TTK › Kıymetli evrak › Makbuz senedi ve varant

Sattırma hakkı

TTK m.844–849Ticaret Hukuku

Kısaca

TTK m.844, vade gününde alacağı ödenmeyen varant hamilinin ya da poliçe hamili gibi bir hamilin, protesto çektikten sonra rehin hükümlerine göre kendisine teslim edilmiş malları sattırabilmesini düzenler. TTK m.845, umumi mağazanın (gümrük antrepo benzeri depo işletmecisinin) tevdi olunan mallar bakımından yaptığı giderler ile ücretinin, mallar satılarak elde edilen bedelden hangi sırayla ödeneceğini düzenler.

Kapsam

Bu konu, Türk Ticaret Kanunu m.844–849 hükümlerini kapsar.

TTK m.844 — Şartlar

Bu madde, vade gününde alacağı ödenmeyen varant hamilinin ya da poliçe hamili gibi bir hamilin, protesto çektikten sonra rehin hükümlerine göre kendisine teslim edilmiş malları sattırabilmesini düzenler. Ayrıca 841. maddede yazılı hallerin bu satışa engel olmadığını belirtir. Kişisel olarak tacir olan ve kambiyo benzeri senetlerle rehin edilmiş malları ilgilendiren ticari ilişkilerde uygulanır. Madde, rehinli malın paraya çevrilmesinin usulünü ve satış sonrası hesabı ayrıntılı olarak düzenlemez; bu konular rehin hükümlerine ve komşu maddelere bırakılmıştır. Varant hamilinin senet dışındaki diğer alacak haklarını, protesto usulünü ve ihbar yükümlülüğünü de bu madde değil, ilgili kambiyo ve varant hükümleri düzenler.

Şartlar: hangi kavramlar bilinmeli?

Varant
Ambarda saklanan malın mülkiyetini temsil eden ve malın teslimini sağlayan, kanunda düzenlenmiş bir senettir. Maddedeki satış hakkı, vadesinde ödenmemiş varantın hamiline tanınmıştır.
Protesto
Vadesinde ödenmeyen senet bedelinin ödenmediğini resmî şekilde tespit eden işlemdir. Maddede satış hakkının doğması için protesto çekildikten sonra on günlük bekleme süresi aranır.
Rehin hükümleri
Maddenin satışın usulünü ona bağladığı, TTK ve TMK/TBK içindeki rehin düzenlemeleridir. Satış, bu hükümlere göre yapılır; madde kendi başına ayrıntılı usul koymaz.
Tevdi edilen mal
Varant hamiline ya da senet hamiline rehin olarak verilmiş, zilyetliği hamilde bulunan mal veya mallardır. Satış hakkı yalnızca bu malla sınırlıdır.
Madde 841 hâlleri
Maddenin ikinci fıkrasının işaret ettiği, malın satışına engel olmayan hâllerdir. Metin bu hâllerin içeriğini burada açmaz; 841. maddeye bakılması gerekir.

Şartlar: hangi şartlar aranır?

  • Senetten doğan alacağın vade gününde ödenmemiş olması gerekir.
  • Alacaklı olarak varant hamilinin ya da poliçe gibi bir senedin hamilinin bulunması gerekir.
  • Vade gününden sonra protesto çekilmiş olmalıdır.
  • Protesto çekildikten sonra on günün geçmiş olması gerekir.
  • Malın rehin hükümlerine göre hamile tevdi edilmiş olması gerekir.
  • 841. maddede yazılı hâllerin varlığı satışa engel değildir; bu hâller satış hakkını durdurmaz.

Şartlar: hangi sonuçları doğurur?

  • Vade gününde ödenmeyen varant hamili, protesto çekip on gün geçtikten sonra rehin hükümlerine göre malı sattırabilir.
  • Protesto çekilmemişse ya da on gün geçmemişse satış hakkı doğmaz.
  • 841. maddede yazılı hâller bulunsa bile satış engellenmez.
  • Satış gerçekleştirildiğinde, rehin hükümleri uyarınca elde edilen bedelin alacağa mahsubu ve kalanın hesabı rehin hükümlerine göre yapılır.

Varant hamili ile poliçe hamili arasındaki fark nedir?

Metinde açıkça anılan varant hamilidir ve doğrudan bu maddeden satış hakkını kullanır.

Poliçe hamili gibi diğer kambiyo senedi hamilleri, madde metninde 'gibi' ifadesiyle benzetme yoluyla anılır.

Aynı satış hakkı, varant dışındaki senetler için de kıyasen tanınmaktadır; ancak madde yalnızca varant hamilini açıkça düzenler.

Protesto çekilmiş ile çekilmemiş vade arasındaki fark nedir?

Protesto çekilmiş ve on gün geçmiş alacakta satış hakkı doğar.

Protesto çekilmemişse ya da on gün geçmemişse satış hakkı henüz doğmamıştır.

Satış için hem protesto hem de on günlük sürenin birlikte gerçekleşmesi gerekir.

Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

Birinci fıkra satış hakkını ve koşullarını düzenler.

İkinci fıkra 841. maddedeki hâllerin satışa engel olmadığını söyler.

841. maddedeki hâller, satış hakkını ortadan kaldırmaz ve satışı durdurmaz.

Şartlar: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Protesto çekilmeden satış yapmak; protesto olmadan rehinli malın sattırılamayacağını gözden kaçırmak.
  • On günlük süreyi protesto tarihinden değil, vade gününden saymak.
  • 841. maddedeki hâllerin varlığını satışa engel saymak; ikinci fıkra bunun tersini söyler.
  • Maddeyi yalnızca varantla sınırlı görüp poliçe gibi senetlere kendiliğinden tam olarak uygulamak; metin bu senetleri 'gibi' ifadesiyle anar, doğrudan kapsamına almaz.

Nasıl ispat edilir?

  • Satış hakkını ileri süren hamil, senedin vade gününde ödenmediğini ve vade gününden sonra protestonun çekildiğini ispatla yükümlüdür; protesto belgesi bu ispatın asıl aracıdır.
  • Protestonun çekildiği tarihten on günün geçtiğini gösteren belgeler, satış hakkının doğduğunu ortaya koyar; bu süre hesabı ispat yükünü hamil taşır.
  • Malın rehin hükümlerine göre hamile tevdi edildiği, rehin sözleşmesi ve teslim belgesiyle ispatlanır.
  • 841. maddedeki hâlleri ileri süren taraf bu hâllerin varlığını ispatla yükümlüdür; ancak metin bu hâllerin satışa engel olmadığını söylediği için bu savunma satışı durdurmaz.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.841: İkinci fıkranın işaret ettiği hâlleri düzenler; bu hâller satış hakkına engel olmaz.
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu: Bu madde, varant ve kambiyo senetlerine ilişkin genel düzenlemelerle birlikte okunmalıdır.

TTK m.845 — Satış bedeli

Madde, umumi mağazanın (gümrük antrepo benzeri depo işletmecisinin) tevdi olunan mallar bakımından yaptığı giderler ile ücretinin, mallar satılarak elde edilen bedelden hangi sırayla ödeneceğini düzenler. Gümrük resmi, diğer resim, harç ve vergiler ile umumi mağazanın giderleri ve ücreti ile teminat altına alınan borcun öncelikli ödenmesini ve bakiyenin makbuz senedi hamiline ödenmek üzere mağaza sahibine verilmesini kapsar. Hükmü, umumi mağaza ve makbuz senedi ilişkisindeki mağaza sahibi ile mağazaya mal tevdi eden taraflar bakımından uygulanır. Umumi mağazanın kuruluşu, makbuz senedinin düzenlenmesi ve hükümleri, mağazacılık sözleşmesinin kurulması ve yükümlülükleri ile mal satışının usulü bu maddenin düzenlemediği konulardır (TTK m.846 ve izleyen maddeler; TTK'nın ilgili umumi mağazacılık hükümleri). Ayrıca genel satış sözleşmesi hükümleri (TBK m.207 vd.) bu maddede değil, Borçlar Kanunu'nda yer alır.

Satış bedeli: hangi kavramlar bilinmeli?

Umumi mağaza
Malları tevdi alarak saklayan, muhafaza eden ve bu malların satışını yapabilen, ticari amaçla işletilen depo niteliğindeki işletmedir. Maddenin uygulanması için mağazaya malın tevdi edilmiş olması gerekir.
Tevdi olunan mallar
Umumi mağazaya saklanmak üzere bırakılan ve gümrük resmi, diğer resim, harç ve vergi yükümlülüğü ile bağlantılı olan mallardır. Bu mallar için mağazanın giderleri ve ücreti satış bedelinden öncelikle ödenir.
Makbuz senedi
Umumi mağazada tevdi edilen malların mağaza sahibine verilen ve taşıyana mal üzerinde tasarruf imkânı veren senettir. Bakiye satış bedeli bu senedin hamiline ödenmek üzere mağaza sahibine verilir.
Teminat altına alınan borç
Mallar üzerinde rehin ya da benzeri bir güvence ile bağlanmış olan ve maddede öncelikle ödenmesi öngörülen alacaktır. Bu borcun ödenmesi, bakiyenin makbuz senedi hamiline verilmesinden önce gelir.
Satış bedeli
Mağazada tevdi edilmiş malların satışından elde edilen paradır. Maddedeki ödeme sırası bu bedel üzerinden uygulanır.

Satış bedeli: hangi şartlar aranır?

  • Malların umumi mağazaya tevdi edilmiş olması ve bu mallar için gümrük resmi, diğer resim, harç veya vergi yükümlülüğünün doğmuş bulunması gerekir.
  • Mağazanın malları satarak elde ettiği satış bedelinden öncelikle, resim, harç ve vergi ile mağazanın yaptığı giderlerin ve mağazanın ücretinin ödenmesi gerekir.
  • Teminat altına alınan borcun, birinci fıkradaki paralar ödendikten sonra ve bakiyeden ödenmesi gerekir.
  • Birinci fıkradaki paralar ve teminat altına alınan borç ödendikten sonra kalan bakiyenin, makbuz senedi hamiline ödenmek üzere mağaza sahibine verilmesi gerekir.
  • Satış bedelinin paradan oluşması gerekir; bu bedel mağazadan bakiye çıkmadıkça makbuz senedi hamiline verilemez.

Satış bedeli: hangi sonuçları doğurur?

  • Satış bedeli önce birinci fıkradaki resim, harç, vergi, mağaza giderleri ve mağaza ücretine ayrılır.
  • Birinci fıkradaki paralar ve teminat altına alınan borç ödendikten sonra kalan bakiye, makbuz senedi hamiline ödenmek üzere mağaza sahibine verilir.
  • Satış bedeli bu kalemleri karşılamaya yetmezse bakiye oluşmaz ve makbuz senedi hamiline ödeme yapılmaz.
  • Makbuz senedi hamiline ödeme, öncelikli ödemelerden önce yapılırsa madde hükmüne aykırı olur.

Öncelikli ödemeler ile bakiye arasındaki fark nedir?

Gümrük resmi, diğer resim, harç, vergi, umumi mağaza giderleri ve mağazanın ücreti ile teminat altına alınan borç, satış bedelinden önce ödenen kalemlerdir.

Bu kalemlerin ödenmesinden sonra kalan tutar bakiyedir ve makbuz senedi hamiline ödenmek üzere mağaza sahibine verilir.

Bakiye yalnız öncelikli kalemler ödendikten sonra hesaplanır; öncelikli kalemler karşılanmadan makbuz senedi hamiline ödeme yapılamaz.

Resim, harç ve vergi ile teminat altına alınan borç arasındaki fark nedir?

Resim, harç ve vergi birinci fıkrada doğrudan sayılan kamu alacaklarıdır.

Teminat altına alınan borç, mallar üzerinde güvence altına alınmış özel bir alacaktır ve ikinci fıkrada birinci fıkradaki paralardan sonra ödenir.

Kamu alacakları ve mağaza giderleri teminat altındaki borçtan önce karşılanır; ödeme sırası birinci ve ikinci fıkra arasında ayrılır.

Satış bedeli: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Satış bedelinden önce makbuz senedi hamiline ödeme yapmak; madde öncelikli kalemlerin ödenmesini şart koşar.
  • Teminat altına alınan borcu resim, harç ve vergi ile aynı sırada saymak; ikinci fıkra bunu bakiyeden sonra gelen ayrı bir kalem olarak düzenler.
  • Maddeyi satış bedeli ödenmeyen malların satışı ile karıştırmak; madde yalnız mağazada tevdi edilmiş malların satış bedelinin dağıtımını düzenler.

Nasıl ispat edilir?

  • Makbuz senedi hamilinin bakiyeyi talep ederken öncelikli kalemlerin ödendiğini ya da bu kalemlerin bakiyeden düşüldüğünü göstermesi gerekir; ispat yükü bakiyeyi talep eden tarafta toplanır.
  • Resim, harç ve vergi borçlarının miktarı ilgili kamu makamının belgeleri ile ispatlanır.
  • Mağazanın giderleri ve ücreti için mağazanın tuttuğu belgeler ve makbuz senedi kayıtları delil olarak kullanılır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 m.846: Umumi mağazacılığa ilişkin devamındaki hükümler olup, bu maddede düzenlenen ödeme sırasının uygulandığı mağazacılık ilişkisini tamamlar.

TTK m.846 — Başvurma hakkı

Madde, poliçe ve bonoda müracaat hakkının varant hamili tarafından kullanılmasında, sadece sattırılan tevdi olunan malların alacağı karşılamadığı hâlde borçlu ve cirantaların mallarına başvurulabilmesini düzenler. Ayrıca protesto çekmemiş ya da tevdi olunan malları sattırmaya teşebbüs etmemiş varant hamilinin cirantalara karşı haklarını yitirmesine karşın borçluya karşı başvuru hakkının devam edeceği kuralını içerir. Maddenin uygulanması varant hamilinin ilişkisini kapsar. Malın tevdi ve satış usulünü, varantın düzenlenme şartlarını, varantın tanımını ve taraflarının yükümlülüklerini düzenlemez (ilgili hükümler için ilgiliMaddeler alanına bakınız). Poliçe ve bono müracaat hakkının genel şartlarını da bu maddede aramak gerekmez.

Başvurma hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?

Varant hamili
Varant ile malların tevdi edildiği ambar veya depo işletmecisinden malları talep etme hakkını taşıyan kişidir. Hamil, varantın sağladığı teminat üzerinden alacağını tahsil etmeye çalışır.
Tevdi olunan mallar
Varantın konusunu oluşturan ve varant hamilinin alacağının teminatını teşkil eden mallardır. Bu mallardan elde edilecek satış bedeli öncelikle varant hamilinin alacağına mahsup edilir.
Müracaat borçluları
Varant hamilinin tevdi olunan malların satış bedelinin alacağı karşılamaması hâlinde başvurabileceği kişilerdir. Madde metninde borçlu ve cirantalar olarak anılır.
Cirantalar
Varant üzerinden devir işlemlerinde varantı devreden ve bu nedenle hamile karşı sorumlu olan kişilerdir. Cirantaya karşı başvuru hakkı, protesto ve sattırma koşullarına bağlıdır.
Sattırma (satış) teşebbüsü
Varant hamilinin tevdi olunan malları kanuni süresi içinde sattırmak için gerekli işlemleri başlatmasıdır. Bu teşebbüs yapılmamışsa cirantalara karşı başvuru hakkı düşer.

