- Güvence
- İntifa hakkı sahibinin bedel borcunu teminat altına alması için gösterdiği teminattır. Devredenin istemesi hâlinde gösterilmesi zorunludur ve feragat edilmemişse devrin hüküm ifade etmesinin ön koşuludur.
m.822: hangi şartlar aranır?
- İntifa hakkı sahibinin, intifanın başlangıcını izleyen üç ay içinde devir talebinde bulunması gerekir.
- Devir konusunun, intifa hakkının konusu olan alacak veya kıymetli evrak olması gerekir.
- İntifa hakkı sahibinin, devir sırasındaki değer tutarında bedeli devredene karşı ödeme borcu altına girmesi gerekir.
- Devredene karşı bu borç için güvence gösterilmesi gerekir; devredenin güvence istemekten feragat etmiş olması bu yükümlülüğü ortadan kaldırır.
- Güvence istemekten feragat edilmemişse, devrin hüküm ifade edebilmesi için güvencenin fiilen gösterilmiş olması şarttır.
m.822: hangi sonuçları doğurur?
- Üç aylık süre içinde yapılan devir talebi üzerine alacak veya kıymetli evrak intifa hakkı sahibine devredilir.
- İntifa hakkı sahibi, devir sırasındaki değer tutarında bedeli devredene karşı ödemekle yükümlü olur.
- Devredenin güvence istemesi hâlinde, güvence gösterilmeden devir hüküm ifade etmez.
- Devredenin güvence istemekten feragat etmesi hâlinde, güvence gösterilmeden de devir geçerli olur ve bedel borcu doğar.
- Üç aylık süre geçtikten sonra devir talebinde bulunulamaz.
Devir talebi süresi içinde ile süre geçtikten sonra arasındaki fark nedir?
İntifanın başlangıcından itibaren üç ay içinde yapılan devir talebi, hakkın kullanılabilir olduğu süredir.
Üç aylık süre geçtikten sonra intifa hakkı sahibinin devir talebi yapma imkânı metinde öngörülmemiştir.
Süre geçtikten sonra devir isteminde bulunulamaz; süre içinde talep edilmemiş olması hakkın kullanılmamasına yol açar.
Güvence istemi var ile güvence istemekten feragat arasındaki fark nedir?
Devredenin güvence istemesi hâlinde devir, güvence gösterilmeden hüküm ifade etmez.
Devredenin güvence istemekten feragat etmesi hâlinde güvence şartı aranmaz.
Feragat yoksa devir ancak güvence gösterildikten sonra geçerli olur; feragat varsa devir güvencesiz de hüküm ifade eder.
Devir bedeli borcu ile ayrıca güvence yükümlülüğü arasındaki fark nedir?
İntifa hakkı sahibi devir sırasındaki değer tutarında bedeli ödemekle borçlanır.
Bu borcun güvencesi ayrıca gösterilmek zorundadır; güvence yükümlülüğü ödeme borcundan ayrı bir yükümlülüktür.
Hem bedel borcu hem güvence yükümlülüğü birlikte doğar; feragat edilmedikçe güvence olmadan devir gerçekleşmez.
m.822: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Üç aylık süreyi intifanın kurulma tarihinden değil, intifanın fiilen başlangıcından saymamak; süreyi başka bir olaydan başlatmak hatadır.
- Feragati örtülü kabul ederek güvence şartını atlamak; güvence istemekten açıkça feragat edilmedikçe güvence gösterilmeden devrin hüküm ifade etmeyeceğini unutmak hatadır.
- Bedel borcu ile güvence yükümlülüğünü birbirine karıştırmak; bunlar ayrı yükümlülüklerdir ve biri diğerinin yerine geçmez.
- Devir bedelini devir tarihindeki değerle değil, sonradan oluşan bir değerle hesaplamak hatalıdır; ölçü devir sırasındaki değerdir.
- Devri intifa hakkı sahibinin kendiliğinden yapabileceğini sanmak; devir malikten talep edilen bir haktır.
Nasıl ispat edilir?
- Devir talebini ileri süren intifa hakkı sahibidir; intifanın başlangıç tarihinin ve üç aylık sürenin içinde kalındığının ispatı da bu tarafa düşer.
- Devir konusu alacağın veya kıymetli evrakın intifa hakkının konusu olduğu, intifa hakkını gösteren sözleşme veya tescil belgeleriyle ispatlanır.
- Devir sırasındaki değerin tespiti için belge ve gerekirse bilirkişi incelemesi kullanılır; bedelin miktarına ilişkin uyuşmazlıkta değer tespiti esastır.
- Güvence istemekten feragat edildiğini ileri süren taraf bu feragati ispat etmek zorundadır; feragatin yazılı kayda bağlanması ispatı kolaylaştırır.
- Güvencenin gösterildiğinin iddia edilmesi hâlinde gösterildiğini ileri süren taraf bunu belgeyle ispat etmekle yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 4721 m.819: Tüketilebilir şeylerde intifa hakkı sahibinin değerini ödeme yükümlülüğünü düzenler; m.822 ise alacak ve kıymetli evrak bakımından benzer bir bedel borcu kurar.
- 4721 m.820: Alacak üzerindeki intifa hakkında borçlu ile alacaklı ve intifa hakkı sahibinin birlikte hareket etmesi gereken hâlleri düzenler; m.822 devir yoluyla bu ilişkinin bir türünü açar.
- 4721 m.821: Borçlunun ödemesinin nasıl yapılacağını belirler; m.822 bağlamında devirden önceki ödeme ilişkisinin çerçevesini çizer.
- 4721 m.806: İntifa hakkı sahibinin kullanma hakkını başkasına devredebilmesini düzenler; m.822 ise alacak ve kıymetli evrakın devrini ayrıca ele alır.
Süreler
| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| üç ay | m.822 | İntifa hakkı sahibi, intifaın başlangıcını izleyen üç ay içinde, hakkın konusu olan alacağın ve kıymetli evrakın kendisine devrini isteyebilir. |
Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.
Konuda geçen kararlar
1 karar- 1. Hukuk Dairesi, 2014/12874 E., 2015/14873 K., 21.12.2015İlgili madde: m.818
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 4.2. Eşya Hukuku - Ayni Haklar bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış