TCK Madde 135Kişisel verilerin kaydedilmesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

YürürlükteSon değişiklik: 24.03.2016

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

Madde, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetme suçunu ve bu suçun ikinci fıkradaki nitelikli halini (kişisel verinin siyasi, felsefi veya dini görüşlere, ırki kökene, ahlaki eğilimlere, cinsel yaşama, sağlık durumuna veya sendikal bağlantıya ilişkin olması) düzenler. Suçun faili herhangi bir kişi olabilir; kanun failin niteliğine göre ayrım yapmaz. Kişisel verinin kaydedilmesi eylemi ile cezanın artırılmasını düzenler.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

(1)Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.1

(2)Kişisel verinin, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda birinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır.2

  1. 1.(1. fıkra)21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı kanunun 3 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “altı aydan” ibaresi “bir yıldan” şeklinde değiştirilmiştir.
  2. 2.(2. fıkra)24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kanunun 30 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Kişilerin” ibaresi “Kişisel verinin, kişilerin” şeklinde; “bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır” ibaresi “olması durumunda birinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır” şeklinde değiştirilmiştir.
Kanun metninde bu maddeHam metin
Madde gerekçesi

Çağımızda kişilerle ilgili kayıtların bilgisayar ortamlarına geçirilip muhafaza edilmesi uygulamasına bazı kurum ve kuruluşlar tarafından başvurulmaktadır; hastanelerde hastalara, sigorta şirketlerinde sigortalılara, bankaların ve kredili alış veriş yapılan mağazaların müşterilerine ilişkin kayıtlar, böylece tutulmaktadır. Bu bilgilerin amaçları dışında kullanılmasından veya herhangi bir şekilde üçüncü şahısların eline geçerek hukuka aykırı olarak yararlanılmasından dolayı hakkında bilgi toplanan kişiler büyük zararlara uğrayabilmektedirler. Bu bakımdan, kişilerle ilgili bilgilerin hukuka aykırı olarak kayda alınması suç olarak tanımlanmıştır. Suçun konusu, kişisel verilerdir. Gerçek kişiyle ilgili her türlü bilgi, kişisel veri olarak kabul edilmelidir. Söz konusu suç tanımında kişisel verilerin bilgisayar ortamında veya kağıt üzerinde kayda alınması arasında bir ayırım gözetilmemiştir. Bu bakımdan, söz konusu suç tanımı ile, Avrupa Konseyi bünyesinde hazırlanan Türkiye’nin de 28 Ocak 1981 tarihinde imzalamakla taraf olduğu "Kişisel Nitelikteki Verilerin Otomatik İşleme Tâbi Tutulması Karşısında Şahısların Korunmasına Dair Sözleşme"nin ilgili hükümlerine geçerlilik tanınmıştır. Bu suçun oluşabilmesi için, kişisel verilerin hukuka aykırı bir şekilde kayda alınması gerekir. Kişinin rızası ile, kendisiyle ilgili bilgilerin kayda alınmasının suç oluşturmayacağı muhakkaktır. Belirli nitelikteki kişisel verilerin kayda alınması kanun hükmünün gereği olarak yapılmaktadır. Bu bakımdan, çeşitli kamu kurumlarında verilen kamu hizmetinin gereği olarak kişilerle ilgili bazı bilgiler ilgili kanun hükümlerine istinaden kayda alınmaktadırlar. Bu durumlarda, söz konusu suç oluşmayacaktır. Maddenin ikinci fıkrasında, kişilerin siyasî, felsefî veya dinî görüşlerine, ırkî kökenlerine, ahlâkî eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kayda almak, suç olarak tanımlanmıştır. Ancak, bunlardan kişilerin ahlâkî eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgilerin kayda alınmasına kanunlarda özellikle suçlulukla mücadele bağlamında, suç ve suçluların ortaya çıkarılmasını sağlamak amacıyla belli ölçüde izin verilebilir. Bu durumlarda söz konusu suç oluşmayacaktır.

Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır.

Değişiklik geçmişi(1)
  1. 24.03.20162. fıkra 24.03.2016 tarihinde 6698 sayılı Kanunla değiştirildi

Maddenin eski metinleri gösterilmiyor; yalnız hangi bölümün ne zaman, hangi kanunla değiştiği.

Atıflar(1)

Bu maddeye atıf yapanlar

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

298 karar arasından seçildi
  1. 12. Ceza Dairesi · E. 2023/3523 · K. 2025/174 · T. 07.01.2025
    Daire kararıBozma
    Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek suçundan sanık ...'un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 135/1. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/05/2017 tarihli ve 2016/716 Esas, 2017/361 sayılı kararı istinaf edilmeksizin 08.09.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
  2. Ceza Genel Kurulu E.2012/1514 K.2014/312 T.2014-06-10
    Ceza Genel KuruluRet
    1- Türk Ceza Kanunu’nun 135. maddesinde kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi ve 136. maddesinde ise verileri hukuka aykırı olarak verme, yayma ve ele geçirme suçları düzenlenmiştir.
  3. 8. Ceza Dairesi · E. 2025/5318 · K. 2025/8214 · T. 03.11.2025
    Daire kararıOnama
    hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın evinde ele geçen uyuşturucu madde miktarlarının kullanım sınırında olduğu, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 135. maddesi uyarınca alınan iletişimin tespiti ve dinlenmesi kararının usule uygun olduğuna, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından,

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Ceza Hukuku Özel Hükümler

Bir şirketin insan kaynakları müdürü olan (İ), "iş yeri verimliliği ve çalışan entegrasyonu" konulu bir rapor hazırlamakla görevlendirilir. Bu amaçla (İ), çalışanları mola ve gayriresmi sohbetler sırasında gözlemleyerek, onların bilgisi dışında, siyasi eğilimleri, dini inançları ve sendikal üyeliklerine ilişkin kanaatlerini içeren dijital bir dosya oluşturur. (İ), bu dosyayı kimseyle paylaşmaz ve bilgisayarında şifrelenmiş bir klasörde saklar. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre, (İ)’nin bu eyleminin hukuki nitelendirmesi hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. A) Suçun oluşması için kaydedilen verilerin ifşa edilmesi veya üçüncü bir kişiye verilmesi kurucu unsur olduğundan, (İ) cezalandırılmaz.
  2. B) Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu, verilerin kaydedilmesiyle tamamlanan bir tehlike suçu olup, fiilin nitelikli kişisel verilere yönelik işlenmesi kanuni bir ağırlaştırıcı neden teşkil eder.
  3. C) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 419. maddesi uyarınca işveren, hizmet sözleşmesinin ifası için zorunlu verileri işleyebileceğinden, (İ)'nin görevi kapsamında gerçekleştirdiği bu eylem hukuka uygundur.
  4. D) Eylem, kişisel verilerin kaydedilmesi suçunu değil, TCK m. 133 kapsamında kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suçunu oluşturur.
  5. E) İşlenen fiil, TCK m. 239'da düzenlenen ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrının ihlali suçunun unsurlarını taşımadığından, ceza hukuku bakımından yaptırıma tabi değildir.