Başvurma hakkı: hangi şartlar aranır?

  • Varant hamilinin sadece sattırdığı tevdi olunan malların satış bedelinin alacağına yetmemesi bulunmalıdır.
  • Varant hamilinin borçlu veya cirantaların mallarına başvurabilmesi için bu yetersizliğin ortaya çıkmış olması gerekir.
  • Cirantalara karşı başvuru yapılabilmesi için varant hamilinin protesto çekmiş olması ve tevdi olunan malları kanuni süresi içinde sattırmaya teşebbüs etmiş olması gerekir.
  • Protesto çekilmemişse veya tevdi olunan mallar kanuni süresi içinde sattırılmaya teşebbüs edilmemişse, cirantalara karşı bütün haklar kaybedilir.
  • Borçluya karşı başvuru hakkının korunabilmesi için varant hamilinin borçluya karşı ileri sürdüğü talebin dayanağının bulunması gerekir.

Başvurma hakkı: hangi sonuçları doğurur?

  • Sadece sattırılan tevdi olunan malların alacağa yetmemesi hâlinde varant hamili borçlunun veya cirantaların mallarına başvurabilir.
  • Sattırılan mallarla alacak tamamen karşılanmışsa müracaat borçlularına başvuru hakkı doğmaz.
  • Protesto çekilmemiş veya kanuni süresi içinde tevdi olunan malları sattırmaya teşebbüs edilmemişse hamil cirantalarına karşı bütün haklarını kaybeder.
  • Aynı durumda borçluya karşı başvuru hakkı geçerliliğini sürdürür.
  • Madde emredici niteliktedir; sözleşme ile hamilin cirantalara karşı haklarını koruması yönünde tarafların aksini kararlaştırma imkânı bulunmadığı kabul edilmelidir (madde metninde açıkça belirtilmemiş; hükmün yapısından çıkarılmıştır).

Borçlu ile cirantalar arasındaki fark nedir?

Borçlu, varantın asıl muhatabı olarak tevdi olunan malların teminatından sorumludur.

Cirantalar, varantı devretmiş kişilerdir ve sorumluluğu usul şartlarına bağlıdır.

Sattırma yetersiz kaldığında hamil önce borçlunun malına başvurabilir; cirantalara karşı başvuru ise protesto ve sattırma teşebbüsü şartına bağlıdır.

Protesto ve sattırma teşebbüsü yapılmış ile yapılmamış hal arasındaki fark nedir?

Protesto çekilmiş ve tevdi olunan malların sattırılmasına kanuni süre içinde teşebbüs edilmiş olan hamilde cirantalara karşı tüm haklar korunur.

Protesto çekilmemiş veya sattırma teşebbüsü yapılmamış hamil, usul şartlarını yerine getirmemiştir.

İkinci halde hamil cirantalara karşı bütün haklarını kaybeder, ancak borçluya karşı başvuru hakkı geçerliliğini sürdürür.

Sadece sattırılan malların yetersizliği ile diğer hâller arasındaki fark nedir?

Sattırılan tevdi olunan malların satış bedeli alacağa yetmiyorsa hamil müracaat borçlularına başvurabilir.

Satış bedeli alacağı karşılıyorsa başvuru hakkı doğmaz.

Başvuru hakkı yalnızca açığın kapanmaması hâlinde ortaya çıkar.

Başvurma hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Satış bedeli alacağı karşılamadığı hâlde, sattırma gerçekleşmeden doğrudan borçlu ve cirantalara başvurmak; önce tevdi olunan malların sattırılması gerekir.
  • Protesto çekilmediği ya da sattırma teşebbüsü yapılmadığı hâlde cirantalara karşı başvuruyu sürdürmek; bu hâlde cirantalara karşı haklar düşer.
  • Cirantalara karşı kaybedilen hakkın borçluya karşı da kaybedildiğini düşünmek; borçluya karşı başvuru hakkı korunur.
  • Sattırılan malların satış bedelinin tamamını alacaktan önce mahsup etmeden müracaat tutarını belirlemek.

Nasıl ispat edilir?

  • Asıl talebi ileri süren varant hamili, tevdi olunan malların sattırıldığını ve satış bedelinin alacağa yetmediğini ispatla yükümlüdür.
  • Satış işlemi ve satış bedeli, satış belgesi ve ilgili kayıtlarla ispatlanır.
  • Cirantalara karşı başvuruda hamil, protesto çekildiğini ve sattırma teşebbüsünün kanuni süre içinde yapıldığını belgelerle göstermelidir.
  • Protesto yapılmadığı veya sattırma teşebbüsünün süresinde olmadığı savunmasını ileri süren cirantalar, bu savunmayı ispatla yükümlüdür; ancak protesto belgesinin varlığı hamil bakımından ispat kolaylığı sağlar.
  • Varant hamili, satış bedelinin alacağı karşılamadığını gösteren hesap belgeleriyle borçlu ve cirantalara karşı yeni talebini dayandırır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun: Madde, Türk Ticaret Kanunu'nun varant hükümleri içinde yer alır; varantın tanımı, tevdi ve satış usulü bu kanundaki ilgili düzenlemelerle belirlenir.
  • 6102 sayılı Kanun m.845: Varant hamilinin tevdi olunan malları sattırma yetkisi ve sattırma usulü bakımından bu maddeye dayanılır; m.846'daki başvuru hakkı bu satışın sonucuna bağlıdır.

TTK m.847 — Sigorta

Bu madde, varant hamilinin sigorta edilen malın zıya veya hasarı halinde sigorta bedelinden alacağını tahsil edeceğini düzenler. Maddede varant hamilinin sigorta bedeli üzerindeki hakkının kaynağı ve kapsamı ile sınırı, varantın düzenlenmesi, devri ve sigortacıya karşı ileri sürülmesi usulü yer almaz. Varantın sigorta bedeline yönelik hakkı, sigortalının sigorta sözleşmesinden doğan haklarının niteliği ve sigortacının ödeme yükümlülüğünün kapsamı da bu maddede düzenlenmemiştir. Varant sözleşmesinin kuruluşu ve varantın hukuki niteliği ile sigortanın genel hükümleri (TTK m.1409 vd.) ayrı maddelerde düzenlenmiştir.

Sigorta: hangi kavramlar bilinmeli?

Varant
Ambarda saklanan malların üzerinde bir değer taşıyan ve malın mülkiyetini temsil eden kıymetli evrak niteliğindeki belgedir. Madde bu belgeyi düzenlemez, yalnızca belgenin hamiline tanınan sigorta bedeli üzerindeki hakka atıfta bulunur.
Varantın hamili
Varantı elinde bulunduran ve onun üzerindeki hakları ileri sürebilecek kişidir. Hamil sıfatı belgenin zilyetliğine ve varantın dolaşım kurallarına bağlıdır; bu maddede hamilin sıfatı ayrıca tanımlanmamıştır.
Sigorta bedeli
Sigortacının zarar anında ödemekle yükümlü olduğu ve sigorta sözleşmesinde kararlaştırılan tutardır. Madde, bu bedelin varant hamiline ödenebileceğini söyler; bedelin miktarı sigorta sözleşmesine göre belirlenir.
Zıya
Sigortalı malın tamamen kaybolması, yok olması ya da kullanılamaz hale gelmesi anlamına gelen zarar türüdür. Maddede hasar ile birlikte ayrı bir zarar hali olarak sayılmıştır.
Hasar
Sigortalı malın kısmen zarar görmesi ve değerinde azalma meydana gelmesidir. Zıya ile birlikte rizikonun gerçekleşmesi hâlleri arasında yer alır.

Sigorta: hangi şartlar aranır?

  • Sigortalı malın zıya veya hasara uğramış olması gerekir; zararın sigorta teminatı kapsamındaki bir riziko sonucu oluşmuş olması şarttır.
  • Malın varant düzenlenmiş bir mal olması ve varantın hamilinde bulunması gerekir.
  • Varant hamilinin sigorta bedeli üzerindeki alacağının doğması için sigorta sözleşmesinin geçerli ve yürürlükte olması gerekir.
  • Varant hamilinin alacağını sigortacıdan tahsil edebilmesi için zararın gerçekleştiğinin ve alacağın kapsamının ortaya konulması gerekir.

Sigorta: hangi sonuçları doğurur?

  • Sigorta edilen malda zıya veya hasar meydana geldiğinde, varantın hamili sigorta bedelinden alacağını tahsil eder.
  • Varantın hamili, sigorta bedelinden alacağını doğrudan kendisi tahsil eder; bu alacak sigortalının malı üzerindeki hakkına bağlı bir alacak olarak doğar.
  • Zıya ya da hasar meydana gelmemişse varant hamilinin sigorta bedelinden alacak talep etmesi için bir dayanak yoktur.
  • Sigorta bedelinin ödenmesi, sigorta sözleşmesinin kapsamı ve teminat dışı hâllere ilişkin genel hükümlere tabidir.

Zıya ile hasar arasındaki fark nedir?

Zıya, sigortalı malın tamamen kaybolması ya da kullanılamaz hâle gelmesidir.

Hasar, malın kısmen zarar görmesi ve değerinde azalma olmasıdır.

Madde her iki durumda da varant hamilinin sigorta bedelinden alacağını tahsil edeceğini öngörür; zararın tam mı kısmi mi olduğu tahsil edilecek miktarı belirler.

Sigorta: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Madde metnindeki "varantın hamili" ifadesini, malın sahibi ya da sigortalı ile karıştırmak; varant hamilinin sigorta bedeli üzerindeki hakkının kaynağı sigorta sözleşmesidir, hamil sıfatı ise varant belgesine dayanır.
  • Maddenin varant belgesinin düzenlenmesini veya devrini de kapsadığını sanmak; madde yalnızca sigorta bedelinden alacak tahsilini düzenler.
  • Zıya ile hasarı aynı hukuki sonucu doğurmayan ayrı haller gibi değerlendirmek; her iki hâlde de hamil alacağını tahsil eder ama tutar farklılık gösterir.
  • Sigorta bedelini zararın tamamıyla eşitlemek; tahsil edilecek tutar sigorta sözleşmesinin kapsamına ve zararın gerçek miktarına göre belirlenir.

Nasıl ispat edilir?

  • Sigorta bedelinden alacak talep eden varant hamilinin, zıya veya hasarın gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir.
  • Varantın hamil sıfatı, varant belgesinin sunulmasıyla ve belgenin dolaşım kurallarına uygun devrinin ortaya konulmasıyla ispatlanır.
  • Sigortacının teminat dışında kaldığını ileri sürmesi hâlinde, bu savunmayı ispat yükü sigortacıya düşer (6102 sayılı Kanun m.1409 çerçevesinde).
  • Zararın miktarı, sigorta bedeli ve ekspertiz gibi belgelerle ispatlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 6102 sayılı Kanun m.1409: Sigorta sözleşmesinde kapsam dışı rizikoların ve sigortacının ispat yükünün düzenlendiği genel sigorta hükmüdür; varant hamilinin sigorta bedeline ilişkin alacağının kapsamını belirleyen ölçüt bu hükümlerdir.
  • 6102 sayılı Kanun m.1472: Sigortacının tazminatı ödemesi üzerine sigortalının haklarına halef olmasını düzenler; sigorta bedelinin ödenmesinin ardından sigortacının rücu hakkını gösterir.

TTK m.848 — Zamanaşımı

Madde, makbuz senedi ve varanttan doğan istem haklarının zamanaşımına tabi olacağı süreleri ve cirantalara karşı başvuru için zamanaşımının başlangıcını düzenler. Makbuz senedi ve varant bakımından ayrı bir süre öngörmez; bu belgelerden doğan istemler poliçe zamanaşımı rejimine bağlanır. Madde, makbuz senedi ve varantın hamili ile bu belgelerden sorumlu olan kişiler arasındaki ilişkilere uygulanır. Madde, poliçe zamanaşımının genel süre ve kesilme kurallarını düzenlemez (TTK m.749, m.750). Madde, sebepsiz zenginleşme davasını düzenlemez (TBK m.146 ve TTK m.749 bağlamında ayrı bir istem olarak değerlendirilir). Madde, ortaya çıkan zamanaşımının kesilmesini ve kesilmenin etkisini düzenlemez (TTK m.750, m.751). Madde, müracaat hakkının usulünü, protesto ve ihbar yükümlülüklerini düzenlemez (TTK m.762 ve devamı, ilgili kıymetli evrak hükümleri).

Zamanaşımı: hangi kavramlar bilinmeli?

Makbuz senedi
Eşyanın depo edildiği yerde, depo işletenin eşyayı teslim aldığını gösteren belgedir. Bu belge üzerindeki istem hakları madde kapsamında poliçe zamanaşımına tabidir.
Varant
Depo edilen eşya üzerindeki mülkiyeti temsil eden ve eşyanın tesliminde kullanılan kıymetli evraktır. Varanttan doğan istemler de poliçe zamanaşımı süreleri içinde ileri sürülür.
Cirantalar
Makbuz senedi veya varantı ciro yoluyla devralan ve bu belgeyi devreden kişilerdir. Cirantalara karşı başvuru süresi, poliçe hükümlerindeki cirantalara karşı süreye göre belirlenir.
Eşyanın satış günü
Eşyanın satıldığı tarihtir ve cirantalara karşı başvuru için zamanaşımının başladığı andır. Bu tarih, eşyanın satış işleminin gerçekleştiği gündür; teslim veya başka bir olay esas alınmaz.

Zamanaşımı: hangi şartlar aranır?

  • Makbuz senedi veya varanttan doğan bir istem hakkının bulunması gerekir.
  • İstem hakkının poliçe hükümlerine göre zamanaşımına tabi olduğu kabul edilmelidir; bu belgeler için ayrı bir süre öngörülmemiştir.
  • Cirantalara karşı başvurulacaksa, zamanaşımının başlangıcı için eşyanın satış gününün tespit edilmesi gerekir.
  • Satış gününden itibaren ilgili poliçe süresinin geçmemiş olması gerekir; süre dolmuşsa istem zamanaşımına uğrar.

Zamanaşımı: hangi sonuçları doğurur?

  • İstem hakları poliçe zamanaşımı sürelerine tabi olduğundan, bu sürelerin dolması hâlinde istem zamanaşımına uğrar ve borçlu zamanaşımı defini ileri sürebilir.
  • Cirantalara karşı başvuruda zamanaşımı, eşyanın satış gününden itibaren işlemeye başlar.
  • Zamanaşımı süresinin dolmasına rağmen ödeme yapılırsa, bu ödeme eksik borcun ifası olarak değerlendirilir ve geri istenemez.
  • Madde, makbuz senedi ve varanta özgü ayrı bir süre koymadığından, poliçe sürelerinin uygulanacağı hâllerde ayrıca süre hesaplaması yapılmaz.

Makbuz senedi/varant hamili ile cirantalar ile cirantalarca ödeme arasındaki fark nedir?

Hamilin cirantalara karşı başvurusunda zamanaşımı, eşyanın satış gününden başlar.

Poliçe hükümlerine göre, hamilin kabul edene karşı istemleri vadeden, cirantalara karşı istemleri ise protesto tarihinden veya gidersiz iade kaydına göre vadeden başlayan süreye tabidir.

Maddedeki özel başlangıç anı, poliçe genel başlangıç anlarından ayrılır; uygulayan bu iki başlangıç noktasını karıştırmamalıdır.

Zamanaşımı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Makbuz senedi ve varanta poliçe sürelerinin dışında ayrı bir zamanaşımı süresi uygulamak; madde doğrudan poliçe süresine atıf yapar.
  • Cirantalara karşı başvuruda başlangıcı vade tarihi veya protesto tarihi olarak almak; maddede başlangıç eşyanın satış günüdür.
  • Eşyanın satış gününü teslim veya depo tarihi ile karıştırmak.
  • Zamanaşımı süresi dolduktan sonra yapılan ödemeyi geri istenebilir saymak; ödeme eksik borcun ifası olarak değerlendirilir.

Nasıl ispat edilir?

  • Zamanaşımı süresinin başlangıç tarihini ileri süren taraf, bu tarihi ispatla yükümlüdür; cirantalara karşı başvuruda eşyanın satış gününün belgelenmesi gerekir.
  • Satış gününü gösteren belge, satış sözleşmesi veya satış faturası gibi yazılı kayıtlarla ispatlanır.
  • Zamanaşımı def'ini ileri süren borçlu, süre dolumunu ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat süre hesabının belgelenmesiyle yapılır.
  • Makbuz senedi ya da varantın kendisi, istemin doğduğunu ve belgenin hamilde bulunduğunu gösteren temel delildir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

TTK m.849 — Senetlerin zıyaı

Madde, makbuz senedi ve varant gibi emtiayı temsil eden kıymetli evrakın kaybolması hâlinde hamilin ikinci nüsha alabilmesini veya kaybolan varantın süresi geçmişse borcun ödenmesine izin alabilmesini; mahkeme izni, ilan, itiraz ve icra erteleme/saklama usulünü düzenler. Mahkemeye başvuru, ilan ve itiraz sürecinin sonunda izin kararının mağazaya ve ilk borçluya tebliğini de kapsar. Madde, mağaza sahibi ve borçlu bakımından, izin sürecine taraf olan kişiler arasında uygulanır. Düzenlemediği konular: emtiayı temsil eden kıymetli evrakın tanımı ve hükümleri (TTK'nın 645 ve devamı maddeleri), kambiyo senetlerinin ve hamiline yazılı senetlerin iptal usulü (TTK m.757-764 ve m.661-666), iptal kararının sonucu ve bu hükme dayanan dava ile ilgili zamanaşımı ve hak düşürücü süreler.

Senetlerin zıyaı: hangi kavramlar bilinmeli?

Makbuz senedi ve varant
Emtiayı temsil eden, ibraz edene emtianın teslim edileceğini belirten kıymetli evraktır. Madde bu iki evrakın kaybı hâlinde uygulanır.
Mağaza
Emtiayı depolayan ve makbuz senedi ile varantı düzenleyen ambar işletmesidir. İzin kararı mağazaya da tebliğ edilir.
İkinci nüsha
Kaybolan makbuz senedi veya varantın yerine mağazadan alınan yeni belgedir. Madde metnine göre bu belge, mahkeme izninden ve ilan sürecinden sonra verilir.
Borcun ödenmesine izin
Süresi geçmiş kaybolan varant hâlinde mahkemenin, hamil lehine ilk borçluya ödeme yapılmasına verdiği izindir. Bu yol ikinci nüsha yerine geçer.
Teminat
Hamilin mahkemeden izin almak için göstermesi gereken güvencedir. Madde metni teminatın türünü veya miktarını belirtmez.
İzin kararına itiraz
Mağaza sahibi ve borçlunun izin kararına karşı mahkemeye başvurarak itiraz edebilmesidir. İtiraz üzerine mahkeme derhâl hüküm verir.

Senetlerin zıyaı: hangi şartlar aranır?

  • Hamilin makbuz senedi veya varantın kaybedildiğini ve bu senetlere malik olduğunu ispat etmesi gerekir.
  • Hamil, mahkemenin izni için teminat vermelidir.
  • İzin, mağazanın bulunduğu yerdeki mahkemeden alınmalıdır.
  • Durumun kararda gösterilen yer gazetelerinde ilan edilmesi ve itiraz için verilecek sürenin geçmesi gerekir.
  • Alacaklı, mağazanın bulunduğu yerde bir yerleşim yeri göstermelidir.
  • Kaybolan varantın süresi geçmişse, ikinci nüsha yerine hamilin istemi üzerine mahkemenin borcun ödenmesine izin verebilmesi için aynı koşullar aranmalıdır.
  • İzin mağazaya ve varanta ilişkinse hem mağazaya hem de ilk borçluya tebliğ edilmelidir.
  • Mağaza sahibi veya borçlu izin kararına itiraz etmediği sürece izin kararı kesinleşir; itiraz hâlinde mahkeme derhâl hükmünü vermelidir.
  • Hüküm alacaklı lehine ise icranın geri bırakılmasına karar verilemez; ancak ilgililerin istemi üzerine icra mahkemesi, hüküm kesinleşinceye kadar tevdi olunan eşyanın satışından elde edilecek paranın icra veznesinde saklanmasına karar verebilir.

Senetlerin zıyaı: hangi sonuçları doğurur?

  • Hamil, izin ve ilan süreci tamamlanınca mağazadan ikinci nüsha alabilir.
  • Kaybolan varantın süresi geçmişse, mahkeme hamilin istemi üzerine borcun ödenmesine izin verebilir.
  • İzin varanta ilişkinse hem mağazaya hem ilk borçluya tebliğ edilir.
  • Mağaza sahibi veya borçlu izin kararına itiraz edebilir; itiraz üzerine mahkeme derhâl hüküm verir.
  • Hüküm alacaklı lehine ise icranın geri bırakılmasına karar verilemez.
  • İlgililerin istemi üzerine icra mahkemesi, hüküm kesinleşinceye kadar tevdi olunan eşyanın satış parasının icra veznesinde saklanmasına karar verebilir.
  • Mağazadan ikinci nüsha alınamaması hâlinde hamil bu madde dışındaki yollara başvurabilir (metinde açıkça belirtilmemiştir).

İkinci nüsha ile süresi geçmiş varantta borcun ödenmesine izin arasındaki fark nedir?

Kaybolan makbuz senedi veya varantın süresi geçmemişse hamil mağazadan ikinci nüsha alır.

Kaybolan varantın süresi geçmişse hamilin istemi üzerine mahkeme borcun ödenmesine izin verebilir.

İlk durumda sonuç yeni bir belgedir; ikincisinde ise doğrudan ödeme izni verilir. İkinci hâlde de izin aynı koşullara bağlanmıştır.

İzin kararı mağazaya ilişkin ile varanta ilişkin arasındaki fark nedir?

İzin mağazaya ilişkinse tebliğ mağazaya yapılır.

İzin varanta ilişkinse tebliğ hem mağazaya hem ilk borçluya yapılır.

Varanta ilişkin izinde ilk borçlunun da kararı öğrenmesi sağlanır ve izin kararına itiraz hakkı ilk borçluya da tanınır.

Alacaklı lehine hüküm ile mağaza veya borçlu lehine hüküm arasındaki fark nedir?

İtiraz üzerine hüküm alacaklı lehine verilmişse icranın geri bırakılmasına karar verilemez.

Hüküm mağaza veya borçlu lehine ise madde metni bu sonuca ilişkin ayrı bir kural koymaz.

Alacaklı lehine hükümde icranın durdurulması yasaktır; ancak ilgililerin istemi hâlinde icra mahkemesi eşyanın satış parasının icra veznesinde saklanmasına karar verebilir.

Senetlerin zıyaı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Makbuz senedi ve varantın kaybında TTK m.757-764 veya m.661-666 iptal usulünü uygulamak; bu hâllerde m.849 özel kuraldır.
  • İzin kararını yalnız mağazaya tebliğ etmek; varanta ilişkin izinlerde ilk borçluya da tebliğ zorunludur.
  • Alacaklı lehine verilen hükme karşı icranın durdurulabileceğini sanmak; metin bunu açıkça yasaklar, yalnız satış parasının saklanmasına karar verilebilir.
  • Süresi geçmiş varantta ikinci nüsha ile borcun ödenmesine izin kararını karıştırmak; madde ikisini ayrı hâller olarak düzenler.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Hukuk Genel Kurulu, emtiayı temsil eden kıymetli evrakın TTK'nın üçüncü kitabında ve m.645 ile m.849 arasında düzenlendiğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/3090 E., 2021/1460 K., 18.11.2021)

Nasıl ispat edilir?

  • Hamil, makbuz senedi veya varantın kaybolduğunu ve bu senetlere malik olduğunu ispat etmek zorundadır.
  • Sahiplik ve kaybın ispatında senedin varlığını gösteren belgeler ve kaybın olayına ilişkin tanık beyanları kullanılabilir.
  • Hamil, izin için teminat vermek zorundadır; teminat bu madde metninde bir miktar veya tür olarak belirtilmemiştir.
  • Mağaza sahibi veya borçlu itiraz ederek izin kararının koşullarının oluşmadığını ileri sürer ve bunu ispat yükü altında gösterir.
  • İlanın kararda belirtilen gazetelerde yapıldığı ve itiraz süresinin geçtiği, ilgili mahkeme kayıtlarıyla belgelenmelidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

Süreler

SüreMaddeHüküm
on günm.844(1) Vade gününde alacağı ödenmemiş varant hamili, poliçe hamili gibi, protesto çektikten on gün sonra rehin hükümlerine göre tevdi edilen malları sattırabilir.

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

1 karar
  1. Hukuk Genel Kurulu, 2017/3090 E., 2021/1460 K., 18.11.2021
    İlgili madde: m.849

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 12. Kıymetli Evrak - 3 bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış